Etiket: Besmele

  • “41 Besmele” sergisi

    Bursa Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki BUSMEK’in ’41 Besmele’ sergisi Tayyare Kültür Merkezi’nde açıldı.

    Geleneksel el sanatlarını yaşatmak adına hayat boyu öğrenme ilkeleriyle çalışmalarını sürdüren Bursa Büyükşehir Belediyesi Sanat ve Meslek Eğitim Kursları (BUSMEK) hüsn-i hat branşı usta öğretici ve öğrencilerinin el emeği eserleri Tayyare Kültür Merkezi’nde sergilendi. ‘41 Besmele’ sergisinin açılışını, Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Şükrü Köse yaptı. Köse, BUSMEK’in Türk İslam sanatlarında 2017-2018 eğitim döneminde hat, tezhip, ebru branşlarında 13 grupta 305 kursiyer ile eğitim öğretimlerini sürdürdüğünü söyledi.

    Sergide hattat Kasım Kara ve hattat Özay Altın ile ebru sanatçısı Elif Aydın, nahhat Ali Mutlu, müzehhibe Müzeyyen Topal, müzehhip Muammer Çelik, hattat Elif Gürkan Yeşilırmak ve öğrencilerinin eserleri bulunuyor. Tayyare Kültür Merkezi’ndeki 41 Besmele Sergisi 9 Aralık Cumartesi gününe kadar ziyaret edilebilir.

  • Erdoğan besmele ve Fatiha ile geri döndü

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 998 gün önce aynı salonda ayrıldığı partisine yine aynı salonda düzenlenen olağanüstü büyük kongre ile geri döndü. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Rabbim ömür ve imkan verdikçe milletimize hizmet yolunda çalışmayı sürdüreceğiz” dedi.

    AK Parti Olağanüstü Büyük Kongresinde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kürsüsünde bu sefer Cumhurbaşkanlığı Forsu değil, AK Parti logosu vardı. AK Parti’nin 16 yıllık icraatlarını özetleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu uzun, meşakkatli, sabır gerektiren yolculukta elbette yorulanlar, elbette yolunu kaybedenler oldu, elbette çeşitli sebeplerle geride kalanlar oldu ama AK Parti olarak bizim ne menzilimiz değişti, ne kararlılığımız değişti, ne de milletimizle aramızdaki rabıta zayıfladı” dedi.

    “Rabbim ömür ve imkan verdikçe milletimize hizmet yolunda çalışmayı sürdüreceğiz” açıklamasında bulunan Erdoğan, bu yolun kutlu bir yol olduğunu ifade etti. Erdoğan, “Kim dönerse dönsün, biz dönmeyiz bu yoldan. İster Kasım 2002’de olduğu gibi Meclise sokmasınlar, ister 2008’de olduğu gibi partimizi kapatmaya çalışsınlar, ister 2013’te olduğu gibi sokakların altını üstüne getirsinler, 15 Temmuz’da olduğu gibi darbe yapıp canımıza kastetsinler, ne yaparlarsa yapsınlar biz bu yoldan dönmeyeceğiz. Allah’a can, milletimize hizmet borcumuzdan başka, kimseye eyvallahımız yoktur, olmayacaktır” diye konuştu.

    Erdoğan, “Yarın milletimizin karşısında boynumuz bükük mahcup durmaktansa bugün içerideki ve dışarıdaki alçakların karşısına dimdik dikilerek kaderimiz neyse ona rıza gösteririz” ifadelerini kullanarak ölümden öte yol olmadığını söyledi. Türk milletine seslenen Erdoğan, “Eğer bu kardeşinizin ülkesinin ve milletinin hayrına olmayan en küçük bir tavrını, icraatını, sözünü duyarsanız bugüne kadar yaptığı her şeyi bir kenara bırakın ve gereğini yapın. Böyle bir yanlışın içine düşen Tayyip Erdoğan’ın tüm hakları size helaldir. Ben de şimdi milletimden helallik istiyorum” şeklinde konuştu.

