Etiket: beslenme

  • Özel çocuklara sağlıklı beslenme semineri

    Beslenme ve Diyet Uzmanı Tuğba Baldede, özel çocuklara sağlıklı beslenme ile ilgili seminer verdi.

    Konya Hospital Diyetisyeni Tuğba Baldede, Selçuklu Özel Eğitim Mesleki Eğitim Merkezinde down sendromlu çocuklara ve ailelerine yönelik sağlıklı beslenme semineri verdi. Katılımın yoğun olduğu seminerde Tuğba Baldede’nin sunumundan sonra çocuklar ve aileleri, sağlıklı beslenme adına merak ettikleri ne varsa diyetisyene sorma imkanı buldu. Özel çocuklara eğitim verdiklerini ve sağlıklı beslenme adına genel hatlarıyla neleri yapmaları, neleri yapmamaları gerektiğini konuştuklarını anlatan Diyetisyen Tuğba Baldede, “Bu proje de velilerimiz de yer aldı. Bu bizim için çok önemliydi, çünkü özel çocukların yaşantısında anne, babalar diğer çocuklara göre çok daha etkililer, çok daha rol modeller çocuklarımız için. O yüzden hem onlarla sohbet edip, he çocuklarla konuştuk” dedi.

    “Aile de beslenme bilincinin oluşması çok kıymetli”

    Özel çocuklarda genetik yatkınlığın yanı sıra beslenme düzenin de çok önemli olduğunu söyleyen Diyetisyen Baldede, “Çünkü diğer çocuklardan farklı bir büyüme, gelişmesi olsa da yine onu ilerletmek, geriletmek de bizim elimizde. O yüzden aile de beslenme bilincinin oluşması çok kıymetli. Bunun üzerine konuştuk bizde beraber. Gün içerisinde nasıl beslenilmeli, neler de hata yapıyoruz, öğün atlamak, öğün geçiştirmek doğru mudur, kahvaltı yapıyor mu çocuklarımız, bunları konuştuk beraber. Ve velilerimizden, çocuklarımızdan gelen soruları aldık. Çok verimli bir konuşmaydı bizim için. Özel çocuklarımızın ve velilerimizin olduğu bu projede yer almak bizim için de çok mutluluk vericiydi. Umarım bundan sonraki yaşantılarda da bu kısa konuşmanın etkileri devam eder ve hayatlarını adapte ederler diye umuyoruz” ifadelerini kullandı.

    Program, okul müdürünün Diyetisyen Tuğba Baldede’ye plaket takdim etmesinin ardından sona erdi.

  • Öğrencilere böbrek sağlığı ve beslenme önerileri anlatıldı

    Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Vakfı Okulları öğrencilerine düzenlenen seminerde ’Böbrek Sağlığı ve Beslenme Önerileri’ anlatıldı.

    Beslenme Dostu Okul Projesi kapsamında Sivas İl Sağlık Müdürlüğü diyetisyeni Alican Daşdemir, öğrencilere nasıl beslenilmesi gerektiğini anlattı. Cumhuriyet Üniversitesi Vakfı Okulları etkinlik salonunda gerçekleştirilen programda Daşdemir, büyüme ve gelişme çağındaki çocukların beslenmelerine çok dikkat etmesi gerektiğini vurguladı.

    Sağlıklı beslenmenin püf noktalarını anlatan Daşdemir,”Hastalıklara karşı dirençli olmanın en temel kuralı kahvaltı yapmaktır. Kahvaltı yapmadan okula geldiğiniz zaman büyüme ve gelişmeniz duruyor. Derslerdeki başarınız azalıyor. O yüzden kahvaltı yapmadan güne başlamamanız gerekiyor. Okula gelirken tost, simit ya da poğaça yemek kahvaltı değildir. Tost ya da poğaça yemekle kahvaltı yapmış olmuyorsunuz.” dedi.

    Abur cubur diye tabir edilen yiyeceklerden kesinlikle uzak durulması gerektiğine vurgu yapan Daşdemir, şeker ihtiyacının meyve tüketilerek karşılanması gerektiğini ifade etti.

  • Bu burger beslenme çantasında mutlaka olmalı

    Dr. Fevzi Özgönül, “Diyettesiniz ve canınız hamburger istiyor ama çok kalorili olduğu için yiyemiyorsunuz. O zaman hiç tereddüt etmeden ‘Şişmanlatmayan Kereviz Burger’i deneyin” dedi.

    Dr. Fevzi Özgönül, Hamburgerin büyük küçük herkesin severek tükettiği hazır gıdalardan biri olduğunu belirterek, “Çok tüketilen bir besin olmasına rağmen hiç sağlıklı bir besin değildir. Hamburgerin aşırı tüketimi birçok sağlık sorununa yol açabilmektedir. Bu nedenle özellikle yetişkin kişiler çocuklarını bu tür gıdalardan uzak tutmalıdır” diye konuştu.

