Etiket: Bereket

  • Denizden 3 ’dev bereket’ çıktı

    Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde, Kardeşler Balıkçılığa ait ‘Kardeşler Balıkçılık 1’ adlı gırgırın ağlarına toplam 110 kilo ağırlığında 3 dev kılıç balığı takıldı.

    Kilosunu 50 liradan bir restoranın satın aldığı öğrenilen 3 kılıç balığı parçalanmadan önce bir süre Kardeşler Balıkçılık’ın Sakarya Mahallesi’ndeki balık marketinde sergilendi. 5 bin liraya satılan 3 dev kılıç balığının denizden çıkan dev bereket anlamına geldiğini belirten marketin sahiplerinden Mustafa Topçu, 3 dev balığın İzmir’in Dikili ilçesi açıklarında ağlarına takıldığını anlattı.

    Balıklardan en büyüğünün 50, diğer ikisinin de 40’ar kilo olduğunu kaydeden Mustafa Topçu, “Bu balıkları İzmir’deki bir restorana sattık. Balıkçılık dilinde ‘sabah suyu’ dediğimiz sabah saatlerinde bu balıkları yakaladık. Hemen sattık ve ekonomik anlamda yüzümüz güldü. Allah bereket versin. Allah olmayanlara da versin” dedi.

    Balıkçılık piyasasında iri kılıç balıklarının iyi fiyatlara satıldığını belirten Mustafa Topçu, “Bu kılıç balıklarının küçük boyları olanlar piyasada 30 lira civarında satılıyor. Ama o boydaki balıkların avlanması yasak olduğu için biz, onları yakaladığımızda hemen denize geri atıyoruz” diye konuştu.

    Kardeşler Balıkçılık’ın sahiplerinden Hüseyin Topçu ise “Uzun zamandan beri ilk kez ağlarımıza böylesi büyük balıklar takıldı. Bu büyüklükteki kılıç balıkları her zaman yakalanmıyor. Bu tür balıklara genelde İzmir ve çevresindeki ilçelerin açıklarında rastlanıyor. Bu balıkların oldukça büyük olması da sergilediğimizde vatandaşlar tarafından epey ilgi gördü. Balıkları bir restorana sattık. Bu restoran balıkları toptan satın aldığı için uygun bir fiyata sattık” diye konuştu.

  • AK Parti MKYK üyesi Kuzu: “Evette bir bereket var”

    AK Parti MKYK üyesi ve İstanbul Milletvekili Burhan Kuzu, evette bereket olduğunu söyledi.

    AK Parti Sakarya İl Kadın Kolları tarafından düzenlenen “Genişletilmiş mahalle başkanları toplantısı” geniş katılımla yapıldı. Toplantıya, AK Parti MKYK üyesi ve İstanbul Milletvekili Burhan Kuzu başta olmak üzere, Sakarya Büyükşehir Belediyesi Zeki Toçoğlu, Milletvekilleri Ayhan Sefer Üstün, Recep Uncuoğlu, AK Parti Sakarya İl Başkanı Fevzi Kılıç, Erenler Belediye Başkanı Cavit Öztürk ve partililet katıldı. Protokol tek tek selamlama konuşması yapması sonrasında Kuzu, kürsüye çıkarak ‘Yeni Anayasa ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemini’ anlattı.

    “2007 yılında kalan değişikliği tamamlamımız lazım”

