Etiket: Beslenin

  • Yılbaşı ertesi için ’sağlıklı beslenin’ uyarısı

    Yeni yılda kurulan özenli sofralar ve geçirilen eğlence dolu vakitlerin ardından yılbaşı ertesi sağlıklı beslenmenin gerekliliğini belirten uzmanlar, “Sabah güne ılık limonlu su ile başlanmalı ki karaciğer detoksifikasyonu devreye girsin. Mutlaka kahvaltı yapın. Gün içinde 2-3 litre su için. Akşam yemeğini ise yoğurt, ananas, badem, tarçın ve yulaftan oluşan karışım ile yapın” dedi.

    Yeni yıla girerken buluşulan akşam sofraları çeşit çeşit yemeklerle donatılırken, yiyeceklerin dozunun fazla kaçması rahatsızlık oluşturabiliyor. Yılbaşı gecesi sınırsız şekilde yemeklere yüklenilirken, uzmanlar yılbaşı gecesi alınan fazla kalori ve yiyeceklerin oluşturacağı ödemin atılması için özellikle ertesi gün sağlıklı beslenmenin gerekliliğini belirterek uyarılarda bulundu.

    Yeni yılda çeşitli ve özel sofralar kurulduğunu ve yılda bir kere olan bu akşam için sınırlar koymanın çok mantıklı gelmediğini ancak bazı tedbirler alınabileceğini dile getiren Diyetisyen Gizem Şimşek Aktaş, “O gün içinde fazla kalori almayı veya ertesi gün pişman olmayacak şekilde beslenmeyi sağlayabiliriz. Yılbaşı akşamı yemeği fazla yeme düşüncesiyle gündüz aç kalmak yanlış. Kişi, gün içinde aç kaldığı için enerjisi düşüyor ve sonrasında yemeklere saldırabiliyor. Bunun yerine dengeli bir kahvaltı yapıp belki daha az kalori alınabilir ama akşam yememeye özen gösterilerek mümkünse akşam yemeğinden önce bir ara öğün yapılarak, akşama daha dengeli ve yumuşak bir geçiş yapmayı sağlayabilirler” dedi.

    Meze tavsiyesi

    Yılbaşı sofralarının vazgeçilmezlerinden meze, pasta, tatlı, cips gibi yiyeceklerin tüketilmesi noktasında da uyarılarda bulunan Aktaş, kızartmalı ve yağlı meze yerine yoğurtlu ya da peynirli mezelerin tercih edilmesini, tatlılardan da birer porsiyon yerine tadımlık tüketilmesi gerektiğini söyledi.

    Yılbaşı ertesi sağlıklı beslenmesinin önemine değinen Özel Egesante Tıp Merkezi doktorlarından Diyetisyen Gizem Şimşek Aktaş, “2019’un ilk günü herkes biraz fazla vicdan azabıyla uyanacak. Bunun sebebi gece kaçırılan fazla yemekler olabilir. Ertesi günü telafi etmek aslında mümkün. Mutlaka sabah güne ılık limonlu suyla başlamalılar ki karaciğer detoksifikasyonu devreye girsin. Mutlaka kahvaltılarını yapmalılar. Çünkü sabah düşük kan şekeriyle uyanabilirler. Kahvaltımızda yine hafif protein yumurta, peynir, 5-6 adet zeytin, 1 dilim ekmek, potasyumdan zengin sebzeler tüketebiliriz. Özellikle ödem atmada etkili olan maydanoz, ayrıca avakado tüketebiliriz. Bir gün öncenin yorgunluğunu atmak için mutlaka ertesi gün 2-3 litre su içmemiz gerekiyor. Muhtemelen bir gece önceden kaynaklanan uyku problemleri olabileceği için o gün içinde 35-40 dakikalık bir yürüyüş öneriyorum. Hem daha rahat uyumak hem de metobolizmanızı hızlandırmak için mutlaka hareket de öneriyorum” diye konuştu.

