Etiket: Bekliyoruz”

  • Babacan Holding YK Başkanı: “Büyümenin devam etmesi ve sürdürülebilir olması için 2018’de faiz indirimi bekliyoruz”

    İnşaat sektörünün 2017 yılında cazip kampanyalar ile canlılığını koruduğunu belirten Babacan Holding Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Babacan, yeni yılda da aynı büyüme ivmesinin devam etmesi için sektörel işbirliklerinin önemli olduğunu söyledi. Babacan, ertelenen konut talebinin harekete geçmesi için kredi faizlerinin de düşürülmesi gerektiğini vurguladı.

    Babacan Holding Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Babacan, inşaat sektörünün 2017 yılını değerlendirip 2018 yılı ile ilgili öngörülerini ve beklentilerini paylaştı. Babacan, 2017 yılının ilk 10 ayında 1 milyon 153 bin 610 konutun satıldığı belirterek, “Konut satışlarında ise en yüksek paya İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük şehirler sahip. Ekim ayında ipotekli konut satışları ise bir önceki yıla göre yüzde yüzde 20’ye yakın oranda azaldı. Bu da yükselen konut kredisi faizleri nedeniyle kredili konut satışlarına olan talebin azaldığının bir göstergesi. Sektörümüz, 2017 yılında Emlak Konut GYO tarafından başlatılan 240 ay vadeli ve taksitleri bir yıl sonraya erteleyen konut kampanyaları ile canlılığını korudu. Büyüme ivmesinin devam edebilmesi ve sürdürülebilir bir boyuta taşınması için faiz oranlarının da aşağı çekilmesi gerekiyor” görüşünü aktardı.

    “Sektör desteklenmeye devam edilmeli”

    İnşaat sektörünün ülke ekonomisi açısından önemine işaret eden Babacan, şunları söyledi: “Ekonomimizin büyüme ivmesinde inşaat sektörünün önemli bir payı bulunmakta. Son olarak açıklanan rakamlar da bunu bize gösteriyor, geçen yılın üçüncü çeyreğinde yıllık bazda yüzde 0,8 daralan Türkiye ekonomisinin, bu yılın aynı döneminde yüzde 11,1 büyümesi, ekonomimizin toparlanması adına önemli bir gösterge oldu. Bu rakam, 2011 yılının ilk üç çeyreğinde görülen yüzde 11’lik yıllık büyüme rakamlarından sonra en yüksek GSYH artışı anlamına geliyor. İnşaat sektörümüz ise aynı dönemde yüzde 18,7’lik artışla bu büyümede önemli bir rol oynadı. Dolayısıyla ülke ekonomisinin büyümesinde öncülük görevini üstlenmek, sektörümüz açısından da sevindirici bir gelişme”.

    “KDV indiriminin sonlanması satış oranlarını düşürdü”

    15 Temmuz 2016 tarihinde yaşanan hain darbe girişiminin ardından iç piyasada hemen hemen her sektörde işlerin bıçak gibi kesildiğini kaydeden Babacan, “Hükümetimizin aldığı önlemlerle ertelenen talep yeniden harekete geçerken, aynı canlılığın konut satışlarına da yansıdığını gördük. KDV’de sağlanan indirimler, damga vergisinin kaldırılması sektörde talebi artıran en önemli faktörler oldu. 2017 yılının ilk yarısındaki kampanyaları sektör olarak iyi değerlendirdik ve atılım yaptık.

    Yılın ikinci yarısından itibaren sektörde yaşanan mevsimsel durgunluk ve KDV indiriminin 30 Eylül’de son bulmasıyla birlikte ise konut satışlarındaki gerilemeye şahit olduk. Ekonomik dalgalanmalar ve yüksek faiz oranlarından negatif yönde etkilenen sektörümüzün devlet tarafından sürekli desteklenmeye ihtiyacı var. Büyümenin ivmelenerek devam edebilmesi de sektör dışı bir takım düzenlemelerin devlet eliyle yapılmasına bağlı. Özellikle, kentsel dönüşüm süreçlerindeki bürokrasinin azaltılması, KDV oranlarının yeniden düzenlenmesi ve sektörün ihtiyacına yönelik Emlak Bankası’nın yeniden faaliyete başlaması önemle üzerinde durduğumuz konular” diye konuştu.