    AK Parti MKYK üyesi ve İstanbul Milletvekili Burhan Kuzu yaptığı konuşmada, “Cumhurbaşkanını halk seçsin dendiği zaman o günkü CHP’nin grup başkan vekili Ali Topuz kapıdan girerek ’Çanakkale geçilmez’ dedi bu çok önemli bir laf aslında. Yani diyor ki ’Sizin Cumhurbaşkanını halka seçtirmeniz Çanakkale işgali gibi bir şey bizim için’ diyor. Yani biz artık bittik, bunu yaptırmayız ben Çanakkale geçilir dersem oldum Anzak. Dolayısıyla hiç ses çıkartmadık devam ettirdik ve bugüne kadar getirdik. Şimdi bu paket demek ki birinci sahadaki söyleyeceğimiz argüman 2007 değişikliği yarım kalmıştır bunu tamamlamamız gerekiyor. Birinci işimiz bu, yani 2007’de yüzde 70 ile geçen Cumhurbaşkanını halk seçsin şeklindeki o ana gövde tamamlanmıştır. Bu getirdiğimiz model bunu ikiye katlayan onu tekrar düzenleyen yeniden dizayn eden tamamlayan bir metin, bunu bilmemiz lazım” dedi.

    “Tek adam dedikleri külliyen yalandır”

    Tek adam meselesi hakkında açıklamalarda bulunan Kuzu, “Hanımefendiler bakın açık söylüyorum, tek adam dedikleri tamamen külliyen bir yalandır, bir iftiradır. Tek adam bugün olur bu modelde olur, dediğim gibi yasama organı yok, parlamento adı var kendi yok, yürütmenin emrinde çalışan bir organdır. Dolayısıyla tek adam modeli başkanlık modeli asla olmaz bir tek yetkisi var yürütme. Kanun gelirse onu uygulayacak başka bir yetkisi yok, abartılıyor. Bugün yetkisi çok daha fazla açın anayasada bakın. Yetkiler var ama sorumluluk yok asker kendine göre yazmış bunu, bir dünya yetki sahibi ama sorumluluğu yok Cumhurbaşkanının. Şimdi getirdiğimiz modül ile sorumluluğu da var. Her şeyden sorumlu, hangi suç işlenmişse tamamından başkan sorumlu, bakan sorumlu, bakan yardımcısı sorumlu” diye konuştu.

    “Bir rejim meselesi yok”

    Milletvekili Burhan Kuzu konuşmasının devamında, “Bir rejim meselesi asla yok. En çok dediğimiz rejim elden gidiyor, uzaktan yakından bu konunu rejim ile bir alakası yok. Saltanat mı geliyor, monarşi mi geliyor, krallık mı geliyor, imparatorluk mu geliyor, cumhuriyet mi geliyor yoksa gidiyor mu? Bunlarla alakalı bir değişiklik yok burada. Cumhuriyet yerinde, demokrasi, laiklik yerinde, bayrağımızın şekli, rengi anayasanın tarif ettiği gibi yerinde. Atatürk ve Ankara’nın başkent olması yerinde duruyor, dolayısıyla ortada rejim ile alakalı zerre kadar bir sorun yok, bu tamamen iftiradır. Evliler evet diyerek hep buraya geldi, hayır deseydi toplum oluşmazdı. Bakın bakın evetteki berekete bakın. Herkes hayır dese toplumu oluşturamazsın. Evette bir bereket var” diye konuştu.

  • Orköy bereket getirdi

    Orman köylerinin ormana olan bağımlılığını azaltmak, gelir düzeylerini yükselterek usulsüz faydalanmaları önlemek için verilen Orköy kredileri köylülerin hayatını değiştirmeye devam ederken, bazı ailelerinin ineklerinin ikiz ve üçüz doğurması bereket olarak yorumlanıyor.

    Milli gelirden en az payı alan orman köylülerine yeni kazanç ve iş imkânlarının önü açılıyor. Süt sığırcılığından arıcılığa, koyun yetiştiriciliğinden seracılığa kadar onlarca değişik proje ile verilen krediler bereket olarak geri dönüyor.

    Son 13 yılda Eskişehir ilinde 4 bin 717 aileye 29,8 milyon lira, Afyonkarahisar ilinde ise 2721 aileye 23,1 milyon lira kredi verildi. Krediler türlerine göre ilk yılı ödemesiz en az 5 yıl vadeli. Ayrıca kredinin yüzde 18’i de hibe edilmekte. 2016 yılında ise 2 ile 8 milyon 250 bin lira ödenek ayrıldı. 466 aileye kredi verildi. Ödemelerin yüzde 98’i tamamlandı.

