Etiket: Beklentisi

  • Erzurum esnafında eğitim öğretim yılı beklentisi

    Erzurum’daki üniversitelere bağlı fakülte, meslek yüksekokulu ve yüksek okullarda ilk ders 18 Eylül’de başlıyor. Ders kayıtlarının önümüzdeki hafta başlayacağı üniversitelerde, bir sonraki hafta ise, derslere start verilecek. Erzurum dışında ikamet eden öğrenciler ise, bu haftadan itibaren yurt ve öğrenci evlerine yerleşmek için Erzurum’a dönmeye başlayacak. Üniversitelerin eğitim öğretime start vermesiyle birlikte Erzurum’daki ticari yaşam da canlanacak. Üniversitelerin tatile girmesiyle birlikte durgun bir yaz mevsimine teslim olan şehir ekonomisi, okulların da açılmasıyla birlikte eski canlı günlerine yeniden kavuşmuş olacak. Erzurum ekonomisi için can damarı niteliğinde olan öğrenci, şehirde özellikle hazır giyimle yiyecek ve içecek sektörü için büyük bir önem taşıyor. Atatürk Üniversitesi ile Erzurum Teknik Üniversitesi’nde öğrenim gören on binlerce öğrenci, şehrin ekonomi lokomotifi anlamına gelirken, Erzurum’da esnafın ödemeleri bile eğitim öğretim takvimine göre yapılıyor. Yaz okulları sayesinde tatil mevsiminin kısmi de olsa canlı geçirildiği Erzurum’da, Temmuz ayının ikinci yarısı ile Ağustos ayında adeta ölüm sessizliği yaşanıyor.

    HAZIR GİYİM, YEME-İÇME SEKTÖRLERİ HEYECANLI

    Erzurum’da üniversite öğrencisini dört gözle bekleyen sektörlerin başında yeme-içme geliyor. Öğrencilerin büyük ilgi gösterdiği lokanta, kafe ve eğlence mekanları, yeni sezon için tüm hazırlıklarını tamamlarken, hazır giyim sektörü de vitrinlerini yeni akademik takvime göre tasarlıyor. Üniversiteli gençlerin ilgisini çekebilmek için daha şimdiden indirim kampanyaları başlatan mağazalar, modayı yakından izlemeyi de ihmal etmiyorlar. Özellikle spot giyim ürünlerine ilgi gösteren gençler, Erzurum’un Çaykara Caddesi’ne akın ederken, buradaki spot giyim mağazaları ise vitrinlerini daha şimdiden süslüyor.

    Bu arada Erzurum’da son zamanlarda öğrencilerin gözde mekanı haline gelen Terminal Caddesi’nde de yeni eğitim öğretim sezonuna yönelik hazırlıklar başladı. Söz konusu cadde üzerinde konuşlanan kafe ve restoranlar, öğrencilerin ilgisini çekebilmek için çeşitli hizmet alternatifleri oluştururken, bazı kafelerde ise, üyelik sistemiyle öğrencilere çeşitli indirim ve kampanyalar organize ediliyor.

    KİRALAR YİNE UCUŞA GEÇECEK

    Öte yandan Erzurum’da üniversite öğrenimi gören gençlerin yaşadığı en büyük sorunların başında ise, barınma geliyor. Yurtlarda yer bulamayan ve bu yüzden öğrenci evleri kuran gençleri en başta yüksek kira sürprizi bekliyor. Erzurum’daki konut fiyatlarının yüksek olması nedeniyle fırlayan kiralar, öğrencilerin belini bükerken, öğrencilerin çoğu tatilde olmalarına karşın bile kiraladıkları evlerden çıkmıyor. Kiralık ev bulmanın hayli zor olduğu Erzurum’da, okulların açılmasıyla birlikte kiraların da artışa geçmesi beklenirken, bazı evler ise öğrenciler için özel olarak tasarlanıyor. Kimi ev sahipleri, sahip oldukları daireleri ailelere kiralamak yerine öğrencileri tercih ederken, en düşük kiralar 750 liradan başlıyor. Bir öğrenci evini 4-5 kişilik gruplarla kuran gençler, bu yolla hem kira maliyetini azaltıyor, hem de barınma sorununu ortadan kaldırmış oluyor.

