Etiket: Bilen:

  • AK Parti İl Başkanı Seyfettin Bilen:

    AK Parti Adıyaman İl Başkanı Seyfettin Bilen, HDP’li seçmenin yaptıkları yanlış tercihi gördüklerini söyleyerek, AK Parti’nin Adıyaman’da 5-0’lık sonuca en yakın dönemi yaşadığını kaydetti.

    7 Haziran seçimleri sonrasında, 1 Kasım seçimlerine kadar olan seçim süreciyle ilgili değerlendirmelerde bulunan AK Parti İl Başkanı Seyfettin Bilen, 7 Haziran’da HDP’ye oy veren birçok seçmenin yaptıkları yanlış tercihi gördüklerini ifade etti. Seyfettin Bilen, 7 haziran seçimlerinde AK Parti’nin 4, HDP’nin 1 milletvekili çıkardığını ancak, seçmenin 7 Haziran’da ki atmosferden dolayı HDP’ye kızgın olduğunu dile getirdi. Bilen, “HDP’nin 7 Haziran’daki atmosferi yok. Dar bir alanda çalışma yapıyorlar. 7 Haziran sonrasında vatandaş gerçek süreci gördü. 7 Haziran’dan önce HDP küresel bir projeydi. Yerli iş birlikçilerle şişirildi. O proje tuttu. AK Parti’nin önünü kesmek için tek yoldu. HDP sözcüleri barış, kardeşlik, eşitlik, silahların susması gibi tılsımlı kavramlar kullanarak vatandaşın karşısına çıktı. Ancak 7 Haziran’dan hemen sonra çözüm süreciyle başlamış olan silahların susması, PKK ile yok edildi. İnsanlar HDP’nin 7 Haziran öncesinde ifade ettiği kavramların gerçek olmadığını gördü. HDP’nin silahın sözcülüğünü yaptığı. Siyasi bir dil kullanarak, aynı gövdenin bir tarafı PKK, bir tarafının HDP olduğunu herkes anladı. HDP’ye oy verenler arasında, ‘biz HDP’nin böyle olduğunu bilmiyorduk. Biz yanlış yaptık, gerçeği gördük’ diyenlerin sayısı çok fazla. Vatandaş bunun Türkiye üzerinde bir operasyon olduğunu anladı.Bize ciddi bir şekilde dönüş var” dedi.

    SURUÇ KATLİAMI

    Bilen açıklamasında Suruç katliamının failinin Adıyamanlı çıkmasının da tesadüf olmadığını savundu. Adıyaman üzerinden oyunlar oynandığını savunan Bilen, “Çözüm süreciyle başlayan ateşkes sonrasında, Adıyaman üzerinden oyunlar oynandı. Suruç katliamının faili Adıyamanlı çıktı. Ne hikmetse PKK Adıyaman’da aynı gün askerimizi şehit etti. Bunun proje olduğunu düşünüyorum. Adıyaman’ın barış, huzur, birlikte yaşama duygusu üzerine oyun oynandı. 7 Haziran’da başlayan istikrarsızlığın kabul edilemez olduğu, ülkenin üzerine oyun oynandığını herkes çıplak bir şekilde gördü. Vatandaş bu noktada siyasi tercih noktasında kendisini çek etti. Her geçen gün memlekete ve millete sahip çıkma duygusu yerleşti. 1 Kasım’ın ülkenin geleceği ile ilgili eşik olduğunu, kırılma noktası olduğunu, mevzunun yereldeki siyasi aktörleri aştığını, mevzunun Adıyaman ve Türkiye üzerine bir hesap olduğunu, ülkenin ve milletin geleceğine karşı hesapların boşa çıkarılması noktasında ciddi bir bilinç oluştu” şeklinde konuştu.

