Etiket: Bebeklerini

  • (Özel Haber) Ünlü sanatçı Kıraç, uçakta yolcuların bebeklerini gezdirdi

    Ünlü sanatçı Kıraç, uçakta fotoğraf çektirmek için kucağına aldığı bebeği bırakmayarak bir süre gezdirdi. Renkli görüntülerin oluştuğu anları uçakta bulunan yolcular da cep telefonlarıyla çekti.

    İstanbul Atatürk Havalimanından TK 2684 sefer sayılı Türk Hava Yollarının Batman seferini gerçekleştiren uçağında bulunan ünlü sanatçı Kıraç, kucağına aldığı bebekleri gezdirmesi renkli görüntüler oluşturdu. Ögetürk çifti İstanbul’dan Batman’a ikiz çocukları ile birlikte uçakla giderken ünlü sanatçı Kıraç’ı gördüler ve fotoğraf çektirmek istediler. Ailenin bu isteğini kırmayan Kıraç, sevimli bebeklerle bol bol hatıra fotoğrafı çektirdi. Bebekleri çok seven Kıraç bir süre uçağın içinde bebeği gezdirmesi renkli görüntüler oluşturdu. Ünlü sanatçıyı fark eden vatandaşlar ise bu anı cep telefonları ile kayıt altına aldı. Bebekleri babalarına teslim ettiği sırada bir vatandaşın “Darısı başınıza” demesi üzerine Kıraç, “ Ben de zaten iki tane çocuk var” cevabını verdi.

    “Sağ olsun bizimle ilgilendi, çok sıcak kanlı bir insan”

    Kıraç’tan çocukları ile fotoğrafını çekmek istediğini ve onun bebekleri gezdirmesini beklemediğini belirten Özgür Ögetürk, “Sağ olsun bizimle ilgilendi. İkiz çocuklarımız var. Çok sıcak kanlı bir insan. Çocuğumu alıp uçakta dolaştırmaya başladı, ben böyle bir olay beklemiyordum. Bizim için de güzel bir hatıra oldu, fotoğraf çektirdik. Kendisini ve şarkılarını çok beğeniyorum” şeklinde konuştu.

  • Tuvalette Doğan Bebeklerini Canlı Canlı Çöpe Atmışlar

    Bursa’da tuvalette doğan bebeklerini canlı canlı çöpe atarak ölümüne sebep olmakla suçlanan tutuklu sanık S.D. ile sevgilisi Ç.Ş. hakkında 25 yıl hasip talebiyle dava açıldı.

    İddiaya göre, tornacı S.D. ile gayri meşru ilişkiye giren Ç.Ş. hamile kaldı. Ç.Ş, geçen ocak ayında tuvalette 8 aylık erkek bebeği dünyaya getirdi. Kanaması durmayan Ç.Ş., Çekirge Devlet Hastanesi’ne giderek tedavi olmak istedi. Doktorlar Ç.S.’nin doğum yaptığını anlayıp polise haber verdi. Olay hakkında soruşturma başlatan polis ekipleri S.D.’yi gözaltına aldı. Verdiği ilk ifadede ilişkilerini kabul eden S.D., bebeğin dünyaya ölü geldiğini, poşete koyup evin çatı katında gün boyunca sakladıkları cesedi akşam hava kararında Eski Gemlik Yolu üzerindeki bir çöp konteynerine attığını öne sürdü. Mahkemeye çıkartılan S.D. tutuklandı.

    Hastaneden taburcu olmasının ardından Bursa Emniyet Müdürlüğü’nde ifadesi alınan Ç.Ş., “S.D. ile birlikte yaşıyordum. Hamile kaldığımı anlamamıştım. O gün sancılarım sıklaşınca gittiğim tuvalette doğum yaptım. Şoka girmiştim. S.D’niın mutfaktan aldığı ekmek bıçağı ile bebeğin göbek bağını kestik. Bebeğin bu sırada nefes almadığını gördüm. Bunun üzerine S.D. cesedi çuvala koydu. Kanamam devam ettiği için hastaneye geldim. O da bebeği çöp konteynerine atmış” dedi.

