Etiket: Bekleyen

  • Durakta bekleyen kadını kene ısırdı

    Adana’da durakta beklerken kenenin ısırdığı kadın hastaneye kaldırıldı.

    Alınan bilgiye göre, sağlık görevlisi eşi Cumali Tekin’i iş yerinde ziyaret eden Zuhal Tekin (42), daha sonra eve gitmek için durağa geçti. Tekin, toplu taşıma aracı beklerken duvara yaslandı. Dolmuşa binen Tekin, bir süre sonra sırtında yanma hissetti. Evine geldikten sonra sırtındaki yanma hissi arttı. Yanan yere elin uzatan Tekin, sırtında bir cisim olduğunu fark edip yaradan dolayı oluşan kabuk zannedip çıkardı. Ancak kabuk sandığı şeyin hareket ettiğini görünce bir sağlık kuruluşunda çalışan komşusuna gösterdi. Komşusu bunun kene olduğunu belirterek hemen hastaneye gitmesi gerektiğini söyledi.

    Zuhal Tekin ambulans ile Adana Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne götürüldü. Burada tedavi altına alınan kadının sırtında kalan kenenin diğer parçası da çıkarıldı. Kene ise incelemeye alındı.

    Bu arada Tekin’e Kırım Kongo Kanamalı Ateş’e yakalanmaması için 5 iğne yapıldı. Daha sonra Tekin, hastanede kalmak istemediğini söyledi. Doktorlar ise hastanın kendi isteğiyle hastaneden ayrılmasını kabul edip, mide bulantısı, kaşıntı olması durumunda hemen hastaneye gelmesi gerektiğini bildirdi. Tekin evine gitti ancak akşam mide bulantısı ve kaşıntı başlayınca tekrar hastaneye kaldırıldı.

    “Ölmek istemedim”

    Zuhal Tekin, dolmuşa bindikten sonra sırtında biri sigara söndürmüş gibi bir yanma hissettiğini belirterek, “Hatta şoföre bile benim buram yandı dedim. Eve geldim arkam kaşınıyordu yara zannettim kabuk bağlamış olabileceğini düşündüm. Daha onu çıkartırken elime aldım hemen yürümeye başladı. Büyük oğlum vardı yanımda ona söyledim komşumuza söyledik o da görevden gelmişti hemen uyandırdık. Elimde yürüyen şeyin kene olduğunu söyleyip hemen hastaneye gitmem gerektiğini söyledi. Zaten bütün vücudumu kaşıntı tuttu hastaneye gittik. Hastanede gözetim altına aldılar 5 tane iğne yaptılar. Ondan sonra kalan bir parça vardı onu çıkardılar. Orayı tekrar ilaçlayıp tetanos iğnesi yaptılar” dedi.

    Tekin, vücudunda kene olduğunu öğrenince korktuğunu belirterek, “Ölmek istemedim korktum ilk defa hayatımda böyle bir şey başıma geldi, ilk defa keneyi gördüm. Kocam var çocuklarım var ölmek istemedim” diye konuştu.

  • Kırmızı ışıkta bekleyen otomobil alev alev yandı

    Konya’da kırmızı ışıkta beklediği sırada alev alev yanmaya başlayan otomobil kullanılamaz hale geldi.

    Yangın, 18.00 sıralarında merkez Selçuklu ilçesi Ferhuniye Mahallesi Vatan Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Abdurrahman Bedir idaresindeki 42 LZ 416 plakalı otomobil, cadde üzerinde kırmızı ışıklarda beklediği bir anda yanmaya başladı. Aracından alevlerin yükseldiğini gören sürücü aracından inerek durumu polis ve itfaiye ekiplerine bildirdi. Olay yerine sevk edilen polis ekipleri caddeyi araç trafiğine kapatırken, itfaiye ekipleri de yangına müdahale etti. İtfaiyenin yaptığı soğutma çalışmalarının ardından yangın söndürüldü. Yangın sonrası otomobil kullanılamaz hale geldi. Otomobil alev alev yanma anı ise çevredeki vatandaşlar tarafından cep telefonuyla kaydedildi.

  • Kırmızı ışıkta bekleyen otomobile mermi isabet etti

    Afyonkarahisar’da magandaların ateşlediği düşünülen tabancadan çıkan bir mermi kırmızı ışıkta bekleyen otomobilin tavanına saplandı. Olay sırasında araç içerisinde bulunan 3 kişi büyük bir korku ve panik yaşadı.