    “Emlak Bankası sektörün arkasındaki güç olur”

    Sektörün kendine ait, sorunlarını bilen ve yorumlayarak bu sorunlara finansal çözümler üreten bir ihtisas bankasının önemli bir ihtiyaç olduğunu vurgulayan Babacan, Emlak Bankası gibi bir kurumsal yapıyı 2018 yılında sektörün heyecanla beklediğini dile getirdi.

    “Yeni pazarlara yönelmek gerekiyor”

    Sektöre olan yabancı sermaye ilgisine de işaret eden Babacan, “Ekonomi yönetimimiz tarafından yapılan düzenlemelerle, ülkemizden gayrimenkul almak isteyen yabancı yatırımcılara vatandaşlık hakkının tanınmasıyla birlikte özellikle referandum sonrası beklenen yabancı yatırımcı ilgisinin canlanmaya başladığını gördük. Türkiye’den ev almak isteyen ancak bürokratik kısıtlamalardan dolayı beklemede kalan yabancı yatırımcılar hemen harekete geçti.

    Sektör uzun yıllardır özellikle Arap ve Körfez yatırımcılarının yoğun ilgisiyle karşılaşıyor. Fakat Arap pazarı da artık doygunluğa ulaşmaya başlamış durumda. Bu nedenle hem sektörümüz hem ekonomimiz için Japonya, Filipinler, Singapur, Uzakdoğu gibi yeni pazarlara yönelmemiz gerekiyor. Ekonomimizdeki istikrar ortamı devam ettiği müddetçe gayrimenkule olan yabancı yatırımcı ilgisinin de devam edeceğini düşünüyoruz” öngörüsünde bulundu.

    “Kentsel dönüşüm sürecinin hızlandırılması için, Kentsel Dönüşüm Müsteşarlığı oluşturulmalı”

    Babacan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kentsel dönüşüm sektörün en önemli sorunlarından biri olarak karşımıza çıkıyor. Türkiye’de 7,5 milyon konutun dönüşmesi gerekiyor. 2018 yılında özellikle kentsel dönüşüm süreçlerindeki bürokrasinin azaltılmasını ve çalışmaların hızlandırılması konusunda hükümetimizden destekler bekliyoruz. Bu konu, yaklaşan deprem gerçeğinin de ayrılmaz bir parçası. Uygulamaların hızlanması ile depreme hazırlık birbirinden ayrı düşünülmemesi gereken konular. Bu açıdan baktığımızda Bakanlık bünyesinde kurulacak bir Kentsel Dönüşüm Müsteşarlığı işleri mutlaka hızlandıracaktır.

    Ayrıca konut satışlarının önündeki en büyük engel olarak gördüğümüz faizin düşürülmesi hem sektörün hem de ev sahibi olmak isteyen vatandaşların önceliğidir. Bu gibi düzenlemeler yapıldığı takdirde biz de inşaatçılar olarak yapacağımız kampanyalar ve şirket olarak vereceğimiz teşviklerle taşın altına elimizi koyacağız ve 2018’de de sektörün ve dolayısıyla ülkemizin büyümesine destek vereceğiz”.

