Etiket: Belgesel

  • “9. Uluslararası TRT Belgesel Ödülleri’nin” açılışı gerçekleşti

    Belgesel sinemayı teşvik etmeyi amaçlayan “TRT Uluslararası Belgesel Ödülleri” İstanbul Grand Pera Emek Cinemo’da düzenlenen açılış töreniyle başladı. Sanat ve sinema dünyasından çok sayıda davetlinin katıldığı gecede, ödüllü yönetmen Isabelle Boni-Claverie’in “Fransız Olamayacak Kadar Siyah” belgeseli açılış filmiydi.

    9. Uluslararası TRT Belgesel Ödülleri etkinlikleri tüm hızıyla devam ediyor. TRT Hafif Müzik ve Caz Orkestrası’nın dört meydanda gerçekleştirdiği konserlerin ardından İstanbul Üniversitesi’nde düzenlenen “Uluslararası Geçmişten Geleceğe Yeni Medya” sempozyumunda, alanında uzman, yerli ve yabancı kişiler sunum yaptı.

    78 ülkeden, 677 belgesel film başvurusuyla rekora imza atan 9. Uluslararası TRT Belgesel Ödülleri’nde 36 film finale kalmaya hak kazandı. 7 ayrı salonda, yönetmenlerinin de katıldığı film gösterimleri, yoğun bir katılımla devam ediyor. Bunun yanı sıra “Özel Seçki” ve “Panorama” bölümleriyle de “Göç ve Ayrımcılık” üzerine, özel konulu filmler, yine ücretsiz olarak gösterime sunuluyor.

    Açılış Filmi: Fransız Olamayacak Kadar Siyah, Grand Pera Emek Sahnesi’nde sergilenen TRT Belgesel Ödülleri açılışı Tahir Aydoğdu ve ekibinin müzik dinletisiyle başladı. Yarışma jürisi, yönetmenler, yapımcılar, gazeteciler, oyuncular ve çok sayıda davetlinin katıldığı törende, konuşmaların ardından katkıda bulunanlara plaket takdim edildi.

    9. Uluslararası TRT Belgesel Ödülleri Düzenleme ve Yürütme Kurulu Başkanı Bünyamin Korkmaz yaptığı konuşmada, bu coğrafyanın sesleriyle; dünyanın farklı bölgelerinden benzersiz hikâyeleri izleyicisiyle buluşturmayı hedeflediklerinin belirtti.

    Korkmaz sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bu yıl yarışma bölümüne eklediğimiz proje destek yarışmasının yanı sıra, festivalimize yeni bir bölüm daha kazandırdık. Beyoğlu, Fatih, Eyüp, Beşiktaş ve Şişli Milli Eğitim Müdürlüğü’nün yardım ve eş güdümüyle, ilk defa oluşturduğumuz öğrenci seanslarıyla, yüzlerce öğrenciye belgeseli, sinemada izletmeyi amaçlıyoruz.”

    “TRT Belgesel Ödülleri artık gelenekselleşti”

    TRT Genel Müdür Yardımcısı İbrahim Eren ise konuşmasında, TRT’nin Türkiye’de belgesel üretimini daha kaliteli bir noktaya taşımak için ciddi bir mesai ayırdığını söyledi. Uluslararası alanda ilgiyle takip edilen gösterim günlerinin artık geleneksel ve ilgiyle takip edilen bir etkinlik olduğunun da altını çizdi.

    Eren, sözlerini şöyle sürdürdü; “Bugün dünyanın dört bir yanında ve en ücra köşelerinde TRT kameralarını görmek mümkün. Dünyaya açılmış olmak, doğal olarak bizi kaliteyi daha da yükseltmeye zorluyor. Kaliteyi yükseltmenin önemli bileşenlerinden biri de bilgi ve tabii ki tecrübe paylaşımı. Bu organizasyonla asıl önemsediğimiz husus, dünyanın dört bir köşesinden yönetmenler ve profesyonellerin buluştuğu bir zemin oluşturarak tecrübe paylaşımına imkân sağlamak.”

    Valerie Osouf’un sözleri geceye damga vurdu

    Açılış filmini temsilen konuşan Valerie Osouf’un Türkiye hakkındaki değerlendirmeleri büyük alkış aldı.

    9. Uluslararası TRT Belgesel Ödülleri’nin açılış filmi “Fransız Olamayacak Kadar Siyah”ın yapımcısı Valerie Osouf’un gösterim öncesi yaptığı konuşmada söyledikleri dikkat çekiciydi:

    “Türkiye, kültürel çeşitliliği açısından harika bir örnek Fransa, sınırda kapısını çalan 70.000 insana bile kapısını açamazken; Türkiye 4 milyon mülteciye kucak açan bir ülkedir. AB’nin ülkenize uyguladığı baskı inanılır gibi değil ve benim ülkem gibi ülkeler; insanlara ders verirler ancak bu insani değerleri kendileri uygulamazlar.

