Etiket: benzerini

  • Almanya’daki deprem teknolojisinin benzerini Türkiye’ye getirdiler

    Anadolu Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü öğrencileri, Almanya’daki deprem teknolojisinin bir benzerini Türkiye’de hayata geçirmek için ilk adımı attı. Öğrenciler, hayata geçirdikleri projeyle deprem anında binalardaki hasarı en aza indirmeyi hedefliyor.

    Projeye ilişkin açıklamalarda bulunan Anadolu Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü öğrencisi Muhammed Bilal Yücel, Almanya’da yapılmış bir projenin benzerini yapmaya çalıştıklarını kaydetti. Yücel, “Yaptığımız şey basit bir katlı tek açıklıklı çerçevenin deprem anındaki deformasyonunu azaltmak için bir sistem geliştirdik. Öncelikle ayrı ayrı iki binamız var. Birisi sabit olarak herhangi sürümleyici olamadan depreme maruz kalıyor. Diğeri sürümleyici depreme maruz kalıyor. Sürümleyici dediğimiz şey aslında merkez kaç kuvvetinden dolayı depremi yok eden, iki tane dairesel hareket yapan küçük bir oyuncak. Bu sayede sürümleyicinin olduğu oyuncak deplasmanı azaltıyor ve binamız daha az hasar görmüş, daha az deformasyon yapmış oluyor” dedi.

    “Daha az deformasyon oluyor, bir nevi yıkılmasını önlüyor”

    Anadolu Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü öğrencisi Tuğçe Karagöl ise, Türkiye’nin bir deprem bölgesi olduğunu ve daha önceki yaşanan depremlerde çok fazla can ve mal kaybı yaşandığına dikkat çekti. Karagöl, “Biz de inşaat mühendisliği öğrencileri olarak ne yapabiliriz diye düşündük. Bunun için daha önce Almanya’da yapılmış bir sistemi ülkemize getirmek istedik. Kurduğumuz sistem sayesinde depremin oluşturmuş olduğu deformasyon, üzerine kurduğumuz sistem sayesinde o yapıda sönümleniyor. Yani daha az deformasyon oluyor, bir nevi yıkılmasını önlüyor. Bizim yapmış olduğumuz prototipte biz döşeme üzerine kurduk. Ama tabi ki daha ilk basamağı. Çok ilerleyecek, senelerce sürecek bir çalışma. Bunun için küçük bir elimizde buraya da getirebileceğimiz bir şey olmalıydı. Biz de bu yüzden döşeme üzerine yerleştirdik” diye konuştu.

    Kurulan sistemin kuvveti ayarlanabiliyor

    Depremin şiddetine göre ayarlamalar yapılabildiğini anlatan Karagöl, şöyle devam etti:

    “Belli bir şiddeti yok. Kurduğumuz sistemin kuvveti ayarlanabiliyor. Verdiğimiz ivme büyüdükçe verdiğimiz kuvveti de büyütüyoruz. Sistemin sabit bir hızı yok. Depremin ivmesi büyüdükçe bizim de sisteme verdiğimiz ivme büyüyor. Böylece birbirini sönümlüyor.”

  • (Özel Haber) Lise öğrencisi NASA’nın kullandığı robotun benzerini geliştirdi

    Bursa’da bir lise öğrencisi, NASA’nın geliştirip Mars’a gönderdiği robotun benzerini yaptı.

    Özel bir kolejin öğrencisi Melih Öztürk, geliştirdiği Mars robotuyla dikkatlerini üzerine çekti. Şu an lise birinci sınıfta okuyan öğrencinin “Uluğbey” ismini verdiği robot, Mars’ta merdiven çıkıp, aldığı numuneleri ve görüntüleri dakikalar içinde dünyaya aktaran robotun aynısı.

    Robotunu telefonuyla yönlendiren Melih Öztürk, böyle bir projeyi gerçekleştirdiği için çok mutlu olduğunu söyledi. Araçla ilgili bilgi veren Melih Öztürk, “Amacımız Mars’ta keşif yapabilmek için bir prototip oluşturmak. Bu geliştirdiğimiz robot NASA’nın geliştirdiği tip bir robot. Bu robot merdiven çıkma özelliğine sahip 6 tekerli. Aracın öndeki 4 tekeri şaseden bağımsız olarak çalışmakta, bu sistem sayesinde devrilme ve taklaya karşı dayanıklı, üzerindeki 7 adet sensörü sayesinde robotun topladığı verileri bilgisayara aktarabiliyoruz. Kolu sayesinde yerdeki cismi alabiliyor. Güneş paneli sayesinde şarj edebiliyoruz. Gövdesinde kullandığımız sıcağa ve soğuğa dayanıklı malzemeler sayesinde Mars’ın en soğuk ve sıcak olduğu dönemlerde bile robot problemsiz bir şekilde çalışabiliyor. Kendi yazdığım arayüzle robotun aldığı numune analizlerini ve görüntülerini kısa sürede bilgisayar ve telefonumuzda görüyoruz. Nasa’nın en son Mars’a gönderdiği robotun üzerinde laboratuar var bizimkine de eklenebilir. Bizim robot Amerika’nın Mars’a yolladığı ilk robottan daha iyi durumda. Üzerindeki sensör ve kamera sayesinde veriler bize 1,5 dakikada ulaşıyor. Görüntüler ise 4-5 dakikada bize ulaşıyor. Bu robot eksi 50 ile 60 derece sıcaklıklarda çalışabiliyor” dedi.

    Melih Öztürk’ün projesi TÜBİTAK tarafından her yıl gerçekleştirilen Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması kapsamında Uludağ Üniversitesi’nde sergileniyor. Bursa Bölge Sergisi, Mete Cengiz Kültür Merkezi’nde toplam 100 proje ile birlikte, bilimsel kurulun ve katılımcıların ilgisine sunuldu