Etiket: Bayraktar:

  • Bayraktar: “Gıda gelecekte daha pahalı hale gelecek”

    Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, tarımın göz ardı edilemeyeceğini, küresel ısınma, nüfus artışı ve tüketim alışkanlıklarının değişmesi gibi birçok nedenle gıdanın gelecekte daha pahalı hale geleceğini bildirerek, “Verimliliği artırmak gerekiyor. Bunun için de tarımda yapısal sorunları çözmek zorundayız” dedi.

    Bayraktar, Türkiye-Avrupa Birliği Karma İstişare Komitesi’nin 37. toplantısına katılmak üzere geldiği Adana’da, Yüreğir Ziraat Odası’nı ziyaret etti, bölge ziraat odaları başkan ve yönetim kurulu üyeleri, meclis üyeleri ve çiftçilerle bir araya geldi.

    Odanın hizmet binasını gezerek Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan’dan çalışmalar hakkında bilgi alan Bayraktar, bölge tarımında yaşanan sorunları ve çiftçilerin beklentileri dinledi.

    Bayraktar, yaptığı konuşmada, tarımın önemine dikkati çekti. Tarımın istihdamın beşte birini sağladığını, işsizliği 2 puan düşürdüğünü vurgulayan Bayraktar, şunları söyledi:

    “Tarım göz ardı edilemez. Çünkü, küresel ısınma, nüfus artışı ve tüketim alışkanlıklarının değişmesi gibi birçok nedenle gıda, gelecekte daha pahalı hale gelecek. Bu nedenle verimliliği artırmak gerekiyor. Verimliliği artırmak için de tarımda yapısal sorunları çözmek zorundayız. Mazot, gübre, tohum, ilaç, elektrik gibi girdiler çiftçilerimizi zorlayan, önemli maliyet unsurlarıdır. Ama hepsinin başı tarımda yapısal sorunların çözülmesi geliyor.”

    Türk çiftçisinin üretmeye devam ettiğini, dünyanın hiçbir yerinde böyle bir çiftçinin olmadığını vurgulayan Bayraktar, desteklemelerde küçük çiftçilere ağırlık verilmesi gerektiğini belirtti.

    Bayraktar, çiftçinin parasını çiftçiye hizmet olarak kullanmak gerektiğini de belirterek, “Çiftçiden aldığımızı çiftçimize vermek, bu dengeyi kurmak zorundayız. Bizim görevimiz çiftçinin hak ve menfaatlerini korumaktır” diye konuştu.

  • Bayraktar: “TMO, FİSKOBİRLİK işbirliği için geç kalınmıştır ama…”

    Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Genel Müdürü İsmail Kemaloğlu’nun, fındık alımlarıyla ilgili olarak, “Fiskobirlik de satın alsın, bize versin diyoruz” şeklindeki açıklamalarına FİSKOBİRLİK Yönetim Kurulu Başkanı Lütfü Bayraktar’dan açıklama geldi. TMO ve FİSKOBİRLİK işbirliğinin geç kalınmış olduğunu ifade eden Bayraktar yine de görüşmelerin yapılabileceğini söyledi.

    FİSKOBİRLİK Yönetim Kurulu Başkanı Bayraktar, yaptığı açıklamada “FİSKOBİRLİK bugün zaten piyasadan fındık alan bir kurum. Ancak mali durumlarından dolayı piyasayı dengeleyecek kadar alım yapacak durumda değildir. FİSKOBİRLİK’in mali gücü yeterli olsaydı zaten TMO’nun devreye girmesine gerek kalmazdı. Bu şartlar göz önünde bulundurularak TMO’nun garantörlüğünde FİSKOBİRLİK’in daha fazla fındık alması elbette piyasayı olumlu yönde etkileyecektir. Fakat bu iş birliği için geç bile kalınmıştır. Çünkü üreticilerimiz eylül ayının başından itibaren fındığını pazara indirmeye başlamaktadır. Bir çok üreticimizde bu doğrultuda fındığını elinden çıkarmış durumdadır. Buna rağmen yine de TMO ile görüşmelerimiz bulunmaktadır. Bu görüşmelerde şartların uygun olması halinde FİSKOBİRLİK piyasadan daha fazla fındık çekip TMO’ya satabilir. Ancak ’Piyasadan kaçtan alıp TMO’ya kaç liraya satacaktır?’ bu hazırlanacak görüşülecek şartlardır” dedi.

  • Hisarcık Kaymakamı Davut Bayraktar, görevinden ihraç edildi

    Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ) soruşturma kapsamında bir süre önce açığa alınan Kütahya’nın Hisarcık ilçesi Kaymakamı Davut Bayraktar, OHAL kapsamında hazırlanan yeni Kanun Hükmünde Kararname ile görevinden ihraç edildi.

    Edinilen bilgiye göre, Hisarcık Kaymakamı Davut Bayraktar, Silahlı FETÖ/PDY örgütünün mülkiye yapılanmasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında İçişleri Bakanlığı’nca Aralık 2016’da görevinden uzaklaştırılmıştı.

