Etiket: beslenme

  • Sağlık Bakanlığı’ndan ’Sağlıklı Beslenme’ Uyarısı

    Diyabetin en önemli risk faktörü obeziteye karşı Sağlık Bakanlığı vatandaşları uyardı.

    Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu imazası ile bugün vatandaşlara toplu SMS gönderildi. Mesajda, “Diyabetin en önemli risk faktörü obezitedir. Sağlıklı beslenme ve hareketli yaşama önem verin, diyabet riskini azaltın. Sağlık Bakanı Dr. M. Müezzinoğlu” ifadelerine ver verildi.

    DİYABET TÜM DÜNYANIN SORUNU

    Obezite günümüzde gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin en önemli sağlık sorunları arasında yer almaktadır. Hem gelişmiş ülkelerde hem de gelişmekte olan ülkelerde obezite her geçen gün artış göstermektedir. Obezite yalnız bir estetik sorun olmayıp bir çok hastalığın ortaya çıkmasını kolaylaştırır. Tip 2 diyabet, hipertansiyon, arteriosklerotik kalp hastalıkları, menstrial siklus bozuklukları, genetik komplikasyonlarında artış, safra kesesi taşları, yağlı karaciğer, uyku apnesi, osteoartrit ve depresyon bunlardan bir kaçıdır. Diyabet tedavisinde kan şekeri kontrolünü sağlamak için sağlıklı beslenme alışkanlıklarının kazanılması önemlidir. Diyabeti olmayan bireylerde olduğu gibi diyabetli bireylerinde yeterli ve dengeli beslenmeyi öğrenmesi ve öğrendiklerini günlük yaşamda uygulaması sağlıklı bir yaşamın temelini oluşturur.

    BESLENME PROGRAMI YAPILMALI

    Diyabet, yaşamınızda başta beslenme planınız olmak üzere bazı değişikliklerin oluşmasını gerektirmektedir. Kan şekerini oluşturan asıl kaynak besinler olduğu için sağlıklı beslenme diyabette tedavinin temelidir. Sağlıklı beslenmek için vücudun ihtiyacı olan öğeleri içeren besinleri yeterli miktarlarda ve öğün içinde dengeli bir şekilde tüketmeniz gerekmektedir. Sağlıklı beslenmek için ihtiyacımız olan öğeler ve bu besin öğelerini alacağınız temel yiyecek kaynakları; Karbonhidrat (tahıllar, un ve undan yapılmış yiyecekler, kuru baklagiller, patates, sebze ve meyveler, süt, yoğurt), protein (et, yumurta, peynir, süt, yoğurt), yağ (yağ ve et, yumurta, peynir, süt, yoğurt gibi yağ içeren yiyecekler), vitamin ve mineral (sebze ve meyveler başta olmak üzere tüm yiyecekler), posa (sebze, meyve, kuru baklagiller ve tam taneli tahıllar), sağlıklı beslenmek için her gün çeşitli besinler tüketilmelidir. Çünkü her bir besinin içindeki besin öğesi farklıdır. Sağlıklı bir yaşam sürdürebilmek için vücudunuzun gereksinimi olan besin öğelerini ancak yiyecekleri çeşitlendirerek, yeterli bir şekilde sağlayabilirsiniz. Diyabetinizin olması yaşamınız boyunca sevdiğiniz yiyecekleri yiyemiyecek olmanız anlamına gelmez. Fakat yediğiniz yiyecek çeşidine ve miktarına daha çok dikkat etmeniz gerekmektedir. Önemli olan kan şekerinin kontrolünü sağlamak için sebze, meyve, tahıl kaynaklarından zengin, ılımlı miktarda protein ve yağ ile kolesterolü sınırlandırılmış bir beslenme planı uygulamanızdır.

  • Soğuk Havalarda Çocuklarda Beslenme Ve Temizliğe Dikkat

    Her sene kış mevsiminde çocuklarda grip hastalığının görüldüğünü belirten Özel Eskişehir TSG Anadolu Hastanesi Çocuk Hastalıkları Uzmanı Dr. Sevgi Yazıcıoğlu, hastalıklardan korunmak için bağışıklığı artıcı şekilde beslenilmesi ve temizliğin öneminde dikkat çekti.