    “En büyük teşekkürü, en büyük şükranı, en büyük takdiri 80 milyonun tamamıyla milletimiz hak ediyor”

    Kurulduğu 2001’den bugüne kadar AK Parti teşkilatında görev almış tüm partilileri selamlayan Erdoğan, hayatını kaybedenlere rahmet diledi. “Hanım kardeşlerim, sizlere ayrı bir hitabım olacak. Türkiye’de hanımları siyasetin asli unsuru haline getirmiş bir partinin kurucusu olarak ilk günden beri siz hanım kardeşlerimle beraber olmanın, yürüyor olmanın memnuniyeti ile şükranlarımı sunuyorum. Gençler, siyasete gençlik kollarında başlamış birisi olarak sizlerin bu parti için ne kadar önemli olduğunu çok iyi biliyorum. Seçilme yaşını 18’e düşürürken bunu laf olsun diye yapmadık. Her seçimde, her kademede gençlerimize verdiğimiz sözleri yerine getireceğiz. Elde ettiğimiz tüm başarılarda hanımlarımızın ve gençlerimizin çok büyük payı var. AK Parti; yolu da, kaderi de ülkemizle ve milletimizle bütünleşmiş bir partidir. Sınırlarımız ötesinde ve içinde görev yapan kahraman askerlerimize teşekkür ediyorum, evimizin, mahallemizin güvenliğinden küresel suç faaliyetlerine kadar geniş bir alanda bizim huzurumuz için görev yapan polislere teşekkür ediyorum. Terör örgütleri ile mücadelemize katkı sağlayan güvenlik korucularımıza teşekkür ediyorum. Hangi kurumda hangi konumda nerede görev yaparsa yapsın ülkemizin ve milletimizin büyümesi, gelişmesi, kalkınması için emek veren tüm kardeşlerime teşekkür ediyorum. En büyük teşekkürü, en büyük şükranı, en büyük takdiri 80 milyonun tamamıyla milletimiz hak ediyor. Bize güvendiği, inandığı, destek verdiği için milletimin her bir ferdine yürekten teşekkür ediyorum. 19 Mayıs’ı geride bıraktık. Gençliğin dinamizmi ile geleceği buluşturduk. 8 gün sonra İstanbul’un fethinin 564. yıldönümü. Coğrafyamızdaki ilk devletimizi kuran Süleyman Şah’tan Osman Gazi’ye, Fatih Sultan Mehmet Han, Gazi Mustafa Kemal’e kadar bu toprakları vatanımız haline getiren tüm abide isimleri rahmete yad ediyorum” dedi.

    “Bugün bir kez daha besmelemizi çekiyor, Fatiha’mızı okuyoruz, yeni bir başlangıç yapıyoruz”

    Bundan yaklaşık 3 yıl önce AK Parti Genel Başkanlığını bıraktığı kongreyi hatırlatan Erdoğan, “27 Ağustos 2014 tarihinde bu salonda sizlere ‘her bitiş yeni bir başlangıçtır’ diyerek, helalleşerek ayrılmıştık. Hatırlayın o günü. Bu sadece hukuki bir ayrılıktı. Gönüllerimiz hiçbir zaman ayrı düşmedi. Sevinçlerimizi de hüzünlerimizi de hep tek yürek, tek kalp olarak yaşadık. Şimdi de 998 gün sonra yine aynı salonda ‘nerede kalmıştık’ diyerek yeniden bir aradayız. Cumhurbaşkanlığına aday olurken bunun bir Fatiha olduğunu, yeni bir başlangıç olduğunu söylemiştik. Bugün bir kez daha besmelemizi çekiyor, Fatiha’mızı okuyor, daha büyük hedefler için, daha çok çalışmak için yeni bir başlangıç yapıyoruz. Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla, alemlerin rabbi Allah’a hamdolsun. O rahmandır, rahimdir. O ki, din gününün sahibidir. Ancak sana ibadet eder, ancak senden yardım dileriz. Bizi doğru yola ilet, bizi kendisine nimet verdiklerinin yoluna ilet. Gazaba uğrayanların, sapkınların yoluna değil. Amin. 16 yıl önce çıktığımız bu kutlu oyda sadece Rabbimizden yardım istedik, milletimizden destek talep ettik. Milletimizin dudaklarından dökülen hayır dualarına en az sandıkta kullandığı oy kadar önem verdiğimiz için sürekli büyüyerek bu günlere geldik. Gönül kazanmayı oy kazanmak kadar önemli gördüğümüz için içeride ve dışarıda maruz kaldığımız onca saldırıya rağmen dimdik ayakta durabildik. ‘İnsani yaşat ki devlet yaşasın’ anlayışına sarıldığımız için zor zamanlarımızda milletimizi yanımızda bulduk. Bu ülkede güvenlik kaygıları ile demokrasi taleplerinin aynı anda karşılanabileceğini gösterdiğimiz için 81 vilayetimizin tamamında karşılık bulan tek parti olduk. Ülkemizin tamamına hizmet ettik, ayrımcılık yapmadık. Eğitimden sağlığa, adaletten emniyete, ulaşımdan enerjiye, sanayiden haberleşmeye tüm hizmetleri götürmek suretiyle herkesi birinci sınıf vatandaş haline getirdik. Türkiye’nin gücünü ve imkanlarını kendi vatandaşları ile birlikte dünyanın her yerindeki mazlumlara ve mağdurlara kucak açmaya yettiğini gösterdiğimiz için nereye gitsek muhabbetle karşılanıyoruz. Muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkmış Türkiye idealinin ancak tarihimize, kültürümüze, değerlerimize, ecdadımızın hatıralarına sahip çıkarak hayata geçirebileceğini ispatlayarak milletimizin her kesimine ulaştık. Eğer 16 yıl sonra dahi hala ‘AK Parti nedir’ diye soranlar varsa, AK Parti işte budur” diye konuştu.

