Etiket: “Bazıları

  • MHP’li Demirel: “Genel başkanımız ’cumhurun ittifakı’ önerisinde bulundu, bazıları bunu farklı algıladı”

    MHP Genel Başkan Yardımcısı Ruhsal Demirel, Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde yüzde 50’den fazla oy alma mecburiyetine dikkat çekerek, “Türkiye’de bir ittifaklar sürecini açacaktır. Genel başkanımız ’Cumhurun ittifakı” önerisinde bulundu. Bazıları bunu farklı algıladı. Oysa yüzde 10 barajının en büyük mağduru bizdik” dedi.

    MHP Genel Başkan Yardımcısı Ruhsar Demirel, partisinin Karabük’te düzenlenen 12. Olağan Kongresine katıldı. Karabük Belediyesi’ne ait konferans salonunda düzenlenen kongreye katılan Demirel, 2019 yılındaki Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Demirel, “Bu, Türkiye’de bir ittifaklar sürecini açacaktır. Doğrudur ve genel başkanımız bir öneride bulundu, ’Cumhur ittifakını. Bazıları, bunu farklı algıladılar. Oysa biz, yüzde 10 barajının en büyük mağdurlarındandık. 1991 yılında Refah Partisi ve Islahatçı Demokrasi Partisi’yle neden ittifak yaptığımızı herkes hatırlıyor herhalde. Yüzde 10 barajının getirdiği handikapları geçebilmek için ve Türkiye, yeniden ittifaklar sürecine girme mecburiyetinde. Cumhurbaşkanlığı üzerinde temsilde istikrarı sağlamak adına yüzde 50’den fazla oy alabilmek için böyle bir ittifak gereği var. İşte bu ittifak için bizim içinde olabileceğimiz bir ittifak olursa bunun adının ’cumhur ittifakı’ olmasını söylüyor genel başkanımız” ifadelerine yer verdi.

    Seçim barajına ilişkin değerlendirmede bulunan Demirel, “Genel başkanımız, bir şey söylüyor. Diyor ki ’Yüzde 10, evet yüksek; çünkü cumhurbaşkanı, yüzde 50 artı 1 alacağı için Cumhurbaşkanın üzerine bir oy istikrar sağlanacak. Öyleyse Meclis’te de temsilde adalet için bu yüzde 10 barajı düşürülebilir. Yüzde 10 olabilir, 7 olabilir, 5 olabilir’. Yani söylediği şu. Yüzde 5’in altında gibi bir teklifle gelen olursa ki bunu söyleyenlerde var. Asla MHP’nin kapısı, bu yüzde 5’in altına açık değildir; ama herkes bardağı diğer tarafını görüyor herhalde. Oysa yüzde 5’in altı, Türkiye için tekrar temsilde adaleti değil; çok dağınıklığı, bazı zümrelerin bazı özel durumları Meclis’e yansımasını getirir ve ayrılıkçılık olur, diye. Türkiye’nin birlik ve beraberliği için hem istikrarın hem temsilde adaletin sağlanması içindir bu önerimiz. ’Cumhur ittifakı’ eğer gerçekleşirse de söylediği şu sözü de hatırlatmak istiyorum genel başkanımızın. ’Her siyasi parti, kendi kurumsal kimliği de alt tarafta partisinin logosuyla belli olsun, taraftarlarının verdiği mühürlerle kimin oyu var kimin oyu yok görülsün, diye’. Sonra çıkıp, birileri der ya ’Yok sizinkiler geldi, bizimkiler gelmedi’. Kimin ne olduğu ortaya çıksın, diye. Yoksa Milliyetçi Hareket Partisi’nin bu tür endişeleri yoktur; ama yüzde 5’in altındaki bir baraj, Türkiye’deki Meclis’te çok farklı yansımalar getireceğinden bu aşağıdaki rakamla ilgilidir vurguladığımız. Genel başkanımız, ’Biz, barajları yara yara geldik bu günlere’ diye söylüyor, doğrudur. Biz, çok zor savaşlardan geliyoruz. Bundan sonrası bize ancak tatbikat olur, diye düşünüyorum” diye konuştu.

  • Yalçın: “Evet kararımız bazıları için kabusun başlama zilidir”

    Memur-Sen 5. Büyük Türkiye Buluşması Antalya’da büyük coşkuyla başladı. Programda konuşan Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, “‘Evet’e irtifa kaybettirme telaşıyla görsel efektlerle kazandıkları itibarlarını kaybettiler. ‘Evet’i engelleme mücadelesinde de kaybedecekler. Artık tilkinin vaazını dinlerken tavuklarını yitiren Eski Türkiye’yi kaybettiklerini bellediler. Yeni Türkiye’nin kuruluşuna engel olalım derken, AB’nin çöküşünü, yıkılışını hızlandırma butonuna bastılar. Bizim kararlılığımız, Tercih ‘Evet’ kararımız onlar için kâbusun başlama zilidir” dedi.

