Etiket: Bildirgesi

  • Sedep Çocuk Meclisi Değerler Bildirgesi Yayınladı

    Selçuklu Değerler Eğitimi Projesi (SEDEP) kapsamında, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı nedeniyle, SEDEP Çocuk Meclisi değerler bildirgesi yayınlandı.

    Selçuklu Değerler Eğitimi Projesi (SEDEP) kapsamında 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla farklı etkinlikler düzenlendi. Selçuklu Belediyesinin ev sahipliği yaptığı etkinlikler, SEDEP Mehter Takımı ve SEDEP Halk Oyunları Ekibinin gösterileriyle başladı. Gösterilerin ardından “Değerlerimi Yazıyorum” etkinliğinde dereceye giren 10 öğrenciye ve ilk 3’e giren öğrencilerin öğretmenlerine protokol üyeleri tarafından ödülleri verildi. Selçuklu Belediyesi Meclis Salonunda devam eden etkinliklerde, ilkokul öğrencilerden oluşan SEDEP Çocuk Meclisi tarafından Değerler Bildirgesi okundu ve oy birliği ile onaylandı. Erdemli insan olmanın gereğini anlatan ve 9 maddeden oluşan Değerler Bildirgesi öğrenci, öğretmen ve protokol üyeleri tarafından büyük dikkatle dinlendi. Etkinlikte SEDEP Çat Kapı tiyatro ekibinin Nasrettin Hoca’yı konu alan tiyatro gösterisi de büyük beğeni topladı. Selçuklu Belediyesi’nde gerçekleşen programa Selçuklu Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Necmettin Erbakan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Muzaffer Şeker, MÜSİAD Başkanı Lütfi Şimşek, Selçuklu İlçe Milli Eğitim Müdürü Turan Kayacılar, Selçuklu Belediyesi meclis üyeleri, Selçuklu İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü şube müdürleri, okul idarecileri, öğretmenler ve öğrenciler katıldı.

    SEDEP DEĞERLERİ GENÇLERE IŞIK OLUYOR

    Konuşmasına, Selçuklu’daki okullarından seçilerek Selçuklu Belediye Meclisini oluşturan öğrencileri kutlayarak başlayan Selçuklu Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, “Selçuklu Değerler Eğitimi Projesi’nin (SEDEP) Değerler Bildirgesini birazdan okuyacak ve oylayacaksınız. Umuyorum ki tüm yaşantınız boyunca SEDEP’ten öğrendiğiniz değerler sizin yıldızınız olur ve size ışık verir, yol gösterir. Hayatınız hep başarılı ve değerli geçer. Gelecek nesil inşallah çok güzel geliyor. Bizler de emaneti size en güzel şekilde teslim edeceğiz ve şehrimizi, ülkemizi yöneteceksiniz” dedi.

    Öğretmenlerimizle beraber sevgili öğrencilerimizi mecliste görmekten mutluluk duyuyorum diyen Necmettin Erbakan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Muzaffer Şeker, “Biz bu vatanı kolay elde etmedik. Hala bu vatan için can veren, şehit olan, gazi olan insanlarımız var. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız vesilesiyle şehitlerimize Allah’tan rahmet, gazilerimize de şifalar ve sağlık afiyetler diliyorum. Bunun gençlerimiz tarafından da unutulmaması dileklerimle hepinize saygılar sunuyorum” şeklinde konuştu.

    Selçuklu Değerlere Eğitimi Projesi (SEDEP) kapsamında gerçekleştirilen etkinlikler içerisinde en anlamlı olanlardan birini gerçekleştirdiklerini ifade eden Selçuklu İlçe Milli Eğitim Müdürü Turan Kayacılar, “23 Nisan münasebetiyle okul meclisi başkanları öğrencilerimizle birlikte belediye meclisimizin bir toplantısına hep birlikte iştirak ettik. Milli bayramlar coşku ile anılması ve kutlanılması gereken günler. Ama o bayramların coşku ile kutlanması kadar niçin bayram ilan edildiğinin ve o günlerin anlam ve öneminin ne olduğunun da bilinmesi gerekiyor. Bu açıdan meclisin kurulduğu gün olan 23 Nisan gününün anlamına uygun bir etkinlik gerçekleştiriliyor. Etkinliğimizden güzel mesajlar çıkmasını temenni ediyor, emeği geçenleri kutluyorum” diye konuştu.

  • Ambargo Sonrası İran Konferansı’nın Sonuç Bildirgesi Yayımlandı

    Antalya’da düzenlenen ’Ambargo Sonrası İran: Yeni İş, Yeni Enerji, Yeni Fırsatlar Konferansı’nın sonuç bildirgesi yayımlandı.

