Etiket: Benim

  • Advocaat: “Oyuncular benim dediklerimi yapmak zorundalar. Sezon sonuna kadar patron benim”

    Süper Toto Süper Lig’in 26. haftasında Fenerbahçe, deplasmanda Kardemir Karabükspor’u 1-0 mağlup etti. Maçın ardından açıklamalarda bulunan Fenerbahçe Teknik Direktörü Dick Advocaat, “Volkan bana o fit görüntüyü vermedi. Onun ne düşündüğü değil benim ne düşündüğüm önemli” dedi.

    Dick Advocaat, gazetecilerin sorularını yanıtladı. Volkan Şen’in kısa sürede oyuna girip alınmasıyla ilgili olarak gazetecilerin sorularını yanıtlayan Advocaat, “Umurumda değil onun göstermiş olduğu tepki. Ben kararlar almak için burada bulunuyorum. 10 dakika kalmıştı, maçı kazanmamız gerekiyordu. Ve o fit görüntüyü vermedi bana. Onun ne düşündüğü değil benim ne düşündüğüm önemli bu anlamda. Oyuncuyu oyundan almam gerektiğini düşündüm. Çünkü yeterli sertliği, o fit görüntüyü sağlayamıyordu” dedi.

    “Oyuncularla ilk defa sorun yaşamıyorum”

    Sezon sonuna kadar takımın patronu olduğunu hatırlatan Advocaat, “Sonuçta sezonun sonuna kadar ben buradayım. Burada kararları verecek kişi sezonun sonuna kadar benim. Oyuncular değil. Bu anlamda değişen bir şey yok. Benim dediklerimi yapmayanlar giderler. Benim dediklerimi yapmak durumundalar. Çünkü sezon sonuna kadar buradaki patron benim. Hala benim. Hala kazanmamız gereken çok fazla maç var önümüzde. Hala ligi ikinci sırada tamamlayabiliriz. Türkiye kupasını kazanabiliriz. Çok fazla kazanabileceğimiz şey var. Oyuncularla aramızda yüksek düzeyde saygı ortamı sağladığımızı söyleyebilirim. Ben ilk defa oyuncularla sorun yaşamıyorum sonuçta. Ama bu iş böyle. Bu işin parçası, bunlar da var bu işte. Yarın giderim öpüşürüz, sarılırız. Ve bu iş biter bana göre. Ama sezon sonu gideceğimi söyledim diye oyuncuların değişeceğini düşünmüyorum. Bu anlamda bir korkum yok” şeklinde konuştu.

    “Neden sır tutayım ki?”

    Sezon sonu gideceği yönünde açıklamalarına ilişkin soruları yanıtlayan Advocaat, “Siz bilmek istediniz. Siz bir cevap almak istediniz. Kalıyor musun gidiyor musun diye. Ben de o cevabı verdim. Martta bu kararı alacağımı söyledim. Ve dediğimi de yaptım. Neden sır tutayım ki. Mayısın sonunda söylesem sizce bir şey değişir miydi? Burada kaç takım maç kaybetti. Galatasaray, Beşiktaş, Trabzonspor kaybetti ama biz buradan galibiyetle ayrılıyoruz. Belki ben buradan gidiyorum diyedir” dedi.

    “Şener ile ilgili bir sorun yok”

    Teknik direktörlerin karar almak için bulunduğunu ifade eden Dick Advocaat, “Şener’le ilgili bir sorun yok, kesinlikle. Bu tamamen benim seçimim. Gregor oynayabilir, Şener oynayabilir. Hasan oynayabilir, İsmail oynayabilir. Aynı durum diğer bek pozisyon için de geçerli. Şu anda bu oyuncuları seçtim. Bu oyunculara forma şansı verdim. Hepsi iyi para kazanan oyuncular. Fenerbahçe kadrosunun hepsi birer üyesi. Ve teknik direktörler karar almak için bulunurlar. Benim için de bu durum geçerli. Bazen bazı oyuncular oynarlar ve benle olmaktan mutlu olurlar. Bazen oynamazlar benden memnun olmazlar. Ama bu iş böyledir. Futbol dünyası böyle” yanıtını verdi.

