Etiket: Bekir

  • Bekir Bozdağ, Dikilitaş’a Karanfil Bıraktı

    Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Sultanahmet’te 10 Alman turistin hayatını kaybetmesine neden olan canlı bomba saldırının yaşandığı alana karanfil bıraktı. Bozdağ, “Bugün Diyarbakır’da PKK terör örgütünün okula saldırması kabul edilemez bir vahşettir” dedi.

    Adalet Bakanı Bekir Bozdağ cuma namazını Sultanahmet Camii’nde kıldı. Cuma namazının ardından Bozdağ, Sultanahmet’te 10 Alman turistin hayatını kaybetmesine neden olan canlı bomba saldırının yaşandığı alana karanfil bıraktı. Bekir Bozdağ daha sonra burada bir açıklama yaptı.

    Bozdağ yaptığı açıklamada, “Sultanahmet saldırısında hayatını kaybeden Alman vatandaşlarına, yakınlarına ve Almanya’ya bir kez daha taziyelerimi iletiyorum. Tabi bu olay ve bunun gibi dünyanın başka yerinde yaşanan terör olayları terörün vatanının, dininin, milliyetinin, renginin olmadığının en somut göstergesidir. Bu nedenle terörle mücadele konusunda bütün ülkelerin birlikte hareket etme zaruriyeti vardır. Türkiye bugün terörle etkin bir mücadele yapmaktadır. Dünyanın başka yerinde de terör saldırıları vardır. Teröre karşı mücadelenin başarılı olması için uluslararası toplumun dayanışma içinde olmasına, birlikte hareket etmesine, teröre karşı her türlü adımı kararlılıkla atmasına ihtiyaç vardır. Ancak maalesef bu alanda birlikte bir mücadele görülmemektedir. Bazı terör örgütlerinin Avrupa Birliği üyeler ve ya başka ülkeler tarafından yaptıkları eyleme karşı yaklaşımlar izahat oldukça uzaktır” dedi.

    “BÜTÜN TERÖR ÖRGÜTLERİNE GÖSTERİLEN TAVIR, PKK’YA DA GÖSTERİLMELİ”

    Bakan Bozdağ, “Türkiye’de PKK terör örgütü bir çok kanlı eyleme imza atarken pek çok batılı ülke tarafından değişik boyutlarda destek alması fevkalade büyük bir yanlışlıktır. Ve bu tür faaliyette bulunan sivil toplum örgütü görünümü ardında ki esasında terör yuvaları da maalesef himaye görmektedir. Biz her defasında Türkiye olarak bu konularda herkesten bütün terör örgütlerine gösterilen tavrın PKK terör örgütüne DHKP-C terör örgütüne ve diğer terör örgütlerine de aynı eşitlikte gösterilmesi gerektiğini ifade ediyoruz. Türkiye PKK terör örgütüyle de DHKP-C terör örgütüyle de başkaca da terör örgütleriyle de mücadele etmektedir. Ancak bazı ülkelerin az öncede söylediğim gibi terör örgütlerinin hepsine karşı aynı tutumu sergilememesi terör örgütlerinin güçlenmesine hizmet etmekten başka bir sonuç doğurmadığı çok açıktır” diye konuştu.

    “PKK’NIN OKULA SALDIRMASI KABUL EDİLEMEZ BİR VAHŞETTİR”

    Diyarbakır’da bir okula karne dağıtımı sırasında yapılan saldırıya değinen Bakan Bozdağ, “Bugün Diyarbakır’da PKK terör örgütünün okula saldırması kabul edilemez bir vahşettir. Dünyanın hangi ülkesinde böyle bir eylemi yapan örgüte toleranslı bir yaklaşım olabilir. Amerika’da Almanya’da Fransa’da karne alan çocuklara saldıran alçaklara karşı onların layık olduğu dille konuşmak hukukunda gereğidir, demokrasinin de gereğidir, insan haklarının da gereğidir. Bu tür vahşi eylemlere karşı elbette gereği yapılacaktır. Bundan sonrada yapılmaya devam edecektir. Umarız Sultanahmet de ve ülkemizin başka yerlerinde yaşanan terör saldırıları bir daha tekerrür etmez. Bir daha tekerrür etmemesi için elimizden gelen çabayı gayreti göstermeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