    Ambargo sonrası dönemde dünyadaki ilk uluslararası İran konferansı olarak Antalya’da geçtiğimiz hafta düzenlenen, Türkiye ve İran Sanayi ve Ticaret Odalarının da yer aldığı ve sektör temsilcilerinin büyük ilgi gösterdiği konferans sonrası sonuç bildirgesi yayımlandı. Bildirge, Uluslararası Enerji Ekonomisi Birliği IAEE Başkanı Prof. Dr. Gürkan Kumbaroğlu tarafından Dünya Enerji Konseyi İran Milli Komitesi Genel Sekreteri Dr. Davood Manzoor ve İran Enerji Ekonomisi Derneği Kurucu Başkanı Dr. Mahmoud Khaghani ile birlikte açıklandı.

    ’Kazan Kazan Anlaşmaları’na dahil olan tüm tarafların kutlandığı bildirgede, politikada dürüstlük ve ticari ilişkilerin gelişmesinin gerekliliğinin altı çizildi.

    Ülkelerin gerekli kurumsal ve hukuksal çerçeveyi oluşturmaları için birliktelik anlaşmasının gerekliliğine işaret edilen bildiride şu ifadelere yer verildi:

    “Yeni iş ve fırsatlar üzerine umut ve beklentileri yeşerten ambargo sonrası İran konusu politikanın gölgesinde kalabilir. Politikadan arındırılmış enerji ticaretinin bir an evvel gerçekleştirilmesi ekonomik açıdan tüm tarafların yararına olacaktır. Uluslararası ticarette gazdan elektriğe kadar enerji takası umut vaat eden ekonomik bir yaklaşım olarak değerlendirilmektedir. Enerji takası için yeni bir kurumsal yapı gerekli olabileceği gibi var olan ECO benzeri çok yönlü organizasyonlar da bu yeni koşullara uydurulabilir.”

    Bildiride ortak amaca hizmet eden projelerin geliştirilerek iş birliği içinde uygulanabilmesinin amaçlandığı da vurgulanarak, “Güven, geliştirilecek olan bu çok yönlü organizasyonlar için oluşturulması gereken en önemli ihtiyaçtır” denildi.

    Ayrıca Türkiye’nin, İran’ın Avrupa ile geniş enerji bağlantıları için vazgeçilemez bir ortak olduğu da kaydedilerek, “Gelecekte bölgesel petrol, gaz, su ve elektrik ihtiyaçlarını karşılaması, karbon emisyonunun azaltılması ve enerji verimliliğinin artırılması için ortak bir yaklaşım gerekmektedir. İran enerji sektörünün, en düşük kaynak maliyeti prensibine göre geliştirilmesi gerekmektedir. Konferans İran’la yeni dönemde iş ve ticaretin zorluklarını ve fırsatlarını anlamakta son derece faydalı olmuş olup proje odaklı tekrarı düzenlenmelidir” denildi.

  • Iclm İstanbul Toplantısı Sonuç Bildirgesi Açıklandı

    Uluslararası Emek Hareketi Konfederasyonu (ICML), İstanbul’da gerçekleştirdiği toplantının sonuç bildirgesini açıkladı. Açıklamada, “ICLM, sivil, siyasi, sosyal, kültürel hakların, düşünce ve ifade özgürlüğünün savunucusu olacaktır. İnsan hakları, evrensel değerler ve kültürel farklılıklara saygı gibi temel ilkeleri esas alarak, emeğin hak ettiği değeri görmesi için mücadele edecektir. Bunun yanında dünyanın birçok farklı açıdan birçok sorunu bulunmaktadır. Biz yeryüzündeki hiçbir haksızlık karşısında sessiz kalmayacağız” denildi.

    Bem-Bir-Sen öncülüğünde kurulan ICLM’in ilk kongresi geçen hafta İstanbul’da gerçekleştirildi. ICLM kuruluş kongresi, Bem-Bir-Sen Genel Başkanı Mürsel Turbay, Genel Başkan Yardımcıları Levent Uslu, Medeni Sevinç, Gürkan Alper, Recayi Karslı, 21 ülkeden katılan sendika liderleri ve yöneticilerinden oluşan yaklaşık 100 kişinin katılımı ile yapıldı. Toplantıda içinde bulunduğumuz dönemde ICLM’i gerekli kılan nedenler ve ICLM’in dünya sendikacılığına getireceği yeni bakış açıları müzakere edildi. Kongreye iştirak eden 21 ülke sendika temsilcilerinin de katkılarıyla bir sonuç bildirgesi hazırlandı. ICML Kongresi sonrası hazırlanan sonuç bildirgesi şöyle:

    “- Dünyanın çeşitli coğrafyalarında yaşanan kaos ve savaş ortamı bütün dünyayı etkilemekte ve tüm dünya bu olaylara seyirci kalmaktadır. Yaşanan iç savaşlar, terör olayları, bunların sonucunda yaşanan kitlesel göçler ve bu göçler sebebiyle hayatlarını kaybeden küçük çocuklar üzerimizde derin etkiler uyandırmıştır. İnsanlığın derdi ile dertlenme çabasında olan insanlar olarak bu sorunlar üzerine düşünmeyi bir görev biliyoruz.

