Etiket: Belgeseli

  • Türk Tarih Kurumu’ndan “Süleymanşah” belgeseli

    Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu bünyesindeki Türk Tarih Kurumu, Türk tarihinin önemli simalarından Süleymanşah’ı bir belgesel filmle kamuoyuna tanıtacak.

    Tarih kaynaklarında farklı şekillerde yer alan ve kim olduğu konusunda bugün de ihtilafların sürdüğü Süleymanşah’ın siyasi, askeri, hususi hayatı ve kökeni hakkındaki bilinmeyenleri aydınlatmak ve doğru bilinen yanlışları gidermek amacıyla çekilecek olan belgesel filmin hazırlık aşamasında konuya dair tarih kaynakları incelendi. Çekim aşamasında da uzman görüşlerine yer verilecek olan belgeselde yanıt aranacak önemli sorulardan birkaçını ‘Selçuklu Süleymanşah’ ile ‘Osmanlı Süleymanşah’ın aynı kişiler olup olmadığı, Selçuklu hanedanı ile Osmanlı hanedanı arasında bir devamlılık bulunup bulunmadığı ve Türkiye sınırları dışında kaldığı halde Türk toprağı olarak kabul edilen tek yer olan Caber Kalesi’nde bulunan Süleymanşah’ın mezarının kime ait olduğu soruları oluşturacak. Süleymanşah ve iki muhafızının naaşının bulunduğu Caber Kalesi’nin ülke toprakları dışında kaldığı halde Türk toprağı kabul edilmesi süreci de belgesel filmde anlatılacak.

    1260 yılında Moğollar tarafından yıkılan, Yavuz Sultan Selim ve II. Abdülhamit tarafından bakımı yaptırılan türbe, Birinci Dünya Savaşı’nın ardından önce İngiltere, daha sonra da Fransa’nın kontrolüne geçmişti. Milli Mücadele sürecinde Ankara Hükümeti’nin çabalarıyla Fransa ile imzalanan Ankara Antlaşması’yla Türk toprağı olduğu güvence altına alınan türbe, Suriye’de son yıllarda yaşanan çatışmalardan da etkilenmiş ve güvenli bir bölgeye taşınmıştı.

    Tarihi öneminin yanında uluslararası hukuk ve diplomasi açısından da önem taşıyan konuyu aydınlatacak olan belgesel filmin çekimlerine Bilecik’in Yenipazar ilçesinde başlandı. Belgesel film, tamamlandığında Türk Tarih Kurumu’nun web sitesinden ve sosyal medya hesaplarından izlenebilecek.

  • Tanık Belgeseli 1 Kasım’da seyirciyle buluşacak

    Tekirdağ Çorlu Belediyesi tarafından hazırlatılan Tanık adlı belgesel Çorlu’nun düşman işgalinden kurtuluşunun yıldönümü olan 1 Kasım günü seyirci ile buluşacak.

    Göz kamaştırıcı gelişimiyle herkesi hayran bırakan, memleket kavramının tam hakkını veren, farklı yörelerden göçle gelen vatandaşlarla kültür ve tarih harmanı bir kent olan Çorlu’nun zenginliğini dünden bugüne, bugünden yarına belgelemek, kayıt altına almak ve gelecek nesillere bir kültür mirası bırakmak amacıyla çalışmalarına devam eden Çorlu Belediyesi, hayata geçirdiği yeni proje kapsamında; çekimleri tamamlanan kentin ve bu kentte yaşayanların kimliğine ışık tutacak Tanık belgeselini seyirciyle buluşturacak.

    Çorlu’da yaşayan ya da yaşamının ilk yıllarında yurt içinden ve yurt dışından göç ile Çorlu’ya gelen geçmişe, değerlere ve Çorlu’nun özüne tanık olan, yaşayan çınarların hatıralarından oluşan Tanık belgeselinin ilk gösterimi 1 Kasım Perşembe günü Orion Alışveriş Merkezi’ndeki sinema salonunda 14.00 ve 16.00 seanslarında gerçekleştirilecek. Ücretsiz olan etkinliğe tüm Çorlu halkının davetli olduğu kaydedildi.

