Etiket: Belgesel

  • Amerika’da yaşayan Yağlıderelilerin hayatı belgesel oluyor

    İstanbul Aydın Üniversitesi Amerika’da yaşayan Yağlıderelilerin hayatını belgesel olarak kameraya alıyor.

    Giresun’un küçük bir ilçesi olan Yağlıdere’nin adı uzun bir süredir Amerika Birleşik Devletleri ile birlikte anılıyor. Hatta öyle ki Yağlıdere ilçesinde mevcut nüfus ile Amerika’da yaşayan Yağlıdereli sayısı hemen hemen aynı.

    İstanbul Aydın Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Dr. Mustafa Aydın ve beraberindeki ekip, Amerika’ya göç eden Yağlıdereli bir pizzacı olan Kadir Çatalbaşoğlu’nun hayat hikâyesinden yola çıkarak sıra dışı göç hikayelerinin ve başarı öykülerinin anlatılacağı belgesel filminin çekimleri için New Haven başta olmak üzere Amerika’nın farklı bölgelerinde kamera arkasına geçti.

    Giresun’un küçük bir ilçesi olan Yağlıdere’den kıtalararası bir ülke olan Amerika’ya uzanan göç hikâyesinde binlerce vatandaşımızın ilginç hayat öyküleri konu ediliyor. Günümüzde Yağlıdere’nin nüfusu 16 bin, Amerika’da yaşayan Yağlıdereli nüfusu ise 18 bindir. Amerika’da yaşayan Yağlıdereli nüfusunun başlıca yapmış olduğu meslekler ise pizzacılık, şoförlük ve akaryakıt servis görevlisidir. Yıllarca kendi vatanından kültüründen ve geleneklerinden uzak bir şekilde yaşayan bu vatandaşlarımızın birçoğu bugün başarılı bir iş adamı konumundadır. Kendi ekonomik kazanımlarını memleketleri Yağlıdere’ye yatırım amaçlı göndererek de ilçenin en yüksek döviz rezervli ilçelerden biri olmasına katkı sağladılar.

    Bu başarılı işadamlarından birisi olan Kadir Çatalbaşoğlu, 1990’lı yıllarda başladığı Amerika serüveninde, Guatemala, Meksika, Ekvador, Kolombiya ülkeleri yer alıyor. Hatta ülkeye kaçak girmesi her zaman sorun olmuş ve bu sorunu çözmesinde de yardımseverliği yine imdadına yetişmiştir. Çünkü, Çatalbaşoğlu’na, Amerika’dan gönderilmesi için çıktığı mahkemede yargıç Amerika’yı etkisi altına alan Katrina kasırgasından sonra başlatmış olduğu yardım kampanyası dolayısıyla Çatalbaşoğlu’na yasal olarak kalma hakkı vermiştir. Belgesel filmin yapılmasının asıl nedeni ise örnek bir insan üzerinden gençlere, azmin ve tutkunun başarıyı nasıl getirdiğini, sadece iyi eğitimli olmanın ya da donanımlı olmanın hayatta başarılı olmaya yetmeyeceğinin göstermektir.

    Yapımcılığını İstanbul Aydın Üniversitesi Rektörlüğü’nün üstlendiği belgesel filmin ulusal televizyon kanalları, özel gösterimler ve üniversite bünyesindeki Web TV’de yayınlanması hedefleniyor. Yapım koordinatörlüğünü İAÜ Uluslararası Öğrenci İlişkiler Direktörü Yardımcısı Selman Arslanbaş’ın yürüttüğü, görüntü yönetmenliğini İAÜ Fotoğrafçılık ve Kameramanlık Program Başkanı Öğr. Gör. Babürhan Cörüt’ün yaptığı, montajını ise Radyo Aydın Yayın Yönetmeni Sefa Dayı’nın gerçekleştirdiği filmin yönetmenlik koltuğunda İAÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Özer Kanburoğlu yer alıyor.

