Etiket: Bilinmeyen

  • Beyaz çayın bilinmeyen faydaları

    Beyaz çayın kanser ve birçok hastalığı önlediğini belirten Diyetisyen Şeyda Sular, faydaları hakkında bilgi verdi.

    Diyetisyen Şeyda Sular, “Beyaz çay, çay (camellia sinensis) bitkisinin tomurcuk ve genç yapraklarından elde edilen ve direkt güneş ışığıyla kurutularak fermentasyon işlemine maruz kalmadan minimum oksidasyonla elde edilen bir çay türüdür. Yapılan çalışmalarda çaylar arasında protein açısından en zengin çayın beyaz çay olduğu ve bunun nedenini beyaz çayın hasat edilen kısmının tomurcuk kaynaklı olduğundan düşünülmektedir” dedi.

    Şeyda Sular, beyaz çayın faydalarını şöyle sıraladı:

    “Beyaz çay, trigliserit seviyesini düşürür, yağların parçalanmasını hızlandırır, vücut antioksidan seviyesini arttırır. Kanser hücrelerini inhibe edici etkisi vardır. Özellikle kolon kanseri üzerinde durdurucu etkisi çalışmalar sonucu tespit edilmiştir. Çaylar arasında en yüksek antioksidan değeri beyaz çay taşımaktadır. Kan kolesterol seviyesini beyaz çay yeşil çaya göre daha hızlı düşürmektedir. Vücut LDL (kötü kolesterol) seviyesini düşürüp, HDL (iyi kolesterol) seviyesini yükseltmektedir.”

    Günde 2 fincan içilen beyaz çayın sağlık açısından önemli bir yere sahip olduğunu ve muhakkak tüketilmesi gereken çaylar arasında birinci sırada yer aldığını belirten Sular, “Ayrıca yapılan çalışmalarda yeşil çayın tansiyon hastalarında olumsuz etkileri saptanırken, beyaz çayla ilgili olumsuz etki saptanmamıştır” şeklinde konuştu.

  • Mutfakta kullanılan besinlerin bilinmeyen yüzleri

    Mutfakta kullanılan bazı besinlerin farklı açılardan bakıldığında birçoğunun organlarımıza benzediğini belirten Diyetisyen Şeyda Sular, bu besinlerin benzerlikleri dışında aralarında mükemmel bir bağın olduğunu ve benzediği organa yararları olduğunu söyledi.

    Diyetisyen Şeyda Sular, bu besinlerden bir tanesinin ceviz olduğunu belirterek, “Ceviz içinin dış sert kabuğuyla korunduğu gibi cevize benzer beynimizin de kafatasıyla korunduğunu hiç düşündünüz mü? Ceviz beyin fonksiyonları için çok faydalı olan, hafızayı güçlendiren, klinik depresyona karşı omega-3 yağlarını içermektedir. Gün içinde tüketeceğimiz 4 yarım cevizle beyin sağlığınızı koruyun” dedi.

    “Avokado rahime, zencefil mideye faydalı”

    Avokadonun rahime, zencefilin mideye çok büyük faydaları olduğunu belirten Sular, “Avokado rahim ağzı kanserine karşı koruma sağlar ve hormonların dengesini düzenler. Ayrıca size bilmediğiniz bir benzerlik. Avokadonun yenmesi için dalında tam 9 ay kalması gerekmektedir aynı bebeğin anne karnında 9 ay beklemesi gibi. Zencefil ise mide bulantısı, kusma, hazımsızlık ve gaz problemine karşı rahatlatıcı etkisiyle bilinmektedir. Aynı zamanda gastrit tedavisinde önerilen bitkilerin başında zencefil gelmektedir” diye konuştu.

    “Domates, kalp dostu”

    Domatesin içerdiği vitaminler bakımından kalbe oldukça faydası olduğuna dikkat çeken Sular, “Domates içeriğinde yer alan likopen adlı antioksidan, lif, potasyum ve C vitaminiyle ciddi anlamda kalp sağlığına karşı yararlıdır. Araştırmalara göre yüksek antioksidan içeriğiyle kanı temizlediği ve damar tıkanıklığına karşı olduğu ispatlanmıştır. Bu özelliği sayesiyle de kalbi yormaz ve korur” ifadelerini kullandı.

