Etiket: Beklentilerin

  • Ahmet Ağaoğlu: “Beklentilerin üzerine çıktık”

    23. Yaz İşitme Engelliler Olimpiyat Oyunları’nın 9. gününde, golfte hem erkekler hem de kadınlarda madalyaların dağıtılmasıyla müsabakalar sona erdi. Türkiye Golf Federasyonu Başkanı Ahmet Ağaoğlu, sporcuların aldıkları derecelerden memnun.

    Golfteki son günde madalya töreni için müsabakaların oynandığı Samsun Büyükşehir Belediyesi Golf Kulübü’ne gelen Türkiye Golf Federasyonu Başkanı Ahmet Ağaoğlu, açıklamasında hem organizasyona hem de sporcuların performansına değindi.

    “Bunlar belki de bin sporcuda bir rastlanan yetenekler”

    Son 16 sporcu arasına kalmayı başaran sporcular Mehmet Yavuz ve Muhammet Demir hakkında konuşan Ahmet Ağaoğlu, “Bu iki sporcu da gerçek birer yetenek. Bunlar belki de bin sporcuda bir rastlanan yetenekler. Bizim burada sporcularımızdan beklentimiz ellerinden geleni yapıp oyunu tamamlamalarıydı. Ama bunun çok üzerinde mücadele ettiler. Mehmet üç aydır golf oynuyor, Muhammet ise altı aydır. Golf gibi bir sporda bu sürelerde bu seviyeye gelmek örneğine az rastlanır bir başarı’’ dedi.

    Muhammet Demir’in son 16’da erkeklerde şampiyonluğa ulaşan Alman John Allen’a kaybettiğine de dikkat çeken Ağaoğlu, sözlerine şöyle devam etti:

    “Maçın başında hem Muhammet hem de Alman sporcu epey yakın vuruş sayılarına sahipti. Muhammet’in iyi başlangıcı Alman golfçüyü de şaşırttı. Muhammet normal şartlarda rakibine oranla büyük dezavantajlara sahipti ama ona rağmen çok iyi mücadele etti. Allen, maçtan sonra yaptığı konuşmada eğer daha uzun bir çalışma süreci yaşasaydı Muhammet karşısında elenmesinin bile söz konusu olabileceğini söyledi.”

    “Samsun golfun merkezi olacak”

    TGF Başkanı Ağaoğlu, Deaflympics 2017’ye ev sahipliği yapan Samsun ve organizasyon hakkında da açıklamalarda bulundu. Golfte temsil edilen tüm ülkeler ve sporcuların her ihtiyacının giderildiğini ve herkesten iyi geri dönüşler alındığını belirten Ağaoğlu, Samsun’daki golf tesisleri ve ileriye dönük planlarına dair şunları söyledi:

    “Bizim federasyon olarak bir özelliğimiz var. Başladığımız işi yarıda bırakan bir ekip değiliz. Golfte öne çıkan ülkeler arasında İngiltere, ABD, Japonya ve Almanya gösterilebilir. Biz federasyon olarak bu ülkelerin sporcularına tanıdığı imkanların neredeyse iki katını tanıyoruz sporcularımıza. Bu konuda çok iddialıyız. Bundan sonra Samsun’daki bu tesis Türkiye’de golfün merkezi olacak. Burası artık golf federasyonumuzun merkezi olacak. Burada Challenge turnuvaları olsun, Avrupa ve Dünya Amatör Şampiyonaları olsun, her türlü turnuvayı organize etmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Büyük ihtimalle 2019’dan itibaren Challenge Tour turnuvalarına burada ev sahipliği yapacağız.’’

    Mehmet ve Muhammet devam edecek

    Yaklaşık altı aylık bir çalışma süreci sonunda Deaflympics 2017’de ülkemizi temsil edecek duruma gelmelerine rağmen, son 16’ya kalarak büyük bir başarıya imza atan Muhammet Demir ve Mehmet Yavuz ise hem gösterdikleri performanstan duydukları memnuniyeti hem de yarışmalara devam edeceklerini dile getirdi.

