Etiket: Bestekar

  • İBB, ünlü bestekar Alaeddin Yavaşça’nın adını şehir hatları vapurunda yaşatacak

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi, ünlü bestekar ve devlet sanatçısı Prof. Dr. Alaeddin Yavaşça’nın adını şehir hatları vapurunda yaşatacak.

    İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi Ekim ayı olağan toplantısını gerçekleştirdi. Toplantıda ünlü bestekar ve devlet sanatçısı Prof. Dr. Alaeddin Yavaşça’nın adının şehir hatları vapurunda yaşatılması teklifi görüşüldü. İBB Meclisi, ünlü bestekar ve devlet sanatçısı Prof. Dr. Alaeddin Yavaşça’nın isminin İBB iştiraki şehir hatlarına ait bir vapura verilmesi teklifini oy birliğiyle kabul etti. Böylece Türk müziğinin yaşayan çınarlarından biri olan Yavaşça’nın ismi, her gün iki kıta arasında binlerce yolcuya hizmet veren yolcu gemisinde yaşatılacak.

    Prof. Dr. Alaeddin Yavaşça Kimdir?

    Alaeddin Yavaş.a, 1 Mart 1926 yılında Kilis’te dünyaya geldi. Kilis Kemaliye İlkokulu ve Kilis Ortaokulunu bitirdikten sonra lise birinci sınıfı yatılı olarak Konya Lisesinde başlayıp, 2 ve 3. sınıfları İstanbul Erkek Lisesinde birincilikle tamamlayıp 1945’de mezun oldu. İstanbul Üniversitesine giriş imtihanını kazanarak Tıp Fakültesine başladı. 1951 yılında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun oldu. Birçok hastanede doktorluk ve yöneticilik yaptı. Türk müziğine yüzlerce beste, saz eserleri, ilahi formunda yaptığı çalışmalarla yeri doldurulamaz katkı sunan değerli sanatçı bugüne kadar 300’e yakın ödüle layık görüldü.

    600’ü aşkın bestesi bulunuyor

    Prof. Dr. Alaeddin Yavaşça’nın musiki hayatı, ilkokul sıralarında daha 8 yaşındayken Batı musikisi keman dersleri ile başladı. Türk musikisiyle ciddi anlamda tanışması, İstanbul erkek lisesinde öğrenim gördüğü yıllara rastlar. Tıp Fakültesi yıllarında üniversite korosu çalışmaları ve koronun solistliğini yapması, kendisine radyonun kapılarını da araladı. 1950 yılında radyo sanatçılığı imtihanını kazanıp, İstanbul radyosu ailesine katıldı. İlk eserini 1951 yılında bestelemiş olan Alaeddin Yavaşça’nın dini ve din dışı, saz ve söz eseri olarak 600’ü aşkın bestesi bulunuyor. Ayin-i şeriften, çocuk şarkısına uzanan geniş bir bestekarlık yelpazesine sahip olan Yavaşça, Amerika, İngiltere, Almanya gibi birçok ülkede konserler verdi. Alaeddin Yavaşca’ya Gaziantep Üniversitesi, Elazığ Fırat Üniversitesi, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, İTÜ ve Erzurum Atatürk Üniversitesince Fahri Doktora Unvanı verildi. Yavaşça, 1991 yılında devlet sanatçısı olarak ödüllendirildi.

  • Tedavi gören ünlü bestekar Alaeddin Yavaşça’ya hemşehri morali

    Türk Sanat Müziğimizin yaşayan çınarı Kilisli Devlet Sanatçısı Ünlü Bestekar Prof. Dr. Alaeddin Yavaşça’yı hemşehrileri tedavi gördüğü hastanede ziyaret ederek geçmiş olsun dileğinde bulundu.