  • 2018 yılında Avrupa beklentisi uçak sayısını artıracak

    AKTOB ve TÜROFED Başkanları Thomas Cook Yöneticileri’yle bir araya geldi. AKTBO Başkanı Erkan Yağcı, “Türkiye satışlarının Avrupa Pazarı’nda 2018 yılında da artış göstereceğine dair veriler alındığı, bu nedenle uçak sayısı artırılarak planlamalara gidilecek” dedi.

    Thomas Cook Yöneticileri, Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Yağcı, Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Başkanı Osman Ayık, AKTOB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Kaan Kavaloğlu ve AKTOB Genel Sekreteri Yeliz Gül Ege ile bir araya geldi.

    Gerçekleşen toplantıya, Thomas Cook Avrupa Bölge ve Ürün Direktörü Andreas Thams, Thomas Cook Almanya Kısa ve Orta Mesafe Destinasyon Ürün Müdürü Sacha Büsseler, Thomas Cook Orta ve Doğu Avrupa CEO’su Stefanie Berk, Öger Tours Genel Müdürü Songül Bektaş Rosati ve Diana Turizm Yönetim Kurulu Üyesi Burak Tonbul katıldı.

    “Mevcut talep artışının 2018 yılında da sürdürülebilirliğini sağlamak için bir araya geldik”

    Toplantıda, Avrupa Pazarı’nda 2017 yılı değerlendirilerek, 2018 yılına yönelik satış ve uçak planlaması görüşüldü. AKTOB Başkanı Erkan Yağcı, “Mevcut talep artışının 2018 yılında da sürdürülebilirliğini sağlamak için bir araya geldiğimiz Thomas Cook yöneticileri ile rakip destinasyonların durumu ve 2018 yılı için yapılması gerekenleri özellikle karşılıklı desteklemeler ve kapasite artışı ile ilgili görüşmeler yapıldı. Antalya’nın özellikle 2014 ve 2015 yılındaki talep yapısına ulaşması için yapılması gerekenleri özellikle görüştük. Bunlara ilaveten, Türkiye satışlarının Avrupa Pazarı’nda 2018 yılında da artış göstereceğine dair verilerin alındığını, bu nedenle uçak sayısı artırılarak planlamalara gidilecek. Fiyatların önümüzdeki yıldan itibaren 2014 yılına yakın daha sürdürülebilir bir zemine oturmasını da bekliyoruz. Thomas Cook’un ve Diana Turizmin Türkiye ve Antalya turizmine bu zor dönemde verdikleri destek için de teşekkür ediyoruz” dedi.

  • Fındıkta 2023 yılına kadar 3,5 milyar dolar ihracat beklentisi

    İstanbul Fındık ve Mamülleri İhracatçıları Birliği (İFMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Haydar Gören, 2023 yılına kadar 3,5 milyar dolar ihracat hedeflediklerini belirterek, “350 ile 400 bin ton hedeflerine hızlı bir şekilde koşuyoruz” dedi.

    Zonguldak Alaplı ilçesinde düzenlenen İstanbul Fındık ve Mamülleri İhracatçıları Birliği aylık olağan yönetim kurulu toplantısında konuşan Ali Haydar Gönen, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba’ya teşekkür ettiklerini belirterek, “Geçen hafta Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından fındık politikası açıklandı. 10 lira levant, 10,5 lira Giresun fındığının alımı hususunda yeni bir açıklama yaptı. Tabii ki ihracatçılar olarak fiyatın ucuz veya pahalı olması hususunda herhangi bir görüş bildirmemiz söz konusu değildir. Bizim için mühim olan uzun vadeli sürdürülebilir ürün politikasıdır. Bildiğiniz gibi üreticinin sosyal refahı çok büyük önem taşımaktadır. Üreticinin rahat olmasının, ihracatçıların uzun vadeli olarak önünü görebilecek politikaların oluşması açısından önem taşıdığı kanaatindeyiz” diye konuştu.