    Yoğurt, ananas, tarçın, yulaf, badem karışımı

    Yılbaşı ertesi için özel tarif de veren Diyetisyen Aktaş, “Yılbaşı akşamı çok kaçırdıysanız bunu ertesi gün telafi edebiliriz. Bunu nasıl yapabiliriz tabii ki ertesi günü hafif atlatarak. Akşam saatlerinde yapacağınız dengeli bir öğünle bir gün önceki günü telafi etmek mümkün. Bunun için kalsiyum açısından faydalı olan yoğurt, ödem atmada oldukça etkili olan ananas, yağlı tohumlardan faydalı badem, tokluk hissi ile lifi artırmak için yulaf ve kan şekerinizi dengelemek için de tarçınla güzel bir karışım yapıyoruz. O gün akşamımızı hafif bir şekilde geçiriyoruz” şeklinde konuştu.

  • Uzmanlardan, “Göz sağlığını korumak için doğru beslenin” uyarısı

    Göz sağlığının her yaşta dikkat edilmesi gereken konuların başında geldiğini vurgulayan Prof. Dr. Mahmut Kaşkaloğlu, çocukların 1, 3 ve 5 yaşlarında, yetişkinlerin ise yılda bir kez göz muayenesi olması gerektiğini söyledi.

    Kaşkaloğlu Göz Hastanesi Kurucusu Prof. Dr. Mahmut Kaşkaloğlu, gözle ilgili herhangi bir şikayet olmasa bile olası risklerin erken tespiti için uzman hekimler tarafından yapılacak kontrolün önem taşıdığını dile getirdi.

    Göz sağlığını korumak için alınması gereken bir dizi önlemler olduğu bilgisini veren Prof. Dr. Mahmut Kaşkaloğlu, “Gözü yoran televizyon ve bilgisayar ekranına uzun süre yakından bakmayın. Kitap okurken gözünüzle kitap arasında en az 30 cm mesafe olmasına dikkat edin. Çok az ya da çok fazla ışıkta okuyup yazmayın. Göz hastalıklarına neden olan bazı mikroplara karşı gözlerinizi temiz tutmaya özen gösterin. Doğru güneş gözlüğü kullanmanın da gözlerinizi güneşin UV ışınlarına karşı koruyacağını unutmayın” diye konuştu.

    “Göz sağlığı için doğru beslenin”

    Doğru beslenme ve vitaminlerin, görme problemlerinin önlenmesinde yardımcı olabileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Mahmut Kaşkaloğlu, omega 3 yağ asitleri, çinko, C ve E vitamini almanın katarakt gibi yaşla ilgili olan görme problemlerinin önlenmesinde fayda sağlayacağını kaydetti.

    Kaşkaloğlu, “Ispanak gibi yeşil ve yapraklı sebzeleri, somon, ton balığı ve diğer yağlı balıklar, yumurta ve diğer protein kaynakları, portakal ya da turunçgiller ailesine ait diğer meyveleri ya da meyve sularını düzenli tüketmek göz sağlığı için önem taşıyor” diye konuştu.

    Sigara içenlerin göz sağlığı açısından risk taşıdığını da belirten Prof. Dr. Mahmut Kaşkaloğlu, sigaranın, katarakta yakalanma ve gözlerdeki sinirlerin zarar görme olasılığını artırdığını da sözlerine ekledi.

  • Kalbinizi Korumak İçin Doğru Beslenin

    Acıbadem Eskişehir Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Yeşim Özcan, kalp sağlığının korunmasında doğru beslenmenin öneminin büyük olduğunu belirterek, balık, ceviz, muz, domates, yeşil çay, kırmızı biber, enginar, üzüm ve çekirdeğinin tüketilmesi gerektiğini söyledi.