    Bodrum’da bulunan yazlığında 5 Ağustos’ta hastalanıp ambulansla hastaneye kaldırılan ünlü bestekar ve söz sanatçısı Alaeddin Yavaşça’nın, bir süre sonra getirildiği İstanbul’daki özel bir hastanede tedavisine devam ediliyor. Sağlık durumunu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Binali Yıldırım’ın da yakından takip ettiği Kilisli Devlet Sanatçısı Alaeddin Yavaşça’yı, hemşehrileri yalnız bırakmadı. Kilis Valisi Mehmet Tekinarslan, Kilis Belediye Başkanı Hasan Kara, İstanbul- Kilis Vakfı Başkanı Yaşar Aktürk ve yönetim kurulu üyelerinden oluşan heyet, ünlü sanatçıyı tedavi gördüğü hastanede ziyaret etti. Ziyaret nedeniyle moral bulduğunu belirten ünlü bestekar Yavaşça, Kilis’in her zaman gönlünde olduğunu ifade ederek, “Kilis benimledir. İnşallah, bu sevgiler taşındıkça, bütün Kilisli gençlere yayılır. Hepinizi çok öpüyorum” dedi.

    Yavaşça, Kilisli hemşehrilerine hasta olmasına rağmen bir dörtlük mırıldandı.

    Kilisliler de yaşlılığa bağlı yüksek tansiyon ve ateş gibi rahatsızlıkları bulunan Yavaşça’ya geçmiş olsun dileklerini iletti.

  • Ünlü bestekar Yavaşça, hastaneye kaldırıldı

    Muğla’nın Bodrum ilçesinde yaşayan ünlü bestekar Prof. Dr. Alaeddin Yavaşça, yaşlılığa bağlı sağlık sorunlarından dolayı hastaneye kaldırıldı. Bodrum Devlet Hastanesinde tedavisi devam eden Yavaşça’nın durumunun iyiye gittiği solunum ve tansiyon sıkıntısından dolayı hastaneye kaldırıldığı öğrenildi.

    Bodrum Turgutreis Mahallesi’nde yazlığı bulunan ve bir süredir burada yaşayan Ünlü bestekar 91 yaşındaki Prof. Dr. Alaeddin Yavaşça, yazlığında aniden fenalaşınca hastaneye kaldırıldı. Ambulansla Bodrum Devlet Hastanesine kaldırılan Alaeddin Yavaşça’nın durumunun iyi olduğu öğrenildi.

  • Şanlıurfalı bestekar son yolculuğuna uğurlandı

    Şanlıurfalı bestekar Abdullah Balak, son yolculuğuna uğurlandı.

    Bir süredir tedavi gören Abdullah Balak, hastalığına yenik düştü. Balak, bugün öğle namazını müteakip Şanlıurfa Yeni Aile Mezarlığında sanat camiasından birçok ismin katılımıyla sevenlerinin omuzlarında son yolculuğuna uğurlandı. Balak ailesinin taziyeleri Balak Camii’ndeki taziye evinde kabul edeceği öğrenildi.

    Şanlıurfa’nın müzik kültürüne eşsiz değerler katan, yaşamını Şanlıurfa müziğine adayan, “felek sen ne feleksen, fadile, eminem, cemilem, kardaş dala konaram, ceylan” gibi 28 besteyi müzik yaşamına sığdıran Abdullah Balak, İbrahim Tatlıses başta olmak üzere birçok ünlü sanatçıya beste verdi.

  • Avukat, ses sanatçısı ve bestekar annenin otistik oğluyla örnek mücadelesi

    Adanalı avukat İkbal Özlem Arıoğlu, oğlunun otistik olduğunu öğrendikten sonra hayata daha sıkı sarılarak gösterdiği çaba ile dikkat çekiyor. Aynı zamanda ses sanatçısı ve bestekarlık da yapan Arıoğlu, otistik oğlunun sesini dünyaya duyurmak için dernek kurdu. Arıoğlu, engelliler yararına düzenlenen defilede oğluyla birlikte sahne aldı.

    Avukat bir ailenin kızı olan İkbal Özlem Arıoğlu (46), 23 yıl önce avukat İshak Arıoğlu (48) ile dünya evine girdi. Çiftin bu evlilikten Serhan (19) ve Arhan (10) isimli iki çocuğu dünyaya geldi. Ancak Serhan’a 2 yaşındayken otizm teşhisi konulmasının ardından ailenin yaşantısı tamamen değişti.

