Etiket: Beklentisi

  • Gezer: “Çalışanların Zam Beklentisi 2 Katın Üzerinde”

    isbul.net Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gezer, 2016 yılı maaş beklentileri anketi sonuçlarını açıkladı.

    isbul.net Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gezer, 200’ü işveren olmak üzere toplam 800 kişinin katıldığı ’2016 Maaş Beklentileri Anketi’ sonuçlarını açıkladı. Buna göre; çalışanların zam beklentisi yüzde 25 iken işverenlerin ise yüzde 10 zam beklentisi var. İşçilerdeki beklentinin yüksek görünmesindeki sebep asgari ücretin bin 300 TL’ye çıkarılacak olmasından kaynaklandığını belirten isbul.net Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gezer, “Seçimlerde asgari ücretin bin 300 TL’ye çıkacağının belirtilmesi asgari ücret alanlarla birlikte diğer çalışanlarda daha yüksek bir beklenti doğurdu. İşverenler ise zam konusunda enflasyon rakamlarını dikkate alıyor. Bu sebeple çalışanlar ile işverenlerin beklentileri arasında böyle bir fark doğdu” dedi.

    Gezer, Ocak ayında asgari ücretin bin 300 TL olması halinde asgari ücret alanların yüzde 30’luk bir almış olacaklarına da değinerek sözlerini şöyle tamamladı: “2015 yılı içinde asgari ücrete yüzde 6+yüzde 6 şeklinde toplamda yüzde 12,3 oranında yapıldı. Ocak ayında asgari ücret bin 300 TL olması halinde ise tek seferde yüzde 30’luk bir zam yapılmış olacak. Yıl sonunda hesaplanacak olan 2015 toplam enflasyon oranı ise 2014’ten çok farklı çıkmayacaktır. Bu sebeple zam oranındaki 2 katın üzerindeki bu artış asgari ücret alanlar için oldukça rahatlatıcı ve sevindirici olacağını söyleyebiliriz”.

  • MÜSİAD’ın Hükümetten “4B” Beklentisi

    Müstakil Sanayici ve İş Adamları Derneği (MÜSİAD) İnegöl Şubesi, 64’üncü hükümetten beklentilerini açıkladı.

    MÜSİAD Şube Başkanı Halil Malkaç, düzenlenen basın toplantısında, ülke genelindeki üyelerin beklentilerini kamuoyuyla paylaştı. Malkaç, “MÜSİAD olarak hazırladığımız ekonomi, dış politika ve bürokrasi raporları, milletimizin en çok ihtiyacının barış olduğunu ortaya koydu. Biz de bundan hareketle 64’üncü hükümetten beklentilerimizi barış temasıyla 4 ana başlık altında topladık” dedi.

    1 Kasım seçimlerinin ardından iş dünyasının önünün açıldığını kaydeden Malkaç, “Ekonomi alanında bugüne kadar elde edilen kazanımları korurken, yeni bir hikâyelere ihtiyaç bulunuyor. Yatırımların ve büyümenin önündeki en büyük engel, mevcut finansal sistem ve yüksek faiz oranları olarak öne çıkıyor. Tapu-teminat bankacılığından çıkılarak, proje finansmanına geçilmeli, kaliteli ve ucuz finansmana hızlı erişim sağlanması önem taşıyor. Finansman sorunu çözülmeden, yatırım, istihdam, büyüme ve kalkınma sağlanması mümkün görünmüyor. Varlığa dayalı finansman modeli ve benzeri faizsiz finansman modelleri, etkin ve yaygın olarak teşvik edilmeli ve piyasada belirli bir büyüklüğe gelmesi sağlanmalı. Tasarruf açığı önemli bir sorun. Tasarrufların artmasını teşvik etmek için, BES’in, çocuk güvencesi fonu gibi yapılarla desteklenmesi, yeni enstrümanların devreye alınması gerekiyor. Sağlam mali ve finansal altyapımızı korumak çok önemli. Ama sanayi üretiminin GSMH içindeki azalan payı göz önüne alındığında, mali ve finansal sağlamlığın ötesine geçerek, üretim-yüksek katma değer-yüksek teknoloji odaklı, yeni bir kalkınma stratejisi oluşturulması gerekiyor. Cari açık sorununun çözümünde, yüksek katma değerli ürünler yanında, KOBİ’ler ve gıda-tarım-hayvancılık alanları, daha fazla önceliğe alınmalı. Maliye, mükellefe bakışını değiştirmeli ve köklü bir vergi ve zihniyet reformu yapılması önem taşıyor. TTIP, serbest dolaşım, güncellenmiş gümrük birliğini de kapsayacak şekilde, AB yol haritasındaki çalışmalar hızlandırılmalıdır. TPP ve benzeri oluşumlar da göz ardı edilmemeli” diye konuştu.

