Etiket: Bekleyen

  • Midibüs ışıkta bekleyen araçlara çarptı: 4 yaralı

    Eskişehir’de midibüsün kırmızı ışıkta bekleyen 3 araca çarptığı kazada 4 kişi yaralandı.

    Alınan bilgiye göre kaza, Göztepe Mahallesi’nde meydana geldi. İddialara göre, tramvay durağının yanından ilerleyen midibüs, kırmızı ışıkta bekleyen 3 araca çarptı. Son olarak tramvay durağına çarparak durabilen midibüsün içerisinde bir kişi sıkıştı. Çevredeki vatandaşların 112 Acil Sağlık ve itfaiye ekiplerine haber vermesi üzerine çalışma başlatıldı. Midibüs içerisinde sıkışan kişi itfaiye ekipleri tarafından kurtarılırken, diğer araçlardaki 3 yaralı ile birlikte hastaneye kaldırıldı. Yaralıların ilk belirlemelere göre hayati tehlikesi bulunmazken, kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.

  • Bayramda kalp nakli bekleyen Tuğçe’nin ailesinin umutlu bekleyişi sürüyor

    Kalp yetmezliği teşhisi konulan 24 yaşındaki Tuğçe Yıldız, 19 gündür makineye bağlı olarak yaşam mücadelesi veriyor. Kızlarının kalp nakli için umutlu bekleyişini sürdüren baba Vahit Yıldız, daha önce de 29 yaşındaki oğlu Mustafa Yıldız’ı kalp yetmezliğinden kaybettiklerini söyledi.

    Vahit ve Asiye Yıldız çiftinin dört çocuğundan biri olan 24 yaşındaki Tuğçe Yıldız, bir süre önce rahatsızlanarak hastaneye gitti. Tuğçe Yıldız’a, daha önce yine aynı hastalıktan vefat eden 29 yaşındaki kardeşi Mustafa Yıldız gibi kalp yetmezliği teşhisi konuldu. İstanbul Dr. Siyami Ersek Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavisi süren üniversite öğrencisi ve aynı zaman Kur’an kursu hocası Tuğçe Yıldız, 19 gündür makineye bağlı olarak yaşam mücadelesi veriyor. Kalp nakli olması gereken Tuğçe Yıldız’ın ailesi ise hastanedeki umut nöbetini sürdürüyor.

    “Kızımın durumu şu anda çok kritik”

    Günlerdir kızının başında bekleyen baba Vahit Yıldız, “Kızımın durumu şu anda çok kritik. Kızım şu anda kalp bekliyor. Böğrü yarık. Makineye bağlı kendisi. Acilen kalp lazım. Sayın Cumhurbaşkanımdan, meclis başkanımdan, sağlık bakanımdan yardım bekliyorum. Bu ikinci çocuğum. Daha önce 2014 yılında oğlumu kaybettim. Kızım Tuğçe 24 yaşında. Kendisi Kur’an kursu hocası. Çok mazlum bir çocuk. Kimsenin de hakkını yemek istemiyor. Kimsenin canının da yanmasını istemiyor. Ama tabi Allah’ın takdiri ilahisi bu. Bir an önce kalp nakli olması lazım” dedi.

    Organ bağışının daha fazla teşvik edilmesi gerektiğini ifade eden Yıldız, “Bu organ bağışının Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından, meclis başkanımız tarafından, sağlık bakanımız tarafından teşvik edilmesini bekliyoruz. Çünkü organ bir can demek. Mesela dün Antalya’da bir kızımız rahmetli oldu. Allah onun annesine, babasına da sabırlar versin. Organlarının hepsini bağışladı. Belki bizim kızımıza tutar ama haber çıkmadı. İnşallah bir haber çıkar. Acilen kalp nakli bekliyoruz” şeklinde konuştu.

    “Belki benim çocuğum yaşamayabilir ama başka çocuklar ölmesin”

    Hastanedeki hocaların çok iyi olduğunu ancak bağış olmadığı için bir şey yapamadıklarını belirten Yıldız, “Şu anda kızımda kanama başladı. Devamlı kan veriyorlar. Bizden kan istiyorlar, kan bulmaya çalışıyoruz. Diyeceğim şu, belki benim çocuğum yaşamayabilir ama başka çocuklar ölmesin. Başka çocuklara bu kalbi bulalım, böbreği bulalım, karaciğeri bulalım. Yani bu insanlar, genç çocuklar ölmesinler. Bizler anne, babalar olarak burada günlerce bekleriz ama çocuklarımız yaşasın. Çok rica ediyorum, Sayın Cumhurbaşkanım lütfen bu konularda bize yardımcı olun” ifadelerini kullandı.