    Kendini oğlunun sağlığına adayan Anne İkbal Özlem Arıoğlu, Adana Otizm Derneği’ni kurdu. Bu dernek sayesinde tüm dünyadan insanlara ulaşmaya çalışan Arıoğlu, geçtiğimiz yıl düzenlenen “Engel Olma Destek Ol” defilesinde oğlu ile birlikte sahneye çıkarak takdir topladı.

    “Hayatım oğluma teşhisten sonra değişti”

    Aynı zamanda ses sanatçısı da olan Arıoğlu, oğluna otizm teşhisi konulduktan sonra tüm hayatını oğluna göre yeniden planladığını belirtti. Arıoğlu, yaşadığı süreci şu şekilde anlattı:

    “1998’de ilk oğlum Serhan dünyaya geldi. 2 yaş 9 aylıkken oğluma otizm teşhisi konuldu. O andan itibaren hayatımız değişti. Çünkü otistik bir çocuk ile karşı karşıya gelmiştik. Sanki o tanıdığımız çocuğumuz elimizden alınıp bambaşka bir çocuk bize verilmişti. Bunun acısını yüreğimde hissetmiştim. Bu konu hakkından hiçbir şey bilmiyordum. Elimize sadece bir kitap ve film verilmişti. Ben daha sonraki yaşam biçimimi tamamen Serhan’a göre ayarladım. Adana’da otizm ile ilgili bir boşluk gördüğüm için Adana Otizm Derneği’ni kurmuştum daha sonra Adana Otizm Sağlıklı Yaşam Spor Kulübü ile birlikte çalışmalarımızı devam ettirmeye başladık” dedi.

    “Eğitimle atlatılabilecek bir engel değil”

    Dernek faaliyetleri kapsamında dünyanın birçok ülkesindeki eğitimci ve doktora ulaştığını kaydeden Arıoğlu, şunları söyledi:

    “Bu dernekte çok ciddi çalışmalar yaptım. 2 sene gibi zaman diliminde ikinci çocuğumu da kucağıma aldığım ve emzirdiğim halde eşimin de ciddi katkısıyla yurt dışından birçok eğitimci hekim ve bu konuda alternatif tedavilere ismini yazmış insanla muhatap oldum. Şu anda otizm konusu meydana geldiğinde beni arayıp manevi bağ kuran insanlar var, onları çok seviyorum. Otizm sadece eğitimle atlatılabilecek bir engel değil.”

    “Engel Olma Destek Ol” defilesi

    Geçtiğimiz yıl nisan ayında düzenlenen “Engel Olma Destek Ol” defilesi hakkında da bilgi veren İkbal Özlem Arıoğlu, “O da gazeteci arkadaşlarımızın öncülüğünde ortaya çıkan bir projeydi. Oğlum ile sahneye çıktım. Hala söylerken tüylerim diken diken oluyor. Ben gerçekten çok ama çok mutlu oldum. Oğlum o defileden beri çok aşama kaydetti” diye konuştu.

    “Şarkı söyleyerek sesimi duyuruyorum”

    Şarkıcılığı ile de sesini duyurup otistik çocukların ailelerine destek olmayı hedeflediğini anlatan Arıoğlu, “Zaten içimde hep şarkıcı olma isteği vardı. İlk olarak yerel kanallarda müzik programlarına çıkmaya başladım. Daha sonra insanların beğenisini kazanınca dostlara özel eski sanat müziklerinden oluşan bir albüm çıkarttım. Sonra çok beğenildiği için kendi kendime besteler yapmaya başladım. 50’nin üzerinde bestem var. Son çıkan “Sihir Gibisin” adlı albümümde de sihir gibi bir çalışma yaptığımı düşünüyorum. Hem hayalimi yerine getirdim. Hem de bu çalışmaları sesimi duyurabilmek, otistik çocukların ailelerin yardımcı olmak ve bu dernek kulüplere de katkım olsun istedim. Engelliler platformlarında sahne aldım” ifadelerini kullandı.