Etiket: Benden

  • Bir tablet de benden kampanyası kapsamında dağıtım töreni gerçekleştirildi

    Bir tablet de benden kampanyası kapsamında dağıtım töreni gerçekleştirildi

    Balıkesir’in Edremit Kaymakamı Turgay Ünsal’ın öncülüğünde hayata geçirilen “Bir Tablet de Benden” kampanyası kapsamında bağışlanan tabletlerin dağıtımına başlandı.

    Pandemi kuralları çerçevesinde, sosyal mesafe gözetilerek Edremit Hükümet Konağı bahçesinde gerçekleştirilen tablet dağıtım törenine; Edremit Kaymakamı Turgay Ünsal, İlçe Milli Eğitim Müdürü Yakup Özbek, İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü Halil Başaran, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Müdürü Elif Çakır, öğrenciler ve veliler katıldı.

    Kampanya kapsamında açıklamada bulunan Kaymakam Turgay Ünsal; “Bildiğiniz gibi tüm dünyayı ve ülkemizi etkisi altına alan Koronavirüs salgını ile mücadele sürecinde devletimiz, eğitim hizmetlerinde uzaktan eğitimle birlikte aşamalı ve seyreltilmiş yüz yüze eğitim modeline geçmiştir.

    Bizler de Edremit Kaymakamlığı olarak içerisinde bulunduğumuz pandemi döneminde ülkemize, devletimize destek olmak amacıyla çıktığımız yolda teknolojiye erişim eksikliği yaşayan hiçbir öğrencimiz kalmasın dedik. Bu kapsamda ilçemizde ikamet eden ihtiyaç sahibi öğrencilerimizin eğitimde fırsat eşitliğine katkıda bulunulması amacıyla “Bir Tablet de Benden Kampanyası”nı başlattık.

    Kampanyamız kapsamında ilçemizdeki eğitim gönüllüsü hayırseverlerimizin destekleriyle çok sayıda tablet bağışında bulunuldu. Bağışlanan tabletlerimiz ihtiyaç sahibi öğrencilerimizin evlerine gönderilmeye başlandı. Bizlerde bugün burada öğrencilerimize tabletlerini ilk elden vererek mutluluklarına ortak olmak istedik. Kampanyamıza katkıda bulunan bütün eğitim gönüllüsü hayırseverlerimizi yürekten kutluyor, teşekkürlerimi sunuyorum” dedi.

  • İkinci kez askere çağrıldı, hikayesi şaşırttı… “Askerliği yapan benim benden başka Mustafa yok”

    Vatani görevini yaptığı halde tekrar askere çağrıldı, hayat hikayesi şaşırttı. Iğdır’ın Halfeli Beldesi Turgut Özal Mahallesinde ikamet eden Mustafa Tokuş isimli vatandaş, vatani görevini yaptığı halde ikinci kez askere çağrıldı.

    3 çocuk babası Mustafa Tokuş, öz annesinin imam nikahlı olduğunu, babası tarafından resmi nikahlı üvey annesi üzerine kayıt ettirildiğini belirtti. Tokuş, “babam zamanında yedi evlilik yapmış. Beş imam, iki resmi nikahlı olmak üzere toplam yedi karısı olmuş. Babam bu evlilikler içinde resmi nikahlı karısı olan Güllü ile evleniyor. Belli bir zaman geçtikten sonra Güllü ile boşanmadan benim öz annem olan Seyran’la evleniyor. Bir süre beraber yaşadıktan sonra ben dünyaya geliyorum. Dünyaya geldikten sonra öz anneme resmi nikahı olmadığı için, beni resmi nikahlı eşi olan Güllü’nün üzerine kaydediyor. Daha sonra Güllü’yü boşadıktan sonra belli bir süre öz annem Seyran’la yaşamaya devam ediyor. Öz annem olan Seyran’dan da boşanarak bu sefer İpek annem ile evleniyor. Daha önce boşandığı Güllü annemin üzerindeki kaydı silmeden, beni İpek annemin üzerine kaydediyor. Durum böyle olunca nüfusta iki tane Mustafa görünüyor. Kayıtta iki Mustafa göründüğü için ben bu sefer asker kaçağı olarak görünüyorum. Babamın yaptığı yedi evlilik içinde bir tek Mustafa benim. Eskiden babamın yaptığı hatalardan dolayı kayıtta iki Mustafa görünüyor” dedi.