    – Açıkça şunu söyleyebiliriz; gelir dağılımı adaletsizliğinin neden olduğu toplumsal kırılmalar ve siyasal açmazlar, yaşanan acıların en önemli nedenleri arasındadır. Bunun yanında dünyanın birçok farklı açıdan birçok sorunu bulunmaktadır, biz yeryüzündeki hiçbir haksızlık karşısında sessiz kalmayacağız.

    – Bir tarafta açlıktan ölen çocuklar, diğer tarafta tüketim çılgınlığı, bir tarafta evsiz aç insanlar, diğer tarafta milyon dolarlık evlerde yaşayan insanlar bu adaletsizliği açık bir şekilde ortaya koymaktadır. Adil, sağlıklı ve paylaşımcı bir anlayış üzerine kurulan bir sistem ile dünya üzerindeki 7 milyar insan daha müreffeh bir hayat sürebilir. İşte mevcut adaletsizliğin çözümüne katkı sunmak için yeni bir konfederasyon kurma kararı aldık. Bu konfederasyonun adı Uluslararası Emek Hareketi Konfederasyonu’dur.

    – Bem-Bir-Sen öncülüğünde Şubat 2015’te temelleri atılan konfederasyonun amacı tüm dünyadaki özgür sendikalara kucak açıp, dünyadaki sendikacılığa yeni bir bakış açısıyla yaklaşıp sendikal problemlere çözüm bulmaktır. Asya, Avrupa, Afrika ülkeleri, Balkanlar, Türkiye Cumhuriyeti ve dahi tüm dünya ülkelerinde işgücünü oluşturan kesimlerin yaşam ve çalışma koşullarını tespit ederek iyileştirmesine katkı sunmaktır.

    – Konfederasyonumuzun aktiviteleri değerlere saygılı, sendikal özgürlüğü ön planda tutarak yapılacaktır. ICLM, tüm dünya üzerinde, kamuda ya da özel sektörde hizmet vermekte olan çalışanların haklarını korumayı amaçlamaktadır. Hedefimiz, küresel anlamda, bağımsız sendikaların sesi olmak, sendikal hareketin uluslararası düzeydeki temsilcilerinden biri olmaktır.

    – ICLM, sivil, siyasi, sosyal, kültürel hakların, düşünce ve ifade özgürlüğünün savunucusu olacaktır. İnsan hakları, evrensel değerler ve kültürel farklılıklara saygı gibi temel ilkeleri esas alarak, emeğin hak ettiği değeri görmesi için mücadele edecektir.

    – Fırsat eşitliği ve adil yönetimi savunan Uluslararası Emek Hareketi Konfederasyonu, din, dil, ırk ayrımcılığına karşıdır. Düşünce özgürlüğünden yanadır, sosyal ve ekonomik sınıf ayrımlarının keskin belirleyiciliğine karşıdır. Savaş değil barış, çifte standart değil adalet, sömürü değil adil düzen, çatışma değil diyalog, üstünlük değil eşitlik, baskı ve tahakküm değil, insan hakları, hürriyet ve demokrasi istemektedir.

    – Dünyadaki bütün mazlumların her zaman yanında olan Bem-Bir-Sen, sorumluluğunun bilincinde, mazlumların savunucusu olma yolunda daha büyük adımlar atabilmek için ICLM’in kurulmasına öncülük etmiştir. ICLM kuruluş amacına uygun olarak dünyada yaşanan gelir adaletsizliğinin önüne geçmek için mücadelesini her platformda dile getirecektir.

    – Gelecek nesillerin daha iyi bir dünyada yaşayabilmeleri için gelir adaletsizliğini önleyici adımların derhal atılması gerekmektedir. Martin Luther King’in söylediği gibi; ’Emek hareketleri, sefalet ve umutsuzluğun, umuda ve ilerlemeye dönüşümünde başlıca kuvvet olmuştur.’ Bizler de bu düşünce ile bir emek hareketi olarak sefaletin ve umutsuzluğun yaşandığı bu günlerde umuda ve ilerlemeye ışık olmak, umuda giden yolculukta yeni kapılar açmak istiyoruz.

    – Sömürü ve tahribatın sınır tanımadığı, emek ve iş gücünün değersizleştirilmek istendiği bu günlerde Uluslararası Emek Hareketi adaleti ve eşitliği el üstünde tutarak tüm çalışanların ve emekçilerin emeklerini savunacaktır.

