Etiket: Bekliyoruz”

  • ORDEF Genel Başkanı Çelik: “Vatan hainlerinin en ağır cezaları almalarını bekliyoruz”

    Ordu Dernekler Federasyonu (ORDEF) Genel Başkanı Ali Çelik, kendi insanına kurşun sıkıp tanklarla ezecek kadar gözü dönmüş, milletine ve devletine en büyük ihaneti etmiş vatan hainlerinin en ağır cezaları almalarını yüce Türk adaletinden beklediklerini belirtti.

    ORDEF tarafından yapılan yazılı açıklamada, 15 Temmuz gecesi, millet ve milli kurumların, milli birlik ve beraberliğe, demokrasiye yapılan alçakça saldırıyı kahramanca duruş sergileyerek bertaraf ettikleri belirtilerek, “Bu alçakça kalkışmanın başarısızlığa uğraması, Türk milletinin birlikte duruşu, kararlı tutumu ve demokrasiye sahip çıkma iradesiyle mümkün olmuştur. Ülkemizin bütün kurumlarının, siyasi partilerimizin, sivil toplum örgütlerimizin, basın-yayın kuruluşlarımızın darbeye karşı net bir duruş sergileyerek demokrasiye sahip çıkmış olmalarından tüm ulusumuz gibi bizler de büyük mutluluk duyduk” denildi.

    Açıklamada, “Demokrasi düşmanlarına karşı iktidarı ve muhalefetiyle siyasi partilerimizin ve siyasetçilerimizin gösterdiği birlik, beraberlik ve kararlı duruş en büyük takdiri hak etmektedir. Bu bağlamda başta sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere meclis başkanımız, Başbakanımız ve meclisteki tüm siyasi partilerimizi, darbe heveslileri karşısındaki dik duruşlarından dolayı yürekten kutluyoruz. Yine bu darbe girişimi karşısında direnen, tavır sergileyen herkese, başta kahraman emniyet görevlilerimize ve TSK’nın şerefli mensuplarına, gönül dolusu sevgiler sunuyoruz.

    Olup bitene seyirci kalmak yerine, hayatları pahasına sokaklara inerek, tankların önüne birer demokrasi anıtı gibi dikilen, geçmişten günümüze kazanılmış demokratik haklarını ve özgürlüklerini kaybetmemek için mücadele eden, sokakları, caddeleri, meydanları demokrasi şölenine çevirerek yüreklerimizi umutla dolduran, memleket aşkıyla, birlik ve beraberlik ruhu içinde ortak düşmana karşı mücadele verileceğinin unutulmaz bir örneğini daha veren tüm ülke sevdalısı vatandaşlarımıza canı gönülden teşekkür ediyoruz. Onlara minnettarız.

    Ordulular olarak biz dernekler gücünü sandıktan almayan, yetkiyi milletten almayan bir idare istemiyoruz. Ülkemiz için demokrasi dışında bir seçenek de görmüyoruz. Sonuna kadar demokrasiye ve cumhuriyete inanıyoruz. Demokrasi vazgeçilmezimiz, milli irade gücümüz, kardeşliğimiz geleceğimizdir. Tüm ülkemiz gibi biz Ordulular da hiç tereddütsüz bu duygu ve düşün içindeyiz.

    Milletimize bu acıları yaşatan ordu ve devlet içinde örgütlenmiş FETÖ’cü/PDY’ci ve diğer tüm düşman unsurların tamamen ortaya çıkartılmasını ve adalet önünde hesap vermesini bekliyoruz. Kendi insanına kurşun sıkıp tanklarla ezecek kadar gözü dönmüş, milletin meclisini ve devletin kurumlarını gözünü kırpmadan bombalamış, şerefli Türk ordusuna sırt çevirmiş, milletine ve devletine en büyük ihaneti etmiş bu vatan hainlerinin de en büyük ve ağır cezaları almalarını yüce Türk adaletinden bekliyoruz” ifadelerine yer verildi.

    Çelik, açıklamada, 15 Temmuz darbe girişiminde hayatlarını kaybeden kahraman şehitlere Allah’tan rahmet dileyerek, “Kıymetli ailelerine sabırlar, yaralılara acil şifalar diliyoruz. Milletimiz onları daima minnet, rahmet ve şükranla anacaktır. Bu vesileyle biz Ordulu sivil toplum örgütleri olarak, halkın iradesi dışında hiçbir iradeyi ve yönetimi tanımayacağımızı, demokrasi ve cumhuriyetten vazgeçmeyeceğimizi ve darbe girişimlerini kabul etmeyeceğimizi bir defa daha vurguluyoruz. Allah ülkemize ve milletimize bir daha böyle acılar yaşatmasın” dedi.