    Bizim Başbakanımız 24.000 mülteciyi kabul etmekten bahsediyor. Bu bir hiçtir ve aslında birçok şey ifade ediyor.”

    15 Mayıs’ta Gala

    TRT Belgesel Ödülleri’nin gösterimleri, 14 Mayıs akşamına kadar, 7 salonda devam ederken, 15 Mayıs’ta, belgesel alanında uluslararası üne sahip konuşmacıların katıldığı sunumlar ve atölye çalışmaları yapılacak. 9. Uluslararası TRT Belgesel Ödülleri, Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda 15 Mayıs akşamı gerçekleştirilecek ödül töreni ve Gala özel programıyla son bulacak.

  • Chobani’nin hikayesi belgesel oldu

    ABD’de yayınlanan 60 Dakika Programı’nda, Hamdi Ulukaya’nın kurucusu olduğu Chobani markasının kuruluş hikayesi tanıtıldı.

    ABD’nin CBS kanalında yayınlanan dünyanın en önemli haber programları arasında yer alan 60 Dakika (60 Minutes), son bölümünü Hamdi Ulukaya’nın kurucusu olduğu Chobani’ye ayırdı. Programda, Türk işadamı Hamdi Ulukaya, 23 yıl önce ABD’ye ilk geldiği günden başlayarak kurucusu olduğu Chobani markasının hikayesini izleyicilerle paylaştı. 1968’den bu yana yayınlanan 60 Dakika adlı haber programı, 9 Nisan’da yayınlanan son bölümünde Türk iş adamı Hamdi Ulukaya’yı ağırladı.

    Sunuculuğunu Steve Kroft’un yaptığı programda Ulukaya, Türkiye’de geçen çocukluk yıllarından bugüne uzanan hikayesini ayrıntılarıyla anlattı. Yolculuğuna bundan 23 yıl önce öğrenci vizesiyle, dil bilmeden ve cebinde çok az parayla başlayan Hamdi Ulukaya’nın, Chobani’yi ABD’nin en hızlı büyüyen markalarından biri haline getirmesi programda çarpıcı bir başarı hikayesi olarak işlendi. 60 Dakika programının “Chobani’nin Patronu” (Chief of Chobani) başlıklı bölümünde markanın temsil ettiği değerlerden üretim süreçlerine, yarattığı istihdamdan çalışan politikasına ve Ulukaya’nın başta mülteci sorunu olmak üzere pek çok alanda sosyal sorumluluk bilinciyle yürüttüğü çalışmalara kadar çeşitli konulara yer verildi.

    CBS kanalının internet sitesinde program için Hamdi Ulukaya ile yapılan röportajın metni de yayınlandı. Metinde Ulukaya’nın Chobani markasıyla ABD’de bir göçmen olarak yarattığı istihdama dikkat çekilerek, “Bugün Chobani çalışanlarının yüzde 70’i ABD doğumlu, yüzde 30’u ise göçmen ve mültecilerden oluşuyor” bilgisine yer verildi.

  • Darbe girişimi şüphelisi Oruç, Akıncı Üssü’ne belgesel için gitmiş

    FETÖ’nün darbe girişiminin sivil şüphelilerinden Nurettin Oruç, savcılık ifadesinde Akıncı Üssü’ne yakınlarında bulunan bir köyde hayvan yetiştiriciliği konusunda bir belgeselle ilgili ön görüşme ve sözleşme yapmak için gittiğini savundu. Akıncı Üssü’ndeki güvenlik kameralarından elde edilen görüntüler Oruç’un bu sözlerini yalanladı.

    Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, FETÖ’nün 15 Temmuz darbe girişimi sırasında, Akıncı Hava Üssü’ndeki eylemlere ilişkin hazırlanan iddianame tamamlanarak mahkemeye gönderildi. 570 klasör ve 4 bin 658 sayfadan oluşan iddianamede, 6’sı yönetici 10 sivil olmak üzere toplam 481 şüpheli bulunuyor.

    Darbenin ertesi günü “belgesel” için Akıncı Üssü’nde

    İddianamede darbe girişiminin sivil yöneticilerinden olduğu belirtilen Nurettin Oruç’un ifadesine yer verildi. Oruç, ifadesinde 16 Temmuz 2016 tarihinde sabah saat 08.00 sıralarında Ankara’dan otostop yaparak ve 3 araç değiştirerek Kazan ilçesindeki Akıncılar Üssü’nde bulunan bir köye hayvan yetiştiriciliği konusunda bir belgeselle ilgili ön görüşme ve sözleşme yapmak amacıyla gittiğini iddia etti. Kazan’ın köylerine gitmek için yola çıktığını öne süren Oruç, başlangıçta hangi yöne gitmek istediğini bilmediğini, kendisini getiren şoförün tavsiyesiyle Akıncı Üssü’nün yanındaki bir köyün yakınlarında indiğini, bu esnada jandarmanın kendisini yakalayıp göz altına aldığını savundu.

