Etiket: Belediyecilik

  • Turizmcilerden İran kentleriyle ‘kardeş belediyecilik’ önerisi

    Van Otelciler Birliği Genel Sekreteri Şahin Aydın, 2011 yılından bu yana yoğun bir şekilde Van’a gelen İranlı turist sayısının artırılması için ‘kardeş belediyecilik’ önerisinde bulundu.

    İranlı turistler ile ilgili çeşitli araştırmalar ve analizler yapan Van Otelciler Birliği Genel Sekreteri Şahin Aydın, turistleri Van’a çekmek için bir takım önerilerde bulundu. Van ilini turistler için cazibeli hale getirmek için tavsiyelerde bulunan Van Otelciler Birliği Genel Sekreteri Aydın, yapılan çalışmalar çerçevesinde 2020 yılında kentte gelen turist sayısının 2 milyonu bulacağını bildirdi. İHA muhabirine konuşan Otelciler Birliği Genel Sekreteri Şahin Aydın, İran’dan her yıl 15 milyon insanın yurtdışına çıktığını, bunlardan sadece yüzde 5’lik kesiminin Van’a geldiğini ifade etti. İranlı turistlerin Van’ı tercih etmelerindeki başlıca sebepleri açıklayan Aydın, “İranlı turistin Türk halkı ile aralarında hissettikleri tarihi bağ, kur farkında Türk lirasının diğer komşu ülke para birimlerinden daha avantajlı olmasından kaynaklanıyor. Diğer taraftan kendi ülkelerinde turizm ve rekreasyon faaliyetlerinin çok pahalı olması, alışverişte hem ürün çeşitliliğinde, hem de fiyatta avantaj sağlaması ve rejimden kaynaklı yasak ve baskılara karşın ülkemizdeki demokratik ortam kendilerine çok cazip gelmektedir. Bunca avantaja rağmen her yıl dışarı 15 milyon turist gönderen bu ülkeden, şehrimize gelen turist sayısı geçtiğimiz yıl 600 bin ile sınırlı kaldı. Bu rakamlar ise yüzde 5’lik bir orana bile tekabül etmiyor” diye konuştu.

    “2020 yılında beklenen turist sayısı 2 milyonun üzerinde olacaktır”

    Kapıköy Sınır Kapısının 24 saat kullanıma açık olması ve İran’ın ilk şehri olan Hoy kentine kadar olan 70 kilometrelik yolun imkan vermesi gibi durumlarda 2020 yılında gelen İranlı turist sayının 2 milyonu bulacağını dile getiren Aydın, “Yüzüncü Yıl Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırmaya göre; İran’dan gelen her bir turist ortalama bin 500 dolar para harcamaktadır. Ayrıca 2017 yılı Van’ın toplam turizm hasılatı bir milyar dolar sınırda gerçekleşmiştir. İran turizm otoritelerinden aldığımız referanslar ve de şehirde konaklama ve turizm işletmecilerinden aldığımız öngörüler doğrultusunda; bu yıl şehrimize beklenen toplam turist sayısının bir milyonun üstünde olacağını tahmin etmekteyiz. Yine İran tarafından aldığımız bilgiler ışığında Kapıköy- Razi sınır kapısının 24 saat kullanıma açık olması ve sınır kapısından İran’ın ilk şehri olan Hoy şehrine kadar olan 70 kilometrelik yolun imkan vermesi dahilinde 2020 yılında beklenen turist sayısı 2 milyonun üzerinde olacaktır. 2015 yılında Van’da mevcut otel sayısı 25 civarındaydı. Geçtiğimiz 3 yıllık süreçte bu rakam an itibari ile 60’ın üstünde otele çıktı.”

    “Turizm sektörü ciddi bir ivme kazandı” şeklinde konuştu.

