Etiket: Bil

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Yunanistan’a: “Haddini bil”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Yunanistan’a: “Haddini bil”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Yunanistan boş durmuyor, kuru sıkı atıyor. Kuru sıkı attığı ülke hangi ülke. Türkiye’ye bu tür laf atılır mı? Sen kiminle dalga geçiyorsun. Biraz kendine çeki düzen var, haddini bil. Haddini bilmezsen Türkiye’nin yapacağı bellidir. Güney Kıbrıs’ta iki tane camimizi sabote edip, bir taraftan Yunan bayrağını, öbür tarafta bir tane paçavra falan asıyorlar, bunları yaptığınız zaman bunlar karşılıksız kalır mı? Siz uyarılara da kulak asmıyorsunuz” dedi.

    Bir televizyon kanalında katıldığı programda soruları cevaplayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu.

    Yunanistan’ın son dönemde Türkiye’ye karşı tutumuna da cevap veren Erdoğan, “Haddini bilmezsen Türkiye’nin yapacağı bellidir” açıklamasında bulundu.

    Erdoğan, Ayasofya konusunda ise Danıştay’ın vereceği karara göre adım atacaklarının altını çizdi.

    COVİD-19 ile Türkiye’nin mücadelesine ilişkin bilgi veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin verdiği mücadele ile diğer ülkelerin mücadelesini kıyasladı. Türkiye’nin ekonomik büyümesini de sürdürdüğünü belirten Erdoğan, “İlk çeyrekte Türkiye dünyada bir numara. Büyümede 4,5 gibi bir oranı yakalamak suretiyle. Biz bu dönemde terörle mücadeleyi kesmedik, salgınla mücadelede de biz 102 ülkeye büyük kısmı hibe olmak üzere yardımlar gönderdik” diye konuştu.

    “Aşkım” dediği şehir hastanelerinden bahseden Erdoğan, pandemi sürecinde yapılan hastaneleri anlattı. Bu zamana kadar 11 şehir hastanesi yapıldığını, hastanelerin hava erişimi ile entegre oluşunun sağlık turizmine farklılık kazandıracağını belirten Erdoğan, “Bu bizim sağlık turizmini tetikleyecek. Sağlık turizmi ile mevsimlik turizmi açığımızı da kapatacağız. Şu anda bize yurt dışından hastalar gelmeye başladı. İstanbul Büyükşehir Belediye Belediyesi bizde olduğu zaman belediyemiz yapacaktı fakat belediye maalesef şu andaki malum zihniyete kaptırılınca, ‘bizim paramız yok, biz yapamayız’ dediler. Talimatı verdim, Ulaştırma Bakanlığımız hemen yolları yaptırdı. Metroyu da Ulaştırma Bakanlığımız yapacak” şeklinde konuştu.

    Erdoğan, konuşmasında maske, mesafe ve temizlik kuralına dikkat çekerek vatandaşlara uyarıda bulundu. Erdoğan, “Bu hafta sonu maalesef piknik alanlarında, yol kenarlarında, asker gidenler falan yaptıkları işler, bunlar doğru şeyler değil. Bu işin telafisi zor. Bu virüs farklı bir virüs. Her şeyi serbest bıraktık diye bu iş bitti anlamına gelmez. Bugünün rakamlarına baktığımız zaman vaka düştü 989’a. Vefat 18’e kadar inmişti, bu defa 19, fena sayılmaz. Yoğun bakımda 625, biz artık yoğun bakımın daha aşağı inmesini istiyoruz, entübelerin daha aşağı inmesini istiyoruz. Bugün iyileşenlerin sayısı iyi. Vefatı ne kadar sıfırlarsak daha mutlu olacağız. Sayın Trump’a bu akşam rakamları verince ‘ooo’ dedi” şeklinde konuştu.

    Derman ve Yiğit’ten müjdeli haber

    COVİD-19 salgını nedeniyle diğer ülkelerdeki rakamları hatırlatan Erdoğan, yapışık ikizler Derman ve Yiğit ile ilgili güzel haberler verdi. Erdoğan, “Bizde çok farklı seyretti, hala da böyle seyrediyor. Biz vatandaşlarımıza ilacında, tedavisinde ayrım yapmıyoruz. Yine ücretsiz veriyoruz. Eğer bu ülkenin Cumhurbaşkanıysam sorumluluğumun altında bu yatıyor. Kenarda köşede bir garip var, bir hasta var, ‘bırak ne olursa olsun’ diyemeyiz. 2 tane başı yapışık yavru, tersten yapışık, yaşları 2,5. Türkiye’de bunu kimlere gösterdiysek bir netice alamadık. ‘Bu ameliyatı İngiltere’de bir doktor yaptı’ dediler. Biz bu iki yavrumuzu, Antalyalı, bunları İngiltere’ye gönderdik. Bizden de iki doktor gönderdik. Bizden giden iki doktor da ameliyata girdiler, 42 kişilik ekip ile bu ameliyat gerçekleşti, hamdolsun bu yavrularımız başarılı geçen ameliyattan sonra, belki 15 gün, belki 1 ay içinde Türkiye’ye dönmüş olacaklar. Biz o iyi niyetimizle adımı attık, orada da bir Türk armatör, bir de Keşmirli, ikisi de dediler ki, ‘bedelini biz ödeyeceğiz’ dediler. Öyle olsa da olmasa da biz bu işi zaten üstlenmiştik. Bu yavruların ameliyatı böylece gerçekleşmiş oldu. Yani Türkiye bu” ifadelerini kullandı.

