Etiket: bilimciler

  • Adli bilimciler yeni nesil terör saldırılarına karşı uyarıyor

    Adli Bilimciler Derneği Başkanı Prof. Dr. İ. Hamit Hancı, yeni nesil terör saldırılarına karşı uyararak, bilişim sistemleri ile siber saldırılarla gerçekleşebilecek terör saldırılarına hazır olunması gerektiğini bildirdi.

    Adli Bilimciler Derneği Başkanı Prof. Dr. İ. Hamit Hancı, yaptığı açıklamada, “Ulaşım araçlarımız, evimizdeki elektronik eşyalar, tıbbi sistemler, insansız hava araçları, uçaklar, sinyal sistemleri, boru hatları hatta kalp pilleri risk altında mı? Bilgisayar sistemleri günümüzde tamamıyla hayatımızın içinde ve doğru şekilde ve insanlığın hizmetinde kullanıldığı sürece fayda da sağlıyorlar. Ancak bu sistemlerde bulunan açıklar kullanılarak kötü amaçlı kullanılabilir mi? Daha da ötesi bu yolla cinayet ya da terör saldırıları gerçekleşebilir mi? Özellikle, tıbbi, otomotiv, havacılık sistemlerinde risk değerlendirmelerini yeterince yapabiliyor muyuz? Öncelikle şu soruyu sormak gerekiyor gerçekten bilişim sistemi kullanılarak cinayet işlenebilir mi? İnternet ortamında varlık gösterebilecek şekilde teknik donanıma sahip olan ve sanal olarak tanımlanabilir nesnelerin oluşturduğu ağ yapısı kolaylığın yanı sıra tehlikelere de açık. Yapılan tahminlere göre 2020 yılında yaklaşık olarak 26 ya da 37 milyar nesne yani akıllı cihaz bu şekilde internet ağında yer alacak. Nesnelerin internet üzerinde var olabilmesiyle geliştirilebilecek olan yenilikler sayısızdır. Bir mağazada ayakkabı reyonunu gezerken kişiye özel indirimleri ve tekliflerin aktarılması, evdeki klimanın eve gelmeden önce açılabilmesi ve eve gelindiğinde evin istenilen sıcaklıkta olması, sıkça kaybedilen veya nereye konulduğu unutulan eşyaların yerinin kolayca tespit edilebilmesi, evdeki ocağın veya fırının uzaktan istenilen bir zamanda açılıp yemek yapma zamanından tasarruf edilebilmesi. Arabanızla yolda giderken karşılaştığınız bir sorun ya da arızanın direkt olarak ilgililere aktarılarak sorunların çözülmesi. Tıbbi cihazlara uzaktan erişerek ayarlarının yapılması. Diğer bir deyişle hayatımızın her alanında akıllı cihazlarla yaşayacağız. Bu cihazlar art niyetli olarak kullanılırsa ne olur? ABD güvenlik firması IID’nin 2013 yılındaki raporuna dayanarak Europol’ün tehdit değerlendirme raporu, çevirim içi (on-line) cinayetlerin olabileceğini iddia etmiştir” ifadelerini kullandı.

    “Cihazlardaki güvenlik boşlukları ortadan kaldırılmalı ve milli yazılımlar oluşturulmalıdır”

    Sağlık merkezlerinin siber saldırıların kurbanı olma riski taşıdığını bildiren Hancı, şunları kaydetti:

