Etiket: Beklemesin”

  • Ekonomi Bakanı Zeybekci: “Türkiye’nin dost devletlerle kavgalı olmasını kimse beklemesin”

    Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, “Türkiye’nin dost devletlerle ve milletlerle kavgalı olmasını kimse beklemesin. Öyle kavgamız olmayacaktır. Ama benim Aile ve Sosyal Politikalar Bakanıma parmak sallayan o polis şefinden bunun hesabı sorulacaktır. Hukuk içinde sorulacaktır” dedi.

    Bakan Zeybekci, Van programı kapsamında AK Parti İl Başkanlığı ziyaretinde yaptığı konuşmada, Türkiye 2013 yılının mayıs ayında yüzde 7’lik faizi yüzde 4.6’ya düşürdüğünü ve IMF’ye ’güle güle’ dediğini ifade ederek, milletin helal paralarıyla ödenen verginin 1 lirasının bile faize gitmesine karşı olduklarını söyledi. Batı ülkelerinin geçmişte Türkiye’de toplanan vergilerin yüzde 87’sini faiz olarak aldıklarını hatırlatan Bakan Zeybekci, “2001-2002’deki gibi hepimizin ilacından, ekmeğinden ve her şeyinden ödediğimiz verginin, Türkiye’de toplanan 100 dolarlık verginin 87 lirasını faiz olarak alıp gidiyorlardı aynı şeyi istiyorlar. Bunlar şimdinin Türkiye’sinden rahatsız. Bakın 2002’de 100 dolarlık verginin 87 lirası faize giderken 2016’nın Türkiye’sinde bütün ihanetlere rağmen 100 liralık verginin 10 lirası faize gidiyor. Türkiye 2013 yılının mayıs ayında yüzde 7’lik faizi yüzde 4.6’ya düşürdü ve IMF’ye ’Güle güle’ dedi” şeklinde konuştu.

    “2013 yılı bu ülke için dönüm noktasıdır”

    Türkiye’nin 2013 yılında dünyanın en büyük havalimanını inşa etmeye başladığını ve insanlık tarihinin en büyük projesi olan ‘Kanal İstanbul’un da aynı yıl başladığını anlatan Bakan Zeybekci, şunları söyledi:

    “2013 yılı bu ülke için dönüm noktasıdır. Onun için o Gezi olayları, arkasında 17-25 Aralık ihaneti, 7 Haziran ve sonrasındaki tuzaklar ve vatanımızın en güzel köşelerinde bu çukur terörünü başlattılar. ’Biz hukuk içerisinde Türkiye’nin partisi olacağız’ dediler. Bu millet de kuzey, güney ve doğuda Türk’ü, Kürt’üyle yüzde 13,5 oy verdi. 80 milletvekili verdi. Milletvekili yemini eder etmez oralarını, buralarını bir yerlere dayayarak silaha sarılmadılar mı? Hani birlik, beraberlik, kardeşlikti. Hani bu vatanı hep beraber vatan belliyorduk. Hani devlet bizim devletimizdi. Bunları yöneten, kiralayanlar başkalarıdır. Vicdanlarını, akıllarını ve dillerini bir yerlere kiraya verdiler. Ancak bu millet bölücülüğe müsaade etmedi.”

    “15 Temmuz bir işgal girişimidir”

    15 Temmuz’un işgal girişimi olduğunun altını çizen Bakan Zeybekci, “Niyetleri bu vatanı, milleti ve kardeşliği bölüp parçalamak, ülkeyi baştan başa ateş topunun içine atmaktı. Allah’ın izni, milletin dirayeti ve Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğiyle hepsini tarih boyunca hiç kimsenin unutmayacağı şekilde dersini bu yüce millet verdi. Hiç bir milletin yapamayacağını bu millet yaptı eliyle tankı durdurdu. Bu millet elindeki bayrakla havadaki uçağı indirdi” diye konuştu.