    Van valisinin göreve geldiği günden itibaren özverili çabaları neticesinde turizm sektörünün ciddi bir ivme kazandığını sözlerine ekleyen Aydın, “Şehrin çehresinin daha modern bir görünüm kazanması adına 2 Nisan Caddesinde yapılan çalışma takdire şayandır. Fakat aynı çalışmaların, turistlerin yoğun olarak kullandığı, Kazım Karabekir ve Cumhuriyet Caddelerinde de uygulanması Van’a ayrı bir hava katacaktır. 15 Mart- 5 Nisan tarihleri arasında Van’a beklenen turist sayısı 150 bin dolayındadır. Misafirlerin o tarihlerde sınır kapısından sorunsuz geçmeleri, tekrar şehrimizi tercih etmelerinde olumlu ve önemli bir referans olacaktır” şeklinde konuştu.

    “İran şehirleri ile kardeş belediyecilik projesi hayata geçirilmeli”

    Olası ülkeler arası krizlerde Van turizmi üzerinde oluşabilecek olumsuz etkilerini en aza indirmek için bir takım önerilerde bulunan Aydın, “Van’ın sahip olduğu bu büyük şans ve ekonomik kaynağın, gerek müteşebbislerin, gerek yerel yönetimlerin ve de gerek devlet yetkililerinin hususi ilgi ve çabası gerekmektedir. Bu bağlamda tarafların koordineli olması, turizm çalıştayları yapılması, turizm sorunlarına hızlı ve somut çözümler üretmesi turizmin öncelikli konu olması, İran şehirleri ile kardeş belediyecilik faaliyetleri ile yerel diplomatik girişimlerde bulunulması önemlidir.” şeklinde sözlerini tamamladı.

  • Başkan Hasan Akgün: “Belediyeciliğin omurgasını artık sosyal belediyecilik oluşturuyor”

    Büyükçekmece Belediye Başkanı Dr. Hasan Akgün ve Murat Karayalçın, Marmara Belediyeler Birliği’nin düzenlediği fuarda “Türkiye’de yerel yönetimler, yerel yönetimlerde sosyal belediyecilik” konulu söyleşi gerçekleştirdi.

    Marmara Belediyeler Birliği ve Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın destekleriyle açılan fuar, İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda gerçekleştirildi. 25 belediye, 25 yayınevi ve 17 sahafın katılımıyla gerçekleşen fuarda Büyükçekmece Belediyesi de açtığı stantla ziyaretçilerini ağırladı. Büyükçekmece Belediyesi fuar süresince pek çok etkinliğe de ev sahipliği yaptı. Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün ve Murat Karayalçın, “Türkiye’de Yerel Yönetimlerde Sosyal Belediyecilik” konusu hakkında söyleşide bulundu.

    “Belediyeciliğin omurgasını artık sosyal belediyecilik oluşturuyor”

    Söyleşide Konuşan Büyükçekmece Belediye Başkanı Dr. Hasan Akgün, “Günümüzde geldiğimiz nokta itibariyle belediyeciliğin omurgasını artık sosyal belediyecilik oluşturuyor. Biz de vatandaş sokakta gezerken yol, kanal, su, park yerine daha çok sosyal faaliyetler içeren konuları soruyorlar ve sorguluyorlar. Geldiğimiz nokta eğer belediye başkanları sadece kanal yapmaya, yol yapmaya saplanıp kalıyorsa seçim kaybediyorlar. Dolayısıyla sosyal belediyecilik baskın çıktı” dedi. .

    “Belediyenin saydamlaştırılması gerekiyor”

    Belediyecilikle ilgili fikirlerini ifade eden Murat Karayalçın, “Katılımı, halkın katılımını çok tılsımlı bir sözcük olarak görüyorum. Birincisi o, ikincisi de saydamlık. Belediyenin saydamlaştırılması gerekiyor. Parayı nasıl kullanıyorsun? Kime veriyorsun? Ödemeleri nasıl yapmışsın? Bunların hepsinin böyle saydam ve cam gibi olması lazım” dedi.

    Fuar 17 Aralık Pazar gününe kadar ziyaretçilerini ağırlamaya devam edecek.