    Aslında hamburgerin Türk usulü köfte ekmeğe benzediğini kaydeden Dr.Fevzi Özgönül, “İçerisindeki salatası, marulu, turşusu, köftesi benzerdir. Farkı ekmeğindedir. Hamburgerin ekmeği o kadar yumuşaktır ki yediğimizde çok kolay sindirilip hemen kandaki şekerimizi yükseltir. Hele yanında bir de şekerli bir içecek içersek bu süreç çok daha hızlanır.

    Aslında hamburger başka bir bakış açısı ile baktığımızda çok da sağlıksız değildir. Eğer köftesi et köfte ise, içerisinde olan diğer malzemelere bakalım, bir marul yaprağı ve domates var. Bazen turşu ve soğan halkaları da bulunabilir.

    Çocuklarımıza hamburger gibi köfte ekmek vererek de onları bu alışkanlıklarından kurtarabiliriz. Sadece ekmeğini ve köftesini değiştirerek sağlıklı bir öğün yapabiliriz.Mesela köftesini kerevizden yaparsanız çocuğunuza ve kendinize çok büyük bir iyilik yapmış olursunuz” diye konuştu.

    Dr.Fevzi Özgönül, şişmanlatmayan Kereviz Burger için gerekli malzemeleri hazırlanışını şöyle aktardı;

    “2 adet kereviz, 1 adet yumurta, 1 kahve fincanı un, 1 kahve fincanı galeta unu, 1 çay kaşığı tuz, Limon, Sıvı yağ, 1 lt su

    Sosu İçin: 1 diş sarımsak, 1 tatlı kaşığı hardal, 1 çay fincanı süzme yoğurt, Marul, Dereotu

    Hazırlanışı: Kerevizleri halka halka doğrayın. Kaynayan suyun içine biraz tuz ve birkaç damla limon sıkıp kerevizleri haşlayın. Haşlanan kerevizleri önce una, sonra yumurtaya daha sonrada galeta ununa bulayıp az yağda önlü arkalı kızartın. Bir kasede yoğurdu, sarımsağı ve hardalı karıştırın. Kızarttığınız kereviz burgerleri sos eşliğinde marul ve dereotu ile servis yapın.”

  • Öğrencilere sağlıklı beslenme eğitimi

    Bilecik’in Osmaneli İlçesi Osmaneli ilkokulunda öğrenim gören öğrencilere yönelik beslenme, fiziksel aktivite ve hijyen konularında eğitim verildi.

    Osmaneli İlçe Sağlık Müdürlüğü ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün ortaklaşa düzenlediği, Okul Çağı Beslenme Eğitim programı ve Türkiye Obezite ile Mücadele ve Kontrol programı kapsamında verilen eğitime, Mustafa Selahattin Çetintaş Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Güliz Bilgiç Özyaşar katıldı. Osmaneli İlkokulu’nda verdiği eğitimde, öğrencilere, slayt gösterileri eşliğinde bilgiler aktaran Dr. Özyaşar, bazı uyarılarda bulunarak, “Sağlıklı beslenme için her öğünde 4 temel besin grubundan tüketmeliyiz. Çiğ sebze ve meyveleri bol su ile yıkamalıyız. Süt içme alışkanlığını kazanmalıyız. Öğün atlamamalıyız. Sabah kahvaltısı yapmalıyız. Öğün aralarında çikolata, cips gibi yiyecekler yememeliyiz. Açıkta satılan yiyecekleri satın almamalıyız. Düzenli fiziksel aktivite yaparsanız hastalıklara yakalanma riskiniz düşüktür. Fiziksel aktivite sonrasında temizlik çok önemlidir. Fiziksel aktivite sırasında ellerimiz kirlenir. Bundan dolayı fiziksel aktivite sonrasında mutlaka ellerimizi yıkamalıyız. Uyku düzeniniz besinlerin vücudumuzda daha yararlı olabilmesi için önemlidir. En büyük nedeni ise büyüme hormonunun özellikle biz gece uykudayken salınmasıdır. Tüm dünyada ölümcül hastalıkların başında kanser, kalp-damar hastalıkları ve obezitenin geldiğine dikkat çeken Özyaşar, kilo alma yaşının düştüğünü vurguladı. Beslenme şekli ve alışkanlıkları küçük yaşlarda kazanılması gereken bir davranış biçimi olarak düşünüldüğünde bu eğitimlerin önemi daha da artıyor. Öğretmenlerimiz aracılığıyla doğru beslenmenin kurallarını ve fiziksel aktivitenin gerekliliğini çocuklarımıza ve vatandaşlarımıza aktararak geleceğimizi tehdit eden obeziteyi yeneceğiz. Obeziteyle savaşta ebeveynlerimize de büyük iş düşüyor’’ dedi.

