Etiket: Bazı

  • Kartal:” Bazı oyuncularımızla anlaştık ancak bölgesel sorunlar yüzünden bu oyuncular gelmedi”

    Gaziantepspor, Spor Toto Süper Lig’in 2. haftasında sahasında Trabzonspor’u 1-0 mağlup ederek 2. haftayı galibiyetle kapattı.

    Maç sonrası düzenlenen basın toplantısında konuşan Gaziantepspor Teknik Direktörü İsmail Kartal, karşılaşmadan galip ayrıldıkları ve iyi mücadele ettikleri için sevindiklerini söyledi.

    Elde edilen 3 puanın kendilerini sevindirdiğini ve transferlerde bölgesel sorunların yaşandığını için sıkıntılara düştüklerini söyleyen Kartal, “Öncelikle bu maça gelene kadar aramıza geç katılan oyuncularımız var. Her hafta onları takıma kazandırmayı düşünüyoruz. Bir taraftan transfer çalışmalarımız var. Bazı oyuncularımızla anlaştık ancak bölgesel sorunlar yüzünden bu oyuncular gelmedi. En zor şartlar altında olan bizim takımımız. Bunları yapamadığımız için genç oyuncuları oynattık. Buna rağmen oyuncularımızın yaptığımız analizler sonucunda hepsini yakından takip ediyoruz. Tamamen bilimsel bir çalışma içerisindeyiz. Oyuncularımızın hepsi ellerinden gelenin en iyisini ortaya koydu. İlk yarıda girdiğimiz pozisyonlar oldu. İkinci yarıya iyi başladık. Rakip takımımız da iyi oynadı ama girdikleri pozisyonları değerlendiremedi. Maçın sonlarında iyi mücadele ettik. Oyunlarımızdan Orkan’ın son dakikalarında girdiği pozisyonda kendi çabasıyla attığı bir gol var ve bu golle 3 puana kavuştuk. Takımımıza ve şehrimize bu galibiyet hayırlı olsun” şeklinde konuştu.

  • FETÖ soruşturması kapsamında bazı din görevlileri hac kafilelerinden çıkartıldı

    Samsun İl Müftüsü Veysel Çakı, FETÖ ile bağlantılı oldukları gerekçesiyle açığa alınan ve soruşturması olan din görevlilerini hac kafilelerden çıkarttıklarını söyledi.

    Hac ibadetini yapmak için hacca giden insanlardan Türkiye’nin içinden geçtiği bu zor süreç için dua istediklerini ifade eden Samsun İl Müftüsü Veysel Çakı, hakkında soruşturma bulunan, açığa alınan din görevlilerini kafilelerden çıkarttıklarını belirtti. İl Müftüsü Çakı, Samsun’dan ilk hac kafilesinin 18 Ağustos’ta gideceğini açıkladı.

    “Tedbiren bu kararı aldık”

    Acenteler dahil tüm din hizmetli görevlisini Diyanet İşleri Başkanlığı’nın sağladığını söyleyen Veysel Çakı, “Hacımız ister şirketle isterse diyanetle gitsin; kafile başkanları, din görevlileri tamamen Diyanet İşleri Başkanlığımızdaki görevli arkadaşlarımız tarafından sağlanıyor. Bu görevliler içerisinde FETÖ soruşturması kapsamında olan görevlilerimizi hac organizasyonundan çıkarttık. Soruşturma geçiren açığa alınan ve bu konulardaki ciddi iddialar olan görevlileri kafilelerden çıkarttık. ’Suçluluğu ispatlanıncaya kadar herkes masumdur’ ama biz tedbiren bu kararı aldık. İnşallah, suçsuz olanlar aklanır ve görevlerine döner; suçlu olanlar ise cezasını çeker” dedi.

    “Gidişler 18 Ağustos dönüşler 29 Eylül’de başlıyor”

    Hac vazifesini yapmak için Türkiye’den toplam 60 bin hacının gideceğini söyleyen Veysel Çakı, “Türkiye’den ilk hacı kafilesi 4 Ağustos’ta yola çıktı. Dönüşler ise 16 Ekim’de tamamlanacak. Samsun’dan ilk hacı kafilesi, Çarşamba Havaalanı’ndan 18 Ağustos’ta gidecek. Birinci kafile ile Amasyalı hacılarımız gidiyor. Samsun kafilesi ise 19 Ağustos’ta gidecek. 7 kafilemiz olacak. Bu kafileler içinde Samsun’dan diyanetin gönderdiği hacı sayısı 816. Amasya ve Sinop’un hacılarıyla birlikte bu sayı bin 200’ü geçiyor. Son kafilemiz Samsun’dan 29 Ağustos’ta çıkacak. Hacılarımızın dönüşü 29 Eylül’de başlayacak. 2 Ekim’de ise son kafilemiz gelecek inşallah” diye konuştu