    Oruç, darbe girişiminin kilit isimlerinden Adil Öksüz ve Kemal Batmaz’ı tanımadığını, Harun Biniş ve Hakan Çiçek ile ise cezaevinde tanıştığını anlattı. 1998 yılından sonra bir müddet Balıkesir Bandırma’da Zaunus Dershanesi’nde öğretmenlik yaptığını belirten Oruç, bu dershanenin terör örgütü lideri Fetullah Gülen’e bağlı dershanelerden olduğunu söyledi. Bir dönem Diyarbakır’da merkez Bağlar ilçesinde devlet okulunda rehber öğretmen olarak görev yaptığını, ardından istifa ettiğini ifade eden Oruç, daha sonra bir film şirketinde çalışmaya başladığını, 2 bin 500 TL maaş aldığını kaydetti.

    ABD’ye gitme sebebi “film festivalleri”

    ABD’ye yaptığı seyahatlere ilişkin Oruç, “Ben 2016 yılı Ocak ayının başında ABD New York’ta film festivali vardı. 1 hafta, 10 gün kadar kaldığımı hatırlıyorum. Bu seyahate Ankara Esenboğa Havalimanından önce Almanya’ya gittim. Almanya Frankurt ehrinden New York’a gittim. Aktarmayı Münih’ten mi Frankurt’tan mı yaptığımı hatırlamıyorum, ancak Almanya üzerinden aktarmalı gittim. Yine 2016 yılının mart ayının ortalarında yine Almanya aktarmalı San Francisko eyaletine gittim. Orda film festivali vardı. Ocian film festivaline incelemelerde bulunmak üzere gittim. 2016 Haziran ayı içerisinde yaklaşık 8-9 günlük ABD seyahatim oldu. Bu seyahatimi yine Almanya aktarmalı Lufthansa hava yollarıyla ABD’nin New York eyaletine gittim. 3 ya da 4 film festivali vardı. O film festivalini incelemeye gittim. Başka ABD seyahatimi hatırlamıyorum” ifadelerini kullandı.

    Öksüz, Batmaz ve Çiçek ile seyahatlerinin aynı tarihte olması “tesadüf”

    İddianamede, Oruç’a yurt dışı giriş çıkış analiz raporunun okunduğu, 2015 ve 2016’daki aynı aylarda darbe girişiminin diğer şüphelilerinden Adil Öksüz, Kemal Batmaz ve Hakan Çiçek’in de ABD’de olduğunun sorulduğu belirtildi. Oruç, yöneltilen bu soruya, “Benim Adil Öksüz, Kemal Batmaz ve Hakan Çiçek ile seyahatlerimde aynı tarihte ABD’de bulunmam tesadüftür. Ben adı geçen şüphelileri tanımam, uçak biletleri daha uygun olduğu için Almanya aktarmalı gittim ve ABD seyahatlerime hep yalnız gittim. Ben 31 Aralık 2015 tarihinde İstanbul Atatürk Havalimanı’nda Kemal Batmaz ve Adil Öksüz ile aynı anda bulunmuş olabilirim. Bu bir tesadüftür, farklı uçaklarla gitmişiz ancak bu şahıslarla havalimanında buluşup herhangi bir toplantı yapmış değilim” cevabını verdi.

    İddianamede, Oruç’un darbenin organize edilip yönetilmesinde görev aldığı, Adil Öksüz’ün kullanmış olduğu 34 SIR 49 plakalı araçla 27 Aralık 2015 ile 15 Haziran 2016 tarihleri arasında 12 kez Ankara’ya geldiği, darbeye hazırlık çalışmaları kapsamında toplantılar yaptığı belirtildi. Adil Öksüz’ün 17 Mart 2016 tarihinde Gülen ile istişarelerde bulunmak üzere ABD’ye gittiği ve 21 Mart 2016 tarihinde Türkiye’ye döndüğü, aynı dönemde şüphelilerden Kemal Batmaz, Nurettin Oruç ve Hakan Çiçek’in de ABD’de bulundukları, bu tarihlerde darbeye teşebbüs faaliyeti ile ilgili Ankara’da yapılan toplantılarla ilgili detaylı bilgi aktardıkları kaydedildi.