    “HAZIRLIKLAR TAMAMLANDI”

    1 Kasım seçimiyle ilgili yapılan çalışmaların hakkını verdiklerine inandıklarını belirten Seyfettin Bilen, tüm hazırlıkları tamamladıklarını ifade ederek, “1 Kasım seçimlerindeki çalışmaların hakkını verdik. Tüm hazırlıklar, planlamalar yapılarak, adım adım, gün gün önceden planladık ve sahaya indik. Teşkilatımızın yanında gönüllü ekiplerimiz hiç durmadan çalıştık. Gün içerisindeki saha çalışmalarının yanında, akşam saatlerinde seçim koordinasyon merkezinde toplanarak, yeniden apartman ve evlere ziyaret geçekleştirdik. Ev toplantıları yaptık. Adıyaman’da ki tüm evleri gezdik, girmediğimiz ev kalmadı” diye konuştu.

    “5-0’A EN YAKIN DÖNEMİ YAŞIYORUZ”

    AK Parti’nin 1 Kasım seçimlerinde 5-0 yapacağını ve bu sonuca en yakın dönemi yaşadıklarını dile getiren Bilen, “Siyasette tahmin yapmak doğru değil ancak 1 Kasım seçimlerinde 215-220 binin oyun altına düşmeyeceğimizi tahmin ediyorum. 5-0 alacağımız yönünde içim rahat. AK Parti Adıyaman’da 5-0’a en yakın olduğumuz dönemi yaşıyor. Allah kısmet ederse Türkiye genelinde de AK Parti tek başına iktidar olacaktır. Adıyaman’ın nasıl bir kimlik taşıdığını, insanların nasıl olduğunu, Adıyaman’ın üzerine oynanan bu oyunları nasıl bozduğunu, Adıyaman’ın ülkesine milletine bağlı olduğunu 1 Kasım akşamı bütün Türkiye’ye ilan edeceğiz. Seçmenimize ülke ile ilgili kaygı duyan herkese, istikbal için, gelecek için sandık başına bekliyorum” ifadelerini kullandı.

  • Uluslararası Nakliyeciler Derneği Genel Başkan Yardımcısı Ergün Bilen:

    Uluslararası Nakliyeciler Derneği Başkan Yardımcısı Ergün Bilen, 2023 yılında 500 milyar dolar ihracat hedefi koyulduğunun altını çizerek, “Bu hedef lojistik ile gerçekleşir. Bunu bizler yapacağız ancak, sınır kapılarındaki problem giderilmeli ve kurların belli bir seviyede tutulması da bizi rahatlatacaktır” dedi.

    Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) Başkan Yardımcısı Ergün Bilen, 7 Haziran seçimleri sonrasında hükümetin kurulamaması, istikrarın olmaması ve insanların tedirgin olmasından dolayı ciddi sıkıntılar yaşadıklarını söyledi. Bilen, yaşanan sıkıntıları çözmek için UND olarak çalıştıklarını belirterek, “Gelmiş olduğumuz şu son zamanlardaki sıkıntılar aşılacak gibi değil. Hükümetin olmaması, istikrarın olmaması, insanların tedirgin oluşu nedeniyle bizler de ciddi kaygılar yaşıyoruz” diye konuştu.

    İhracatın temel sıkıntısının, sanayicilerin zor şartlarda ürettiği ürünlerin Avrupa ve Asya pazarında pazarlanıp satılması sonrasında malın sevk edilememesi olduğunun altını çizen Bilen, “Bu sektörden para kazanan insanlar olarak bizler de bu durumdan memnun değiliz çünkü ülkemizin ihracatı zarar görüyor. İhracatçı malını sevk edemiyor, nakliyecilerde gümrük kapılarında günlerdir süren sıra olduğu için malları nakliye edecek araç yok.

    Şu anda Gürbulak Sınır Kapısı’nda 18 kilometre sıra var. Bir aracın geçişi 5 gün sürüyor. Bazargan Sınır Kapısı’nda ise bir araca 8 gün sonra sıra geliyor. Bir aracın İran’a girişi normal sürede 10 gün iken, yaşanan sıkıntılar sonrasında bu süre 18 güne çıktı.