    Muhammet Demir, federasyonun kendilerine tanıdığı imkanlara teşekkür ederek, kendilerinden üstün durumdaki rakiplerine karşı pes etmeden mücadeleyi sürdürdüklerini söylerken; Mehmet Yavuz ise kendi potansiyellerine dikkat çekerek, “Rakipler gerçekten çok sağlamdı. Kıyasıya mücadele ettik. Ama arada büyük tecrübe farkı vardı. Bizim geçmişimiz 3-4 aya dayanırken onlar yıllardır bu sporun içindeler. Şu anda bile onlarla mücadele edebilecek seviyedeysek demek ki daha uzun süre çalışırsak onları geçebiliriz. Bundan sonra da Deaflympics ve diğer uluslararası müsabakalarda yer alacağız. Federasyonumuz bizi gerçekten destekliyor. Biz de onların desteklerini yarı yolda bırakmayıp çalışmaya devam edeceğiz’’ diye konuştu.

  • Kutay Gözgör, “Türkiye ekonomisi beklentilerin üzerinde büyüdü”

    Türkiye ekonomisi 2017 yılının birinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 5 büyüme elde etti. Nişantaşı Üniversitesi Bankacılık ve Sigortacılık Öğretim Görevlisi Kutay Gözgör, “Büyüme rakamlarının beklentilerin üzerinde açıklanmasında devlet nihai tüketim harcamalarının ve ihracatın büyümeye olan katkısının etkili olduğunu ifade etti. Kutay Gözgör, bu veri sonrası yıl sonu büyüme beklentilerinin de yukarı yönlü revize edilebileceğini sözlerine ekledi.

    Büyüme rakamları ile ilgili bilgilendirmelerde bulunan Gözgör, “Büyüme rakamlarının detaylarına baktığımızda hane halkı harcamalarının 2017 yılının ilk çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 5,1 yükseliş gösterdi. Büyüme rakamlarının beklentilerin üzerinde açıklanmasında devlet nihai tüketim harcamalarının ve ihracatın büyümeye olan katkısının etkili olduğunu söyleyebiliriz. Devletin tüketim harcamaları bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 9,4 artış gösterdi. İhracat rakamları ise yüzde 10,6 yükseldi. Net İhracatın büyümeye katkıda bulunduğunu ifade edebiliriz. Yatırımlar kalemi ise ılımlı bir büyüme ile bir önceki çeyreğe göre yüzde 2,2 arttı. İlk çeyrek büyüme rakamlarının yüzde 5 seviyesine ulaşmasının ardından yıl sonu büyüme rakamlarının yukarı yönlü revizeye uğradığını görebiliriz. Bu bağlamda yıl sonu büyüme beklentilerinin yüzde 4.5 – 5 arasında gerçekleştiğini görebiliriz. Büyüme rakamlarının yanı sıra cari işlemler açığı bir önceki yılın aynı ayına göre 542 milyon dolara azalış göstererek 3 milyar 615 milyon dolar oldu. Büyüme rakamları sonrası TL değer kazanırken 3,51 seviyelerine geriledi. Kritik destek bölgesi olan 3,50 seviyelerini test eden Dolar kuru bu bölgeyi aşağı yönlü geçmesi halinde geri çekilmelerini hızlandırabilir. Bist 100 endeksinin de 99 bin seviyesinin üzerine yükseldiğini görüyoruz. Psikolojik nokta olan 100 bin seviyesi test edilebilir” dedi.

  • Denizbank Genel Müdürü Ateş: “Bankacılık Sektöründe İlk Çeyrek Beklentilerin Üzerinde”

    Avrupa Voleybol Şampiyonlar Ligi sponsoru DenizBank’ın Genel Müdürü Hakan Ateş, İtalya’da düzenlenen Dörtlü Finaller öncesinde spor ve bankacılık sektörüne ilişkin açıklamalarda bulundu.

    Avrupa Voleybol Şampiyonlar Ligi sponsoru DenizBank’ın Genel Müdürü Hakan Ateş, Avrupa Voleybol Konfederasyonu (CEV) tarafından düzenlenen DenizBank Voleybol Kadınlar Şampiyonlar Ligi’nin Dört Finalleri öncesinde spor ve bankacılık sektörüne ilişkin açıklamalarda bulundu. Ateş, İtalya’da gerçekleşen Dörtlü Finaller öncesinde yaptığı açıklamalarda, futbol başta olmak üzere tüm branşlara önemli destekler verdiklerini belirterek, büyük futbol kulüplerinin yıllık 150 milyon dolar gelir elde etmelerine karşın borç içinde olmalarının anlaşılabilir olmadığını kaydetti. Basketbol ve voleybol gibi branşların futboldan gelen kaynakla döndüğüne dikkat çeken Ateş, “20 futbol kulübüne 412 milyon dolar kredi sağladık. Kulüplerin finansal borçlarının yüzde 70’ine yakınını biz karşıladık” dedi.