    “Ünlü bilgisayar korsanı (Hacker) Ekim 2011’de düzenlenen McAfee FOCUS 11 konferansında insülin pompası aletlerine uzaktan saldırarak insülin miktarını değiştirmeyi başarmıştır. Şubat 2012 yılında ise San Francisco’da RSA Güvenlik Konferansında transparan bir manken kullanarak 90 metre uzaklıktan yüksek kazançlı anten yardımıyla insülin pompasını kontrol etmiştir. Bu durumda şeker hastası olan bir kişi rahatlıkla suikast kurbanı olabilir. Bir diğer saldırıya uğrayabilecek medikal cihaz ise uzaktan kontrollü kalp pilleridir. Barnaby Jack 2012 yılında kalp pili üzerinden nasıl suikast yapılacağını göstererek anlatmıştır. Bu durum ayrıca Homeland dizisinde de konu edinmiştir. Jack blog sitesinde, filmdeki suikast sahnesinin kendi yöntemine göre daha zor olduğunu, ayrıca kalp pillerine erişmek için seri numarasına ihtiyaç olmadığını belirtmiştir. Jack 2013 yılında ölmeden bir hafta önce Las Vegas’ta düzenlenen Black Hat 2013 konferansında kalp implantları ile ilgili sunum yapmıştır. Bu konferansta Jack 50 feet yarıçap alanında herhangi bir kalp pili takılı insanlara uzaktan elektro şok dalgaları göndermiştir. Ayrıca 300 feet uzaklıktan insülin pompaları taratmış ve cihazların seri numarası olmaksızın cihazlara bağlanmış ve bu cihazlar insülin miktarını ayarlayarak hastalar üzerine şok göndermiştir. Amerika Bileşik Devletleri Gıda-İlaç İdaresinin 2015 yılında cihazlar üzerinde yaptığı bir araştırmada Hospira Life Care PCA3 ve PCA5 bilgisayarlı infüzyon pompa sistemlerine hackerlar tarafında kablolu veya kablosuz ağ kullanılarak uzaktan erişilebileceğini ve verilen ilaç dozlarında değişim yapılabilineceğini belirtmiştir. ABD’de doktorun uyguladığı ilaçların takibi için kullanılan sistemdeki teknik hataları tespit eden Charles Cullen isimli hemşire sistemdeki açığı kullanarak 2006 yılında yakalanana kadar 16 yılda en az 40 hastayı ölümüne neden olduğunu kabul etmiştir. Dikkat çeken bir husus olarak 2007 yılında, dönemin Amerika Birleşik Devleti Başkan Yardımcısı olan Dick Chenney’in kalbine takılı kalp pilinin kablosuz erişim özelliğinin devreden çıkartılmasıdır. Bu nedenle ilk olarak cihazlardaki güvenlik boşlukları ortadan kaldırılmalı ve milli yazılımlar oluşturulmalıdır.”

    Otomotiv

    Bir başka suikast yönteminin ise arabalar üzerinden olduğunu kaydeden Hancı, “Bu yöntemle ilgili en revaçtaki tartışma Rolling Stone and Buzzfeed gazetecisi Michael Hastings’in 18 Haziran 2013’te aracıyla hızla bir ağaca çarpması sonucu ölmesidir. Eski ABD Ulusal Güvenlik, Altyapı Koruma ve Terörle Mücadele Koordinatörü Richard Clarke, kazanın bir otomobil siber saldırısıyla yapıldığını açıklamıştır. Çinli Keen güvenlik laboratuvarı araştırmacıları Samuel LV, Sen Nie, Ling Liu ve Wen Lu bazı araçların modellerini fren sistemleri de dahil olmak üzere hackleyerek kontrol altına aldıklarını duyurmuşlardır” açıklamasında bulundu.

    Akıllı ev sistemleri

    “Evlerinizde bulunan tüm aletler, havalandırma sistemleri ve kapı sistemlerinin bilgisayar sistemlerine bağlandığı ve bu sistemlerin ele geçirildiğini düşünürsek ölümcül sonuçlar doğurabilir” diyen Hancı, “Michigan Üniversitesinden profesör Atul Prakash ve çalışma ekibi Mayıs 2016 tarihinde yapılan bir araştırmayla akıllı ev sistemlerine bağlanarak evlere ait kapı sistemlerini açabildiklerini deney yaparak göstermişlerdir. Bu aynı zamanda bir saldırı da insanlar içerdeyken kapıların üstlerine kapatılmasını da sağlayabilir” ifadelerini kullandı.

    İnsansız hava araçları

    İnsansız hava araçlarının genel olarak drone ismiyle bilindiğini, keşif gözetleme, yangın söndürme amacının yanında silahlı olarak da kullanılabileceğini belirten Hancı, şu ifadelere yer verdi:

    “Texas Üniversitesinden Todd Humphreys ve ekibi Radionavigation Laboratuvarında GPS bağlantılı insansız hava araçlarının nasıl hacklendiğini göstererek durumun ciddiyetini göstermiştir. 2011 yılında İran, ABD’nin ait insansız hava aracını elektronik olarak kontrol ederek ele geçirdiğini duyurmuştur. Bu haberler göz önüne alındığında, insansız hava araçları da bilişim yoluyla ele geçirilerek özellikle silahlandırılmış İHA’lar terör ya da suikast amacıyla kullanılabilir. Ya uçaklara, boru hatlarına, doğalgaz ya da nükleer santrallere gerçekleştirilebilecek saldırlar. Bilgisayar sistemleri sürekli olarak gelişmekte ve hayatımızın her alanında artık kullanılmaktadır. Bu durumdan kaçmak neredeyse imkansızdır. Hayatımızın her alanına getirmiş olduğu kolaylıklar bakımından değerlendirildiğinde pozitif yönden katkısı muhakkaktır. Ancak bu durumun bilgisayar korsanları tarafından da takip edildiğini ve kullanıldığını göz ardı etmemek gerekir. Tıbbi cihazların, kablolu ya da kablosuz bağlantıları ve güvenlik denetlemeleri periyodik olarak yapılmalı, kullanılacak taşıtların uzak bağlantı güvenliği konusunda yeterli bilgi sahibi olunmalı, akılı ev sistemlerinde mevcut güvenlik denetlemeleri yapılmalı, güvenlikle ilgili şifreler standart halde bırakılmamalı, insansız hava araçlarında güvenlik seviyesi üst seviyede olmalı, yerli yazılımlar desteklenmesi sağlanmalıdır.”

  • Gök bilimciler ve tiyatro etkinliklerinde dev hedeflere adım adım ilerleniyor

    Van merkez İpekyolu Belediyesi, 50 bin çocuk ve yetişkin vatandaşı çeşitli tiyatro ve sanat etkinlikleriyle buluştururken, bu sayının 250 bine çıkarılması hedefleniyor.

    İpekyolu Belediyesinden yapılan açıklamada, “Belediye olarak alt ve üst yapı hizmetleri kadar önem verdiği kültürel ve sosyal faaliyetlerinde, katılım sayısındaki yeni rekor hedeflerine kararlılıkla ilerliyor. Geçen sezon spor, sanat, eğitim kurslarının yanı sıra kültürel-sosyal etkinliklerle ulaşılan 200 bin katılımcı sayısının ardından, bu sezon düzenlenen gök bilimciler ile muhtelif tiyatro ve sanat etkinliklerinin toplamda 250 bin çocuk ve yetişkine ulaştırılması hedefleniyor. Gök bilimciler etkinliği, her gün farklı bir okula giderek toplamda ilçe genelindeki 110 bin öğrenciye, ayrıca tatil günlerinde de ilçemizin farklı noktalarında 30 bin yetişkin vatandaşımıza olmak üzere toplamda 140 bin kişiye hizmet vermeyi hedefliyor. Bu zorlu hedefte bugüne kadar 40 bin çocuk, genç ve yetişkin vatandaşımız Gök Bilimciler etkinliği ile buluşturuldu. Etkinlikle yarım küre şeklinde tasarlanan bir yapının içerisinde özel bir sistem kullanılarak son derece gerçekçi gökyüzü simülasyonları, gökyüzündeki dünyamız, ay ve gezegenlerin güneş etrafındaki konumları ve hareketleri Anaokul, İlkokul, Ortaokul, Lise çağındaki öğrencilere görsel bir şölenle sunuluyor” denildi.

    Kültür ve sosyal faaliyetlerin bir diğer önemli parçası da aralıksız devam eden değişik nitelikli tiyatro ve sanat gösterileri olduğu belirtilen açıklamada, “Gerek merkez, gerekse kırsal mahallelerimizde anaokulu, ilkokul, ortaokul ve lise çağındaki 110 bin öğrencimize yaş gruplarına uygun oyunların yanı sıra, geleneksel tiyatromuzun vazgeçilmez öğelerinden olan Hacivat -Karagöz gösterileri de sunuluyor. Yetenek sizsiniz programının yıldızı Marmelat kukla gösterisi ve oyun avcıları etkinliği de yine çocuklarımızın ilgi odağı olurken, Çiğdem Tunç Tiyatrosu’nun sahnelediği Binbir Gece Masalları oyunu ve Mevlâna Haftası nedeniyle düzenlenen Sinan Yağmur söyleşisi de vatandaşlarımızdan yoğun ilgi gören diğer etkinlikler oldu. Bu kapsamda da bugüne kadar 50 bin çocuk ve yetişkin vatandaşımız çeşitli tiyatro ve sanat etkinlikleriyle buluştu. İpekyolu Belediyesi, toplamda 250 bin katılımı hedefleyen gerek çocuk, gerekse yetişkin vatandaşlarımızın kültürel ve sosyal ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik hizmet ve faaliyetlerine bundan sonra da aynı kararlılıkla devam edecektir” ifadelerine yer verildi.