    Türk malını Avrupa’ya götürüp sevkiyatını yapıp tekrar ithalata geçip İran’a yada Türkmenistan’a boşaltan aracın normal süresi 1 ay iken bu süre 45 güne çıktı. Bir aracın servis süresi 12 gün düşüş yaşadı” diyerek şu şekilde konuştu:

    “En son Rusya ile yaşanan olaylardan ötürü Ruslar şu anda bizim araçlarımızın transit geçiş belgesini vermiyor. Bu çok ciddi bir problemdir. Bizim ülkemize gelip yabancı malları alıp götüren ihracat araçları ile bizim rekabet etmemizin bir yolu var.

    Yabancı araçlar Avrupa’dan, Avusturya’dan transit gelerek kapılardan evraksız, mühürsüz geçerken, Türk araçları kapılarda sıra beklemek zorunda kalıyor. Sefer sayılarımızı da 4 gün gibi engelliyorlar. Son zamanlarda da Avrupa’da vize problemleri yaşıyoruz. Şoförlerimizin vizeleri engelleniyor. Daha önceleri iki veya üç gün içinde aldığımız malzemenin 15 günü bulan vizeleri sürüyor.

    Bu yaşanan sıkıntılar nedeniyle nakliyeciler olarak Pazar payımızı ciddi anlamda kaybediyoruz. 2014 yılında 151 bin araç Türkiye’ye boş girmiş ve ihracat mallarımızı alarak Avrupa ve Asya ülkelerine götürmüş. Türk nakliyecisinin yapması gereken taşımayı 151 bin yabancı araç Avrupa pazarına götürmüş. Türk nakliyeciler vize, sıra ve kota sıkıntılarından dolayı yabancı araçlarla baş edemiyor.

    Yaklaşık 45 bin İran aracı depolarını ucuz mazot ile doldurarak ülkemize giriyor. İstanbul’dan, limanlardan yükleri alarak tekrar ülkelerine götürüyorlar. Bazen yasal olmayan yükleri de evraklarda değişiklik yaparak sınır kapılarından geçiriyorlar. Türkiye’de bu duruma ceza uygulayacak bir kurum yok. Ama biz Türk nakliyeciler olarak İran’a girip oradan yük alarak gelemiyoruz. Eğer Türk aracı İran’dan bir yük alıp gelirse bunun cezası 3 bin Euro oluyor.

    Yaşadığımız sıkıntılardan dolayı İran, bizim Avrupa pazarımızdan pay almaya başladı. Ülkemizde ihracatın desteklenmesi ve sınır kapılarında yaşanan problemlerin çözülmesi lazım. Kesinlikle ülkemize boş giren araçların engellenmesi lazım. Aksi takdirde zaman içerisinde ülkemiz, ihracat mallarını taşıtmak için hizmet ithal etmek zorunda kalacak.

    1 Kasım seçimleri sonrasında inşallah hükümet kurulur, çünkü çözülmesi gereken ciddi anlamda sıkıntılar var.”

    Türkiye’nin 2023 yılında 500 milyar dolar ihracat hedeflediğini de hatırlatan Ergün Bilen, “Türkiye 2023 yılındaki 500 milyar dolar ihracat hedefine lojistik ile ulaşabilir. Bunu da nakliyeciler olarak bizler yapacağız. Bizim alt yapıdaki problemlerimiz, sınır kapılarında yaşadığımız problemler ve güvenlik sıkıntıları çözülmeli. Bu sıkıntılar ciddi anlamda giderilmeli ki Türkiye 2023 yılındaki 500 milyar dolar ihracat hedefini gerçekleştirebilsin.

    Kurdaki dalgalanmalar da bizi ciddi anlamda etkiliyor. Dalgalanmalar nedeniyle rahat borçlanamıyoruz ve önümüzü göremiyoruz. TL bazında mı yoksa Euro olarak mı borçlanacağız onu bilemiyoruz. Kurlarda belli bir seviyede tutulmalı. Bu nedenle inşallah hükümet kurulur ve istikrar sağlanır” ifadesinde bulundu.