Etiket: beslenme

  • Türkiye Doğal Beslenme Ve Sağlıklı Yaşam Günleri 2016

    Türkiye Doğal Beslenme Ve Sağlıklı Yaşam Günleri 2016 fuarına günler kala 5 bin metrekarelik alandaki stantlar şimdiden doldu. Prof. Dr. Mehmet Rüştü Karaman, ilgiden memnun olduklarını ve fuar sonunda bir bildiri yayınlayacaklarını söyledi.

    2015 yılında Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlığı, Türkiye Yeşilay Cemiyeti ve Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi’nin ortaklaşa düzenlediği ve Sakarya’nın Bilecik ilçesinde uluslararası platformda gerçekleştirilen 2015 Türkiye Doğal Beslenme ve Yaşam Boyu Sağlık Zirvesi bu yıl ikinci defa doğallıktan söz etmeye hazırlanıyor. 2015’te zirve olarak başlayan program bu yıl fuar ve kongre olarak meraklılarını Türkiye Doğal Beslenme ve Sağlıklı Yaşam Günleri 2016 konsepti ile Antalya’da ağırlayacak.

    GÜNLER ÖNCESİNDEN TÜM STANTLAR DOLDU

    Sağlık, Tarım, Gıda, Spor ve Beslenme ana başlıklarıyla Cumhurbaşkanlık, Başbakanlık, bakanlıklar ve çok sayıda üniversite ile STK’ların desteğiyle hazırlanan fuarı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Eşi Emine Erdoğan, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun Eşi Dr. Sare Davutoğlu da yakından takip ediyor. Cumhurbaşkanı Danışmanı Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu da fuarda yer alacak isimler arasında.

    14-17 Nisan tarihleri arasında Expo Center Fuar Merkezi’nde ziyaretçilerini ağırlayacak olan fuarla ilgi Lara bölgesinde bir otelde tanıtım toplantısı gerçekleştirildi. Yüksek İhtisas Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Dr. Mehmet Rüştü Karaman, fuarın duyurulmasının ardından günler öncesinden 5 bin metre karelik alandaki tüm stantların dolduğunu söyledi.

    ÜRÜNLER SERGİLENECEK VE PANELLERDEN SONRA BİLDİRGE HAZIRLANACAK

    Fuarda ürünlerin sergilenmesinin yanı sıra panellerinde olacağını belirten Prof. Karaman, “Ürünleri fuarda gezerken işin uzmanların fuarda olmasıyla birlikte vatandaşlarımız doğal ürünlerle ilgili direkt işin uzmanlarına istediklerini sorup bilgi alabilecek. Aynı zamanda bu fuarda paneller de olacak. Açılışın ilk gününde geleneksel ve tamamlayıcı tıp paneli olacak. Hemen arkasından 2016 yılının dünya bakliyat yılı olması nedeniyle bakliyatla ilgili bir panel olacak. Devamında hayvancılık ve süt sektörüyle ilgili paneller de olacak. Konuşmacılarımız özel sektör temsilcileri hem de konunun uzmanı akademisyenlerden oluşacağı için panellerden de faydalı bir sonuç raporu hazırlanacak. Ayrıca bu fuarda 101 çeşit baklagil sergisi, tıbbı aromatik bitkiler köşesi, organik ürün çeşitleri sergisi, Osmanlı mutfak köşesi ve yöresel peynir çeşitleri bu fuarda yapılacak. Bu türden etkinliklerin sayısı arttıkça vatandaşların bilinçlenmesi artıyor. Bizim amacımız da farkındalık oluşturmak. Yöresel ürünler değil, doğal ve sağlıklı ürünlerin görücüye çıkması. Bu ürünler görücüye çıkınca biz de fuardan çıkan sonuç raporunu paylaşmış olacağız” dedi.

  • Bypass Ameliyatı Olanlara Sağlıklı Yaşam Ve Beslenme Eğitimi

    Adana’da, bypass ameliyatı geçiren hastalara sağlık yaşam ve beslenme eğitimi verildi.

    Özel Adana Ortadoğu Hastanesi tarafından Çukurova Belediyesi salonunda verilen eğitime 50 hasta katıldı.

    Özel Adana Ortadoğu Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Nihal Özdemir, bypass ameliyatı olanların nasıl beslenmesi gerektiğini anlattı. Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. İsa Çoşkun, Kardiyoloji Uzmanı Doç.Dr.İzzet Hafez ve Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Tuna Katırcıbaşı da kalp sağlığının insan hayatı için önemini vurgulayıp, bazı uyarı ve tavsiyelerde bulundu.