    “Askerliği yapan benim benden başka Mustafa yok”

    1978 doğumlu olduğunu belirten Tokaş, “1998 yılının 8’ci ayında Bilecik 9. Jandarma Er. Eğitim Alay Komutanlığı 8. Bölükte, 1978/3 tertip olarak acemi birliğine gittim. Acemi birliğimi tamamladıktan sonra, usta birliğim için Siirt Şirvan Hürmüz karakolunda Jandarma komando olarak askerlik görevimi 2 bin yılında tamamladım. Benim orada arkadaşlarım, anılarım ve çektirdiğim fotoğraflarım var. Şuanda bile asker arkadaşlarım ile konuşuyorum. Asker kaçağı göründüğüm ve bu olayın düzelmesi için Milli Savunma Bakanlığı ve Nüfus müdürlüğüne dava açtım. Askerliğini yapmamış ve askerliğe gideceksin diye mahkemeden ret kararı aldım. Ben askerliğimi yaptım delillerim var. Evimden dışarıya çıkamıyor, çocuklarımla ilgilenip onları hastaneye veya her hangi bir yere götüremiyorum. Kızım hasta Erzurum’a götürmem lazım götüremiyorum. Eşim okuma yazma bilmediği için götüremiyor. Ben evde mahkum ve mağdurum. Yetkililerin bu işe bir el atmalarını istiyorum” şeklinde konuştu.

    Babasıyla hiç bir yere gidemediğini ifade eden Eylem Tokuş, “Ben babamla park, sinema veya dışarı gitmek isterim. Babam asker kaçağı göründüğü için onunla bir yere gidemiyorum. Hem babam hemde biz çok mağduruz. Babamın özgürlüğüne kavuşmasını ve bizimle daha çok vakit geçirmesini istiyorum. Bu olaya bir çözüm bulunmasını istiyorum” ifadelerini kullandı.

    Çok mağdur olduklarını dile getiren anne Güzel Tokuş ise, “Çocuklarımla birlikte çok mağduruz. Eşim asker kaçağı göründüğü için çalışamıyor. Bir çocuğum hasta olduğu zaman doktora götüremiyor. Yetkililer bu işe bir el atsınlar” dedi.

  • ’Bir senden bir benden’ teşvikiyle işverenlerin işi kolaylaşacak

    Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) Osmaniye İl Müdürü Ahmet Altunkaynak, ’Çalışma Hayatında Milli İstihdam Seferberliği’ projesi kapsamında, istihdamı artırmak amacıyla “İlave İstihdam” ve “Bir Senden Bir Benden” isimli teşviklerle işverene kolaylık sağlayacağını söyledi.

    Düzenlendiği basın toplantısında istihdam teşviklerini anlatan Altunkaynak, ilave istihdam teşviği kapsamında 2020 sonuna kadar işe alınan sigortalılar nedeniyle ilave istihdam sağlayan özel sektör işverenleri için 12 ay süreyle, vergi ve sosyal güvenlik primi desteği teşvikinin getirildiğini ifade etti.

