Etiket: Belgeler

  • EGM: “Bazı sosyal medya platformlarında ’Genelge’ başlığı ile paylaşılan belgeler sahtedir”

    EGM: “Bazı sosyal medya platformlarında ’Genelge’ başlığı ile paylaşılan belgeler sahtedir”

    Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM), sosyal medya platformlarında ’Genelge’ başlığı ile paylaşılan tam kapanma içerikli sahte belgelere itibar edilmemesi gerektiğini açıkladı.

    Emniyet Genel Müdürlüğünün sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, “Bazı sosyal medya platformlarında ’Genelge’ başlığı ile paylaşılan belgeler sahtedir. Covid-19 tedbirleri ile alakalı alınacak tüm tedbirler, resmi Kanallar vasıtasıyla duyurulur. Bu tür kaynağı belli olmayan sahte belgelere itibar etmeyiniz” denildi.

  • Arkeolog Mehmet Göktürk: “Tarihi belgeler Ahiliğin merkezini Kırşehir olarak gösteriyor”

    ı Veli’nin Kırşehir bölgesini yurt edinmesi, Türk ve Müslüman varlığının ortaya konması ile Ahi Evran faaliyetlerini bu bölgede gösterdi” dedi.

    Türkleşme ve Müslümanlaşma döneminde Kırşehir’de Ahilerin faaliyetlerine başlandığı yönünde bilgilerin olduğunu anlatan Arkeolog Mehmet Göktürk, “Kırşehir önemini Türkleşme ve Müslümanlaşma döneminde sağlamış. Babıalilerin bu bölgeleri yurt tutması sonrasında Hacı Bektaş-ı Veli bu bölgeleri yurt edinerek bu bölgelere Türk ve Müslüman varlığını (Alevi Bektaşi-Türk Müslüman) getirdi. Bu sürecin arkasından Ahi Evran, faaliyetlerini burada devam ettirdi. Baba İlyas’ın torunlarından olan Baba Muhlis, Aşıkpaşa gibi düşünürler de İç Anadolu Bölgesi’nde yetişip eser verdiler”dedi.

    Ahi Evran’ın 13. yüzyılda İran bölgesinden geldiğini belirten Göktürk, “Ahi Evran’ı daha çok dünyevi işlere yönelik kabul etmek gerekiyor. Ahi Evran Anadolu’da esnaf ve sanatkarların teşkilatlanmasını sağlayan Ahilik müessesesinin kurulmasına önayak olan bir kişilik. Ahi Evran’ın 17 bilinen eseri var. Daha fazla eserinin de olabileceği düşünülebilir” diye konuştu.

    “Kayseri’de yılan sokmasına karşı panzehir üretiyordu”

    Ahi Evran’ın Kayseri’de yılan sokmasına karşı panzehir ürettiğini söyleyen Göktürk, “Ahi Evran’ın Kayseri’de yılan sokmasına karşı panzehirle uğraşan bir kişilik olduğunu Öğretim Görevlisi Mikail Bayram araştırmaları sonrası tespit etmiş. Ahi Evran’ın Ahilerle birlikte hareket eden ve Ahilerin reisi olduğu bu yolda savaşlara girdiğini tarihi kaynaklardan öğreniyoruz. Ahi Evran yaşadığı dönemde çok aktif ve dönemin Moğol saltanatına, belki de Selçuklu saltanatına karşı mücadele vermiş olması nedeniyle efsaneleştiğini kabul etmekte fayda var. Ahi Evran’ın türbe ve zaviyesi muhtemelen 13. yüzyıl sonlarında meydana gelmiş, burada bulunan mezarlığın dönemin Ahileri tarafından oluşturulduğunu düşünmekte fayda var. Ahi Evran’ın ölümünden sonra ya da o sıralarda bir tekke veya bir dergah yapıldığını biliyoruz. 13. yüzyıl sonlarında Ahi Evran’a ait bir türbe yapıldığı ve türbeye de defnedildiğini de biliyoruz” ifadelerini kullandı.

    Ahi Evran Türbesi’nin Kırşehir’de olmasının ise Ahiliğin merkezinin Kırşehir olduğunun açık göstergesi olduğunu anlatan Göktürk, Ahi Evran’ın türbesinin Kırşehir’de olmasının Ahiliğin merkezi olmasını kanıtladığını, tarihsel süreçte başkent olma görevini Kırşehir’in yapıp yapmadığının bilinmediğini fakat Romalılar döneminde bir dönem başkent olduğu yönünde bilgilerin olduğunun irdelenmesi gerektiğini söyledi.