  • Çocuk Yaşlarda Sağlıklı Beslenme Kalp Krizini Önlüyor

    Uzmanlar, çocuk yaşlarda sağlıklı beslenme ve spor alışkanlığı kazanan kişilerde kalp hastalıkları riskinin en aza indiğini ifade ediyor.

    İzmir Üniversitesi Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Caner Topaloğlu, kalp sağlığının yaşam biçiminde yapılacak değişikliklerde gizli olduğunu söyledi. Doğru beslenme ve spor yapmanın önemine vurgu yapan Yrd. Doç. Dr. Topaloğlu, “Öncelikle kendimize ‘kalbimiz gerçekten sağlıklı mı?’ sorusunu sormalıyız. Kalp krizi geçiren veya kalp ve damar hastalıkları olanların yanı sıra ailesinde kalp sorunları yaşayan kişilerin de düzenli olarak kardiyolog kontrolünde olması gerekiyor. Halkımız kalp hastalıklarını pek önemsemiyor. Düzenli yapılan kontroller, kalp hastalıklarını önlemede büyük başarı sağlıyor” dedi.

    Kalp sağlığının öneminin çocukluk yaşlarda anlatılması gerektiğini kaydeden Topaloğlu, “Kalp-damar tıkanıklıkları, hipertansiyon, kalp yetmezliği ve kalp-kapak hastalıkları ölümlerde rol oynuyor. Bu hastalıkları önlemek elimizde. Bu nedenle kalp sağlığını çocukluk çağından itibaren kontrol altına almamız gerekli. Çocuklarımızı az tuz kullanımı, zengin lifli gıdaları tüketmeleri, yüksek karbonhidratlı yiyeceklerden uzak durmaları ve düzenli spor yapmaları konusunda yönlendirici olmalıyız. Çocukken yapılan yanlışlar gelecekteki kalp rahatsızlıklarının temelini oluşturuyor. Doğru alışkanlıkları çocukluk çağında yerleştirirsek, kalp ve damar hastalıklarını azaltmış oluruz” şeklinde konuştu.

    “KADINLARDA KRİZ GÖĞÜS AĞRISI İLE GELMİYOR”

    Yrd. Doç. Dr. Topaloğlu, “Zararlı alışkanlıklar ve bağımlılık yaşı maalesef çok küçük yaş gruplarına indi. Kalp ve damar hastalıklarının gelişiminde tütün ve alkol kullanımının etkili olduğunu çocuklarımıza iyi şekilde anlatmalıyız” dedi. Çocuklarımıza okullarda sağlıklı beslenmenin faydaları ve zararlı alışkanlıklardan uzak durulması yönünde bilgi verilmesi gerektiğini anlatan Topaloğlu, sözlerini şöyle tamamladı:

    “Kadınlarda, kalp krizi her zaman göğüs ağrısı ile gelmez. Özellikle diyabet olan kadın hastalarda aşırı yorgunluk hissi, bulantı, kusma, nefes darlığı, sırt ağrısı ve mide yanması gibi belirtiler kalp krizinin habercisi olabilir. Diyabetik hastalar kalp sağlıklarına normal bireylerden daha fazla dikkat etmeli. Bu kişiler kardiyoloji hekimlerinin düzenli takibinde olmalıdır.”

  • Çocuklarda TEK Yönlü Beslenme Büyümeye Engel

    Uzman Diyetisyen Pınar Kural Enç, sağlıklı beslenmenin temellerinin çocuklukta atıldığını belirterek, “Yağlı hazır gıdalar, çocukların çabuk yağlanmasında rol oynuyor. Çocuklarda tek yönlü beslenme, büyüme ve gelişme yetersizliklerine neden olabiliyor” dedi.