    Gribin kış hastalıklarının içerisinde en yaygın olanlarından birisi olduğunu belirten Uzm. Dr. Sevgi Yazıcıoğlu, grip dışında nezle, soğuk algınlığı, sinüzit, orta kulak iltihabı , bronşit, ishal (rota) ve faranjit gibi hastalıkların da görülebileceğini kaydetti.

    “ÇOCUKLAR HASTALIKLARI BÜYÜKLERE GÖRE DAHA ZOR ATLATIYOR”

    Her sene bu dönemlerde çocuklarda grip hastalığının görüldüğünü ifade eden Yazıcıoğlu, “Tabi çocuk hasta olunca aileler biraz daha telaşlanıyorlar. Ani özellikle yüksek ateş, burun tıkanıklığı ile başlayıp ve bir kaç gün sonra eklenen öksürükle kendisini gösteriyor. Büyüklerin hastalıkları daha rahat atlattıkları bu hastalıkları çocuklar biraz daha zor atlatıyorlar. Hele ki bebekler ufaksa bu dönem daha zor olabiliyor ve aileleri telaşlandırıyor. Çok telaş etmeye gerek yok ama bir hekime tabi ki görünmekte yarar var. Hızlı nefes alan,göğüs hareketleri artan, hızlı soluyan bebekler risk grubunda. Özellikle 2 yaşın altında ateşi 3 – 4 gün düşmeyen bebekler daha kritikler. Bunları iyi takip etmek lazım. Bunun dışında astım ve alerjisi olan çocuklarda biraz daha ağır semptomlarla kendini gösteriyor. Öyle çocukların tedavilerinde biraz daha farklılıklar olabiliyor. Hastaneye yatırılmaları gerekiyor. Ama grip her sene bu dönemlerde oluşan ve çok endişelenmeyi gerektirmeyen bir hastalık çocuklarda” dedi.

    “İYİ BESLENEN BİR ÇOCUĞUN BAĞIŞIKLIĞI DA GÜÇLÜ OLUYOR”

    Çocukların soğuk havalarda hastalıklardan korunmasının önemli olduğuna değinen Yazıcıoğlu, ailelere büyük görevler düştüğünü vurguladı. Çocukların kreş ve okul gibi kalabalık yerlerde hasta olma ihtimalinin arttığını ifade eden Yazıcıoğlu, çocuklarda el ve burun temizliğinin son derece önemli olduğunu vurguladı. Yazıcıoğlu, “Hasta dönemde çocukları okula veya kreşe göndermemekte fayda var. Bir de evde küçük çocuğun yanında okula giden bir kardeş var ise bu çocukların da riski fazla. O, çocukların daha iyi korunması daha iyi bağışıklık artıcı şekilde beslenmesi iyi olur. Burada ailelere bazı önemli görevler düşüyor. Beslenme çok önemli. İyi beslenen bir çocuğun bağışıklığı da iyi oluyor çünkü. Bunun dışında ellerin yıkanması çok önemli. Çocuklar o konuda çok dikkatli olamayabiliyorlar. Ellerini yıkamamak o bütün tüküren ve hapşıran insanların tükürüğünün bulaştığı yere ellerinin değmesi mikrobun direkt olarak anlamına geliyor. O yüzden el yıkamaya dikkat etmek ve el yıkamayı öğretmek lazım. Hem hasta hem de hasta olmayan çocuklarda özellikle burun temizlemek çok önemli. Burun tıkanıklılığı gerek astımı ve saman nezlesi olan çocuklarda gerekse herhangi bir nedenle soğuk algınlığı olan çocuklarda burnun iyi temizlenmemesi hastalığın biraz uzamasına neden oluyor. Burun tıkanıklığı sonucunda da orta kulak iltihabı gelişmesine sebep olabiliyor” ifadelerini kullandı.

    “HASTALIK ESNASINDA AİLE ZAMANINDA DOKTORA GİTSİN”

    Son dönemlerde artan domuz gribinin aileleri telaşlandırdığını belirten Özel Eskişehir TSG Anadolu Hastanesi Çocuk Hastalıkları Uzmanı Dr. Sevgi Yazıcıoğlu, konuşmasına şöyle devam etti:

    “Domuz gribinin diğer griplerden farkı yok aslında. Ona öyle bir isim verilmiş. O da mevsimsel bir grip çeşidi. Bağışıklığı düşük çocuklarda daha yüksek ateşe neden olarak daha ağır seyredebiliyor. Ama bunun tedavisi var. Aile zamanında doktora gitsin, bebeğin veya çocuğun beslenmesine, bol sıvı almasına ve dinlenmesine dikkat etsin. Burada burun açıcılar ve ateş düşürücüler alınabilir. Çok fazla antibiyotik gerekmiyor. Ama griplerin bazılarına antibiyotik gerekebilir bunu da kan tahlili ve hastanın muayenesiyle karar verilir. İlaçlar gereksiz yere kullanılmasın.