    “ASGARİ ÜCRETİN YÜKÜ PAYLAŞILMALI”

    Asgari ücret artışının işveren ve hükümet arasında paylaşılması gerektiğini söyleyen Malkaç, Çalışma Barışı başlığı altındaki beklentileri de şöyle sıraladı:

    “Seçim vaatlerinin, toplumun tüm kesimlerince kabul görecek bir şekilde uygulamaya geçirilmesi, iç ve iş barışımız açısından çok önemli bir konu. Yaşanılabilir ve sürdürülebilir asgari ücret, bütün yönleriyle, önemli bir başlık. Bölgesel asgari ücret ve esnek çalışma modelleri gündeme alınmalı, kıdem tazminatı sistemi yürürlüğe girmeli. Mevcut yapıdaki, adeta, istihdamı önleyici uygulamalar değiştirilerek, istihdam dostu hale getirilmeli. Çalışan ve işvereni, her adımda mahkemeye taşıyan bir sistemden dostluk çıkmaz”.

    Malkaç, sosyal barış başlığı ile ilgili olarak da şu bilgileri aktardı:

    “İyi niyet, uzlaşma, huzur, güven ve istikrar, milletimiz nezdinde kabul gördü. Bu uzlaşı, hem devlet içinde ve yönetim kademelerinde hem de tüm toplum kesimleri arasında kesintisiz sürdürülmeli. Çözüm süreci, vatandaşa karşı şefkatli bir şekilde, terörle mücadeleye ise etkinlikle devam ederek sürdürülmeli. Demokratikleşme, şeffaflık alanlarında yapılan düzenlemelere devam edilmeli. Sosyal yardımların bir bölümü, meslek edindirme ve istihdama da katkı sağlayacak şekilde yeniden yapılandırılmalı. Gençlik politikalarımız, gençlerin geleceğini ve genç istihdamını da kapsayacak şekilde yenilenmeli”.

    “BAŞKANLIK SİSTEMİNİ TARTIŞALIM”

    Siyasi barış başlığı altındaki beklentilerini de açıklayan Malkaç, “Daha hızlı ve daha adil işleyen hukuk devleti, ortak ve acil ihtiyacımızdır. Bunu sağlamanın yolu köklü bir zihniyet değişimi ve reformdan geçer. Kuvvetler kargaşası şeklinde tasarlanıp, kuvvetler ayrılığı şeklinde ifade edilen mevcut yapıyı da ortadan kaldıran, yeni bir anayasa yapılmalı. Merhum Cumhurbaşkanlarımız Turgut Özal ve Süleyman Demirel döneminden beri gündemde olan Başkanlık Sistemi, tüm yönleriyle tartışılması gereken önemli bir başlıktır. Sorunları çözmenin yolu onları tartışabilmekten geçer. Siyasi Partiler Kanunu, Seçim Kanunu ve seçim barajının değiştirilmesi ile milletvekili seçimlerinin tekrar 5 yıla çıkarılması öncelikle gündeme alınmalı. Devletin hukukunu vatandaştan korumak üzerine kurulu anlayıştan, ferdin hukukunu devlete ve diğer fertlere karşı koruyan anlayışa geçilmelidir. Bunun kamuoyundaki ifadesi bürokrasiden kurtulmaktır” diye konuştu.

  • Çerkeslerin Rusya Krizinde Çözüm Beklentisi

    Eskişehir Kuzey Kafkas Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Cihan Ertok, Türkiye ile Rusya arasındaki uçak krizinden en çok Çerkeslerin etkileneceğini belirterek yaşanan bu sıkıntıya çözüm istediklerini ifade etti.

