Etiket: Beklentisi

  • Yılsonu dolar kuru beklentisi 6,59’a yükseldi

    Merkez Bankası, 2018 yılı Eylül ayı beklenti anketi sonuçlarına göre 2018 yıl sonu döviz kuru (ABD Doları/TL) beklentisi bir önceki anket döneminde 5,97 TL iken, bu anket döneminde 6,59 TL’ye yükseldi. GSYH 2018 yılı büyüme beklentisi ise bir önceki anket döneminde yüzde 3,9 iken, bu anket döneminde yüzde 3,4’e geriledi.

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2018 yılı Eylül ayı Beklenti Anketi sonuçlarını paylaştı. 2018 yılı Eylül ayı Beklenti Anketi, reel sektör ve finansal sektör temsilcileri ile profesyonellerden oluşan 68 katılımcı tarafından yanıtlandı ve sonuçlar katılımcıların yanıtları toplulaştırılarak değerlendirildi.

    Aylık enflasyon beklentileri

    2018 yılı Eylül ayı için tüketici enflasyonu (TÜFE) beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 1,25 iken, bu anket döneminde yüzde 2,13 oldu. Ekim ayı TÜFE beklentisi aynı anket dönemlerinde sırasıyla yüzde 1,50 ve yüzde 2,05 oldu. Kasım ayı TÜFE beklentisi ise yüzde 1,33 olarak gerçekleşti.

    Yıllık enflasyon beklentileri

    Cari yıl sonu TÜFE beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 16,45 iken, bu anket döneminde yüzde 19,61’e yükseldi. 12 ay sonrası TÜFE beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 12,96 iken, bu anket döneminde yüzde 14,46 oldu. 24 ay sonrası TÜFE beklentisi ise aynı anket dönemlerinde sırasıyla yüzde 10,67 ve yüzde 11,42 olarak gerçekleşti.

    12 ay sonrası enflasyon beklentileri

    2018 yılı Eylül ayı anket döneminde, katılımcıların 12 ay sonrasına ilişkin olasılık tahminleri değerlendirildiğinde, TÜFE’nin ortalama olarak yüzde 16,1 olasılıkla yüzde 12,00 -12,99 aralığında, yüzde 16,6 olasılıkla yüzde 13,00 -13,99 aralığında, yüzde 10,2 olasılıkla yüzde 14,00 -14,99 aralığında, yüzde 13,8 olasılıkla yüzde 15,00 -15,99 aralığında, yüzde 17,0 olasılıkla ise yüzde 16,00 -16,99 aralığında artış göstereceği öngörüldü.

    Aynı anket döneminde nokta tahminlere(2) göre ise, katılımcıların yüzde 13,1’inin 12 ay sonrası TÜFE enflasyonu beklentilerinin yüzde 12,00 -12,99 aralığında, yüzde 21,3’ünün beklentilerinin yüzde 13,00 -13,99 aralığında, yüzde 6,6’sının beklentilerinin yüzde 14,00 -14,99 aralığında yüzde 13,1’inin beklentilerinin yüzde 15,00 -15,99 aralığında, yüzde 16,4’ünün beklentilerinin ise yüzde 16,00 -16,99 aralığında olduğu gözlendi.

    24 ay sonrası enflasyon beklentileri

    2018 yılı Eylül ayı anket döneminde, katılımcıların 24 ay sonrasına ilişkin olasılık tahminleri değerlendirildiğinde, TÜFE’nin ortalama olarak yüzde 16,7 olasılıkla yüzde 9,00 -9,99 aralığında, yüzde 23,4 olasılıkla yüzde 10,00 -10,99 aralığında, yüzde 24,9 olasılıkla ise yüzde 11,00 -11,99 aralığında artış göstereceği öngörüldü.

    Aynı anket döneminde nokta tahminlere göre(2) 24 ay sonrası TÜFE enflasyonu beklentileri değerlendirildiğinde, katılımcıların yüzde 15,5’inin beklentilerinin yüzde 9,00 -9,99 aralığında,yüzde 19,0’unun beklentilerinin yüzde 10,00 – 10,99 aralığında, yüzde 22,4’ünün beklentilerinin ise yüzde 11,00 -11,99 aralığında olduğu gözlendi.

