Etiket: Besinler

  • Emziren Bayanların Tüketmesi Gereken Besinler

    Uzman Diyetisyen Aslıhan Küçük, emziren bayanları beslenme konusunda uyardı.

    Gebze Medical Park Hastanesinden Uzman Diyetisyen Aslıhan Küçük, “Hamilelik döneminde beslenme bebeğin sağlıklı bir şekilde dünyaya gelmesi için ne derece önemli ise, emziklilik dönemindeki beslenme de o derece önemlidir. Bir bebeğin büyüme ve gelişme döneminde alması gereken en önemli besin anne sütüdür ve annenin yeterli miktarda ve nitelikte süt üretebilmek için beslenme düzenine dikkat etmesi gerekir” dedi.

    Uzman Diyetisyen Aslıhan Küçük, bebek beslenmesinde yeri doldurulamayan bir doğa harikası olan anne sütünün daha besleyici olması için tüketebilmesi gereken en iyi 15 besini şöyle sıraladı:

    “Yoğurt: İçeriğindeki mükemmel kalsiyum, fosfor oranı ile vazgeçilmez bir besin yoğurt. Hem annenin bebeği ile paylaştığı mineral depolarını doldururken hem de bebeğin kemik ve diş sağlığı için son derece önemli bir rol oynuyor. Annenin enerji ihtiyacına göre günde 2 veya 3 bardak mutlaka yoğurt tüketmesi gerekiyor.

    Yumurta: Yumurta içeriğindeki zengin A, C ve E vitamini; iyot, fosfor ve çinko gibi mineralleriyle en önemli, en kaliteli protein kaynaklarından biri. Bebeğinizin beyin gelişimine katkıda bulunan, sütünüzün kalitesine destek çıkan en değerli besin!

    Yulaf Ezmesi: Bu kompleks karbonhidrat daha enerjik hissetmenizi sağlar ve süt miktarınızı artırır. Bitkisel protein ve posadan zengin olan yulaf ezmesi sindirim sistemini düzenler. Bebeğini sakin sakin emzirmek isteyen anneler, akşam yemeğinden sonra yoğurt ile tüketebilirsiniz!

    Süt / Ayran: Anne sütünü artırmanın ilk yolu sıvı tüketimini artırmaktır. Bu sıvıların başında da önemli protein kaynağı olan ve kalsiyumdan zengin süt ve ayran gelir. Sütü yağsız, ayranı ise yağsız ve tuzsuz tercih edin.

    Ton Balığı / Somon: Ton balığı ve somon omega 3 ve proteinin iyi kaynaklarıdır. Bebeğinizin beyin gelişimini destekler, sizin ise emziklilik döneminde stres yönetiminize destek çıkar.

    Maş Fasulyesi / Börülce: B grubu vitaminleri ve posadan zengin olan bu besinler; sindirim sistemini düzenler, kan şekeri kontrolünü sağlar ve bol miktarda bitkisel protein içerir. Haşlayıp koyu yeşil yapraklı sebzelerle karıştırıp salata şeklinde tüketebilirsiniz.

    Karabuğday / Buğday: Bu besinler düşük glisemik indeks değerine ve yüksek posa oranına sahiptir. Kan şekeri kontrolü sağlar, sindirim sistemi fonksiyonlarını iyileştirir. Karabuğdayı sebze yemeklerinde, salatalarınızda veya pilav olarak tüketin. Buğdayı ise süt ile pişirip içine 1 tatlı kaşığı bal koyarak tatlı ihtiyacınızı giderin, sütünüzü artırın.

    Yağlı tohumlar: Fındık, ceviz, badem gibi yağlı tohumlar zengin yağ asidi, vitamin ve mineral bileşimi ile ön plana çıkıyor. Annenin beslenmesinde yağ asidi bileşimine önem vermesi sütün daha kaliteli salgılanmasına ve bebeğin sinirsel gelişimine destek oluyor.

    Ispanak / Pazı / Dereotu: Emzirme süresince ikinize de gerekli olan demir, kalsiyum ve folik asit içerirler. Çiğ veya az pişmiş olarak tercih edin, yemeklerin içinde de mutlaka kullanın.