    Erdoğan, Derman ve Yiğit kardeşlerin ise çarşamba günü Türkiye’ye getirileceği müjdesini verdi.

    Yıl sonuna kadar 5 tane daha şehir hastanesi yapılacağını belirten ve 30 büyükşehrin tamamına şehir hastanelerinin yapılacağını ifade eden Erdoğan, “Ana muhalefetin başındaki zat ‘bunun hesabını ver’ diyor. Yapılan şey ortada. Devletin cebinden bir kuruş çıkmadan bu hastaneler yapılıyor. Siz bunu devletin bütçesinden yapsanız, sadece faizini yetiştiremezsiniz. Bunlar yatırım deyince akılları başka yerde” açıklamasında bulundu.

    Erdoğan, salgında hayatını kaybeden sağlık görevlilerine de rahmet diledi.

    “Yatırımların durması diye bir şey bizim kitabımızda yazmıyor”

    Türkiye’nin bu süreçte ekonomik çarklarını dönmeyi sürdürdüğünü belirten Erdoğan, “Yatırımların durması diye bir şey bizim kitabımızda yazmıyor. Bu yıl sonuna kadar biz 15 kadar daha baraj açılışı yapacağız. Bir de temelini atacağımız barajlar var. Ilısu Barajı’ndan bizim yıllık gelirimiz 1,5 milyar lira olacak. Veysel Eroğlu’nun adını oraya verdik. En önemli adımlardan bir tanesi savunma sektörüdür. Savunma sanayinde Türkiye ciddi bir sıçramanın içinde. Bunun içinde en önemli, SİHA’lar, İHA’lar, şimdi Akıncı geliyor. Bunlar olmamış olsaydı, biz terörle mücadelede beklenen başarıyı elde edemezdik. Sağlık sanayinde durmayacağız. Yerli ve milli solunum cihazını ürettik. Siparişler yoğun bir şekilde gelmeye başladı. 60 bin civarında sadece solunum cihazı siparişi var. Bir de aşı çalışması yapıyoruz. Bir de Sağlık Vadisi kuruyoruz. ODTÜ’nün çevresinde. Aşı, ilaç ve tıbbi cihazda dışa bağımlılığı bitirmemiz gerekiyor. Şu anda çalışmalar kök hücre, gen tedavisi, ilaç çalışmaları gibi alanlarda araştırma geliştirme yatırımlarımıza önem veriyoruz. Biz 5 milyon 500 bin kişiye biner lira sıkıntılı dönemde destek verdik. Buna bile muhalefet ‘ne verdiniz ki’ diyor. Bunun dışında ayrıca bizim bir çalışmamız daha var, sosyal dayanışma vakfı bu tür fakir fukaraya kaymakamlıklar vasıtasıyla maaş veriyor. O ayrı bir konu. Ama biz sadece bu süreç içinde biner lira 5,5 milyon verdik. Vefa Sosyal Destek Grubu ev ev dolaşarak gıda dağıtımı yaptılar. Biz önümüzdeki döneme yönelik de, ekonomide yatırımlarımızı artırarak girdiyi çok daha iyi bir noktaya taşıyıp, belki ikinci çeyrekte biraz sıkıntılı olacak ama 3-4’te bu işi toparlayacağız. Faiz aşağı doğru çekildi. Enflasyon da inşallah tekrar düşüşte. Yatırımcımıza diyorum ki, faiz aşağı çekildi, kamu bankaları destek veriyor, hadi bakalım, buyurun yatırıma” dedi.

    Fırsatçılarla ilgili önemli açıklamalarda bulunan Erdoğan, “Bu sahtekarlara, bu soygunculara karşı başta İçişleri Bakanlığımız olmak üzere, Maliye Bakanlığımızın özel ekipleri olmak üzere bunların üzerine gidiyorlar. Nerede bu tür şebekeler yakalanırsa gerekli hesap sorulacak. Piyasa bozucu faaliyetlerle mücadeleye sonuna kadar devam edeceğiz. Ülkenin ekonomik güvenliği konusunda gerekli mücadeleyi vereceğiz, bu da bir terördür” diye konuştu.