    İmalat ve bilişim sektöründe asgari ücret üzerinden sağlanan sigorta prim desteğinin ilk kez prime esas kazanç üzerinden ödeneceğini ifade eden Müdür Altunkaynak, “Dolayısı ile bu sektörlerde ilave işe alınacaklar için daha yüksek tutarda sosyal güvenlik primi desteği sağlanacak. İmalat ve bilişim dışındaki sektörlerde ise ilave istihdam edilecek her bir çalışanın sigorta primleri ve vergisi asgari ücret üzerinden hesaplanacak. Kadın, genç ve engelli istihdamında teşvik süresi 12 ay yerine 18 ay olacak. Teşvik kapsamındaki sigortalılarda; İŞKUR’a kayıtlı işsiz olması, işe alındıkları aydan önceki üç ayda 10 günden fazla sigortasının bulunmaması, 1 Ocak 2018 ve 31 Aralık 2020 tarihleri arasında özel sektör işverenlerince istihdam edilmesi şartı aranıyor” dedi.

    “Bir Senden Bir Benden” teşvik uygulaması ile küçük esnaf ve ticaret erbaplarına devlet tarafından destek sağlanacağını kaydeden Altunkaynak “Bu kapsamda 1 ile 3 çalışanı olan imalat iş yerlerinin 2018 yılında mevcut çalışan sayılarına ek olarak ilave istihdam ettikleri 18-25 yaş arası gençlerin ücret, sosyal güvenlik primleri ve vergileri bir ay işveren bir ay devlet tarafından ödenecek. İŞKUR’a kayıtlı işsiz olup, 1 Ocak – 31 Aralık 2018 tarihleri arasında işe alınan kişileri kapsayan uygulamada işe alınacak kişide işe giriş tarihi itibariyle işverenin birinci derece kan veya kayın hısmı ya da eşi olmaması şartı aranıyor. Bunun yanı sıra işe alındıkları aydan önceki 3 ayda 10 günden fazla sigortasının bulunmaması gerekiyor. İş yeri açısından aranan şartlar ise imalat sektöründe faaliyet göstermesi ve bu sektörde ustalık belgesi sahibi olan işverene ait iş yeri olması şartı aranıyor. İş yerinin prim borcu, idari para cezasının bulunmaması ve sigortasız işçi çalıştırmaması ve bildirdiği sigortalıları fiilen çalıştırması gerekiyor” şeklinde konuştu.

  • Hadise: “Kolay bir kadın değilim, evlilik benden korksun”

    Bodrum’da sevenleri ile buluşan ünlü sanatçı Hadise, Eurovision’da Türkiye’yi tekrar temsil etmek istediğini açıkladı. Hadise, kolay kadın olmadığını ve evliliğin kendinden korkması gerektiğini de söyledi.

    Önceki gün Yalıkavak Mahallesi’nde bulunan bir eğlence mekanında sahne alan Hadise, sevenleri ile bir araya geldi. Yaklaşık 1,5 saati aşkın süre sahnede kalan Hadise, danslarıyla, şarkılarıyla ve esprileriyle hayranlarına unutamayacakları bir konser verdi.

    Konser öncesinde basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Hadise, “Artık ilişkiler de evlilikler de daha zor sanki. Kolay bir kadın değilim ve kolay olmak da zorunda değilim. Hiçbir kadın kolay olmak zorunda değil. Bütün kadınlara benden bir cümle olsun bu. Kolay değilim, ne istediğimi ve ne istemediğimi çok iyi biliyorum. Ona göre de tercihlerimi yapıyorum ve hayatımı yaşıyorum. Bu tabii ki hep benim dediğim olacak demek değil. Herkes ilişkide haddini bilmeli bence. Ben tercihlerimi biliyorum ve ona göre yaşamayı seviyorum” dedi.

    Hadise “Evlilik sizi korkutuyor mu” sorusuna ise, “Evlilik beni korkutmuyor. Ben korkmam. Evlilik benden korksun” şeklinde cevap verdi.

    Son günlerde Türkiye’nin yeniden Eurovision’a katılma ihtimaliyle ilgili olarak düşünceleri sorulan Hadise, şunları söyledi: “Eurovision çok önemli bir konu. 2009’da katılmıştım ve sonra ülke olarak çekildik. Anlıyorum bunu çünkü puanlama sistemi hepimizi çok rahatsız etti. Tekrar katılma kararı alınırsa seve seve tekrar ülkemi temsil etmek isterim çünkü orası bambaşka bir dünya. Orada çok iyi bir ekiple yürümeniz gerekiyor. 2009’da çok iyi hatırlıyorum o kadar çok ülke gezdik ki ve çok zor sorular geldiği de oldu. Elimden geldiğince ülkemi en iyi şekilde temsil ettim. Teklif gelirse seve seve yeniden ülkemi temsil etmek isterim.”