    “Yapılan tüm saygısızlıkların tamamını bedelini ödeyecektir”

    Aynı senaryonun yazarlarının Türkiye’yi Avrupa’da karıştırmaya çalıştığını anlatan Bakan Zeybekci, “Almanya devlet olarak ve millet olarak bizim düşmanımız değil, dostumuzdur. Hollanda’da öyle. Ama nasıl ki bazen bazı olmaması gereken virüsler devletin yönetimine geliyor. O ülkeyi karıştırıyor nasıl ki bazen kazada olsa bazıları çıkıp da o ülkede seçimleri kazayla da olsa bazı sonuçlar alıyor. Hollanda’da yaşanan da aynısı olmuştur. Orada ortalığı karıştıran o ırkçı faşist maalesef ki diğer siyasi partileri de etkiliyor. İnşallah onlarda olması gereken yere duygulara dönecekler ve bu yüce milletin Türkiye Cumhuriyeti Devletinin dostluğunun ne kadar değerli olduğunu anlayacaklar ve bu millete bu milletin bakanına, bu milletin milletvekillerine, hele hele bu milletin kendi oylarıyla seçtiği milletin adamı ve hizmetkarı Recep Tayyip Erdoğan’a yapılan tüm saygısızlıkların tamamını bedelini ödeyecektir” diye konuştu.

    “Bunun hesabı sorulacaktır”

    “Bizden hiç kimse terör örgütlerinin ağızlarının sularını akıtarak bekledikleri Türkiye’nin dost devletlerle ve milletlerle kavgalı olmasını kimse beklemesin” diyen Bakan Zeybekci, “Öyle bir kavgamız olmayacaktır. Ama benim Aile Ve Sosyal Politikalar Bakanıma parmak sallayan o polis şefinden bunun hesabı sorulacaktır. Hukuk içinde sorulacaktır. Onu o ülkede misafir baş üstündedir kim olursa olsun. Misafir geldiyse nimettir. O misafiri sen zorla arabaya bindirip de başka ülke sınırına kadar polis eşliğinde sınır dışı edeceksin. Bundan vicdan rahatsız olur. Bundan tarih hesabını sorar sen merak etme. Bu millette soracak bunu hesabını ama tarihe de hesap vereceksin senin tarihine bu olay kara bir leke olarak geçti. Tarih mutlaka bunun hesabını senden soracaktır. Ama biz bu tuzaklara düşmeyeceğiz. Bu güne kadar yaşadığımız tüm hastalıkların tek sebebi olan Türkiye’yi istikrarlaştırmak Türkiye’de hükümetlerin güçlü olmaması devletin güçlü olmamasını onlar istedikleri gibi her şeyin manipüle edebilecekleri hükümet sistemini kurgulayacakları bu hastalıktan yine bu milletin ruhuyla kurtulacağız. 16 Nisanda Van Türkiye ortalamasının üzerinde ‘evet’ ne diyecek” ifadelerini kullandı.

  • Başbakan Davutoğlu: “Hiçbir Ülke Bizden Özür Beklemesin”

    Başbakan Ahmet Davutoğlu, NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ile gerçekleştirdiği basın toplantısında, “Görevimizi yerine getirdiğimiz için hiçbir ülke bizden özür beklemesin” dedi.

    Başbakan Ahmet Davutoğlu, Brüksel’deki temasları kapsamında NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından düzenlenen basın toplantısına katıldı. Başbakan Ahmet Davutoğlu, çok verimli toplantı geçirdiklerini ve ilk kez Başbakan olarak ziyarette bulunduğunu kaydederek, “Gündemimizde bir çok konu vardı tabi ana konu Türk hava sahasını ihlal eden Rus jetinin düşürülmesiydi. Bunu detaylı olarak ele aldık. Öncelikle şunu ifade etmek istiyorum. NATO’nun desteğinden ve kişisel desteğinizden ötürü size müteşekkiriz. Geçen hafta olağanüstü toplantıdan sonra bize destek verdiniz. Teşekkür ediyoruz. Burada net olmak istiyorum. Türk hava sahası Türkiye’nin egemenliği kapsamındadır. Bizim, eylemimiz savunma amaçlıydı. Keşke olmasaydı ama angajman kurallarımız da nettir. Bunu öncesinde duyurmuştuk. Rus tarafına da değinmiştik. Kendisi bizim dostumuzdur, komşumuzdur. Ankara’da, Antalya’da, Moskova’da gerekli bildirimleri yapmıştır. Türk hava sahasının korunması gerektiğini söylemiştik. Çünkü, Rusya daha öncesinde 3 kez hava sahasını ihlal etmişti. Şunu da bir biçimde ifade ettik. Türkiye’nin Suriye sınırı Türkiye için çok önemlidir ulusal güvenlik meselesidir. Dolayısıyla eylemimiz bir savunma amacı taşımaktaydı. Bir ihlal olmasaydı bu krizi yaşamazdık” dedi.

