Etiket: Bekir

  • Adalet Bakanı Bekir Bozdağ Trabzon Gezisini Sürdürüyor

    Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Trabzon’da katıldığı sempozyumun ardından Karadeniz Teknik Üniversitesi’ni ziyaret ederek Hukuk Fakültesi’ndeki duruşma salonunun açılışını yaptı.

    Açılışın ardından Bakan Bozdağ, öğrencilere seslenerek seçmeli ders haklarını mutlaka kullanmaları tavsiyesinde bulundu. Öğrencilere Hukuk Felsefesi ve Hukuk Türkçesi hakkında bilgiler veren

    Bakan Bozdağ, öğrencilerle sohbet ederek fotoğraf çektirdi.

    KTÜ ziyareti sonrasında Trabzon’un Çaykara İlçesi’ndeki turizm merkezi olan Uzungöl’e giden Bakan Bozdağ, bir süre göl çevresinde yürüyüş yaptı.

  • Oğan, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’a Yanıt Verdi

    Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Adayı Sinan Oğan, Bozdağ’ı eleştirerek “Adalet Bakanı olduğun şimdi mi aklına geldi. Mahkemelere akıl vermek senin işin mi? Mahkemelerin kapısına gitmeye çok da hevesli değiliz” dedi.

    MHP’de kongreye gidilip gidilmeyeceği tartışmaları devam ederken, genel başkanlık için adaylığını açıklayan isimler seçim turlarını sürdürüyor. MHP Genel Başkan Adayı Sinan Oğan da Manisa’da partililerle bir araya geldi. Saruhan Otel’de gerçekleştirilen buluşmaya çok sayıda partili katıldı. Oğan, Mehter Takımı eşliğinde partililer tarafından kapıda karşılandı. Partililer Oğan’la selamlaşmak için birbiriyle yarıştı. Partililere bir konuşma yapan Oğan, 1 Kasım seçimleri sonrası HDP’nin gerisinde kalmalarını eleştirerek, “Özellikle 1 Kasım seçimlerinden sonra da Türk milliyetçilerinin 5 aylık bir süre içerisinde 80 milletvekilinin 40’a düşürülmesi, yaklaşık 2 milyon 200 bin oyumuzun 5 ay içerisinde eriyip heba olması elbetteki sineye çekilecek bir durum değildir. Bu sebeple biz bir çağrıda bulunduk. Sayın Genel Başkanım bir kez daha vurguluyorum. Ülkücülerin kurultayını toplayın. Ülkücüler neden PKK’nın siyasi uzantılarının dahi gerisinde kaldığını sorgulamak istiyor” dedi.

    BAKAN BOZDAĞ’I ELEŞTİRDİ

    Sinan Oğan, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın MHP’yle ilgili olarak “Mahkeme eliyle partiler üzerinde tasarruf yapılması demokratik değil” yönündeki sözlerini de eleştirdi. Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın bir açıklaması olduğunu anlatan Oğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Mahkeme ne karışırmış, partilerin tüzüğü var siyasi partiler kanunu var. Ey Adalet Bakanı, Türkiye’de bu kadar haksız hukuksuz iş varken, Türkiye’nin evlatları çocukları tacize uğrarken, kadınlarımız her gün vahşice cinayete kurban giderken Türkiye’nin şerefli ordu mensupları Ergenekon, Balyoz gibi kumpaslara kurban giderken Türkiye’nin şerefli insanlarının haysiyetiyle oynanırken sen neredeydin? O gün de Adalet Bakanıydın. Adalet Bakanı olduğun şimdi mi aklına geldi. Mahkemelere akıl vermek senin işin mi? Biz de zaten biliyoruz mahkemelerin kapısına gitmeye çok da hevesli değiliz. Mahkemelerin siyasi partilerin iç işlerine karışmasına çok hevesli değiliz. Ama bu garabet 12 Eylül’ün artığı haline dağılan Siyasi Partiler Kanunu 14 senedir neden değiştirmediniz? Ben de buradan sana soruyorum. Çünkü işinize geliyor. Çünkü lider sultası, alternatifsiz muhalefet işinize geliyor. Şimdi etekleriniz tutuştu, gümbür gümbür muhalefet geliyor, muhalefetin önünü mahkemelerde nasıl keseriz diye el birliği yapmışsınız.”