  • Yüreğir’e sosyal belediyecilik ödülü

    Yüreğir Belediyesi, İnsani Gelişme Vakfı’nın (İNGEV) bağımsız ve habersiz yoklama yöntemi ile hazırladığı 2016 yılı ‘İnsani Gelişim Endeksi-Sosyal Kapsama’ raporunda 150 büyük ilçe belediyesi arasında ikinci oldu.

    Belediye hizmetlerini daha etkin hale getirmek ve halkın yaşam standartlarını arttırmak için çalışmalar yürüten İnsani Gelişme Vakfı, Türkiye’deki ilçe belediyelerin karnesini hazırlarken, kayda değer kriterleri göz önüne aldı. Akademisyenler tarafından yürütülen araştırmada; yönetim tarzı, sosyal projeler, ekonomik durum, eğitim, sağlık, sosyal yaşam, çevre ve ulaşım kategorilerinde değerlendirme yapıldı. Belediyelerin faaliyet raporları üzerinden, reel bilgiler ele alındı.

    Akademisyenler belediye hizmetlerini incelerken, görevliler ise belediyeleri o ilçede yaşayan vatandaşlar gibi arayıp taleplerde bulundu ve yardım istedi. Bir yıllık çalışma nihayetinde İstanbul’da düzenlenen toplantı ile rapor önceki gün kamuoyuna duyuruldu. Bu iki önemli kritere göre hazırlanan raporda, Yüreğir Belediyesi 150 belediye arasından İnsani Gelişim Endeksi Sosyal Kapsama kategorisinde ikinci ilçe belediyesi oldu.

    “Başarı özveriyle çalışarak kazanılır”

    Yüreğir Belediye Başkanı Mahmut Çelikcan, ilçede 8 yılda onlarca ödüllü proje gerçekleştirdiklerini vurgulayarak, İnsani Gelişim Vakfı’nın açıkladığı raporda ikinciliğin bir tesadüf sonucu değil, özverili çalışmanın neticesi kazanıldığını söyledi.

    Açıklanan raporla ilgili değerlendirmelerde bulunan Başkan Çelikcan şunları söyledi:

    “Yüreğir’de büyük işler yaptık. Küçük bütçemizle, 500 bine nüfusa, alt ve üstyapı hizmetlerinin yanı sıra sosyal, kültürel projeler hayata geçirdik. Engellilerimiz, kadınlarımız, çocuklarımız, gençlerimiz bugün eğitim yuvası haline gelen kültürevlerimizden, kültür merkezimizden aldıkları eğitimlerle hayatlarına farklı değerler kazandırdı. Evden çıkamayan engelli kardeşlerimiz sevgi ile kurduğumuz o merkezlerimizde sosyal hayata karışıyor mutlu oluyorlar. Her bebek bir umut diyerek 5 yıldır bebeklerimize ‘Hoş Geldin ‘ diyoruz. Aileleri ziyaret ederek yeni anne ve babaları eğitiyoruz. Yaşlılarımız bizim çınarlarımız ki, tecrübeleri ile bizlere yol gösteriyorlar. Şahsım olarak sık sık ‘Belediyeniz Yanınızda’ ekiplerimizin dışında onları ziyaret edip ellerini öpüyor, isteklerini dinliyorum. Belediyemiz, hem bakanlıktan hem de UNICEF’ten çocuklara yönelik projelerimizle ödül aldı. Çocuk Dostu Şehir ilan edildik. Bir kentin çocukları gülüyorsa, o kentte mutlu insanlar yaşar sözünden hareketle onlar için yüzlerce park yaptık. Yüreğir’de spordan kültüre, uyuşturucu ile mücadeleden yaşlılarımızın ihtiyaçlarının karşılanmasına, her alanda Yüreğir Belediyesi var. İnşallah olmaya da devam edecek.”