    Memur-Sen Konfederasyonu 5.Büyük Türkiye Buluşması, Antalya Starlight Otel’de başladı. Büyük coşkuyla gerçekleştirilen programa, Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın’ın yanı sıra, Memur-Sen yönetim kurulu üyeleri, Memur-Sen Konfederasyonu’na bağlı sendikaların genel başkanları ile yönetim kurulu üyeleri ve çok sayıda davetli katıldı. Programda konuşan Yalçın, önemli mesajlar vererek, ‘Büyük Türkiye’ için sorumluluk aldıklarını vurguladı.

    Memur-Sen’in yola çıktığı günleri hatırlatarak konuşmasına başlayan Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, “En zor zamanları atlatarak yolumuza çıktık adımlarımızı sıraladık. 1’lerle başlayan yolculuğumuz, binlerle, on binlerle, yüzbinlerle devam eden destansı yürüyüşe dönüşerek, 1 milyona ulaşmasını sağlayan adanmışlığın kurucu lideri Mehmet Akif İnan’a selam olsun. İnan’ın başlattığı mücadeleye, terleriyle, emekleriyle, fedakârlıklarıyla katsı sunanlara, selam olsun” diye konuştu.

    “Memur-Sen umut kaynağıdır “

    “Vesayet kurnazlarına, müesses nizam aymazlarına son yumruğun indirileceği tarih 16 Nisan’dır” diyen Yalçın, “Memur-Sen’lilerin zirvedeki Memur-Sen bayrağını daha da yükseğe taşıyacağı tarih 15 Mayıs’tır. 4.Dönem toplu sözleşmesinde yeni rekorlarımız için gereken istişare sürecini başlatmak, heyecanımızı ve kararlılığımızı haykırmaktır. Memur-Sen; üyeleri için onur, kamu çalışanları için umut kaynağıdır. Zalimlere karşı direnişin merkezi, mazlumlar için diriliş nefesidir. Bizler, istiklal ve istikbalimiz için, emek, ekmek, adalet için mücadele vermeyi seçtik” şeklinde konuştu.

    “İş güvencesi kırmızı çizgimizdir”

    Kuruldukları günden bu yana kamu görevlilerinin umudu olduklarının altını çizen Yalçın, “Her ne ad altında önümüze gelirse gelsin iş güvencesini ortadan kaldıracak girişimlere karşı duracağız. Konfederasyonumuz iş güvencesinin garantör teşkilatıdır. Bu noktadan bir adım geri adım atmadık. Atmayacağız. Bizi farklı ve rakipsiz kılan özelliğimiz kararlılığımızdır. Biz, kararsızlığın fırsat, boş vermişliğin imkân hırsızı olduğunu bilen bir teşkilatız” ifadelerini kullandı.

    “Ufkumuz Anadolu sınırlarını aştı”

    Konuşması sık sık sloganlarla kesilen Ali Yalçın, Memur-Sen’in ufkunun Anadolu sınırlarını aştığını belirterek sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Edirne’ye ulaşan Memur-Sen’i Gine’ye, Sakarya’yı kuşatan Memur-Sen’i Sudan’a, İstanbul’da destan yazan sendikacılığı İslamabad’a, Ankara kadar Arakan’da, Diyarbekir kadar Dominik’te, Niğde kadar Nepal’de de olmak durumundayız. “İstanbul Deklarasyonu”yla birlikte İslam İşbirliği Teşkilatı bünyesinde kurmak istediğimiz Emek Komitesi vizyonumuzun yeni başlama noktasıdır. Son bir yılda 35 ülkeyi ziyaret edip 50’den fazla konfederasyonla görüştük. 90’a yakın konfederasyonla ikili işbirliği anlaşması imzaladık. Bir o kadar ülke sendikasına misafirlik yaptık”

    “Siz varsanız umut çok”

    Salondaki davetlilere “Var mısınız dünyaya değer sendikacılığını taşımaya?” diyen soran Yalçın, “Emeğin hakkını, alınteri kurumadan ve haksızlık yapmadan ödeyin’ düsturunu dünyaya anlatacak sendikal bilinci kurmaya var mısınız? Siz varsanız sorun yok. Siz varsanız umut çok” ifadelerini kullandı.