    MHP’Lİ ADAN’A MANİSA’DAN CEVAP VERDİ

    Oğan, MHP Genel Başkan Yardımcısı Celal Adan’ın kullandığı “Partimiz, nesebi gayri sahih birtakım sözde siyasi karakterlerin küçük akıllarına oyuncak olmayacak kadar büyüktür” yönündeki ifadelerini eleştirdi.

    Oğan, genel merkez yöneticisi tarafından 548 imza sahibine yapılan hakareti üzülerek okuduğunu belirterek şöyle konuştu:

    “Ülkücü hareket bu değil. Ülkücü hareket birbirine hakaret etmez. Ülkücü hareket il başkanına, ilçe başkanına, kadın kolları başkanına, ocak başkanına, milletvekiline, MYK üyesine sırf demokratik hakkını kullandı diye ’Nesebi gayri sahih’ ifadesini kullanmaz. Bunu ancak siyaseten nesebi gayri sahih olanlar kullanır.”

    Genel Kurul için tarih veren Oğan, “Allah nasip ederse 8’inde tüzük kurultayımız. Onu takip eden günler içerisinde de bir tarih belirlemedik ama ertesi günden 29 Mayıs’a kadar olan tarih içerisinde bir gün içerisinde Genel Başkanlık Kurultayımızı yapacağız” diye konuştu.

    “GENEL MERKEZİN KAPISINA KİLİT Mİ VURACAKSINIZ”

    Toplantının sonunda basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Oğan’a, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “Kanunsuz tarih açıklayanlar, suç işliyorlar, vebal taşıyorlar” sözleri hatırlatıldı. Bunun üzerine Oğan, şunları söyledi: “Bu ülkede Anayasa var, Siyasi Partiler Kanunu var ve tüzük var. Tüzüğümüzdeki madde açık ve nettir. Tüzüğümüz diyor ki ’Delege tam sayısının 5’te biri noter kanalıyla müracaat ederse olağan üstü kurultay toplanır’ Delege tam sayımızın yaklaşık yarısı olağan üstü kongre talebiyle müracaat etmiştir. Genel merkezimiz hukuksuz bir şekilde bu müracaatları tanımıyorum demiştir. Asıl vebal genel merkezimizin üzerindedir. Ülkücülerin ne günahı var. Ülkücüler kurultay istiyor neden önünde engel oluyorsunuz. Demokratik hakkını kullanıyor. ’Ben yasanın, Anayasanın ve tüzüğün verdiği yetkiyi kullanıyorum. İmza veriyorum. Kurultaya gidelim istiyorum’ Genel Merkez ne yapıyor? Seni kapattım diyor. Seni görevden aldım diyor. Maalesef ki illerden sonra şimdi de İzmir’de, Samsun’da Amasya’da Türkiye’nin bir çok yerinde bu defa ilçeleri kapatmaya başlıyor. Merak ediyorum böyle giderse Genel Merkezin kapısına da mı kilit vuracaksınız.”

    Oğan, partililerle görüşmesinin ardından Manisa’dan ayrıldı.

  • Adalet Bakanı Bekir Bozdağ Yozgat Pomem’i Ziyaret Etti

    Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Yozgat Polis Eğitim Merkezini (POMEM) ziyaret ederek, polis adaylarının 10 Nisan Günü’nü kutladı.

    Bir dizi ziyarette bulunmak için memleketi Yozgat’a gelen Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Yozgat POMEM’i ziyaret ederek polis adayları ve emniyet görevlilerinin 10 Nisan Polis Günü’nü kutladı.

    Polis adaylarını selamlayan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, okul müdürü Şaban Kütükoğlu’dan bilgi aldı. Ziyarette öğrencilere hitap eden Bakan Bozdağ, bu günün, emniyet teşkilatı ve polisleri için tarihi bir gün olduğunu belirterek, “Sizlere başlayacağınız polislik mesleğinizde gönülden başarılar diliyorum. Şahsınızda halen görevini yapan, görevde bulunan bütün polislerimize ayrıca başarılar diliyorum. Ülkemizin huzuru, mutluluğu insanlarımızın huzur ve güvenliği için görev yaparken şehadet makamına yükselmiş bulunan bütün emniyet şehitlerimizi, güvenlik güçlerimize, şehadet makamına eren bütün şehitlerimize bir kez daha sizlerin huzurunda rahmet, minnet, şükran ve dua ile anıyorum. Gazilerimize uzun ömürler diliyorum. İnanıyorum ki sizler, polis teşkilatımıza çok büyük güç katacaksınız” dedi.