  • Şehitler için hazırlanan Yankı belgeseli duygu dolu anlar yaşattı

    TEKİRDAĞ (İHA) – Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde vatanı için canını veren şehitler için Yankı belgeseli hazırlandı. Çorlu şehitliğinde mezarları bulunan şehitlerin unutulmaması ve hatırlanması için hazırlanan belgeseli izleyen şehit aileleri, vatandaşlar ve protokol üyeleri gözyaşlarına boğuldu.

    Çorlu Kaymakamlığı tarafından hazırlanan belgesel bir alış veriş merkezinin sinema salonunda gösterildi. Belgeli, Çorlu Kaymakamı Levent Kılıç, eşi Meral Kılıç, Çorlu Belediye Başkanı Ünal Baysan, Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Çorlu İlçe Başkanı Av. Kerim Atalay, protokol üyeleri ve şehit aileleri izledi.

    Çorlu Kaymakamı Levent Kılıç, yaptığı açıklamada “Aslında ailelerin daha önce sık sık görüştüğümüzde talepleriydi. Biz artık unutuluyoruz, hatırlanmıyoruz. Gerçekten hayatın gerçeği, anne babaların, kardeşlerin şehitlikle ilgili ne hissettikleri ve toplumdan ne beklediklerinin cevabı bu belgeselde ortaya çıktı. Bizim de ona göre çalışmalarımızı gerçekleştirmemiz gerekiyor. Onlar bu vatana canlarını verdiler. Borçlarını canlarıyla ödediler. Biz de geride bıraktıkları ailelerine sahip çıkmamız gerektiğini gelecek nesillere aktarmak adına böyle bir proje gerçekleştirdik. Çorlu, Tekirdağ ve Türkiye için örnek bir proje olduğunu düşünüyorum. Bu projenin gerçekleşmesinde emeği geçen çok arkadaşımız var. Hep birlikte güzel bir iş yapıldığını düşünüyorum ve hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum” dedi.

    Belgeseli izleyen şehit yakınları da güzel bir çalışma olduğunu emeği geçenlere teşekkür ettiklerini belirttiler. Bir şehit yakını ise “Daha önce bu salonda Ayla filmini eşimle izlemiş ve ağlayarak çıkmıştım şimdi de sinema salonundan ağlayarak çıktım. Ama bu kez kendimizi ve evladımızı izledik. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum” diye konuştu.

  • ‘Büyük Diyarbakır’ belgeseli galası yapıldı

    Diyarbakır’ın manevi yönünün ele alındığı ‘Büyük Diyarbakır’ belgeselinin galası yapıldı.

    Kültür ve Kongre Merkezi’nde yapılan gala gösterimine Vali Hasan Basri Güzeloğlu, eski İçişleri Bakanı Abdulkadir Aksu, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu, Büyükşehir Belediye Başkanı Cumali Atilla, Dicle Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Talip Gül, Cumhuriyet Başsavcısı Kamil Erkut Güre, Kayapınar Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Ozan Balcı, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Ali Demir, Diyarbekir Tanıtma ve Kalkındırma Derneği Başkanı Abdulkadir Aslanoğlu, kurum müdürleri ve vatandaşlar katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından program başladı. Programda konuşan Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu, bu kadim şehrin layıkıyla anlatılması gerektiğini söyledi. Topçu, şöyle konuştu:

    “Bu kadim şehrin, bu medeniyetler beşiği, medeniyetlerin buluştuğu bu kadim şehrimizin layıkıyla tanışması lazım. Layıkıyla anlatılması lazım. Bu adımı gerçekten kıymetli buluyorum. Çok değerli bir belgeseli hep beraber seyredeceğiz. Gençlere, hanım efendilere ayrı bir teşekkür ediyorum bir Pazar günü vakit ayırıp burada olmanız sizin bütün dünyaya bir mesaj olacak. Görecekler ki Diyarbakır en az Yozgat kadar Türk, Yozgat kadar güvenli, Paris kadar medeni Paris kadar güvenli. Ve Paris yokken de Diyarbakır vardı bunu da herkes bilmeli.”