  • Hayatını orman ve ağaçlara adayan 93 yaşındaki Ömer Önder: “Fidanlar benim çocuklarım gibi”

    Kütahya’nın Simav ilçesinde, hayatını orman ve ağaçlara adayan 93 yaşındaki Ömer Önder, öğrencilerle birlikte yüzlerce fidan dikti.

    Simav Orman İşletme Müdürlüğü ile Simav İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü işbirliği ile hazırlanan organizasyon, Simav’ın Nadarçam mevkiinde yoğun bir katılımla gerçekleştirildi. Simav’daki okullardan 300 öğrenci mavi selvi, ladin, karaçam, akça ağaç, sedir ve dişbudak cinsi 500 adet fidanı toprakla buluşturdu.

    Ağaç dikme programının baş mimarı ’TEMA Dede’ lakaplı Ömer Önder, Simav’daki öğrencilerin ağaç sevgisi karşısında çok duygulandığını ifade etti. Önder, “Bu topraklar bizim anavatanımız, biz çok zor şartlarda kazandık bu topraklarımızı, biz bunları muhafaza etmezsek bizim yiyecek ekmeğimiz, oturacak yerimiz olmaz” dedi.

    Fidan diken öğrencilerden İsmail Erturan, Ömer Önder’e sorular sorarak, ormanın önemi hakkında bilgi edindi.

    Simav Sağlık Meslek Lisesi öğrencisi Aleyna Zehra Bozan, “ Buraya 15 Temmuz Hatıra ormanına fidan dikmek için geldik, daha da önemlisi Ömer dedemizi gördük, onunla sohbet etmek çok güzeldi,sorularımızın hepsine cevap verdi bizleri çok mutlu etti. Ağaç dikmek çok güzel bir duygu, Tema Dede’yi çok seviyoruz” diye konuştu.

    Piknik havasında geçen fidan dikme etkinliğine, Simav İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı orta dereceli okullardan yaklaşık 300 öğrenci katıldı, etkinliğe katılanlara gözleme ve ayran ikram edildi.

  • Kılıçdaroğlu: “Partisinin genel başkanı olursa, benim cumhurbaşkanım olamaz”

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, amatör sporcularla bir araya geldiği akşam yemeğinde, “Benim de cumhurbaşkanımdır seçilen kişi. Partisinin genel başkanı olursa, benim cumhurbaşkanım olamaz” dedi.

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, amatör spor kulüp temsilcileri ve amatör sporcularla Şişli’de bulunan bir otelde akşam yemeğinde bir araya geldi. Çok sayıda temsilcinin ve sporcunun katıldığı akşam yemeğinde, Şişli Belediye Başkanı Hayri İnönü’nün yanı sıra birçok CHP’li isim de hazır bulundu. Akşam yemeği esnasında bazı temsilciler ve sporcular konuşma yaparken, akşam yemeğinin ardından kürsüye Genel Başkan Kılıçdaroğlu çıktı.

    Amatör spor kulüplerinin emekçilerine seslenen Kılıçdaroğlu, konuşmasına Türkiye’nin spor dallarındaki son durumu hakkında eleştiride bulunarak başladı. Yurtdışından yapılan transferlere değinen Kılıçdaroğlu, “Seksen milyonluk bir insan kapasitemiz var. Emin olun, mükemmel. Emin olun, hepsi çalışkan. Ama biz hala yurtdışından, dünyanın parasını ödeyerek futbolcu transfer ediyoruz. Bizim ülkemizde yok mu? Niye yok? Seksen milyondan çıkmaz mı? Niye çıkmasın? Almanya’da Türk kökenli futbolcu başarılı, takımda oynuyor; ama bizde yok. Neden? Oraya giden bir işçi kardeşimizin çocuğu. Futbolda bir başarıyı elde edemiyoruz. Diğer spor alanlarında da bir başarı elde edemiyoruz” dedi.