  • Aşut: “Devletten, kuklaların iplerini ellerinde tutanların politikalarını bozmalarını bekliyoruz”

    Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkanı Şerafettin Aşut, terörün bir insanlık suçu olduğunu ve Türkiye’nin yaşananları hak etmediğini belirterek, “Devletimizden sadece birer kukla olan terör örgütleri ile mücadele etmesini değil, asıl bu kuklaların iplerini ellerinde tutan ve ikiyüzlü politikaları ile bölgemizi ve dünyayı cehenneme çeviren kişi, grup ve bazı samimiyetsiz ülkelerin teröre izin ve bazen destek veren politikalarını bozmalarını bekliyoruz” dedi.

    MTSO Başkanı Aşut, yazılı bir açıklama yaparak, Türkiye’de giderek tırmanan terör olayları, geçen hafta İsrail ve Rusya ile atılan yeni adımlar, İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden (AB) ayrılma kararı ve iş dünyasının beklentilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Her terör eyleminin, amacı ne olursa olsun bir insanlık suçu olduğunu vurgulayan Aşut, terör eylemlerinin dünyanın neresinde ve hangi ülkesinde gerçekleştirilirse gerçekleştirilsin, sadece o ülkeye karşı değil, tüm insanlığa ve tüm dünyaya karşı işlenmiş suçlar olduğunu kaydetti.

    “Tüm ülkeler teröre karşı samimiyetle işbirliği yapmalı”

    İstanbul Atatürk Havalimanı’nda meydana gelen terör saldırısında hayatını kaybeden vatandaşlara ve şehit düşen emniyet görevlilerine Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar dileyen Aşut, Mersin iş dünyası olarak tüm terör eylemlerini şiddetle lanetlediklerini bildirdi. Terörün, tüm ülkelerin samimiyetle işbirliği yapması gereken bir konu olduğunun altını çizen Aşut, “Özellikle devletimizden sadece birer kukla olan terör örgütleri ile mücadele etmesini değil, asıl bu kuklaların iplerini ellerinde tutan ve ikiyüzlü politikaları ile bölgemizi ve dünyayı cehenneme çeviren kişi, grup ve bazı samimiyetsiz ülkelerin teröre izin ve bazen destek veren politikalarını bozmalarını, onlara karşı elimizdeki yaptırımları uygulamalarını bekliyoruz. ‘Yurtta barış, dünyada barış’ gibi bir kuruluş felsefesi olan bir ülke ve millet olarak bu olayları hak etmiyoruz. Bu olaylar bu felsefeden uzaklaşmamıza neden olmamalı, ülkemiz dünyada barışa hizmet etmeye devam etmelidir” ifadelerini kullandı.

    “AB bize yarar sağladığı sürece bir parçası oluruz”

    İngiltere’nin referandum sonucunda AB’den ayrıldığını da anımsatan Aşut, verilen sözler, imzalanan anlaşmalar ve yükümlülükler olduğu için bu ayrılışın bir günde bitecek bir olay olmadığına dikkat çeken Aşut, şöyle devam etti: “En az iki yıl sürecek bir çıkış süreci var. Ancak, sonuçta artık İngiltere AB’de değil. Bu bizim AB üyelik sürecimizi etkilememelidir. İngiltere’nin şartları ve nedenleri başka, bizim amaçlarımız başka. AB üyelik sürecimiz her anlamda ülkemize katkı sunmuştur. Yılların kazanımları ile kurulan AB, bir günde dağılacak bir oluşum değildir. Elbette ülkemiz için önemli bir hedefse de bize yarar sağladığı sürece bir parçası oluruz. Aksi takdirde Türkiye, büyük önder Atatürk’ün dediği gibi yeni kurulan dünyada yerini alır, boşta kalmaz.”