    İnsanların, Türkiye’nin dört bir yanında huzur ve güvenlik içerisinde yaşamalarına polis adaylarının büyük katkılar sunacağını vurgulayan Bozdağ, “Suçlularla, suçlulukla, terörle, milletin huzur ve güvenliğini bozan her türlü olumsuzlukla etkin bir mücadeleyi başarıyla yürüteceksiniz. Siz vazifenizi iyi yaptıkça insanımız da evinde rahat uyuyabilecek, sokaklarında rahat gezebilecek, pek çok imkanı özgürce kullanabilecektir. Polis teşkilatımız bugün geldiği nokta itibari ile ülkemizin dört bir yanında anayasamızın ve yasalarımızın kendilerini yüklediği görevi gerçekten büyük bir başarı ile yürütmektedir. Yapacağınız görevlerde Allah her zaman yardımcınız olsun, koruyucunuz olsun diliyorum” ifadelerini kullandı.

    Bozdağ, daha sonra polis adayı öğrencilerle hatıra fotoğrafı çekildi.

  • Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın Bitlis Ziyareti (2)

    Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sema Ramazanoğlu ile ilgili sözlerine ilişkin, “CHP Genel Başkanı Sayın Kılıçdaroğlu, önceki gün yaptığı bir açıklamayla, Aile ve Sosyal Bakanına sarf ettiği sözlerle, siyasetin seviyesini çukurun da dibine kadar indirdi. Adeta siyasi nezaketi, zarafeti, edebi ve ahlakı yok etti” dedi.

    AK Parti Bitlis İl Başkanlığında düzenlenen programa katılan Bakan Bozdağ, Türkiye’de siyasetin çok ciddi sorunlarının bulunduğunu belirterek, siyasetin ahlak ve üslup sorunu olduğunu bildirdi.

    “Temiz bir dille konuşmak, konuşanı yüceltir. Kirli bir dille konuşmak ise konuşanı küçültür” diyen Bozdağ, şöyle konuştu: “CHP Genel Başkanı Sayın Kılıçdaroğlu, önceki gün yaptığı bir açıklamayla, Aile ve Sosyal Bakanına sarf ettiği sözlerle adeta siyasi ahlaki gibi yaptırdı. Siyasetin seviyesini çukurun da dibine kadar indirdi. Adeta siyasi nezaketi, zarafeti, edebi ve ahlakı yok etti. Temiz bir dille konuşmak, konuşanı yüceltir. Kirli bir dille konuşmak ise konuşanı küçültür. Eğer bir siyasetçi konuşurken küfür ediyorsa, esasında onun heybesinde konuşacak bir şeyi ve söyleyecek lafı yoktur. Anlatacak fikri yoktur. Eğer onun fikri, projesi ve programı olsa onu anlatır, sövmeye vakti olmaz. Sövmek ve küfretmek aklına bile gelmez. Küfretmek ve hakaret etmek esasında fikri acizliğin, plansızlığın, programsızlığın ve kifayetsizliğin somut bir göstergesidir. Esasında Türkiye’nin siyasetini bu kifayetsiz muhterislerden halkımızın kurtarması lazım. Düşünün Türkiye’de bunca parti var. Millet sürekli bir partiyi iktidara getiriyor. Diğer partilere ’uygun adım marş’ diyor ve yerinde saydırıyor. Ana muhalefet kaç zamandır yüzde 25 ila 27 arasında gidip geliyor. Diğer muhalefet partiler de aynı. Sürekli kaybettiği halde koltuğunu koruyan bir siyasi hareket var mı ? Yok. Şu anda Türkiye’de sürekli kaybettiği halde koltuğunu koruyan siyasi hareketler muhalefet hareketleridir. Türkiye’de bir iktidar sorunu yoktur. Hamdolsun güçlü bir siyasi bir iktidar ve güçlü bir siyasi istikrar var.”