    “Partisinin genel başkanı olursa, benim cumhurbaşkanım olamaz”

    Konuşmasına 16 Nisan’da halk oylamasına sunulacak olan ‘Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ hakkında devam eden Kılıçdaroğlu, partili cumhurbaşkanlığını kabul etmeyeceğini vurgulayarak, “Dünyanın en az gelişmiş ülkelerine bakın, hepsinde başkanlık sistemi var. Hepsinde başkan çok zengin, halk fakir. Dünyanın en gelişmiş ülkelerine bakıyoruz; Amerika’da başkanlık sistemi var, diğerlerinin tamamında parlamenter demokratik sistem var. Tercihimizi buna göre yapacağız. Çünkü cumhurbaşkanlığı hepimizin ortak paydasıdır. Benim de cumhurbaşkanımdır seçilen kişi, benim gibi düşünmeyenin de cumhurbaşkanıdır. Tarafsızlığını önemli kılan da zaten budur. Yeni anayasayla birlikte, ne diyoruz? Aynı zamanda partisinin genel başkanı. Partisinin genel başkanı olursa, benim cumhurbaşkanım olamaz” diye konuştu.

    Kılıçdaroğlu, konuşmasına şu sözlerle devam etti:

    “Herkes benim gibi dünyaya bakmak zorunda değil. Herkes benim gibi gelip CHP’li olmak zorunda değil. Diğer partiler de var, her partinin mensubu saygı değerdir. Her görüş saygıdeğerdir. Demokrasilerde kural budur. Bu kuralı tersine çevirmek istiyorlar, tersine çevirmemek de bizim elimizdedir. Diyorlar ki; CHP neden Anayasa Mahkemesi’ne gitmedi. Bir milletin kaderini mahkemeler belirlemez arkadaşlar. Bir milletin kaderini milletin kendisi belirler.”

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: “F 16’larla benim vatandaşıma bomba yağdıranlar, işte bugünün ‘hayır’cılarıydı”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 15 Temmuz şehitlerini hatırlatarak, “Bu toprak uğruna ölenleri 15 Temmuz gecesi gördük. Onlar ‘evet’çiydi, ‘hayır’cı değildi. Çünkü onlar o ‘hayır’ diyenlerin karşısına dikildiler. F 16’larla benim vatandaşıma bomba yağdıranlar, işte bugünün ‘hayır’cılarıydı” dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM) tarafından düzenlenen “Kadın ve Demokrasi Buluşması”na katıldı.

    Abdi İpekçi Spor Salonu’nda “Evet! Kadın varsa demokrasi var” sloganı altında gerçekleşen buluşmaya eşi Emine Erdoğan ile birlikte gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, kadınları selamladı. Eşi ile birlikte salonu dolduran kadınlara çiçekler veren Erdoğan, ardından salondaki yerine geçti.

    “Kadınlarımızın ahlaklarını korumak için dışarıdan model almaya ihtiyacımız yok”

    Programda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan kadın hakları konusunda Türkiye’yi eleştirenlere yanıt vererek, “Dün kadını insan yerine koymayanlar, bugün kadınları farklı bir yere konumlandırmaya çalışıyor. Dün kadını alınıp satılan bir eşya gibi görenler, bugün de kadın bedenini ve emeğini metalaştırarak bir anlamda modern kölecilik yapıyorlar. Bizim kadınlarımızın ahlaklarını korumak için dışarıdan model almaya, tercüme yapmaya, kopya çekmeye ihtiyacımız yoktur. Medeniyetimizde kadın haklarını istediğimiz istikamette geliştirmeye yönelik her türlü örnek mevcuttur” diye konuştu.

    “Erkek bir kadına şiddet uyguluyorsa hiç kimse bunun faturasını dinimize, kültürümüze çıkartamaz”