    “Milletimiz için hacılarımızdan dua istedik”

    Hac ibadetinin önemine değinen Çakı, “Hac ibadeti İslam’ın 5 şartından biri. Dünyanın çeşitli ülkelerinden insanları bir araya getiren önemli bir ibadet. Hac ibadeti sembolleri çok olan bir ibadettir. Hacda yapılan tavaf, şeytan taşlama gibi sembolleri olan her biri derin anlamlar yüklü bir ibadet. Hacılarımızın bu sembollerin ne anlama geldiğini çok iyi bilmesi gerekir. Bunun yanında ülkemizin bu zor zamanlarda geçtiği bu dönemde hacılarımızın dualarına ihtiyacımız var. Hacılarımıza bir emanet yükledik. Milletimiz için hacılarımızdan dua istedik” şeklinde konuştu.

  • Bartın’daki FETÖ soruşturmasında bazı okul ve dernekler mühürlendi

    Bartın’da darbe girişimi sonrasında başlatılan FETÖ soruşturması kapsamında bazı okul ve dernekler mühürlenerek kapatıldı.

    Bartın Valiliğinden , darbe girişimi sonrasında başlatılan FETÖ soruşturması kapsamında 4 eğitim kurumu, 4 dernek, 6 öğrenci yurdu, 2 iktisadi işletme olmak üzere, toplam 16 kurumun mühürlenerek kapatıldığını açıkladı. Açıklamada, “Resmi Gazete ‘de yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve Ekli Listeler gereğince Hazineye devredilen Eğitim Kurumları ve Dernekler ile bu derneklere bağlı iktisadi işletmelerin el koyma işlemleri tamamlandı. Bu doğrultuda, Bartın Özel Fatih İlkokulu, Bartın Özel Fatih Ortaokulu, Bartın Özel Batı Fen Temel Lisesi, Özel Bartın İskele Temel Lisesi, Bartın Eğitimciler Derneği, Bartın Tüm Çalışanlar ve Emekliler Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, Bartın Aktif İş Adamları Derneği, Bartın Bayanlar Eğitim Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği; Derneklere Ait İktisadi İşletmeler Bartın Aktif İş Adamları Derneği İktisadi İşletmesi, Bartın Tüm Çalışanlar ve Emekliler Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği İktisadi İşletmesi, Özel Hisar Yüksek öğretim Kız Öğrenci Yurdu, Özel Enver Yüksek öğretim Erkek Öğrenci Yurdu, Özel Başarı Orta öğretim Erkek Öğrenci Yurdu, Özel Nimet Orta öğretim Kız Öğrenci Yurdu, Özel Nilüfer Orta öğretim Kız Öğrenci Yurdu, Özel Hasan Kalay Yüksek öğretim Erkek Öğrenci Yurdu) olmak üzere toplamda 4 eğitim kurumu, 4 dernek, 6 öğrenci yurdu, 2 iktisadi işletme, toplam 16 kurum mühürlenerek kapatılmıştır” denildi.

  • Özcan: “Bazı Ürünler, Organik Ürün Adı Altında Satılıyor”

    Ondokuz Mayıs Üniversitesi(OMÜ) Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Muharrem Özcan, tarım ürünlerinde etiketlemenin henüz standart hale getirilememesinin çeşitli sorunlara neden olduğunu ve organik olmayan ürünler (tüketiciyi kandırmaya yönelik) organik ürün adı altında satıldığını söyledi.

    Organik tarımın üretim aşamalarından tüketiciye sunum aşamalarına kadar sertifika programı kapsamında izin verilen uygulamalarla yapıldığını söyleyen Prof. Dr. Muharrem Özcan, organik olarak üretilen ürünlerin tüketiciye organik olarak sunulabilmesi için ambalajlama, depolama, taşıma ve pazarlama işlemlerinin de organik tarım yönetmeliğine göre yapılmasının zorunlu olduğunu belirtti.

    “ORGANİK ÜRÜNLER, ORGANİK OLMAYAN ÜRÜNLERDEN AYRI DEPOLANMALIDIR”

    Hasat sonrası uygulamaların kalitenin tüketiciye ulaşmasını sağlayan etmenler olduğunu ifade eden Prof. Dr. Muharrem Özcan, “Ambalajın ürünün organik niteliğini bozmayacak yapıda olması etiket bilgilerinin tam olması ve ambalaj üzerinde logonun bulunması zorunludur. Organik ürünler, organik olmayan ürünlerden ayrı depolanmalıdır. Olanakların sınırlı olduğu durumlarda ürün karışımını engelleyici önlemlerin alınmasıyla birlikte her iki ürün grubu aynı depoda muhafazaya alınabilir. Ancak, depolama sırasında kesinlikle kimyasal madde kullanılmaz. Organik ürünlerin taşınmasında ürünün içeriğinde herhangi bir karışmaya neden olmayacak biçimde uygun paket ve araçların kullanılması bunlarda da, izlenebilirliğini sağlanması zorunludur” dedi.