    “150 MİLYON DOLAR GELİRİ OLAN KULÜP NASIL BORÇLU OLUR”

    Sponsorluklarla beraber Türkiye’de 3 büyük takımın 150 milyon dolar civarında bir girdisinin olduğunu söyleyen Ateş, “Kar hedefi gütmeyen, her yıl kasasına 150 milyon dolar giren her hangi bir şirket ne olur bir düşünün. Şimdi çok daha iyi olmaları lazım. UEFA ile bu sıkıntıların olması abesle iştigal gibi geliyor bana. İyi yönetilmiyorlar gibi geliyor. Şöyle bir algım var benim, üzülerek söyleyeyim. Bugün İstanbul’daki statların yıllık geliri 45-50 milyon dolardan aşağı değildir. Bir o kadar da yayın gelirleri alırlar bunlar. Küme düşse bile bunların geliri 40 milyon doların altına düşmez. Bir de üstüne yıllık sponsorlukları en az 25 milyon dolardır. Bir de forma gibi markalı ürün satışları var. Onlardan da 4-5 milyon dolar gelir. Bunları toparladığınız zaman yılda 150 milyon dolarların altına düşmüyor. Diğer takımlarda bu seviye biraz daha azalıyor. Şöyle düşünün bilançonuza sıfırdan başlayalım, kar amacınız yok her yıl size 100 milyon dolar artı geliyor. Yani böyle bir takımın zarar etmesi ancak çok aşırı cebinizi aşan yatırımlar yaparak olur” ifadelerini kullandı.

    “GALATASARAY BORCUNU RİVA İLE SIFIRLAR”

    Kulüpler içinde çok iyi aktiflere sahip olanların da bulunduğunu belirten hakan Ateş, Galatasaray’ın Riva’daki arazisinin tek başına Galatasaray’ın borcunu sıfırlayacağını vurgulayarak, “UEFA kriterlerinin dışına çıkmamak lazım. Bunun için iki şey önemli. Bir, gelir-gider dengesini sağlamak. İki, mevcut borçların vade yapısını uygun hale getirmek. DenizBank burada çok önemli bir misyon üstlenmiş durumda. Bizim kredilerimiz uzun vadeli. Döviz gelirlerini döviz, TL gelirlerini TL olarak kredilendiriyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

    “PİYASAYI BİZ YÜKSELTİYORUZ”

    Hakan Ateş, sporcuların fiyatlarını Türk takımlarının yükselttiğine dikkat çekerek, “Avrupa’da 50 ila 100 bin avro arasında oynayan oyuncular, Türkiye’ye transfer olduğunda aldığı ücret 3-4 katına çıkıyor. Voleybolcular için söylüyorum. Basketbol ve futbolcular için de aynı şey geçerli. Siz ithal ediyorsunuz adamı Almanya’da 50 bin avroya oynuyor bize geliyor 350 bin avroya oynuyor. Piyasayı biraz da biz yükseltiyoruz. Forma satışı için ünlü insanları ithal etmek önemli ama Türkiye niye bu kadar büyük fark ödüyor ben anlayabilmiş değilim” diye konuştu.

    “BANKACILIK SEKTÖRÜNDE İLK ÇEYREK BEKLENTİLERİN ÜZERİNDE”

    Hakan Ateş, basın toplantısında bankacılık sektörüne dair de açıklamalarda bulundu. Ateş, bankacılık sektöründe ilk çeyreğin beklentilerinden daha iyi geçtiğini dile getirerek, Mart sonu itibarıyla kredi talebinin çok düşük olmadığını, makro ihtiyati tedbirleri sonrasında karlılığın düştüğünü söyledi.

    Ateş, perakende kredilerin yüzde 30-40 büyürken şimdi yüzde 10’lu rakamlara düştüğünü belirterek “Olumlu gelişmeler de oldu. Sene başından bu yana faiz oranları biraz geriledi. Mevduat oranları inişe geçti. Kredi talebi de geçen yıla göre biraz iyi” diye konuştu. Ateş, DenizBank’ın finansal sonuçlarının bu yılın ilk çeyreğinde geçen yılın aynı çeyreğine kıyasla beklentileri doğrultusunda çift haneli artış göstereceğini de sözlerine ekledi.