    Bunun üzerine atıldığı çöp konyetnerinden alınan cansız bebeğin cesedi İstanbul Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. Burada yapılan otopside bebeğin canlı olarak dünyaya geldiği tespit edildi. Soruşturmayı tamamlayan savcılık tutuklu Ç.Ş. ile S.D. hakkında Bursa Ağır Ceza Mahkemesi’nde, ’ihmalî davranışla kasten adam öldürme’ suçundan 25 yıl hapis cezası talebiyle dava açıldı.

  • Gen Tarama Testi Sayesinde Sağlıklı İkiz Bebeklerini Kucaklamayı Bekliyor

    Bahçeci Sağlık Grubu doktorlarından Op. Dr. Erbil Yağmur, Türkiye’deki çiftlerin evlilik öncesi herhangi bir tarama testi yaptırmamış olmalarından dolayı genetik taşıyıcı olduklarından haberi olmadığını söyledi. Yağmur, “Günümüzde gerçekleştirilen çalışmalarda, üreme çağındaki yetişkin bir bireyin ortalama 2-3 nadir görülen genetik hastalık için taşıyıcı olduğu biliniyor. Tablo bu durumdayken maalesef ki Türkiye’de bir çok insan kendisinin taşıyıcı olduğunu bilmeden çocuk sahibi oluyor ve hastalıklı bebekler dünyaya getiriyor” dedi.

    Handan ve Gökhan Tomakin’in çiftinin 3 yaşındaki çocukları Ali Nadir genetik bir hastalık olan Duchenne kas distrofisi (DMD) ile dünyaya geldi. Ali Nadir’in bu durumu başka hastalık belirtileri üzerine 1 yaşındayken tesadüfen ortaya çıktı. Ali Nadir’in genetik kas hastalığı sayesinde taşıyıcı olduğunu öğrenen anne şimdilerde ise başka bir mutluluk yaşıyor. İkinci defa anne olmak isteyen Handan Hanım, gebe kalmadan önce “gen tarama testi” yaptırarak yani embriyolardan hastalıklı genlerin elendiği yöntemle hamile kaldı. Sağlıklı bir gebelik elde eden Handan Hanım şimdi ikiz bebeklerini kucaklamayı bekliyor. Zorlu bir süreç yaşayan ama umudunu kaybetmeyen Handan Hanım bütün anne adaylarını hamilelik bu öncesi testi yaptırmaları için uyardı.

    Konuyla ilgili açıklama yapan Embriyoloji Laboratuarı Direktörü Dr. Necati Fındıklı, “Çocuk sahibi olmak isteyen çiftler basit bir kan örneği vererek 600’ün üzerinde bilinen genetik hastalık bakımından taşıyıcı olup olmadığı öğrenilebiliyoruz” dedi.

    Duchenne kas distrofisi (DMD) ve benzeri tek gen hastalıklarında taşıyıcılar genellikle sağlıklı olduklarından taşıyıcılık durumlarından haberdar olmuyorlar. Tıpkı anne Handan Hanım’ın yaşadığı durum gibi.

    Ali Nadir’in hastalığı karşısında pes etmeyen hayata tutunan ve yeni çocuk yapmak isteyen anneye tüp bebek tedavisinde artık çok fazla uygulanır hale gelen gen tarama testi yapıldı. Op. Dr. Erbil Yağmur tarafından önerilen ve gebelik öncesi uygulanan bu test sayesinde Handan Hanım tüp bebek yöntemiyle sağlıklı bir gebelik elde etti.

    Şuan ikiz bebeklere hamile olan kas hastası taşıyıcısı olan Handan Hanım’a uyguladıkları yöntem hakkında bilgi veren Op. Dr. Erbil Yağmur, “Test sonrası tüp bebek tedavisi yapıyoruz ve oluşan embriyolardan hücre alıp onlardaki hastalıklı geni test ediyoruz. Sonucunda hastalıklı gen içermeyen embriyoları rahme yerleştirilerek hastalıklı gen taşımayan sağlıklı bir gebelik elde ediyoruz“ dedi.