  • 1461 Trabzon’un Yeni Başkanı Bekir Aktürk Oldu

    1461 Trabzon’un yeni başkanı, Trabzon Muhtarlar Federasyonu Başkanı Bekir Aktürk oldu.

    Trabzonspor Kadir Özcan Gençlik Geliştirme Merkezi’nde yapılan genel kurulda 1461 Trabzon’un yeni başkanı Bekir Aktürk oldu. Tek liste ile gidilen seçimlerde yapılan oylama sonucu oy kullanma hakkı bulunan 99 delegeden 34’u oy kullandı. Geçersiz oyun olmadığı seçimler sonucunda Bekir Aktürk, 1461 Trabzon’un yeni kulüp başkanı oldu.

    1461 Trabzon’un yeni başkanı Bekir Aktürk, yaptığı konuşmada, daha önceki başkan ve yönetim kuruluna teşekkür etti. Aktürk, Trabzon’lu olmanın bir ayrıcalık olduğunu belirterek, “Trabzonlu başarılı olamayacağı koltuğa oturmaz. Trabzonlunun ruhunda başarı vardır. Trabzonlular her zaman için birdir, bütündür. Bizim arkadaşlarımızın temelden başlattığını hep beraber kucaklaşarak daha ileriye taşıyacağız. 1461 Trabzon, Trabzon ve Trabzonspor bir sevdadır. Eğer bir göre addedilmişse, kaçınılmaz. Sevda ölünce biter. Trabzon ve Trabzonspor ruhu asla bitmeyecek. Başarı ve azimle yarışını sürdürecektir. İnşallah bize güvenenleri mahcup etmeyeceğiz. Biz Trabzonspor’un mutfağıyız. Arkadaşlarımız bize güzel bir mutfak bıraktı. Bunu daha ileriye taşıyıp bir fabrika haline getirmeye çalışacağız. Üretmeden başarmak olmuyor. Üretmeden dışarıdan getirdiğimiz dışarıya gidiyor. Dışarıya pazarlayacağız. Bizim paramız dışarıya gitmeyecek, onların parası bize gelecek. Şaban Başkanımız ’bırakıyoruz’ dedi. Bırakmak yok başkanım, Trabzonsporluluk ruhuyla hap beraber çalışmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

  • Adalet Bakanı Bekir Bozdağ: “CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Zannediyorum Kendi Vasfını Tarif Etmiştir”

    Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, partisinin Ankara Spor Salonu’nda düzenlenen 35. Olağan Kurultayı’nda Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan hakkındaki konuşmasına tepki gösterdi. Bakan Bozdağ, “Kılıçdaroğlu, zannediyorum ki kendi vasfını tarif etmiştir” dedi.

    Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Memleketi Yozgat’tan Ankara’ya dönüşünde, CHP Genel Başkanı Kemal Kılçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik sarf ettiği sözlere tepki gösterdi. “Kılıçdaroğlu, zannediyorum ki kendi vasfını tarif etmiştir” diyen Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, “Türkiye’de siyasetin nasıl bir ahlak, edep, toplumun değerleri bakımından seviye kaybı içinde olduğunu göstermektedir. Bir ana muhalefet partisi liderinin konuşacağı bir üslup böyle olabilir mi? Nezaket ve görgü kuralları, devlet terbiyesi, siyasi ahlak bu toplumun ahlak yapısı böylesi bir konuşmaya hak verebilir mi? Türkiye’nin neresinde herhangi bir kişinin bu ülkenin saygın cumhurbaşkanına diktatör bozuntusu hakaretini haklı görebilir. Böyle bir şey olabilir mi? Bu ülkede diktatör olmadığını Sayın Kılıçdaroğlu ve onun gibi düşünenlerin varlığı çok açık ve net gösteriyor. Bu ülkede diktatörlük olmuş olsa Sayın Kılıçdaroğlu bu söylediği sözün bırak aynısını böyle bir sözü söyleyip söylememeyi kalbine, aklına dahi getirebilir mi? Türkiye’nin demokrat bir ülke olduğunu, sayın cumhurbaşkanımızın demokrat bir kişiliğe sahip olduğunu en iyi şekilde bu millet görmekte, bilmekte ve her seçimde ona ve onun istikamet verdiği siyasete büyük destekler ortaya koymaktadır. Maalesef çok büyük bir saygısızlıkla, çok büyük bir ahlaksızlıkla, çok büyük bir terbiyesizlikle sayın cumhurbaşkanımız karşı karşıyadır. Bu millet böylesi bir ahlak, terbiye edep kaybı içerisinde olan liderleri hak etmediği gibi böylesi bir siyaseti de hak etmemektedir” dedi.

    Cumhuriyet Halk Partisine oy veren, gönül veren vatandaşlara seslenen Adalet Bakanı Bozdağ, “Bu üslubu tasvip ediyor musunuz? Böylesi bir seviye, edep ahlak kaybı içerisinde olan yaklaşımı kimse onaylayabilir mi? Maalesef bir kongrede böylesi bir konuşmayı ana muhalefet partisinin lideri yapabiliyor. Ondan sonra da kalkıyorlar cumhurbaşkanımızı eleştiriyorlar. Şöyle söylüyor böyle söylüyor şunu yapıyor bunu yapmıyor diye. Şimdi söylenen şeylere bakın. Bunun karşısında herkesin tepki koyması, bu ahlaksızlığa, bu edepsizliğe, bu terbiyesizliğe herkesin kendince bir cevap vermesi doğru olandır. Böyle bir şey olamaz. Türkiye demokrasi ülkesi, özgürlükler ülkesi. Herkes eleştirisini özgürce yapacak. Ama eleştiri yapmak, hakaret etmek, küfretmek hakkını hiç kimseye vermez” diye konuştu.

    “KÜFÜR ETMEK HAKARET ETMEK DÜŞÜNCE ÖZGÜRLÜĞÜ MÜDÜR?”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a dönük büyük bir karalama kampanyasının, itibar suikastının sürdürüldüğünü vurgulayan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, “TCK’nın 299. Maddesi cumhurbaşkanımıza hakareti düzenlemektedir. Bir yandan Avrupa’daki bazı değerlere gidip lobiler yapmak suretiyle öte yandan da başka takım usullerle ülkenin aleyhine çalışan büyük bir kampanya yürütülmektedir. Bize gelen ziyaretçilere ben bunu 299. madde kapsamında soruşturulan ve kovuşturulan sözlerle ilgili örnekler verdim. ’Şimdi siz kendi ülkenizde cumhurbaşkanımıza veya devlet başkanımıza veya ülkemizin başkanına sinkaflı küfürler yapılmasını onaylar mısınız?’ diye sordum. Yapılan küfürleri İngilizceye çevirerek kendilerine takdim ettim. Böyle şeyler sizin ülkenizde oluyor mu dedim. Yüzleri kızardı. Eğer küfretmek düşünce ise biz böyle bir düşünceye sonuna kadar karşıyız. Biz bunu bir düşünce değil, ahlaksızlık olarak görüyoruz, her türlü ahlaksızlığın karşısında ahlakın temsilcisi olmaya özen göstereceğiz. Hakaret etmek düşünce özgürlüğü müdür? Bunlar ağır eleştiri değil, resmen hakaret, resmen küfürdür. Bunu bu toplumun hukuku himaye etmediği gibi bu toplumun sahip olduğu değerler silsilesi de bu toplumun sahip olduğu ahlak da genel ahlak anlayışı da bunu himaye etmemektedir. Sayın Kılıçdaroğlu kendi seviyesizliğini kendi edep terbiye ve ahlaktan yoksunluğunu bu açıklaması ile bir kez daha ortaya koymuştur. O açıklamaya söylenecek çok söz var, çok ifade var ama bizim ahlakımız bizim edebimiz, bizim aldığımız terbiye o seviyeye inmemize izin vermemektedir. Ancak milletimiz onların seviyesine ben eminim ki bundan sonra daha da alçaltmaya devam edecektir. Tekrar bu açıklamaları şiddetle ve nefretle kınıyorum. Böylesi siyasete lanet olsun diyorum” ifadelerini kullandı.

  • Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Bozok Üniversitesini Ziyaret Etti

    Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Bozok Üniversitesinin hızlı bir gelişim içerinde olduğunu söyledi.

    Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Bozok Üniversitesi Rektörlüğünü ziyaret etti. Rektörlükte düzenlenen Üniversitenin Gelişimi Toplantısına katılan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Rektör Salih Karacabey’den bilgi aldı. Toplantı sonrası bir açıklama yapan Bakan Bozdağ, Bozok Üniversitesi’nin 2006 yılında kurulduğunu belirterek, “Bozok Üniversitesinin bilimsel rekabette güçlü ve kadro itibarıyla da imrenilen bir üniversite haline gelebilmesi için neler yapılması gerektiğini görüştük. Herkes görüşlerini ifade etti. Önümüzdeki günlerde yapacağımız çalışmaları görme imkan ve fırsatımız oldu” dedi.

    Bozdağ, üniversite kurulduğunda sadece 1 profesörün görev yaptığını, şimdi 35 profesörün ve 700’ün üzerinde akademik personelin bulunduğunu ifade ederek, “Bozok Üniversitesi Türkiye’nin üniversiteleri arasında parlayan bir yıldızdır. Yozgat’ın en önemli gücüdür. Yozgat’ımızı bilimde, kültürde, sanatta, sosyal alanda, ekonomik hayatta ileriye taşıyacak motor güçtür. AK Parti hükümetlerinin Yozgat’a kazandırdığı en önemli eser, Bozok Üniversitesidir. Bozok Üniversitesinin gelişmesi, güçlenmesi ve ileri noktaya taşınması için rektörlüğümüz, hocalarımız, valiliğimiz, belediyemiz, milletvekillerimiz ve hükümetimiz ile hep birlikte koşmanın, çalışmanın, ter dökmenin faydalar getireceğine inanıyoruz. Şu anda hep beraber uyum içinde çalışmalar yürütülmektedir” dedi.

    Bozok Üniversitesinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Yozgat’a bir hediyesi olduğunu vurgulayan Bakan Bozdağ, “Bizde üniversitemizin gelişimi için elimizden gelen gayreti göstereceğiz. Öğrenci sayımız 14 bini geçmiştir. Üniversitemize 2 bin kişilik bir yurt yapılması için çalışma başatılmıştır. 2 bin kişilik yurt yapıldığında 7 bin üzerinde öğrencimize barınma yeri sağlanmış olacak” diye konuştu.

    Ziyaretlerinden dolayı Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’a teşekkür eden Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Salih Karacabey, “Adalet Bakanımız Bekir Bozdağ ve milletvekillerimizin üniversitemizin gelişmesinde büyük katkıları bulunmaktadır. Kendilerine çok teşekkür ediyorum” diye konuştu.

    Toplantıya, Yozgat Valisi Abdulkadir Yazıcı, Milletvekilleri Abdulkadir Yazıcı, Ertuğrul Soysal, Yusuf Başer ve üniversite senato üyeleri katıldı.

  • Adalet Bakanı Bekir Bozdağ:

    Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Adli Tıp Kurumu Yönetmeliğinde yapılan değişikliğin, vatandaşların sahip olduğu değer yargıları çerçevesinde cenazeleri vaktinde defnedilmesini ön gören düzenlemeler olduğunu söyledi.

    Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, memleketi Yozgat’ta Bozok Üniversitesi Rektörlüğünü ziyaret etti. Ziyaret öncesi basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtlayan Adalet Bakanı Bozdağ, Adli Tıp Kurumu yönetmeliğinde yapılan değişikliklerin cenazelerin defnine kolaylık sağlayan, cenazelerin usulüne uygun defninin temin amacına dönük düzenlemeler olduğunu belirterek, “Bilindiği gibi PKK terör örgütü, PKK’ya müzahir çevreler HDP, ‘devlet cenazeleri vermiyor’ şeklinde propaganda yapmıştı. Halbuki morgda bulunan cenazeler yakınlarına teklif edildiği halde yakınları tarafından alınmamış, belediyelere teklif edildiği halde belediyeler tarafından da alınmamıştır. Bunun üzerine bu cenazelerin defin işlemlerinin yapılabilmesi için Adli Tıp Kurumlarında bir değişiklik yaptık. Kimsesiz olan cenazeler 15 gün içerisinde alınmadığı takdirde ve belediyeler tarafından alınmadığı takdirde Mülki İdare Amirliği tarafından defnedileceği onlara teslim edileceğine yönelik bir değişiklik yaptık. Kimliği belli olan cenazeler için ise ailelerine almalarına yönelik teklif edilecek, aileleri aldığı takdirde 3 gün içerisinde ailelerine teslim edilecek. Ancak aileler kabul etmemesi halinde yine bu cenazeler belediyelerle beraber Mülki İdare Amirliğine teslim edilecektir. Onlar da defin işlemlerini yapacaklar. Buradaki Mülki İdare Amirliği düzenlemesini koyuşumuzun nedeni bölgedeki belediyeler yasa gereği cenazeleri defnetmek ve defin işlemlerini yapmak görevi olduğu halde maalesef bu cenazeleri almamışlardır, almayı kabul etmemişlerdir. Böyle olunca cenazelerin ortada kalmaması ve defin işlemlerinin yapılabilmesi için Mülki İdare Amirliklerine de cenazelerin teslim edileceklerini öngören değişiklik yapılmıştır” dedi.

    “CENAZELERİ DEFNETMİYORLAR MEZBAHANELERDE TUTUYORLAR”

    Yönetmelik değişikliğinden sonra ailelerin cenazeleri almaya geldiklerini ifade eden Bozdağ, “HDP’li vekiller de cenazeleri o güne kadar almaya gelmedikleri halde almaya geldiler. Cenazeler ailelere teslim edildi. Ancak maalesef bu sefer aileler PKK terör örgütünün baskısı nedeniyle aldıkları cenazeleri defin yerine belediyeye teslim ettiler bu sefer. Daha önce cenazeleri almayan belediye PKK terör örgütünün baskısıyla ailelerin teslim ettikleri cenazeleri aldılar cenazeleri mezbahaneye götürüp koydular. Cenazeleri mezbahanede tutuyorlar. Öte yandan da bas bas bağırıyorlar. Devlet cenazelerimizi vermiyor işte cenazelere saygı duyulması lazım, şöyle olması lazım böyle olması lazım diye propaganda yapıyorlar. Tabi böyle bir durumda ortaya çıkınca Adli Tıp Kurumu yönetmeliğinde yeni bir değişiklik yapıldı. Cenaze nakil ve defin işlemlerine ilişkin yönetmelikte yine değişiklik yapıldı. Bu değişikliklerin temel nedeni cenazelerin usulüne uygun şekilde ailelerine teslim ve defin işlemlerinin yapılmasıdır. Cenazelerin defin edilmemesinin bizim toplumumuzda olumsuz karşılığı var. Cenazelerin vaktinde defin edilmesi son derece önemli. Yapılan değişiklikler esasında vatandaşlarımızın sahip olduğu değer yargıları çerçevesinde cenazeleri vaktine defnedilmesini ön gören düzenlemelerdir” diye konuştu.