    Sosyal projelerle öncülük yapıyor

    Yüreğir Belediyesi’nden yapılan açıklamaya göre, 2009 yılında işbaşına gelen Yüreğir Belediye Başkanı Mahmut Çelikcan, ilçede 8 yılda büyük sosyal ve kültürel projeler hayata geçirdi. Yüreğir’de 11 kültürevi ile Adana’nın en büyüğü olan Yüreğir Kültür Merkezi bu dönemde eğitim yuvaları halini aldı. Her yıl 86 branşta düzenlenen kurslar sayesinde Yüreğir Belediyesi, ev kadınlarının, çocukların, gençlerin hayatına dokundu, onlara değer kattı.

    Sevgiye engel yok

    Adana’da bir ilk olan Yüreğir Engelli Koordinasyon Merkezi, engelleri nedeniyle evden çıkamayan vatandaşları sosyalleştirerek hayata tutunmalarını sağladı. Engellilere özel araçlar tahsis eden Yüreğir Belediyesi, engelli koordinasyon merkezindeki özel eğitimlerle engelli bireylerin hayata katılımlarına destek oluyor. Belediye ayrıca her yıl kariyer planı yapan, istihdam arayışında bulunan engelli bireylere yönelik E-KPSS kursları da açıyor.

    Kimsesizlerin kimi oldu

    Yüreğir Belediyesi 8 yıldır ‘Belediyeniz Yanınızda’ projesi ile Yüreğir’de yaşlı, kimsesiz ve bakıma muhtaç vatandaşların tüm kişisel hizmet ve bakımını yapıyor. Saç sakal tıraşından ev temizliğine kadar bir çok hizmet için belediye özel ekiplerle kapı kapı dolaşarak çalışmalarını sürdürüyor. Başkan Mahmut Çelikcan ise ilçede özellikle yaşlıları sık sık ziyaret ederek isteklerini dinliyor.

    Her bebek bir umut

    Yüreğir’de 5’inci yılına giren ‘Yüreğir’e Hoş Geldin Bebek’ projesi ile bugüne kadar 16 bin bebeğe hoş geldin dendi. Proje için kurulan özel ekip ziyaret ettiği ailelere bebeklerin bir kısım ihtiyaçlarını hediye ediyor. Ancak bu projede bebeklerin ihtiyaçlarının yanı sıra, anne ve babalara bir takım eğitimler içeren kitapçıklar, broşürler ve Başkan’dan mektupta veriliyor. Özellikle dünyada büyük bir sorun olan ani bebek ölümlerine karşı ekipler yeni anne ve babaları eğitiyor, sosyal farkındalık çalışmaları sürdürüyor. Yüreğir Belediyesi her yıl başında ise Başkan Mahmut Çelikcan ile birlikte yeni yılın ilk bebeklerini hastanede karşılayıp ‘ Yüreğir’e Hoş Geldin Bebek’ diyor.

    “Çocuk Dostu Şehir” ödülü

    Yüreğir Belediyesi 2014 yılında tarım işçilerinin çadırda kalan çocuklarına yönelik bakım, eğitimi kapsayan sosyal projesi ile Aile ve Sosyal İşler Bakanlığı’nca proje ödülüne layık görüldü. 2016 yılında ise UNICEF tarafından Yüreğir Belediyesi ‘Çocuk Dostu Şehir’ ödülüne layık görüldü.

  • Eyüp Belediyesi Akıllı Belediyecilik Zirvesi’nin gözdesi oldu

    TÜBİTAK destekli milli işletim sistemi PARDUS’a geçen Eyüp Belediyesi, Marmara Belediyeler Birliği tarafından düzenlenen Akıllı Belediyecilik Zirvesi’nin gözdesi oldu. 2023 yılına kadar bir milyon 800 bin bilgisayarda kullanılması beklenen PARDUS sistemi ile teknolojik olarak dışa bağımlılığın azalması, işletim sistemi ve diğer yazılım lisanslarından yıllık 2. 2 milyar dolar kar edilmesi amaçlanıyor.