    “Biz dünyada dengeler üzerinde bir plan yapıyoruz”

    “Biz tespit edilmiş veya üzerinde çalışmaların yapıldığı alanların dışında birçok alanları farklı bir şekilde değerlendirerek fırsatı dönüştürmeyi hedefliyoruz” açıklamasında bulunan Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Putin ile yaptığı telefon görüşmesine ilişkin bilgi verdi. Erdoğan, “Sayın Putin’e, ‘Vatandaşlarınız artık Türkiye’yi özlediler, gelmek istiyorlar, önlerini açın, onlar Türkiye’ye gelsin’ dedim. Dün haber geldi, Türkiye’yi gidilebilecek destinasyonlar içine koymuşlar. Sayın Johnson ile bir görüşme yapmıştım, ona da söyledim, ‘Bak sen hem Türk’üm diyorsun, İngiltere’den Türkiye’ye gelecek turistler var, önünü açın da bunlar da gelsin’ dedim. Orası da Türkiye’yi destinasyonlarının içine koymuş. Şimdi Almanya direniyor. Koalisyon hükümeti malum, Türkiye’ye karşı nedense bir garip bir tavır var. Önümüzdeki günlerde Merkel ile görüşmemiz olacak, onunla da bunları konuşacağız. İnanıyorum ki, Almanya da Türkiye’ye gelmek isteyen turistlerin önünü kesemeyecek. Bir defa bu Schengen’e ters. Dünyada da turizm çok önemli bir görev, çekim alanı oluşturuyor. Bizim başka bir özelliğimiz daha var, Türkiye olarak halkının yüzde 99’u Müslüman olan bir ülkeyiz, ama biz dünyadan kopuk değiliz. Bir başka özelliğimiz var, ‘dünya 5’ten büyüktür’ diyerek yola çıktık, bunu söyleyerek biz dünyada dengeler üzerinde bir plan yapıyoruz. Bu plan, bir defa kimse ‘ben varsam başka kimse yok’ deme hakkına sahip değil. Sen varsan senin dışında 196 ülke var. Bir korona virüsü olayı yaşıyoruz, buyurun ne oluyor, güç kalmıyor. Bunu görmemiz lazım. Bunu görerek dayanışma kültürünü kavramamız lazım. Dayanışma kültürünü dünyaya biz korona olayında anlattık. 102 ülkeye bizim yardım elimiz uzandı, onların böyle bir şeyi olmadı. Bizim kadim tarihimizde böyle bir özellik var, bundan hareketle tüm dünyayı kucaklıyoruz. Elimizi tüm insanlığa uzatıyoruz, istiyoruz ki, tüm insanlık aynı ruhla çalışmaya devam etsin. Dünyada barış, özgürlük hakim olsun” şeklinde konuştu.

    “Hafter’e karşı da, Hafter’in yanında kim yer alıyorsa alsın onların karşısında duruyoruz”

    ABD Başkanı Trump ile yaptığı telefon görüşmesine ilişkin sorulan soruya cevap veren Erdoğan, Libya konusuna ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Erdoğan, “Bu akşam ki görüşmemiz bölgedeki gelişmelerle bağlantılı olarak bir özellik arz ediyor. Akşam saatlerinde bu görüşmeyi yaptık. Birinci derecede Libya konusu önem arz ediyordu. Onlar da Libya’daki gelişmeleri merak ediyorlar. Bizim Libya’da şu anda başarılı bir durumda olduğumuzu teyit etti. Arada aramızda latifeler oluyor, onlara girmeyelim. Dedi ki, ‘bu son durum nedir?’ Biz de bütün gelişmeleri anlattık. Son durum da bildiğiniz gibi, şu anda Türkiye burada BM’nin tanımış olduğu Serrac’ın destekçisi. Ama karşıda darbeci bir Hafter var. Biz bu desteğimizi sürdürüyoruz. Hafter’e karşı da, Hafter’in yanında kim yer alıyorsa alsın onların karşısında duruyoruz. Şu an itibariyle birçok yer geri alındı. Tarhuna bölgesi önemliydi, Fatiye Havalimanı önemliydi, orası alındı. Adeta Tunus’a dayanan kuzeydeki bir koridor tamamen Serrac’ın kontrolü altına girmiş oldu. Serrac’ın kontrolü altına girmesi Hafter’i çılgına döndürdü. Onlar kaçıyor, Serrac ve ekipleri kovalıyor. Şimdi Sirte’yi alma çalışmaları var” dedi.