  • Başkan Böcek: “Tüm Antalyalıları Fuarımıza bekliyoruz”

    8. Antalya Konyaaltı Kitap Fuarı, ziyaretçi akınına uğruyor.

    8. Antalya Konyaaltı Kitap Fuarı, yeni yerinde on binlerce kitap severi sevdikleri yazarlarla buluşturdu. Konyaaltı Belediyesi Fuar ve Kongre Merkezi’nde 24 Kasım Cuma günü sekizinci kez kapılarını açan Kitap Fuarı, bir hafta içerisinde on binlerce ziyaretçiyi ağırladı. Gürsel Tekin, Barış Yarkadaş, Zafer Algöz, Doğu Perinçek, Ataol Behramoğlu, Hanefi Avcı, Burcu Bahar, Banu Avar, Yılmaz Özdil, Banu Avar, Ali Türkşen gibi çok sayıda yazar Antalya Konyaaltı Kitap Fuarında okurları için imza ve söyleşi günü düzenledi.

    Fuarda kitap severleri Belediye standında karşılayan Konyaaltı Belediye Başkanı Muhittin Böcek, ziyaretçilerle tek tek ilgileniyor. Böcek, 9 ay gibi kısa bir süre içinde yapımı tamamlanan Konyaaltı Fuar ve Kongre Merkezi’nde açılan fuarın Antalyalılardan büyük ilgi gördüğünü söyledi. 130’un üstünde yazarın katılacağı Fuarın 3 Aralık Pazar gününe kadar ziyaretçilere açık olacağını dile getiren Muhittin Böcek, Fuarın ilk bir haftasında on binlerce kitap severi sevdikleri yazarlar ile buluşturduklarını kaydetti. Son olarak Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal’ı da Antalya Konyaaltı Kitap Fuarı’nda yazar olarak ağırladıklarını dile getiren Başkan Böcek, Lavinya’nın Aşkal İmtihanı kitabının yazarı Ümit Uysal’ı bir kez daha tebrik ederek, başarılarının devamını diledi. 2-3 Aralık günlerinde yine bir birinden değerli yazarları Fuar alanında ağırlayacaklarını belirten Başkan Muhittin Böcek, tüm Antalyalıları Fuarı ziyaret etmeye davet etti.

    8.Antalya Konyaaltı Kitap Fuarının 2-3 Aralık günleri katılımcı yazar programı şöyle;

    2 Aralık Cumartesi günü İsmail Saymaz, Çağla Aktürk-Okan Yiğit, Hasan Ali Toptaş, Işık Öğütçü, Elfin Tataroğlu, Tarık Çelenek, Saygı Öztürk, Ergun Poyraz, Aslı Karabulut, Asude, Kahraman Tazeoğlu, Ayşe Kulin, Naim Babüroğlu, Ümit Zileli, Mavisel Yener, Mastafa Balbay, Can Ataklı, Enver Aysever, Burcu Bahar, Sinan Meydan, Ahmet Yavuz

    3 Aralık Pazar günü Ayşe Kulin, Ahmet Ümit, Suat Suna, ersan Şen, Tuncay Özkan, Gürkan Hacır, Ergun Poyraz, Burcu Bahar, Can Ataklı, İrfan Detğirmenci, İhsan Eliaçık, Nagihan, Koray Yersüren, Hakan Aydın, Ümit Zileli, Emre Gül, Buse Pendaz, Fikret Eroğlu, Murat Tavlı, Naim Babüroğlu.

  • Gümrük Bakanı Tüfenkci: “2017 yılında yüzde 5.5 büyüme bekliyoruz”

    Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, 2017 yılının sonunda yüzde 5.5 civarında bir büyüme beklediklerini söyledi.

    Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, AK Parti Merkez ilçe Başkanlığının 6. Olağan Kongresine katılmak üzere Kastamonu’ya geldi. Kastamonu Belediyesi Nikah ve Konferans Salonunda gerçekleştirilen AK Parti Merkez ilçe Başkanlığı 6. Olağan Kongresinde konuşan Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, “Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın önderliğinde erdemliler hareketi olarak kurulan bu parti, yola çıktığında bir şey söylemişti. Türkiye’de artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak demişti ve Allah’a hamdolsun Türkiye’de o günden bu yana her alanda hiçbir şey eskisi olmadı. Millete hizmet için varız. Millete hizmetkar olmak için yola çıktık, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde de bu yolculuğumuz devam ediyor” dedi.

