Etiket: Bilinçsiz

  • Bilinçsiz Kullanılan Bitkisel İlaçlar Sağlığı Tehdit Ediyor

    Son yıllarda bilinçsiz olarak kullanımı artan bitkisel ilaçlar, hekim tarafından onaylanmadan kullanılması halinde ciddi hasarlara neden olabiliyor. Hasan Kalyoncu Üniversitesi (HKÜ) Sağlık Bilimleri Enstitü Müdürü Doç. Dr. Ayla Yava, bitkisel ilaçların diğer ilaçlarda birlikte alınmasının, tıbbi tedavinin başarılı olmasını engellediği gibi hastada ciddi rahatsızlıklar oluşturmaya hatta ölümlere bile neden olabileceğini söyledi.

    Hastaların mutlaka doktor kontrolünde tedavi olması gerektiğini belirten Hasan Kalyoncu Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ayla Yava, “Ülkemizde ve dünyanın pek çok yerinde bitkiler tedavide kullanılıyor. Pek çok ilacın etken maddesi zaten bitkilerden oluşuyor. Hastalar, hem doktorların verdiği ilaçlarını kullanırken bir yandan da çeşitli bitkilerle hastalıklarını tedavi etmeye kalkışırsa aşırı ilaç kullanımına bağlı ciddi tehlikeler geçirebilir” dedi.

    BİTKİSEL İLAÇLARIN ETKİSİ

    İlaçlar ve bitkilerin birlikte kullanılmasının tehlikelerinin toplum tarafından dikkate alınması gerektiğini vurgulayan Yava, “Örneğin bir kalp hastası, kan sulandırıcı ilaç kullanırken aynı etkiye sahip bir bitkiyi de kullanırsa aşırı doz ilaç kullanmış gibi olur ve beyin kanamasına varana kadar pek çok riskle karşı karşıya kalır. Yine bir şeker hastasının insülin kullanması ve aynı anda kan şekerini düşürücü bitkilerden de tüketmesi ani kan şekeri düşüşüne bağlı pek çok rahatsızlığa neden olur” diye konuştu.

    Bitkisel ilaçların bilinçsizce ve doktor kontrolü olmadan kullanılmasının genel olarak karaciğerde büyük tahribatlara da neden olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Ayla Yava, aşırı kullanımının karaciğer iflasına bile neden olabileceğini vurguladı. Doç. Dr. Yava, hastaların kulaktan dolma bilgilerle ilaç ve bitkisel ürün kullanmak yerine hastalıklarını mutlaka doktor kontrolünde tedavi etmesinin en ucuz ve en sağlıklı yöntem olduğunu belirtti.

  • Bilinçsiz Kullanılan Kontrol Hapı Tehlikeli

    Kadın Hastalıkları-Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Ali Öner Erdoğdu, doğum kontrol haplarının en sık kullanılan korunma yöntemlerinden biri olduğunu belirterek, “Ancak bu hapları bir uzmana danışmadan almak kötü sonuçlara neden olabilir” dedi.

    Kadın Hastalıkları-Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Ali Öner Erdoğdu, konuya ilişkin olarak yaptığı açıklamada, “Doğum kontrol hapları estrojen ve progesteron içeren,yüksek etkinlik ve az yan etkileri nedeniyle 1960 yılından beri günümüze kadar sıkça kullanılmış ve hala kullanılmakta olan en güvenilir doğum kontrol yöntemlerinin başında gelir. İçerdikleri estrojen-progesteron hormonları ile vücutta yumurtalıkların çalışmasına engel olurlar ve bu sayede istenmeyen gebelikleri de önlerler. İlaç bırakıldığında doğurganlık hızla geri döner bu nedenle de doğum kontrolünde tercih sebebidirler” diye konuştu.

    Doğum kontrol hapları etkin oldukları için seçilseler de, yine de korunmak isteyen bayanların bu ilacı uzmana danışarak almalarının büyük önem taşıdığını dile getiren Op. Dr. Ali Öner Erdoğdu, şöyle devam etti:

    “Çünkü ilaçlar bazı kişilerde şiddetli baş ağrısı yapabilir,migreni olanlarda da tetikleyici etkileri doğurabilir. Ailesinde meme kanseri ve geçmiş hikayelerinde derin ven trombozu olanlarda doğum kontrol hapının kullanılması ölümcül sonuçlara neden olabilir. Yine 35 yaş üstü ve sigara içen, ağır karaciğer hastalığı olan kadınlarda da kötü sonuçlara sebebiyet verebilir. Bunların dışında özellikle penisilin grubu gibi daha pek çok antibiyotik doğum kontrol haplarının etkinliğini azaltarak gebeliğe neden olabilir. Bir hastalıktan ötürü bu tür antibiyotikler kullanıldıkça aynı anda ek bir korunma yöntemi de uygulanmalıdır. Yine de yüksek etkinlik, az yan etki, adet düzensizliği ve sancılarına iyi gelmesi günümüzde olduğu gibi ileri ki dönemlerde de doğum kontrol haplarını ilk seçenek olarak kullanmak kaçınılmaz olacaktır. Tüm bu sebeplerden dolayı faydalı olduğu tartışmasız olsa da siz siz olun bir uzmana danışmadan aklınıza göre bu ilaçları sakın kullanmayın. Çünkü değişik hormonlar içeren ve değişik dozlardaki doğum kontrol haplarından kişiye en uygununu seçerek vermek son derece önemlidir. Örneğin arkadaşınızın kullandığı gebelik önleyici hap sizin için uygun olmayabilir.”

