Etiket: Beşik

  • Beşik demirine sıkışan Suriyeli bebek öldü

    Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesinde beşiğinde uyuduğu sırada demirlere sıkışan 9 aylık Suriyeli bebek, hayatını kaybetti.

    Alınan bilgiye göre, ülkelerindeki iç savaştan kaçarak Elbistan’a bağlı Yeşilyurt Mahallesi’ne gelen Suriyeli İsmail ailesi, henüz 9 aylık olan Meryem İsmail isimli kız bebeklerini gece beşiğine bırakıp uyudu. Gece saatlerinde çocuğunu kontrol etmek isteyen anne, minik Meryem’in nefes almadığını fark etti.

    Elbistan Devlet Hastanesi’ne kaldırılan bebeğin, hayatını kaybettiği belirlendi. Bebeğin, beşiğin yan tarafında bulunan demirlere kafasının sıkışması sonucunda nefessiz kalarak yaşamını yitirdiği belirtildi. Meryem İsmail’in cansız bedeni, savcılık incelemesinin ardından kesin ölüm sebebinin belirlenmesi için Malatya Adli Tıp Kurumu’na gönderildi.

    Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

  • Muğla beşik gibi

    Muğla’nın Ula ilçesinde meydana gelen 5.0 büyüklüğündeki depremin ardından 9 artçı sarsıntı daha yaşandı. Muğla’da son 16 saatte 22 deprem kaydedildi.

    Kandilli Rasathanesinden alınan bilgiye göre, Muğla’da saat 19.22’de merkez üssü Ula ilçesine bağlı Kavakcalı Mahallesi olan 5.0 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Deprem başta Muğla geneli olmak üzere Aydın’ın komşu ilçelerinde de hissedildi. Yerin 5 kilometre derinliğinde meydana gelen deprem nedeniyle herhangi bir can kaybı yaşanmadı.

    Kırsal kesimde araştırma yapılıyor

    Ula kent merkezinde can ve mal kaybının yaşanmadığı depremin hemen ardından bölgeye ulaşan AKUT ekipleri, durum tespiti yapmak için ilçe bağlı kırsal mahalleleri dolaşmaya başladı. Ula’da yaşanan 5.0 büyüklüğündeki depremin ardından çoğunluğu yine Ula olmak üzere hafif şiddette 9 artçı sarsıntı daha kaydedildi. Deprem kuşağında yer alan Muğla’da bugün sabah 05.28’den itibaren 1’i orta şiddette olmak üzere 22 deprem meydana geldi.

    Komşusunda oturduğu sırada depremi hissedince panik yaşadıklarını belirten Mehmet Zıraplı, “Oturduğumuz sırada şiddetli deprem olduğunu hissettim. Evdeki lambalar şiddetli bir şekilde sallanmaya başladı. Deprem kuşağında olan Muğla’da bunlara alışık olduğumu için korkmadım. Kaçmayı da hiç düşünmedim” dedi.

    Müşteriler kendini dışarı attı

    Deprem sırasında çalıştığı restoranda servis yapmakta olan Sevcan Semercioğlu ise, “Müşteriler kaçışmaya başlayınca fark ettim. Ayakta olduğum için hissetmedim ancak lambaların sallandığını gördüm. Müşteriler büyük panik yaşadı, kapıya doğru koşuşturdular. Burada deprem oluyordu ancak bu kadar büyüyü olmamıştı. Bugün biraz fazla hissedildi” diye konuştu.

    “Panik yaşanacak bir durum söz konusu değil”

    Deprem ve sonrasında yaşananları yakinen takip eden Muğla Valisi Amir Çiçek, “Akşam saatlerinde meydana gelen deprem sonrası Ula şehir merkezinde polis, kırsalda da AFAD ile jandarma ekiplerini tedbir amaçlı bölgeye yönlendirdik. Merkez üssü Kavakcalı Mahallesi’nde ve diğer bölgelerde can kaybı ve maddi hasar yok. Vatandaşlarımızda herhangi bir panik oluşmadı. Durum sakin. Buna tüm ekiplerimiz bölgede araştırmalarını sürdürüyor” şeklinde konuştu.

  • Bebeklere arabada seyahat ediyormuş gibi hissettirecek beşik tasarlandı

    Bebeklerinin geceleri daha iyi bir uykuya dalabilmeleri için üretilen yeni akıllı beşikle, gece yolculuğu simülasyonu sunarken, otomobil sesi, hareketi ve yol ışıklandırmalarını kopyalayarak bebeklerin daha kolay uyumasına yardımcı olacak.