    Oruç’u güvenlik kamerası kayıtları yalanladı

    15 Temmuz’da darbeye teşebbüs faaliyeti sırasında görev ve yetkisi olmadığı halde darbenin yönetim merkezi olan Akıncı Üssü’nde bulunduğu, darbe faaliyeti sırasında Akıncı Üssü’nde toplantılar yaptığı, hazırlık faaliyetleri sırasında vurulacak hedefler olarak belirlenen yerlerin vurulması, bombalanması emirlerini Akıncı Üssü’nde bulunan diğer yönetici şüphelilerle birlikte verdiğinin anlaşıldığı ifade edildi. Oruç’un Akıncı Üssü 143. Filo güvenlik kameralarında 16 Temmuz 2016’da saat 03.22 sıralarında görüntülerinin bulunduğu, darbe planının uygulanması ve başarılı olmasını sağlamak için gayret sarf ettiğinin anlaşıldığı belirtildi.

  • 9. TRT Belgesel Ödülleri’ne başvurular devam ediyor

    TRT’nin, amatör ve profesyonel belgesel filmcileri desteklemek amacıyla 2009 yılında başlattığı TRT Belgesel Ödülleri’ne başvurular devam ediyor.

    Yurt içinden ve yurt dışından yoğun ilgi gören 8.TRT Belgesel Ödülleri’ne geçen yıl 47 ülkeden 427 belgesel film katılmış ve finalist filmler İstanbul’da yapılan ve yönetmenlerin söyleşileriyle renk kattığı gösterimlerle festival takipçileriyle buluşturulmuştu.

    9.TRT Belgesel Ödülleri’ne bu yıl da yurtiçi ve yurtdışından yoğun bir katılım beklendiği belirtilerek, 9.TRT Belgesel Ödülleri’ne başvuru için son tarihinin 03 Şubat 2017 olduğu hatırlatıldı. Yapılacak ön elemenin sonuçları, 27 Şubat 2017’de açıklanacak ve finale kalan filmlerin 11-14 Mayıs 2017 tarihleri arasında düzenlenecek “TRT Belgesel Günleri”nde seyirciyle buluşacağı bildirildi. Kazananların 15 Mayıs 2017’de düzenlenecek ödül töreninde açıklanacağı 9.TRT Belgesel Ödülleri, yarışmaya katılım koşullarını taşıyan herkese açık ve katılımın ücretsiz olduğu ifade edildi.

    Ulusal Profesyonel Kategoride 45 bin TL olan en iyi film ödülü, Öğrenci Filmleri Kategorisi’nde 20 bin TL olarak belirlendi. Uluslararası Yarışmadaki en iyi film ödülü 45 bin TL. Bu ödüllerin yanı sıra her kategoride 2 özel ödülün bulunduğu, yarışmaya katılmak isteyenler, başvuru formunu ve ayrıntılı bilgileri, yarışmanın www.trtbelgesel.com web adresinden edinebilecekleri bilgisi verildi.

    Yarışma Takvimi

    Başvuru başlangıç tarihi 28 Kasım 2016, yarışmaya son başvuru tarihi 03 Şubat 2017, ön eleme sonuçlarının ilanı 27 Şubat 2017, yarışmaya seçilen filmlerin malzemelerinin son kabul tarihi 17 Mart 2017, seçici kurul değerlendirmeleri 11-14 Mayıs 2017, sonuçların açıklanması ve ödül töreni 15 Mayıs 2017.

    Ödüller

    Ulusal Yarışma Profesyonel Kategori En İyi Film Ödülü 45 bin TL, Özel Ödül 35 bin TL, Özel Ödül 25 bin TL, Öğrenci Filmleri Kategorisi En İyi Film Ödülü 20 bin TL, Özel Ödül 15 bin TL, Özel Ödül 10 bin TL, Uluslararası Yarışma En İyi Film Ödülü 45 bin TL, Özel Ödül 35 bin TL, Özel Ödül 25 bin TL olarak belirlendi.

  • Belgesel değil, Giresun dağları

    Giresun’da, yaban hayvanlarının çeşitliliğini araştırma çalışmalarında ekiplerin kameralarına takılan görüntüler belgeselleri aratmadı.

    Orman ve Su İşleri Bakanlığı 12’nci Bölge Müdürlüğü Giresun Şube Müdürlüğü ekiplerince sürdürülen çalışmalar sırasında, kurt, yaban domuzları, çakal, tilki ve yaban keçilerinin yanı sıra kaya kartalları da görüntülenerek ortaya belgesel niteliğinde görüntüler çıktı.

    Şebinkarahisar, Alucra ve Çamoluk ilçeleri ile Sisdağı ve Akılbaba Dağları arasında yapılan çalışmalar yılda 4 defa yapılıyor. Çalışmaların neticesinde Karadeniz’deki yaban hayatı ve hayvanların envanteri çıkartılıyor.