  • Dursun Özbek: “Benden sonraki yönetimine sıfır borçla Galatasaray teslim edeceğim”

    Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek, mali bağımsızlığın bir numaralı öncelikleri olduğunu belirterek, “Benden sonraki yönetimine sıfır borçla Galatasaray teslim edeceğim” dedi.

    22 Ekim’de yapılacak Galatasaray Olağanüstü Mali Kongre öncesi, Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek bilgilendirme toplantısında önemli açıklamalarda bulundu.

    “Mali bağımsızlık bir numaralı önceliğimiz”

    Mali bağımsızlığın öncelikli olduğuna vurgu yapan Özbek, “Mali bağımsızlık bir numaralı önceliğimiz. Eğer bir kurumun maliyesi iyi yönetilmiyorsa o kurumdan başarı beklemek mümkün değildir. Kurumun ne kadar prestijli olduğunu önemli değil. En büyük varlığımız futbol. Birinci sırada futbolculara ödenen maaş, prim ve bunların stopajları geliyor. Toplamda yaklaşık 60 milyon Euro… Personel ve teknik kadroya ödediğimiz 21 milyon Euro ikinci sırada. Deplasman ve kamp masrafları 5 milyon Euro. Finansman giderlerimiz ki bunun içinde kur farkı ve faizler de var 38 milyon Euro. Futbolcu amortisman giderlerimiz 17 milyon Euro. Bunun içinde bu seneki transferler ve daha önce yapılan transferlerin bu yıla intikal eden kısımları var” şeklinde konuştu.

    “Galatasaray’ın borcu 500 milyon dolar”

    Galatasaray’ın borcunu da açıklayan Başkan Özbek, “Galatasaray’ın 500 milyon dolar kadar bir borcu var. Bu paranın 230 milyon doları banka borcu. Geriye kalan kısmı tedarikçilere ve cari taahhütlere bağlı oluşmuş borç. Galatasaray bu yükü ne kadar taşıyabilir? 230 milyon dolar banka borcuna karşılık 40 milyon Euro kadar faiz ve kur farkı ödüyoruz. Bu derecede yüksek faiz ödeyerek Galatasaray’ı daha ileriye götürmek çok zor. Bu rakamlarda her zaman %3-5 arası yanılma payı olabilir. Finansman giderleri 38 milyon dolar. Bir an bunun olmadığını düşünün. Her şeyimiz denk, bankalara borcumuz yok. Ne kur farkı ne de faiz ödememiz olacak. Sırf bu giderler olmasa senede 20 milyon Euro para kazanan spor kulübü haline geleceğiz” dedi.

    “Borç sarmalından ne pahasına olursa olsun çıkmak zorundayız”

    Galatasaray’ın kazancı ve gelecek projeleri de anlatan sarı-kırmızılı kulübün başkanı, “Galatasaray’ın geliri 150 milyon seviyesindedir. Bu gelire rağmen neden sıkıntı çekiliyor sorusu sorulabilir. Bu gelirimiz 2020 yılına kadar temlik edildiği için gelirler var ama kasaya girişi olmuyor. Biz bu borç sarmalından ne pahasına olursa olsun çıkmak zorundayız. Her sene 40 milyon Euro faiz ve kur farkı ödeyerek geleceğe taşıyamayız. Mecidiyeköy’de 2000 metrekare civarında bir arazimiz vardı. Başkan yardımcısı olduğum dönemde imarı çıkmış bu arsa üzerinde 5 yıldızlı bir otel yapılmasını öngörmüştük. Genel kurul da kabul etti. Çeşitli spekülasyonlar var. Otel inşaatı istediğimiz hızda gitmiyor ama durması söz konusu değil. Günlük gelişmeleri önünden geçerken bile görebilirsiniz. Şu an cephesi kapatılıyor. İçeride mobilya ve dekorasyon çalışması yapıldı. Projemiz Galatasaray’ın cari harcamalarında mümkün olduğu kadar israfı engellemekti. Bunu azaltmaya çalıştık. Pek çok insanın işine son vermek durumda kaldık. Sadece bunu yaparken bu mali tabloyu düzeltmek mümkün değil. Galatasaray’ın çok büyük kaynakları var. Bunların da başında gayrimenkulleri var” diye konuştu.