    Çocukların genelde ergenlik çağında zayıflamaya çalıştıklarını ama yanlış beslenme yüzünden artık sekiz yaşındakiler de diyet yaptığını kaydeden Uzman Diyetisyen Pınar Kural Enç, “Önemli nokta annelerin sağlıklı beslenmeyi öğrenmeleri gerekiyor. Şu anda dünyadaki en büyük sağlık sorunlarından biri obezite. Yeme alışkanlıklarının değişmesi, hareketlilik düzeyinin azalması, televizyon ve bilgisayarlar karşısında geçirilen sürelerin artmasıyla birlikte, çocuklar şişmanlamaya başladı. Yağı ve şekeri yüksek yiyeceklerin ucuz ve kolay ulaşabilir olması yüzünden, çocukların yeme alışkanlıkları tümüyle değişti. Yüzyılın gizli tehlikesi olan obezite, çocuklarımızı esir almaya başladı. Sekiz yaşında bile diyet yapan çocuklar var! Kan yağı yükseklikleri, karaciğer yağlanması, özellikle erişkinlik diyabeti dediğimiz tip 2 diyabet ve insülin direnci gibi yetişkin hastalıklarına, kilolu çocuklarda sık rastlanır oldu. Şişmanlıkla mücadele için çocuk kilo almadan ona doğru beslenme alışkanlığını öğretmek şart. Beslenme doğumdan başlayarak ölene kadar devam eder. Çocuklarda özellikle anne sütü alımı ve sonrasında doğru ek besin geçişi çocuğun geleceğini etkilemektedir. Çocuğun çok yiyerek değil, dengeli yiyerek ve aynı zamanda hareket ederek büyüdüğünü biliyoruz. Ailelere, çocuklarına yemek konusunda ısrar etmemesini tavsiye ediyoruz. Çocuklarda özellikle tam buğday ekmeği tüketilmelidir. Kepekli ekmek demir emilimini azaltacağı için özellikle çocuklarda ve gebelerde tercih etmiyoruz. Küçük yaşlarda alışkanlıklar daha çok oturduğu için yönlendirmelerimiz çok önemlidir. Oysa kepek ekmeği, yemeklerle birlikte çok sık tüketildiğinde çocukta demir eksikliği yapar. Demir, kan yapımında kullanılan en önemli elementtir. Böylelikle çocukta kansızlık ortaya çıkar. Bu durum büyüme- gelişmeyi olumsuz yönde etkiler. Bu yüzden, çocuklarınıza tam buğday yedirebilirsiniz.

    Özellikle beyin gelişimi için çocuklarda tam doymuş yağlar dediğimiz hayvansal yağların yeteri kadar alınması önemlidir. Esansiyel yağ asitleri dediğimiz Omega-3 ve Omega- 6’nın da yeteri kadar tüketilmesi önemlidir. Özellikle Omega-3 yağ asidi, vücut ve beyin için elzemdir. Balık ve cevizde bu yağ asidi bol bulunur. Haftada iki gün balık ve kahvaltıda her gün iki adet ceviz yedirerek çocuğun yağ ihtiyacı karşılanabilir. Ergenliğe kadar, çocuklarınıza normal yağlı günlük süt ve yoğurt yedirmeniz daha sağlıklıdır. Sebze yemeklerine bir kilo için üç yemek kaşığı zeytinyağı koyabilirsiniz. Pilavlarınızda bir çay bardağı için iki silme tatlı kaşığı tereyağı kullanabilirsiniz.” diye konuştu.

    Uzman Diyetisyen Pınar Kural Enç, doğru olanın çocuğun gösterdiği açlık hissini rehber alarak onu beslemek olduğunu kaydederek şöyle konuştu:

    “Acıktığı zaman kendisi yemek isteyecektir. Ayrıca çocuğa istemediği yiyeceği zorla yedirmemek gerekir. Yiyeceklerin miktarından çok çeşitliliğine önem verilmelidir. Çocukluk döneminde kazanılan alışkanlıkların sonraki yaşamda da devam edeceği göz önünde bulundurulmalıdır. Çocuklara düşük kalori ile diyet yaptırmak ve yediklerini diğer çocuklarla kıyaslamak, son derece yanlıştır. Çocuğun sofraya oturması, başka şeylerle ilgilenmeden yemek yemesi gerekir. Çocukların, oyun oynarken veya televizyon seyrederken beslenmesi sağlıksız alışkanlıklardır. Çocuklar; erişkine göre daha hareketli oldukları için pilav, makarna, patates gibi karbonhidrat oranı yüksek besinleri sever. Anneler de sık sık bu yiyecekleri pişirir. Bu durumda çocuk, diğer gıdalara olan ilgiyi azaltır ve tek yönlü beslenir. Tek yönlü beslenme, çocukta büyüme ve gelişme yetersizliklerine neden olur. O nedenle, kas yapımına destek için besin çeşitliliğini artırıp protein alımını desteklemek gerekir. Her yemeğin yanına yoğurt veya ayran eklendiği zaman, çocuğun günlük kalsiyum alımı da sağlanmış olur.Büyüme çağındaki kızlar, görüntülerine çok önem verdikleri için bilinçsizce az ve dengesiz beslenir. Sabah kahvaltılarını yapmadan okula giderler, açlıklarını besin değeri düşük gıdalarla geçiştirirler. Bunun sonucunda da büyüme gerilikleri, boy kısalıkları, kansızlık gibi sorunlar ortaya çıkar. Bu çocukların okul başarıları da düşer. Son derslere doğru halsizlik ve dikkat dağınıklığı görülür. Çocuğun gelişme çağındaki ruhsal durumunu göz önüne alınarak, ona dengeli beslenme alışkanlıkları kazandırılmalıdır. Günün en önemli öğünü olan kahvaltı asla atlanmamalıdır. Düzenli beslenme alışkanlık haline getirilmelidir. Çocuğun şeker ve yağ içeriği yüksek yiyecekleri azaltıp taze sebze ve meyve yemeye özendirilmesi gerekir. Yemeklerin yanında süt veya ayran tercih edilmelidir.”