    “Korkmadan ve çekinmeden bu olumlu ilişkileri arttırmalıyız”

    Türkiye’nin geçen hafta İsrail ve Rusya ile başlattığı yeni döneme ilişkin Mersin iş dünyasının görüşlerini de aktaran Aşut, Türkiye’nin dış politikasında uzun süredir sıkıntılar olduğunu ve sıfır sorunun, sıfır huzura döndüğünü dile getirdi. Ancak, İsrail ve Rusya ile başlayan yeni süreci olumlu ve akılcı dış politika olarak niteleyen Aşut, bu politikanın duygusal yaklaşımlarla zarara uğrayan dış ilişkileri düzeltecek gibi göründüğünü belirtti. “Korkmadan ve çekinmeden bu olumlu ilişkileri arttırmalıyız” diyen Aşut, şunları kaydetti: “Barış ülkelere sadece refah getirir, mutluluk getirir ve savaşın galibi olmaz. Mersin iş dünyası olarak, bu olumlu adımların Mısır ile de başlayacağını umuyor ve hükümetimizin bu adımlarını destekliyoruz. Bu konuda üstümüze düşen görevlere hazırız. Biz Mersin iş dünyası olarak gerek İsrail’le gerek Mısır iş dünyası ile iletişimimizi zaten kesmemiştik. Bir aracı rol oynamayı bırakmadık. Hükümetimizin ve Sayın Cumhurbaşkanımızın attığı bu adımlar bizim de başlattığımız olumlu ilişkileri taçlandırmış oldu. Bölgenin denge devleti olan Türkiye’den beklenen de budur. Sorun oluşturan değil, sorunları çözen ülke olmak.”

    “Yatırım için arazi üretilmesini bekliyoruz”

    Bu gelişmeler olurken iş dünyası olarak ekonominin gerçek sorunlarını ihmal etmeden, unutulmasına izin vermeden çalışmalarına devam ettikleri kaydeden Aşut, Mersin iş dünyasının devletten paradan çok yatırım ortamının geliştirilmesini istediğinin altını çizdi. Aşut, Mersin iş dünyasının beklentilerini şöyle sıraladı: “İş dünyası yatırım için arazi üretilmesini bekliyor. Tüm iş dünyasının tek ses olduğu Çukurova Uluslararası Bölgesel Havalimanı, Mersin Lojistik OSB ve yeni OSB’lerin artık hayata geçmesini bekliyor. Çünkü bölge ve ülke için hayati olan bu yatırımlar geciktikçe ülkenin 2023 hedeflerine darbe vuruluyor. Havalimanı ve lojistik merkez projemiz hayata geçerse bu sadece Mersin’in değil, bölgenin ve ülkenin zenginliği olacaktır.”

    “Hükümetimizin yatırım ortamını iyileştirme atağını destekliyoruz”

    Yatırım ortamının iyileştirilmesi ile ilgili 13 Haziran 2016’da Başbakanlık tarafından Meclis’e sunulan bazı yasa maddelerindeki tasarı değişikliklerini olumlu ve yerinde bulduklarını da dile getiren Aşut, sözlerini şöyle tamamladı: “Tasarıda yatırım ortamına ilişkin işlem maliyetlerin azaltılması, faizsiz finans ürünlerinin arttırılması, Ar-Ge desteklerinin arttırılması ve uygulama farklılıklarının kaldırılması, şirket kuruluş maliyetlerinin azaltılması, yatırımcılara teşvik belgesi süresince emlak vergi muafiyeti getirilmesi, çek düzenlemesi öngörülmesi gibi konulardaki gelişmeleri olumlu buluyor ve yatırım ortamı düzeldikçe üretime dönük yatırımların artacağına inanıyoruz. Başta Başbakanımız Binali Yıldırım, Kalkınma Bakanımız Lütfi Elvan olmak üzere emeği geçenlere teşekkür ediyoruz.”

  • “BES’e Katılım Sayısının 13 Milyonu Geçmesini Bekliyoruz”

    ’İstikrarlı ve Kapsayıcı Bir Finansal Sistem İçin Tekafül Sektörünün Önemi’ konulu konferansta konuşan TSB Başkanı Ramazan Ülger, bireysel emeklilik sisteminin yasalaştığı zaman sisteme katılanların sayısının 13 milyonu geçmesini düşündüklerini söyledi.