    Faiz beklentileri

    BİST Repo ve Ters-Repo Pazarı’nda oluşan cari ay sonu gecelik faiz oranı beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 19,19 iken, bu anket döneminde yüzde 21,27’ye yükseldi. TCMB Ağırlıklı Ortalama Fonlama Maliyeti cari ay beklentisi ise aynı anket dönemlerinde sırasıyla yüzde 18,71 ve yüzde 21,69 olarak gerçekleşti. 2018 yılı Eylül ayı anket döneminde, vadesine üç ay ya da üç aya yakın süre kalan Devlet İç Borçlanma Senetleri’nin (DİBS) yıllık bileşik faiz oranı beklentileri cari ay, 1, 3, 6, 12 ve 24 ay sonrası için sırasıyla yüzde 22,82, 22,92, 22,92, 22,09, 20,28 ve 17,40 olarak gerçekleşti.

    Vadesine beş yıl ya da beş yıla yakın süre kalan DİBS’lerin 12 ay sonrası ikincil piyasa yıllık bileşik faiz oranı beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 20,82 iken, bu anket döneminde yüzde 21,65’e yükseldi. Vadesine on yıl ya da on yıla yakın süre kalan DİBS’lerin 12 ay sonrası ikincil piyasa yıllık bileşik faiz oranı beklentisi ise aynı anket dönemlerinde sırasıyla yüzde 18,87 ve yüzde 19,25 olarak gerçekleşti. TCMB bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı cari ay ve 3, 6, 12, 24 ay sonrası beklentileri sırasıyla yüzde 21,44, 22,02, 21,59, 19,45 ve 16,48 olarak gerçekleşti.

    Döviz kuru beklentileri

    2018 yıl sonu döviz kuru (ABD Doları/TL) beklentisi bir önceki anket döneminde 5,97 TL iken, bu anket döneminde 6,59 TL’ye yükseldi. 12 ay sonrası döviz kuru beklentisi ise aynı anket dönemlerinde sırasıyla 6,29 TL ve 7,08 TL olarak gerçekleşti.

    Cari işlemler dengesi beklentileri

    2018 yılı cari işlemler açığı beklentisi, bir önceki anket döneminde 52,7 milyar dolar iken, bu anket döneminde 49,7 milyar dolara geriledi. 2019 yılı cari işlemler açığı beklentisi ise aynı anket dönemlerinde sırasıyla 47,2 milyar dolar ve 39,1 milyar dolar olarak gerçekleşti.

    GSYH büyüme beklentileri

    GSYH 2018 yılı büyüme beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 3,9 iken, bu anket döneminde yüzde 3,4’e geriledi. 2019 yılı büyüme beklentisi ise aynı anket dönemlerinde sırasıyla yüzde 3,5 ve yüzde 2,7 olarak gerçekleşti.

  • Ulusal Fındık Konseyi Yönetim Kurulu Üyesi Başaran: “Fındık üreticisinin beklentisi fiyatın 15 TL olması”

    Ulusal Fındık Konseyi (UFK) Yönetim Kurulu Üyesi ve Akçakoca Ziraat Odası Başkanı Levent Başaran, üreticinin fındık fiyatının 15 TL olmasını beklediğini söyledi.

    Başaran, hükümetin 100 günlük programında fındık üreticileri için lisanlı depoculuk konusunda yapılacak çalışmalara olumlu baktıklarını belirtti. Başaran, “2018 fındık sezonunda özellikle kış aylarından çıkış döneminde çok memnun edici beklenti içindeydik ancak birçok fındık hastalıklarından yeterli mücadelenin yapılmamış olması ve ayrıca hava şartlarından dolayı fındıkta döküm olayı meydana gelmesi nedeniyle beklenen rekolteye ulaşılamadı. Bu konuda yapılan tahminlerin hiç birinin tutmayacağı kanaatindeyim. Fındıkta zarar ve ürün kaybı söz konusudur. İleri ki tarihlerde fındık ihracatımıza da olumsuz yansıyacaktır” dedi.

    Üreticinin fındık fiyatının 15 TL olmasını beklediğini dile getiren Başaran, “Fındık üretiminin azalması talebi azaltacaktır. Bu nedenle üretici fındık fiyatında artış beklemektedir. Fındığın maliyeti yükseliyor, girdiler yükseliyor. Bu nedenle üretici fiyat beklentisini bir çıta yükseltmiştir. Üretici hayat standardının yükselmesini istiyor. 15 lira bir rakamda büyük bir rakam değil bu anlamda” diye konuştu.