  • Batuhan Yaşar:”Kılıçdaroğlu’na belgeler New York’tan geldi…”

    İhlas Medya Ankara Temsilcisi Batuhan Yaşar, Türkiye Gazetesindeki köşesinde, ” Kılıçdaroğlu, grup konuşmalarında neyin alt yapısını hazırlıyor”, “Kılıçdaroğlu, kimlerle birlikte yürüdüğünün mesajını verdi?”, FETÖ’nün yeni hedefi ne?..denemesi nerede yapıldı ?”, “ABD’deki dava ve CHP grubunda yaşananların benzerliği ne?”, “2019 seçimlerini hedef alan büyük yıpratma operasyonuna start mı verildi ?”, “Kılıçdaroğlu’na belgeler nereden gönderildi?” sorularına cevap aradı.

    Batuhan Yaşar’ın “Kılıçdaroğlu’na belgeler New York’tan geldi…” başlıklı yazısının tamamı ise şöyle:

    “FETÖ’cülerin kurumları nasıl ele geçirdiklerini artık çok iyi biliyoruz.. Nasıl sızdıklarını, yerleştiklerini, kendilerinden olmayanları temizlediklerini öğrendik..

    Biri demişti:

    – “FETÖ hiçbir şeyi şansa bırakmaz.. Bir yere biri mi getirilecek.. 1., 2. hatta 3. alternatifi kendi içinden oluşturur..”

    Bu ne demek?

    – FETÖ dışında kimsenin şansı yok..

    CHP işte bu şekilde hazmedildi..

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal, TGRT Haber yayınında dikkat çekici bir cümle kullanmıştı:

    – “CHP, FETÖ’nün siyasi aparatına dönüştü..”

    Kemal Kılıçdaroğlu 2011’den beri benzer şeyleri tekrarlıyor..

    ZARRAB DAVASI VE KILIÇDAROĞLU’NUN GRUP TOPLANTILARI

    Son iki aydır Kemal Kılıçdaroğlu’nun grup konuşmalarını yakından izliyoruz.. Türkiye büyük bir savaşın veya kaosun içinde izlenimi veriyor.. Bu aslında bir altyapı hazırlığı..

    New York’taki Zarrab davası ile eş zamanlı işler döndürülüyor.. Tek elden belli enstrümanlar armonik şekilde kullanılıyor..

    Yabancı yatırımcıya ‘Türkiye’ye gelmeyin’, ‘Vakit varken paranızı çekip gidin’ diyor..

    İçeriden yani Türkiye’den Atlantik ötesine bayrak sallanıyor..

    Her iki taraf da Halk Bankası üzerinden yürümeye çalışıyor..

    KEMAL BEY HEYECANLI MUHABİR GİBİ

    Hepimize bilgi ve belgeler geliyor.. Ama yayınlamadan önce araştırıyoruz.. Sahte mi gerçek mi diye..

    Gelin hep beraber fotoğraf karesine giren-çıkanları tespit edelim..

    Kemal Kılıçdaroğlu heyecanlı bir muhabir gibi kürsüye çıktı ve kendisine ulaştırılan belgeleri okudu..

    Bu kaçıncı..

    – Kayseri Büyükşehir Belediyesi ile ilgili iddiaları nedeniyle tazminat ödemeye mahkûm edilmişti..

    – FETÖ’den gelen maildeki sahte belgelerle Adil Öksüz’ün istihbarat elemanı olduğunu iddia etmişti.. MİT’ten tekzip yedi..

    – 6 yıldır Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yurt dışına para kaçırdığını bilmem kaç kez tekrarladı.. Her seferinde de Cumhurbaşkanı ve avukatları Kemal Beyi yalanladı.. Ama o ısrarla aynı şeyleri söylemeye devam etti/ediyor..

    – Kaç tane danışmanı ByLock kullandığı için tutuklandı..

    FETÖ’nün de 17-25 Aralık’taki taktiği aynıydı:

    – “Çamur at izi kalsın..”