    Kadın Komisyonuyla cinsiyeti değil liyakati esas aldıklarını vurgulayan Yalçın, Genç Memur-Sen ile de, Akif İnan’ın değerlere ve bilgeliğe dayalı mücadele felsefesini yeni yöntemlerle, yeni hedeflerle, yeni kitlerle buluşturduklarını belirtti.

    “Rakiplerimiz yaya kalınca mızmızlanmaya başladılar”

    Memur-Sen’in tüm hizmet kollarında yetkili ve etkili olduğunu hatırlatan Yalçın, her dalda önde olduklarını belirtti. “Ter akıtmadan, bedel ödemeden kazandığımız, kolay elde ettiğimiz hiçbir şey yok” diyen Yalçın, “Emeğimizle, alın terimizle kazandığımız için rakip tanımıyoruz. Rakiplerimizin hali pür meali gün gibi ortadadır. Kamu-Sen ve KESK eriyor, bitişe, çöküşe doğru ilerliyorlar” şeklinde konuştu.

    Yalçın OHAL KHK’larını değerlendirdi

    Konuşmasında OHAL KHK’larını değerlendiren Yalçın, “Hainleri temizlemek için gösterilen kararlılık; masumları ve mağdurları ayıklamak için de gösterilmelidir. Mağdurlar için: Rapor, Basın Açıklaması, Hükümete Bilgi Notu verdik. Hainleri temizlemek için gösterilen kararlılık; masumları ve mağdurları ayıklamak için de gösterilmelidir. Hainse babamız bile olsa sahip çıkmayız, masumsa düşmanız dahi olsa hakkını savunuruz. Çünkü bizim için Hakk’ın hatırı bütün hatırların üzerindedir” dedi.

    “1 Mayıs’ı Kütahya’da kutlayacağız”

    1 Mayıs’ı Kütahya’da kutlayacaklarını deklare eden Yalçın, 1 Mayıs’ta bir ilki diğer bir ilkle buluşturduklarının altını çizerek, “Cumhurbaşkanlığı Sistemindeki ilk 1 Mayıs’ı, Toplu Sözleşmenin tarihte ilk yapıldığı Kütahya’da kutlayacağız. 1 Mayıs İşçi Bayramı ile Vesayetsiz Türkiye Bayramını birleştireceğiz” ifadelerini kullandı.

    “Toplu sözleşme kazanımlarımızın bekçisi, yeni kazanımların takipçisiyiz

    Mayıs’ta önemli bir sürece gireceklerini söyleyen Yalçın, bir önceki dönem imzalanan toplu sözleşme kazanımlarının da bekçisi olduklarını vurguladı. Yalçın, “KİT personelinin yıllık izinleri konusunda Kamu Denetçiliği Kurumuna iki başvuru yaptık: KİT’lerde ücret gruplarının 5’ten 3’e düşürülmesi ve haksız yere yok sayılan 4/C’li personelin ek ödeme mağduriyetini gündeme getirerek çözümünü istedik” şeklinde konuştu.

    4. Dönem Toplu Sözleşmesine hazırlandıklarını anlatan Yalçın, sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Ek ödemeden ek göstergeye; kadroya geçişten kadro derecelerine; maaş zam oranından ilave artış kalemlerine; sosyal haklardan özlük haklarına kapsayıcı tekliflerle masada olacağız. Emeğimizin doğrudan karşılığını ve Türkiye’nin büyümesinden payımızı istiyoruz. 4.Dönem Toplu Sözleşmesi, Türkiye’nin vesayetten kurtuluşuna ilişkin ilk kapsamlı kutlama olarak kayda geçmeli. Kamu görevlileri gelir vergisiyle, doğrudan ve dolaylı vergilerle vergi mağduru yapılıyor”

    “16 Nisan’da eski ile yeni Türkiye’yi oylayacağız”

    Geçmişte Türkiye’de yaşanan hukuksuzluklara değinerek sözlerini devam ettiren Yalçın, “Erbakan, Özal, Menderes, Muhsin Başkanı ortadan kaldırdılar.. Kapatma davası, 7 Şubat kumpası, 367 şarlatanlığı, 17-25 Aralık kalkışması, 6-8 Ekim vahşeti, Gezi ayaklanması. Kestane pazarında yetiştirip ihtiyaç duyduklarında ihanet pazarında değerlendirdikleri müptezeli sahaya sürdüler. Derken 15 Temmuz darbe ve işgal girişimi. Niçin Evet dediğimiz, neden güçlü bir ‘Tercih Evet’ kampanyası düzenlediğimizin arka planında bunlar var. Biz, artık istikrarı tesadüflere bırakan değil Anayasal düzeyde teminat altına alan bir Hükumet sistemi istiyoruz. Biz, darbelerle, ekmeğimizin çalınmasını, muhtıralarla, MGK kararlarıyla emeğimizin gasp edilmesini istemiyoruz. Demokrasi dışı araçlarla, millet iradesi dışındaki mekanizmalarla istikrarın yok edilmesini, güvenin heba edilmesini, ekonominin çökertilmesini, kamu maliyesi kaynaklarına çökülmesini kesin ve kalıcı olarak tarihimizden, geleceğimizden çıkarmak istiyoruz” ifadelerini kullandı.