    Konuşmasında kadına yönelik şiddete de değinen Erdoğan, “Kadına şiddet elbette bir insanlık suçudur. Kimse aksini söyleyemez. Buna tevessül eden olursa karşısında önce bizi bulur. Öte yandan insan hakları zaviyesinden baktığımızda kadın meselesinde bizim tarihimizde olumlu manada çok daha fazla uygulama vardır. Ama bunları asla konuşmazlar. Çünkü dertleri kadınların sıkıntılarının çözümüne katkı sağlamak değil, bu konu üzerinden milletimizin değerlerine tarihine saldırmaktır. Halbuki bizim değerler dünyamızda iyi ya da kötü olan kadın veya erken değil, insandır. İnsan doğru ve yanlıştan birini kendi iradesiyle seçme özgürlüğüne sahip olarak yaratılmıştır. Bu davranışları yönlendiren de içinde yaşadığımız iklimdir. Bizim inancımıza göre insan yaratılmışların en şereflisidir. Aksi bir davranış içindeyken bunun sebebi değerlerimiz değil, kendi kişisel zaaflarımızdır. Ülkemizde şayet bir erkek bir kadına şiddet uyguluyorsa hiç kimse bunun faturasını dinimize, kültürümüze, medeniyetimize çıkartamaz. Çünkü inancımızda ve Anadolu irfanında kadın gerçekten çok müstesna bir yere sahiptir. Erkekle eşittir demiyorum, çok daha ötesidir. Vatanı bile ‘babavatan’ değil ‘anavatan’ diye ifade eden bir gelenekten başka türlü davranış beklenebilir mi? Milli kültürümüzde kadın toplumsal hayatın her yerinde söz sahibidir. Dinimiz cenneti babaların ayakları altına koymadı. Rabbimiz cenneti annelerin ayakları altına koydu” şeklinde konuştu.

    “3-5 psikopatın yanlışı ne bizi, ne inancımızı, ne geleneğimizi temsil eder”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan kadına yönelik şiddetle İslam dininin de bağdaştırılamayacağını vurgulayarak, “3-5 psikopatın yanlışı ne bizi, ne inancımızı, ne geleneğimizi temsil eder. Bu tür yanlışlara yönelenlere hak ettikleri cezayı vermek devletin, onların üzerinde toplumsal baskı kurmak da milletin işidir. Bugün kadına en fazla şiddetin uygulandığı yerlerin başında güya bu meselede en çok hassasiyet gösterenlerin yaşadığı büyük şehirler geliyor. Hatta batı ülkelerinde bu tür olayların diğerlerinden fazla yaşandığı ifade ediliyor. Mesele zihniyet meselesidir. Zihniyet bozuksa siz ne kadar yaptırım getirirseniz getirin facialar yaşanacaktır. Ülkemizde kadınlarla ilgili sorunların bu çerçevede tartışılması, konuşulması en doğru yöntemdir” ifadelerini kullandı.

    “Bu cumhurbaşkanı onlar gibi seçilmedi ki onlar gibi davransın”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bugünlere sistemden kaynaklanan sıkıntılara rağmen geldiğinin altını çizerek şunları söyledi:

    “Türkiye darbe dönemlerinde kurulmuş, tahkim edilmiş sistemle gidebileceği yere ulaşmıştır. Ülkemizde çok partili hayata geçildikten sonraki kriz dönemlerine baktığımızda hepsinin gerisinde yürütme, yasama ve yargı organları arasındaki güç kavgalarının bulunduğunu görüyoruz. 1960’da bu sorunu yaşadık, 1971’de yaşadık, 1980’de yaşadık, 1997’de yaşadık, 2001’de de yaşadık. Hatta bizzat kendim bu sıkıntıyı yaşadık. Yargı ve bürokratik vesayet aracılığı ile meclisin cumhurbaşkanı seçme hakkı engellenmeye çalışıldı. Cumhurbaşkanını doğrudan halkın seçmesi ile ilgili anayasa değişikliği işte bu krizi aşmak için geliştirilmiş bir formüldür. 2014 yılında Cumhurbaşkanlığı görevine geldim. Ortalığı ayağa kaldırdılar. Neymiş bu cumhurbaşkanı eski cumhurbaşkanları gibi davranmıyormuş. İyi de bu cumhurbaşkanı onlar gibi seçilmedi ki onlar gibi davransın. Onlar meclisin dengeleri içinden çıkıp geliyorlardı, biz milletimizin bağrından çıkıp geldik. Aramızdaki fark buydu. Bunlar yıllarca açık oy, gizli tasnif ile ülkeyi yönetenler gizli oya açık tasnif ile miller iradesine sahip çıkınca bir daha bellerini doğrultamadılar. Buna rağmen sistemin içine yerleştirdikleri çeşitli mekanizmalar aracılığı ile gizli iktidarlarını uzun süre devam ettirdiler. Menderes’i ve iki arkadaşını bunlar ipe götürmediler mi. Onlar bunlar değil mi. Aynı zihniyet.”