    Dr. Özyaşar, “İçedeki tüm okullarda öğrencilere yönelik beslenme, fiziksel aktivite ve hijyen konularında eğitim vermeye devam edeceğiz” diye de belirtti.

  • Tarım Gıda ve Beslenme Politikaları Zirvesi başladı

    Bu yıl ikincisi düzenlenen ’Tarım Gıda ve Beslenme Politikaları Zirvesi’ Ankara’da başladı. Gıda Tarım Politikaları Merkezi Başkanı Samet Serttaş, ’’İkinci konferansımızla beraber yeni politikaları Tarım Bakanlığının süreçlerine entegre etmeye çalışacağız’’ dedi.

    Bu yıl ikincisi düzenlenen ’Tarım Gıda ve Beslenme Politikaları Zirvesi’ Ankara’da başladı. İki gün sürecek olan zirvede birbirinden değerli panelistler konuşma gerçekleştirecek. Gıda Tarım Politikaları Merkezi Başkanı Samet Serttaş, zirvede bütün paydaşların bir araya getirilerek tarım, gıda ve beslenme politikalarının oluşum süreçlerine katkıda bulunabilmek, sivil toplum örgütlerini, kamuyu, düşünce kuruluşlarını ve bakanlıkları bir araya getirerek politika oluşturma süreçlerinde karar alan insanlara nasıl katkıda bulunabileceklerini amaçladıklarını kaydetti.

    ’’İnsanlar için daha sağlıklı bir beslenmeyi nasıl sağlayabiliriz, obeziteyle mücadelede nasıl biz de yer alabiliriz konularını konuşuyor olacağız’’

    İlk gün tarım politikalarının konuşulduğunu belirten Serttaş şöyle devam etti:

    ’’İkinci gün ise gıda ve beslenme politikalarını konuşuyoruz. Birinci gün konumuz iklim değişikliği, Türkiye su fakiri bir ülke. Su kaynakları kısıtlı olan bir ülke. Dolayısıyla tarımda da bunun etkisini her geçen gün hissediyoruz. Bu kaynaklarımızı nasıl daha verimli bir politikayla planlayabiliriz, çiftçi refahını nasıl daha çok artırarak iklim değişikliğinin yıkıcı etkilerinden onları koruyabiliriz konularını tartışıyor olacağız. İkinci gün beslenme politikalarını konuşuyoruz. Obezite günümüz Türkiye’sinde çok önemli bir sorun. Artık insanlar şehirlerde yaşıyorlar. Sağlıklı gıdaya ulaşmakta zorlanıyorlar. İnsanlar için daha sağlıklı bir beslenmeyi nasıl sağlayabiliriz, obeziteyle mücadelede nasıl biz de yer alabiliriz, Sağık Bakanlığının, Tarım Bakanlığının bu alandaki projelerine nasıl destek olabiliriz konularını konuşuyor olacağız.’’

    ’’İkinci konferansımızla beraber yeni politikaları Tarım Bakanlığının süreçlerine entegre etmeye çalışacağız’’

    Bu konseptin henüz yeni olduğunu vurgulayan Serttaş, ’’Türkiye’de birçok sivil toplum kuruluşları var. Bu ise bir düşünce kuruluşu. O yüzden henüz olgunlaşması safhasında olan bir fikir bu. Tarım politikalarının oluşturulmasında etki analizi yaparak, ekonomik modelleme yaparak, çeşitli simülasyon modelleri yaparak bu politika oluşturma süreçlerine katkı verecek bir yapı. İlk konferansımızda bu yapıyı tanıtmayı amaçlamıştık. Şimdi ikinci konferansımızla beraber yeni politikaları Tarım Bakanlığı’nın süreçlerine entegre etmeye çalışacağız. Tarımda milli birlik projesi hazırlıyor bakanlık. Çok büyük etkisi olacağını düşünüyoruz. Biz de bu projeye katkıda bulunabileceğimizi düşünüyoruz bu konferans ve çıktılarıyla’’ şeklinde konuştu.

    Tüketicilerin yeni gıdalara karşı, yeni beslenme modellerine karşı ön yargılı olduğunu.fakat artan dünya nüfusunu beslemek için alternatif modellere gidilmesinin gerekli olduğunun altını çizen Serttaş, endüstri 0’ın her üretim modeli içerisinde düşünüldüğü gibi tarım için de düşünülmesi gerektiğini kaydetti.