    Kalp sağlığında etkili olan doğru beslenme yöntemlerini hakkında konuşan Beslenme ve Diyet uzmanı Yeşim Özcan, sağlıksız beslenmenin, birçok hastalığa davetiye çıkardığına dikkat çekerek, kalp hastalıklarını da ciddi ölçüde tetiklediğini söyledi. Beslenmeyle doğrudan bağlantılı olan hipertansiyon, kolesterol, obezite ve şeker gibi sağlık sorunları kalp sağlığını tehdit eden hastalıklar arasında yer aldığını belirten Özcan, “Her yıl mutlaka 1 kez kan değerlerinin kontrol ettirilmesi gerekiyor. Kolesterol, trigliserit, homosistein, kan şekeri ve kan basıncı düzeyleri kalp ve damar sağlığı hakkında bilgi veriyor. Kan basıncı değerinin normalde 120/80 mmHg ve altında olması gerekiyor. Hipertansiyon sorunu olan kişilerin tuz tüketimini kısıtlaması gerekiyor. Kilo, kalp ve damar sağlığı için önemli bir faktör olduğundan, fazla kilolu kişilerin diyetisyen desteği alarak ideal kilosuna ulaşması gerekiyor” dedi.

    Kalp sağlığını tehdit eden bir diğer unsurun hareketsiz yaşam olduğunu söyleyen Diyetisyen Yeşim Özcan, yürüyen merdivenler, asansör ve arabaların hareket etme alanını kısıtladığını belirtti. Özellikle merdivenlerden inerken, yürüyen merdiven ve asansörün tercih edilmemesi gerektiğini söyleyen Özcan, şu önerilerde bulundu:

    “Hareketli yaşam kalp hastalığı gelişme riskini azalttığından dolayı kendinize haftalık yürüyüş hedefleri koyun. Haftada en az 3 gün boyunca 30 dakikalık yürüyüşler yapmanız hem kendinize hem de kalbinize iyi gelir. Kalp sağlığı için tüketilen yağ ve miktarı çok önemli. Yağ tüketirken başta zeytinyağı olmak üzere özellikle doymamış, yani sıvı yağların tercih edilmesi gerekiyor. Hayvansal yağlar, kuyruk yağı, iç yağ gibi doymuş yağlardan kötü kolesterol artışına sebep olduğu için uzak durulması gerekiyor. Dolayısıyla bu yağları içeren hazır gıdalar, hamur işleri, marketlerdeki atıştırmalık tatlı ve tuzlu ambalajlı gıdalardan tüketmemek gerekiyor. Beslenmede lif miktarının artırılması lazım. Bu, lif yönünden zengin olan meyve ve sebzeler ile sağlanabiliyor. Günde 4-5 porsiyon meyve ve sebze tüketerek yeterli derecede lif alınabiliyor. Bunun yanı sıra yulaf, tam tahıllı ekmek ve kuru baklagiller de lif yönünden zengin olan diğer besinler arasında yer alıyor. Tahıllardaki posa, yağ emilimini düzenlerken, kan şekerinin de yavaş yükselmesini sağlayarak damar tahribatını engelliyor.”

    KIRMIZI ET YERİNE BALIK TÜKETİN

    Omega-3 yönünden zengin olan balığın kalp sağlığını korumada ilk sırada yer aldığını ifade eden Özcan, “Kırmızı et tüketimini azaltıp bunun yerine haftada en az 2 kez balık yenmelidir. Salam, sucuk, sosis ve sakatat gibi gıdalardan da uzak durulması gerekiyor. Süt ve süt ürünleri içerdiği kalsiyum açısından kalp ve damar sağlığını koruyor. Ancak bunları tüketirken az yağlı olanlardan tercih edilmesi önem taşıyor. Yemeklerin kızartma yöntemiyle pişirilmesi alınan yağ miktarını artırıp kullanılan yağ kalitesini düşürdüğünden, ızgara, fırın, az yağda soteleme, buharda pişirme ve haşlama gibi sağlıklı pişirme yöntemleri tercih edilmesi öneriliyor. Kapl sağlığı için olmazsa olmaz besinler ise, ceviz, muz, domates, yeşil çay, kırmızı biber, üzüm ve çekirdeği ve enginar” dedi.