    Çemen Tohumu: Tavuk ve et yemeklerinize lezzet katan bu besin aynı zamanda sütünüze de bolluk katacaktır.

    Rezene: Hormon değişikliklerine yol açan maddelerce zengin olan rezene, anne sütü salınımı için gerekli olan östrojen ve prolaktin hormonlarının üretimini artırır. Hem bebeğinizi hem de sizi rahatlatır.

    Sarımsak / Soğan: Anne sütü artıran en iyi besinler arasında yer alırlar. Süt üretimine yardımcı bileşikler vardır. Yemeklerinizde ve salatalarınızda bol bol kullanın.

    Kuşkonmaz: Kuşkonmazda, emziren annelerin süt üretimi için, gerekli hormonlar vardır. A vitamini, potasyum ve posadan zengin olan kuşkonmazı sebze yemeklerinde, ızgara etlerin yanında kullanın.

    Balkabağı: Zengin beta karoten içeriğiyle sütünüzü artıran balkabağını, tatlı olarak tüketmeniz hem tatlı isteğini azaltacak, hem de sütünü artıracaktır.

    Su – Maden Suyu: Emzirme döneminde olan anne, sütünü artırmak için 2,5-3 litre su içmelidir. Emzirirken terleyerek kaybettiğiniz elektrolitlerinizi ise günde 1 tane maden suyu ile tamamlayın.”

  • Emziren Anneler İçin Altın Besinler

    Uzman Diyetisyen Aslıhan Küçük, hamilelik döneminde beslenme bebeğin sağlıklı bir şekilde dünyaya gelmesi için ne derece önemli ise emziklilik dönemindeki beslenmenin de o derece önemli olduğunu söyledi.

    Gebze Medical Park Hastanesi’nden Uzman Diyetisyen Aslıhan Küçük, bir bebeğin büyüme ve gelişme döneminde alması gereken en önemli besinin anne sütü olduğunu, annenin yeterli miktarda ve nitelikte süt üretebilmek için beslenme düzenine dikkat etmesi gerektiğini belirtti. Aslıhan Küçük, bebek beslenmesinde yeri doldurulamayan bir doğa harikası olan anne sütünün daha besleyici olması için tüketilebilecek en iyi 15 besini şöyle sıraladı:

    “Yoğurt: İçeriğindeki mükemmel kalsiyum, fosfor oranı ile vazgeçilmez bir besin yoğurt. Hem annenin bebeği ile paylaştığı mineral depolarını doldururken hem de bebeğin kemik ve diş sağlığı için son derece önemli bir rol oynuyor. Annenin enerji ihtiyacına göre günde 2 veya 3 bardak mutlaka yoğurt tüketmesi gerekiyor.

    Yumurta: Yumurta içeriğindeki zengin A, C ve E vitamini; iyot, fosfor ve çinko gibi mineralleriyle en önemli, en kaliteli protein kaynaklarından biri. Bebeğinizin beyin gelişimine katkıda bulunan, sütünüzün kalitesine destek çıkan en değerli besin!

    Yulaf ezmesi: Bu kompleks karbonhidrat daha enerjik hissetmenizi sağlar ve süt miktarınızı artırır. Bitkisel protein ve posadan zengin olan yulaf ezmesi sindirim sistemini düzenler. Bebeğini sakin sakin emzirmek isteyen anneler, akşam yemeğinden sonra yoğurt ile tüketebilirsiniz.

    Süt/Ayran: Anne sütünü artırmanın ilk yolu sıvı tüketimini artırmaktır. Bu sıvıların başında da önemli protein kaynağı olan ve kalsiyumdan zengin süt ve ayran gelir. Sütü yağsız, ayranı ise yağsız ve tuzsuz tercih edin.

    Ton Balığı/Somon: Ton balığı ve somon omega 3 ve proteinin iyi kaynaklarıdır. Bebeğinizin beyin gelişimini destekler, sizin ise emziklilik döneminde stres yönetiminize destek çıkar.