    – Bir emek hareketi olarak ICLM gücünü, patronlardan değil, sadece çalışanlardan almaktadır. Dünya üzerindeki emek sömürüsüne ve gelir adaletsizliğine karşı yılmadan savaşacaktır.”

  • Kayfor-13’ün Sonuç Bildirgesi Açıklandı

    Selçuk Üniversitesi (SÜ) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü tarafından 15-17 Ekim 2015 tarihleri arasında Konya’da düzenlenen Kamu Yönetimi Forumu’nun (KAYFOR-13) Sonuç Bildirgesi açıklandı.

    66 ilden 92 üniversite ve kurumdan 400’den fazla katılımcının yer aldığı KAYFOR-13’te 180 bildiri sunuldu. 13. Kamu Yönetimi Forumu Bilim Kurulu adına KAYFOR-13 Düzenleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mehmet Akif Çukurçayır, KAYFOR 13 Bildirgesi’ndeki kurulun tespitlerini kamuoyu ile paylaştı.

    Kamu Yönetimi Formu’nda kurulun tespitleri şöyle;

    1- Kamu Yönetimi reformu (merkezi ve yerel ölçekte) çağdaş yönetim yaklaşımları çerçevesinde sürdürülmelidir. 2- Merkezi yönetim ve yerel yönetim arasındaki denge yeniden düzenlenmelidir. Yerel yönetimler kadar mülki idarenin de kamu yönetiminde vazgeçilmez işlevleri vardır; mülki idarenin işlevselliği korunmalı, görev ve yetki alanları açık bir biçimde tanımlanmalıdır. 3- Merkezi yönetim ve yerel yönetim birimlerinin kamu hizmeti sunum süreçlerinin bütün aşamaları şeffaflaştırılmalı, izlenebilir olmalıdır. 4- Kamu Yönetimi akademisyenleri, kamu politikalarına ve kurumlarına yön gösterebilmeleri için alan araştırmalarına özendirilmeli ve desteklenmelidir. Kamu politikalarının etkinliğinin artırılmasına katkı yapılabilmesi için kamu yönetimi akademisyenleri mutlaka politika yapım süreçlerine dahil edilmelidirler.

    5- Yerel yönetimlerin özerkliği özellikle idari ve mali alanda güçlendirilmelidir. Mevcut yetki ve kaynaklar doğrultusunda şeffaflaşma ve performans denetimi güçlendirilmelidir. 6- Avrupa Birliği hedefleri doğrultusunda kamu yönetimi birimlerinde idari kapasiteyi artırıcı çalışmalara hız verilmelidir. 7- Avrupa Birliği’nin temel hedefleri olan insan hakları, hukukun üstünlüğü ve yüksek çevre kalitesini sağlama doğrultusunda kamu yönetimi teşkilatında idari kapasiteyi artırıcı çalışmalara yönelik eylem planlarının oluşturulması ve sürdürülmesine önem verilmelidir. 8- Kamu kuruluşlarında insan kaynaklarının verimliliğinin artırılması konusunda yoğun bir çaba gösterilmelidir. Kamu personeli seçiminde liyakat ve nesnellik ilkeleri büyük titizlikle uygulanmalıdır. 9- Kamu politikalarının oluşturulmasında katılımcı/müzakereci yöntemlerin uygulanması politikaların benimsenmesini/meşruiyetini artırıcı bir etki sağlayacaktır. Kamu yönetiminde etik yaklaşımların benimsenmesi ve önemsenmesi, kamu yararının tesisi ve meşruiyetini de sağlayabilecek bir etki yaratacaktır. 10- Reformların sağlıklı ve eşgüdümlü işlemesi için Bakanlıklar üstü veya arası bir “reform birimi (Başkanlık, Kurul v.b adlarla olabilir)” oluşturulmalı; reform çalışmaları akademisyenler, STK’lar, özel sektör temsilcileri ile eşgüdümlü yürütülmelidir. 11- Türkiye’nin toplumsal, yönetsel ve siyasal sorunlarının çözümü için demokrasinin, hukuk devletinin, temel hak ve özgürlüklerin geliştirilmesi gereği devam etmektedir. 12- Türkiye’de kamu yönetimi sorunlarının özgün araştırmalarla belirlenerek, idari kültürümüz ve gereksinimlerimize uygun reform önerilerinin geliştirilmesi amacıyla kamu kurumları ile akademisyenler arasında işbirlikleri oluşturulmalı ve ülkemizdeki akademik birikimin kamu kurumlarının kapasitelerinin geliştirilmesi için kullanımını özendirici politikalar oluşturulmalıdır. 13- Bu yıl 13.sü düzenlenen Türkiye’nin en büyük kamu yönetimi platformu KAYFOR, kamu yönetimi sorunlarının ülke gündemine taşınması amacıyla stratejik konuların konuşulmasına olanak sağlayan geniş katılımlı toplantılarını sürdürecektir.