    Rusya’ya ait savaş uçağının düşürülmesinin ardından yaşanan kriz, Türkiye’de yaşayan Çerkesleri tedirgin ediyor. 1864 yılında Kafkasya’dan sürgün edilerek Osmanlı topraklarına yerleştirilen Çerkesler, yaşanan bu krize karşı çözüm arayışı içerisine girdi. Eskişehir Kuzey Kafkas Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Cihan Ertok, Rusya ile Türkiye’nin arasında geçen bu sürtüşmelerden en çok Türkiye ve Rusya’da yaşayan Çerkeslerin zor durumda kaldığını ifade etti. Ertok, Çerkeslerin anavatanı olan Kafkasya’ya gitmenin, iki yabancı ülkenin inisiyatifinde olduğunu vurgulayarak, “Rusya ile Türkiye atışıyor arada kalan biz Çerkesler oluyoruz. Türkiye’den kendi memleketine gitmek isteyen Çerkesler, yabancı bir ülkenin yani Rusya’nın toprağına iniyor, sonra kendi topraklarına gidiyor. Yani iki yabancı ülkenin inisiyatifine kalıyor bizim insanlarımızın kendi topraklarına gitme çabası. Bizim için en büyük sıkıntı bu. Rusya ile ilişkilerimiz zaten belli 151 yıllık kötü bir geçmişimiz var. Biz Türkiye’de yaşıyoruz, Türk vatandaşıyız ama Kafkasya’da yaşayan Çerkes hemşerilerimiz Rusya ile iyi geçinmek zorundalar. Çünkü bütün dış ilişkileri Rusya’ya bağlı. Biz Kafkasya’ya gidip gelmek için Rusya ile de iyi ilişkiler kurmak zorundayız. Sonuç olarak esas sıkıntıyı Çerkesler çekiyor, bu bizim için büyük bir sorun ve çözüm bekliyoruz” dedi.

    “KAFKASYA’DA YAŞAYAN ÇEÇENLER VE ÇERKESLER DE KADİROV’U ÖNCÜLERİ OLARAK GÖRMÜYORLAR”

    Yaşanan krizin ardından Çeçen lideri Ramazan Kadirov’un, Türkiye’ye tehdit içeren ifadeler kullanmasını garipsemediklerini de belirten Ertok, “Kadirov, Putin’in desteği ile geldi o koltuğa. Böyle bir durumda Putin’i destekleyen yorumlar yapması şaşırılacak bir durum değil. Çeçenlerin, Çerkeslerin desteğini alarak o koltuğa gelmedi. Kafkasya’da yaşayan Çeçenler ve Çerkesler de Kadirov’u öncüleri olarak görmüyorlar. Geçtiğimiz günlerde basında yer alan Türkiye’yi tehdit eden açıklamalarına şaşırmamak lazım. Zaten Putin yanlısı bir insan, böyle olduğu içinde bizim çok dikkate aldığımız bir insan değil” ifadelerini kullandı.

    ÇERKES SORUNLARI MECLİSE TAŞINACAK

    Geçtiğimiz günlerde Kafkas Dernekleri Federasyonu (KAFFED)’nda yapılan Genel Kurul Toplantısına katılan Ak Parti ve Cumhuriyet Halk Partisi milletvekillerine de sorunları yüz yüze iletme imkanı bulduklarını belirten Cihan Ertok, “Bu konularla ilgili Mecliste bir çalışma yapmayı düşünüyoruz. Geçtiğimiz günlerde KAFFED’te yaptığımız toplantıya siyasi partilerden de temsilciler katıldı. Birebir olarak kendilerine iletildi bu konular. Siyasetçiler ile tekrar görüşerek Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM)’ne iletilmesi için görüş bildirilerek çalışmalar başlayacak” şeklinde konuştu.

  • Onur Öngün: “Sektörün Beklentisi Karşılanırsa, Konutta Kırılmadık Rekor Kalmaz”

    Onursal Gayrimenkul Yönetim Kurulu Başkanı Onur Öngün, 1 Kasım seçimlerinin ardından tek başına iktidarın sektöre ilaç gibi geldiğini belirterek, hükümetin ‘İlk 100 Gün’ programında sektöre yönelik net adımlar atması durumunda gelecek yılın ‘rekorlar yılı’ olabileceğini söyledi.