    Çok iyi hatırlarsınız:

    Kemal Bey, CHP Grup Başkanvekili iken de kendisine verilen belgelerle sivriltilmişti..

    O zamanlardan CHP Genel Başkanlığına hazırlandığını anlıyoruz..

    KILIÇDAROĞLU’NUN KUTUSU!

    Kemal Bey kürsüde ne yaptı?

    – Kutuyu açtı..

    17-25 Aralık yargı darbesi girişiminin sembolü neydi:

    Ayakkabı kutusu..

    Kemal Bey kutuyu açarak 17-25 Aralık yolunda yürüdüklerinin mesajını verdi..

    İş ortağını açık seçik beyan etti yine!

    Bakıldığı zaman hiçbir şey tesadüfi değil..

    Hedefteki kurum ortak:

    Halk Bankası..

    Belgelerin yurt dışına kaçırıldığı FETÖ iddianamelerinde yer alıyor..

    Eski CHP Milletvekili Aykan Erdemir hakkında tutuklama kararı çıktı..

    Hangi gerekçe ile?

    – Devletin güvenliğine ilişkin belgeleri tahrip etme..

    – Amacı dışında kullanma..

    – Hile ile alma ve çalma..

    BAĞLANTININ BÜYÜKBABASI

    Aykan Erdemir, Reza Zarrab davasında tanık olarak dinlenecek biliyor musunuz!

    ABD’ye kaçmıştı.. Demokrasiyi Koruma Vakfı’nda (FDD) araştırmacı olarak işe alındı.. 2.5 yıldır Türkiye ile ilgili olumsuz ne istenirse yazıyor, çiziyor..

    “Türkiye DEAŞ’ı destekliyor” kampanyasını yürüten kişi..

    17-25 Aralık’tan beri bilindik, kopya adımlar atılıyor..

    Kaynak aynı:

    FETÖ.. Yeri şimdilerde okyanus ötesi.. Belgelerin tarihlerine bakın.. Bütün taşlar yerine oturuyor..

    ‘TAYYİP İSTİFA’ DİYE NİYE BAĞIRILDI?

    CHP grubunda Kemal Kılıçdaroğlu kutuyu açıp okumaya geçince neler olduğunu gördük.. Belli ki daha önceden kurgulanmış.. Salon “Tayyip istifa” sesleri ile âdeta inledi..

    New York’taki dava ile içeriden de muhalefeti daha doğrusu CHP’yi harekete geçirdiler.. FETÖ’nün yeni hedefi de ortaya çıktı:

    ‘Bu işi kitlesel bir tepkiye dönüştürebilir miyiz?..’

    Denemesini CHP grup toplantısında gördük..

    YIPRATMA OPERASYONU

    Türkiye Cumhuriyeti Devleti bütün bunların ne anlama geldiğini çok iyi biliyor.. Mesajların hangi amaçla verildiğinin de farkında..

    Devlet aklı, duygusal değil de stratejik olarak bakıyor bütün bu olan-bitene..

    Adımlarını da atıyor ve atacak..

    ABD’deki dava ve CHP grubunda yaşananlar tıpkısının aynısı:

    – “2019 seçimlerini hedef alan büyük yıpratma operasyonuna start verildi..”

    HALK BANKASI FISILDANDI

    Grupta yaşananlar sadece kutudan ibaret değildi..

    Birileri gazetecilerin kulağına Kemal Beyin belgeleri Halk Bankası’ndan diyordu!

    Aynı New York’ta olduğu gibi..

    Yurt dışına, ABD’ye kaçırılan belgeler tasnif edildi.. Tahrif işlemleri tamamlandı.. Destekleyici ek sahte belgeler üretildi.. Şimdi piyasaya sürme vakti!

    Belgeler New York’tan gönderildi..

    Bugünlerde CHP Grubundan ve New York’taki mahkemeden benzer şeyleri duyacağız…” (BC –

  • 5 yıllık yasak bitti, artık o belgeler ’e-devlet’ten alınıyor

    Miras, aylık bağlatma gibi işlemler için istenen aile nüfus kayıt örneği 5 yıl aradan sonra e-devlet şifresi ile internetten alınmaya başladı.