    Dünya Bankası, Hazine Müsteşarlığı ve İslami Finansal Hizmetler Kurulunun iş birliğinde, Türkiye Sigorta Birliği (TSB) ve Katılım Sigortacılığı Derneği’nin sponsorluğunda “İstikrarlı ve Kapsayıcı Bir Finansal Sistem İçin Tekafül Sektörünün Önemi” isimli konferans uluslararası alandan yetkililerin katılımıyla İstanbul’da başladı. Konferansta Türk sigortacılığı hakkında bilgi veren TSB başkanı Ramazan Ülger, çalışan herkesin zorunlu olarak bireysel emeklilik sistemine katılması planı olduğunu ve sistemin yasalaştığı zaman katılımcı sayısının 13 milyonu geçmesini beklediklerini belirterek, “Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) 2003 yılında faaliyete geçti. Bugün itibariyle bireysel emeklilik sözleşmesi olan kişi sayısı 6 milyon 200 bin sayısına ulaştı. Çalışan herkesin zorunlu olarak BES’e katılması planı var ki bu yasalaştığı zaman bu sayının 13 milyonu geçmesi düşünülüyor. BES’in Nisan 2016 itibariyle 53 milyar lira toplam fon tutarı var. Bunun yaklaşık 6 milyar lirasını devlet desteğiyle bireysel emeklilik sözleşmesi yapan herkes devlet katkısından yararlanıyor” dedi.

    Türkiye sigorta pazarında İslami sigortacılığın çok gelişmiş olmadığına değinen Ülger, “Yeni başlamış bir branş. Bize göre de çok güçlü bir potansiyeli var. Bu toplantılar bize yol gösterici toplantılar ve bizim sistemimizde bunu güçlendirebileceğimiz alt yapılarını kurabileceğimiz toplantılar” şeklinde konuştu.

    “SİGORTA SEKTÖRÜNÜN VERDİĞİ TEMİNATLARIN TOPLAM TUTARI 77 TRİLYON LİRA”

    Türk sigorta pazarının yüzde 72’sini uluslararası şirketlerin oluşturduğuna dikkat çeken Ülger, “Uzun yıllardır bütün dünyada gelişmiş olan veya dünyada yaygın olan şirketler Türkiye’de faaliyet gösteriyor. Sigorta sektörünün finansal siteme katkısı özellikle çok önemli. Bugün itibariyle sigorta sektörünün verdiği teminatların toplam tutarı 77 trilyon lira bu Gayrisafi Yurt İçi Hasılamızın 44 katı oranında” ifadelerini kullandı.

  • İTO Başkanı Demirtaş: “Faiz İndirimlerinin Devamını Bekliyoruz”

    İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş, Merkez Bankasının faiz indirimi kararını olumlu bulduklarını belirterek, “Faiz indirimi kararının devamını bekliyoruz” dedi.

    İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Demirtaş, Murat Çetinkaya başkanlığında ilk kez toplanan Merkez Bankası Para Politikası Kurulunun bugün aldığı karar ile marjinal fonlama oranı yüzde 10,50’den yüzde 10’a indirdiğini, borçlanma faiz oranlarını yüzde 7,25 düzeyinde sabit tuttuğunu belirtti. Uzun süreden sonra bunun gelen ilk faiz indirimi olduğuna dikkat çeken Demirtaş, “Kararın gerekçesinde küresel finansal koşullarda iyileşme yaşanması, enflasyonun belirgin düşüş sergilemesi, yapısal reformların uygulamaya geçirilmesinin büyüme potansiyelini önemli ölçüde arttırabileceği gibi önemli tespitler var. Karar hemen piyasaya yansıdı, dolar geriledi, tahvil faizleri düştü. Para Politikası Kurulu özetle ölçülü bir adım atılmasına karar verdi. Önümüzdeki dönemde de para politikası kararlarının enflasyon görünümüne bağlı olacağı görülüyor. Faiz indirimi kararını son derece olumlu buluyoruz ve bu indirimlerin devamını bekliyoruz. Ayrıca, devletin vadesinde ödenmeyen borçlara uyguladığı fahiş faiz oranının da indirilmesini bekliyoruz” diye konuştu.

  • Bakan Bozkır: “Sabırla AB’nin Bizi Net Olarak Bu İlişki Olmadan Olmayacağını Anlayacağı Tarihi Bekliyoruz’’

    AB Bakanı ve Başmüzakereci Volkan Bozkır, Avrupa Birliği’nin (AB) bu ilişki olmadan olmayacağını anlayaceı tarihi sabırla beklediklerini söyledi.