  • Sedef Hastalığında Bilinçsiz Tedavi Yöntemleri, Hastaların Hayatını Riske Atıyor

    Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Serhat İnalöz, sedef hastalarının yaşadığı toplumsal baskıya dikkat çekerek, bu baskıyla hastaların intihara kadar sürüklenebileceği konusunda uyarıda bulundu.

    Prof. Dr. Serhat İnalöz ayrıca “sedefin tedavisi yok” algısıyla tıp dışı çözümler aramanın daha kötü sonuçlar oluşturabileceği konusunda uyardı. Dünya üzerinde yaklaşık 75 milyon insan sedef hastalığından muzdarip olduğuna dikkat çekerek, ” Bu hastalık son derece rahatsız eden, sosyal yaşantısını olumsuz etkileyen ve gerçek anlamda maddi manevi çöküntüye uğratan bir hastalık. Son dönemde “biyolojik ajanlar” denilen çok etkili ilaçlar geliştirildi. Sedef hastalığının çözümü yok” algısının doğru değil” dedi.

    ALTERNATİF TIP ADI ALTINDA SUNULAN YANLIŞ TEDAVİLERE DİKKAT

    Sedef hastalığını yüzde 100 tedavi ettiğini iddia eden, yalan yanlış, bilimsellik dışı tedaviler olduğunu belirten Prof. Dr. Serhat İnalöz, “Benim bir hastam internette sedef hastalığını yüzde 100 tedavi ediyoruz diyen sitelerden aldığı ilaçlarla ölümden döndü. Bu ilaçlar son derece tehlikeli maddeler içeriyor. Bunun dışında bulunduğu yerde çizdirmeler, dağlamalar, katranlı veya petrollü suya batırmalar gibi pek çok yanlış uygulama var. Özellikle internetteki yalan yanlış tedavilerden çok uzak durmak gerekiyor. Sedef hastaları fahiş fiyatlara, organik olduğu iddia edilen bazı kremler alıp kendilerine çok büyük zararlar verebiliyor” diye konuştu.

    DEPRESYON CİDDİ OLABİLİR

    Sedef hastalığının neden olduğu rahatsızlığın hastaları intiharı düşünme noktasına kadar getirdiğine dikkat çeken İnalöz, “İntihar etmeyi düşünen hastalarım bile oldu. Bir insanın herhangi bir yerinde bir yara görülünce bulaşıcı zannediliyor ve bu insanla iletişime geçilmeyip, uzak durulması sonucunda hastanın yalnızlaşması hastalığı daha da şiddetlendiriyor. Şiddetlendirme nedeni ise net bir şekilde toplum dışı bırakılmanın, toplumun kenarına itilmenin hastanın stres ve depresyonunu daha da arttırması. Depresyon da sedefi azdırınca bir kısır döngü oluşuyor”dedi.

    SEDEF İRSİDİR

    Küçük yaşlarda başlayan sedef hastalığının daha ağır, geç yaşlarda ortaya çıkan sedef hastalığının ise daha hafif seyrettiğini belirten İnalöz, “Sedef hastalığı genetik kökenli, yani irsidir. En çok görüldüğü noktalar diz, dirsek ve saçlı deri olan, pullanma ile seyreden bir hastalıktır. Bu pullanmanın derecesi hastalığın şiddetine göre son derece artış gösterir. Ama yaklaşık yüzde 40 hastada sedefin eklem romatizması dediğimiz eklem tutulumu da olabilir. Sedef hastalarının kesinlikle bir doktora başvurması ve tedavi olması gerekir. Aksi takdirde hastalık başka sorunlara da yol açabilir. Sedef hastalığı özellikle obezite hastalarında kalp problemlerine neden olabiliyor. İnsülin direnci ortaya çıkabiliyor. İnsülin direncinin dışında bu hastaların kalp krizi geçirme ihtimali çok yükseliyor. Yani bu hastalığın tedavi edilmemesi bir çok hastalığa ve bir çok soruna yol açabiliyor. Hastaların özellikle eklem romatizması konusunda çok dikkatli olması gerekiyor. Şişman hastalar ise, kesinlikle kalp rahatsızlıklarının ön planda olabileceğini unutmamalı” şeklinde konuştu.