    E-devlet şifresi ile birçok işlemi gerçekleştirilebilmesine rağmen, internet üzerinden vukuatlı nüfus kayıt örneği belgesi 2012’den bu yana alınamıyordu. Bu belgeye sahip olabilmek için genelde kaymakamlık binalarında bulunan nüfus müdürlüklerine bizzat giderek kimlikle başvuruda bulunulması gerekiyordu. Son günlerde çipli nüfus kimlik kartı yoğunluğu yaşanılan nüfus müdürlüklerine, çocukları PYBS’ye girecek veliler de akın edince yoğunluk katlandı. Başvuru için istenilen evraklar arasında yer alan nüfus kayıt örneği almak isteyen veliler dakikalarca sıra beklemek zorunda kalıyor. Vatandaşın çilesini gören yetkililer ise ilginç bir yönteme başvurdu. Bursa Osmangazi İlçe Nüfus Müdürlüğü, kurum koridorlarına özel bir yazı çerçeletip astı. Yazıda, kısa bir süre önce yapılan yönetmelik değişikliği ile artık ikametgâh (yerleşim yeri belgesi) ile nüfus kayıt örneği belgesinin e-devlet uygulaması üzerinden internetten anılabileceği belirtiliyor. Yazıyı gören vatandaşlar, ’Keşke evden çıkmadan bakıp gelseydim’ demeden kendilerini alamadılar. Düzenlemeyle birlikte, vatandaşlar artık nüfus müdürlüklerine nüfus kayıt örneği almak için gitmek zorunda kalmayacak. Uygulama vatandaşlardan tam not aldı.

    Nüfus kayıt örneği için nüfus müdürlüğüne gelen Kemal Yılmaz, “Artık evde ya da iş yerinde sıcak çayımı yudumlarken bu tür belgeleri alabileceğim” dedi.

    Yapılan düzenleme ile artık e-devlet kapısı üzerinden vatandaşlar nüfus kayıt örneği veya yerleşim yeri belgelerinin çıktısını alarak ilgili mercilerde kullanabilecek. Nüfus müdürlüklerine asılan yazıda, e-devletten alınan çıktıların, nüfus müdürlüklerinden alınan belgeler ile aynı hukuki vasfı taşıdığı ifade edildi. Bakanlar Kurulu tarafından, Nüfus Hizmetleri Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelikte yapılan değişiklik geçen şubat ayı sonunda Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmişti. Düzenlemeyle, bürokratik bir dizi işlemi azaltan nüfus kayıt örneği alma gibi hizmetin 7 gün 24 saat işlem yapabilme kolaylığı sağlanmış oldu.

  • 15 Temmuz gecesi Bursa’da ele geçirilen belgeler, darbecilerin şifresini çözdü…

    Bursa’da 15 Temmuz darbe girişiminin ardından gözaltına alınan sözde Bursa Sıkıyönetim Komutanı Albay Yurdakul Akkuş ve 15 şüphelinin iddianamesi mahkeme tarafından kabul edildi. İddianamede Akkuş’un çantasının nasıl bulunduğu, evrakların içerisinde nelerin bulunduğu yer aldı. Ayrıca iddianamede Akkuş’un Garnizon ve Jandarma Bölge Komutanı Seyfullah Saldık, hakkında “Ya o, ya ben gideceğim” dediği, Osmangazi İlçe Jandarma Komutanlığı’nda toplantı yaptığı ve polisleri içeriye alınmaması talimatını verdiği anlatıldı. O gece Bursa’da bölge komutanı, emniyet ve savcılığın örnek işbirliği sayesinde kısa sürede ele geçirilen belgeler Türkiye genelinde darbecilerin şifrelerinin çözülmesini sağladı.

