Etiket: Belgeliği

  • Bursa belgeliği 6 yeni eser daha kazandı

    Büyükşehir Belediyesi, Bursa’nın tarihine ışık tutan 6 yeni eseri daha kent belgeliğine kazandırdı.

    Büyükşehir Belediyesi tarafından kent belgeliğine kazandırılan ‘Bir Bursa Masalı’, ‘Tarihte Bursa Esnafı’, ‘Bursa Keşif Defterleri’, ‘Uluabat Gölü Çevresi Mimari ve Arkeolojik Yüzey Araştırması’, ‘Tarihi ve Kültürüyle Nalbant Köyü’ ve ‘Abdulvahap Sancaktar Tepesi Sondaj Kazıları’ adlı 6 yeni eserin tanıtımı, Hançerli Medresesi Kültür Merkezi’nde yapıldı. Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, 6 yeni eserin yazarlarının da katıldığı tanıtım toplantısında, kültürel mirasın önemine vurgu yaptı. Bursa’nın özellikli ve birikimli bir şehir olduğunu belirten Başkan Altepe, “Şehirler, haklarında yazılan kitaplarla ölümsüzleşir. Bursa, söyleyecek çok sözü olan bir şehirdir. Yüzlerce alim, tarihin akışını değiştiren şehir olan Bursa’da yetişti. Bursa, tarihin önemli bir bölümünde ilim ve kültür merkezi görevi üstlendi ve o tarihlerden beri bu sorumluluğunu devam ettiriyor” dedi.

    Başkan Altepe, bugün de birçok şair, yazar ve araştırmacının Bursa hakkındaki çalışmalarını aralıksız sürdürdüğünü belirterek, “Bizler de elimizden geldiğince Bursa hakkında yapılan bu çalışmaları yayınlayarak, değerlerimizin geleceğe taşınmasına katkıda bulunuyoruz. Bizler inanıyoruz ki, şehrimizin bilgi birikimi gün yüzüne çıkmadıkça yaptığımız çalışmalar hep eksik kalacaktır. 300’ü aşan yayınla Bursa ile ilgili her türlü bilgiye ulaşabileceğimiz bir şehir belleği oluşturduk. Bugün 6 yeni eseri okuyucu ile buluşturmanın heyecanı içindeyiz” diye konuştu.

    Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde Bursa Araştırmaları Merkezi (BAM) ile Bursa Kültür AŞ’nin kent belgeliğinin zenginleşmesinde önemli rol üstlendiğini sözlerine ekleyen Başkan Altepe, açıklamasında, yeni yayınlanan eserlerle ilgili detaylı bilgiler de verdi.

    Kitaplara büyük emek veren yazarları tebrik eden Başkan Altepe, “Bir Bursa Masalı adlı eser, İzzet Keribar tarafından bir yıllık bir çalışma ile ortaya çıkarıldı. Bursa’daki hayatı gözler önüne seren bir çalışma gerçekleştirdi ve bir sergi ile bu çalışmayı Bursalıların ilgisine sunduk. Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde gerçekleştirilen proje kapsamında sanatçımız, 6 binden fazla kareyle Bursa’yı fotoğrafladı. Bu sayede çok geniş bir Bursa fotoğrafları arşivi de oluşturulmuş oldu. Bursa’mızın doğal, tarihi, kültürel ve sosyal hayatına ışık tutan bu karelerin bazılarından da bir kitap oluşturuldu” şeklinde konuştu.

    Uluabat ve çevresi mercek altında

    Başkan Altepe, Büyükşehir Belediyesi olarak Uluabat gölü ve çevresi ile ilgili onay bekleyen projelerin olduğunu ifade ederek, ‘Uluabat Gölü Çevresi Mimari ve Arkeolojik Yüzey Araştırması’ adlı kitabı da tanıttı. Çalışmada, doğal zenginliğinin yanında kültürel değerleriyle de öne çıkan Uluabat ve çevresinin incelendiğini anlatan Başkan Altepe, “Uluabat, etkileyici bir güzelliğe ve fotoğraf sanatçılarından seyyahlara, doğa bilimcilerinden mimar ve arkeologlara kadar farklı kesimlerin ilgisini çeken bir yapıya sahip. Kitap, bölgedeki yüzey araştırmalarından göl çevresindeki yerleşim yerlerine, ören yerlerinden su kuşlarına kadar geniş bir yelpazede bilgiler içeriyor” dedi.