  • Maraş Destanı belgesel filmle izleyici karşısına çıkıyor

    Kurtuluş Savaşı’nda ilk direnişin başladığı Kahramanmaraş’ın destansı mücadelesi, “İstiklalden İstikbal’e Kahramanmaraş 12 Şubat Destanı” adıyla belgesel oldu. Serdar Gökhan ve Kemal Denizci gibi ünlü simaların yer aldığı belgesel, ruhuna uygun olarak Şubat ayında vizyonda girecek. Destan aynı zamanda çizgi roman haline getirilerek çocuklara da dağıtılacak.

    Onikişubat Belediyesinin Kurtuluş savaşı döneminde sergilenen Maraş Mücadelesini anlattığı belgesel projesi “İstiklalden İstikbale Kahramanmaraş 12 Şubat Destanı” adıyla hayata geçirildi. Ağırlıklı olarak Kahramanmaraş’ın tarihi mekanların da yapılan çekimlerde profesyonel oyuncuların yanı sıra yöre haklıda kamera karşısına geçti.

    Kahramanmaraş Belediye Başkanı Hanefi Mahçiçek Milli Mücadelenin öncülerinin, memleketin kurtuluşunda emeği olanların unutulmaması gerektiğine vurgu yaparak şunları söyledi: “Kahramanmaraş istiklal mücadelemizde ilk kıvılcımı başlatan bu mücadelenin öncüleri memleketinin kurtuluşunda emeği olan insanlarımız maalesef unutulma noktasına gelmiş. Bu memleketin bu ülkenin değerlerinin o şehadete ermiş insanları unutturmayacağız. Çocuklarımız bu ülkenin hangi şartlarda nerelere geldiğini bir defa daha hatırlayacaklar. Bunları unuttuğumuz takdirde unutulduğu taktide de o değerlerin yitirildiği takdirde bu ülkenin geleceği ile ilgili çok fazla anlamlı şeyler yapmak mümkün değil ”dedi.

    “Maraş hikayesi gündeme gelmedi”

    Belgeselde ahşap oyma ustası “Üstad” olarak izleyici karşısına çıkan başrol oyuncusu Serdar Gökhan, Kahramanmaraş hikayesinin yeterince gündemde yer almadığına dikkat çekerek gençlerin milli bilince ulaşması noktasında önemine değindi. Usta oyuncu Serdar Gökhan, “Türk halkının Türk milletinin kahramanlıklarını gördükçe duydukça insan heyecanlanıyor. Bu da bir Kahramanmaraş hikayesi pek gündeme gelmedi. Bu zamana kadar üzerinde durulmadı. Durulması lazımmış. Bu tür projeleri türkün kahramanlığını yeni nesillere ulaştırmak en büyük amacımız. Yeni nesillerimize vatan sevgisini millet sevgisini bayrak sevgisini aşıladığımız zaman iyi bir nesil doğar. Gençleri tarih bilincine ulaştırmak tarihini öğretmek için büyük bir adım olacak” dedi.

    “20 dk. yetmez”

    Davulcu Abdal Halil Ağa rolünü canlandıran başarılı oyuncu Kemal Denizci de projeyi ilk okuduğunda ‘bu proje için 20dk yetmez’ dediğini belirterek oynadığı karakterin mücadele içindeki yerini anlattı. Kemal Denizci: “ Proje ilk geldiğinde 20 dakika yetmez dedik. 20 dakikanın pek çok şeyin başlangıcı olacağını öğrendik. Bana biçilen rol isyanı başlatan kavganın ilk adımını atan kişilerden biri Davulcu Abdal Halil ağanın rolüydü çok sevdiğim bir rol ve elimizden geldiği şekilde yapmaya çalıştık” diye konuştu.