    “TÜRKİYE BU KRİZİN BEDELİNİ ÖDEYEN ÜLKE”

    Davutoğlu, tansiyonun arttırılmasını istemediklerini ifade ederek,” Türkiye-Suriye sınırında böyle olayların bir daha yaşanmaması için her seviyede Rusya ile konuşmaya hazırız. Bunu vurgulamak istiyorum. Bu Türkiye-Suriye sınırıdır. Türkiye’nin hava sahasını savunma hakkı vardır ve Türkiye aynı zamanda Rusya ile iyi ilişkiler istemektedir. Suriye’de DEAŞ’a karşı savaşan ülkelerle de iyi ilişkiler istemektedir. Türkiye, bu ülkelerle işbirliğine hazırdır ama bu olay sırasında yapılan bombardıman DEAŞ karşı değildi, orada bir DEAŞ hedefi yoktu. Biz Rus dostlarımıza orada sivilleri bombaladıklarını ifade ettik. Buradan yeni mülteci dalgalarının Türkiye’ye geleceğini söyledik. Türkiye her bombardımandan sonra on binlerce mülteci buluyor topraklarında. Dolayısıyla Türkiye bu krizin bedelini ödeyen ülke. Bu noktada hava sahasını korumaktan ötürü suçlanmaması gerekiyor. Peki biz bu deneyimden ne öğrendik. Aynı hava sahasında faaliyet gösteren 2 koalisyon varsa eğer bu durumları önlemek güç olur. Bir tarafta BM önderliğinde bir koalisyon var. Türkiye’de bu koalisyonda yer alıyor ve DAEŞ’e karşı operasyon düzenliyor. Diğer taraftan Rusya operasyon düzenliyor. Bu iki grup arasında koordinasyon olması gerekiyor. Eğer biz DEAŞ’a karşı mücadele ediyorsak sadece DEAŞ’a karşı mücadele etmeliyiz. Ilımlı muhalefete karşı değil, Suriye muhalefetine karşı değil” ifadelerini kullandı.

    “RUSYA İLE TEMASA HAZIRIZ”

    Davutoğlu dün İdlib’te Rus bombardımanının olduğunu ifade ederek, “Biz Türkiye olarak yaralıları aldık. Tamamıyla yanmış insanlar vardı. Azez’de bombardıman oldu. Rus uçakları insanı ihtiyaçlar göndermekteydi Halep’e. Hepimizi DEAŞ’a karşı savaşıyoruz. Bunu söylememiz gerekiyor. Türkiye-Suriye sınırı ulusal güvenliğimiz açısından önem taşımaktadır. Rusya’nın kaygılarını biliyoruz. Ruslara şunu söylemek istiyoruz: Siz de bizim kaygılarımızı bilin. Diplomatik, askeri kanallarının açık olması gerekmekte. Böyle kasıtsız olayların bir daha gerçekleşmesini engellemek için ve terörle mücadelenin geleceğini konuşmak için Rusya ile temasa hazırız. 1 Ocak’tan sonra Suriye’de bir süreç olacak siyasi süreç başlayacak. Türkiye, Rusya, ABD birlikte çalışacaklar. Bu nedenle güçlü bir diplomatik kanalın açık olması gerekmektedir. Türkiye-Suriye sınırı NATO sınırıdır aynı zamanda. Burada bir ihlal yalnızca Türk sınırına ihlal değildir. NATO sınırına da ihlal söz konusudur. Aynı gün bütün detayları NATO müttefiklerimizle paylaştık. Konsey toplantısında bilgileri sunduk ve pozisyonumuzu ifade etmek açısından her bir tarafla da bilgi paylaşmaya da hazırız. Bir kez daha NATO’nun net tavır takınmasından ötürü ve Genel Sekreterin net tavrından dolayı kendisine teşekkür etmek istiyorum. Dün AB liderleri ile Brüksel’de bir araya gelme fırsatım oldu. Buradan bir kez daha teşekkür etmek istiyorum NATO müttefiklerine, kendileri Türkiye ile dayanışma göstermiştir” açıklamasını yaptı.