    “AK Parti demokrasinin teminatıdır, AK Parti değişimin teminatıdır”

    “Büyük kongrelerimiz hasret giderme ve parti organlarında görev alacak arkadaşlarımızı belirlemenin yanında muhasebe ve murakabe yapmanın da vesilesidir” diyen Erdoğan, AK Parti’nin kuruluşundan bu yana geçen zamanı ve yapılan hizmetleri özetledi. Türkiye’de kuruluşu tepeden tabana doğru değil, tabandan tepeye doğru gerçekleştirilmiş ilk ve tek partinin AK Parti olduğunu kaydeden Erdoğan, “AK Parti bunun için milletin partisidir. Kuruluşumuzdan bu yana geçen 16 yılda milletimizin emanetinin hakkını vermenin gayreti içinde olduk. Dünyada normal demokratik düzen içinde faaliyete başlamasından 16 ay gibi kısa bir süre sonra iktidara gelen çok az parti örneği vardır. Bu bizim sorumluluğumuzu daha da artırmıştır. Milletimizin AK Parti’yi kısa sürede sahiplenmesinin sebebini bizler önceki dönemlerde yaşanan hadiselere baktığımızda daha kolay anlayabiliriz. 1990’lı yıllar boyunca yaşanan hadiseler her biri ülkemizin demokrasisi, ekonomisi üzerinde ne yazık ki oluşturulan yıkıcı tahribatlara yol açmıştır. Hatırlayın o günleri, üst üste yaşadığımız krizler sebebiyle ekonomimiz batmıştı, kuyrukları hatırlayın. En ağırı 28 Şubat müdahalesi sebebiyle demokrasimiz ağır yaralar almıştı. Vesayet güçlerinin kıskacındaki siyasi partilerin milli irade ile irtibatları tamamen kesilmişti. Devlet ile siyaset ve siyaset ile ahlak arasındaki ilişki kirlenmişti. Milletimiz istikrar istiyordu, güven istiyordu, huzur istiyordu. İnancından kıyafetine, dilinden meşrebine her konuda özgürlük istiyordu. Milletimiz hizmet istiyordu, yatırım istiyordu. Milletimiz yarınından kaygı duymak değil, geleceğinden emin olmak istiyordu. Milletimiz devletinin vesayet güçlerine değil, kendisine hizmet edilmesini istiyordu. Biz Allah’tan başka hiçbir gücün önünde eğilmedik, eğilmeyiz. Bu böyle biline. AK Parti milletimizin tüm bu taleplerini, beklentilerinin bir tezahürü olarak ortaya çıkmıştır. İlk günden beri siyasetteki yerini hep milletin durduğu yer olarak tarif etmiştir. Kasım seçimlerinde partimiz yüzde 34 oy ile Mecliste 365 milletvekilliği elde ettiğinde milletimizin neredeyse tamamı rahatlamış, geleceğe ümitle başladığını gördük. Her seçime milletimizin bu umudunu tazeleyerek girdik. AK Parti’yi var eden de ayakta tutan da işte bu umuttur. Bu umudu diri tutmasıdır. 15 yılda Türkiye’nin gündemi değişmiştir, öncelikleri, sıkıntıları, beklentileri değişmiştir. Değişmeyen yegane şey bunları karşılayan tek partinin AK Parti olduğu gerçeğidir. AK Parti demokrasinin teminatıdır, AK Parti değişimin teminatıdır, AK Parti reformların adresidir. AK Parti olarak hedeflerimizin çıtasını sürekli yükselterek mazeret yerine çözüm üreterek milletimizin gönlünün başköşesindeki yerimizi korumayı başardık. Kerameti hiçbir zaman kendimizde görmeden, işin sırrının yaptığımız hizmetler olduğu bilinci ile mücadeleden mücadeleye koştuk. Hep ilk günkü heyecanla çalıştık” şeklinde konuştu.