  • Havuzlarda çocukları bekleyen tehlikeler

    Çocuk sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Canan Ateş, havuzlarda çocukları bekleyen tehlikeler hakkında açıklamada bulunurken, alınabilecek önlemleri sıraladı.

    Yaz mevsimi ile birlikte serinlemek amacıyla havuza girmek isteyen çocuklar için gelişebilecek havuz hastalıklarına karşı korumak ve buna yönelik tedbirleri almak önem arz ediyor. Hem sağlıkları hem de can güvenliklerini sağlayacak önlemleri Medicana Çamlıca Hastanesi Çocuk sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Canan Ateş açıkladı.

    Yüzme havuzlarının çoğunlukla açık alanda olmaları sebebiyle havadan gelen toz ve bitki tohumları ile mikroorganizmalar için gayet elverişli bir ortam olduğunu söyleyen Dr. Canan Ateş, ’’Ayrıca, insan vücudundan dökülen deri parçacıkları, salgılar, sürülen kozmetik ürünler, güneş yağları, sabun artıkları da suda kirletici etki oluşturmaktadır. Havuz suyu belli bir sıcaklığa ulaştığında oluşan yosun, bakteri ve virüslerin çoğalması için ideal bir ortam hazırlar ve bu mikroorganizmalar sağlığa zarar verir.Yüzme havuzundaki suyun temiz berrak olması, biyolojik açıdan insan sağlığına zarar vermemesi ancak uygun dezenfeksiyonun yapılması ile mümkündür. Bu amaçla en sık suda hızlı çözünen organik yapıda olan klor kullanılır. Ayrıca, ozon ve ultraviyole gibi alternatif dezenfeksiyon yöntemleri de uygulanmaktadır. Havuz suyunun belli bir PH değerinde tutulması ve klor oranının standartlara uygun olması gerekmektedir. İnsan sağlığını korumak amacıyla yapılan dezenfeksiyon yöntemlerine rağmen yine de bazı hastalık yapıcı etkenler havuz sularında yaşayabilmektedir’’ ifadelerini kullandı.

    Bebekler kaçıncı aydan itibaren denize sokulmaya başlanmalı?

    En sık karşılaştığımız sorulardan birisi de çocukların kaç yaşında havuza girebileceği konusu olduğunu belirten Dr. Ateş, ’’Çocukların havuza 2 yaşından sonra girmesi daha çok önerilmektedir. 2 yaşında bağışıklık sistemi daha gelişmiş ve güçlenmiş olacaktır. Aşı programı 2 yaşa kadar tamamlanmış ve özellikle havuz suyundan bulaşabilecek hepatit A ve hepatit B hastalıkların aşıları bu yaş civarında bitmiş olacaktır’’ dedi.

    Yaz aylarında çocuklara deniz ve havuzdan bulaşabilecek hastalıklar

    Dr. Ateş, deniz ve havuzdan bulaşabilecek hastalıklar şöyle açıkladı: ’’Havuzdan tifo, koli basili, legionella, shigella, giardia, dizanteri, rotavirus, hepatit A, hepatit E, hepatitB, kriptosporidium, mantar enfeksiyonları gibi çeşitli mikroorganizmalar bulaşabilmektedir. Bu mikroplar sindirim sisteminde ishal kusma,gözde konjonktivit, kulaktaotit, burundarinit, ağızda aft yaralar, boğazdatonsillit ve farenjit, cilttemantar, impetigo veya uyuz,üriner sistemde idrar yolu enfeksiyonu sistit ve kız çocuklarında vajinit gibi çok çeşitli hastalıklara sebep olabilmektedir’’.

    Çocukların hastalıklara yakalanmaması için ailelerin alması gereken önlemler

    Çocukların hastalıklara yakalanmaması için ailelerin alması gereken önlemler hakkında bilgi veren Dr. Ateş, ’’Öncelikle yetişkin-çocuk ayırımı yapılmış ve kalabalık olmayan havuzlar tercih edilmelidir. Havuz kenarlarında bilgilendirme panolarında havuzun standart dezenfeksiyonuna yönelik suyun PH, serbest klor seviyesi ve en son bakım zamanı yazılı olmalıdır. Havuz suyu fiziki anlamda temiz berrak görünümlü ve sirkulasyonu yapılıyor olmalıdır. Havuza girmeden önce uygun antiseptik sıvılar ile ayak temizliği yapılmalı, duş alınmalıdır. Havuz kenarı kaygan zeminde oluşabilecek kazaları önlemek için tabanı kaymaz terlik giyilmeli ve bu terlikler sadece bu alanda kullanılmalıdır. Yüzme bilmeyen çocuk,kolluk simit gibi önlemler alınarak yetişkin gözetiminde havuza girebilir. Tuvalet eğitimini henüz tamamlamamış çocuklar günlük alt bezi ile havuza sokulmamalı,havuza uygun bez kullanılmalı ve çok uzun süre suda tutulmamalıdır. Tuvalet eğitimini tamamlamış çocuklar ise öncesinden tuvalete götürülmeli,havuz içinde tuvaletini yapmaması konusunda uyarılmalıdır. Havuza tükürülmemeli ve havuz suyu yutulmamalıdır. Böylelikle muhtemel ateşli ishallerin, ağız boğaz yaralarının önüne geçilmiş olacaktır. Ciltte açık yara varsa iyileşmesi için beklenmelidir. Aksi takdirde cilt yaraları ilerleyebilir’’ şeklinde konuştu.