    Maş Fasulyesi/Börülce: B grubu vitaminleri ve posadan zengin olan bu besinler; sindirim sistemini düzenler, kan şekeri kontrolünü sağlar ve bol miktarda bitkisel protein içerir. Haşlayıp koyu yeşil yapraklı sebzelerle karıştırıp salata şeklinde tüketebilirsiniz.

    Karabuğday/Buğday: Bu besinler düşük glisemik indeks değerine ve yüksek posa oranına sahiptir. Kan şekeri kontrolü sağlar, sindirim sistemi fonksiyonlarını iyileştirir. Karabuğdayı sebze yemeklerinde, salatalarınızda veya pilav olarak tüketin. Buğdayı ise süt ile pişirip içine 1 tatlı kaşığı bal koyarak tatlı ihtiyacınızı giderin, sütünüzü artırın.

    Yağlı tohumlar: Fındık, ceviz, badem gibi yağlı tohumlar zengin yağ asidi, vitamin ve mineral bileşimi ile ön plana çıkıyor. Annenin beslenmesinde yağ asidi bileşimine önem vermesi sütün daha kaliteli salgılanmasına ve bebeğin sinirsel gelişimine destek oluyor.

    Ispanak/Pazı/Dereotu: Emzirme süresince ikinize de gerekli olan demir, kalsiyum ve folik asit içerirler. Çiğ veya az pişmiş olarak tercih edin, yemeklerin içinde de mutlaka kullanın.

    Çemen Tohumu: Tavuk ve et yemeklerinize lezzet katan bu besin aynı zamanda sütünüze de bolluk katacaktır.

    Rezene: Hormon değişikliklerine yol açan maddelerce zengin olan rezene, anne sütü salınımı için gerekli olan östrojen ve prolaktin hormonlarının üretimini artırır. Hem bebeğinizi hem de sizi rahatlatır.

    Sarımsak/Soğan: Anne sütü artıran en iyi besinler arasında yer alırlar. Süt üretimine yardımcı bileşikler vardır. Yemeklerinizde ve salatalarınızda bol bol kullanın.

    Kuşkonmaz: Kuşkonmazda emziren annelerin süt üretimi için gerekli hormonlar vardır. A vitamini, potasyum ve posadan zengin olan kuşkonmazı sebze yemeklerinde, ızgara etlerin yanında kullanın.

    Balkabağı: Zengin beta karoten içeriğiyle sütünüzü artıran balkabağını tatlı olarak tüketmeniz hem tatlı isteğini azaltacak, hem de sütünü artıracaktır.

    Su-Maden Suyu: Emzirme döneminde olan anne, sütünü artırmak için 2,5-3 litre su içmelidir. Emzirirken terleyerek kaybettiğiniz elektrolitlerinizi ise günde bir tane maden suyu ile tamamlayın.”

  • Vücuttan Toksin Atan Besinler

    Doğa Hospital Beslenme ve Diyet Uzmanı Dr. Nazlı Çelik, toksinlerin vücuttan atılmasını sağlayan organların (karaciğer, böbrek, bağırsaklar, akciğer, deri) işleyişlerini iyileştirmenin gerekli olduğunu vurguladı.

    Özel Doğa Hospital Beslenme ve Diyet Uzmanı Dr. Nazlı Çelik, vücuttan toksinleri atan besinleri sıraladı. Çelik, toksinleri, “Mikroorganizmaların salgıladıkları birtakım zehirli maddelerdir” şeklinde tanımlayarak “Toksinler suda erirler. Bu yüzden bulundukları ortamda hızla yayılırlar. Toksinlerinin vücuttan atılmasını sağlayan organların (karaciğer, böbrek, bağırsaklar, akciğer, deri) işleyişlerini iyileştirerek ve stresle mücadele ederek işe başlamak gerekir” dedi.

    Çelik, vücudu toksinlerden arındıran organların işleyişini iyileştirme yollarını şu şekilde sıraladı:

    “Karaciğer, böbrek ve bağırsaklar için uygun bir diyet uygulayarak akciğer için nefes alma egzersizleri yaparak Deri için terlemeyi artırarak (sauna, hamam, fiziksel egzersizler) yaparak Stresle başa çıkabilmek için de fiziksel egzersiz ve rahatlama egzersizleri yaparak işleyişi daha sağlıklı hale getirebiliriz”.

