Etiket: Bebeklerde

  • Bebeklerde ek gıdaya geçerken dikkat

    Bebeklerde ek gıdaya geçerken dikkat

    Diyetisyen Sezen Çetinkaya, bebeklerde ek gıdaya geçerken dikkat edilmesi gerektiğini söyledi.

    Ek gıdaya erken başlanması kadar geç başlanması da sağlık problemleri yaşamasına sebep olduğunu belirten Diyetisyen Sezen Çetinkaya, “Örneğin Tahıl gurubuna zamanında başlamayan bebeklerde ileri ki dönemde gluten hassasiyeti çok daha fazla karşımıza çıkmaktadır. Anne sütüne ek olarak, akşam öğünlerinde başlanmalı. İlk başlanacak ek gıdalar; muhallebi, ev yapımı yoğurt, bazı sebze ve meyve püreleri, peynir, bebek bisküvileri içermelidir. ilk başlanacak sebzeler havuç ve balkabağı olmalıdır. anne sütüne yakın tatta olduklarından bebekler çok kolay kabul ederler bu tadı. sonrasında diğer sebzeleri havuç ve balkabağı püresine karıştırarak başlatabilirsiniz. meyvelerden şeftali , elma ve muz ile başlanabilir. inek sütü vermeye hemen başlanmamalı fakat yoğurt şeklinde başlayabilirsiniz. Biberon ve yalancı emzik kullanımından uzak durulmalı fincan veya küçük kaşık ile az miktarda başlanmalı. Ek gıdaların hepsine hemen başlanmamalı, 3-4 günde bir yeni besin denenmelidir” diye konuştu

    Diyetisyen Sezen Çetinkaya, yaş grubu bebeklerde yasaklı besinler konusunda ise şunları söyledi; “Vereceğiniz besinlerin alerji yapıp yapmadığı kontrol etmelisiniz. İnek sütü ve yumurta beyazı bu sebeple verilmemelidir. Bal, çilek, domates, kakao, çikolata, kivi, salam sucuk gibi işlenmiş et ürünleri, konserve, dondurulmuş ve katkılı, tuzlu, baharatlı, hazır gıda, kuru yemiş, patlamış mısır, pestil, sakız gibi boğulmaya sebep olabilecek gıdalardan uzak durulmalıdır.”

  • Bebeklerde emzik kullanımı dişleri etkiliyor

    Diş Hekimi ve Protez Uzmanı Yrd.Doç.Dr.Çağdaş Kışlaoğlu, bebeklerde emzik kullanımının dişleri etkilediğini söyledi. Kışlaoğlu, “Emzik çocuğun ağzına uygun olmalı. Tabanı, bebeğinizin emziğini yutmasını engelleyecek şekilde geniş olmalı. Burun deliklerini kapatmamalı” deyi konuştu.

    Emziğin tabanının hava akımını sağlayacak şekilde delikli olması gerektiğini dile getiren Diş Hekimi ve Protez Uzmanı Yrd.Doç.Dr.Çağdaş Kışlaoğlu, “Bu delikler, bebeğinizin salyalarının dudak kenarlarını ve çenesini tahriş etmesini önler. Emzik, biberon, diş kaşıyıcıları ve çocuğun kullandığı her türlü eşyalarda BPA(Bisphenol A) ve Pthalates gibi maddeler olmamasına dikkat edilmeli. Bebeğin çene yapısına uygun birkaç emzik alınmalı ve bebek büyüdükçe her 2-3 ayda bir bu emzikler değiştirilmelidir.Silikondan ya da kauçuktan yapılan emzikler kullanılabilir” diye konuştu.

    Diş Hekimi ve Protez Uzmanı Yrd.Doç.Dr.Çağdaş Kışlaoğlu, 1 yaş dolayları emzik bıraktırmak için uygun bir zaman olduğunu belirterek, “Bazen istemesek de bu süre 2 -3, hatta 4 yaşına kadar uzayabilir. 2 yaşından sonra emmeye devam etmek üst dişleri öne, alt dişleri arkaya çekerek iki diş arasındaki açıklığı arttırır “ V” tipi üst çene darlığını meydana getirerek yüz yapısında bozulmalara neden olabilir. Emzik emme 3- 3,5 yaşına kadar devam ederse bu bozukluklar kalıcı olabilir. Uzun süreli emzik emmek kulak, burun, boğaz hastalıklarının sık tekrarlamasına neden olabilir. Gün boyu ve uzun süreli emzik emmek, özelikle 1 yaşın üzerindeki çocuklarda konuşmayı öğrenmeyi geciktirebilir, konuşmada ve telaffuzda bozukluklara neden olabilir” diye konuştu.