  • Hastalıklardan Korunmak İçin Kışın Doğru Beslenin

    Diyetisyen Ceren Aktaş, kış aylarını sağlıklı bir şekilde geçirmek için beslenme alışkanlıklarına dikkate edilmesi gerektiğine dikkat çekti.

    Memorial Diyarbakır Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Diyetisten Ceren Aktaş, kışın dengeli beslenmenin önemi hakkında bilgi verdi. Kış aylarında soğuk algınlığı ve gribal enfeksiyonlara yakalanma riskinin yüksek olduğuna dikkat çeken Aktaş, “Bu nedenle vücut direncini artıran ve bağışıklık sistemini güçlendiren besinlerin dengeli bir biçimde tüketilmesi çok önemlidir. Uzun kış gecelerinde, portakal, mandalina, greyfurt gibi C vitamininden zengin meyveler mutlaka sofralarda bulunmalıdır. Bunun yanı sıra, pancar, turp, havuç, kereviz, ıspanak, pırasa, lahana, pazı gibi sebzeler de kış aylarında bağışıklığı artırarak, hastalıkları önleyebilme özelliğine sahiptir. Yalnızca kış aylarına özel değil her mevsim taze sebze ve meyve ağırlıklı beslenme, sağlık açısından çok önemlidir” dedi.

    “DÜZENLİ SU TÜKETİLMELİ”

    Kış aylarında havaların soğuk olması nedeniyle sıvı ihtiyacının pek akla gelmemesi nedeniyle vücudun sıvı ihtiyacını yeterli oranda karşılayamadığını anlatan Aktaş, “Bu nedenle kışın günde en az 2 litre su tüketilmesi önerilmektedir. Kış döneminde sağlıklı beslenme için gerektiğinde bir diyetisyen yardımı alınabilir. Kişinin boyu, kilosu ve vücut kitle indeksine göre hazırlanan diyet programları sayesinde kış aylarını sağlıklı bir şekilde geçirmesi sağlanabilir. Ayrıca kış döneminde sağlıklı kilo vermek ve kilo kontrolü, yaza iyi bir başlangıç yapmak isteyenler için de iyi bir fırsattır” diye konuştu.

    Aktaş, kış aylarında kilo almamak ve hastalıklardan korunmak için yapılması gerekenleri ise şöyle sıralardı:

    “Balık kışın sofralardan eksik edilmemesi gereken besinler arasındadır. İçerdiği Omega 3 yağ asidinden dolayı bağışıklık sisteminin kuvvetlenmesini sağlar. Haftada en az 2 gün balık tüketimi önerilir. D vitamininin en iyi kaynağı güneştir. Kış mevsiminde genelde havalar bulutlu olduğundan dolayı güneşten yeterince faydalanmak mümkün olmayabilir. Ancak havanın güzel olduğu zamanlarda yürüyüşe çıkarak, güneş ışınları almak önemlidir. Soğuk kış günlerinde çay ve kahve yerine, bitki çayları ve C vitamini yönünden zengin olan kuşburnu çayı tercih edilebilir. Kış aylarının uzun gecelerinde atıştırmalıklar da çok tüketilmektedir. Eğer kuruyemiş tercih edilecekse, yağlı kuru yemişlerle leblebi karıştırılarak yenilmelidir. Özellikle kalorisi yüksek hamur tatlılarından uzak durulmalıdır. Tatlı ihtiyacı ise haftada 2’yi geçmeyecek şekilde sütlü tatlılardan yana karşılanmalıdır. Kış aylarında genellikle çocuklar sebze yemeği reddedebilir. Çocukların, erişkinlere göre bağışıklık sistemi daha zayıftır ve gribal enfeksiyonlara yakalanma olasılıkları daha fazladır. Bu yüzden çocuklarına sebze ve meyveyi sevdirerek ya da farklı seçenekler sunarak yedirmek çok önemlidir.”