    Esnafa dair her şey bu eserde

    ‘Tarihte Bursa Esnafı’ kitabını da anlatan Başkan Altepe, “Sermaye, borç ve alacakları açısından 1800 ile 1839 yılları arasından örneklerin yer aldığı ‘Tarihte Bursa Esnafı’ adlı eser, Osmanlı’da esnaf ve tüccar faaliyetlerinin ilk uygulama alanlarından olan Bursa’da, ekonomik hayata katkılarını irdeliyor. Ahi teşkilatından ticaret kültürüne, usta çırak ilişkisinden borç alacak ilişkisine kadar birçok ayrıntı bu eserin satır aralarından tarihimize ışık tutuyor” şeklinde konuştu.

    Abdulvahap Sancaktar Tepesi

    Abdulvahap Sancaktar Tepesi Sondaj Kazıları adlı çalışma hakkında da bilgiler veren Başkan Altepe, “İznik’te yer alan Bayraktepe’de diğer adıyla Abdülvahap Sancaktar Tepesi’ndeki yerleşim yerine yoğunlaşan bu kitap, toprağın altındaki değerlerimizin de toprağın üstündeki değerlerimizden aşağı kalmadığının ifadesidir. Bu bölgede, yapılan sondaj ve kazı çalışmaları, günümüze aydınlatıcı bilgiler sunma adına önemli bir projedir” dedi.

    Bursa’nın keşif defterleri

    ‘Bursa Keşif Defterleri’ adlı eserin de önemli bir çalışma olduğunu vurgulayan Başkan Altepe, “Arşiv belgelerinde yapılan araştırmalar neticesinde ulaşılan keşif defterleri, Osmanlıların yapılarını nasıl onardıklarını ortaya koyan en önemli kaynaklar arasındadır. Bu çalışma ile özellikle Osmanlı döneminde

    19. ve 20. asırlarda Bursa İpek Fabrikası, Ulucami, Yeşil Cami ve çevresi, Setbaşı Köprüsü, Orhan Cami ve pek çok caminin, türbenin, mektebin ve devlet yapılarının inşa ve tamir masraflarına değinen keşif defterleri paylaşılıyor. Eser, Bursa’daki bazı yapıların tamir ve inşasına dair bilgiler verirken hassasiyetlerin ve üzerinde durulması gereken fiillerin de neler olduğunu bizlere sunuyor” diye konuştu.

    Başkan Altepe, yapıların şehir mimarisindeki yeri ve hangi maksatla kullanıldığının da kitapta yer alan ve bugüne ışık tutan en önemli noktalardan biri olduğunu ifade etti.

    Nalbant Köyü kitabı ışık tutacak

    Başkan Altepe, ‘Tarihi ve Kültürüyle Nalbant Köyü’ adlı eserin de değerine işaret ederek, “Kırsal kültürümüzü, UNESCO gündemine alan çalışmaları önemsiyoruz. Bütünşehire yayılan hizmetlerimiz kapsamında Büyükşehir’in her köşesinde tarihi ve kültürel miras çalışmalarımızı hızlandırdık. Somut olmayan kültürel mirasın korunması noktasında da faaliyetler gerçekleştiriyoruz. İlçelerimizin ve mahallelerimizin tarihini ve kültürünü gelenek ve göreneklerini geleceğe taşıyacak çalışmalara büyük önem veriyoruz. Nalbant Köyü kitabını da bu kapsamda değerlendirdik. Bu eser, Bursa’nın bir mahallesinin tarihine ve kültürüne değil, civar bölgelerin değerlerine de ışık tutacak değerdedir. Bu eser aynı zamanda Bursa’mızın sadece merkezinin değil, merkeze en uzak noktasının bile tarihi ve kültürel birikiminin ne kadar zengin olduğunun da delili” diye konuştu.