    “Sarf edilen büyük bir emekler var”

    Riva projesi hakkında da bilgiler veren Başkan Dursun Özbek, “Riva 40 sene önce çok sevdiğim efsane başkanımız Selahattin Beyazıt tarafından kulübüme kazandırıldı. Sayın Adnan Polat döneminde imarı çıkarılmış ve ruhsata bağlamış. Yaklaşık olarak 840’a yakın villa projesi vardı. Ben onlara da çok teşekkür ediyorum. 40 sene önce alınan bir arsa 35 sene sonra ruhsata bağlanıp Galatasaray’a varlık oldu. Sarf edilen emekler de büyük emekler. Sayın Ünal Aysal döneminde müteahhit firmadan bir teminat mektubu istenmiş. Karşı taraf bu talep nedeniyle projeden çekilmiş. Yaklaşık olarak 1 milyon metrekareye yakın bir arsa. Sayın Adnan Polat döneminden beri burada bir şeyler yapılması için çalışmalar yapılmış. Şartnameler hazırlanmış. Müteahhit için ihaleye de çıkılmış. Fakat sonuç çıkmadan görevden ayrılmış. Yeni gelen yönetim ihaleyi kazanan firmayla görüşmüş. Eğer paranızı iki senede geri kazanmak istiyorsanız arsayı 150 milyon dolar olarak fiyatlandırmış. Eğer üç senede almak isterseniz 200, 4 seneye razıysanız 250 milyon dolar alırsınız denmiş” açıklamasında bulundu.

    “Kulübü taşımam lazım, Florya’ya sığmıyoruz”

    Mevcut tesisin yetmediğini aktaran Özbek, “Galatasaray’ın en büyük gayrimenkullerinden biri de mevcut tesislerimizin olduğu Florya’daki arazi. Toplamda yaklaşık 85 dönüm bir arazı. Tapusu bize ait olan kısım 23 dönüm. Şartlı bağış maddesiyle 1985’te Gençlik Spor Genel Müdürlüğü’nden gelen bir kısım da var. Şart ise sportif faaliyet gösterilmesi üzerine. 17 sene daha bizim hakkımız var. Kulübü de bir yere taşımam lazım. Florya’ya zaten sığmıyoruz. İki tane normal ebatta sahamız var. Birinde A takım idman yapıyor. Diğerinde alt yaş grupları maç yapıyoruz. Bir saha düşünün her gün üzerinde maç ve antrenman yapılıyor. Bakımı zorlaşıyor. Niteliğini de kaybediyor. Galatasaray gibi dünya markası olmuş bir kulübün 8 tane normal boyutta sahası olmalı. Bunun 3-4 tanesini A takım kullanmalı. Çim ve sahanın özelliğini kaybetmemesi için. 22 Ekim’e sonrası yapacağımız anlaşmaları ve sözleşmeleri size getirip anlatacağım. Sığabileceğimiz bir yere ihtiyacımız var. Bunu Ankara’da Bakanlık seviyesinde ilettim. Asgari 250 dönümlük bir araziye ihtiyacımız olduğunu ilettim. Bize bu arsayı temin ederseniz kulübü taşıdıktan sonra Florya’da projeyi geliştirmek mümkün olacak. Florya’dan maç günü stada gelmemiz 90 dakika sürüyor. Takım ve teknik ekip de bu konuda çok hassas. Onları da etkiliyor. Bu yüzden stada yakın bir yerden bu arsayı talep ettik” ifadelerini kullandı.