    29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı da kutlayan Bakan Tüfenkci, “Bilinsin ki Cumhuriyeti kuran ruh bugün de dimdik ayakta istiklal ve istikbal mücadelesini sürdürüyor. 15 Temmuz’da bu ruh gerçekten zirveye çıktı. Göğsünü toplara, tanklara karşı siper eden, bu millete biz ne kadar şükran duysak, hizmet etsek azdır. Bunun için AK Parti kadroları gece gündüz demeden çalışıyor, koşturuyor” diye konuştu.

    “Birileri AK Parti siyasetini anlamayabilir” diyen Bakan Tüfenkci, “Birileri AK Partideki değişimi, dönüşümü anlamayabilir. Birileri son günlerde belediye başkanlarındaki değişimi anlamayabilir göremeyebilir. Bilsinler ki AK Parti sıradan bir parti değil. AK Parti hareketi bir dava hareketidir. Bir lideri vardır, o liderde Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dır. Bu partinin istişare mekanizmaları vardır. Bu partinin birlikte yol yürüdüğü milleti vardır. Onlarla yapılan istişareler neticesinde alınan kararlar vardır. Bütün arkadaşlarımız da bu kadroların tamamı da bu istişareler sonucu alınan kararlara ‘başım gözüm üstüne’ der ve gereğini yapar. Bunu Cumhuriyet Halk Parti’nin, MHP’nin anlaması mümkün değil. Bu davanın içinde yetişenler, millete hizmet için yola çıkanlar bunu anlar. Çünkü bizim sevdamız koltuk sevdası değil, bizim sevdamız millete hizmet sevdasıdır. Bizim tek dayanağımız vardır, millet, halk ve haktır. Onun dışında hiçbir dayanağımız yoktur. Ne vesayet odaklarına, ne cuntacılara ne de darbecilere dayandık. Sadece ve sadece millete dayandık, halka ve hakka dayandık. Onun dışında da hiçbir güce dayanmadık, onun dışında da kimseye hesap vermeyiz” şeklinde konuştu.

    Terörle mücadele de gösterdikleri kararlılıktan bahseden Bakan Tüfenkci, “Bir yandan terörle mücadele ediyoruz, bir yandan FETÖ, bir yandan PKK, bir yandan DEAŞ, bir yandan DHKP-C ile mücadele ediyoruz. Bir yandan da Türkiye’yi büyütme mücadelesi veriyoruz. Allah’ın izni ile de ve sizlerin desteği ile Türkiye’yi her alanda büyütüyoruz. AK Parti iktidara gelmeden önce milli gelir 3 bin 500 dolar civarındayken şimdi 11 bin dolar civarına yükselttik. Baktığımızda en az Türkiye’yi her alanda en az 3 kat büyütmüşüz, bazı alanlarda da 5 kat büyütmüşüz. Büyütmeye de devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.

    15 Temmuz hain darbe girişimine bakılmasının ve incelenmesinin gerektiğine işaret eden Bakan Tüfenkci, şöyle konuştu:

    “Bu hain darbe girişimi hangi ülkenin başına gelirse gelsin 3 seneden önce kendini toparlayamazdı ama Allah’a ham olsun Türkiye kısa zamanda kendini toparladı ve 2017’ye çok güçlü bir giriş yaptı. 2017’nin ilk çeyreğinde yüzde 5.2, ikinci çeyrekte yüzde 5.1, üçüncü çeyrekte de inşallah yüzde 7’nin üzerinde bir büyüme bekliyoruz. İnşallah Türkiye 2017’de yüzde 5.5 büyüme oranını yakalayacak. Orta vadeli planlarımıza da baktığımızda son üç yılın ortalamasını yüzde 5.5 büyüme oranı olarak açıkladık ve orta vadeli planlarımıza da sadık kalacağız. Niye Türkiye’yi yüzde 5’in üzerinde büyütmek zorundayız. Türkiye’de her yıl 1 milyona yakın gencimiz, iş gücü piyasasına dahil oluyor. Bu yüzden Türkiye’ye her yıl yüzde 5’in üzerinde büyüteceğiz ki 1 milyon insanımıza iş bulalım, aş bulalım. Birileri laf üretsin, biz AK Parti olarak iş üreteceğiz, aş üreteceğiz. Ekmeğimizi büyüteceğiz, işimizi büyüteceğiz.”