    Lisanlı depoculuk konusuna değinen Levent Başaran, “Lisanlı depoculuk sitemi çok konuşuldu. Bir kez denendi. Fakat bu deneme gerçekten ihtiyacı olan özellikle Batı Karadeniz’de, gerçekten ihtiyacı olan yerde değil, üretimin daha az olduğu yerlerde denendi. Dolayısıyla üretici tarafından talep görmedi. Hükümet gerçekten bunu düşünüyorsa, üreticinin ilgisini artıracak bir proje uygulanmalıdır. Üreticiyi bu depolara çekebilecek bazı iyileştirmeler yapmalıdır. Eğer bunlar yapılıp, üreticiye cazip halde sunumu yapılırsa, piyasayı regüle eden bir yapı oluşturulabilinir. Bu sadece üretici değil, fındıkla ilgili tüm kesimlerin beklentisidir. Dilerim bu lisanslı depoculuk bir an evvel gerçekleşir” diye konuştu.

  • İş Dünyasının Hükümetten sübvansiyon beklentisi

    Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası (TTSO) Başkanı M. Suat Hacısalihoğlu, iş dünyası olarak yeni hükümetten acil beklentileri olduğunu söyledi.

    Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Hacısalihoğlu, “Durağan firmalarımızın harekete geçirilmesi açısından bu firmalarımızın borçlarının orta ve uzun vadeli şekilde yapılandırılmasını, bu yapılırken bankaların geçmişteki bazı olumsuzlukları çok fazla ön plana çıkarmamalarını bekliyoruz. Ayrıca firmalarımızın yatırımlarındaki faiz oranlarının sübvanse edilmesi, yurtdışı kaynaklı döviz kredileriyle yatırım yapacak olan firmalarımıza sabit kur sübvansiyonu uygulanması en büyük beklentimizdir” dedi.

    TTSO Başkanı M. Suat Hacısalihoğlu, seçimlerin geride kaldığını belirterek “Öncelikle mevcut durumdan daha iyi duruma gelmemiz için yapılması gereken bazı uygulamalar var. Durağan olan firmalarımızın harekete geçmesi konusunda önlemler alınmalı. Bu firmaların mevcut borçlarının orta ve uzun vadeli şekilde yapılandırılmasını bekliyoruz. Böylece firmalarımızın rahat bir nefes alarak geleceğe dönük atacakları adımlarla ekonomiyi harekete geçirmeleri en büyük arzumuzdur. Bu yapılandırmada elbette bankalarımızın yapacakları kredilendirmelerde biraz daha hassas davranmalarını, geçmişteki bazı olumsuzlukları çok fazla ön plana çıkartmadan geleceğe dönük yapılandırmayı sağlamalarını bekliyoruz. Bu konuda bankalarımıza ve yeni kurulacak hükümetimize büyük görev düştüğünü belirtmek istiyorum. Çünkü Bakanlar Kurulumuzun alacağı kararlar bankalarımızı direkt olarak etkileyecektir. Bu uygulamanın hayata geçirilmesi, firmalarımızın mevcut sıkıntılarını aşmasını, geleceğe dönük moral bulmasını, böylece üretim yapıp iç ve dış piyasaya açılarak ekonomiye daha fazla hareket getirmesini sağlayacaktır” diye konuştu.

    Yüksek enflasyona bağlı olarak kredi ve mevduat faizlerinin bu kadar yükselmesinin ticari hayata ve yatırıma çok büyük engel teşkil ettiğini vurgulayan Hacısalihoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Faiz oranlarının yüksek olmasının yatırımcıyı caydırıcı olduğunu hepimiz biliyoruz. Bütün bunlara bağlı olarak kredi miktarlarının artmasının da faiz oranlarıyla birlikte üyelerimizi zor durumda bırakacağı aşikârdır. Özellikle yatırımlarını döviz kuruyla yapan firmalarımız var. Döviz kurlarındaki artışlar firmalarımızı olumsuz yönde etkiliyor. Bu bakımdan geleceğe dönük önerimiz şudur; firmalarımızın yatırımlarındaki faiz oranlarının sübvanse edilmesi ve bu oranın en az yüzde 50’lere yükseltilmesi, yurtdışı kaynaklı döviz kredileriyle yatırım yapacak olan firmalarımıza sabit kur sübvansiyonu uygulanması en büyük beklentimizdir. Hepimiz biliyoruz ki yıllar önce de çok düşük döviz kurlarıyla yapılan yatırımlar döviz kurunun yükselmesiyle fizibilite raporlarını alt üst etmiştir. Dolayısıyla eğer ülkenin kalkınmasındaki yatırımların artmasını istiyorsak acil bir şekilde yatırıma dönük bu konuların yeni Bakanlar Kurulu tarafından ele alınması en büyük arzumuzdur.”