    Sırada çizgi roman var

    Tarihin milli değerlerin yeni nesillere aktarılması için yeni projenin çizgi roman olduğunun haberini veren Onikişubat Belediye Başkanı Hanefi Mahçiçek: “Yüzlerce şehidimiz var. Sadece isimleri yazılı şehitliklerde duruyor ama onları maalesef çok fazla bilen kalmamış. Bunları nasıl çocuklarımızın zihnine daha iyi nasıl yansıtırız diye düşündüğümüzde yazılmış şeyler çok fazla okunmuyor maalesef bunları çizgi roman gibi oluşturalım yapalım ve çocuklarımıza sunarsak o zaman daha kolay okuyacaklar diye düşünüyoruz ve inşallah onları bu şekilde unutturtmayacağız.”

  • Türkiye’nin kuşları belgesel oldu

    Türkiye genelinde tamamı gönüllü doğaseverlerden oluşan ve amaçları Türkiye’de yaşayan kuş türlerini belgelemek ve kayıt altına almak olan TRAKUŞ, Türkiye’de çektiği görüntülerden derlediği tanıtım filmi ile iddialı belgesellere taş çıkarttı. Film internette özellikle doğaseverler tarafından yoğun ilgi görüyor.

    Türkiye’nin önemli tabiat alanlarına ve bu yerlerde yakalanmış yaban hayatı görüntülerine yer verilen film izleyenleri adeta hayrete düşürüyor.

    Kuş bilimcilerden, belgesel yapımcılarına, öğretim görevlilerinden, öğrencilere, profesyonel doğa ve yaban hayatı fotoğrafçılarına kadar çeşitli meslek gruplarından binlerce doğa severin yer aldığı Trakuş, ülkenin adeta kuş popülasyonun nabzını tutan bir topluluk olarak faaliyetini sürdürüyor.

    Trakuş Kurucu Başkanı Serhat Tigrel, “Biz gerçekten çok özel bir topluluğuz. İçimizde her kesimden insanlarla kuş ve doğa odaklı faaliyetlerimiz oluyor. Bu zamana kadar üyelerimiz tarafından 10’dan fazla yeni kuş türünü Türkiye kayıtlarına kazandırmış bir topluluğuz. Ve gerçekten profesyonel fotoğrafçıların da desteği ile harika paylaşımlarla diğer insanları etkiliyoruz, meraklandırıyoruz ve doğaya yaklaştırıyoruz. Her yıl çeşitli kamp ve toplantılar ile üyelerimizle, yılda bir kez de gerçekleştirdiğimiz kongremiz ile yönetim kurulumuzla bir araya geliyoruz. Kamplarımıza yerel halkı ve özellikle öğrencileri de dahil ederek yaptıklarımızı onlara anlatıyoruz gösteriyoruz” dedi.

    Türkiye’nin önemli kuş gözlem toplulukları ve yaban hayatı dernekleri ile dirsek temasında olan Trakuş, ayrıca önemli doğa projelerine de maddi veya manevi olarak destek olmaya devam ediyor. Özellikle Avrupa’da saygın bir yeri olan kuş gözlemciliği Türkiye’de yeni yeni gelişmekte olan bir faaliyet. Trakuş özellike internet sitesi üzerinden yeni başlayan kuş gözlemcileri ve fotoğrafçılarına ön ayak ve tür tanımlama, fotoğraf paylaşma gibi konularda önemli imkanlar sağlıyor.

    Belgesel tadındaki tanıtım videosuna https://vimeo.com/181666239 linkinden ulaşılabiliyor.

  • Belgesel Film festivali ödülleri sahiplerini buldu

    Karabük’ün Safranbolu ilçesinde “kültürel miras ve korumacılık” temasıyla düzenlenen 17. Uluslararası Altın Safran Belgesel Film Festivali kapsamındaki yarışmada, “Maneviyatını Koruyan Şehir İstanbul” adlı belgesel birinciliği kazandı.

    Safranbolu’da bu yıl 17.’ncisi yapılan ve 2 gün süren festivalin son gününde profesyonel ve Amatör Belgesel film festivalinde 49 eser arasından dereceye girenlere ödülleri Karabük Üniversitesi Safranbolu Güzel Sanatlar Fakültesi Konferans Salonu’nda düzenlenen törende verildi.