  • ASO Başkanı Özdebir: “Umarız Ki Bu Yıl Da Beklentilerin Çok Üzerinde Artışları Sanayimiz Gerçekleştirebilir”

    Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Nurettin Özdebir,

    2015 yılı Aralık ayında sanayi üretiminin bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 4,5 arttığını belirterek, “2015’in tümünde ise sanayi üretimi ortalama olarak 3,1 arttı. İmalat sanayindeki artış ise yüzde 3,6. Bu artışların hepsi beklentilerin üzerinde bir artıştır. Umarız ki bu yıl da beklentilerin çok üzerinde artışları sanayimiz gerçekleştirebilir” dedi.

    ASO Başkanı Nurettin Özdebir, Şubat ayı Olağan Meclis toplantısında gündemdeki ekonomik gelişmeleri değerlendirdi. Özdebir, ’’Değerli Meclis üyeleri, Ankara’da son yaşamış olduğumuz terör olayından dolayı, 29 şehit verdik. Bu olaylardan sonra ekonomi konuşmak, günlük hayatın içinden şeylerle uğraşmak pek içimizden gelmese de, aslında terörün amacı da olağan hayatımızın akışını değiştirmek. Onun için biz inatla bütün bunlara rağmen işlerimize devam etmek durumundayız. Tabii şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum, kederli ailelerine sabırlar diliyorum, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Öyle bir duruma geldik ki etrafımızda dönen fırıldaklar ve vesayet savaşları Türkiye’deki terör örgütlerinin tümünü birden harekete geçirip hepsi beraber milletimize ve devletimize karşı ciddi bir faaliyet içerisindeler. Suriye’deki olaylar gün geçmiyor ki çok hızlı değişikliklere sebep olmasın. Orada 400 bine yakın insan katledildi, bizim ırkdaşlarımız var, Osmanlı’nın bize Hicaz yolunun güvenliği için emanet ettiği Bayırbucak Türkmenleri var, insanlar var. Netice olarak bunlar çok büyük bir zulüm içerisindeler. Suriye nüfusunun neredeyse 10 milyona yakın kısmı şu anda mülteci durumunda, yerinden yurdundan edilmiş. 2,5 milyonu ülkemiz sınırları içerisinde. Bir o kadar da diğer ülkelerde misafir edilmekteler. Ciddi bir insanlık dramı yaşanıyor. Niye yaşanıyor? Yine insanın ve global güçlerin bitmez-tükenmez ve insan canına rağmen olan hırsların nedeniyle devam etmekte. Bu arada Sayın Başkanın da ifade ettiği gibi Türkiye’nin gelişmesi, bölgesel bir aktör olması ve bunu istemeyen ülkelerin destekleriyle terör harekatının bir müddet daha ülkemizde devam edeceği gözüküyor. Ama artık gecenin en karanlık zamanı, şafağa en yakın zamandır. Ben böyle bir zaman süreci içerisinde olduğumuza inanıyorum. Ve maalesef o güçler tarafından bazı terör örgütlerine de kuzu postu giydirilmeye, kuzu postuna sarındırılmaya çaba gösteriliyor. Milletimizin ve devletimizin gücü bütün bunların üstesinden gelebilecek iradeye sahiptir. Yeter ki millet olarak biz yekvücut olalım, birlik içerisinde olalım, dışarıya karşı en azından birliğimizi-beraberliğimizi muhafaza edelim” dedi.

    “CARİ AÇIĞIN FİNANSMANINDAKİ ZORLUKLARIN BU YIL DA DEVAM ETMESİ BEKLENMEKTEDİR”