    “BİR MUHALEFET PARTİMİZ VAR, PKK’NIN DİLİYLE KONUŞUYOR”

    Türkiye’de bir muhalefet boşluğunun ve sorununun olduğunu belirten Bozdağ, kendi diliyle konuşamayan bir muhalefetin bulunduğunu ifade etti.

    “Şu anda da Pensilvanya’nın dili çok olmuş durumda. Diğerleri de öyle. Kendi diliyle ve inandığı şekilde konuşan bir muhalefete de ihtiyaç var” ifadesini kullanan Bozdağ, şöyle devam etti:

    “Bir muhalefet partimiz var PKK’nın diliyle konuşuyor. Öbür bir muhalefet partimiz var, o da ayrı ayrı ideoloji başka başka şeylerin diliyle konuşuyor. Şu anda da Pensilvanya’nın dili çok olmuş durumda. Diğerleri de öyle. Kendi diliyle ve inandığı şekilde konuşan bir muhalefete de ihtiyaç var. Kendini kullandırmayan ve kullandırmayacak muhalefete de ihtiyaç var. Doğruya doğru, eğriye eğri diyecek muhalefete ihtiyaç var. Ama Türkiye’deki muhalefet de doğruya doğru, eğriye eğri demiyor. Bütün doğrulara ’eğri’ diyor. AK Parti doğru bir şey yaptı mı sorun. Elini vicdanına koyup yaptı diyemiyor. ’Hiçbir şey yapmadı’ diyor. Diyorsun bu bölünmüş yollar doğru bir iş mi değil mi? Vicdansız ve insafsız herif bari hiç olmasa bunu bari doğru de. Ancak demiyorlar. Muhalefet hep yerinde saydığı, iktidarın ise hep milletin duası ve desteğini aldığı bir siyaset kaç ülkede var bilmiyorum. Ama AK Parti bunu Türkiye’de başardı. Bugün burada bakan olarak bulunuyorsak, AK Parti iktidarsa, milletimize bunca hizmeti yapıyorsa, emin olun bu önce Allah’ın takdiri sonra da aziz milletimizin duası ve desteği ile sizin gibi güçlü teşkilatlarımızın samimi hesapsız alın teri sayesindedir.”

    Sağlıkta reform yaptıklarını ve Amerika’da olmayan sistemi Türkiye’ye kazandırdıklarını anımsatan Bakan Bozdağ, “Gidip orada tedavi oluyor. Bakıyor hakikaten muhteşem bir başarı. İnsafsız orada da diyemiyor ya Allah razı olsun. Bu hükümet bu işi yanlış yaptı. Ama bu sağlık işini böyle iyi yaptı. Şimdi her yerde büyük başarılar var. Bunları da söyleyecek cesaret edemeyen bir muhalefet var. Doğruyu takdir ettiğinde gücünün azalacağını inanıyor. Halbuki doğruyu takdir etse gücü daha da katlanır” diye konuştu.

    “BAŞKANLIK SİSTEMİ SON MODEL MERCEDES GİBİDİR”

    Başkanlık sisteminin güçlü lider istediğinden dolayı Türkiye’nin muhalefetinin buna karşı çıktığını anlatan Bozdağ, zayıf olanların hepsinin başkanlık sistemine karşı olduğunu ifade etti.