    Libya’da bundan sonraki sürecin ne olacağı sorusuna cevap veren Erdoğan, “Bu akşam yaptığımız görüşmeden sonra ABD Türkiye arasında süreçle ilgili yeni bir dönem başlayabilir. Yaptığımız görüşmede bazı mutabakatlarımız oldu. Böyle bir adım belki olabilir. Bu arada Sayın Putin ile de görüşmem gerekecek, onunla da konuşacağım. Özellikle Kahire zirvesine Rusya’nın farklı bir şekilde katılması, orada Suudi Arabistan’ın, Abu Dabi yönetiminin, Fransa’nın, Ürdün’ün orada yer alıyor olması. Bunlar bizi üzen görüşmeler oldu. Hepsinden öte Rusya’nın orada bu şekilde yer alıyor olması hepsinin ötesinde. ‘Benim orada askerim yok’ türünde açıklamalar vardı. Bu arada 19 tane uçağı var, orada şu anda bulunuyor. Bunları kendileri ile konuşalım istiyorum. Ne gibi adımlar atarız bunun da planlamasını yaparız diye bir düşüncem var” şeklinde konuştu.

    ABD ve Rusya ile olan müzakerelerin gittiği yolda Hafter’e siyasi geçiş yolunda yer olup olmadığının sorulması üzerine Erdoğan, “Hafter her an sürecin dışına atılabilir. Gelişmeler onu gösteriyor” ifadelerini kullandı.

    Suriye’nin kuzeyinde PKK-YPG terör örgütü ile kol kola bir yapılanmanın ABD’deki yağma olaylarının arkasındaki örgütleyici güç olan ANTİFA ile ilgili ABD Başkanı ile ilgili yapılan görüşmede neler konuşulduğunun sorulması üzerine Erdoğan, “Kendisi de bu konunun farkında olduğunu, bu konu ile ilgili bizim onlara aktardığımız bilgileri kendi arkadaşlarından alacağını, ‘tekrar bir görüşme yapabiliriz’ dedi. Bu şekilde işi bağladık. ANTİFA konusuna hakim olduğunu söyledi. Orada bu FETÖ’nün mensubu olan bazı isimler var, o isimleri kendilerine aktardık. ‘Bu konularla ilgili gönderdiğiniz bilgileri de alacağım, gerekli çalışmaları yapacağım’ dedi” açıklamasında bulundu.

    “Yunanistan boş durmuyor, kuru sıkı atıyor. Biraz kendine çeki düzen var, haddini bil”

    Türkiye’nin Libya’nın deniz yetki alanlarındaki konumunun ortada olduğunu belirten ve Türkiye’nin bundan en ufak bir taviz vermeyeceğini söyleyen Erdoğan, Yunanistan’ın son dönemde Türkiye’ye karşı aldığı tavra cevap verdi. Erdoğan, “Biz geçmişte bizim ne sismik araştırma gemimiz vardı, ne sondaj gemimiz var. Bizim şimdi 3 tane sondaj gemimiz var, 2 sismik araştırma gemimiz var. Bunlar çalışmalarını sürdürüyorlar. Fatih de Karadeniz’de çalışma yapacak. Bunlar rahatsız ediyor tabi. Bizim sondaj gemilerimiz buraya geldiği zaman elini kolunu sağlayarak değil, fırkateynlerimizle beraber her türlü hazırlık içinde buraya geliyorlar. Kendinize çeki düzen verin, en ufak bir yanlışa girerseniz gereken yapılır. Yunanistan boş durmuyor, kuru sıkı atıyor. Kuru sıkı attığı ülke hangi ülke. Türkiye’ye bu tür laf atılır mı? Sen kiminle dalga geçiyorsun. Biraz kendine çeki düzen var, haddini bil. Haddini bilmezsen Türkiye’nin yapacağı bellidir. Güney Kıbrıs’ta iki tane camimizi sabote edip, bir taraftan Yunan bayrağını, öbür tarafta bir tane paçavra falan asıyorlar, bunları yaptığınız zaman bunlar karşılıksız kalır mı? Siz uyarılara da kulak asmıyorsunuz. Bu sefer de kalkıyorlar Ayasofya ile ilgili ‘sakın ha orayı camiye çevirmeyin.’ Türkiye’yi siz mi idare ediyorsunuz biz mi idare ediyoruz. Türkiye’nin kurumları var, böyle bir adım atılacaksa yetki sahibi bellidir. Karar verildikten sonra icra makamı gerekli adımı atar. Sizden izin almaya tevessül etmez. Şu anda icra makamına bile gerek yok, Sayın Bahçeli açıklama yaptı, bu ülkenin dinamiklerinde tutuşan, yanan bir şey var. Öyleyse şu anda biz hukuk devleti olarak Danıştay’ın vereceği kararı bekliyoruz. Kararını verdikten sonra atılması gereken adımlar atılır. Bizim şu anda yeni deniz yetki alanları dışında bir de kara var. Karada da atılan ve atılmakta olan adımlar var” dedi.