    Edinilen bilgilere göre olay, kent merkezinde İzmir kavşağında meydana geldi. Ailesi ile birlikte gittikleri düğünden 03 VV 348 plakalı araçla dönen Ahmet Fidan, kavşağa geldiği esnada araçlarından anormal bir ses gelmesi üzerine otomobili yolun sağ tarafına çekti. Araçtan dışarı çıktığında gözlerine inanmayan Fidan, yaşadıkları olayı şöyle anlattı:

    “Geçtiğimiz Pazar günü saat 20.50 civarında bir arkadaşımızın düğününden dönerken bir ses geldi arabadan ve inip baktığımızda tavana mermi saplandığını gördük. Olayı emniyete ilettim, araçta 3 kişiydik eşim ve bir akrabam daha vardı. Hepimiz korktuk. Emniyetten gelen ekip mermiyi çıkarıp, balistik için gönderip tutanak tuttu. Ben de şikayetçi oldum. Memur arkadaşların söylediğini göre merminin çapı 9 milimetreymiş.”

    “Attıkları mermiler havada kalmıyor”

    Magandalara çağrıda bulunan Fidan, “5 dakikalık bir zevkleri için insanların hayatlarını karartmasınlar. Bu arkadaşlar bu mermileri atarken çekirdeğinin eşlerinin, dostlarının, akrabalarının ve çocuklarına gelebileceğini düşünsünler. Attıkları mermilerin havada kalmadığını işte bu şekilde arabanın üzerine düştüğü gibi bunun insanların üzerine de düşebileceğini düşünsünler” dedi.

    Öte yandan, araçta 500 TL’lik bir masraf olduğunu öğrenildi.

  • Kamyonet kırmızı ışıkta bekleyen otomobile çarptı: 1 ölü

    Samsun’da kamyonetin kırmızı ışıkta bekleyen otomobile çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında otomobil sürücüsü hayatını kaybetti.

    Kaza, Samsun’un İlkadım ilçesi Toybelen Mahallesi Samsun-Ankara Karayolunda saat 17.00 sıralarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Ö.B.İ. idaresindeki 52 EM 312 plakalı transit kamyonet, kırmızı ışıkta bekleyen Tunahan Dörttepe (31) idaresindeki 78 BV 718 plakalı otomobile arkadan çarptı. Kazada ağır yaralanan otomobil sürücüsü Tunahan Dörttepe kaldırıldığı Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesinde hayatını kaybetti. Kazayla ilgili soruşturma devam ediyor.

  • Yaz tatilinde çocukları bekleyen tehlike: Ekranın cazibesi

    Verimli bir tatil planı yapılmadığı sürece çocukların telefon, bilgisayar ve televizyon karşısında geçireceği zamanın artması, çocuklarda teknoloji bağımlılığına neden oluyor.

    “Tatil dönemi, çocuğun yalnızca oyalanmasını gerektiren bir zaman değil, birlikte yapılan planlamalarla gelişiminin destekleneceği bir fırsattır” diyen Bayındır Söğütözü Hastanesi Çocuk Gelişimi Uzmanı Birgül Bayoğlu, ebeveynlerin en büyük sorunlarından biri olan teknoloji bağımlılığı ve etkin yaz tatili planlaması ile ilgili ebeveynlere şu önerilerde bulundu:

    “Anasınıfından itibaren okullu olan çocuklar için yaz tatili başladı. Okul ortamından, derslerden, kurallardan sıkılan çocuklar evde zaman geçirmeyi özlediler. Ev demek, özgürlük, keyif, eğlence ve sevgi demek… Oysa okul programı olmadan bütün bir günü nasıl kullanabileceğini bilmeyen, düşünemeyen ve hayal edemeyen çocuklarla yaşıyor ebeveynler.

    Günümüz çocuklarının en çok tercih ettiği eğlence türü bilgisayar, telefon ve internet odaklı ekran oyunları ve televizyon. Sosyal etkileşimleri artık ekran üzerinden iletişim kurmaya ve oyuna odaklı. Spor, müzik ve sanat etkinlikleri ebeveynlerin zorlamasıyla yaşanan “kurs” etkinliği yalnızca. Teknoloji yalnızca bu çağ çocuklarının değil tüm insanlığın vazgeçilmezleri arasında. Bununla birlikte çocukluk döneminin gelişen beyni teknolojiyi kontrol edebilmekte yetersiz elbette”.