    “Kim dönerse dönsün, biz dönmeyiz bu yoldan”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

    “Bu uzun, meşakkatli, sabır gerektiren yolculukta elbette yorulanlar, elbette yolunu kaybedenler oldu, elbette çeşitli sebeplerle geride kalanlar oldu ama AK Parti olarak bizim ne menzilimiz değişti, ne kararlılığımız değişti, ne de milletimizle aramızdaki rabıta zayıfladı. Allah’ın izni, milletimizin desteği ile daha çok kat edeceğimiz yol olduğunu bildik. Rabbim ömür ve imkan verdikçe milletimize hizmet yolunda çalışmayı sürdüreceğiz. Çünkü bu kutlu bir yoldur. Çünkü bu hayırlı bir yoldur, bu kendimizle birlikte çocuklarımızın, torunlarımızın geleceğini de şekillendirecek bir yoldur. Kim dönerse dönsün, biz dönmeyiz bu yoldan. İster Kasım 2002’de olduğu gibi Meclise sokmasınlar, ister 2008’de olduğu gibi partimizi kapatmaya çalışsınlar, ister 2013’te olduğu gibi sokakların altını üstüne getirsinler, 15 Temmuz’da olduğu gibi darbe yapıp canımıza kastetsinler, ne yaparlarsa yapsınlar biz bu yoldan dönmeyeceğiz. Allah’a can, milletimize hizmet borcumuzdan başka, kimseye eyvallahımız yoktur, olmayacaktır. Yarın milletimizin karşısında boynumuz bükük mahcup durmaktansa bugün içerideki ve dışarıdaki alçakların karşısına dimdik dikilerek kaderimiz neyse ona rıza gösteririz. Ölümden öte yol olmadığını biliyoruz. Bugüne kadar Allah’tan her şeyin hayırlısını istedik. Siyasetin de, iktidarın da, başarının da, hatta rakibin bile hayırlısı için dua ettik. Şu saatten sonra ülkemiz, milletim, ümmetimiz ve insanlık için hayırlı olmayan hiçbir şeyin bizim nezdimizde yeri yoktur, olamaz. Buradan milletime sesleniyorum, eğer bu kardeşinizin ülkesinin ve milletinin hayrına olmayan en küçük bir tavrını, icraatını, sözünü duyarsanız bugüne kadar yaptığı her şeyi bir kenara bırakın ve gereğini yapın. Böyle bir yanlışa düşen Tayyip Erdoğan’ın tüm hakları size helaldir. Ben de şimdi milletimden helallik istiyorum.”

  • Hepsi Kayseri’de: Saç teline yazılan besmele, dünyanın en küçük Kur’an-ı Kerim’i, Allah’ın 99 isminin yazılı olduğu tespih

    Gubari Hat Sanatkarı ve dünyadaki 3 mikro heykeltıraştan biri olan Necati Korkmaz’ın, saç teline yazdığı besmele, 0,98 milimetre boyundaki dünyanın en küçük Kur’an-ı Kerim’i ve saç teline incir çekirdeklerini dizerek yaptığı Allah’ın 99 isminin yazılı olduğu tespih Kayseri’de sergilendi.