    ABD Başkanı Trump ile yapılan görüşmede S-400 ve F-35 konularının gündeme gelip gelmediği sorusuna cevap veren Erdoğan, “Gündeme gelmedi. Şu anda çalışma grupları oluşturduk. Sayın Trump ile bu akşam yaptığımız görüşmede onları oluşturduk. Dışişleri Bakanımız, Savunma Bakanımız, istihbarat ve özel danışmanlarımız bu çalışmayı yapacaklar” diye konuştu.

  • Kulu’da ‘Haydi Bil Bakalım’ bilgi yarışmasının finali yapıldı

    Konya’nın Kulu ilçesinde 20 ortaokulun 6. sınıf öğrencilerinin katıldığı “Haydi Bil Bakalım” bilgi yarışmasının finali yapıldı.

    Kulu genelinde bulunan 20 ortaokulun katılımıyla yapılan “Haydi Bil Bakalım” bilgi yarışmasının finali Kulu Anadolu Lisesi çok amaçlı konferans salonunda gerçekleştirildi. Final yarışmasında her gruptan birinci olan ortaokullardan Mehmet Akif Ersoy Ortaokulu, Tavşançalı İmam hatip Ortaokulu, Cumhuriyet Ortaokulu ve Beşkardeş Ortaokulu yarıştı. Finalist her gruba kapalı zarf içerisinde dağıtılan 20 sorunun sorulduğu yarışmada, Mehmet Akif Ersoy Ortaokulu 95 puan alarak birinci olurken, Cumhuriyet Ortaokulu ve Tavşançalı İmam Hatip Ortaokulu 80’er puan alarak ikinciliği paylaştı. Yarışmada birinci olan Mehmet Akif Ersoy Ortaokulu ileri bir tarihte Konya merkezde yapılacak olan “Haydi Bil Bakalım” yarışmasında Kulu ilçesini temsil edecek.

    İlçe Milli Eğitim Müdürü Sultan Ahmet Kaymak da, yarışmaya katılan öğrencileri tebrik ederek, çeşitli hediyeler verdi. Programa İlçe Milli Eğitim Müdürü Sultan Ahmet Kaymak, şube müdürleri, okul müdürleri, öğrenciler ve aileleri katıldı.

  • CHP Genel Başkan Yardımcısı Ağbaba’ya “haddini bil” tepkisi

    AK Parti Adıyaman İl Başkanı Mehmet Dağtekin, 10 Ekim Ankara Gar katliamının 3. yıldönümü dolayısıyla CHP’nin hazırladığı Adıyaman raporunu yeniden gündeme getiren CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba’ya “Haddini bil” diyerek tepki gösterdi.

    AK Parti İl Başkanın Mehmet Dağtekin, 10 Ekim Ankara Gar katliamını gerçekleştiren teröristlerin Adıyamanlı olduğuna dikkat çeken CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba’ya sert tepki göstererek açıklamalarda bulundu.

    Başkan Dağtekin, dışarıdan gelen ve bir süre Adıyaman’da kaldıktan sonra Ankara’da terör eylemini gerçekleştiren teröristleri sürekli olarak Adıyaman ile özdeşleştiren Veli Ağbaba’nın bu tutumunu manidar bulduğunu vurguladı.

    Ağbaba’nın Adıyaman’ı terörle özdeşleştirdiğini belirten Başkan Dağtekin, “Öncelikle bundan 3 yıl önce Ankara gar katliamında hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet yakınlarına sabırlar diliyorum. Rabbim bu tür acıları bir daha yaşatmasın. Elbette bu tür terör eylemlerinin tek amacı toplumsal huzur ve barışı hedef almaktır. Tüm ülkemizi acıya boğan terör eylemleri, başta biz siyasiler olmak üzere toplumun tüm katmanlarının kenetlenerek birlik ve beraberliği sağlaması gerekiyor. Ancak ana muhalefet partisinin bazı milletvekillerinin ise terör eylemleri üzerinde propaganda yapması, siyaseti ne derece kerih anlayışla yürüttüğünün bariz bir göstergesidir” dedi.

    Dağtekin şunları söyledi:

    “Son olarak CHP’nin Genel Başkan Yardımcısı ve Malatya Milletvekili Veli Ağbaba’nın, Ankara’da yaşanan katliamın 3. yılı dolayısıyla yaptığı açıklamalar, Adıyaman kamuoyunun muhayyilesinde derin yaralar açmıştır. Bilindiği gibi CHP Genel Merkezi kanlı terör örgütü DAEŞ’in terör eylemlerinden dolayı Adıyaman raporu hazırlamıştı. Bu rapora başlı başına Adıyaman raporu denilmesi bile bu zihniyetin toplumu nasıl ayrıştırdığının bir göstergesidir. Başkanımız ve liderimiz Recep Tayyip Erdoğan’ın dediği gibi terör nereden gelirse gelsin lanetlenmelidir. Terörün, dini yoktur, ırkı yoktur, milleti milliyeti yoktur, vatanı yoktur. İşte biz bu samimi duruş ve azimle terörle mücadele ediyoruz. Ağbaba’nın ise yaptığı tek şey, terörü illere göre kategorize etmektir. Sürekli olarak Adıyaman Raporu adı altında hazırladıkları dosyayı ısıtıp ısıtıp gündeme getiren Veli Ağbaba’nın bu yaklaşımı kabul edilemez. Elbette ana muhalefet partileri demokrasimizin vazgeçilmez unsurlarıdır. Her konuda muhalif bir duruş sergileyebilirler. Ancak il dışından gelerek, Adıyaman’da bir süre kaldıktan sonra Ankara’ya giden iki teröristin kanlı eylemi gerçekleştirmesini Adıyaman’a mal etme kimsenin hakkı da değildir, haddi de değildir. Veli Ağbaba’nın her fırsatta bunu gündeme getirmesi özellikle de Adıyaman özelinde bir propaganda yapması çok manidardır. En vahimi ise ülke gündemine Adıyamanımızı Adıyaman raporu adı altında sürekli olarak ilimizi terörle özdeşleştirmesi gayretinde olması hepimizi derinden yaralamaktadır. İşin ilginç tarafı ise söz konusu vekilin Adıyaman ziyaretleri esnasında sanki bizim hemşerimiz, Adıyaman’a sevdalı bir siyasetçi profili çizmesi ikiyüzlülüğün geldiği nokta açısından ibret vericidir. Bir yandan ’Adıyaman Raporu’ adı altında dosya hazırlayarak bulunduğu her platformda Adıyaman’ı terörle ve terörist il olarak lanse edeceksin ama öbür taraftan da Adıyaman’a gelerek sanki hiç bir şey olmamış gibi şovlar yaparak bir aymazlık içerisinde olacaksın.”

    CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba’yı tehlikeli söylemlerden vazgeçmeye davet ettiğini söyleyen Başkan Dağtekin, “Özellikle Adıyaman terör bölgesiymiş gibi bir algıya sebep olan Adıyaman raporu dedikleri rapordan hareketle bu ilin güzel insanlarına artık zarar vermemesini umut ediyorum. Bu yanlışlıklar Adıyamanımızın mütedeyyin ve birlik, beraberlik içerinde kardeşçe yaşayan vatandaşlarımızı Ağbaba’nın ayrıştırıcı bir dille sürekli gündeme getirmesini kabul etmemiz mümkün değildir. Bu söylemlerinden dolayı kendisini AK Parti, şahsım ve tüm Adıyaman kamuoyu adına kınıyorum” diye konuştu.

  • CHP’li İnce: “Hollanda haddini bil terbiyesizlik yapma”

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Yalova Milletvekili Muharrem İnce, “Biz CHP’nin milletvekilleri olarak, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti kiminle sorun yaşarsa Kapıkule’den sonra, Türk hükümetinin yanında oluruz. İster AK Parti ister MHP ister başka bir parti, Türkiye’yi kim yönetiyorsa, bizi yönetenlerin arkasında oluruz. Hollanda’yı, Almanya’yı bu davranışından dolayı kınıyorum” dedi.

    Anayasa Değişikliği referandumuna ilişkin Isparta’da 15 Temmuz Demokrasi ve Cumhuriyet Meydanı’nda miting düzenleyen İnce, şöyle konuştu:

    “Bir kavgadır gidiyor. Almanya ile Hollanda ile kavga. Biz CHP’nin milletvekilleri olarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti kiminle sorun yaşarsa Kapıkule’den sonra, biz Türk hükümetinin yanında oluruz. İster AK Parti ister MHP ister başka bir parti, Türkiye’yi kim yönetiyorsa biz bizi yönetenlerin arkasında oluruz. Hollanda’yı, Almanya’yı bu davranışından dolayı kınıyorum. Ama doğruları da size bir anlatayım. Hollanda’da bir seçim var mı? Türkiye’de bir seçim var mı? Var. Bu Hollanda tam bir AK Parti’li. Plan şu: Hollanda hükümeti Türk düşmanlığı yapacak. Bakanlara kötü davranacak. Kendi halkından oy alacak. Türk hükümeti ne yapacak? Milliyetçilik taslayacak. ’Bakın Almanya, Hollanda bize böyle yapıyor’ diyecek. İkisi de kazanacak.”