    Eski İçişleri Bakanı Abdulkadir Aksu da Diyarbakır’ın son zamanlarda farklı bir şekilde anıldığını ve olumsuz algının yıkılması gerektiğinin altını çizdi. Aksu, “Son zamanlarda bu kadim şehir, bu medeniyet ve kültür birikimini taşıyan aziz şehir, bu mukaddes şehir hep yanlış anılmaya başlandı. Diyarbakır denince akla terör gelmeye başlamıştı, böyle algılatıldı. İşte bunu kırmamız lazımdı. Bu mübarek şehrin gerçek yüzünün gösterilmesi lazımdı. Tanıtılması lazımdı. Önce bizim tanımamız, bilmemiz lazımdı. Biz burada bu topraklarda yaşayan Diyarbekirliler olarak Eğil’de iki peygamber mezarı olduğunu çoğumuz bilmezdik. Bir Hz. Süleyman Cami var onu bilirdik. Eğil’de Cami Nebi Tepesi var onu bilirdik. İşte bunları önce biz sonra bütün Türkiye ve bütün dünyaya tanıtmamız lazımdı. Onun için Diyarbekir Tanıtım ve Kalkınma Derneği Başkanı Abdulkadir kardeşime her fırsatta böyle bir şey yapmamız gerekliliğini vurguladım. Onlar da böyle güzel bir belgeselin hazırlanmasına ön ayak oldular. Ben kendilerini tebrik ediyorum, kutluyorum” diye konuştu.

    “Diyarbakır’ı doğru aktarmak herkesin, hepimizin görevi”

    Vali Hasan Basri Güzeloğlu ise Diyarbakır’ı doğru aktarmanın herkesin görevi olduğunu söyledi. Vali Güzeloğlu, “Bazı şehirler öğretir, bazı şehirler yaşarken insana geçmişten bugüne taşıdığı zenginlikleri hissettirir. O şehirler yaşayan herkese bir değer verir. O değeri idrak edene gelecek tasavvufu için güç verir. Diyarbakır tarihin her döneminde böylesi bir büyüklüğün, zenginliğin ve derinliğin adı olmuştur. Medeniyetlerin yerleştiği, ilimin, irfanın ve kültürün bir nevi yeşerdiği bunu taşıyan çok önemli bilim, ilim ve irfan insanlarının yetiştiği, 639’dan bu yana da fethi mümin ile İslam’ı taşıyan, yaşayan, İslam ile buluşan ve o tarihten bugüne imanın bir şehri olarak herkese imani ve İslam’i şuuru hissettiren bir şehir olmuştur. Diyarbakır bu derece ve bu manayla baktığınız zaman bizim kültürümüzün, dinimizin ve tüm insanlığın bilmesi gereken çok önemli bir merkez ve zenginliktir. Bizler Diyarbakır’da yaşayan, Diyarbakır’ın havasını soluyan, ona hizmet eden, Diyarbakırlı olmaktan büyük bir haz duyan herkes ve hepimiz olarak bir büyük manevi mesuliyeti de bu anlamda taşımaktayız. Diyarbakır’ı doğru aktarmak, Diyarbakır’ın gerçeğini herkese taşımak ve sahip olduğumuz güzellikleri paylaşarak çoğaltmak. İnanıyorum ki bugünkü çalışma da buna katkı sağlayacak, bu büyük kente, bu kadim kente ne yapılırsa azdır ama şüphesiz ki yapmamız gerekenlerde fazladır” dedi.

    Diyarbekir Tanıtma ve Kalkındırma Derneği Başkanı Abdulkadir Aslanoğlu ise daha önce Diyarbakır’a dair birçok belgeselin çekildiğini ancak belgesellerde Diyarbakır’ın manevi yönüne atıf yapılmadığı ve bundan dolayı belgeseli çekme ihtiyacı duyduklarını belirterek, belgeselin hazırlanmasında desteği olan, emeği geçen herkese teşekkür ettiğini ifade etti.

    Konuşmaların ardından belgeselin çekiminde emeği ve desteği olanlara plaket verildi.

  • MUFF’tan 15 Temmuz belgeseli

    Malatya Uluslararası Film Festivali’nin (MUFF) yapımını üstlendiği ’Türkiye Benim de Vatanım’ isimli belgesel, 10 Şubat 2018 tarihinde seyirci ile buluşmaya hazırlanıyor.