  • Cahit Külebi’nin mektupları “Edebiyat Belgeliği Müzesi”nde yer alacak

    Edebiyatçılar Derneği Genel Başkanı Gökhan Cengizhan, kişisel arşivinde bulunan Türk şiirinin önemli isimlerinden Cahit Külebi’ye ait mektupları, Nilüfer Belediyesi tarafından Misi Mahallesi’nde açılması planlanan Edebiyat Belgeliği Müzesi’ne bağışladı.

    Nilüfer Belediyesi’nin Misi (Gümüştepe) Mahallesi’nde çalışmalarını sürdürdüğü Edebiyat Belgeli Müzesi’ne önemli bir bağış daha yapıldı. Cahit Külebi’nin Türk Dil Kurumu’nda “yazmanlık” yaptığı dönemde, 1970’li yılarda, kendisine yazılan ya da kendisince cevaplanan mektupları, Edebiyatçılar Derneği Genel Başkanı Gökhan Cengizhan tarafından müzede yer alması için Nilüfer Belediyesi’ne devredildi. Cengizhan, mektupları, TÜYAP Bursa 15. Kitap Fuarı’nda düzenlenen “Edebiyatımızda Mektuplar” konulu söyleşinin ardından Nilüfer Belediyesi Başkan Yardımcısı Bukle Erman’a teslim etti.

    Cahit Külebi’nin, Selim İleri, Hilmi Yavuz, Ceyhun Atuf Kansu, Tahsin Yücel, Muzaffer Buyrukçu, Cemal Süreya, Demir Özlü, Burhan Günel, Yaşar Miraç, Mehmet H. Doğan, Cevdet Kudret, Orhan Şaik Gökyay, Mehmet Fuat ve Rauf Mutluay’a kadar pek çok edebiyatçı ile yaptığı yazışmaların, edebi olarak büyük bir önem taşıdığını ifade eden Bukle Erman, mektupların Edebiyat Belgeliği Müzesi’nde gelecek kuşaklara taşınacağını söyledi.

    Nilüfer Belediyesi tarafından Misi Mahallesi’nde açılması planlanan Edebiyat Belgeliği Müzesi’nde edebiyatçıların el yazmaları, birinci basım kitapları ve edebiyatta önemli yeri olan dergilerin birinci sayıları yer alacak.

  • Bursa belgeliği iki yeni eser daha kazandı

    Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan ‘Nûn ve Kalem’ ile ‘Sultan Murad Hüdavendigar ve Balkanlar’da Osmanlı Türk Medeniyeti İzleri’ adlı kitaplar Bursa belgeliğine kazandırıldı.

    Bayezid Paşa Medresesi’nde yapılan kitap tanıtımında konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, evrensel bir değer olan Bursa’da tarihi değerlerin orijinal kimlikleriyle geleceğe taşındığına işaret ederek, “Tarihî ve kültürel değerlerimizi Bursa’ya kazandırmanın yanı sıra şehrin bilgi birikimini de geleceğe taşıyoruz. Büyükşehir Belediyesi, adeta bir yayın evi gibi çalışıyor. Bursa belgeliğine kazandırılan yeni eserlerimiz ‘Nûn ve Kalem’ ile ‘Sultan Murad Hüdavendigar ve Balkanlar’da Osmanlı Türk Medeniyeti İzleri’ adlı kitaplarla bu döneminde kent belgeliğine kazandırılan 306. esere ulaştık” dedi.

    Eserlerle ilgili bilgiler veren Başkan Altepe, ‘Nûn ve Kalem’ adlı eserde hüsn-i hat sanatının dünden bugüne bütün yönleriyle ele alındığını belirtirken, ‘Sultan Murad Hüdavendigar ve Balkanlar’da Osmanlı Türk Medeniyeti İzleri’ adlı kitabın da Türkçe, İngilizce, Arnavutça ve Sırpça olmak üzere 4 dilde hazırlandığını ve kitabın Balkanlar’da Türkiye lobisi oluşturulması için önemli bir eser olacağını söyledi.