    Eyüp Belediyesi, Marmara Belediyeler Birliği (MBB) tarafından düzenlenen Akıllı Belediyecilik Zirvesi’nde yerini aldı. TÜBİTAK Ulusal Akademik Ağ ve Bilgi Merkezi (ULAKBİM) tarafından geliştirilen milli işletim sistemi PARDUS‘a geçen Eyüp Belediyesi, zirvenin gözdesi oldu. PARDUS sistemi kapsamında öncelikli olarak Bilgi İşlem Müdürlüğü personeline eğitim verildi. Kurumsal olarak ihtiyaç duyulan uygulama ve yönetsel işlevlerin eksiksiz olarak bulunduğu sistem sayesinde teknolojik olarak dışa bağımlılık azalırken işletim sistemi ve diğer yazılım lisanslarına ayrılan harcamalardan kar edilmesi hedefleniyor. Güvenlik açıklarının önüne geçen PARDUS Sistemi büyük oranlarda ekonomik tasarruf sağlayarak kurumların bütçelerine de katkı sunuyor.

    “Bizim aslında her alanda milli olmamız lazım”

    Fuarda değişik ve yeni bir çok uygulama bulunduğunu belirten Eyüp Belediye Başkanı Remzi Aydın, akıllı teknolojilerin belediyecilikteki önemine değindi. Aydın, “Eyüp Belediyesi olarak bizlerde PARDUS sistemine geçtik. Bu zirveye de PARDUS ile katıldık. Bizim açımızdan da deneyim aktarma ve deneyim alma fırsatımız oluyor. PARDUS sisteminin bir çok avantajı var. Öncelikle çok ciddi anlamda bilgi mahremiyeti, bilgi güvenliği sağlanıyor. Onun dışında çok ciddi bir ekonomik tasarruf sağlıyor. En önemlisi milli bir yazılım. Bizim aslında her alanda milli olmamız lazım. İnşallah bu sürece biz de bir parça katkı sağlamış oluruz” dedi.

    Öte yandan teknolojik olarak dışa bağımlığı azaltan ve hizmet maliyetlerini düşüren PARDUS sistemi 20’nin üzerinde bakanlık ve kurum tarafından kullanılıyor.

  • Özhaseki, HDP’lilere Belediyecilik Dersi Verdi

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Özhaseki, HDP’nin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı hakkında Gensoru Önergesi’ne AK Parti Grubu adına Meclis Kürsüsü’nden cevap verdi.

    AK Parti Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Özhaseki, HDP Grubu’nun Çevre ve Şehircilik Bakanlığı hakkında Gensoru Önergesi’ne AK Parti Grubu adına cevap verdi.

    HDP’li Osman Baydemir’in Sur’da tarihi eserlerin tahrip edileceği iddiasına karşı Özhaseki şunları söyledi; “21 yıl belediye başkanlığı yapan bir isim olarak şehircilik ve belediyecilik alanında yeterince birikime ve tecrübeye sahibim. Aynı zamanda 7 yılda bünyesinde tarihi eser barındıran tüm belediyelerin birliği olan Tarihi Kentler Birliği Başkanlığı’nı yaptım. Birlik bünyesinde üyemiz olan belediyelerin binlerce çalışanına eğitimler verdik. Tarihi mirasa nasıl yaklaşılır, projelendirme nasıl yapılır, restorasyon nasıl yapılır, restore edilen tarihi esere nasıl fonksiyon yüklenir? vb konularında yüzlerce programın altında imzam vardır.” ifadesini kullandı.