    “OLAYIN TEKNİK BİLGİLERİ PAYLAŞMAYA HAZIRIZ”

    Basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Davutoğlu, Türkiye’nin özür dilemesine dair soruya, “Geçen hafta hükümeti kurduk. Rus uçağının bizim hava sahamızı ihlal ettiği zaman denk geldi. Onurlu bir ülkenin ve yeni hükümetin başbakanı olarak ki son seçimde yüzde 49’u aşkın oy aldık ki bu bir rekordur. Şunu söyleyebilirim ki hava sahamızın ve kara sahamızın korunması yalnızca bir hak değildir, benim hükümetimin görevidir. Hiçbir hükümet lideri görevini yerine getirdiği için özür dilemez. Türk hava sahası sınırının korunması ulusal bir görevdir ve hava sahasını korumak ordumuz gereken görevi yerine getirmiştir. Gelecekte böyle kasıtsız olayların bir daha yaşanması önlemek için Rus tarafı konuşmak istiyorsa, biz konuşmaya hazırız. Bizden bilgi istiyorlarsa bu olayın teknik bilgileri paylaşmaya hazırız. İlişkilerin normalleştirmek, ilerletmek istiyorlarsa bu bağlamda Rusya ile konuşmaya hazırız. Fakat görevimizi yerine getirdiğimiz için hiçbir ülke bizden özür beklemesin. Ekonomik yaptırımlara, Rusya tarafından alınan önlemlere ilişkin haberleri takip ettim. Şunu söylemek istiyorum: Geçmişte ekonomik yaptırımlara karşı olduk. Son krizde Türkiye bugün olduğu gibi bir pozisyon takındı. Rusya’nın tavrının kendisi yaptırımlara maruz kaldıktan sonra aynı yaptırımları Türkiye’ye uygulaması çelişen bir durumdur. Ekonomik ilişkiler, karşılıklı çıkar esasına dayanır. Biz sükûnet içinde davranacağız tansiyonu arttırmayacağız. Rus halkı tarafından olumsuz görülebilecek bir davranış içinde bulunmayacağız Rus halkı, Türk halkına dosttur. Antalya, çoğu için ikinci ev gibidir. Rus dostlarımızın turist olarak Antalya’ya Türkiye’ye gelmesini gelmekteyiz. Antalya, Rus turistler için bir ev gibidir. Ekonomik ilişkilerimiz açısından da Türkiye’nin bu eylemleri yeniden düşünmesi gerekmektedir. İki ülkenin de çıkarını ilişkin hareket etmesi gerekmektedir. Bir kez daha altını çizmek istiyorum. Konuşmaya hazırız. Gelecek ilişkilerimizi tartışmaya hazırız. Fakat biz görevimizi yerine getirdik ve hava sahamızı koruduk. Bu bizim hava sahamızdır, bizim sınırımızdır. Ulusal güvenliğimiz söz konusudur. Aynı zamanda bir onur meselesidir” yanıtını verdi.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Kimse Sınır Güvenliğimizin İhlaline Sessiz Kalmamızı Beklemesin”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rus uçağının düşürüldüğü bölgede DAİŞ varlığının söz konusu olmadığını belirterek, “Çok uzun süredir böyle bir hadisenin yaşanmaması için büyük çaba harcıyor, ilgili tüm ülkeler nezdinde uyarılarımızı yapıyorduk. Düne kadar böyle bir olayın vuku bulmamasının sebebi Türkiye’nin sabrını zorlayarak ortaya koyduğu iyi niyetli tavırdır. Hiç kimse bizden sınır güvenliğimizin sürekli ihlal edilmesine, egemenlik haklarımızın yok sayılmasına sessiz kalmamızı beklememelidir” dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İslam İşbirliği Teşkilatı Ekonomik ve Ticari İşbirliği Daimi Komitesi’nin (İSEDAK) 31. Toplantısı Bakanlar Oturum Açılışında yaptığı konuşmada Rus uçağının düşürülmesini değerlendirdi.