    “Kandil ‘oyumuz hayır’ diyor”

    Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Şimdi Kandil’den haber var. Ne diyor Kandil ‘oyumuz hayır.’ ‘Oyumuz hayır’ diyen Kandil’le birlikte hareket edenler var mı. Bunlar 13 yaşındaki çocukları, gençleri Kandil’e götürüyorlardı, orada eğitiyorlardı. Bunlara nasıl el yapımı bomba imal edilir onu öğretiyorlar. Ellerine silahları veriyorlar, ondan sonra bunları ülkenin her yerinde bazıları canlı bomba, bazıları el yapımı bomba patlatmak suretiyle terör estiriyor. Şimdi bu terörist başları ne diyor ‘oyumuz hayır’ diyor. Eğer 16 Nisan’da ‘hayır’ oyu vermek suretiyle Kandil ile beraber o değirmene su taşıyacaksak ülkemizin halinin ne olacağını düşünün. ‘Evet’ dersek ne olacak. Biz 18 yaşındaki gençlerimizi parlamentoya taşımak suretiyle ülkenin kaderinde söz sahibi yapacağız. Biz ‘evet’ demek suretiyle ülkemizin geleceğine yönelik şu adımı da atacağız. Bu ülkenin kadınları da 18 yaşında parlamentoda yer alma şansı yakalayacak. Biz gencimize güveniyoruz.”

    “F 16’larla benim vatandaşıma bomba yağdıranlar, işte bugünün ‘hayır’cılarıydı”

    15 Temmuz şehitlerini de hatırlatan Erdoğan, şöyle konuştu:

    “Bu toprak uğruna ölenleri 15 Temmuz gecesi gördük. Onlar ‘evet’çiydi, ‘hayır’cı değildi. Çünkü onlar o ‘hayır’ diyenlerin karşısına dikildiler. F 16’larla benim vatandaşıma bomba yağdıranlar, işte bugünün ‘hayır’cılarıydı. Bunu belki eleştirenler olacak ama ben gerçekleri söylemekle mükellefim. Biz bir olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız ve böyle yürüyeceğiz. 249 şehit verdik.”

  • Zanlı, “Benim çocuğum var mahallede uyuşturucu satmasınlar” dedi

    Adana’da sokak ortasında pompalı tüfekle bir kişiyi öldürdüğü ileri sürülerek yakalanan zanlı, “Mahallede uyuşturucu satıyorlar benim de çocuğum var uyuşturucu satmasınlar” dedi.

    Edinilen bilgiye göre olay, Seyhan ilçesine bağlı Dağlıoğlu Mahallesi 14134 sokakta meydana geldi. İddiaya göre, ağabey Ahmet T. ile kardeşi Ferhat T. mahallede uyuşturucu sattıklarını ileri sürdükleri Ahmet E. (39) ile tartıştı. Tartışma kısa sürede kavgaya dönüşünce Ferhat T. evden pompalı tüfek alıp gelerek Ahmet E.’ye ateş etti. Açılan ateş sonucu Ahmet E. ağır yaralanırken, ağabey ve kardeş kaçtı. Olayı gören çevredeki vatandaşlar tarafından Ahmet E. mahalleye yakın özel bir hastaneye getirildi. Ancak Ahmet E. yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Ahmet E.’nin cenazesi otopsi yapılmak üzere adli tıp kurumu morguna kaldırıldı. Cinayet dedektifleri ise zanlıların yakalanması için çalışma başlattı. Dedektifler kısa sürede pompalı tüfeği kullandığı ileri sürülen Ferhat T.’yi yakalarken, ağabeyi arama çalışmaları da devam ediyor. Ferhat T. yakalandıktan sonra sağlık kontrolünden geçirilmek üzere adli tıp birimine getirildi. Zanlı buradan sorgulanmak üzere emniyete götürülürken, basın mensuplarının “neden öldürdün” sorusuna “Uyuşturucu satmasınlar pişmanım yaptığıma. Benim çocuğum var mahallemde uyuşturucu istemiyorum. Satmasınlar uyuşturucu ben istemiyorum” diye yanıt verdi. Zanlı emniyete götürülerek sorguya alındı.