    “Ey Avrupa düşüyorsunuz”

    Kasası dolu bir devlet için, cebindekiyle bütün ihtiyaçlarını karşılayan bir millet olmak adına sorumluluk aldıklarını kaydeden Yalçın, “İşte bunun için, ‘Tercih Evet’ diyoruz. ‘Hayır’cılar dışarıdan sufle ve destek alıyor. Çünkü milletin ‘Evet’ kararı, onlar için kâbus ve felaket demek. Artık tilkinin vaazını dinlerken tavuklarını yitiren Eski Türkiye’yi kaybettiklerini bellediler. Yeni Türkiye’nin kuruluşuna engel olalım derken, AB’nin çöküşünü, yıkılışını hızlandırma butonuna bastılar. Bizim kararlılığımız, Tercih ‘Evet’ kararımız onlar için kâbusun başlama zilidir. Özgürlük metinlerinin, insan hakları bildirgelerinin, insan onuru repliklerinin sahteliğini faş ettiler. Hollanda da atları ve itleriyle gerçekleştirdikleri saldırılarını yine Hollanda da Lahey’de bulunan sözüm ona Adalet Divanıyla zirveye taşıdılar. Ey korkuların esir aldığı, zihinlerini hezeyanların, kabusların işgal ettiği Avrupa; siz kendinizi piramidin zirvesinde görürken, labirentin ortasında kıvranıp durduğunuzu henüz anladınız. Düşüyorsunuz, sahte değerleriniz, göstermelik ilkeleriniz, sizinle birlikte yok olacak” şeklinde konuştu.

  • UÜ Rektörü Ulcay: “Bazıları kızdıkları kişileri FETÖ’cü olmakla suçluyor”

    Uludağ Üniversitesi Rektörü Yusuf Ulcay, “Şu anda o kadar çok bilgi akıyor ki, her kızan birbirini suçluyor. Ben bunların hepsini açıklayacak olsam üniversitede çalışacak kimse kalmaz. Bu doğru bir şey değil. Onun için bunun süzgeçten geçmesi lazım. Biz haksız yere kimseyi itham etmek istemiyoruz” dedi.

    Ulcay, Uludağ Üniversitesi’ndeki FETÖ operasyonlarıyla ilgili açıklama yaptı. Ulcay, “Üniversitemizde bilinen bir takım yapılar, bir de bilinmeyen yapılar var. Hem vazife yapmak, hem de hakkaniyet ölçüsünde hareket etmek adına, ortaya Donkişot gibi çıkmamak veya bir şeyler yapıyormuş havasını vermemek için itinayla hareket edip, bilgileri doğrulamadan herhangi bir şey açıklamak istemiyoruz. Şu anda o kadar çok bilgi akıyor ki, her kızan, birbirini belli bir şeyle suçluyor. Ben bunların hepsini açıklayacak olursam üniversitede çalışacak kimse kalmayacak. Bu doğru bir şey değil. Onun için bunun doğrulanması ve süzgeçten geçmesi lazım. Biz de bu çalışmayı yapıp haksız yere kimseyi itham etmemek ve bir leke sürmemek için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. İlgili yerlerle YÖK’ün bize vermiş olduğu görevi, devlet kurumlarıyla çalışarak neticelendireceğiz. Ümit ederim bu hafta sonu ve önümüzdeki hafta sonu bitirip, gönül rahatlığıyla ilgili mercilerle paylaşacağız” diye konuştu.

    Ulcay, sözlerini şöyle sürdürdü: “Şu anda üniversitede FETÖ üyesi çalışanlar mevcut. Devlet tarafından bize bildirilenleri zaten açığa aldık. Bizden istedikleri, buradaki çalışmanın bitmesi. Bu ayıklama, kimsenin kızdığına bir yafta yapıştırarak isim vermesiyle olmaz. Biz bunları doğrulamanın peşindeyiz. Onun için ayıklamaya çalışıyoruz. İlgili devlet mercileriyle görüştükten ve teyitlerini aldıktan sonra, YÖK’ün bize belirtmiş olduğu yol çerçevesinde bu işlemi tamamlayacağız”.