    AB Bakanı ve Başmüzakereci Volkan Bozkır, temaslarda bulunmak üzere geldiği Viyana’da, Avusturya Türk İşadamları ve Sanayiciler Derneğinin (ATIS) 20.kuruluş yıl dönümü etkinliğine katıldı. Bakan Bozkır, Türkiye’nin Viyana Büyükelçiliği Rezidansında yapılan etkinlikte gerçekleştirdiği konuşmada, ATIS’in 20. kuruluş yıl dönümü etkinliğine katılmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “20 yıl gerçekten çok uzun bir zaman. Bugünkü buluşmamda belirttiğim bir Japon atasözünün dediği gibi ’İşadamları atlar gibidir, atı nehir kenarına götürebilirsin ama su içmeye zorlayamazsın’ yani devletler, iş adamları için ortamı yaratır ve destekler. İşi yapma kısmı, iş ağı oluşturma kısmı da iş adamlarındadır. İşte ATIS de tam olarak bunu yapıyor. Biz sizi destekliyoruz, siz de gereken iş ortamını yaratıyorsunuz. Bu çerçeve bence çok başarılı” ifadelerini kullandı.

    İki ülkenin modada Atıl Kutoğlu gibi önemli bir isme ya da Atilla Doğudan gibi Türk yemek firması Do&co gibi başarılı ortak ürünlere sahip olduğundan söz eden Bakan Bozkır, “Diğer başka pek çok ortak yeteneklerimiz hem ülke ekonomilerimize, ilişkilerimize hem de dünyaya katkıda bulunuyorlar. Bunun doğru yolda ilerleme olduğunu düşünüyorum. Biz böylesine daha çok iş ortamları yaratmalı, böyle gurur duyacağımız daha çok kişiler çıkarmalıyız. Biz, Türkiye’nin bu ilişkiden çıkarı olduğunu düşünüyoruz. Ancak belki de AB tarafı bu ilişkiden daha fazla çıkarı olduğunu bilmiyor. Ama biz yine de sabırlıyız. Biz halen sabırla AB’nin bizi net olarak bu ilişki olmadan olmayacağını anlayacağı tarihi bekliyoruz” dedi.

    YALÇIN: “İŞBİRLİĞİNİ DAHA DA GELİŞTİRMEYE İSTEKLİYİZ”

    ATIS Başkanı Döne Yalçın yaptığı konuşmada, derneğin 20 sene önce Avusturya ve Türkiye arasındaki ekonomik ilişkileri güçlendirmek, iki ülke iş adamlarını, şirketlerini bir araya getirmek, işbirliklerini sağlamak için kurulduğunu belirterek, “Bu işbirliğini daha da geliştirmeye, bunun üzerinde çalışmaya istekliyiz” dedi.

    BÜYÜKELÇİ GÖĞÜŞ: “AVUSTURYALI İŞ ADAMLARININ TÜRKİYE’DE 9 MİLYAR EUROLUK YATIRIMLARI VAR”

    Türkiye’nin Viyana Büyükelçisi Hasan Göğüş de Türkiye ile Avusturya arasındaki ticaret hacminin 3 milyar Euro olduğu belirterek, “Avusturyalı iş adamlarının Türkiye’de 9 milyar Euroluk yatırımları var. İki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerde ve ticaret hacminin daha da geliştirilmesinde ATIS çok önemli bir rol oynuyor” dedi.

    LİNHART: “VİYANA’DAKİ GİRİŞİMCİLERİN YÜZDE 11’i TÜRK”

    Avusturya Dışişleri Bakanlığı Genel Sekreteri Michael Linhart ise etkinliğe katılmaktan dolayı son derece mutlu olduğunu belirtti. Linhart, “Avusturya’da yaşayan Türklerin ülke ekonomisine katkıları çok büyük. Türk vatandaşları Avusturya iş yaşamında, ekonomisinde çok ciddi rol oynadılar. Şu anda sadece Viyana’daki girişimcilerin yüzde 11’ini Türk kökenli girişimciler oluşturuyor” dedi. Avusturya ve Türkiye’nin hep yakın ilişkiler içinde olduğunu ifade ederek, “Son dönemde Suriye kaynaklı sığınmacı krizinin iki ülke üzerinde büyük baskı oluşturdu. Avusturya’nın göçmenlere yönelik izlediği politikayı savunuyorum. Hiçbir ülke bu krizle tek başına mücadele edemez. Türkiye çok fazla sığınmacıya ev sahipliği yapıyor. Türkiye, anahtar oyuncu. Bu krizin çözümünde çok önemli rol oynuyor” dedi.

    Konuşmaların ardından etkinlik kapsamında Borusan Quartet müzik topluluğu tarafından klasik müzik dinletisi sunuldu. Borusan Quartet’in mini konseri izleyenlerin büyük beğenisini topladı.