    Dr. Ateş, şöyle devam etti: ’’Kulakla ilgili muhtemel problemlerden korunmak için aktif orta kulak enfeksiyonu geçirirken, kulak zarı delikken veya kulağa tüp takılıyken havuza girilmemeli, kulak tıkacı kullanılmalıdır. Göz hastalıklarından konjonktivit veya klor tahrişinden korunmak için sualtı gözlüğü kullanılmalı ya da suyun altında gözler kapalı tutulmalıdır. İdrar yolu enfeksiyonundan korunmak için ıslak mayo ile beklenmemeli, kuru olanı ile değiştirilmelidir. Havuzdan sonra duş alınmalı ve kişisel havlu ile kurulanmalıdır. Bol su içilmelidir. İdrar yolu enfeksiyonu geçirilmekte iken havuza girilmemelidir. Suya atlayarak dalma esnasında hızla burundan giren su sinüslere kolay ulaşır ve ortamda uygun bakteri varsa sinüzite neden olabilir. Bunu önlemek için suya dalma anında ağız ve burunun kapalı tutulması konusunda çocuklar uyarılmalıdır. Havuza herhangi bir içecek veya yiyecek ile girilmemeli olası boğulma tehlikesine karşı dikkatli olunmalıdır. Hiçbir evcil hayvan havuza sokulmamalıdır’’.

  • Temassız kredi kartı olanları bekleyen tehlikeyi gözler önüne serdi

    Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde teknolojinin vatandaşların olduğu gibi hırsızların da işini kolaylaştırdığını ispatlamak isteyen bir esnaf, temassız kredi kartlarıyla hırsızlığın nasıl yapıldığını uygulamalı olarak göstererek, sosyal paylaşım sitesindeki hesabından paylaştı.

    Bir anda milyonlarca insanın izlediği ve paylaştığı uygulamayla Bankalararası Kart Merkezi (BKM) verilerine göre, adedi 13,6 milyonu aşan temassız kartlardan çok basit bir yöntemle vatandaşların bilgisi dışında para çekilmesini gözler önüne seren esnaf Türkiye gündemine oturdu.

    Toplu taşıma araçları gibi kalabalık yerlerde kurbanlarına yaklaşan hırsızların, rakamı önceden girdikleri tutarları, pos cihazını kurban olarak seçtikleri vatandaşa yaklaştırarak temassız özellik sayesinde çekebildiğini gözler önüne seren Ayvalık restoran işletmecisi İzzet Durko, paylaştığı videosuyla adeta bir fenomen haline geldi.

    İş yerinde bir çalışan bir genç kızın çantasına kendisine ait temassız kredi kartını koyan İzzet Durko, daha sonra işletmesine ait post cihazına sembolik bir para bedeli yazarak, genç kızın sırtındaki çantasına post cihazını yaklaştırarak, temassız karttan post cihazı hesabına bu parayı transfer etti. Cep telefonuyla çektiği bu görüntüyü paylaşan İzzet Durko, temassız kredi kartı kullanan vatandaşları bu tür bir mağduriyetle karşılaşmamaları için de uyarmayı ihmal etmedi.

    İzzet Durko, gelişen teknoloji sayesinde okuyucusu olan tüm noktalarda 90 liraya kadar olan işlemlerin şifreye gerek kalmadan temassız kartlarla gerçekleştirildiğini hatırlattı.

    “Rakam küçük olduğu için bankalardan da herhangi bir uyarı mesajı gelmiyor”

    Bu özellik sayesinde bozuk para aramadan ve para üstü beklemeden kartlarını cihaza gösterip kolayca ödeme yapabildiğini kaydeden Durko, “İşte bunu fırsat bilen sahtekarlar, gün içinde kalabalık yerlerde şansını deniyor. Usulca yaklaşan dolandırıcılar, cihazı size doğru tutarak önceden makineye yazdığı herhangi bir rakamı temassız özellik sayesinde kartınızdan çekiyor. Mesela otobüste ayakta gidiyorsunuz, bu kişilerin yanınızda durması ve elindeki cihazı yaklaştırması yeterli. İlgili teknolojinin en önemli özelliği, işlemin saniyeler içinde gerçekleşmesi yani cihaz kredi kartınızı okuduğu an ödeme tamamlanıyor. Semt pazarlarında, otobüste, alışveriş merkezinde, parkta kısacası her yerde hedeftesiniz. Rakam küçük olduğu için bankalardan da herhangi bir uyarı mesajı gelmiyor” dedi.

