Sıcak yaz günlerine denk gelen Ramazan ayının ardından özellikle oruç tutan kişiler dört gözle bayramı bekliyor. Ramazan ayı boyunca gün içerisinde vücudun uzun saatler boyunca aç ve susuz kalması ve öğünlerin de azalması ile farklı bir beslenme tarzına alışılıyor. Uzmanlar, Ramazan Bayramı ve sonrasında bu beslenme tarzından normal düzene geçişin bir fırsat olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor. Acıbadem Adana Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Çisem Gündüz, Ramazan boyunca yavaşlayan metabolizmanın bayram ve sonrasında sağlıklı bir şekilde normalde döndürülmesi için birtakım önerilerde bulundu.
Öğün sayınızı arttırın
Ramazan’da uzun saatler süren açlık yaşanması nedeniyle metabolizma hızında düşüş yaşandığına dikkat çeken Dyt. Çisem Gündüz, bu nedenle öncelikle Ramazan ayı boyunca sahur ve iftar şeklinde 2 öğüne düşen yeme düzenini tekrardan 3 ana ve 3 ara öğün olmak üzere 6 öğüne çıkarmak gerektiğini ifade etti. Bayramın toparlanma dönemi olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Dyt. Çisem Gündüz, bu süreci en sağlıklı şekilde geçirmek ve kilo alımına engel olmak için öğün sayısını tekrar artırmanın yanı sıra egzersiz de yapılmasını öneriyor.
Kahvaltıyı atlamayın
Ramazan ayı boyunca bazı kişiler için en çok özlenen öğün olan kahvaltıda kontrolü kaybetmemek gerektiğini vurgulayan Diyetisyen Gündüz, kahvaltıda tüketilmesi gereken besinleri şu sözlerle açıklıyor:
“Öncelikle gün boyu vereceği tokluk hissi nedeniyle yumurtanın sofralardan eksik edilmemesi, peynir ve zeytin çeşitlerinde de porsiyon kontrolüne dikkat edilmesi gerekiyor. Domates, salatalık, yeşil biber gibi besinlerin ise bol bol tüketilmesinde sakınca bulunmuyor. 1 tatlı kaşığı reçel veya bal ile kendinizi ödüllendirebilirsiniz. Ancak ekmek tercihinin tam buğdaydan yana kullanılması önem taşıyor.”
Bol miktarda su için
Ramazan’da kısıtlı tüketim nedeni ile düzenli su içme alışkanlığının kaybedilmiş olabileceğini söyleyen Dyt. Gündüz, tekrardan bu alışkanlığı kazanmak için susamayı beklemeksizin günde ortalama 2,5-3 litre su tüketilmesini tavsiye ediyor. Gidilecek ziyaretlerde içilen çay, kahve gibi içeceklerin suyun yerini tutmayacağını ve miktarına dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Dyt. Gündüz, fazla miktarda tüketilen çay, kahve ve asitli içeceklerin çarpıntı, kalp rahatsızlıkları gibi birtakım sağlık sorunlarına yol açabileceğini ifade ediyor.
Tatlılarda porsiyon kontrolü yapın
Bayram ziyaretlerinde ikram edilen şeker, çikolata, sütlü veya şerbetli tatlılar karşısında mutlaka porsiyon kontrolü yapılması gerekiyor. Tüm ziyaretlerde kabul edilen her çikolata veya tatlı günlük tüketilmesi gereken yağ ve şeker miktarını oldukça aşıyor. Bu durum hazımsızlık ve mide problemleri gibi sindirim sistemi sorunlarına yol açmasının yanı sıra kilo alımına da sebep oluyor. Dyt. Gündüz, çikolata ve şekerlere alternatif olarak, vitamin ve mineralden zengin taze ve kuru meyveler, kuruyemiş, taze meyve salataları, light dondurma, meyveli tatlı veya light süt ile hazırlanmış tatlı çeşitlerinin ikram edilmesini öneriyor.
Açık büfeye dikkat
Bayramı tatil beldelerinde geçirecek olanlar için özellikle açık büfeler tehdit oluşturuyor. Açık büfe olan yerlerde servis tabağına her besin grubundan sadece tüketilecek kadarının alınmasını söyleyen Dyt. Gündüz “Tabağınızda çeşitlilik yaratmaya ve farklı renklerde besinler bulunmasına özen gösterin. Yemeğinizin yanında asitli içecekler yerine su veya ayran tüketin” diyor.
Egzersiz yapmayı unutmayın
Ramazan boyunca hareketsiz kalan metabolizmayı canlandırmak için tatil olan bayram sürecinin fırsat olarak görülmesi gerektiğini belirten Dyt. Çisem Gündüz, hem fazladan alınan kalorileri yakmak hem de sağlıklı olmak adına günde ortalama 45 dakika hafif tempolu yürüyüşlere çıkılmasını öneriyor.
Uludağ Çevre Teknolojileri Ar-Ge Merkezi (ULUÇEV) Genel Müdürü Prof. Dr. Kadir Kestioğlu, 22 Nisan 2016 tarihinde imzalanan Paris İklim Antlaşması’nı ve bu süreçte Türkiye’nin atması gereken adımları değerlendirdi. İklim değişikliğinin olumsuz etkilerinin ayak seslerinin Türkiye’de de işitilir olduğunu söyleyen Prof. Dr. Kestioğlu, bir an önce temiz enerjiye yönlenilmesi gerektiğinin altını çizdi.
Diyetisyen Laleş Güzel, yaz aylarında sıcaklıkların ve nemin artmasına bağlı olarak vücut ısısının arttığını ve metabolizmanın bu yeni duruma uyum sağlamaya çalıştığını belirterek, su tüketiminin önemine dikkat çekti. Çay, kahve ve gazlı içeceklerin suyun yerini tutmadığını vurgulayan Güzel, günde 2,5 litre su içilmesi gerektiğini söyledi.
Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Tıp Fakültesi Hastaneleri Beslenme Ünitesi Sorumlusu Doç. Dr. Kürşat Gündoğan, kış aylarında özellikle vücut savunması zayıf kronik hastalar, yaşlılar, hamileler ve çocuklar ile kanser hastalığı nedeniyle savunma sistemi baskılanmış kişilerde ciddi sıkıntılara yol açan gribal enfeksiyonlardan doğal ve düzenli beslenmeyle korunulabileceğini belirtti.
Sağlıklı bir cildin sağlıklı bir bedenin yansıması olduğunu söyleyen Estetik,Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op.Dr.İlhan Serdaroğlu, güzel bir cilt için besinlerden faydalanılması gerektiğini belirtti.