  • Uzay bilimciler Erciyes Üniversitesinde buluşacak

    Erciyes Üniversitesi, 3-7 Eylül tarihleri arasında, 21. Ulusal Astronomi Kongresi (UAK-2018) ile 10. Ulusal Astronomi Öğrenci Kongresi’ne ev sahipliği yapacak. Kongre kapsamında Türk Astronomi Derneği’nin Genel Kurulu’da ERÜ’de yapılacak.

    İletişim Fakültesi Nurcan Çetinsaya Konferans Salonu’ndan gerçekleştirilecek olan kongrede, Türkiye’deki astronomi, astrofizik ve uzay bilimleri alanlarında çalışan bilim insanları ile uzay alanında çalışan kurum ve kuruluşları bir araya gelecek. Kongre kapsamında, Türkiye’de yapılan uzay bilimleri ile ilgili son çalışmalara ve gelecek projelere yer verilecek.

    Bu yıl 21’ncisi gerçekleştirilen kongreyle ilgili açıklamada bulunan Fen Fakültesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölüm Başkanı Prof. Dr. İbrahim Küçük, kongreye Türkiye’nin çeşitli üniversitelerinden 320 araştırmacının başvurduğunu belirtti. Küçük, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Kongreyi düzenleyen Fen Fakültesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü (ERÜ-AUBB) ile Erciyes Üniversitesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Gözlemevi Uygulama Araştırma ve Merkezi (UZAYBİMER) aynı zamanda Türkiye’nin en büyük ve tek Radyo Teleskopu’na sahiptir. Yine Türkiye’de ilk olarak optik ve radyo bölgelerde gözlem ve araştırma yapılan (çoklu dalgaboylarında çalışan) tek merkezdir.

    Kongreye Türkiye’nin çeşitli üniversitelerinden toplam 320 kişi başvuru yapmıştır. Kongrede yıldızlardan, ötegezegenlerde yaşam arayışlarına, galaksilerden, meteorolojik çalışmalara, Güneş’imizin iç yapısından, karadeliklere kadar çeşitli konularda 72i bildiri, 50 kısa bildiri ile 6 çağrılı konuşma sunulacaktır. Kongrede ayrıca, Türkiye’deki astronom ve astrofizikçilerin meslek örgütü olan Türk Astronomi Derneği’nin (TAD) Olağan Genel Kurulu da gerçekleşecek ve derneğin 17. Dönem yeni yönetimi belirlenecektir. Kongre’nin düzenlenmesi için destek veren Erciyes Üniversitesi Rektörlüğü’ne, Türk Astronomi Derneği’ne, Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü’ne, Astronomi ve Uzay Bilimleri Gözlemevi Uygulama ve Araştırma Merkezi’ne, ana sponsorumuz ASTROMED’e, sponsorlarımız Doğu Anadolu Gözlemevi Projesi (DAG), Astroia ve TUG’a teşekkür ediyoruz.”

    21. Ulusal Astronomi Kongresi (UAK-2018) ve 10. Ulusal Astronomi Öğrenci Kongresi ile ilgili bilgiler, http://uak.info.tr/2018 internet adresinden edinilebilecek.

  • Uzay bilimciler, Dünya benzeri iki gezegende hayat olabileceğini iddia etti

    Uzay bilimciler, Güneş Sistemi’nin, 500 ve bin 200 ışık yılı ötesinde içinde mevsimlerin oluşmasına uygun iki gezegen olduğunu ve içinde hayat olabileceğini iddia etti.

    Güneş Sistemi’nin 500 ışık yılı ötesinde bulunan Kepler-186f’nin ilk tespit edilen Dünya boyutunda bir gezegen olduğu ve bir yıldızın etrafında içinde hayat olabilecek bir mesafede döndüğü belirtildi.

    Georgia Teknoloji Enstitüsü tarafından yapılan yeni bir araştırmayla, Kepler-62f ile birlikte, Güneş Sistemi’nden bin 200 yüzyıl uzakta bir yıldızın etrafında dönen süper Dünya boyutunda ve Dünya’ya oldukça benzer gezegenin mevsimler olabilecek eksen eğriliğine sahip olduğu keşfedildi.