    “Havuç göze, kereviz ise kemiğe iyi geliyor”

    Sular, “Havuç içerdiği beta-karoten sayesinde göz sağlığını korumaktadır. Yapılan araştırmalarda havuç tüketmeyen kadınlarda tüketen kadınlara göre göz tansiyonuna daha sık rastlanmıştır. Ayrıca beta-karoten insan vücudunda A vitaminine dönüşerek gözlerin nemli kalmasını sağlayarak göz kuruluğunu önlüyor. Kerevizin ise içeriğinde yer alan silisyum kemiğe gücünü veren elementtir. Aynı zamanda kereviz romatizma, romatoid artrit ve osteoartrit gibi kemik hastalıklarının da iyileşmesine katkıda bulunur” şeklinde konuştu.

  • Aşık Veysel’in Bilinmeyen Fotoğrafları Sergilendi

    Ünlü halk ozanı Aşık Veysel Şatıroğlu, vefatının 43’üncü yılında pek bilinmeyen fotoğraflarından oluşan sergiyle Küçükçekmece’de anıldı.

    Küçükçekmece Belediyesi merhum halk ozanı Aşık Veysel Şatıroğlu’nu ölümünün 43’üncü yılında unutmadı. Aralarında, Ara Güler, Fikret Otyam, İsa Çelik, Ozan Sağdıç, Ergun Çağatay ve Mustafa Türkyılmaz’a ait olan Aşık Veysel fotoğrafları ilk kez sanatseverlerle buluştu.

    Cennet Kültür ve Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilen serginin açılışına, Aşık Veysel’in torunu Nazender Süzer Gökçe, Küçükçekmece Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Salih Nurettin Çevik ve çok sayıda Aşık Veysel hayranı katıldı. Açılış konuşmalarının ardından ’Basında Aşık Veysel ve Ustaların Objektifinden Aşık Veysel’ başlıklı serginin açılışı yapıldı.

    “KÜLTÜRÜMÜZ YOK OLURSA, TOPLUM DA YOK OLUR”

    Açılış öncesi açıklama yapan Aşık Veysel’in torunu Nazender Süzer Gökçe, Aşık Veysel’in güzel bir miras bıraktığını söyleyerek, “Halk bunu benimsemiş özümsemiş ve bu durumda devam ediyor. Bu kültürel mirasın temsilcisinin soyundan gelmek de manevi anlamda çok büyük bir zenginlik. Bundan gurur duyuyorum, umarım ona layık çalışmalar yapabiliriz. Şu anda geçtiğimiz süreçte çok üzücü olaylar yaşıyoruz. Buna rağmen bu tür etkinlikleri de yürütmek zorundayız. Kalbimizin bu tarafı o anlamda kırık, ama bunları da yapmak zorundayız. Çünkü bu halk kültürü, yüzyıllardan bu yana gelmiş bir kültür. Bizler de bunların elçileri olarak gelecek nesillere aktarmak zorundayız. Kültürümüz yok olursa, inancımız yok olursa toplum da yok olacaktır. Küçükçekmece Belediye Başkanımız Temel Karadeniz ve ekibine de bu anlamda teşekkür ediyorum, bizlere bu fırsatı verdikleri için” dedi.

    Serginin açılış konuşmasını yapan Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Nurettin Çevik ise, Aşık Veysel’in Türkiye adına önemine değinerek, “Özellikle, insanları, gönülleri bütünleştiren, gönüller arası köprüler kuran ve bu güzel misyonu ile Anadolu’da gerçekten erenlerden çok kıymetli bir büyüğümüz ve sanat erbabımızdır. Biz bugün onu hayatıyla alakalı güzel fotoğrafları ile anmak istedik” diye konuştu.

  • (Özel Haber) Kayseri’de Bilinmeyen 150 Kelimelik Gizli Dil

    Yalnızca Kayseri’nin Erkilet ilçesinde yaşayan, özellikle 50 yaşın üzerindeki vatandaşların bildiği ‘Vartanca’ adındaki en fazla 150 kelimelik gizli dil, var olma savaşı veriyor.

    Kayseri’nin Erkilet ilçesinde yaşayan özellikle 50 yaş üzerindeki vatandaşlar, sadece kendileri tarafından bilinen, ‘Vartanca’ adında gizli bir dil kullandıklarını ifade etti. Atalarının geçmişte çercilik yaparak geçindiklerini belirten Erkiletli 76 yaşındaki Ömer Birdal, “Onlar müşteri ne dediklerini anlamasın diye ve kendi aralarında anlaşmak için bu dili kullanırmış. O yüzden buna ‘gizli dil’ deniliyor” dedi. Ömer Birdal, daha önce bölgedeki yaşantıdan dolayı, dilin kökeninin Ermenice’ye ve Rumca’ya dayandığını ifade etti.