    Kayseri Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen ve Türkiye’nin en kapsamlı el sanatları sergisi olarak bilinen Türk El Sanatları Şöleni’nde dünyadaki 3 mikro heykeltıraştan biri olan Necati Korkmaz’ın saç teline yazdığı besmele, 0,98 milimetre boyundaki dünyanın en küçük Kur’an-ı Kerim’i ve saç teline incir çekirdeklerini dizerek yaptığı Allah’ın 99 isminin yazılı olduğu tespihi sergilendi. Sanatçı Necati Korkmaz tarafından yapılan Kur’an-ı Kerim 0,98 milimetre boyutunda ve 8 cüzden oluşuyor. Yaklaşık 3 buçuk yıllık bir çalışma sonrası ortaya çıkan eserini anlatan sanatçı Korkmaz, saç teline yazdığı dünyanın en küçük besmelesi ile ilgili şunları söyledi:

    “Saç teline yazdığımız dünyanın en küçük besmelesi var. Saç telinin üzerine yazılmış Arapça besmele var. Onu da görmelerini istiyoruz. Bunun yanında 7 tane küçük heykelcikler sergiliyoruz. Mikroskopla bakılıyor bunlara. Kayserililerin bunları gelip görmelerini istiyoruz, çünkü başka yerde görme olasılıkları sıfır. Çok değerli eserler. Belediyenin daveti üzerine geldik. 6 gün buradayız.”

    Kur’an-ı Kerim’in yapımı 3 buçuk yıl sürdü

    Dünyanın en küçük Kur’an-ı Kerim’inin yapımının 3 buçuk yıl sürdüğünü belirten Necati Korkmaz, “Her sayfası özel varaklanmış ve süslenmiştir. 0,98 milimetre boyutlarında Kur’anımız. Bunu görmelerini istiyoruz” dedi.

    Allah’ın 99 ismini ’incir çekirdeğine’ yazdı

    Sanatçı, incir çekirdeklerini delerek saç teline geçirilmesi ile oluşan ve çekirdeklerin her birinin üzerinde Allah’ın 3 isminin yazılı olduğu tespihle ilgili ise şu bilgileri verdi:

    “33’lük bir tespih, incir çekirdeklerinden yaptım. Yaklaşık bir yılı aşkın süredir çalıştığımız bir tespih. İncir çekirdeklerini delip saç teline dizdik. Mikroskopla bakılıyor. Ama en büyük özelliği şu, incir çekirdeklerinin üzerinde Allah’ın 99 ismi yazılı. Gerçekten benim için çok değerli bir parça. Çünkü üzerindeki yazılar sadece mikroskopla gözüküyor. Özellikle tespih hastalarının bu tespihi görmelerini isterim. Çünkü dünyanın neresine giderlerse gitsinler bu tespihi görmeleri imkansız. Sadece şu anda Kayseri’de sergileniyor. Fiyat biçemiyoruz. Çünkü çok değerli bir parça. Yurt dışı ve yurt içinde birçok sergiye çıktı tespihimiz. İnanılmaz ilgi gördü. İncir çekirdeğinin üzerinde 3 tane isim var, düşünün. İmamesi abanoz ağacından yapılmış mikro bir tespih bu.”

    Necati Korkmaz’ın mikroskopla görülebilen diğer eserleri de ilgi gördü. Ziyarete gelenler arasında Kayseri Valisi Süleyman Kamçı, AK Parti Kayseri Milletvekili Taner Yıldız, Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Çelik ve ilçe belediye başkanları da oldu.

    Türk El Sanatları Şöleni, 6 gün boyunca Cumhuriyet Meydanı’nda vatandaşların gezisine açık olacak.

  • Osmanoğlu: “Dedelerimiz Kafa Çekerek Değil, Besmele Çekerek Kazanmış Bu Toprakları”

    Kocaeli’nin Gebze ilçesinde, Sultan 2. Abdülhamid Han’ın torunu Abdülhamid Kayıhan Osmanoğlu, ’Dedem Abdülhamid Han’ isimli konferansa katıldı.

    Kocaeli’nin Gebze ilçesinde Osmanlı İmparatorluğu’nun 34. Padişahı 2. Abdülhamid Han’ın torunu Abdülhamid Kayıhan Osmanoğlu, “Dedem Abdülhamid Han” isimli konferansa katıldı ve aynı zamanda kendi yazmış olduğu Dedem Abdülhamid Han isimli kitabının ilk tanıtımını da gerçekleştirdi. Gebze’de düzenlenen konferansa ve kitap tanıtımına Abdülhamid Kayıhan Osmanoğlu’nun yanı sıra, Tarihçi Yazar Şafak Tunç, Gebze Belediye Başkan Yardımcısı Sadık Albayrak, AK Parti Gebze İlçe Başkanı Hasan Soba ve çok sayıda vatandaş katıldı.