    Sağlıklı bebeklerin dişlerinin ortalama 6- 7 aylıkken çıkmaya başladığını ifade eden Diş Hekimi ve Protez Uzmanı Yrd.Doç.Dr.Çağdaş Kışlaoğlu, açıklamasını şöyle sürdürdü;

    ”Diş çıkartma 3- 4 aylıkken de çıkabildiği gibi, 12- 16 ayı da bulabilir. Bu kalıtım ile anne ve babadan geçe bilen bir özelliktir. Dişlerin tamamlanması genellikle 27- 29 aya kadar sürer.

    Diş çıkartma belirtileri Artan tükürük, Uyku düzensizliği, İştahsızlık, Gelen giden huzursuzluk, Ellerini ısırması, Ağız çevresinde hafif döküntü olarak sıralanabilir.

    Diş çıkarma belirtileri ve şiddeti bebekten bebeğe değişmekle birlikte diş çıkartırken; ishal, ateş, huzursuzluk, uykusuzluk, ağızda tükürük üretiminin artması, kulaklarını çekiştirme, beslenmeyi istememe, kilo alımının yavaşlaması görülebilir. Diş çıkartma belirtileri yukarıda sayılanların bir veya birkaçı ile birlikte diş etlerinde kabarma-şişme ve sonrasında dişin uç vererek görünmesidir.

    Bebeğin bu dönemi rahat geçirebilmeleri için aileler şunları yapabilirler: Bebeğinize çiğneyecek bir şeyler verin. Bebeğin çiğneyerek diş etlerini kaşıyabileceği, özellikle soğuk (soğuk bir muz veya havuç, lastik bir diş halkası v.s) şeyler verilebilir. Bebeğinize çiğnemesi için bir şey verdiğiniz zaman akciğerlerine kaçırmaması için mutlaka yanında bulunun ve oturur pozisyonda olmasını sağlayın. Bebeğinizin diş etlerine temiz ve soğuk bezle masaj yapın. Diş etlerini hafifçe uyuşturmak için doktor önerisiyle verilen diş jellerinden beslenme önceleri diş etlerine sürün. Diş kaşıyıcı seçerken ürünün plastik ve boyalı olmamasına dikkat edin. Diş tipine göre çıkış süreleri değişebilir, Ön santral dişler: 6-10 .ay, lateral (yan diş) : 9-12. Ay, kanin (köpek dişi) : 15-21. Ay, birinci azılar : 13-18. Ay, ikinci azılar : 24-33.ay”

  • Prof. Dr. Gündüz: “Bebeklerde diş eti ağrısı için jel yerine karanfil kullanılabilir”

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Zübeyde Gündüz, bebekler diş çıkarırken ağrıyı azaltmak için kullanılan jeller yerine daha doğal olan karanfil yağının kullanılabileceğini söyledi. Gündüz, söz konusu jellerin içeriğindeki anestezik maddeler nedeniyle yan etkileri olabileceğini ifade etti.

    Acıbadem Kayseri Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Zübeyde Gündüz, çocuklarda diş çıkarmanın bazen erken ya da geç olsa da genellikle 5-7 ay arasında gerçekleştiğini belirtti. Kız çocuklarında diş çıkarmanın erkek çocuklara göre daha erken meydana geldiğini kaydeden Gündüz, diş çıkarma döneminde çocuklarda genel bir huzursuzluk hali ortaya çıktığını dile getirdi. Söz konusu huzursuzluk halini diş çıkarma esnasında diş etinde meydana gelen şişme, ağrı ve hassasiyete bağlayan Gündüz, “Bu ağrı bazen yanaklara, omuzlara, boyuna ve kulaklara yayılabiliyor ve çocuk kulağını çekiştirmeye, yüzünü ovalamaya başlıyor. Gece yarılarından sonra ağlama çok sık görülüyor. Uykuya dalma, beslenmeyi reddetme, gevşek dışkılama söz konusu oluyor. İshal gibi kabul edilebilir. Ancak ishal değildir. Eğer üçten fazla gevşek dışkılama olursa mutlaka bir hekime görünmek gerekir. Tükürük yapımı artıyor ve buna bağlı olarak çocuk salya akıtabiliyor. Salyadan dolayı da yüzde ve çenede egzama benzeri döküntülerle karşılaşabiliyoruz” diye konuştu.

    Ağrıyla mücadele etmek için bir takım yöntemlerin denendiğini söyleyen Gündüz, ağrıyı kesen jelleri önermediklerini vurguladı. Ağrı kesici jeller yerine daha doğal olan karanfil yağının iyi bir çözüm olabileceğine dikkat çeken Gündüz, “Diş etini rahatlattığı öne sürülen jeller var. Ancak bu jeller benzokain veya lidokain gibi anestezikler içeriyor. Çocuğun bunları yutması söz konusu olacağı için anesteziklere ait yan etkiler ortaya çıkabilir. O nedenle jellerin kullanılması çok önerilmiyor. Çocuğun diş etine parmakla masaj yapılırken çok ince bir tabaka karanfil yağı kullanılabilir. Diş ağrılarında zaten ağrıyan dişe karanfil bastırılır. Karanfil yağı da çocuğun ağrısını giderebilir” dedi.