    Gören, 2023 yılına kadar 3,5 milyar dolar ve 350 ila 400 bin ton ihracat hedefinde olduğunu işaret ederek, şunları kaydetti:

    “Bu hedeflere hızlı bir şekilde koşuyoruz. Fakıbaba’nın sezon başlamadan önce yaptığı açıklamaların önümüzü açacağı kanaatindeyiz. Verimli bir sezon geçecektir. Geçmiş yıllara göre rekoltenin 700 bin ton civarında olması, bu sezon gerçekleşen 235-240 bin ton arasındaki ihracatı, 270-280 bin tonlara taşıyacağımız kanaatindeyiz. Uzun vadede ihracatı hem miktar bazında hem de değer bazında artırmaktadır. Rakip üretici ülkelerin, üretimlerini artırması ve dünya pazarına girmesi, bizi kamçılamakta. Hedefimiz, hem dünya ticaretindeki üretimi hem de ihracat ve ticaretteki payımızı tekrar yüzde 80’lere taşımaktır.”

  • Üzüm üreticisinin fiyat beklentisi 5 liranın üzerinde

    Manisa’nın dünyaca ünlü çekirdeksiz Sultaniye üzümünde önce hasat ardından da ihracat kapılarının açılmasıyla tatlı bir telaş yaşanmaya başladı. Üreticiler henüz açıklanmayan üzümde fiyatın 5 liranın altında olmaması gerektiğini belirtirken, Manisa Ziraat Mühendisleri Odası Şube Başkanı İbrahim Demran, “2013 ve 2014 yıllarında 5 liralık fiyatlar vardı. Aradan 4-5 yıl geçti bu süre zarfında bir de maliyetler 3’e 4’e katlandı. Ama biz hala 4-5 liraları konuşuyoruz. Üzümde fiyatlar 5 liranın altında olmamalı.” dedi.

    Manisa’nın tarım alanındaki en önemli ürünlerinden biri olan üzümde hasat ve ihracatın başlaması üzümde yaşanan sıkıntıları da yeniden gündeme getirdi. Manisa Ziraat Mühendisleri Odası Şube Başkanı İbrahim Demran, üzüm üreticilerinin yaşadığı sıkıntılardan ve çözüm yollarından bahsetti. Demran, üzümdeki sorunlar hakkında çözüm önerileri sunarak, bu sezonun bütün üreticiler için hayırlı geçmesini diledi.

    Üreticilere, bütün yıl verdikleri emeklerin karşılığını alma temennisinde bulunan Demran, “Tabi şimdi en kritik dönemdeyiz. Fiyatlar oluşuyor. Sofralık üzümde oluşan özellikle erkenci çeşitlerde oluşan fiyatlar iyi fiyatlardı ve geçtiğimiz yıl en büyük sofralık üzüm alıcısı olan ülke Rusya Federasyonuyla yaşanan sıkıntılar üreticiyi bir hayli tedirgin etmişti. Bu sene bu faktörde ortadan kalktı, Rusya Federasyonu şuanda açık. Domates dışında bütün taze meyve sebze ürünlerimiz Rusya’ya ihracat olarak gidiyor.” dedi.

    “Sofralıkta yaşanan sorunlar kuru üzümü de etkiliyor”

    Sofralık üzümde en büyük partnerin özellikle Rusya Federasyonunun olduğunu ifade eden Demran, yaklaşık 240 bin tonluk ihracatın 150 – 160 bin tonunun doğrudan ya da dolaylı olarak Rusya Federasyonuna gittiğini belirtti. Bu sene bu kapının açık olduğuna dikkati çeken Demran, “İnşallah bu üreticimize yansır. Kuru üzüm üreticimiz de bundan faydalanır. Çünkü sofralık üzümde oluşan fiyatlar kuru üzümü de etkiliyor. Biliyorsunuz Sultaniye üzümü erken keserseniz sofralık olarak satarsınız. Eğer biraz daha bekletir sergiye yatırırsanız kuru olur. Yani bunun için zaten sofralıkta yaşanan sorunlar kurutmalık üzümü de etkiliyor.” diye konuştu.