    15 Temmuz darbe girişiminin ardından Türkiye genelinde hakkında ilk gözaltı kararı verilen Albay Yurdakul Akkuş ve 15 sanığın soruşturması Cumhuriyet başsavcılığınca geçtiğimiz hafta tamamlanmıştı. Şüpheliler, ‘Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme’, ‘Türkiye Büyük Millet Meclisi, Türkiye Cumhuriyetini Hükümetini ortadan kaldırmaya ve görevini yapmasını engellemeye teşebbüs’, ‘Silahlı terör örgütü kurma, yönetme, silahlı terör örgütüne üye olma’ suçlarından Bursa 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 21-22 Şubat 2017 tarihlerinde hakim karşısına çıkacak. Tutuklu olan Albay Yurdakul Akkuş, Teğmen Ali Çiğci, Başçavuş Ayhan Şen, Başçavuş Kemal Şendur, Başçavuş Mustafa Ekici, Başçavuş Hacı Hüseyin Çelenk, Üsteğmen Hakan Kutkan, Yüzbaşı Yılmaz Gündüz, Uzman Çavuş Duran Demir, Uzman Çavuş Ali Yasal, Uzman Çavuş Ertuğrul Yüksel, Binbaşı Murat Yıldırım, Başçavuş Erkan Demirtemel, Başçavuş İbrahim Çetin ve tutuksuz yargılanan Teğmen Bilal Dişbudak ve Bursa İl Jandarma Alay Komutanlığı’nda Personel Şube Müdürü olarak görev yapan Ali Bülbül hakkında 3’er kez ağırlaştırılmış müebbet ve 20 yıla kadar hapis cezası isteniyor.

    Akkuş, başsavcıya, “Bursa’da herhangi bir olumsuzluk yok” dedi.

    15 Temmuz gecesi Bursa Cumhuriyet Başsavcısı Abdulkadir Şahin 23.00 sıralarında Bursa’daki gelişmeleri ve son durumu sormak için İl Jandarma Komutanı Albay Yurdakul Akkuş ile Garnizon ve Jandarma Bölge Komutanı Seyfullah Saldık’ı aradı. Telefon görüşmesinde Akkuş, Şahin’e, “Bursa’da herhangi bir olumsuzluk yok” dedi. Saldık ise, “Akkuş, sıkı yönetim komutanı olarak atandı. Bu sebeple yönetime el koydu” dedi. Bunun üzerine Şahin, Akkuş’un gözaltına alınması için gerekli talimatları İl Emniyet Müdürlüğü’ne verdi. İl Emniyet Müdür Vekili Vehbi Karadağ’ın görevlendirdiği ekip, Akkuş’u merkez Osmangazi ilçesi Osmangazi İlçe Jandarma Komutanlığı hizmet binasında 01.00 sıralarında gözaltına aldı.

    Darbe gecesi Bursa’da yaşananlar iddianameye girdi

    Darbe gecesi Bursa’da yaşananlar iddianamede yer aldı. Saat 22.45 sıralarında Akkuş, harekat merkezini telefonla aradı. Jandarma Kıdemli Başçavuş E.Ş., Akkuş’a, “Genel Kurmay Başkanlığı’ndan ‘Hareket Yıldırım’ öncelikli 4 adet mesaj geldi” dedi. Bunun üzerine Akkuş, garnizona geleceğini söyleyerek, gelen mesajları kapalı bir zarfa koydu. Bir süre sonra Akkuş, hareket merkezine geldi. Akkuş, kendisinin sözde sıkıyönetim komutanı ilan edilmesinin ardından, tüm ilçe jandarma ve jandarma karakol komutanlığının tüm personeli ile birliklerinde hazır olması, tüm birimlerin kendi emniyetlerini almaları, birliklere kimsenin sokulmaması, 156 ihbar hattının kapatılması ve yol kontrolü ile görevli birliklerin çekilmeleri emretti. Ayrıca Akkuş, 23.00 sıralarında Jandarma Albay H.D.’yi cep telefonundan arayarak, “Sıkıyönetim komutanı olarak atandım. Benden başka kimseden emir alma ve il jandarma komutanlığında görevli tüm personeli hizmet binasına en kısa sürede çağır” dedi.

    “Ya o, ya ben gideceğim”

    Daha sonra olay yerine gelen Tümgeneral Seyfullah Saldık, Akkuş ile konuştu. Konuşmanın ardından Saldık, yanındaki rütbelilerle birlik içerisine doğru ayrılması üzerine Akkuş, “Ben sıkı yönetim komutanı olarak görevlendirildim. Yanlış yapıyor. Ya o gidecek, yada ben gideceğim” dedi. Akkuş, tüm personele Osmangazi İlçe Jandarma Komutanlığı’nda toplanması emrini verdi.