    Başkan Altepe, “Kur’an-ı kerim Mekke’de nazil olmuş, Mısır’da okunmuş, İstanbul’da yazılmıştır. Kur’an’ın İstanbul’da yazılmasından kasıt, tabii ki İslam yazı sanatının estetik zirvesine Osmanlı’da ulaşmasıdır. Hattat Şeyh Hamdullah ile başlayan süreçte estetik ölçü ve hassasiyetler, hüsn-i hat sanatının en güzel örneklerini ortaya çıkarmıştır. Günümüz hattatları aracılığı ile bu gelenek sürdürülüyor” dedi.

    Recep Altepe, ömrünü bu sanatın gelecek nesillere aktarılmasına adayan Muin Eriş’in, yeni kuşaklara ilham vereceğini söyledi.

    Bursa’nın her sokağına kitap yazılacak bir şehir olduğunu hatırlatan Başkan Altepe, Bursa’nın Balkanlar’daki etkisine işaret ederek, ‘Sultan Murad Hüdavendigar ve Balkanlar’da Osmanlı Türk Medeniyeti İzleri’ kitabının da önemine vurgu yaptı.

    Başkan Recep Altepe, Bursa’dayken ilim ve fikir adamları ile elverdiğince birlikte olmaya gayret gösteren Sultan Murad’ın manevi hayatın güzelliklerini yaşadığını, bunu hayatının her safhasında, çevresine hissettiren bir şahsiyet olduğunu anlattı. Altepe, “Kitaba araştırma ve yazılarıyla katkı koyan Prof. Dr. Mustafa Kara, Prof. Dr. Hüseyin Algül, Prof. Dr. Yusuf Oğuzoğlu, Prof. Dr. Osman Çetin ve Büyükşehir Belediyesi, Bursa Araştırmaları Merkezi, Kültür A.Ş. ve bütün belediye çalışanlarımıza teşekkürlerimi sunuyorum” diye konuştu.

    Muin N. Eriş de, hat sanatıyla tanışmasın ve kitabın hazırlık safhasını anlattı. Bu sanata duyduğu aşkın 1955 yılında henüz 15 yaşındayken, babasının kendisine verdiği bir levhayla başladığını anlatan Eriş, eserin hazırlığında kendilerine destek olan Başkan Altepe’ye ve Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür etti. Büyükşehir Belediyesi bürokratları ile eserlerin hazırlığında destek olan Bursa Araştırmaları Merkezi ve Bursa Kültür AŞ temsilcilerinin de katıldığı tanıtım toplantısının sonunda Muin N. Eriş, ‘Nûn ve Kalem, Dünden Bugüne Hat Sanatı’ adlı kitabını Recep Altepe için imzaladı.

  • Bursa belgeliği yeni eserlerle daha da zenginleşti

    Büyükşehir Belediyesi, Bursa’nın tarihi mezarlıklarını ve hazireleri tanıtmaya devam ediyor.

    ‘Tarihi Bursa Mezar Taşları – Pınarbaşı Mezarlığı’ kitabının tanıtımı Bayezid Paşa Medresesi’nde yapıldı. Bursa’da tarihî değerlerin restore edilerek orijinal kimliğine kavuşturulduğunu söyleyen Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, Yeşil Külliyesi’nin önemli bir bölümü olan Bayezid Paşa Medresesi’nin 1855 depremiyle yok olup daha sonrasında üzerine yapılan binaların altında kaldığını hatırlattı.

    Büyükşehir Belediyesi’nin çalışmalarıyla küllerinden doğan mekanda önemli bir eserin tanıtımının yapılmasından mutluluk duyduğunu kaydeden Başkan Altepe, “Tarihi ve kültürel değerlerimizi yeniden Bursa’ya kazandırmanın yanında, kentin bilgi birikimini de geleceğe taşıyoruz. Bugün Bursa hazireleri ile ilgili başlattığımız çalışmanın 3. adımı olan 2 ciltlik ‘Tarihi Bursa Mezar Taşları – Pınarbaşı Mezarlığı’ kitabı için toplandık. İlk cilt, hazirelerle ilgiliydi, ikinci cilt, Emirsultan Mezarlığı’nın aynasıydı. Bursa’mıza değer katan, kimliğini oluşturan, sosyal hayata önemli katkılar sağlayan ecdadımızın ebedi istirahatgâhları olan hazirelerin kültürümüzde önemli bir yeri vardır. ‘Tarihi Bursa Mezar Taşları – Pınarbaşı Mezarlığı’ kitabı, başkanlığımız döneminde kent belgeliğine kazandırılan 305’inci eser oldu” diye konuştu.