    Temassız kredi kartlarında yaşanılan bu durumun önüne geçilebilmesi için kartların koruma kılıflarının içinde saklanması ya da temassız kredi kartlarına bu işlem için şifre konulması gerektiğine işaret eden İzzet Durko, “Rakamlar ufak olduğu için kart ekstremiz geldiğinde çoğumuz fark etmiyor veya umursamıyoruz. Bu şekilde günde yüzlerce hatta binlerce kişinin kartından işlem yapıldığı tahmin ediliyormuş. Sorunun şu andaki tek çözümü ise vatandaşın dikkati. Ay sonundaki ekstreleri kontrol etmek ve harcamaları not etmek de önemli. Şüpheli işlemin bankaya bildirilmesinin yanında savcılık ve Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesindeki Bilişim Suçları Daire Başkanlığına başvuru yapılabilir” diye konuştu.

    Ayvalıklı restoran işletmecisi İzzet Durko, paylaştığı videoyu izleyen pek çok insanın kredi kartından neden eksilmelerin olduğunu anlayınca, tüm bankaların kartlarından yapılabilecek bu sahtekarlıklara karşı banka şubelerine giderek temassız kredi kartlarını iptal ettirmeyi düşündüklerini de kaydetti.

    “Vatandaşlar bu tür sahtekarlıklara karşı uyanık olmalıdır”

    Bazı bankaların yetkilileri de isim vermeden yaptıkları açıklamalarda, “Tüketiciler, çok dikkatli olmalı. Vatandaşın bir anlık dikkatsizliğinden yararlanan bu kişilere karşı uyanık olunması, firma bilgilerinin ve harcamalarımızın iyi takip edilmesi gerekir. Gerekirse bu tip kartları kullanmayın, hatta ciddi şüpheleriniz varsa doğrudan banka şubesinden işlem yapın” ifadelerini kullandı.

    Öte yandan uzmanlar da adeta peynir ekmek gibi pos cihazı dağıtılmasına ve denetimlerin yetersizliğine dikkat çekerek, “Örneğin, ülkemizde bir kişinin ismine pos cihazı çıkarılabiliyor. Kredi kartı ekstremizde bazen firma adı değil ad soyad ve alışveriş tutarını görüyoruz. Yani kişi belli bir şirket adına değil, kendi ismiyle pos cihazını kullanıyor. Haliyle buradaki alışverişi hatırlamıyor dikkat bile etmiyoruz” dedi.

  • 30 yıl önce satılan 12 yıl samanlıkta bekleyen otomobili bulup babalarına hediye ettiler

    Çorum’da iki kardeş babalarının 30 yıl önce sattığı ancak daha sonra pişman olduğu otomobili bir samanlıkta bulup tekrar babalarına hediye etti.

    Çorumlu iş adamı Cengiz Atlas, 30 yıl önce 1988 model bir otomobil satın aldı. 19 AT 474 plakalı otomobile 2 yıl boyunca binen Atlas, daha sonra aracı sattı. Aracından Çorum’da o dönem sadece 2 tane olması ve sıfır olması nedeniyle Atlas, zaman zaman aracına olan özlemini dile getirdi.

    Bunun üzerine harekete geçen oğulları Emre (29) ve Eren Atlas (26), galericilik işi yapan tanıdıkları ile birlikte otomobili aramaya başladı. Kardeşler uzun süren aramalarının ardından otomobili Çorum merkeze bağlı bir köydeki samanlıkta kullanılmaz halde bularak satın aldı.

    Arabayı iş yerlerinin önüne getiren iki kardeş babalarını arayarak aşağı inmesini istedi. 30 yıl önce sattığı otomobili gören Atlas büyük şaşkınlık yaşadı.

    Otomobili tam 30 yıl önce satın aldığını dile getiren baba Atlas, “Yaklaşık 2 yıl sonra aracı sattım. O dönem sıfır aldığım için içimde bir uhde kaldı ve sattığıma pişman oldum. Bunu zaman zaman çocuklarımla sohbet ederken dile getirmiştim. Onlar da bunu bildikleri galerici bir tanıdığımızla aracı arayıp bulmuşlar ve bana getirdiler. Beni çok mutlu ettiler. Onlara ayrı ayrı teşekkür ediyorum” dedi.