    Gündüz, ağrıyı kesmeye yönelik diğer yöntemleri şöyle sıraladı:

    “Anne temiz bir parmakla diş etine masaj yapabilir. Dişleri kaşımak için kullanılan aletlerden edilebilir. Ama bu aletin tek bir parça, sert bir plastik ya da tahta olanı tercih edilmelidir. Özellikle tahta antimikrobiyal etkisi açısından daha önemli. Bir bezi ıslatıp buzdolabına koyup çocuğun eline verebilirler. Soğukluk oradaki ağrıyı giderebilir. Çok zorda kalınırsa ağrı kesiciler kullanılabilir.”

  • Bebeklerde el tercihi hastalık belirtisi olabilir

    Medical Park Gaziantep Hastanesi, Çocuk Nöroloji Bölümü Doç. Dr. Sedat Işıkay çocuklarda el tercihinin sebebi hakkında merak edilenler hakkında bilgi verirken, tercihin hastalık haberci olabileceğini ifade etti.

    Bebeklerde el tercihi iki yaşından önce olursa ne olur, bebeklerde el tercihi olmasa ne olur üzerinde değerlendirme yapan Çocuk Nöroloji Bölümü Doç. Dr. Sedat Işıkay, böyle tür durumlarda en yakın hastanedeki Çocuk Nöroloji bölümüne götürülmesi tavsiyesinde bulundu. İnsanlarda el tercihi iki yaşından sonra geliştiğini belirten Işıkay, “İki yaşından küçük tüm bebeklerde her iki el ve kol aktif olarak kullanılmaktadır. Bebeklik döneminde gelişim ile parelel olarak yüksek beyin fonksiyonlarının gelişimi ile ya sağlak ya da solak olunmaktadır. Erken yaşlarda el tercihinin olması kesinlikle normal bir durum değildir. Böyle bir durumun erken aylarda gelişmiş olması bir beyin hastalığına işaret eder. Biz klinikte erken el tercihi gelişimini beyin felci gelişmiş bebeklerde sıklıkla görmekteyiz. Bilindiği üzere beynimiz bir cevizin iki parçası gibi iki ana parçadan gelişmiş olup arasında korpuskallosum dediğimiz bir yapı ile birbirlerine yapıştırılmıştır. Beynin sağ tarafı vücudumuzun sol tarafını, sol tarafı da sağ tarafının fonksiyonlarını düzenlemektedir” dedi. Doç. Dr. Sedat Işık ay, “Beynin bir tarafında gelişebilecek bir hadisede vücudun karşı tarafında fonksiyon bozukluğu olacaktır. Ülkemizde serebralpalsi yani beyin felci hastalığı bin canlı doğumdan yanlızca 3 bebekte görülmektedir. Bu bebeklerin de çoğunda erken aylarda el tercihi gelişmektedir. El tercihi gelişiminde serebralpalsi dışında başka hastalıklarda olabilmektedir. Özellikle bebeklik döneminde zor doğuma bağlı doğum travmaları, boyun ve kol sinirinin incinmesine bağlı felçler, beyin kanaması, beyin tümörü, kas ve bağ hastalıkları ve ortopedik sorunlar neden olabilmektedir. Bir bebekte iki yaştan önce el tercihi gelişmiş ise mutlaka bir Çocuk Nöroloji Uzmanı tarafından değerlendirilmelidir. Böylelikle, altta yatabilecek ciddi problemlerin erken saptanması ile tedavi mümkün olacaktır” şeklinde konuştu.

  • Erken doğan bebeklerde ölüm oranları azaldı

    37 haftadan önce doğan prematüre bebeklerin 90’lı yıllara kıyasla yaşam şansı arttı.

    Vücut gelişimini anne karnında tam olarak tamamlamayarak 37 haftadan önce doğan prematüre bebeklerin sağlık alanındaki gelişmeler sayesinde yaşam şansları arttı. Fransa’da bir grup bilim adamının yaptığı araştırmada erken doğan bebeklerde görülme şansı yüksek olan engelli doğma ve konuşma özrü gibi sağlık sorunlarının da geçmiş yıllarla kıyaslandığında azaldığı tespit edildi.

    Prematüre bebeklerde yaşam şansının artmasının yanı sıra, doğumla beraber yaşanan sağlık sorunlarının da azaldığı tespit edilen araştırma 3599 çocuk üzerinde yapıldı. 1997 yılından bu yana doğan çocukların hastane kayıtlarını inceleyen araştırmacılar 22 ile 31’inci haftalar arasında doğan bebeklerin yaşama oranının yüzde 6 oranında arttığını gözlemledi. Araştırmacılar, anne ve bebek sağlığında yaşanan olumlu gelişmeler ve yeni tedavi yöntemlerinin artışı etkileyen önemli etkenler olduğunu ifade etti.