    Toksin arındırıcı besinlere değinen Dr. Çelik yenilmesi veya içilmesi gereken besinleri de şekilde belirtti: “Su: En önemli arınma tekniklerinden bir tanesi günlük su oranını artırmaktır. Örneğin, günde 2 litre içiyorsanız 3 litreye çıkartın. Oda sıcaklığında ya da ılık, isterseniz biraz limon suyu ekleyerek içebilirsiniz. Bitki çayları: Detoks döneminde gün boyunca bol bol yeşil çay ve bitki çayı için. En faydalıları: Zencefil, kekik, meyan kökü, nane, biberiye, mürvet, ayrıkotu, dişbudak, dulavratotu, erkeçsakalı, ısırgan otu ve yabani menekşedir. Sebzeler: Avokado, enginar, kırmızı pancar, karnabahar, sarımsak, soğan, yeşil soğan, kabak, rezene, domates, yeşil biber, kereviz sapı, pırasa, lahana, Brüksel lahanası, maydanoz, tereotu, yeşil salata, roka, kuşkonmaz, brokoli, hindiba, yeşil fasulye, siyah turp, kereviz, pazı, kara lahana, pırasa, taze bezelye, kuzu kulağı, ıspanak, beyaz şalgam, havuç, taze mısır, yer elması. Meyveler: Elma, kivi, erik, üzüm, ananas, mango, kayısı, muz, böğürtlen, kiraz, çilek, yabanmersini, ahududu, kavun, nektarin, şeftali, armut ve mandarin. Kurutulmuş meyveler: Kayısı, erik, incir, hurma, kuş üzümü, elma. Tahıllar/Kuruyemişler: Esmer pirinç, bulgur, esmer buğday, kabak/ay çekirdeği, susam, badem, ceviz”.

  • Hafızayı Güçlendiren Besinler

    Uzman Diyetisyen Aslıhan Küçük, hafızayı güçlendiren besinlerin tüketimi konusunda uyardı.

    Gebze Medical Park Hastanesi’nden Uzman Diyetisyen Aslıhan Küçük, “Eskiden, hafızanın zayıflamasının tamamen yaşlanma ile ilgili olduğu düşünülürken günümüzde yetersiz beslenmenin de hafızanın zayıflamasına neden olduğu bilinmektedir. Yediğiniz gıdalar ve ’yemedikleriniz’ beyin fonksiyonlarını etkileyerek, konsantrasyonun ve hafızanın ilerleyen yaşa rağmen keskin kalmasını sağlayabilir” dedi.

    Küçük, hafızayı güçlendirmek için tüketilmesi gereken besinleri şöyle sıraladı:

    Balık: Yağ oranı yüksek olan gıdalar genellikle belleği güçlendirmek için tavsiye edilmez, ancak omega-3 yağ asitleri bilişsel fonksiyon üzerinde olumlu etkiye sahiptir. Haftada en az 2 kez, özellikle omega-3 bakımından oldukça zengin olan ton, somon gibi yağlı deniz balıklarını tüketmek beyninizin ihtiyaç duyduğu omega-3 yağ asitlerini almanız için yeterli olacaktır.

    Bitter çikolata: Beyin reseptörlerini aktive etmek için endorfin salınımını arttır. Yüksek kakao içeriğine sahip birkaç bitter karesi güçlü antioksidanlar içerir, doğal uyarıcıları sayesinde odaklanma ve konsantrasyonu artırır.

    Yaban mersini, çilek, böğürtlen: Beyini serbest radikal hasarından korumada etkilidirler. Bellek arttırıcı fitokimyasal olan antosiyaninden zengindirler. Kırmızı üzüm, kivi, portakal ve elma da beyin gücünün artışı için diğer mükemmel besinlerdir.