    “Çatıyla ilgili dava sonuçlanacak ve üst kullanım hakkına da kavuşacağız”

    TT Arena’nın yanına kapalı spor salonu yapmak istediklerini aktaran Özbek, şöyle devam etti:

    “Ali Sami Yen Spor Kompleksi’nde TT Arena’nın yanında 15 bin kişilik spor salonu için her şey hazır. Çok kısa sürede inşaatına başlayacağız. Abdi İpekçi’de oynuyoruz buna ne gerek var diye sorulabilir. Stadın açıldığından beri devam eden bir çatı davamız var. Sözleşme gereği bize verilmesi gereken üst kullanım hakkı verilmedi. İlk iş olarak GSGM’ye gittim. Çatı olayı çözülmeden burayı da yapamayacağımızı söylediler. GSGM’ye bu arsanın kendilerinin olduğu ve yapacağımız salonun tapusunun da onlarda olacağını söyledim. Çatıdan daha büyük yatırım olduğunu vurgulamadım. Bu tesis alacaklı oldukları paradan çok daha değerli bir varlık olarak geri dönecek. Amatör sporları geliştirmek devletin de yükümlülüğü. Çatıyla ilgili protokolle oradan gelecek parayı buraya katkı payı olarak verdik. Sayın Bakan ve müsteşar imzaladı. Şimdi protokol yazılıyor. Hem çatıyla ilgili dava sonuçlanacak ve üst kullanım hakkına da kavuşacağız.

    Buradaki boş alan için kapalı spor salonu için çalışmalarımız vardı. Zaten Ali Sami Yen Spor Kompleksi projesinde yeri farklı olsa da salon vardı. Kendi finansmanını kendi sağlayacak. Bu salonların isim hakları satılabilecek değerler. Yaklaşık 30 milyon dolar civarı bir bütçe çıkıyordu. Yıllık isim hakkını 3 milyon dolardan 10 yıllık satabilirsek salon kendi kendini yapacak.”

    “Galatasaray banka borçlarından kurtulmak zorunda”

    Riva ve Florya projeleri sonrası kazanılacak gelirleri ise Başkan Özbek şöyle aktardı:

    “Riva ve Florya’ya Galatasaray’a orta vadede yaklaşık olarak 500 milyon dolarlık gelir sağlayacak. Protokollerin yapılmasıyla kısa dönemde de nakit akışı sağlanacak. Buradan gelecek paranın %90-95’i banka borçlarının kapanmasına gidecek. Hiç kimse başka bir şey düşünmesin. Fakat Galatasaray’ın bağımsızlığı her şeyin önünde geliyor. Galatasaray iyi yönetildiği zaman para kazanabilecek bir yapıda. Son divan kurulunda bütün bunlar başarılı olursa sonrası ne olacak diye bir soru gelmişti. Eş zamanlı olarak bir projeye daha başladık. 500 yıllık geçmişimiz var. Bu geçmişimizden gelen birikimle güncel olarak yönetilmek için kendi kriterlerimiz olmalı. 22 Ekim sonrası bir genel kurul daha düzenleyip bu kriterleri tartışacağız. Bu kriterleri hiç esnetmeyecek duruma getirmek için tüzüğümüze koymak istiyoruz. Ben yaptım oldu devri bitmeli.

    Galatasaray’ın mali bağımsızlığını kazanması için finansal yapısına en büyük zararı veren banka borçlarından kurtulmak zorunda. Bu projelerden gelecek gelirin %95’i borçlarımızın sıfırlanmasına gidecek. Geri kalan %5 ile Selahattin Beyazıt’ın Galatasaray’a hediye ettiği Riva gibi yeni bir gayrimenkul satın almak istiyorum.”