  • TİKA Pakistan’da Yetersiz Beslenme İle Mücadelede Çözüm Ortağı

    Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından Pakistan’ın Sindh Eyaleti Sağlık Bakanlığına 11 adet buğday unu zenginleştirme makinesi temin edildi.

    TİKA, Pakistan’da gerçekleştirdiği projelere yenilerini eklemeye devam ediyor. Bu kapsamda TİKA tarafından Pakistan’ın Sindh Eyaleti Sağlık Bakanlığına 11 adet buğday unu zenginleştirme makinesi temin edildi. Dünyada 5 yaşının altındaki 165 milyondan fazla çocuk yetersiz beslenme nedeniyle fiziki gelişim problemleri ile karşı karşıya bulunuyor. 52 milyon çocuk aşırı zayıf ve özel tedaviye gereksinim duyuyor. Buna karşın 43 milyon çocuk aşırı kilolu ve bazı durumlarda bunun nedenleri arasında çocukların yoksulluk sonucu dengeli beslenememesi bulunuyor. Dünyada iki milyar kişi temel vitamin ve mineraller yönünden eksiklik çekiyor.

    TİKA tarafından gerçekleştirilen proje kapsamında temin edilen makineler buğday ununa A, B12, B9 vitaminleri, demir ve çinkonun uluslararası standartlara uygun biçimde karıştırılmasını sağlayacak. Buğday ununun besin değerinin arttırılması; yetersiz beslenme kaynaklı kansızlığın ve sinirsel hasarların azaltılmasında, okulda ve iş yerinde verimliliğin artmasında ve dolaylı olarak da iktisadi kalkınmanın hızlanmasında önemli rol oynuyor. Yetersiz beslenmeyi engellemek üzere yapılan 1 dolarlık yatırım sağlık, eğitim ve verimlilik şartlarının iyileşmesini sağlayarak 30 dolarlık kazanım sağlıyor.

    TİKA Pakistan Koordinatörü Mustafa Giray Tezel, teslim töreninde yaptığı konuşmada buğday ununun besin yönünden güçlendirilmesinin bölgede anne ve çocuk sağlığının iyileştirilmesi ve sonuç itibariyle Pakistan ekonomisinin güçlendirilmesi anlamına geldiğini ifade etti. TİKA Pakistan Koordinatörü Tezel, TİKA’nın Pakistan’da sağlıklı nesiller yetişmesine katkı sağlandığı için memnun olduklarını ifade etti.

    Sindh Hükümeti Sağlık Bakanı Dr. Hasan Murad Shah ise teslim töreninde yaptığı konuşmada gıda güvenliği ve dengeli beslenmenin Sindh Hükümetinin öncelik verdiği konular olduğunu, bu konularda paydaşlarla önleyici ve tedavi edici girişimlerde bulunduklarını ve çok taraflı bir yaklaşım içinde olduklarını ifade ederek TİKA’ya teşekkür etti.

    Muavin Konsolosu Çağrı Yüceer de TİKA’nın Sindh Hükümeti ve Dünya Gıda Programının buğday unu zenginleştirme çabalarına katkı vermesinden memnun olduklarını ifade ederek, Pakistan’ın eyaletlerden oluşmasına karşın Türk halkının zihninde böyle bir ayrım olmadığını, bir bütün olarak Pakistan’ın Türk halkının gönlünde önemli yere sahip olduğunu ifade etti.

    Dünya Gıda Programı Pakistan Temsilcisi Lola Castro, buğday ununa vitamin ve minerallerin karıştırmanın yetersiz beslenme ile mücadelede en etkili yöntem olduğunu ve batılı ülkelerde de bu yöntemin kullanıldığını ifade ederek katkısı için TİKA’ya teşekkür etti.