    Başkan Hacısalihoğlu, en büyük sorunlardan birinin de istihdam olduğunu belirterek, “Üretim olmuyorsa istihdam başlı başına bir sorundur. Toplum Yararına Program kapsamında değişiklik yapılarak bu kişilerin eğitilip sürekli bir işte çalışmaları işverenler olarak en büyük arzumuzdur. Kalıcı istihdam yaratılmalıdır. Aksi takdirde devletin üzerine yük olmaya devam edecektir. Bakanlar Kurulu’nun bu konuya da hassasiyetle eğileceğine inanıyorum” şeklinde konuştu.

  • Ödemiş çevresinden 1 ton yaş koza beklentisi

    Bursa Koza Birlik tarafından Ödemiş ve çevresinde yürütülen ipek böceği üretim çalışmalarında hasat dönemi başladı. Koza Birlik, bölgedeki üretimden 1 ton civarında yaş koza alımı yapmayı bekliyor.

    Ödemiş’in Köseler köyünde üç yıldır yapılan ipek böceği üretimi hasadı için bölgeye gelen Koza Birlik Ege Bölge Sorumlusu Ziraat Mühendisi Faik Ramazan Akyüz, bölgeden 1 ton civarında yaş koza alımı yapmayı beklediklerini söyledi. Ödemiş ve çevresindeki Tire ve Bayındır’ın dağ köylerinde bu yıl 50 kutu ipek böceği larvası dağıttıklarını söyleyen Akyüz, her kutuda ortalama 20 bin larva bulunduğunu belirterek, “25 üreticimiz ipek böceği üretimi ile ilgileniyor. Larvaların gelişimi 45-50 gün sürüyor. Biz üretim yapmak isteyen vatandaşlarımızı ücretsiz larva desteği sunuyoruz. Köseler köyünde yapılan üretimden 100-150 kilo civarında yaş koza bekliyoruz. Yaş kozanın kilosu 55 Türk Lirası. Düzenli ve bilinçli bir üretim yapıldığında 50 günde iyi bir ek gelir elde edilmiş oluyor. İpek böceği dut yaprakları ile besleniyor. Diğer maliyet unsurları bir kez alındığında ilerleyen her yılda kullanılabiliyor” dedi.

    Beklenti fazla

    Köseler köyünde 3 yıldır üretim yaptıklarını söyleyen Şükran Özkan da “Biz köyümüzdeki okula gelir elde etmek amacı ile bu işe başladık. Geçen yıl 88 kilo yaş koza elde ettik. Bu yıl beklentimiz daha fazla. 3 yıl içinde okula gelir elde edelim derken bazı arkadaşlarımız da işe meraklandı. Köyde birkaç kişi koza üretmeye başladık. Evimize ek gelir oluyor” diye konuştu.

  • Esnafların Ramazan Bayramı beklentisi

    Fatsa Giyim Eşyaları Esnaf Odası Başkanı Cemal Paşalıoğlu, Ramazan ayının gelmesi ile birlikte esnafların işlerinde durgunluk yaşandığını ve işlerinin açılması için bayramı beklemeye başladıkları ifade etti.

    “Esnaflarda genel olarak Ramazan durgunluğu yaşanıyor” diyen Fatsa Giyim Odaları Başkanı Cemal Paşalıoğlu, “Özellikle giyim sektöründe hizmet veren esnaflar umutlarını bayrama bağladı. Yaşanan durgunluğun bayramda aşılmasını bekliyoruz. İnşallah, bayramdan çok ümitliyiz” dedi.

    Paşalıoğlu, “Ramazan ayının ilk 15 günü giyim sektöründe durgunluk oluyor. Bu durum esnafımızı olumsuz etkiliyor ancak bayrama yakın işlerin açılacağından umutluyuz” diye konuştu.

    Ramazan ayı olmasının yanında hava sıcaklığının da işleri etkilediği ifade eden Başkan Paşalıoğlu, “Vatandaşlarımız, Ramazan nedeniyle gündüz saatlerinden daha çok iftardan sonra dışarı çıkıyor. İftar saati de geç olduğu için her esnafımız iftardan sonra iş yerini açmıyor” dedi.

    Fatsalı esnaflardan Ergin Arı ise, “Bayram haftası öncesinde stoklarımızı yaptık ve müşterilerimize özel fiyatlarla kampanyalar yaparak sunacağız. Genel bir durgunluğu bugünlerde yaşıyoruz. Bayramdan çok beklentimiz var. Tüm esnaflarımıza hayırlı satışlar diliyorum” diye konuştu.