    Türkiye’nin, bölgesinde ve dünyada yaşanan tüm sıkıntı ve çalkantılara rağmen hedefleri doğrultusunda kararlı yürüyüşünü sürdürdüğüne dikkat çeken Bakan Tüfenkci, “Gezi olayları,17-25 Aralık yargı emniyet darbesi, bölücü örgütün Kobani olayları, çukur siyaseti, çukur olayları, 15 Temmuz hain darbe girişimi kalkışması. Bütün bu olaylar Türkiye’nin önünü kesme çalışmasıydı ama bunlar milletimizi unutuyorlar, cumhurbaşkanımızı unutuyorlar. Türkiye üzerinde kim operasyon yapmaya kalkarsa kim ameliyat yapmaya kalkarsa bilsinler ki o ameliyat yapan, o operasyon yapan eller kırılır ve kırılmaya da devam edeceğiz. Çevremizdeki ateş çukurunu biliyoruz ve gereken önlemleri alıyoruz. Doğu’da terör örgütüne aman vermiyoruz. Örgütlerin inlerine girmeye devam ediyoruz. Bütün terör örgütlerin inlerine giriyoruz, girmeye de devam ediyoruz” dedi.

    Türkiye’nin üzerinde oynanan oyunların farkında olduklarını vurgulayan Bakan Tüfenkci, şunları söyledi:

    “Etrafımızdaki açılan ateş çukurunun biliyoruz ve onlara karşı önlemlerimizi alıyoruz. Oralara gidiyoruz ve oralarda operasyon gerçekleştiriyoruz. Sadece Türkiye’ye değil Türkiye’nin umudu olan mazlumlara da mağdurlara da umut olmaya devam edecek. Onlara da elimizi uzatıyoruz. Uzatmaya devam edeceğiz. Birileri varsın eleştirsin. Onlar bizim gönül dünyamızı gönül coğrafyamızı anlayamazlar. Onlar yetimin başını okşamanın ne demek olduğunu anlayamazlar. Onlar Afrika’nın çöllerinde su kuyusu açmanın ne demek olduğunu anlayamazlar anlatmazlar. Bunu ancak gönül coğrafyası geniş olanlar anlar ve onlar bunun peşinde giderler. Türk milleti bunu anlıyor. Bunu destekliyor ve her seçimde bize destek veriyor.”

    AK Parti olarak 2019 seçimlerinin önemli olduğunu bildiklerini söyleyen Bakan Tüfenkci, “2019’u sıradan bir seçim olarak görmememiz lazım. Hem yerel seçimlere girdiğimiz bir zaman hem de milletvekili ve Cumhurbaşkanlığı seçimini yapacağımız Türkiye’nin geleceğine yön verecek seçimleri yaşayacağız. Sizlerin desteğiyle biz 16 Nisan’da Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçtik. İnşallah onun meyvelerini de 2019 seçimlerinde alacağız. 2019 seçimlerindeki başarımız bizi 2023 hedeflerimize 2053 hedeflerine ve 2071 hedeflerine götürecek” diye konuştu.

    Konuşmanın ardından tek liste halinde gidilen seçimde Veteriner Hekim Faruk Özdemir, tekrar aday olmayan AK Parti Merkez İlçe Başkanı Ahmet Namlı’dan görevi devralarak başkanlığa seçildi. Kongrenin sonunda Bakan Tüfenkci’ye çeşitli hediyeler verildi.

  • Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Yayman: “1,5 milyon yerli turistten 1,5 milyar dolar bekliyoruz”

    Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Hüseyin Yayman, 10 günlük bayram tatili süresince otelleri dolduracak 1,5 milyon yerli turistten 1,5 milyar dolar gelir beklendiğini söyledi.

    24. Aspendos Uluslararası Opera ve Bale Festivalinin açılışına katılan Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Hüseyin Yayman gazetecilere yaptığı açıklamada Kurban Bayramı’ndan beklentilerini açıkladı. 10 günlük bayram tatilinin turizm sektörü bakımından çok önemli olduğunun altını çizen Bakan Yardımcısı Yayman, turizmcinin geçen senenin yaralarını sardığını kaydetti.

    “Geçen seneki olumsuz olayları hatırlamak bile istemiyoruz bu sene rakamlar çok iyi” diyen Yayman “2014 rakamı olmasa dahi 2016 rakamının çok çok üstünde rakamlar var. Bunu Rusya’dan zaten görüyoruz. Allah’a şükür çok büyük artışlar var, Avrupa pazarıyla ilgili yine çalışmalarımız kampanyalarımız devam ediyor. Biz hem Almanya pazarında hem Avrupa pazarında son dakika rezervasyonlarıyla beraber eylül, ekim döneminde ne azından daha olumlu bir geri dönüş bekliyoruz” dedi.

    “2017 umutla baktığımız bir yıl olacak”

    Konuşmasında son dakika rezervasyonlarının turizme etkisini anlatan Yayman “İnsanların son dakika rezervasyonlarıyla Antalya’mıza, Türkiye’ye gelmek istediklerini görüyoruz. Bayramda da inşallah 1,5 milyon vatandaşımızın otelleri doldurarak 1,5 milyar dolar bir gelir bekliyoruz. Bu bizim için önemli. İnşallah hem bayramda iç turizmi hareketlendirmek hem de dış turizmdeki yeni rezervasyonlarla birlikte 2017 umutla baktığımız bir yıl olacak” dedi.

    Turizmde pazarın çeşitlendirilmesinin önemine de değinen Bakan Yardımcısı Yayman şöyle devam etti:

    “Pazarı çeşitlendirdiğimiz ürünü çeşitlendirdiğimizde işte biliyorsunuz Antalya’mız Hint düğünleri turizmi için çok önemli. Bu yıl bakanımız Numan Kurtulmuş bey eylül ayı içerisinde Çin’e gidecek ve Çin’de Türkiye yılı ilan edilecek. Çin’den hedefimiz bir milyon turistin öncelikle gelmesi. Yine Hindistanlılar ile ilgili düğün turizmi konusunda çok önemli teşebbüslerimiz var. Bu sene inşallah yaraları sarıp gelecek yılda Türk turizminde zirvenin olduğu 50 milyon turist, 50 milyar dolar hedefimize daha emin adımlarla ilerleyeceğiz.”

    “İç turizm, dönemlere ayrılacak”

    Konuşmasında müjde de veren Yayman, turizmi canlandırmak maksadıyla iç turizmi dönemlere ayırıp tatilleri belirli periyotlarda yapmak, diğer taraftan turizmi çeşitlendirmek istediklerini söyledi. Yayman, “Yani deniz, kum, güneşin yanına biraz önce söylediğim yayla turizmini, sağlık turizmini, inanç turizmi, kültür, tarih, jeotermal turizmi, spor turizmi ile bir yandan ürünümüzü ve pazarımızı çeşitlendireceğiz. Sadece Rusya, Almanya değil aynı zamanda Hindistan, Çin ve Arap pazarını inşallah Türkiye’ye getirmek bakımından biz bunları önemsiyoruz. Bütün bu konuların konuşulduğu turizm şurasını kasım ayı içerisinde Ankara’da sayın Bakanımız Numan Kurtulmuş’un başkanlığında Cumhurbaşkanımızın katılımıyla bu sorunların hepsini ele alacağız” dedi.