    Törene, Karabük Valisi Mehmet Aktaş, Çevre ve Şehircilik Bakan Yardımcısı Mehmet Ceylan, Safranbolu Kaymakamı Murat Bulacak, 125. Jandarma Eğitim Alay Komutanı Albay Mesut İnan, Belediye Başkanı Necdet Aksoy, Emniyet Müdürü Serhat Tezsever ve diğer protokol üyeleri ile çok sayıda davetli katıldı.

    Yarışmada, profesyonel dalda Oğuzhan Alparslan’ın yönettiği “Maneviyatını Koruyan Şehir İstanbul” isimli belgesel birinci, Cemalettin İrken’in yönettiği “Anadolu’nun Gözü Gülcan Acar” isimli belgesel ikinci ve Yalçın Yelence’nin yönettiği “Ani ve Ararat” isimli belgesel üçüncü seçildi.

    Amatör Film kategorisinde ise Burak Doğan’ın yönettiği “Işıklık” birinci, Celal Argın’ın yönettiği “Pervane” ikinci, Mehmet Kütükçüoğlu’nun yönettiği “Safranbolu’da Bayrak Yarışı” isimli belgesel ise üçüncü oldu.

    Süha Arın, Türk Dünyası Belediyeler Birliği ve Jüri özel ödüllerinin de verildiği törende dereceye girenlere ödülleri protokol üyeleri tarafından verildi.

    İki gün süren festival ödül töreni ile sona erdi.

  • 17. Uluslar arası Altın Safran Belgesel Film festivali

    Karabük’ün Safranbolu İlçesi’nde, bu yıl 17’incisi düzenlenen ‘Uluslararası Altın Safran Belgesel Film Festivali’ etkinlikleri kapsamında, ’En iyi restore edilen ev’ plaketi 250 yıllık Akbulut Konak’a törenle çakıldı.

    Gümüş Mahallesi’nde 3 yıl önce restorasyonuna başlanan ve 2.5 yılda tamamlanan İmam Akbulut’a ait 250 yıllık tarihi Akbulut Konak, festival etkinlikleri kapsamında en iyi restore edilen ev seçildi.

    Konak önündeki plaket çakma törenine Çevre ve Şehircilik Bakan Yardımcısı Mehmet Ceylan, Vali Mehmet Aktaş, Safranbolu Kaymakamı Murat Bulacak, Safranbolu Belediye Başkanı Necdet Aksoy da katıldı.

    Törende kısa bir konuşma yapan Belediye Başkanı Necdet Aksoy, festivalin ana amacı kültür varlıkların korunması, korumacılık bilincini gelecek nesillere aktarmak ve korumacılık duygusunu çeşitli vesilelerle gündeme getirmek olduğunu söyledi.

    Çevre ve Şehircilik Bakan Yardımcısı Mehmet Ceylan ise, festivalin ana temasının ’Kültürel miras ve korumacılık’ olduğuna işaret ederek, “Safranbolu, korumacılığın başkenti olan ve bu unvana sahip olan bir kentimiz. O açıdan ülkemizde korumacılık anlamında öncülük eden şehirlerden bir tanesi. Bu festival korumacılık anlamında, kültürel mirasın korunması, kollanması ve gelecek kuşaklara aktarılması açısından da önemli aktivitelere sahip olsun istedik. Onlardan bir tanesi de yapılan restorasyonların kalitesinin artırılması ve iyi restorasyon örneklerini teşvik etmek maksadıyla 17 yıl önceki ilk festivalde de vardı, o 17 yıldır geleneksel olarak devam ediyor. Bu şekilde konaklarımızın, evlerimizin, tarihi mirasımızın daha sağlıklı bir şekilde korunup, kollanması, restore edilmesi, gelecek kuşaklara aktarılmasını amaç edinmektedir.” dedi.

    Konuşmaların ardından Mehmet Ceylan ve Mehmet Aktaş ve Necdet Aksoy, ’En iyi restore edilen ev’ plaketini tarihi konağın duvarına çakarak, konağı gezdi.