  • Gribe Karşı Beslenme Tavsiyeleri

    Beslenme ve Diyet Uzmanı Elanur Yılmaz, kışın soğuk havalarda gribe iyi gelen besinler hakkında bilgiler verdi.

    Samsun Büyük Anadolu Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Elanur Yılmaz grip olunduğu zaman neler yenilmesi hakkında şunları söyledi: “Havanın soğuk olduğu zamanlarda kolaylıkla havaya aldanarak hasta olabiliyoruz. Kışın ve soğuk havanın kendini gösterdiği bu günlerde grip olmamak için bağışıklık sistemimizi bu besinleri yiyerek kendimizi güçlendirelim.

    ISPANAK VE DİĞER YEŞİL YAPRAKLI SEBZELER

    Betakaroten içermelerinin yanı sıra A vitamini, C vitamini ve kalsiyum deposudurlar. Özellikle 35 yaş üzeri olanların ıspanak ve diğer yeşil yapraklı sebzeleri daha fazla tüketmeleri önemli. Çünkü bu sebzelerde bulunan folik asit, yaşlılıkta ortaya çıkabilecek Alzheimer riskini yüzde 50 azaltıyor.

    MANDALİNA, KİVİ VE PORTAKAL

    Özellikler soğuk havalarda bu portakal gibi meyveler birer C vitamini deposudur. Bu sebepten bol miktarda tüketilmelidir. Özellikle portakalı yerken kabuğunu mümkün olduğunca ince soymaya çalışın. Alttan çıkan beyaz kısmıyla (bioflavonoid yapısıyla) birlikte tükettiğinizde daha fazla C vitamini almış olursunuz.

    SARIMSAK

    Antibakteriyel ve virüs karşıtı olan sarımsak, aynı zamanda bağışıklık sistemini güçlendirici etkiye de sahip. Güçlü bir selenyum kaynağı da olan sarımsak, sağlıklı bir yaşam için mutlaka gereken sülfürü de içerir. Yemek yaparken yemeğinize bir diş sarımsak atarak mide ve bağırsakları güçlendirmeye yardımcı olur.

    ZENCEFİL VE ZERDEÇAL

    Vücudun enfeksiyonlarla mücadelesinde yardımcı olur, toksinlerin dışarı atılmasını sağlar. Kanserle savaşta da etkili olduğu bilinen zencefili, çay olarak tüketebileceğiniz gibi yemeklere ve tatlılara da ekleyebilirsiniz. Hint safranı olarak da tanıdığımız zerdeçal ise bağışıklık sistemini geliştirici etkisinin yanı sıra detoks özelliği de taşır. Araştırmalarda cilt, kolon ve meme kanseri için faydalı olabileceği görülen zerdeçalı yemeklere katarak tüketebilirsiniz.

    KARATURP

    Antibiyotik özelliklerine sahip yağları içerir ve enfeksiyonlara karşı etkilidir. İştah açıcı, idrar söktürücü, karaciğeri kuvvetlendirici ve safra söktürücü etkilere de sahip olan kara turbun suyunu içebilir ya da köklerini salata halinde taze olarak tüketebilirsiniz.

    YAĞLI BALIKLAR

    Somon, sardalye gibi yağlı balıklar mikroplarla savaşarak bağışıklığı yükseltir ve vücuttaki iltihapları önler.

    IHLAMUR ÇAYI

    Bağışıklık sistemi üzerinde çok etkilidir, hatta grip virüsünün vücutta yayılmasını önlediği saptanmıştır ayrıca boğazlara iyi gelir ve yumuşamasına yardımcıdır.

    KIŞ ÇAYI TARİFİ

    2 bardak kaynamış su, 1 tutam ıhlamur, 2 tane cubuk tarçın, 1 tane kök zencefil, 1 tane kök zerdacal, 7 tane kuşburnu kurusu, 1 tane karanfil ve yarım limon. Yukarıdaki tüm malzemeleri cam ya da porselen demliğe koyunuz 2 su bardağı kadar sıcak suyu üzerin dökünüz ve 5 dakika ağzı kapalı bekledikten sonra afiyetle içebilirsiniz.”