    Başkan Altepe, Bursa’da sayısı 155 civarında olduğu tespit edilen hazirelerden günümüze sadece 92 tanesinin kaldığını belirterek, “Kayıp olan hazireler, yerleri tespit edilmiş olmakla birlikte, günümüze kadar ulaşmamıştır. Büyükşehir Belediyesi olarak başlattığımız tarihî mirası koruma ve geleceğe taşıma projeleri çerçevesinde değerlendirdiğimiz hazirelerin gün yüzüne çıkarılması, envanter, restorasyon gibi çalışmalarla hazirelerimize de sahip çıkıyoruz. Hedefimiz bütün hazirelerimizi ve mezarlıklarımızı özgün halleri muhafaza edilerek düzenlemek ve geleceğe aktarımlarını sağlamaktır. Bugüne kadar 21 hazire ve türbede çalışma gerçekleştirdik, halihazırda 5 hazirede çalışmalarımız sürüyor. Üftade Camii Hazireleri, Umurbey Camii Haziresi, Namazgah Sofu Mehmed Türbesi ve Haziresi, Mollaarap Haziresi (Kabir), Kiremitçi Sinan Camii Haziresi, Kayhan Camii haziresi, Akbıyık Zayiyesi haziresi, Yeşil Türbe haziresi ve Hasan Can kabri, Altıparmak Camii haziresi, Barakfaki Hazretlerinin kabri, Selami Tekkesi haziresi bunlardan bazılarıdır. Başçı İbrahim Camii haziresi, Dar’ül Kurra haziresi, Gemlik-Umurbey Beyler kabristanı, Veli Şemseddin Camii haziresi, Abdüllatif Kudsi Hazretleri türbesi ve haziresi de çalışmaların devam ettiği hazirelerdir. Bursa’ya kazandırdığımız kentin farklı noktalarından alınan bir mezar taşları ile zenginleşen Muradiye külliyesi mezar taşları da bursa tarihini gözler önüne seren bir açık hava müzesidir” dedi.

    Pınarbaşı kabristanının bugüne gelen önemli mezarlıklardan olduğunu kaydeden Recep Altepe, “Hasan Taib’in ifadesiyle Pınarbaşı Bursa’nın Karacaahmet’idir. Mevlevilerin medfun olduğu bir mezarlıktır. 894 tarihî taşla, Bursa’da hâlen en fazla tarihî mezar taşına sahip mezarlıktır. Bugün tanıttığımız kitap, Pınarbaşı’na tutulan bir ışık mahiyetindedir” şeklinde konuştu.

    Altepe, Mevlevihane ile ilgili çalışmanın da başlayacağını sözlerine ekledi.

    Eserin meydana getirilmesinde büyük emek sarf eden Doç. Dr. Hasan Basri Öcalan, hazirelerle ilgili çalışmaları ve ‘Tarihi Bursa Mezar Taşları – Pınarbaşı Mezarlığı’ kitabının hazırlık sürecini anlattı. Özalan, tarihi hazirelerden en büyüğünün Pınarbaşı olduğunu kaydederek, çalışmaların 4 cilde ulaşacağını bildirdi.

    Yrd. Doç. Dr. Bedri Mermutlu da Pınarbaşı mezarlığının Bursa fethedildiğinde defin yapılan bir yer olduğunu ifade ederek, “Pınarbaşı mezarlığı, şu anda mezar taşı açısından en yoğun mezarlıktır. 894 yazılı taş mevcuttur ve bu taşlar 14. yüzyıldan 20. asır başlarına kadar olan dönemi içeriyor” dedi.