    “5 DAKİKA İÇERİSİNDE 10 KEZ İKAZ EDİLDİ”

    Bölgenin istikrarı dikkate alınmadan özensizce atılan adımların ne gibi sonuçlara mal olacağına dün yaşanan olayla şahit olduklarını söyleyen Erdoğan, “Sabah saatlerinde dün hava sahamızı ihlal eden milliyeti belirsiz iki uçak Yayladağı-Hatay bölgesinde sınır ihlali yapmamaları konusunda 5 dakika içerisinde 10 kez ikaz edilmiştir. Askeri makamlarımızın yaptığı ikazlar üzerine bu uçaklardan biri tekrar Suriye’ye dönerken, diğeri sınır ihlalini sürdürmeye devam etmiştir. Bunun üzerine bölgede devriye görevi yapan F 16’larımız Türk hava sahasında sınır ihlali yapan uçağa ateş açmışlardır. İsabet alarak Suriye tarafına düşen uçağın bazı parçaları da sınırlarımız içine isabet etmiş bu sebeple iki vatandaşımız yaralanmıştır. Düşen daha sonradan Rus yapımı olduğu bilinen uçağın Rusya federasyonuna ait olduğu bu ülke makamlarının açıklamalarından sonra anlaşılmıştır. Olayın arkasında Türkiye olarak BM güvenlik konseyi üyeleri ve NATO bünyesinde gerekil bilgilendirmeleri yaptık” diye konuştu.

    “DÜNE KADAR BÖYLE BİR HADİSENİN YAŞANMAMASININ NEDENİ TÜRKİYE’NİN SABRINI ZORLAYARAK ORTAYA KOYDUĞU İYİ NİYETLİ TAVIRDIR”

    Rusya uçaklarının bölgede IŞİD ile mücadele için bulunduğu iddialarına da değinen Erdoğan, “Bir defa Bayırbucak Türkmenlerinin olduğu bu bölgede DAİŞ terör örgütü yoktur. Kimse kimseyi aldatmasın. Şu anda DAİŞ terör örgütünün bulunduğu bölge Cerablus ve doğusudur. Çok uzun süredir böyle bir hadisenin yaşanmaması için büyük çaba harcıyor, ilgili tüm ülkeler nezdinde uyarılarımızı yapıyorduk. Çeşitli tarihlerde çeşitli kanallarda komşumuza da bu hassasiyetimiz iletilmiştir. Düne kadar böyle bir olayın vuku bulmamasının sebebi Türkiye’nin sabrını zorlayarak ortaya koyduğu iyi niyetli tavırdır. Türkiye gerilimin safında değil her zaman barışın tarafından yer almıştır. Bundan sonra da bu tavrımızı koruyacağız. Hiç kimse bizden sınır güvenliğimizin sürekli ihlal edilmesine, egemenlik haklarımızın yok sayılmasına sessiz kalmamızı beklememelidir. Bu hadiseyi tırmandırmak gibi bir düşüncemiz bulunmamakta” şeklinde konuştu.

    “DEVLET TERÖRÜ UYGULAYAN KİŞİNİN YANINDA OLMAK, BİZİM İLKELERİMİZ İÇİNDE ZULME RIZA ZULÜMDÜR”

    Türkiye’nin kendi güvenliğini ve kardeşlerinin hukukunu savunduğunu vurgulayan Erdoğan, “1 haftadır Lazkiye kuzeyinde Bayırbucak Türkmenlerinin olduğu bölgede sınırlarımıza doğur göç başlamıştır ve biz bombalardan kaçan oradaki soydaşlarımızı bir taraftan Hatay ve bölgedeki kamplara almaya başladık, bir diğer taraftan Suriye tarafındaki kamplarda barındırmaya devam ediyoruz. Bir diğer tarafta aileler eşleri hepsi bu topraklarının korunması mücadelesini sürdürüyor. Samimi olmamız lazım. Devlet terörü estiren bir kişinin yanında olmak bizim ilkelerimiz içinde zulme rıza zulümdür. Bunu bilmemiz lazım. Müslüman o kimsedir ki elinden ve dilinden diğer Müslümanlar da emindir. Bunu yapmaya mecburuz. Biz her türlü terör örgütüne ve teröre olduğu gibi devlet terörü uygulayan Esed rejimine de karşıyız. Rejiminin bölgede yaşayan kardeşlerime dönük saldırıları karşısında insani yardım faaliyetlerimizi sürdüreceğiz. Ülkemize yönelik yeni bir göç dalgasının önüne geçmek için gerekli tedbirleri almakta kararlıyız” ifadelerini kullandı.