    Bozdağ, “Yüzde 51’in oyunu alacak başkan seçilecek. Bir partinin kongresinde seçilmeyecek. Milletin sandığında seçilecek. Hatırlarsanız Cumhurbaşkanlığı seçiminde biz bunu yaşadık. Bütün muhalefet partileri bir oldular. İçlerinde Türkiye’nin Cumhurbaşkanına layık bir aday bulamadılar. Ekmeleddin İhsanoğlu’nu aday yaptılar. Kendilerini layık göremediler. Zayıf adaylar başkanlık sistemini istemez. Başkanlık sisteminde kim olursa olsun Türkiye kazanır. Siyasi istikrar, güçlü iktidar, iyi yönetim ve güven, bugünkü Türkiye’nin başarısının sırrıdır. Siyasi istikrar, güçlü iktidar ancak başkanlık sistemiyle tesis edilir. Çünkü yüzde 51’i oy alan iktidardır. Çoğunluğun iradesini almayan iktidar olamıyor. Ama bakın 1999’da hükümet vardı. Rahmetli Ecevit yüzde 22 ile iktidar oldu. Yüzde 51’in oyu alan biri mi daha iyi koşar, yoksa diğeri mi? Bu biraz şuna benzer. Hacı Murat 131’le mi siz Ankara’ya daha hızlı gidersiniz yoksa Mercedes’in son modeliyle mi daha hızlı gidersiniz? Parlamenter sistem Hacı Murat 131 gibidir. Başkanlık sistemi ise son model Mercedes gibidir. Ona bindiğinizde bineni de uçurur, binenleri de bindirenleri de alır götürür” ifadelerini kullandı.

    Ardından AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Vedat Demiröz, Bakan Bozdağ’a üzerine Türk bayrağının işlendiği bir kilim hediye etti.

  • Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın Bitlis Ziyareti

    Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, çeşitli açılış ve programlara katılmak üzere Bitlis’e geldi.

    Muş’tan helikopterle Bitlis’e gelen Bekir Bozdağ, Bitlis Polisevi’nde düzenlenen öğlen yemeğine katıldı. Bozdağ daha sonra Bitlis Kültür Merkezi’nde düzenlenen Adliye Faaliyet Raporları toplantısına katıldı.

    Bakan Bozdağ, burada yaptığı konuşmasında, “Bugün ülkemizin önemli bir kültür, medeniyet ve tarih merkezlerinden biri olan Bitlis’imizde adli faaliyet raporlarına ilişkin tanıtım toplantısına katılmak üzere bulunuyorum. Yargı konusunda son derece önemli olan bir konuyu Türkiye’miz ile paylaşmak üzere Bitlis’e geldik. Ülkemiz bugün terörle etkin ve kararlı bir mücadeleyi sürdürmektedir. Milletimizin huzuru, barış, refahı, birliği, dirliği, ülkemizin bölünmez bütünlüğü için bu mücadele terör bitene kadar devam edecektir. Ülkemizin dört bir yanında terörle mücadele yaparken hayatını kaybeden şehadet mertebesine ulaşan şehitlerimiz olmaktadır. Bugün de Nusaybin’de şehitlerimiz var. Bugün Bitlisliler olarak bir şehidimizi de bugün toprağa verdiniz. Ben bu vesile ile vatanımızın bölünmez bütünlüğü için hayatını feda eden şehitlerimizi rahmet ve minnetle yad ediyorum. Milletimizin başı sağolsun. ‘Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır. Toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır’ sözü çok doğru bir sözdür. İstiklal Marşımızı okurken de bunu görürsünüz. Şehadetle vatan ilişkisini. ‘Bastığın yerleri toprak diyerek geçme, tanı. Düşün altında yatan binlerce kefensiz yatanı.’ Esasında bu toprakların her bir karışı şehitlerin kanı ile yoğrulmuştur. Eğer bir ülkenin üzerinde yaşayan ve orayı vatan bilenler gerektiğinde o ülkenin vatan olarak kalması için ölmeyi göze almazlarsa vatan sahibi olma imkanları da olmaz. Onun için Türk milleti ve aziz milletimizin her bir ferdi, binlerce yıldır özgür ve bağımsız yaşamak, birlik, dirlik içinde olmak için bu noktada üzerine vazife düştüğü zaman cennete koşarcasına ölüme koşmaktan çekinmemiştir. Bundan sonra da bu inanç ve rol devam edecektir” dedi.