    Akkuş’un çantası böyle ele geçirildi

    İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, Akkuş’un emir eri olan Ertuğrul Yüksel’in gözaltına alınması sırasında Bir çanta ele geçirdi. Akkuş’a ait olduğu anlaşılan çantadaki 1 sarı zarf içerisinde bir sayfa 15 Temmuz 28284 numaralı gizli ibareli Harekat Yıldırım yazılı mesaj formu, 3 sayfa 15 Temmuz tarihli 58285 numaralı Harekat Yıldırım kodlu mesaj formu, 3 sayfa sıkıyönetim bölge komutanları başlıklı liste, 10 sayfalık sıkıyönetim mahkemeleri görevlendirme listesi ve 8 sayfa atama listesi ele geçirildi.

    Evrakların içerisinde bu notlar çıktı

    İddianamede evrakların incelendiğinde içerisinde çıkan notlarda yer aldı. Harekat Yıldırım yazılı formun içerisinde Genel Kurmay Başkanlığı tarafından Kara Kuvvetleri Komutanlığı, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Hava Kuvvetleri Komutanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı, Özel Kuvvetler Komutanlığı ve MAGG5001’e yazıldığı ve konusunun karargah sorumluluklarının belirlenmesi olduğu iddianamede anlatıldı. Harekat Yıldırım yazılı 3 sayfalık evrakta ise, sıkıyönetim direktifi ve kanunu olduğu bilgileri yer aldı. 3 sayfalık sıkıyönetim bölge komutanlarının olduğu listede ise, Akkuş’un Bursa sıkıyönetim komutanı olarak görevlendirildiği tespit edildi. Sıkıyönetim mahkemeleri görevlendirme listesinde ise 413 adet askeri hakim ve savcının mevcut görev yerleri ile atandıkları sıkıyönetim mahkemelerine atandıkları yer aldı. Diğer atamalar yazılı 8 sayfalık mesajda ise 450 rütbeli askerin bulundukları görev ile yeni atandıkları görevlerin yer aldığı, bazılarının merkeze çekildiği, bazıların rütbe gözetmeksizin üst görevlere getirildiği, aynı anda ikiz görevlendirmeler yapıldığı, bakanlık dahil olmak üzere kamu kurum ve kuruluşlarına atamalar yapıldığı yer aldı.

    Akkuş liderliğinde toplantı yapmışlar

    Tümgeneral Seyfullah Saldık tarafından verilen emirlere uymayan bir kısım personelin Osmangazi İlçe Jandarma Komutanlığına gittikleri iddianamede yer aldı. Osmangazi İlçe Jandarma Komutan Vekili Teğmen Ali Çiğci, Uzman Çavuş Ertuğrul Yüksel, Başçavuş Kemal Şendur, Binbaşı Murat Yıldırım, Yüzbaşı Yılmaz Gündüz, Başçavuş Ayhan Şen, Başçavuş Erkan Demirtemel, Üsteğmen Hakan Kutkan, Başçavuş Mustafa Ekici, uzman Çavuş Ali Yasal, Başçavuş İbrahim Çetin Yurtta Sulh Konseyi tarafından Bursa sıkıyönetim komutanı olarak atanan Akkuş önderliğinde darbe girişimine ilişkin toplantı yaptı. Bir kısmının da Akkuş’u gözaltına almak isteyen polislere direndiği iddianamede anlatıldı.

    Akkuş polisin içeriye alınmaması talimatını vermiş

    İddianamede Bursa İl Jandarma Komutanlığında görevli Yüzbaşı Yılmaz Gündüz’ün ifadeleri de yer aldı. Gündüz, “Yurdakul Akkuş’un bulunduğu odaya Ertuğrul Yüksel’in yönlendirmesi ile girdim. Burada Akkuş, kendisinin sıkıyönetim komutanı ilan edildiğini, bununla ilgili personellerin atandığı şeklinde bilgiler verdi. 5 dakika sonra Ertuğrul Yüksel elindeki telefonu Akkuş’a uzattı. Akkuş, telefonda vali ile görüştükten sonra tekrar içeriye girdi. Akkuş, Teğmen Ali Çiğci’ye “Polis gelmesi halinde içeri alınmaması” talimatını verdi. Çiğci, dışarıya çıktığında Şevket Soyer ile birlikte polislerin geldiğin Akkuş’a söyledi. Akkuş, dışındaki herkes odadan çıkı. Ben, üst amirimin toplanmamız konusunda açıklama yapacağını düşünerek oraya gittim” dedi.