    “Kimsenin Malında Devletin Gözü Yok”

    Hükümet olarak bölgede kamulaştırma kararı alınmasının sebebini maddeler halinde açıklayan Özhaseki, “ Birinci olarak çalışmaların sağlıklı yürütülebilmesi için parsel bazında yapılacak uygulama esnasında (kamulaştırılması gereken taşınmazlar tek tek belli olmadığından) karşımıza çıkabilecek sorunlarla ilgili ayrı ayrı bu kararın alınması ve uygulamaya konulması seneler alacak bir işlemdir. Tabii ki hazine mülkiyetinde olan taşınmazlar hariç. İkinci olarak, Sur’da mağdur olanlar üzerinden yeni bir rant kapısı doğmaması için valilik tapu devrini yasakladı. Genel Kamulaştırma Kararı ile rant kapısı tamamıyla engellenmiş oldu. Üçüncü olarak, özellikle mirastan kaynaklanan müşterek malik olmanın kişilere verdiği hak sahipliğiyle ilgili ortaya çıkacak birçok problem var. Bazen birkaç metrekare için bile seneler alacak bir mevzuat zorluğu var. Bütün bunların da biran önce aşılması icap ediyor. Dördüncü olarak, koruma amaçlı imar planına uygun yeni yolların açılması, yürüyüş alanlarının oluşturulması gerekli. Son olarak ise, tarihi eserlerin restorasyonu sırasında ona bitişik biçimde yapılmış kaçak ve niteliksiz yapılar için böyle bir kamulaştırma kararı gerekli idi. Yani koruma amaçlı imar planına uygun olarak (Bakanlık ve Büyükşehir Belediyesi, Sur Belediyesinin de uygun gördüğü) bu işlerin yapılabilmesi bu acil kamulaştırma kararına muhtaçtı. Yoksa kimsenin malında devletin gözü yok. Kimsenin dükkânında devletin gözü yok. Amacımız; Sur içini nasıl onarırız. Tarihi geçmişine yakışan bir biçimde nasıl yeniden inşa ederiz. Sur’u yeniden nasıl ayağa kaldırırız.” dedi.

    HDP Grubu’nun “Kürt Şehirleri” tabiri kullanmasını sert bir dil ile eleştiren Özhaseki, “Eğer her şehrimiz için böyle bir yol açarsak, bundan sonra 81 vilayet içerisinde Laz Şehirleri, Çerkez Şehirleri, Kürt Şehirleri ve Türk Şehirleri gibi bölünmenin yolunu açarız. Bu insafsızlıktır. Bir yerde çokça olabilirsiniz o ayrı bir şey. Lakin bu şekilde asla adlandıramazsınız. Yurdumuzun her bir köşesi bizimdir. O köşenin her bir yerinde de ecdadımızın kanları vardır. Şehitlerimiz vardır. Sahabelerimiz vardır. Bu şehirlerimizin hepsi birdir, beraberdir ve Türkiye’nin şehirleridir. Bu coğrafyada yaşayan herkesin şehirleridir.” değerlendirmesinde bulundu.

    “Özyönetim İlan Edenleri, Açtıkları Çukurlara Gömeriz”

    Özhaseki, sözlerine şöyle devam etti: “Diyarbakır, siyasetin şamata aracı yapacağı bir konu değil. HDP’nin, Sur ve Nusaybin’de Hükümet’in politikalarını eleştirmesi yersizdir. Sanki Sur ve Silopi gibi yerlerde de çok sakin bir yaşam var ve herkes kendi halinde mutlu. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’nin, güvenlik güçlerinin ve askerinin işi gücü yok. Güvenlik Güçleri ‘Buraları gidip yıkalım mı?’ diyorlar. Niye askerler Kayseri’ye, Tokat’a veya başka şehirlere gelmiyorlar. Niye askerler, Samsun’a gidip oralarda çatışmaya girmiyorlar. Oralarda da Kürt vatandaşlarımız var. Ama teröristler Diyarbakır’da bu çukurları kazarlarsa, eğer HDP’li belediyeler özyönetim ilan ederlerse, içeride başka bir cumhuriyet ve muhtariyet kurmaya kalkarlarsa elbette Türkiye Cumhuriyeti gider, onların dersini verir. Allah’ın izniyle onları da açtıkları çukurlara gömer.” ifadesini kullandı.