    Süt sığırcılığı kredisi alan birçok köyde süt üretimi yeniden canlandı. Hatta bazı yerlerde yeni süt soğutma tankları konuldu. Seyitgazi İlçesinin Kümbet Mahallesinde ise Orköy’den kredi alan 5 aileden 3’ün inekleri ikiz ve üçüz doğurunca köyde Orköy kredileri bereketli geldi yorumları yapıldı. Ayrıca Sarıcakaya ve Mihalgazi ilçelerinin dışında Seyitgazi İlçesinde de 3 aileye seracılık kredisi verilerek yöre halkına yeni bir gelir kapısı açıldı.

  • Yağmur bu kez bereket getirmiyor

    IŞİD’in Musul’da yaktığı kükürt fabrikasından çıkan zehirli bulutlar Türkiye’ye doğru geliyor. Kükürt yüklü bulutların Güneydoğu ve Doğu Anadolu’da görülecek yüksek nemle birleşerek asit yağmurlarına neden olabileceği endişesi artıyor.

    Terör örgütü DAEŞ (IŞİD), Musul’da çevre felaketine sebep oldu. Teröristler kentin güneyinde bulunan El Misrak Kükürt Üretim Tesisini ateşe vermişti. Çıkan yangın sonrasında havaya salınan zehirli gazların yağmur olarak yeryüzüyle buluşmasından dolayı birçok tehlikenin ortaya çıkacağını belirten İstanbul Rumeli Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Müdürü ve Halk Sağlığı Uzmanı Doç. Dr. Oğuz Özyaral, önemli açıklamalarda bulundu.

    “Ölümcül faktörler bütün dünyaya yayılacaktır”

    “Dünyanın herhangi bir yerinde olan olay, dünyanın tamamını etkiler” diyen Doç. Dr. Oğuz Özyaral, aynı zamanda, “Jeolojik hareketler bu bölgede meydana gelen yangının oluşturduğu gazlar ve onun ölümcül faktörleri bütün dünyaya, sucul ortama ve karaya olduğu gibi yayılacaktır. Dolayısıyla yağmurlarla ve rüzgâr dalgaları ile gelen bu olumsuzluk, doğal maviyi bozacak ve doğal yeşilden uzaklaşacağız. Yani içtiğimiz suya kadar her şey kirlenecek ve zehirlenecek. Bu yüzden ortamda yetişen bütün bitkiler ve onlarla beslenen hayvanlar da ve tabi ki bu doğanın bir parçası olan bizler de nasibimizi alacağız” şeklinde uyarılarda bulundu.

    “Asit yağmuru ile vücudumuzun temas etmemesi gerekiyor”

    Oluşacak olan olumsuz faktörlerden kısmen de olsa korunmak için tavsiyelerde bulunan Özyaral, “Kirli su buharı ile gelen bu asit yağmur bulutlarını gözle göremeyiz. Bu yüzden en azından bazı bilindik önlemler almakta fayda var. Evimizi havalandırma işlemlerini kısa tutmalıyız. Aynı zamanda bu yağmur suyuyla vücudumuzun ıslanmaması gerekiyor. Eğer ıslanırsak derhal üzerimizi değiştirip duş almamız gerekir. Her ne kadar önlemler almaya çalışsak bile bu olayların etkileri yıllarca sürmeye devam edecektir. Çünkü siz doğanın herhangi bir köşesini kirlettiğinizde bunun etkilerini yüzyıllar boyu görürsünüz ve olumsuz bir şekilde bu size geri döner. Biz zaten kentleşme süreci içerisinde sanayi bölgesine yanaşmış olan bütün kentsel alanlarda bu tip maruziyetlere tabi kalıyoruz. Bu yüzden kanser ciddi anlamda tetikleniyor. Vücut üzerinde ciddi bir stres ve kirlilik var. Çünkü deri tabakasıyla temas halinde olan bir asit tabakasından bahsediyoruz. Dolayısıyla bizim burada nasıl kendimizi koruruz sorusu çok zor cevaplanır. Sokağa çıkarken yanınıza mutlaka şemsiyenizi alın ve başınıza şapka vb. bir şeyler giyin” şeklinde konuştu.