    “TERÖRLE SADECE TÜRKİYE MÜCADELE ETMİYOR”

    Bakan Bozdağ, açıklamalarını şöyle sürdürdü: “Burada şunu belirtmek isterim. Terörle sadece Türkiye mücadele etmiyor. Dünyada pek çok ülke terörle mücadele ediyor. Terör örgütlerinin saldırısına sadece Türkiye muhatap olmuyor. Terör örgütleri bugün dünyanın hemen hemen her ülkesinde terör eylemi yapacak imkanı ve fırsatı bulabiliyorlar. Türkiye’nin terörle mücadele eden ülkelerden bir farkı var. Teröristle, terör örgütü ile mücadelesini hukuk devleti kurallarına azami derecede riayet ederek, mücadelesini sürdüren yegane ülke Türkiye’dir. Bugün Türkiye kadar hukuk devleti kurallarına azami riayet ederek terörle mücadelesini etkin ve kararlı bir şekilde sürdüren ikinci bir ülkeyi hiçbir kimse gösteremez. Bakın Fransa’da bir terör saldırısı oldu, Fransa Hükümeti hemen olağanüstü hal ilan etti. Dahası Avrupa Konsey Genel Sekreterliğine bir yazı yazarak İnsan Hakları Sözleşmesini geçici olarak askıya aldığını bildirdi. Türkiye ne yapıyor? Mücadelesini hukuk içinde yapıyor. Şu an değişik il ve ilçelerde valiliklerimiz ve kaymakamlıklarımız tarafından kurulan barikatların ve kazılan hendeklerin bombalı tuzakların ortadan kaldırılması ve vatandaşımızın normal bir biçimde hayatını sürdürmesi, can ve mal emniyetinin tesisi güven ve kamu güvenliğinin tesisi maksadıyla ilan edilmiş olan sokağa çıkma yasakları esasında hukuk devleti kurallarına tam uyma konusundaki hassasiyetin bir göstergesidir. Bu bölgelerin terörden, teröristten temizlenmesi bu kadar zaman almaz. Alamaz. Neden zaman alıyor? Masum insanların burnu kanamasın diyedir. Kılı kırk yararcasına dikkat ve itina ile terörle mücadelemiz devam ediyor. Bundan sonra da aynı şekilde devam edecektir. Bakın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi. Anayasa Mahkememize bu konuda açılmış onlarca dava var. AİHM şu ana kadar açılmış dava sayısı 29. Tedbir talepli davalar var, sokağa çıkma yasaklarının kaldırılmasını isteyen talepler de var. Bunlardan şu ana kadar 27’si reddedilmiş durumda. Anayasa Mahkemesi’ne yapılan müracaatlara baktığımızda 12 olduğunu görüyoruz. Bu 12 müracaatın 12’si de reddedildi. Hukuk devleti ilkelerine göre Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin kurallarına göre incelemeler yapılarak bütün bu müracaatlar reddedildi. Bu neyi gösteriyor? Mücadelenin hukuk içerisinde hem AİHM tarafından hem de bir insan hakları mahkemesi gibi çalışan Anayasa Mahkemesi tarafından tescil edildiğinin somut bir kanıtıdır.”

    “TERÖRLE MÜCADELEMİZİ AYNI KARARLILIKLA SÜRDÜRECEĞİZ”