    Ford mühendisleri, bir otomobildeki gece yolculuklarını inceleyerek, yol ışıkları ile otomobil sesi ve hareketlerini taklit eden, bebeklerin daha kolay uyumasına yardımcı olan Max Motor Dreams (Max Otomobil Rüyaları) adını verdikleri yeni bir akıllı beşik geliştirdi. İngiltere’de bebekli ailelerin bir yılda ortalama 44 günlerini bebeklerini uyutmaya çalışırken harcadığını ortaya koyan bir araştırma sonrasında geliştirilen akıllı beşik, otomobil yolculuklarında duyulan motor sesi ve yol ışıklarını normal bir yatağa sahip olan akıllı beşikte bir araya getiriyor. Gece yolculuklarındaki tüm unsurları ev ortamında simüle edebilen akıllı beşik, şık görüntüsüyle de dikkatleri üzerine çekiyor. Üstelik, sadece bir mobil uygulama vasıtası ile de akıllı telefonlardan rahatlıkla çalıştırılabiliyor. Uygulama, bebeğin uykuya en kolay daldığı tüm ayarları kaydedebiliyor ve yeniden sunabiliyor.

    “Anne ve babalarla yıllarca konuştuktan sonra, ebeveynlerin yenidoğan bebeklerinin her şeyden önce iyi bir gece uykusuna sahip olmasını istediklerini gördük” diyen Max Motor Dreams’in ödüllü tasarımcısı Alejandro Lpez Bravo, aile arabasıyla yapılan bir sürüşün, bebekleri uyutmak için harikalar yaratabildiğini fakat bu sürüşün de direksiyon başındaki anne ve babayı uykusuz bıraktığını ve Max Motor Dreams’in insanların günlük hayatlarını iyileştirebileceklerini söylüyor.

    Akıllı beşik Max Motor Dreams’in şu an için bir defaya mahsus pilot üretimini gerçekleştirildi. Şirket, gerçekleştireceği kapsamlı araştırmalar sonrasında beşiği üretime almayı hedefliyor.

  • İskilip beşik gibi sallanıyor

    Çorum’un İskilip beşik gibi sallanmaya devam ediyor. Orta ve hafif şiddette meydana gelen depremin ardından ilçede artçı depremler meydana gelmeye devam ediyor.

    Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Ulusal Deprem İzleme Merkezinden edinilen bilgiye göre, 14.57’de kaydedilen depremin büyüklüğü 4.7 olarak ölçülürken, 5 dakika sonra meydana gelen deprem 3.9, saat 15.20’de 2.4 şiddetinde, saat 15.27’de 2.3 büyüklüğünde art arda toplam dört deprem meydana geldi.

    Deprem nedeniyle ilçede bulunan bazı ev, işyeri ve kamu kurumlarının camları kırılırken, duvarlarında çatlaklar meydana geldi. Depremlerin ardından ilçede inceleme başlatan belediye İtfaiye Müdürlüğü ekipleri herhangi bir kazaya mahal vermemek için binalarda uçan bacaları ekiplerle aşağı indirdi.

    “Şükürler olsun can kaybımız yok”

    İskilip Belediye Başkanı Recep Çatma, gazetecilere yaptığı açıklama da uzun zamandır bu kadar şiddetli bir deprem olmadığını belirterek, “Ancak rabbime şükürler olsun ki can kaybımız yok. Ufak tefek maddi hasarlarımız var. Bazı binaların bacaları yıkılmış, camlar kırılmış. Ufak tefek çatlak ve duvar yıkılması var. 20 köy muhtarımızla görüştük. Oralarda da bir can ve mal kaybı yok. Şükürler olsun diyoruz” dedi

    İskilip Belediyesi İtfaiye Amiri Osman Aktürk de, depremlerin ardından ilçede herhangi önemli bir zarar olmadığını ifade ederek, “Bazı evlerde çatlaklar var. Kanalizasyon boruları zarar gördü. İlk depremden sonra mahallelere dağıldık. Bazı evlerin bacaları yerinden sökülmüştü. İtfaiye ekiplerimiz herhangi bir kazaya neden olmaması için binaların üzerinden ekiplerimizce alındı” diye konuştu.

    Bilal Halıcı adlı esnaf ise, “Masanın başındaydım. Bir anda ses geldi. Ben yukarıda birşey oldu sandım. Raflardaki bezler düştü. İkinci sallantıda deprem olduğunu fark ettim. Dolaptaki kolalar devrildi. Allah bir daha göstermesin” diye konuştu.

    İsmail Söbe adlı vatandaş da, “İşyerindeki çuvalların hepsi deprem anında göçtü. Bayağı sallandı. Hepsi yukarıdan aşağı düştü” dedi.

  • Beşik Kertmesinin Geçmişi 4 Bin Yıl Öncesine Dayanıyor

    Kayseri’de, Anadolu’nun 4 bin yıllık geçmişine ışık tutan Kültepe Kaniş Karum harabelerinde çıkan tabletlerde, beşik kertmesi davasının zaptı ortaya çıktı.

    Kayseri’ye 21 kilometre uzaklıkta bulunan ve uzun bir süredir devam eden Kültepe Kaniş Karum kazılarında çıkan tabletler Anadolu’daki 4 bin yıllık uluslararası ekonomik, siyasi, toplumsal ve kişisel bilgileri aydınlatmaya devam ediyor.