    Georgia Teknoloji Enstitüsü, çalışmasında, gezegenin dönüş ekseni dinamiklerini analiz etmek için simülasyonlar kullandı. Bu dinamikler bir gezegenin kendi ekseni etrafından ne kadar eğilim yapabileceğini ve bu eğilimin ne kadar zamanda oluşabileceğini tespit ediyor. Gezegenin kendi ekseni etrafındaki eğiliminin mevsimlerin oluşmasına katkıda bulunarak, Güneş’in gezegenin yüzeyine nasıl çarpacağını belirliyor.

    Araştırmacılar, Kepler-186’nın eksen eğiminin Dünya’nınkine benzer şekilde çok istikrarlı olduğunu ve düzenli mevsimleri ve istikrarlı iklimi olabileceğini söyledi.

    Georgia Teknoloji Enstitüsü’nün araştırma ekibi Kepler-62f gezegeninin de Dünya boyutunda olduğunu ve Güneş Sistemi’nden bin 200 ışık yılı ötede döndüğünü belirtti.

    Eksen eğilimindeki yüksekliğin binlerce yıl önce sulu bir yüzeyi olan Mars’ın bugün niçin çöle dönüştüğünün sebebi olduğu belirtildi. Mars’ın güneş sisteminde yaşanabilir bir bölge de olduğu ancak eksen eğiliminin istikrarlı olmaması sebebiyle atmosferinin yüzey suyunun buharlaşmasına yol açtığı iddia edildi. Georgia Teknoloji Enstitüsü Asistan Profesörü Gongjie Li, Mars’ın eksen eğiliminin 60 derece olduğunu kaydetti.

  • Adli bilimciler zıp zıp hamuruna karşı uyardı

    Adli Bilimciler Derneği, bir diğer adı “Slime” olan zıp zıp hamuruna karşı uyardı. Zıp zıp hamurunun zehirli etkileri, bağımlılık yapıcı etkileri ve alerjik etkileri nedeniyle kullananlara zarar verdiği ifade edildi.

    Adli Bilimciler Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. İ.Hamit Hancı, internette içinde uçucu özellikte yapıştırıcılar bulunan zıp zıp hamurunun nasıl hazırlandığının çok sayıda tarifi olduğunu belirterek, “Zıp zıp hamurunun içine boraks, gıda boyası, zamk, tutkal, bazen de oje, tıraş köpüğü ve tıraş losyonu katılıyor. Yapıştırıcılar kırtasiyelerden, boraks ise eczanelerden rahatlıkla temin edilebiliyor. Bu madde; zehirli etkileri, bağımlılık yapıcı etkileri ve alerjik etkileriyle zarar veriyor. Özellikle uçucu içeren yapıştırıcılarda en büyük tehlike bağımlılık geliştirme riski. Bu maddeleri kullananlar daha sonra diğer bağımlılık yapıcı maddelere geçebilmektedir. Uçucu madde koklaması ve soluması sonucunda beyin, kalp, karaciğer, akciğer ve böbrek fonksiyonları bozulur. Kullanım sonucu ani ölümün en büyük nedeni kalp atımlarındaki düzensizliktir. Ne olursa olsun hiç unutulmaması gereken şey bu maddeleri kısa süre koklamanın dahi, zararlı etkilerinin çok olduğudur. Bu madde oynamak için değildir. Amacı dışında uzun süreli ve direkt temasla kullanılmaları sağlığa zararlıdır” diye konuştu.

    “Yaptırım getirilmeli”

    Adli Bilimciler Derneği Terör İncelemeleri Komisyon Başkanı Borga Sezer de, eskiden kokulu silgi ya da eline yapıştırıcı bulaştırıp koklayan öğrencilerin yerini zıp zıp hamuru koklayan öğrencilerin aldığını söyledi. Sezer, “Bunun üretkenliği geliştirdiğini ve eğlenceli olduğunu düşünen eğitici ve ebeveynler bile var maalesef. Çocuklar farkında olmadan bu kimyasal karışımı yüz, göz ve ağızlarına sürmekteler. Zararlı olan bu maddeleri merdiven altı yapan satıcılardan alan kırtasiye ve oyuncak mağazalarına yaptırım getirilmeli. Sağlık Bakanlığının yaptığı yasal düzenlemelerle zaten okullarda uçucu madde içeren yapıştırıcıların kullanılması yasaklandı. 18 yaşından küçüklere uçucu madde içeren yapıştırıcıların satışı da engellendi ve aksi durumlar için cezai yaptırımlar getirildi. Bu düzenlemeler çocukları bağımlılık yapan maddelerden uzak tutmak amacıyla alındı” ifadelerini kullandı.