    Kurutmalık üzümün istikrarlı bir şekilde fiyat alabilmesi için önceki yıllarda yapılan beyanların aynen geçerli olduğuna dikkati çeken Demran, “Bunlar neydi? Üreticilere düşen görevler var. Üreticiye düşen en büyük görev açığa emanete üzüm dökmemeleri. Çünkü açığa dökülen üzüm, fiyatların ister istemez daha düşük oluşmasına neden oluyor. Üreticilerimizden bizim ricamız ihtiyaçları kadar üzümü satmaları. Daha fazlasını da kendi olanaklarıyla depolamaları.” şeklinde konuştu.

    Devletten ve iktidardan beklentilerin olduğunu vurgulayan Demran,”Bunların başında 20 yıl önce üzüm fiyatlarının tek belirleyicisi TARİŞ’ken bugün TARİŞ sadece üzümün yok yıllarında bir aktör olarak ortaya çıkıyor ama rekoltenin normal olduğu bu geçtiğimiz, bu yıl gibi yıllarda maalesef bu aktörlük görevini yerine getiremiyor. Bu da tabi TARİŞ’in içinde bulunduğu finans sorunlarından kaynaklanıyor. Bu konuda TARİŞ’in desteklenmesi ve aktif hale getirilmesini istiyoruz.” dedi.

    “Fiyatlar 5 liranın altına düşmeyecek şekilde ayarlanmalı”

    Bir an önce fiyatların 5 liranın altına düşmeyecek şekilde ayarlanması gerektiğini ifade eden Demran, “2013-2014 yılında 5 liralık fiyatlar vardı. Aradan 4-5 yıl geçti bu süre zarfında bir de maliyetleri 3’e 4’e katladı. Ama biz hala 4-5 liraları konuşuyoruz. Bizim talebimiz üzüm fiyatlarının kuru üzümde en az 5 buçuk lira bandında oluşması. Kuru üzümün rahatlaması için yine sofralık üzümde ihracatçıya verilen desteklerin biran önce açıklanması gerekir ve bunun ihracatçıya değil, üreticiye bu destekten verilmesi gerekir” ifadelerini kullandı.

    Dolandırılma olaylarına değinen Demran, “Bir gerçek olan dolandırılma olayları özellikle yaş meyve sebzede bütün alanlarda bu sık sık yaşanıyor. Manisa’da özellikle Sarıgöl ve Alaşehir bölgesinde her yıl yüzlerce üretici milyonlarca lira maalesef dolandırılıyor. Artık bunun yasal önlemlerinin alınması ve üreticinin bu kıskaçtan kurtarılması gerekiyor. Bütün bir yılın emeğini birkaç kişi alıp götürüyor. Koskoca fabrikaları var, ticari unvanları var ama bakıyorsunuz ki üretici dolandırılmış. Artık buna bir son verilmesi gerekiyor” dedi.

    “Alkol üzümü en uzun saklama yöntemidir”

    Demran, “Daha önceki dönemlerde sık sık dile getirdiğimiz TARİŞ-Koç ortaklığıyla Alaşehir’de kurulan alkol fabrikasının ivedilikle artık atıl durumdan kurtarılıp üreticinin can simide haline gelmesi gerekiyor. Biliyorsunuz son dönemlerde doğal afetler arttı. Ağustos ayında hiç yaşamadığımız doğal olayları yaşıyoruz. Yağmuru yaşıyoruz sürekli, doluyu yaşıyoruz. Bildiğiniz gibi en son Gümülceli’de yüzlerce dekar alanımız doludan etkilendi. Fırtınadan yıkılan bağlarımız var. Bu olgunlaşma döneminde yapılacak en uygun çözüm bu doludan zarar gören üzümlerin ivedilikle alkole verilmesidir. Çünkü alkol üzümün en uzun saklama yöntemidir. Rekoltenin normal olduğu ya da pazarlamada sorunların yaşandığı yıllarda alkol bir can simididir ve bu can simidi maalesef TARİŞ ve Koç ortaklığıyla büyük bir fabrika kuruldu ama bu fabrika 7-8 yıldır atıl bir şekilde çürümeye terk edildi. Üzümcünün böyle bir lüksü yok. Bir an önce bu fabrikanın hizmete açılması lazım. Biliyorsunuz daha önce Tekel’e ait Alaşehir Suma fabrikası vardı. Bu suma fabrikası özelleştirildi satıldı. Şu anda piyasada fiyat oluşturmaktan uzak bir anlayışla alım yapıyor. Çıkıntı üzümlerin ya da sofralıklara gitmeyecek üzümlerin değerlendirilmesi için bu fabrikanın derhal üretime açılması ve çıkıntı üzüm fiyatını açıklamasını talep ediyoruz.” diye konuştu.