    Diğer Erkiletliler Şaban Akkaya ile Şakir İmamoğlu ise, artık gençler tarafından bilinmeyen ‘Vartanca’yı 50 yaş üzerinde bilmeyenin olmadığını dile getirdi.

    “NADİR GÖRÜLEN BİR DURUM”

    Erciyes Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Ermeni Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gaffar Mehdiyev ise, ‘Vartanca’da kullanılan bazı kelimelerin, Doğu kökenli Ermenice’de var olduğunu kaydetti. Belli bir yerleşim yerine ait bir dilin olmasını az rastlanır bir durum olarak değerlendiren Doç. Dr. Gaffar Mehdiyev, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Ermenice’deki konuşma diliyle tanışık kelimeler çok fazla. Elbette içine Rumca karışmış olabilir ama çoğunluğa bakınca baskın dilin Ermenice olduğu görülüyor. Örneğin, Vartanca’da kullanılan ve ‘yumurta’ manasına gelen ‘havgit’ kelimesi, ‘yoğurt’ manasına gelen ‘mazin’ kelimesi, ‘buğday’ manasına gelen ‘sorun’ kelimesi Ermenice de mevcuttur. Dünya üzerinde sadece bir köyde kullanılan dil sayısı çok azdır. O nedenle bu dil ilginç ve araştırılmaya değer bir dildir.”

    ’Vartanca’ dili ile ilgili olarak bugüne kadar yapılmış en kapsamlı çalışma, o da çok kısa olmakla birlikte, şu anda hayatta olmayan Dilbilimci Ahmet Caferoğlu’na aittir. Daha sonraki araştırmalar Caferoğlu’nunkinin tekrarı niteliğindedir. ‘Vartanca’ dilinde halihazırda kullanılan 150 kelimenin olduğu tahmin edilmektedir.

  • “Bilinmeyen Yönleri İle Çanakkale Deniz Savaşı”

    Girne Üniversitesi ve Girne Üniversitesi Vakfı işbirliği ile Çanakkale Zaferi’nin 101. yıldönümüne özel “Bilinmeyen Yönleri ile Çanakkale Deniz Savaşı” sergisi açılacak.

    18 Mart 2016 tarihinde Girne Üniversitesi Kampüsü’nde gerçekleşecek olan sergide küratörlüğünü, Girne Üniversitesi Denizcilik Tarihi Araştırma Merkezi Müdürü ve Deniz Tarihçisi Ali Rıza İşipek’ın yaptığı eserler ziyaretçileriyle buluşacak.

    Girne Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Dairesi Müdürlüğü’nden yapılan açıklamaya göre, Girne Üniversitesi Kampüsü’nde sergilenecek olan “Bilinmeyen Yönleri ile Çanakkale Deniz Savaşı” sergisinde deniz savaşlarının tüm yönleriyle aktarılması adına deniz harekatı ile ilgili yağlı boya tablolar, fotoğraflar, gemi modelleri, dioramalar, propaganda posterleri, savaşın anısına çıkarılmış olan ipek ve keten hatıra mendilleri, çeşitli objeler, Nusret’in dökmüş olduğu mayınlar ile Muavenet-i Milliye muhribimiz tarafından atılmış olan torpidoların gerçek ölçülerdeki replikaları, Osmanlıca şema ve haritalar ile çeşitli bilgi panoları yer alacak.

    “TARİHİMİZDEN ALDIĞIMIZ BAYRAĞI GELECEĞE TAŞIYORUZ”

    Girne Üniversitesi Kurucu Rektörü Cemre Günsel Haskasap, Çanakkale Deniz Savaşı’nın dünya ve Türk tarihinde önemli dönüm noktalarından biri olduğunu ve bu zaferlerden alınacak önemli dersler bulunduğunu ifade etti. Girne Üniversitesi Yerleşkesi’nde açılacak bu önemli serginin Kıbrıs Türk toplumunu olduğu kadar Kıbrıs’ta yaşayan ya da Kıbrıs’ı ziyaret eden diğer ülke yurttaşlarını da bu önemli zaferlerin bilinmeyen yönleri hakkında bilgilendireceğini söyledi. Cemre Günsel Haskasap, “Geçmişine sahip çıkarak geleceği tasarlayan Girne Üniversitesi bu gibi bilimsel, düşünsel ve sanatsal üretimleri ile Kıbrıs Türk toplumunu dünyada çok daha ileri noktalara getirmek için toplumla el ele ve içi içe çalışıyor. Girne Üniversitesi olarak tarihin akış yönünü değiştiren Çanakkale Zaferlerinin yüz birinci yıldönümünde “Bilinmeyen Yönleri ile Çanakkale Deniz Savaşı” sergisi gibi önemli bir görsel ve düşünsel faaliyeti gerçekleştirmekten mutluluk ve onur duyuyoruz. Çanakkale Zaferleri, Türk ve dünya tarihinde azmin, direncin ve ortak iradenin bayraklaştığı çok önemli zaferlerdir. Bu sergimiz ile bu önemli zaferlere olan saygımızı ve şehitlerimize olan minnettarlığımızı dile getiriyoruz. Geleceği doğru tasarlamak için geçmişteki bu büyük mücadeleleri ve zaferleri iyi anlamak ve onlardan güç almak gerekiyor. Biz geçmişten aldığımız bu bayrağı geleceğe gururla taşıyoruz. Çanakkale Zaferlerinin yüz birinci yılında düzenlediğimiz bu önemli sergi hem anavatan Türkiye ile olan kopmaz bağlarımızın hem de toplumumuzu geleceğe taşıma ülkümüzde ortak geçmişimize gösterdiğimiz saygı ve şükranın bir ifadesidir” dedi.