    Kültepe Kaniş Karum’da 68 yıldır sürdürülen kazılara başkanlık eden Prof. Dr. Fikri Kulakoğlu, “Bu tabletlerde ekonomik, siyasi, toplumsal ve hatta kişisel bilgiler, bugünkü Arapça’nın atası olan Akadça’nın Assur lehçesiyle ve çivi yazısıyla yazılmıştır.

    Şimdiye kadar bulunan 23 bin 500 tablet, eski dünyanın en büyük ve kapsamlı özel şahıs arşivlerini oluşturması ve tüm dünyanın hafızası olması nedeniyle, 2014 yılında UNESCO tarafından, ‘Dünya Belleği Kütüğü”ne’ kaydedilmiştir. Kültepe tabletleri Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi, İstanbul Arkeoloji Müzesi ve Kayseri Müzesi’nde korunmaktadır” dedi.

    Prof. Dr. Kulakoğlu, “Kültepe tabletleri içinde bir nişan akdi konusunda yazılı bir kontrat ele geçmemiştir. Anlaşılan nişan aileler arasında akdedilmekte ve herhangi bir yazılı belge gerekmemekteydi. Elimizde bir nişanın bozulduğunun resmi bir belge ile tespit edildiği hakkında bir mahkeme zaptı bulunmaktadır” dedi.

    Prof. Dr. Kulakoğlu, kazılarda çıkan tabletteki mahkeme zaptında yazılanları şu şekilde anlattı:

    “…..Ahu-waqar ve Zuba şahit olarak bizi tuttular ve Ahu-waqar Zuba’ya şöyle dedi:

    “Kız kardeşim artık büyüdü (evlilik çağına geldi), buraya gel ne Kaniş şehrinde kız kardeşimi eş olarak al (onunla evlen).

    Zuba şu cevabı verdi:

    “Kız kardeşin orada otursun”.

    Ahu-waqar şöyle konuştu:

    “Kaniş şehrinde kız kardeşim hakkında koloni mahkemesinin kararını ver. Sen uzakta bir yerde bulunuyorsun. Kız kardeşim ne zamana kadar Kaniş şehrinde beklesin?”

    Zuba şöyle cevap verdi:

    “Git! Kız kardeşini gönlünün istediği yere (kimseye) kocaya ver.”

    Prof. Dr. Fikri Kulakoğlu, “Bu mahkeme zaptına göre genç kızın erkek kardeşi, herhalde ağabeyi Ahu-waqar, davalı olan Zuba’yı kız kardeşi ile mahkeme huzurunda evlenmeye davet etmiştir. Çünkü genç kız artık büyümüş, evlilik çağına ulaşmıştır. Kızın erkek kardeşinin bu zorlaması, genç kızın davalıya, daha küçük yaşta iken, herhalde çocukluk çağında, söz verilip nişanlandığını açık olarak ortaya koymaktadır. Genç kızla nişanlanmış olan erkek de herhalde çok genç bir kişi idi. Şimdi onun evlenmekten çekinmesi, zorlanınca da evlenmekten vazgeçmesi böyle yorumlanabilir.

    Anılan mahkeme zaptında erkeğin mahkeme huzurunda sözlü bir beyanı başka bir deyimle evlenmekten vazgeçmesi aradaki nişanın bozulmasına yeterli olmuştur.

    Tabletlerde geçen ’kız büyüdü’ ifadesi, küçük yaştaki kız ve erkeklerin evlenmelerine müsaade edilmediğini, diğer taraftan Anadolu’da bazı bölgelerde hala yaşamakta olan beşik kertmesi adetini akla getirmektedir” diye konuştu.

    Prof. Dr. Kulakoğlu, “Tabletler 23 bin yıl civarında bir zamana dayanıyor. Kültepe’de çıkardığımız eserler 50 binden aşağı değil. Anadolu tarihinde en büyük merkezlerinden birini kazıyoruz, bunun da tanıtımını yapmak istiyoruz. 25 bine yakın tablet var. Bu tabletler doğal olarak çok zengin konulara sahip. UNESCO listesinde dememizin en büyük nedeni de bu tabletlerin herhangi bir şekilde kraliyet ve sarayın bir arşivi olmaması. Bunlar aynen bugünkü Kayseri’deki gibi özel tüccarların arşivi. Bugün bir ticari büroda muhasebesinde, arşivinde ne varsa bizim Kültepe’deki tüccarlar evleri de aynı şekilde o arşivlerle dolu. Tüccar arşivi olduğu için bu tabletlerde ekonomik, ticari konular, alacak-verecek listesi var. Bunların yanında düzenli olarak tüccarın yaptığı ödemeler kaydedilmiş. Bunlar başlık parası, kan parası, vergileri gibi şeyleri de öğreniyoruz. Dönemin ekonomik yapısında para olarak kullanılan bakırın, altının değerini de öğreniyoruz. Kültepe tabletleri sadece Anadolu tarihini değil, Mezopotamya ve Suriye’nin de tarihini aydınlatıyor. Bu özel arşivlerin özelliği budur” şeklinde konuştu.