    Geçtiğimiz yıl Tarım Kredi Kooperatiflerinin üzümle ilgili kuru üzüm müdahale alımları yaptığını anlatan Demran, bu alımların da 2017 yılı içinde bir an önce fiyatların oluştuğu bu dönemde yapılması gerektiğini ifade etti. Demran sözlerini şöyle tamamladı: “Çünkü fiyatların oluştuğu dönemdeyiz. Tarım Kredi Kooperatifleri ne kadar üzüm alacağını ve yine 5 buçuk liranın altında olmamak kaydıyla fiyatını bir an önce açıklamalı. Yine daha önce başlatılan güzel bir uygulama vardı okul üzümü projesi. Bu proje kapsamında da ne kadar üzüm alınacağı, okullara Türkiye geneli bu uygulamanın yaygınlaştırılacağı bir an önce açıklanmalı. Bunun da üzüme katkı yapacağını düşünüyorum.”

  • Rekor Arap turist beklentisi oto kiralama şirketlerinin iştahını arttırıyor

    Trabzon son yıllarda Arap turistlerin ilgi odağı haline gelirken bu hareketlilik oto kiralama sektörüne de yansıdı.

    Geçtiğimiz yıllarda sayıları 45-50’yi bulan oto kiralama firması sayısı bu günlerde 150-200 bulurken, Arap turistlerin özellikle Ramazan Bayramı sonrası bölgeye yoğun şekilde geleceği beklentisi ise oto kiralama şirketlerinin iştahını kabartıyor.

    Trabzon’da faaliyet gösteren bir oto kiralama firmasının yetkilisi olan İsmet Özpınar, Doğu Karadeniz Bölgesi’nde her geçen gün artan turizm potansiyeline dikkat çekerek Ortadoğu ülkelerinden gelen turistlerin oto kiralamaya yoğun ilgi gösterdiklerini söyledi. Özpınar, Trabzon’da geçen yıldan bu yana yaklaşık 20 tane rent a car firmasının açıldığını belirterek bugün bu sayının 200’ü bulduğunu söyledi.

    Özpınar, “Ramazan Bayramı sonrası bölgemizde, Trabzon’da yaklaşık 15 ila 20 bin kiralık araç trafiğe çıkacak. Kiralık araç konusunda zaman zaman talebe cevap veremediğimiz zamanlar oluyor. Geçen yıldan bu yana Trabzon’da yaklaşık 20 tane rent a car firması açıldı ve aynı zamanda yeni turizm firmaları kuruldu. Her geçen gün kiralık araç talebinin artması gelen turistlerin artık bölgemizi tanıması belli bir kısmının burada ev sahibi olması şoförlü hizmetten ziyade araç kiralamaya yönelmelerine neden oldu” dedi.

    Arap turistlerin en az 1 hafta araç kiraladıklarını kaydeden Özpınar, “Arap turistler genelde yayla turizmini doğa turizmini seviyor. Turizm sezonu bölgemizde biraz kısa. Üç aylık süre içinde zaman zaman araç sıkıntısı yaşıyoruz. Ortadoğu’dan gelen turistlerin tamamı araç kiralamak istiyorlar. Trabzon’da yaklaşık 200 firma var. Buna rağmen yoğun bir talep de var. Temmuz Ağustos aylarında talebi karşılamakta güçlük çekiyoruz. Gelen Arap turistler çoğu en kısa 1 hafta en uzun ise 90 gün araç kiralıyor” diye konuştu.

    Öte yandan özellikle yaz aylarında Trabzon’da trafikte seyreden her 5 araçtan birinin oto kiralama şirketi aracı olduğu öğrenildi.