  • KFMİB Başkanı Sevinç: “Bu yıl 750 bin tondan fazla rekolte bekliyoruz”

    Karadeniz Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (KFMİB) Başkanı İlyas Edip Sevinç, bu yıl 750 bin tondan fazla rekolte beklediklerini, 2023 projeksiyonunda Türkiye’nin 350 bin ton iç fındık ihraç etmesini hedeflediklerini söyledi.

    “9. Uluslararası Fındık Kongresi” Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) ev sahipliğinde başladı. OMÜ ve İnternational Society Of Horticultural Scienses (ISHS) tarafından düzenlenen kongre OMÜ Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde yapılıyor. 40 yıldır düzenlenen uluslararası kongre 4 yılda bir yapılırken, bu yıl 17 ülkeden 250 akademisyen katıldığı kongrede 149 sunum yapılacak. 15-19 Ağustos tarihleri arasında gerçekleşecek olan kongrenin başkanlığını OMÜ Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölüm Başkanı Prof. Dr. Celal Tuncer yapıyor.

    Kongrenin açılış konuşması yapan OMÜ Rektörü Prof. Dr. Sait Bilgiç, birçok ülkeden gelen akademisyeni OMÜ’de ağırlamaktan memnun olduklarını belirtti. Rektör Bilgiç, fındığın geleceği için başarılı bir kongre olması temennisinde bulundu.

    “Yüzde 40-45 oranında işlenmiş fındık ihraç edebiliyoruz”

    Türkiye’nin geleneksel ihraç ürünleri arasında fındığın en ön sırayı aldığını belirten KFMİB Başkanı İlyas Edip Sevinç, “Fındık, diğer tarım ürünlerine göre en fazla ihraç girdisi sağlayan, Türkiye’de toplam 400 bin ailenin, dolaylı olarak 3 milyon insanın gelir sağladığı ürünümüz. Hiçbir ithal girdisi olmayan ihracatıyla ilgili gelirinin tamamen ülkemizde kaldığı çok değerli bir ürünümüz. Fındık bizim bildiğimizin dışında dünyada sanayi ürünü olarak değerlendiriliyor. Biz ihracatçılar olarak Türkiye’nin fındığının tamamını özel sektör ihracatçıları işlerler ve ihraç ederler. Üzerinde özellikle durduğumuz iki konu var. Bu konulardan bir tanesi yüksek katma değerli fındık ihraç edebilmemiz. Yani işlenmiş fındık ihracat oranımız, kırılmış naturel fındık ihracatımızı aşması. Ama hala daha yüzde 40-45 oranında işlenmiş fındık ihraç edebiliyoruz. Bunu yüzde yetmişlere ulaştırdığımız takdirde hem iç tüketimimizde hem ihracatımızda fındığı önemli bir katma değer sağlayacak bir ürün olarak göreceğiz. Karadeniz Bölgesi’nde istihdam sorununun çözümünde fındığın çok önemli bir yeri var. Bunun yanında dünya fındık tüketiminde istediğimiz artışı 2000 yılından beri göremiyoruz. Bizim hedefimiz 2023 projeksiyonunda Türkiye’nin en az 350 bin ton civarında iç fındık ihraç edebilmesi. Bu rakamı yakalayabilmek o kadar zor değil. Çünkü iyi bir rekoltenin olduğu 2012 yılında 301 bin ton fındık ihraç ederek Türkiye Cumhuriyet tarihinin en büyük rekorunu kırdı. 301 bin ton fındık demek 600 bin ton kabuklu fındık demek. Bunun yanında 150 bin ton iç piyasada ürettiğimiz zaman 750 bin ton kabuklu fındığa tekabül ediyor” diye konuştu.