    “DEDEMİZ FATİH SULTAN MUHAMMED HAN’IN ŞAHADET ŞERBETİNİ İÇTİĞİ YERDEYİZ”

    Yazmış olduğu kitap tanıtımını neden Gebze’de yaptığını açıklayan Osmanoğlu, “Dedemiz Fatih Sultan Muhammed Han’ın şehadet şerbetini içtiği yerdeyiz. Ayrı bir maneviyatı var benim için. O yüzden burada olmasını düşündüm. Çok keyif de aldık. Sağ olsun Gebzeliler buradaydılar ve çok da güzel geçti. Anlamlı da oldu. Bizleri dinlemek için Gebze dışından gelenler de vardı. Biz de bugün anlattık, sohbet ettik. Artık Türkiye’nin her yerinde, Avrupa’da elimizden geldiği kadar, son nefesimize kadar biz dedelerimizi anlatmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

    “DEDEMİZİN YAPMIŞ OLDUĞU KURULUŞLARDAN BİRAZ BAHSETTİK”

    Yazmış olduğu kitabın içeriğiyle ilgili bilgiler veren Osmanoğlu, “Dedemizin yapmış olduğu kuruluşlardan biraz bahsettik. Çanakkale Savaşından biraz bahsettik. Aile ile alakalı, nerelerde olduğu ile ilgili konulardan bahsettik. Zaman olursa ikinci ve üçüncü baskılarda da yeni şeyler ekleyerek devam edeceğiz inşallah” ifadelerini kullandı.

    “3. HAVALİMANININ İSMİ İNŞALLAH ’2. ABDÜLHAMİD HAN’ OLUR”

    İstanbul’da yapımı devam eden 3. havaalanının ismi ile ilgili açıklamalarda bulunan Osmanoğlu, “Ben ikidir rüya görüyorum. İlk rüyamda dedem Abdülhamid Han Havaalanı’nı gördüm. Son zamanda görmüş olduğum rüyamda ise, sayın Cumhurbaşkanımız bir zarf veriyor bana ve o zarfın içerisinde havalimanının adını görüyorum. Zarfın içerisinde 2.Abdülhamid Han Havalimanı. Çok güzel olacağını, çok manidar olacağını düşünüyorum. Cumhurbaşkanımız ve Başbakanımız sağ olsunlar bu tür konularda çok yardımcı oluyorlar, duyarlı oluyorlar. Allah onlardan razı olsun. İnşallah benim gönlüme düşen 2. Abdülhamid Han Havalimanı olur. Bu bizi mutlu eder” dedi.

    “BİZİM DEDELERİMİZ KAFA ÇEKEREK DEĞİL, BESMELE ÇEKEREK KAZANMIŞ BU TOPRAKLARI”

    Son zamanlarda televizyonlarda Osmanlı Tarihini anlatan dizilerle ilgili de açıklamalarda bulunan Osmanoğlu, “Bazı dizilere baktığımızda daha önceden ve son zamanlarda bir bakıyoruz ki dedelerimizi alkol içiyormuş gibi gösteriyorlar. Bizim dedelerimiz alkol içmedi ki. Bizim dedelerimiz kafa çekerek değil, bizim dedelerimiz besmele çekerek kazanmış bu toprakları. Bu yüzden Allah nasip ederse bizim de projelerimiz var. Bizim buradaki yegane hedeflerimiz, gençlerimiz, halkımız yediden yetmişe herkes düzgün bir şeklide tarihi öğrensinler. Bize 80 senedir yanlış tarih anlattılar. Sürekli farklı şeyler anlattılar. İlkokula giderken bana öğretmenim, ’sen vatan haininin torunusun’ demişti. O yüzden bunun bir acısı var, bunun bir gönül kırgınlığı var. Şu anda da elimizden geldiği kadar biz bunları düzeltmek istiyoruz” diye konuştu.

    Konferansın ardından 2. Abdülhamid Han’ın torunu Abdülhamid Kayıhan Osmanoğlu, kitabını imzalatmak isteyenlerin kitaplarını imzaladı.