    “Sadece Güneydoğu değil tüm bölgeler tehdit altında”

    Asit yağmurlarının sadece Güneydoğu Anadolu bölgesini değil atmosfere yayıldığı için aslında bütün bölgelerinde tehdit altında olduğuna vurgu yapan Özyaral, “En çok bu bölge zehirden daha çok nasiplenecek gibi dursa da aslında atmosfer işin içinde olduğu için tüm tarımsal alanın kötü bir şekilde etkileneceği bir gerçektir. Tarımsal alana yayılmış olan bu olumsuz etkiler dönüşümlü olarak bütün bölgelere yayılması muhtemel bir durumdur” ifadelerini kullandı.

    “Kansere kapı açıyoruz”

    Son olarak sağlık problemleri açısından da durumu değerlendiren Doç. Dr. Oğuz Özyaral, “Etkileri yüzyıllar boyu süren bu asit yağmurlarının sağlık açısından iki büyük problemi var. Birincisi halk sağlığı açısından çevre ve sucul ortamların kirlenmesiyle birlikte tüketeceğimiz herhangi bir beslenme faktörü zehirlenmiş olacak. Diğeri ise bu kirli hava dolayısıyla solunum yolu ve ciltteki emilim yoluyla sürekli olarak kanserojen faktörlerle iç içe olacağız. Bu da bizim için kansere kapı açmak demektir” diye konuştu.

  • Kurak geçen yaz dönemine rağmen silajlık mısır hasadındaki bereket çiftçiyi sevindirdi

    Gaziantep’in Araban ilçesinde kurak geçen yaz dönemine rağmen silajlık mısır hasadında yaşanan bereket çiftçiyi sevindirdi.

    Araban Ovası’nda yaz mevsiminin son dönemlerinin en kurak günlerine neden olmasına rağmen silajlık mısır hasadında yaşanan bereket sevindirdi. Dönümünden 3.5 ton mısır hasadı elde eden çiftçiler, tonunu ise 250 TL’den alıcı buluyor.

    Araban Ovası’nda 80 dönüm araziye mısır eken Mustafa Sülüker, “Tamamen organik koşullarda 80 dönüm araziye mısır hasadı ektim. Kurak geçen yaz mevsimine rağmen kendi imkanlarımla yetiştirdiğim mısırdan silajlık olarak dönüm başına ortalama 3.5 ton hasat yaptım. Bu hasadı tonu 250 TL’den satıyoruz. Çok şükür, üründen, aldığımız verimden ve satış rakamlarından memnunuz” diye konuştu.

    Traktörle biçiliyor

    Ekilen mısırlar hasat zamanı traktöre bağlanan bıçak ve ekipman ile hasat ediliyor. Yem haline getirilen mısırlar, önce traktörün römorkuna, sonra da arazideki boş alana dökülüyor. İşçiler tarafından çuvallara doldurulan mısırlar, alıcılarına göndermek için hazır hale getiriliyor.

    15 işçi çalışıyor

    Mustafa Sülüker, traktör yardımı ile biçtiği mısırı, yanında çalıştırdığı yaklaşık 15 işçi ile çuvala doldurarak, hayvan sahiplerine sattığını ifade etti. Ürünün tamamen organik olduğunu belirten Sülüker, “Mısır suyu sever. Son dönemlerde kurak bir yaz mevsimi geçirmemize rağmen gayet iyi hasat yaptık. Ürünümüz tamamen organik ve kaliteli olması nedeniyle çevredeki hayvan sahipleri tarafından yoğun ilgi görüyor” diye konuştu.