    Bireylerden basit bir kan örneği alınarak gen düzeyindeki bozukluklara bağlı olarak oluştuğu bilinen ve daha da önemlisi embriyo aşamasında tespit edilebilen genetik hastalıkların tek bir genetik test ile tespiti mümkün olabildiğini belirten Emb. Lab. Dir. Dr. Necati Fındıklı: “Diğer bir deyiş ile çocuk sahibi olmak isteyen çiftler basit bir kan örneği vererek 600’ün üzerinde bilinen genetik hastalık bakımından taşıyıcı olup olmadığı öğrenilebiliyoruz” dedi.

    Türkiye’de genetik hastalık taşıyıcılığı aslında oldukça yaygın. Örneğin; Akdeniz bölgesinde Talasemi taşıyıcılı oranı oldukça yüksek. Hastalığın daha da yaygın olarak görüldüğü Kuzey Kıbrıs’ta çiftler evlenmeden önce taşıyıcılık testi yaptırmak zorundalar. Ülkemizde yüksek taşıyıcılık oranı olduğu bilinen bir diğer genetik hastalık Kistik Fibroz. Bu ve benzeri hastalıkların görülme olasılıkları özellikle evliliklerin belirli bir yöre içerisinde yapıldığı bölgelerde ve akraba evliliği hikayesi olan çiftlerde çok daha hastalığı o bölgede çok daha yükseliyor. Bu durumdan habersiz çiftler de ne yazık ki genetik hastalık taşıyıcısı olduklarını bu hastalıktan muzdarip bir bebekleri doğduğunda/kaybedildiğinde anlıyorlar ve sonucu oldukça travmatik oluyor.

    Türkiye’de yaklaşık her 5 evli çiftten 1’inde akraba evliliği öyküsü mevcut. Diğer bir deyişle akrabalık bağı olan bireylerdeki genler de benzer ve benzer gen bozuklukları taşıyan çiftlerin çocuk sahibi olmaları durumunda akraba olmayan bireylere kıyasla ciddi anlamda yüksek bir oranda genetik hastalıklar ile karşılaşma olasılığı taşıyor.

    Bu tip durumlarda da uzmanlar bireysel taşıyıcılık testini öneriyor. Eğer bireyde bir genetik hastalık taşıyıcılığı tespit edilmiş ise uzmanlar tarafından gerekli genetik danışmanlık verilerek sağlıklı çocuk sahibi olabilme olasılığı ve imkanları değerlendiriliyor. Bu sonuçlar sonrasında umut varsa tüp bebek tedavisine başlanıyor.

  • Trabzon Valisi Abdil Celil Öz, Yeni Yılın İlk Bebeklerini Ziyaret Etti.

    Trabzon Valisi Abdil Celil Öz eşi Rukiye Öz ile birlikte yeni yılın ilk bebeklerini ziyaret etti.

    Trabzon’da, Yeni Yılın İlk Bebekleri Saat 00:00’da ve 00:02’de dünya geldi. Trabzon Kanuni Eğitim ve Araştırma Hastesi’nde dünya gelen bebeklerin ilk ziyaretçileri ise Vali Abdil Celil Öz ve eşi Rukiye Öz oldu. Öz çift ilk olarak yeni yılın ilk saniyelerinde doğan Eymen Asaf’ı ziyaret etti. Abdurrahman ve Kevser Akaydın’ın ilk Bebekleri olan Eymen Asaf , 3 Kilo 100 Gram Ağırlığında ve 45 Santimetre Boyunda Doğdu. Yeni doğan bebeğe altın takan Vali Öz, sağlıklı ve uzun ömürlü olması temennisinde bulundu.

    Vali Abdil Celil Öz ve eşi Rukiye Öz daha sonra Saat:00:02’de dünya gelen Buğlam Köse’yi ziyaret etti. Rena ve Burhan Köse çiftinin 5’nci çocukları olan Buğlam, 3 kilo 200 Gram ağırlığında dünyaya geldi. Öz, çifti Buğlam bebeği altın takarken. uzun süre kucaklarına alıp sevdiler.