    SOCAR Türkiye’nin desteği ile Azerbaycanlı ünlü yönetmen Elçin Musaoğlu imzası taşıyan belgeselde 15 Temmuz hain darbe girişimi sırasında Türkiye’de yaşanan olaylar kardeş ülke Azerbaycan’ın gözüyle beyaz perdeye aktarıldı.

    Malatya Büyükşehir Belediyesi tarafından 9-16 Kasım 2017 tarihleri arasında 7. kez düzenlenen Malatya Uluslararası Film Festivali’nde birçok etkinlik tüm yıla yayılarak gerçekleştirilmeye başlanmış ve 15 Temmuz darbe girişimini konu alan bir belgeselin yapımı üstlenilmişti. Çekimleri Bakü, İstanbul, Ankara, Sakarya ve Malatya’da gerçekleştirilen belgesel, 15 Temmuz’da yaşanan olayları Azerbaycanlıların tanıklığıyla aktarmak için ‘kamera’ demişti.

    Azerbaycanlı sanatçı, işadamı ve bazı vatandaşların o geceye dair izlenimlerini içeren, Türkiye’de yaşayan Azerbaycanlıların 15 Temmuz’da yaşadıkları çarpıcı olayları da tanıkların gözünden aktaran belgeselin tanıtımı Malatya Uluslararası Film Festivali Başkanı ve Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Çakır’ın ev sahipliğinde 10 Şubat 2018 Cumartesi akşamı Malatya’da gerçekleştirilecek. Galaya Azerbaycan’ın yanı sıra Türkiye’den de çok sayıda davetli katılacak.

    Malatya Uluslararası Film Festivali Başkanı ve Malatya Belediye Başkanı Ahmet Çakır, Türkiye ve Azerbaycan’ın çok derin bağlarla birbirine bağlı iki ülke olduklarını belirterek, 15 Temmuz darbe girişimini konu alan ’Türkiye Benim de Vatanım’ isimli belgeselinin yapımını üstlenmekten duydukları mutluluğu dile getirdi. Türkiye’deki Azerbaycanlı vatandaşların 15 Temmuz gecesinde Türk halkıyla birlikte darbecilere karşı omuz omuza mücadele verdiklerini hatırlatan Başkan Çakır, belgeselin bu kardeşliği beyaz perdeye taşıyacağının altını çizdi.

    Festival Direktörü Suat Köçer ise bu yıl yapımı üstlenilen belgeselde, 15 Temmuz’un Türkiye dışından nasıl gözüktüğü sorusuna Azerbaycan örneği üzerinden cevap aradıklarını söyledi. Köçer, “Belgesel, Azerbaycanlıların 15 Temmuz darbe girişimi karşısında Türk halkıyla birlikte verdikleri mücadeleyi ve o geceye dair yaşadıkları çarpıcı olayları aktarmasının yanı sıra, iki halk arasındaki kardeşlik ve dostluğu da bir kere daha gözler önüne seriyor” dedi. Köçer, belgeselin Malatya’da yapılacak galanın ardından 11 ve 12 Şubat tarihlerinde Malatya Avşar Sineması’nda da izleyiciyle buluşacağını belirtti.

    10 Şubat Cumartesi akşamı gerçekleşecek galada gösterimi yapılacak belgeselin yönetmen koltuğunda ‘Nabat’ ve ‘40. Kapı’ adlı uzun metraj filmleriyle uluslararası birçok festivalde beğeni toplayan ve çeşitli ödüller alan Azerbaycanlı yönetmen Elçin Musaoğlu oturuyor. Belgesel teklifini aldığında duyduğu mutluluğu dile getiren Musaoğlu, 15 Temmuz’un yalnızca Türkiye’ye değil aynı zamanda Türki Cumhuriyetler ve tüm Türklere karşı yapıldığını söyledi. Türkiye’nin Türkiye’den ibaret olmadığını ifade eden Musaoğlu, Azerbaycanlıların 15 Temmuz’da Türkiye’nin birçok şehrinde halkla birlikte sokaklara dökülerek direnişe katılmalarının da bundan kaynaklandığını belirtti.