    “Bu yıl 750 bin tondan fazla rekolte bekliyoruz”

    Bu yıl iyi bir rekolte beklediklerini söyleyen Sevinç, “Bizim tahminimiz 750 bin tondan daha fazla bir rekolte var. Henüz Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı kendi rekoltesini açıklamadı. Bu demektir ihracatta önemli bir sıçrama yapabilmemiz, tonaj bazında ve iç piyasada kullanılan fındığın miktarını artırabilmemiz mümkün olacak. Bu, istihdam açısından da önemli bir durum. Ama hepsinden daha önemlisi dünya fındık tüketiminin artması lazım. Türkiye’de tabiat şartlarına göre bazen çok yüksek rekolteler gerçekleşebiliyor. 2008 yılında 900 bin ton fındık oldu. Bu fındığı piyasadan arz fazlasını çekip yağlığa vermek yerine büyük zararlar oluşmasını engellemek için dünya fındık tüketimini Türkiye orijinli olarak artırmamız lazım. Aynı zamanda da Türkiye’de fındık fiyatlarının düşük rekolteler nedeniyle yükselmesini fırsat bilip; kendi üretim alanlarını artıran Gürcistan, Şili, ABD (en büyük tehlike ABD’dir), İtalya gibi ülkelerin ekim alanlarının durdurulması lazım. Bu ancak serbest piyasa rejimi ile gerçekleşebilecek bir durumdur. Sayın Cumhurbaşkanımızın 2009 yılında bir devrim niteliğinde bir karar alarak fındığı serbest piyasaya bırakmıştır. Devlet destekleme alımlarından çekilmiştir. Ümit ediyorum bu karar bundan sonra da devam ettirilecektir. Üreticinin sosyal devlet politikaları içerisinde, gözden ırak tutulmaması, desteklenmesi ve gelir kayıplarının önlenmesi de önemlidir. Bunun için zaten devletimiz alan bazlı destek modeline geçmiştir. En azından yüksek rekoltenin olduğu dönemlerde bu alan bazlı desteğin bir miktar daha artırılabilmesi ve üretim maliyetlerinin daha yüksek oranda karşılanabilmesi sağlanırsa fındık fiyatlarındaki istikrar sonucunda çok başarılı bir ihracat sezonu geçireceğimizi düşünüyorum” şeklinde konuştu.

    “Ağaçlarımız yaşlandı, bahçelerimiz yaşlandı, verimlilik az”

    Bu tür toplantıların fındık için çok önemli olduğunu belirten Sevinç, “Tarım aynı zamanda bilimin bir konusu. Bilimsel ilerlemeler olmadan, fındığın kalitesi artırılmadan, fındık ve sağlık arasındaki bağlantının halkımızın ve dünya ülkelerinin anlayacağı şekilde ortaya konulmadan tüketimin artırılabilmesi mümkün değil. Aynı zamanda Türkiye’de çok ciddi verim ve kalite sorunu da var. Ağaçlarımız yaşlandı, bahçelerimiz yaşlandı, verimlilik az. Düşen verimlilik nedeniyle maliyetler artıyor. Bunların hepsi bilimsel araştırmaların konusu. Her zaman fındığın fiyatının konuşulması, fiyatla ilgili çekişmelerin devam etmesi bu tür çalışmaların gözden uzak tutulmasına sebebiyet veriyor” ifadelerini kullandı.

    Vali Kaymak: “Samsun’da 95 bin kişi fındıktan geçimini sağlıyor”

    Fındığın 2 bin 500 yıllık bir tarihinin olduğunu belirten Samsun Valisi Osman Kaymak ise “Türkiye fındık konusunda dünyada söz sahibi bir ülke. Dünyadaki fındık üretiminin yüzde 70’i Türkiye’de üretiliyor. Samsun’da 95 bin kişi fındıktan geçimini sağlıyor. Samsun’da yılda 90 bin ton fındık üretilmektedir. Fındık stratejik bir ürün. Bu kongrede fındığın üretiminden, işlenmesi ve pazarlamasına kadar ele alınması bizi ümitlendirmektedir. Şüphesiz fındığın katma değerini artırarak üreticiye daha fazla yansıması bizim için çok önemli” dedi.

    Kongre, açılış konuşmalarının ardından akademisyenlerin sunumlarıyla devam etti.