    Türkiye’nin saman, nohut, bezelye, inek ithal ettiğini belirten İnce, “Bizim bakanımızı büyükelçiliğe sokmuyorlar. Bu terbiyesizlik. Büyükelçilik toprağı aynı Isparta’da bu valilik meydanı gibi bizim toprağımızdır. Nerede olursa olsun büyükelçilik toprağı bizim toprağımızdır. Hollanda haddini bil. Bizim bakanımızı oraya sokmamazlık yapamazsın. Terbiyesizlik yapma” dedi.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Kılıçdaroğlu’na: “Haddini Bil Haddini”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Van’da konuşan Kılıçdaroğlu’na yanıt vererek, “Bizim kandan beslendiğimizi söylüyor. Haddini bil haddini. Ben halkımdan besleniyorum. Kandan beslenen birileri varsa 1960’da rahmetli Menderes’in ve iki arkadaşının idamına zemin hazırlayan CHP zihniyetidir, sizsiniz” dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Uluslararası Öğrenci Dernekleri Federasyonu (UDEF) ve Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) 9. Uluslararası Öğrenci Buluşması Final Programı’na katıldı. Sinan Erdem Spor Salonu’nu dolduran binlerce gence hitap eden Erdoğan, “Siz bu dayanışmanızla tüm dünyaya gerçek barış mesajı veriyorsunuz” ifadelerini kullandı.

    “BÖLDÜRMEYECEĞİZ BU VATANI BU HAİNLERE”

    Konuşması gençler tarafından tezahüratlarla sık sık kesilen Erdoğan, Güneydoğu’da süren operasyonlarda şehit olanlara rahmet dileyerek, “Güneydoğu’da ülkemizin birçok yerinde bu milletin vahdeti için, bayrağımızın şanlı şekilde dalgalanması için, vatanımızın 780 bin kilometrekarede bir ve bütün olarak kalması için, devletimizin bekası için şehit olan tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. ’Allah yolunda öldürülenlere ölüler demeyiniz. Onlar diridirler ama siz bilemezsiniz’ diyor ilahi ferman. Bizler de ’şehitler ölmez, vatan bölünmez’ diyoruz. Böldürmeyeceğiz bu vatanı bu hainlere. Bu fırsatı vermeyeceğiz” diye konuştu.

    “BU ZATIN SÖYLEDİKLERİNDE MEZHEPÇİLİK, IRKÇILIK, TERÖR VAR”

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun başkanlık sistemi ile ilgili sözlerini eleştiren Erdoğan, “Çıkmış bir tanesi dünyanın değişik yerlerinde ’başkanlık sisteminin gelmesi için kan gerekir kan’ diyor. Bunda 3 unsur var. Bunların bir tanesi mezhepçilik unsurudur, ikincisi ırkçılık unsurudur, üçüncüsü terör unsurudur. Bu zatın söylediklerinde bu üç unsurun tamamı var. Bunlar kandan besleniyorlar. Aynen bölücü terör örgütünün uzantıları gibi. Bunlarda da bu hava esmeye başladı, herhalde oraya imrendiler. Baktılar bu iş sandıkla olmuyor, girdiği her seçimde aldığı netice ortada. Şimdi ’acaba kanla netice alır mıyız?’ buna bakıyorlar. Alamayacaksın. Bu milletin üstüne çıkamazsın, millet ne derse o olacak. Halk ne derse o olacak, Hak ne derse o olacak” şeklinde konuştu.

    “İNSAN HAKLARI BEYANNAMESİNİ KALEME ALANLAR, İNSANLIK SINAVINDAN KALMIŞ DURUMDALAR”

    Türkiye’de eğitim alan uluslararası öğrencilerin dünyanın yaşadığı en büyük insani dramlardan birine de şahit olduğunu söyleyen Erdoğan, “Suriye’de 6 yıldır kardeşlerimiz acımasız bir rejim tarafından hunharca katlediliyor. Bugüne kadar yaklaşık 600 bin masum insan varil bombaları ile, balistik füzelerle, kimyasal silahlarla öldürüldü.13 milyon Suriyeli evinden oldu. Rejim tarafından desteklenen DAİŞ, PYD gibi terör örgütleri işgal ettikleri bölgelerde soykırım uyguladı. Tüm bunlar dünyanın gözü önünde yaşanıyor. Türkiye olarak krizin ilk günlerinden itibaren Suriyeli kardeşlerimizi yalnız bırakmadık. Onlara kapılarımıza açtık, açmaya da devam edeceğiz. Soframıza bir tabak da onlar için koyduk. Bugün 3 milyon Suriyeli ve Iraklı muhacire sahip çıkıyoruz. Rabbim de bu paylaşmanın bereketini kat kat veriyor. Kişi başına düşen gelirleri bizden kat be kat fazla olan pek çok ülke rahatlarını bozmamak için bu drama kayıtsız kalıyor. Sınır kapılarımızda derme çama barınaklarda, denizlerde yaşanan insanlık dışı manzaraları sizler de bizim gibi yüzünüz kızararak izliyorsunuz. İnsan hakları beyannamesini kaleme alanlar, bugün en temel insanlık sınavından sınıfta kalmış durumdalar. Dün Bosna’da bu imtihanı verememişlerdi, bugün de Suriye’de, Libya’da, Yemen’de veremiyorlar. Ruanda’da insanlar katledilirken kılını kıpırdatmayanlar benzer bir kayıtsızlık içindeler. Ortadoğu için demokrasi karnesi hazırlayanlar, kendi karnelerindeki kırıkları gündeme getirmiyor” açıklamalarında bulundu.