  • Kadir HAS Üniversitesi Ulusal Kültür Belgeliği Kuruluyor

    İSTANBUL (İHA) – Kadir Has Üniversitesi bünyesinde, Kadir Has Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hasan Bülent Kahraman’ın koordinasyonuyla “Ulusal Kültür Belgeliği” kuruluyor. Türkiye’nin tarihine ışık tutacak olan “Ulusal Kültür Belgeliği”ne ilk olarak yönetmen ve senarist Ali Özgentürk’ün arşivi belgelerinin dâhil edilmekte olduğu Ulusal Kültür Belgeliği’nde; yazışmalar, mektuplar, video çekimleri, film ve video kayıtları, mekan ve insan fotoğrafları, kamera arkası görüntüleri, belgesel filmler ve çok sayıda söyleşi kullanıma açılacak.

    Kadir Has Üniversitesi, Türk kültür, sanat, edebiyat hayatına damga vurmuş kişi ve kurumların yıllara yayılan ve normal şartlar altında kaybolmaya mahkûm olma ihtimali olan arşivlerini ve eserlerini Ulusal Kültür Belgeliği’nde bir araya getiriyor. İlk olarak Türkiye’de toplumsal içerikli filmlerin başlamasına ön ayak olan, Türk sinemasını uluslararası platformlarda tanıtan yönetmen ve senarist Ali Özgentürk’ün belgelerinin dâhil edileceği Ulusal Kültür Belgeliği’nin tanıtım toplantısı Kadir Has Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hasan Bülent Kahraman ve yönetmen-senarist

    Ali Özgentürk’ün katılımıyla gerçekleşti. Toplantıda Türk kültür-sanat hayatının önemli isimleriyle yapılan binlerce sayfa yazışma, mektup ve video çekimleri, çok sayıda film kaydı, binlerce saatlik arşivsel video kaydı, yüzlerce mekan ve insan fotoğrafı, kamera arkası görüntüleri, belgesel filmler, çok sayıda söyleşi kaydı ve sair belgeleri içeren Ali Özgentürk Arşivi’nin Kadir Has Üniversitesi Ulusal Kültür Belgeliği’ne devredileceği açıklandı.

    “TARİH FARKLI YAZILACAK”

    Türkiye’nin bugünden itibaren önümüzdeki dönemde yazılacak tarihinin farklı yazılacağını belirten Kadir Has Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hasan Bülent Kahraman, “Bu Türkiye’nin bugünden itibaren önümüzdeki dönemde yazılacak tarihinin farklı yazılacağını gösteren bir nokta. Bir belge ortaya çıktığı andan itibaren tarih değişir. Biz bu arşivleri buraya sadece muhafaza etmek için almıyoruz. Arşiv donuk değil; kendini üreten bir şeydir. Bir belge, arşiv belgesi haline zamanla gelir. Aynı zamanda bir kurum içinde arşiv belgesine dönüşür. Fakat orada da donuk bir biçimde duruyorsa bir şey ifade etmez. Bu nedenle bu arşivlerin kullanıma açılması ve dolaşıma girmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bugünün dünyasında bunların dijital ortama taşınması gerekir. Bir kere oraya girdikten sonra bunların kamusal kullanım alanında olması kolaylaşıyor. Ayrıca arşivini aldığımız hayatta olmayan kişilerin yarım kalan yapıtlarının da gün ışığına çıkarılmasını istiyoruz. Fakat şayet hayattaysa kendisinin de sürece katılmasını istiyoruz” ifadelerini kullandı.

    “TÜKETİYORUM, ÖYLEYSE VARIM”

    Ulusal Kültür Belgeliği’nin tüm üniversiteler için emsal oluşturması gereken bir proje olduğunu belirten Ali Özgentürk, “Ulusal Kültür Belgeliği, ülkemiz için çok önemli bir adım. Türkiye’nin yetiştirdiği önemli isimlerin anılarını alıp bir insanın oluşumuna şahit olacağız. İnsanlar genellikle arşivleri sevmiyor. İnsanlar artık şimdiki zaman müptelası oldular. Bu çok hazin bir şey. Eskiden ‘Düşünüyorum, öyleyse varım’ deniyordu. Şimdi ise ‘İletişim kuruyorum, öyleyse varım’ ve ‘Tüketiyorum, öyleyse varım’ deniyor” diye konuştu.