    2014 yılında 43,5 milyar dolar cari açık verdiklerini belirten Özdebir, 2015 yılında yüzde 26 oranında bu cari açığı azalttıklarını ve 32,2 milyar dolara indirdiklerini ifade etti. Yapılan araştırmalara göre Türkiye’nin dünyada 2015 yılındaki büyümesiyle 5. sırada yer aldığını ve gelişmekte olan ülkeler içerisinde olduğunu dile getiren Özdebir, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “İşte Çin’le başlayan, Hindistan, Çin falan, 5. sırada da Türkiye geliyor. Türkiye’nin aslında potansiyeli bunun çok daha üzerinde. Birazcık daha derlenip toparlanabilsek, bir organize olabilsek, bundan daha fazla işleri yapabilmemiz mümkün. Cari açıktaki azalmaya rağmen sermaye girişlerinde de ciddi bir azalma olmuştur. 2014’te 41,6 milyar dolar yabancı sermaye ülkemize girerken, 2015 yılında bu rakam 10,7 milyar dolara düşmüştür. Görüldüğü gibi, cari açıktaki düşüşle kıyaslandığında sermaye girişlerindeki düşüş daha yüksek orandadır. Bu durum, cari açığın finansmanında zorluk yaşadığımızı, sıkıntı yaşadığımızı göstermektedir. 2015 yılında kaynağı belli olmayan döviz girişi ise 9,7 milyar dolardır. Yani yaklaşık 20 milyar doları cari açığımızın bu kaynaklardan telafi etmişiz, gerisini ise Merkez Bankası rezervlerinden karşılamışız. Bu şartlar altında da Merkez Bankası’nın brüt rezervi 92 milyar dolara düşmüştür. Cari açığın finansmanındaki zorluklar, bu yıl da devam etmesi beklenmektedir. Hizmet gelirlerindeki düşüş bu yıl da devam edecek gibi gözükmektedir. 2014 yılında 34,3 milyar dolar olan turizm gelirlerimiz, 2015 yılında küresel daralmanın da etkileriyle beraber yüzde 8,3 düşerek 2015 yılında 31,5 milyar dolara ulaşmıştır. Bu yıl terör eylemleri nedeniyle yaşanan tur iptalleri, Rusya’yla ilişkili olan krizler, etrafımızdaki ülkelerin durumları nedeniyle bu azalmanın devam etmesi beklenmekte. Tabii Allah bir kapıyı açıyor, bir kapıyı kapıyor. Rusya’ya yapılan ihracat, meyve-sebze ihracatında işte Yahudilerin belli dönemlerde inançları gereği toprağı nadasa bırakmaları gerektiği için bu sene öyle bir dönemmiş, İsrail’e ihracatımız da yüzde 50’ler, yüzde 60’lar civarında, belki daha yüksek oranda meyve-sebze ihracatında artış var. Alternatif pazarlar aranıyor, turizmde de alternatif olarak mutlaka aranıyor. Devletimizde çeşitli hibe ve destek programları açıkladılar. Ancak şunu unutmamamız lazım ki, turizmde de edilgen bir durumdayız, etken değiliz. Yani dünyada bizim en büyük pazarımız Avrupa, Avrupa’da Türkiye’yi pazarlayacak milli bir organizasyonumuz yok. Avrupa’da işte tanınmış firmalar var, Neckermann var işte hatırladığım, başka firmalar var, bunlar pazarlıyorlar. Bizim turizmcilerimiz de, otel yatırımcılarımız da bunlara gidip ben 5 kuruş daha ucuz veriyorum her şey dahil fiyatını, lütfen benim otelime gelin şeklinde bir onların hakimiyetine teslim olmuş durumdayız. Burada belki bir milli şirketin kurulup Türkiye’deki bu turizmin, yatakların, denizimizin, havamızın, otellerimizin pazarlanmasını düşünmemiz lazım ve geç kalmış durumdayız.”

    “Aralık ayı verileri ile yıllık sanayi üretimi belli oldu. Aralık ayında sanayi üretimi bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 4,5 oranında arttı” diyen Özdebir, “2015’in tümünde ise sanayi üretimi ortalama olarak 3,1 arttı. İmalat sanayindeki artış ise yüzde 3,6. Bu artışların hepsi beklentilerin üzerinde bir artıştır. Umarız ki bu yıl da beklentilerin çok üzerinde artışları sanayimiz gerçekleştirebilir. Çünkü sanayi üretimi ülkenin genel gelişmesinde en önemli ağırlığı olan parametrelerden bir tanesi ve öncü göstergelerden biri” şeklinde konuştu.

    “ENFLASYON MUHASEBESİNİN HER YIL UYGULANMASI YERİNDE OLACAKTIR”