  • Valilikte Sağlıklı Beslenme Ve Obezite İle Mücadele Semineri Düzenlendi

    Kayseri Valiliğinde “Sağlıklı Beslenme, Obezite ile Mücadele ve Yaşam Kalitesinin Arttırılması” konulu seminer düzenlendi.

    Valilik Konferans Salonunda 2 gün süren seminere, Vali Yardımcısı Gökhan Azcan, Valilik hizmet birimlerinin müdürleri ve personeli ile Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı (YİKOB), İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü, İl Göç İdaresi Müdürlüğü, Merkez ve İlçe Kaymakamlıklarında görevli personel katıldı.

    Seminerin ilk gününde Yrd. Doç. Dr. Müge Yılmaz ve Araş. Gör. Sema Küçükkatırcı tarafından sağlıklı beslenme, obezitenin önemi ve önleme yolları konularında katılımcılara bilgiler verilirken, ikinci gününde ise Doç. Dr. Habibe Şahin ve Öğretim Görevlisi Neslihan Çelik tarafından beslenme ile kanserden korunma yolları üzerine katılımcılara bilgiler aktarıldı.

    Vali Yardımcısı Gökhan Azcan, personelin sağlık ve özellikle kanser konusunda bilgilendirilmesini amaçladıklarını belirterek, günümüzde önemini artıran ve önemli bir konu haline gelen sağlıklı yaşama ilişkin gerçekleştirilen seminerin önemine işaret etti.

    Katılımcıların anlatılan konuları ilgiyle dinlediği gözlemlenirken, seminerin sonunda öğretim görevlilerine başarılı sunumları ve katkılarından dolayı Vali Yardımcısı Gökhan Azcan tarafından Teşekkür Belgesi verildi.

  • Ergenlerde Sağlıklı Beslenme Ve Hareketli Yaşam

    Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Uygulama ve Araştırma Hastanesi Uzman Diyetisyeni Fatih Sırıken, ergenlerde sağlıklı beslenme ve hareketli yaşam hakkında açıklamalarda bulundu.

    Çocukluktan sonraki en hızlı büyüme döneminin ergenlik dönemi olduğunu belirten Uzman Diyetisyen Fatih Sırıken, gençlerin besin seçimi ve aktivitelerinin önemine değinerek, sağlıklı besin seçiminin büyüme ve gelişmeyi olumlu yönde etkilediğine işaret etti. Sırıken; besin seçimi yapılırken, besleyici değeri düşük, yüksek enerjili, fazla yağlı ve tuz içeren yiyecekler yerine, evde hazırlanan çiğ sebze, salata, yoğurt, sütlü tatlıları tercih edilmesi gerektiğini dile getirdi.

    Diyetisyen Sırıken, gençler üzerinde yapılan bir çalışmada, yetersiz sebze ve meyve tüketimi ile zayıf aile iletişimi, aşırı televizyon seyretme, bilgisayar kullanımı ve düşük beslenme bilgisi arasında önemli ilişki olduğunun saptandığına dikkat çekerek; “Gençler, dışarıda yüksek yağlı yiyecek tüketmiş ise, evde az yağlı yiyecekleri tercih etmelidir. Yiyecek alışverişi, menü planlama, yemek hazırlama ve pişirme konularında diyetisyenlerden yardım istenebilir. Diyetisyenler, yiyeceklerin seçimi için öneri getirilebilir. Bu yolla kilo kontrolü sağlanmış olur” dedi.

    Sağlıklı yaşam için düzenli egzersiz yapılmasının da gerektiğini söyleyen Sırken, “Eğer çocuğunuzun kilo sorunu varsa onu eleştirmeden, yaşam tarzını değiştirmesine yardımcı olmalı ve bir diyetisyenden yardım istemelisiniz. Bu denemede oluşabilecek duygusal sorunları iyi bir iletişim ile çözmeye çalışmalı, evinizde sağlıklı yiyecekler bulundurmaya özen göstermelisiniz” sözleriyle ailelere tavsiyelerde bulundu.

    Yaş gruplarına göre gençlerin yapabilecekleri egzersizler hakkında bilgiler veren Diyetisyen Fatih Sırıken, ergenlerde sağlıklı yaşam için fiziksel aktivenin çok büyük bir unsur olduğuna dikkat çekti.