    Bakan Bozdağ, Türkiye’nin terörle mücadelesini kararlılıkla sürdüreceğinin altını çizerek, “Türkiye terörle mücadelesini hız kesmeden sürdürecektir. Zaman zaman bu mücadele hız keser mi, yavaşlar mı diye soranlar oluyor. Buradan bir de Bitlis’ten ifade etmek isterim ki hükümetimiz terör bitene kadar mücadelesini etkin ve kararlı bir şekilde sürdürecektir. Bundan kimsenin endişesi ve tereddüdü olmasın. Terörle mücadele sürerken, vatandaşlarımızın demokratik haklarının daha da güçlendirilmesi, ihtiyaçlarının karşılanması onlara azami düzeyde her türlü yardımın, desteğin götürülmesi için de aynı kararlılıkla çalışmalar devam edecektir. Terör örgütü Türkiye’nin her tarafında yalanla, iftirayla büyük bir algı operasyonu yürütüyor. İşte sokağa çıkma yasaklarının kaldırılması ile ilgili mahkemelere yaptıkları müracaatlarda hastaneye çocuğunu götüremediği için mağdur olan kadınlar var deniyor. Bu konu araştırıldı. Bir hastaneye ulaştırılmış, doğum hastası bir kadının sezaryen olmayı reddettiği ortaya çıktı. Başka bir hastanede daha sonra doğum yaptığı tespit edildi. Hatırlarsanız bodrum katında kalan bazı sivillerden bahsedildi. Adres isteniyor adres bilgileri yok. Faysal Sarıyıldız’la görüşün deniyor. O birazdan dönerim diyor. Daha sonra İdris Baluken’e sorun deniyor. Bina yıkıldı deniyor. Binanın sağlam fotoğrafları çekiliyor. Aslında orada sivil vatandaşlar değil, PKK’nın eli kanlı teröristleri. Hangi adreste olduklarını aslında onlar da bilmiyorlar. Onlara yardım için orada dolanan siyasiler de bilmiyor adresi. Çok açık ve net. Teröristleri sivil vatandaş gibi gösterme ve bunun üzerinden hükümetin talimatıyla güvenlik güçlerinin sivil vatandaşlar üzerinde katliam yaptığını iddia etmek çok büyük bir iftiradır. Şu anda resmen HDP tarafından legal zeminlerde bu dile getiriliyor. PKK terör örgütü tarafından da bunlar ifade ediliyor. Teröristlerle yapılan mücadeleyi sivil halkla yapılmış gibi gösteriyor. Bu hendekleri kim kazıyor? Barikatları kim kuruyor? Bombalı tuzakları kim kuruyor? Askere, polise kurşunu kim yağdırıyor? Roketi kim atıyor? Asker, polis kendi kendini mi vuruyor? Olup biten herkesin gözü önünde dolayısıyla buna hepimizin gözü açık bakması lazım. Gözü kör bakarsak hakikati göremeyiz. Biz düzgün göremiyoruz diye hakikat asla değişmez. Türkiye’nin bu noktadaki kararlılığı bütün bu algı operasyonlarına rağmen devam edecektir. Öte yandan paralel alçaklar ve onların güdümünde çalışan kamu içinde ve kamu dışında çalışan alçaklar bu terör örgütü ile de bir dayanışma içerisindeler. Onun da hesabını bu dayanışmayı yapanlardan sormak bizim boynumuzun borcudur. Bu millete sadakatimizin gereğidir” diye konuştu.

    “BUNLARIN ÖLÜYE DE DİRİYE DE SAYGILARI YOK”

    Bakan Bozdağ, açıklamalarını şöyle tamamladı: “Adli tıp kanununu biz değiştirdik. Bir yandan PKK, vatandaşlarımızın çocuklarını zorla dağa götürerek veya kandırarak, terörist yapıyor. Ölmeye, öldürmeye ikna ediyor. Öte yandan da öldürdüğü veya öldürttüğü bu teröristlerin cenazesini istismar ediyor. Cenazeler ortada kaldı. Otopsi yapılıyor, ailelerin cenazelerini teslim almalarını istiyor, aileler teslim almıyor. O zaman belediyelere teslim edilmesi gerekiyor. Belediye de teslim almıyor. Öte yandan da PKK terör örgütü ve onun siyasal uzantısı HDP el birliği ile ’cenazelerimizi bize vermiyor’ diye propaganda yapıyorlar. Devlet ’cenazeleri alın’ diyor. Almıyorlar, aldırtmıyorlar. Ondan sonra da propaganda yapıyorlar. Yönetmeliği değiştirdik. Dedik ki, cenaze işlemleri tamamlandı. Aileye teslim etmek istedik aile almadı. Belediyeye veya mülki idare amirlerine de teslim yapılır. Bu defa belediyeler ve HDP’li milletvekilleri adli tıpın kapısına geldiler. ‘Cenazelerimizi verin’ diye. Cenazeler bu sefer verildi. Almayan belediye bu sefer aldığı cenazeleri mezbahaneye koydu. Defin için verilen cenazeyi çalışmayan mezbahaneye koydu. Diriye saygıları yok bunların. Kendileri gibi olup, kendi hedefleri doğrultusunda mücadele edenlerin ölüsüne de bunların saygısı yok. Hem ölülerini kullanıyorlar, hem de dirilerini kullanıyorlar. Bizim yaptığımız ne? Makul bir süre içerisinde tespit edilip, ailelerine teslim edilmesidir. Türkiye’nin yaptığı demokrasiye sahip çıkmaktır.”