    Özellikle birikimli enflasyonun şirketlerin mali tablolarını bozarak şirketin mali durumu hakkında yanlış resimler verdiğini söyleyen Özdebir, “Ayrıca, vergiler de enflasyona göre her yıl ayarlandığı için enflasyon şirketlerimizin üzerindeki vergi yükünü de artırmaktadır. İç ve dış talebin zayıf olması ve yüksek rekabet nedeniyle şirketlerimizin fiyat artışları enflasyonun gerisinde kalarak şirket karlarını da eritmektedir. Bu olgular dikkate alınarak, enflasyon muhasebesi uygulamasının gözden geçirilerek enflasyon muhasebesinin her yıl uygulanması yerinde olacaktır. Bizim geçen ayki toplantımız ve bu konuda başka yerlerden de gelen talepler üzerine Maliye Bakanlığı’nda bu konuda bir çalışma olduğunu ve enflasyon muhasebesinin 5 yılda bir birikmiş enflasyonu sıfırlayacak şekilde yeniden tasarlandığını duymuş bulunuyoruz. Ancak, bana gelen bilgiye göre bu uygulamanın 2016 yılındaki bilançolar da çıktıktan sonra onlar üzerinde enflasyonun sıfırlanmasıyla 2017’de bizim reel olarak istifade edebileceğimiz halde uygulanacağı şeklinde. Halbuki yaşamış olduğumuz bu konjonktürde bunun 2015 yılında uygulanmazsa birçok firmamız açısından ve biliyorsunuz Basel-2, Basel-3 kriterleri artık uygulanmaya başlandı, bilançolar üzerinden değerlendiriliyor şirketlerin durumları. Ama gerçek resmi vermeyen bilançoların aslında ne kadar iyi olduğunu bilseler bile, banka müdürlerinin ağır sorumluluklar yükleyen bir kanun karşısında bizim lehimize hareket etmelerini beklememiz de pek mantıklı olmayacaktır. Bunun yanında bir başka bu açıdan finansmana erişimi etkileyecek bir başka risk daha, bu yıl bilançolarımızla beraber realize olmak üzeredir. Biliyorsunuz reel sektörün kredilerinin yüzde 48’i yabancı para cinsindendir. Kurlardaki ani yükselmen nedeniyle kur zararları vadesi gelmeden realize edilmiş gibi bilançolarımızda yer alacak. İlk bakışta vergi matrahlarımızı azaltıcı bir etkeni olduğu için belki hoşumuza gidebilir, ama önümüzdeki dönemde bu bilançolarımıza yansıyan durum bizim finansmana erişimimizi etkileyecektir” ifadelerini kullandı.

  • Dünyadaki Pamuk Üretimi Beklentilerin Altında Kaldı

    Şanlıurfa Ticaret Borsası (ŞUTB) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cemal Yıldız, dünyadaki pamuk üretiminin başka ülkelere kayabileceğini belirtti.

    Hindistan’ın Mumbai şehrinde düzenlenen ve pamuk sektöründekileri buluşturan International Cotton Advisory Commitee (Uluslararası Pamuk Danışma Kurulu) toplantısına katılan Şanlıurfa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cemal Yıldız, Cotton Advisory Commitee (İCAC) tarafından yayımlanan sonuç bildirgesini değerlendirdi.

    İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ PAMUK ÜRETİMİNİ ETKİLİYOR

    Pamuk sektöründe, dünya pamuk ticaretinin ekonomik sürdürülebilirliği için Uluslararası ticareti kolaylaştıracak önlemlerin alınması gerektiğini kaydeden Yıldız, iklim değişikliklerinin de pamuk üretimini etkilediğini söyledi. Bazı ülkelerde yaşanan iklim değişikliği ile pamuk üretiminin daha kararsız hale geldiğini aktaran Yıldız, uzun vadeli toprak verimliliğini arttırmak için çeşitli çalışmaların yapılması gerektiğini ifade etti.

    PAMUKTA ÜRETİM BEKLENTİLERİ DÜŞTÜ

    İCAC’ın 2015/2016 dönemi için pamuk üretim ve stok beklentilerinin bir önceki tahmine göre düştüğünü hatırlatan Yıldız, ICAC’ın yayınladığı son rapora göre, global pamuk üretim tahmini 81 bin ton azaltılarak 23.11 milyon tona, tüketim tahmininin 67 bin ton azaltılarak 24.37 milyon tona çekildiğini söyledi.

    Böylece stokların 8 bin ton düşüşle 20.65 milyon tona ineceği tahmin edildiğini ifade eden Yıldız; “Pamukta toplama ve tasnifteki kirlilik sorunu kalite açısından önem arz ediyor. Pamuktaki standardizasyonu yakalayabilmek için özellikle üreticilerin pamuğun temiz toplanması konusuna önem vermesi gerekiyor. Pamukta yaşanan sorunların devam etmesi durumunda, pamuk üretimi başka ülkelere kayabilir” şeklinde konuştu.

    Yıldız, dünyadaki pamuk üretiminin talebin altına düştüğünü ve bu düşüşün sebebinin ise sentetik ve polyester liflerin kullanımından gelen yüksek rekabet olduğunu sözlerine ekledi.