    Gayrimenkul ve inşaat sektöründeki hareketliliğin, ekonominin geneline olumlu etkiler yaptığını belirten Onursal Gayrimenkul Yönetim Kurulu Başkanı Onur Öngün, “Bu iki alan ülke ekonomisinin en önemli lokomotiflerinden. Son 5-6 aydaki belirsizlik piyasaları çok yordu ama şimdi kaldığımız yerden devam etme vakti” dedi.

    Haziran ayındaki seçimlerden bu yana geçen sürede gayrimenkul sektörünün ‘yatırım alanı’ndan ‘riskli alan’a taşındığını söyleyen Öngün, sözlerini şöyle tamamladı: “Sandıktan tek başına hükümetin çıkmasıyla piyasaların kendine güveni geldi ve gayrimenkul sektörü yeniden en güvenli yatırım aracı oldu. Başta İstanbul ve Ankara olmak üzere Türkiye’nin genelinde uzun zamandır bekleyen kentsel dönüşüm projesi bu açıdan en öncelikli konulardan biri. Dönüşüm noktasında kısa sürede aksiyon alınması, çok ciddi avantajları da beraberinde getirecektir. Bankaların faiz oranları ve alternatif finansman çözümleri de sektörün beklentileri arasında. Ayrıca KDV iadesi, harç muafiyeti ve özellikle yabancı yatırımcının ülkemizde gayrimenkul edinmesi konusunda sağlanması muhtemel kolaylıklar da sektörün önemli talepleri olarak öne çıkıyor. Yeni hükümet ‘ilk 100 gün’ programında bu konularda adım atarsa hem bu yılı güzel kapatırız hem de 2016’ya muhteşem bir giriş yaparız. Sektörün beklentisi karşılanırsa önümüzdeki yıl gayrimenkul ve konutta kırılmadık rekor kalmaz”.

  • Sağlık Bakanı Müezzinoğlu: “Milletin Beklentisi Dünya İle Yarışabilecek Bir Anayasa

    AK Parti Bursa Milletvekilleri, düzenlenen törenle mazbatalarını aldı. Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, “Bu milletin bizden beklediği; güçlü, özgürlükleri merkeze alan, dünya ile yarışabilecek bir anayasadır” diye konuştu.

    Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) 26. dönemde görev yapacak AK Parti Bursa milletvekilleri mazbatalarını törenle aldı. Bursa Adliye Sarayı Konferans Salonu’nda gerçekleşen törene milletvekillerinin yakınları büyük ilgi gösterdi.

    Mazbata töreni sonunda konuşan Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, demokrasinin sağlıklı geleceği adına 4 yıl Türkiye’ye hizmet vermek için çalışacaklarını söyledi. Müezzinoğlu, “Bu dört yıl, iktidarı ve muhalefeti ile Türkiye’nin temel sorunlarının çözümüne katkı sağlamasını temenni ediyorum. Bu milletin beklediği güçlü, özgürlükleri merkeze alan, dünya ile yarışabilecek bir Anayasaya ihtiyacımız var. İnşallah el birliğiyle bu Anayasayı milletimizin ortak değerlerini ve beklentilerini merkeze alan güçlü bir anayasa olur. Önümüzdeki süreçte iktidar partisi olarak bize düşen de 78 milyon ülke insanını yarınlarını bu günlerden daha iyi bir seviyeye getirmektir” diye konuştu.

    Türkiye’nin 2023 hedefleri olduğunu bir kez daha hatırlatan Müezzinoğlu, “Bu hedeflere iktidarı ve muhalefeti ile yürüyeceğiz. Bir birine çelme takan değil, tam aksine birbirimize omuz veren destek veren, farklı projeleri üreten, demokrasinin güzel örneklerini gösteren bir dönem olmasını temenni ediyorum. Bursa’da Gerek MHP gerek CHP’den milletvekili seçilen arkadaşlarımızla Bursa’nın ortak geleceğine hep birlikte katkı sağlama arzusunda olduğumuzu belirtmek isterim” dedi.