    Süt, yoğurt, peynir: Mükemmel birer protein kaynağıdırlar. Vücuda yavaş ve sabit bir enerji kaynağı sağlayıp, gün içinde hafızamızın ayakta kalmasına destek olurlar. Protein içeren besinler aynı zamanda vücudu uyaran kimyasallar olan epinefrin ve dopamin seviyelerini de arttırırlar.

    Yumurta: Beyindeki hafıza bölümü için gerekli olan vitaminleri (A, D, B12, B grubu) barındırır. Beyinden sinyal alıp, gönderme için gerekli önemli bir aminoasit olan tirozini içerir, vücudun uyanık kalmasını sağlar.

    Tam tahıllar: Esmer pirinç, esmer ekmek, yulaf, darı vb. B6, B12 ve folik asit içerirler. Hafızayı korumak, konsantrasyon ve beyine kan akışını sağlamak için gereklidirler.

    Kuruyemiş ve tohumlar: Ruh halini pozitif yönde etkilerler. Kabak ve ayçekirdeği kognitif fonksiyonları arttırırlar. Uykusuzluk ve hafif depresyon durumlarında rahatlamaya yardımcı olur.

    Kırmızı lahana: Beyin hücre hasarını azaltmak ve uzun süreli hafızayı canlandırmak için gerekli polifenolleri (fisetin ) içerir. Bu alzheimer hastalığının önlenmesi ve tedavisinde yararlıdır. Kırmızı soğanda iyi bir seçimdir.

    Brokoli ve kuşkonmaz: K vitamininin zengin kaynaklarıdır. Bilişsel fonksiyonları ve beyin gücünü arttırmada etkilidirler.

    Fıstık ezmesi: Beyinin odaklanması ve dikkat için gerekli olan B6 vitamininden zengindir. Kızarmış bir dilim ekmek üstüne 1 yemek kaşığı kadar fıstık ezmesi ve üzerine eklenmiş muz dilimleri ile B6 vitamininden zengin bir ara öğün yapabilirsiniz.

  • Mutluluk Veren Besinler

    Diyetisyen Elif Bilgin, bazı besinlerin tüketilmesinin insana mutluluk verdiğini belirtti.

    Bilgin, insanların mutlu olmasına yardımı olacak besinler hakkında şu bilgileri verdi:

    “Turunçgiller, mandalina, portakal, yeşil biber, yaban mersini, goji berry, kuşburnu. Triptofan içeren besinler: Triptofan vücudun üretemediği temel bir aminoasittir. Hem seratonin hem de melatonin üretiminde görev alır. En çok triptofan içeren besin hindi olmakla birlikte, tavuk eti, dana eti, esmer pirinç, fındık, balık, süt, yumurtadır. Kırmızı et, karaciğer, kabuklu deniz ürünleri, süt, yoğurt, peynir, yumurta balık en iyi kaynaklardır. Folik asit, fasulye, avakado, ıspanak, brokoli de bol miktarda bulunur. Magnezyum içeren besinler : Karabuğday, yulaf, keten, tohumu, yulaf ,tahin ,ay çekirdeği , kabak çekirdeği, ıspanak badem, çavdar unu, ton balığı yüksek içeren kaynaklardır. Demir içeren besinler: Proteinden zengin besinler özellikle sırasıyla sakatatlar, dana eti, koyun eti ve tavuk eti hem demirden zengin besinlerdir hem de içerdikleri demir emilimi yüksektir. Etlerden başka iyi pişmiş olan kurubaklagiller, soya fasulyesi, yumurta, kuru meyveler ( özellikle kuru üzüm, kuru kayısı ), pekmez, yeşil sebzeler ( ıspanak ), fındık, fıstık, susam, tahin gibi yiyecekler demirden zengindir. C vitamini demir emilimini artırdığı için demirden zengin olan besinlerle C vitamini birlikte tüketilmelidir. Yumurtanın portakal suyu veya domatesle birlikte tüketilmesi, köftenin salata ile tüketilmesi örnek olarak verilebilir. Yani mutlu olmak için yeterli ve dengeli beslenmek gerekiyor. Tek tip beslenmek yerine her besinden mutlaka tüketilmelidir.”