    “SERGİDEN ELDE EDİLECEK GELİR EĞİTİMDE HAYAT BULACAK”

    Girne Üniversitesi Vakfı Müdürü Mutlu Soykurt, Türk halkının şahlanışının, ibret verici destanının yazıldığı “Bilinmeyen Yönleri İle Çanakkale Deniz Savaşı” sergisinin sanatsal ve tarihsel bir bütünlük içinde halkımızla buluşturmanın ve bugüne kadar tarihin akışını değiştiren bu zaferin bilinmeyen yönlerinin paylaşılacağı, geçmiş tarihimize ışık tutacak bilgilerin yer aldığı bu anlamlı sergiye Girne Üniversitesi ve Girne Üniversitesi Vakfı’nın işbirliğinde Girne Üniversitesi’nin ev sahipliğinde yapılmasının gururunu yaşadıklarını ifade etti.

    “Bilinmeyen Yönleri ile Çanakkale Deniz Savaşı” sergisine ev sahipliği yapmanın tarih ve sanat zenginliğinin yanısıra sergiyi ziyaret eden herkesin de küçük bağışlarla bir sosyal sorumluluğa imza atabileceğini, bu yardımların Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı tüm Meslek Liseleri’ndeki laboratuvarların iyileştirilmesi amacıyla kullanılacağına vurgu yaptı. Girne Üniversitesi Vakfı olarak benzer etkinliklere her zaman yer verileceğini de kaydeden Soykurt, bu vesile ile “Tarihe adını altın harflerle yazan aziz şehitlerimizi huzurlarınızda saygı ve rahmetle anıyoruz” şeklinde konuştu.

    “SERGİ, ÇANAKKALE DENİZ ZAFERLERİNE IŞIK TUTUYOR”

    Serginin küratörü ve Girne Üniversitesi Denizcilik Tarihi Araştırma Merkezi Müdürü Ali Rıza İşipek ise yaptığı açıklamada “Bilinmeyen Yönleri ile Çanakkale Deniz Savaşı” sergisinin içerdiği eserlerin öneminin altını çizerek bu sergide ziyaretçilerle buluşacak eserlerin Çanakkale Deniz Savaşlarını ve Zaferlerini ziyaretçilere ve yeni nesillere doğru aktarmak için özenle seçildiğine vurgu yaptı. İşipek, “Sergide deniz savaşlarının bütün yönlerinin ziyaretçilere doğru aktarılması için yağlı boya tablolar, fotoğraflar, gemi modelleri, dioramalar, propaganda posterleri, hatıra mendilleri, çeşitli tarihsel objeler bulunuyor. Deniz Savaşlarına odaklanan bu önemli serginin bugüne kadar yapılan çalışmalar arasında özgünlüğü ile zaferlerin farklı bir yönünü ortaya koyuyor. Çanakkale Savaşlarıyla ilgili bir çok çalışma yapıldı ancak bu çalışmaların büyük bir kısmında Çanakkale Zaferlerinin kara savaşlarına odaklanılmıştı halbuki 60 donanma gemisinin bu savaşa iştirak etti fakat bu yönü çok incelenmemişti. Girne Üniversitesi’nin düzenlediği “Bilinmeyen Yönleri ile Çanakkale Deniz Savaşı” sergisi bu özelliği ile bir ilki gerçekleştirecek. Sergi, Türk tarihin öğrenilmesi bakımından önemli bir yer tutuyor” ifadelerinde bulundu.