    Bayoğlu, çocuk ve gençlerin internet, bilgisayar ve televizyon karşısında uzun zaman geçirmeleri sosyal, duygusal ve fiziksel sorunlara neden olabileceğini belirterek, “Çocukların iletişim becerilerini ve sosyal gelişimlerini olumsuz etkiler. Şiddet içerikli oyunlar ekran oyunları, korku filmleri, çocuğa uygun olmayan internet sitelerine erişebilme olanağı çocuklarda ciddi psikolojik, duygusal sorunlara neden olur ya da doğal duygusal gelişimlerini olumsuz etkiler. Erken dönemde teknolojiye maruz kalma çocuğun kendisini ifade etme ve sorunlarla uygun şekilde baş etmesini engelleyebilir. Görme, beden ve iskelet sorunları, radyasyon riski, obezite ve ilişkili kalp sorunları gibi birçok sağlık sorununa yol açabilir. Psikososyal olarak “internet/teknoloji bağımlılığı” tanısını geliştirebilir. Bazı çocuklar ekran bağımlılığına ve bunun olumsuz uzantılarına daha yatkın olabilirler. Onlar için ekran oyunlarının çekiciliği daha güçlüdür. İlk iki yaşta TV ve bilgisayara aşırı maruz kalan çocuklarda Otizm benzeri bulgular ortaya çıkabilir” dedi.

    Çocukların bilgisayarla değil, arkadaşlarıyla sosyalleşmesi gerektiğini belirten Bayoğlu, “Bilgisayar ve telefon başında uzun süre vakit geçirmeyen ya da teknolojik cihazlar ile geç tanışan çocuklarda daha iyi resim yapma, başarılı sebep sonuç ilişkisi ve olumlu iletişim kurma, akademik başarıda gözle görülen artış gibi özellikler görülüyor. Yaz tatilinde mutlaka çocuklarınızın bilgisayar başında geçireceği zamanı birlikte planlayın. Özellikle gelişimin hızlı olduğu ilk 2 yaşta çocuklar tüm ekran özellikli teknolojik araçlardan uzak tutulmalı, 4 yaşından itibaren ise teknolojik araçların kullanım süresini sınırlandırılmalı ve içerik bakımından da kontrol edilmeli. Bilgisayar ve televizyon gibi araçların okul ödevleri ve araştırmalarda kullanılması gerekebilir; etkin internet kullanımı öğretilmeli. Ayrıca bilgisayar ve internette uzun zaman geçirmesinin olumsuz etkileri görsel, işitsel ve deneysel metotlarla açıklayıp bilgilendirilmeli. Okul sonrası kalan boş zamanlarını nasıl değerlendireceğini bilemeyen çocuklar için ebeveynler mutlaka günlük plan oluşturmasına yardımcı olmalı. Eğlenceli etkinliklerin yer alacağı günlük plan çerçevesinde çocuğun sorumlulukları ve öncelikleri de yer almalı. Ayrıca yaşına uygun yapabileceği tüm aktiviteler belirlenmeli ve seçim yapma önceliği çocuğa verilmeli. Yaz aylarında özellikle çocukla birlikte yaz mevsime özgü bisiklete binme, uçurtma uçurma, top oynama, yürüyüş yapma, balık tutma, yüzme, akran gruplarının olduğu akraba ziyaretlerine gitme, piknik, müze gibi gezi etkinlikleri, tiyatro ve konsere gitme gibi etkinlikler düzenlenmeli. Ev içerisinde yer alan bilgisayar, tablet, televizyon ve telefon gibi cihazlar sürekli açık kalmamalı. Özellikle ebeveynler telefon ya da televizyonun karşısında geçirdiği süreye dikkat etmeli. Tüm bu olumlu ebeveynlik yaklaşımına karşın çocuğun ekran ve ekran oyunlarına düşkünlüğü kontrol edilemiyorsa çocuğun direncinin tıbbi ve psikososyal etkenlerinin araştırılması, mevcut tablonun ağırlaşmasının önlenmesi için ilgili uzmanlardan yardım alınmalıdır” dedi.

    Bayoğlu, çocukta bilgisayar bağımlılığı belirtilerini şöyle sıraladı:

    “Ekran başında zamanla artan oranda zaman geçirme

    Dikkat, odaklanma, görsel hafıza ve öğrenme zorlukları/akademik başarıda azalma

    Zayıf hayal gücü

    İçe kapanma

    Kişilerle yüz yüze ve göz temasından kaçınma

    Sözel iletişimin azalması

    Daha fazla oranda oynama isteği

    Yaşıtlarından ve sosyal yaşamdan uzaklaşma

    Yetişkinler ve aile üyeleri ile çatışma

    Sorumluluklarını yerine getirmeme

    Tik, istemsiz el ve parmak hareketleri, kendi kendine konuşma gibi davranım sorunları

    Yoksunluk belirtileri (bağlantı engellendiğinde titreme, aşırı sinirlilik ve hayal kurma, yaşıt ilişkilerden kopma ve bedensel ağırlıkta artış ve hareketsizlik)

    Bilişsel fonksiyonlarda bozulma”.