    Trabzon Valisi Abdil Celil ÖZ, yaz-kış demeden tatil-bayram demeden çalışan bütün sağlık çalışanlarının yeni yılı kutladığını belirterek, “Ülkemizde en yaşanabilir il ünvanına sahip Trabzon’un 2016 yılında da tarihi birikiminden ve var olan potansiyelinden aldığı gücü, sürdürüp sürekli değişen ve gelişen dünya şartlarının sağladığı fırsatlarla birleştirip, huzur ve güven ortamında halkımızın yaşam kalitesinin daha da artacağı, daha huzurlu bir yıl geçireceğine inanıyorum. 2015 yılı maalesef dünyanın pek çok ülkesinde ve bölgemizde çatışmalar ve terör olayları ile yerinden, yurdundan edilmiş mazlum göçmenlerle sıkıntılı bir yıl olmuştur. Bu olayların ve sıkıntıların 2015 yılı ile birlikte geride kalmasını ve yeni yılın milletimize ve tüm insanlığa barış, huzur ve refah getirmesini temenni ediyorum.

  • Bebeklerini Kaybeden Suriyeli Annelerin Yürek Dağlayan Talepleri

    Suriye’de yaşanan savaş ve iç karışıklığın faturasını en ağır anneler ödüyor. Suriye’den Türkiye’ye sığınan binlerce kadın bir yanda annelik duygusu diğer yanda gelecek duygusu arasında adeta ezilip kalırken, büyük umutlarla denizden kaçak yollarla Avrupa’ya ulaşmak isteyen onlarca anne kaybettikleri çocuklarının cansız bedenine bile kavuşamamanın ızdırabını yaşıyor.

    Zaman zaman bulundukları bölgelerdeki yöneticilere giden annelerin istekleri soğuk kış gününde adeta insanın içini acıtıyor. Çocuklarını deniz ortasında kaybeden pek çok anne çocuklarını canlı kavuşma ümidini kaybedince bari cenazeleri bulunsun diye yalvarıyor.

    Avrupa ülkelerine gitme ümidiyle Kuşadası sahilinden açıldıkları tekne ile Yunanistan’a geçmek isteyen Suriyeli Ailelerden çocuklarını deniz ortasında kaybeden anne Cihan Cemil bunlardan biri. Geçen ay deniz ortasında çocuklarını kaybeden anne diğer Suriyeli anneler gibi bir yandan evlat acısı yaşarken diğer yandan kaybettikleri çocuklarının cansız bedenine dahi ulaşamamanın derin acısını yaşıyor.

    ŞANSLI OLANLAR YENİDEN DENİYOR

    Yaşanan tüm acıya ve onca kayba rağmen Avrupa Sevdası’ndan vazgeçmeyen Suriyeliler, genellikle sahil kesimlerinde yaşıyor ve fırsat bulduklarında mutlaka kaçak yollardan Avrupa’ya ulaşmanın çaresini arıyor. Kendi ölümlerini hiçe sayan anneler kaybettikleri ciğerpareleri olunca durum değişiyor.

    18 AYLIK MUHAMMED’İN ANNESİ ŞANSLI ANNELERDEN

    Bilindiği gibi Aydın’ın Kuşadası ilçesinden, botla Yunanistan’a geçmeye çalışırken botun batması sonucu denizde kaybolan ve sonra balıkçılar tarafından ölmek üzereyken kurtarılan 18 aylık minik Muhammed annesi ile tekrar kavuşmasının mutluluğunu yaşıyor. Bot batınca oğlu ellerinden kayıp kaybolan anne Lorin Halef, ’’Bu yolda ne kadar çok çocuğun öldüğünü bile bile yola çıktık. Başımıza gelen bu feci olaydan sonra Suriye’de olan eşimin yanına dönüp öleceksek orada ölelim” diyerek yasadışı yollardan kaçmayı yeniden deneyeceğini söylemişti.

    Bilindiği gibi olay 21 Ekim Çarşamba günü, Kuşadası Körfezi Ahmetbeyli-Seferihisar’ın yaklaşık yedi mil açığında meydana gelmişti. Yunanistan’a 10 kişilik botla 30 kişi geçmeye çalışan Suriyeli mültecilerin botu su alıp batmaya başlamış 30 kişi suya gömülmüştü. Denizde insanların olduğunu gören balıkçılar ise durumu Sahil Güvenlik ekiplerine bildirirken bir taraftan da denizde olan mültecileri kurtarmaya başlamış Muhammed Bebek inanılmaz bir şekilde kurtarılırken aynı olayda Cihan Cemil isimli anne de 3 çocuğunu kaybetmişti.