    “ORGANİK ÜRÜNLERE OLAN TALEP ARTMAKLA BİRLİKTE İSTENİLEN DÜZEYE HENÜZ ULAŞILAMAMIŞTIR”

    Organik ürün sertifikasına sahip olan ürünlerin organik ürün olarak pazarlandığını söyleyen Özcan, “Organik ürünler, organik ürün olduğu açıkça belirtilerek satılır. Organik ürünlerin, konvansiyonel ürün ile karışmaması ve organik niteliğinin korunması zorunludur. Ülkemizde tarım ürünlerinde etiketlemenin henüz standart hale getirilememesi bu konuda çeşitli sorunlara neden olmakta hatta, organik olmayan ürünler (tüketiciyi kandırmaya yönelik) organik ürün adı altında satılabilmektedir. Ülkemizde organik ürünlere olan talep artmakla birlikte istenilen düzeye henüz ulaşılamamıştır. Bunda fiyat yüksekliği, bilgi eksikliği, ürün çeşitliliğinin azlığı, ürünün sürekliliğinin azlığı, satış kanallarının yetersizliği, halkın gelir ve kültür düzeyi ile alternatif ürün varlığı gibi nedenler etkili olmaktadır” diye konuştu.

  • Eskişehir’de Bazı Köklü Firmaların Batacağı Söyentisi

    Eskişehir Ticaret Odası (ETO) Başkanı Metin Güler, kentteki bazı köklü firmaların batacağına ilişkin söylemlerin çığ etkisi oluşturduğunu, abartılı yorumların mevcut mali tablosu iyi olan şirketleri bile olumsuz etkilediğini vurguladı.

    Eskişehir Ticaret Odası Başkanı Metin Güler, son günlerde şehir kamuoyunda ve iş dünyasında dile getirilen “Bazı firmaların batacağına yönelik” söylentiler hakkında açıklamada bulundu. Eskişehir ekonomisinde 30 binden fazla iş yeri ve şirketin faaliyet gösterdiğini belirten ETO Başkanı Metin Güler, özellikle Eskişehir’deki bazı köklü firmaların batacağına ilişkin söylentilerin ticari hayatı olumsuz etkilediğini söyledi. Köklü bir şirketin bu günlere ulaşmasının kolay olmadığını belirten Güler, firmalar hakkında eleştiri ya da yorumda bulunurken; o şirketin istihdam ve katma değer sağladığını unutmamak gerektiğini vurguladı.

    Yapılan olumsuz değerlendirmelerin şirketleri zor durumda bıraktığını kaydeden ETO Başkanı Metin Güler, “Ne yazık ki son günlerde piyasada ve kamuoyunda Eskişehir’in bazı köklü firmalarının batacağına yönelik söylentiler artmaktadır. Yapılan değerlendirmeler çığ etkisi oluşturmakta, ekonomik zorluk yaşayan firmalarımızın ticari hayatlarını daha da zorlaştırmaktadır. Bu durum şehrimizin ekonomik hayatını da olumsuz etkilemektedir. Hele ki gerçeği yansıtmayan yorumlar, mevcut mali tablosu iyi olan firmaları bile zor durumda bırakmaktadır” şeklinde konuştu.

    Türkiye’deki birçok firmanın borcu bulunduğuna, ticari faaliyetlerini çek ve senetle yürüttüğüne dikkat çeken ETO Başkanı Metin Güler, “Türkiye’nin ve dünyanın birçok yerinde ticari faaliyetler çek ve kredi imkanları dahilinde sürdürülmektedir. Gerek yaptığı yatırım gerekse kullandığı krediden dolayı çok sayıda firmanın borcu bulunmaktadır. Mevcut tablo sadece Eskişehir firmalarına özgü değildir. Dolayısıyla değerlendirme ve yorum yaparken bunları da dikkate almak gerekir” dedi.

    Eskişehirli firmalara yönelik abartılı yorumların devam etmesi halinde, bu firmaların hiç iş yapamaz duruma geleceğini kaydeden Güler, “Bu firmalar gerçekten iş yapamaz ve batarsa; kaybeden sadece o firmalar değil, aynı zamanda Eskişehir olacaktır. Üstelik iş yaptıkları şirketler de olumsuz etkilenecektir. Özellikle böyle durumlarda bankaların daha bilinçli ve adil olması gereklidir. Deyim yerindeyse bankalar bindikleri dalı kesmemelidir. Zira Eskişehir, ülkemizde ödenmemiş çek ve senet oranının en düşük olduğu şehirlerdendir. Yakın zamanda şehrimizdeki birkaç firmanın ticari faaliyetlerinin sonlanmasının faturası, Eskişehir’in tüm köklü firmalarına çıkarılmamalıdır” ifadelerini kullandı.