    “DAİŞ EYLEMİNE VERDİĞİNİZ TEPKİYİ, NİYE PKK, DHKP-C, YPG SALDIRILARI KARŞISINA ESİRGİYORSUNUZ”

    Konuşmasında Avrupa ülkelerine terör tepkisi gösteren Erdoğan, “Terör örgütlerinin, eli kanlı katillerin hak ve hukuklarını savundukları kadar, bunların elinde can veren masumların hakkını savunmuyorlar. Terör örgütüne başkentini açmanın, teröristlere çadır kurdurmanın özgürlükle ne ilgisi var. Eli kanlı caniler ne zamandan beri siyasi sığınmacı oldu. DAİŞ’in eylemelerine verdiğiniz tepkiyi niye PKK, DHKP-C, YPG saldırıları karşısında esirgiyorsunuz. Madem siyasi idamlara karşınızız neden birkaç gün önce şehit edilen Motiur Rahman Nizami’nin idamına sessiz kaldınız. Avrupa’dan bir ses çıktı mı? Avrupa’dan bir haykırış çıktı mı? Bunun adı çifte standart değil mi? Biz bunları söylediğimizde beyefendiler rahatsız oluyorlar. Tayyip Erdoğan hemen diktatör oluyor. Rahman’ı idam edenler diktatör olmuyor” ifadelerini kullandı.

    “BİZİM KANDAN BESLENDİĞİMİZİ SÖYLÜYOR, HADDİNİ BİL HADDİNİ”

    CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun Van İl Başkanları toplantısında kullandığı sözlere de yanıt veren Erdoğan, şunları söyledi;

    “Van’da il başkaları toplantısında konuşan zat şahsıma karşı yine ne yazık ki alçakça bir ifade kullandı. Bizim kandan beslendiğimizi söylüyor. Haddini bil haddini. Ben halkımdan besleniyorum. Kandan beslenen birileri varsa 1960’da rahmetli Menderes’in ve iki arkadaşının idamına zemin hazırlayan CHP zihniyetidir, sizsiniz. Siz kime anlatıyorsunuz. Medya güçlerini, gazetelerdeki tetikçilerini kullanarak bizi karalamaya, itibarsızlaştırmaya çalışıyorlar. Onların itibar suikastleri bizi yıldırmaz. Onların iftiraları, hakaretleri bizi hakkı ve hakikati ayırmakta alıkoymaz. Biz mazlumlara sahip çıkmaya, diklenmeden dik durmaya, doğruluğun tarafında durmaya devam edeceğiz. Çünkü biz kuvvetimizi medyadan, sermayeden değil seccadelerini gözyaşları ile ıslatan mazlumların dualarından alıyoruz. Onların hayır duaları bizimle olduğu sürece bu kutlu yolda yürümeye devam edeceğiz.”

    “ÜLKEMİZİN BAŞARILI ÇOCUKLARI PARALEL İHANET ÇETESİ TARAFINDAN KANDIRILDI”

    Konuşmasında gençlere paralel yapı uyarısında bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aklınızı ve kalbinize asla birilerine kiraya vermeyin. Bazı maalesef tabanı ibadet, ortası ticaret, tavanı ihanet olanlar var. Sakın onların düştüğü oyuna düşmeyin. Akıllarını kiraya verenlerle beraber sakın olmayın. Vicdanınıza ipotek konulmasına kesinlikle müsaade etmeyin. Unutmayın yanlışın en tehlikelisi doğruya en yakın olandır. Sureti haktan görünenler fark edilmesi en zor olanlardır. Maalesef biz bu konuda son dönemde büyük sıkıntılar yaşadık. Ülkemizde 40 yıl boyunca devlet içinde gizli şekilde örgütlenen hizmet, eğitim, yardım diye insanı kandıran bir yapı, en büyük zararı gençlerimize verdi. Uzun dönem ülkemizin başarılı çocukları paralel ihanet çetesi tarafından kandırıldı, kullanıldı. 2.5 yıldır bu örgütle yoğun mücadele içindeyiz. Bir taraftan örgütün devlet yapımızda yaralarını sarmaya çalışıyoruz, diğer taraftan dünyanın her yerinde bu çetenin kirli yüzünü deşifre ediyoruz. Dünyanın farklı yerlerinde her fırsatı ülkemizi karalamak için kullanan bu şer şebekesine asla prim vermemenizi bekliyorum. Bu yapının teşkilatlarına karşı hakkı ve hakikati anlatacak olan sizlersiniz” dedi.