    Kaymakam Bayraktar, OHAL kapsamında hazırlanan ve Resmi Gazete’de yayımlanan yeni Kanun Hükmünde Kararname ile görevinden ihraç edildi.(MA-EFE)

  • KADEM Genel Başkan Yardımcısı Sümeyye Erdoğan Bayraktar: “Batı bizimle ne zaman bu kadar ilgilenir oldu?”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kızı, Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM) Genel Başkan Yardımcısı Sümeyye Erdoğan Bayraktar, derneğin Tekirdağ şubesinin açılışında yaptığı konuşmada “Bir ülkenin yönetim modeli değişikliği gibi teknik bir konusunda, ne zaman dünyada başka bir ülke bu kadar ilgilenir olmuş. Batı bizimle ne zaman bu kadar ilgilenir oldu” dedi.

    Tekirdağ’ın Süleymanpaşa ilçesinde bir iş merkezinde düzenlenen açılışa, Sümeyye Erdoğan Bayraktar’ın yanı sıra, KADEM Genel Başkanı Sare Aydın Yılmaz, Tekirdağ Valisi Mehmet Ceylan, AK Parti Tekirdağ Milletvekilleri Mustafa Yel, Metin Akgün, Ayşe Doğan ile davetliler katıldı.

    Sümeyye Erdoğan Bayraktar, konuşmasında KADEM’in kadınları güçlendirmek adına faaliyet yürüttüğünü belirterek, “Kadınları güçlendirmek adına ortak bir meselemiz var, fakat bu arada yerel farklılıkları da dikkate alarak ve farklılıklarımızı dikkate alarak ortak bir dil geliştirmenin çabasındayız. Henüz çok genç bir dernek olmamıza rağmen çok büyük başarılara imza attık elhamdülillah. Her şeyden önce kadın söyleminin demokratikleşmesine öncülük ettik. Şimdiye kadar tek bir bakış açısına hapsolmuş kadın meselesini çoğulcu bir yaklaşımla ele alma gayretindeyiz. Sosyal hayatın her alanında var olması gereken kadın, özel şartları dikkate alınarak adaletli bir iş bölümüne kavuşmalıdır. Biz KADEM olarak, kadın meselesine her şeyden önce bir insanlık meselesi olarak görüyor, kadın ve erkeğin yaradılıştan gelen özellikleri de dikkate alınarak adil bir sosyal düzende konumlanması gerektiğine inanıyoruz” ifadelerini kullandı.

    “Batı bizimle ne zaman bu kadar ilgilenir oldu”

    Sümeyye Erdoğan Bayraktar, Türkiye’nin yönetim sistemi açısından bir dönüm noktasında olduğunu anlatarak, “Tabi ki, KADEM olarak ülkemizin hassasiyetini ilgilendiren konularda ayrı bir hassasiyetimiz var bir sivil toplum kuruluşu olarak. Türkiye olarak çok boyutlu bir mücadele içindeyiz. 15 Temmuz’un yaralarını henüz sarmadan yeni terör dalgalarıyla sarsıldık. Demokrasimiz bir daha tehditlere uğramasın diye bir anayasa değişikliği teklifi geldi, neredeyse tüm Batı ayağa kalktı. Pardon, bir ülkenin yönetim modeli değişikliği gibi teknik bir konusunda, ne zaman dünyada başka bir ülke bu kadar ilgilenir olmuş. Batı bizimle ne zaman bu kadar ilgilenir oldu. Bakanımıza Hollanda’da, Avrupa’nın göbeğinde ve başka siyasetçilerimize, tüm hukuki, ahlaki, insani, evrensel ilkeler çiğnenerek ne kadar çirkin bir muamele yapıldığını gördük. Bunun yanında aynı ülkelerde, teröristlere her türlü kapının açık olduğunu da gördük. ‘Erdoğan’ı öldürün’ yazılı ve Cumhurbaşkanımızın şakağına silah dayanmış bir görselin olduğu koca bir pankartın önünde teröristlerin miting yapmasına hiç ses çıkartmadı Avrupa, Avrupa siyasetçileri ve aydınları. Bunların tamamen tevafuki, rastgele hareketler olduğunu sanmak, tüm uluslararası kriterlerden, dünyadaki gelişmelerden, siyasi dengelerden bihaber olmak demektir. Bütün bunlar, tam tersine çok bilinçli, çok sistematik bir Türkiye düşmanlığının tezahürleridir. Ve bu düşmanlığın sebebi de çok basit, bu anayasa değişikliğinin ülkemizin bağımsızlaşmasına vesile olacağını çok iyi biliyor batı dünyası. Bundan önce de biz ne zaman bağımsızlaşma, güçlenme yolunda önemli bir adım atacak olsak, o zaman batının bizimle daha çok ‘ilgilendiğini’ gördük, iç işlerimize müdahale etmeye çalıştıklarını gördük. Bu olayda onlardan biri ama bu olayda iyice maskelerini düşürdüklerini gördük” diye konuştu.

    “Daha iyi bir sisteme ihtiyacımız var”

    16 Nisan’da halkoyuna sunulacak olan anayasa değişikliği hakkında görüşlerini paylaşan Sümeyye Erdoğan Bayraktar, “Bu anayasa değişikliği, Avrupa’nın bu tepkisi de gösteriyor ki siyasi bir mesele olmanın çok ötesinde. Bu anayasa değişikliği teklifi herhangi bir partiyi ya da siyasi görüşü savunmuyor. Bu teklif halkı koruma altına alıyor. 1961 Anayasasıyla yürütmeyi çift başlı yapmalarının tek sebebi, siyaset iç çekişmelerden dolayı iş üretemesin. Böyle de oldu, çok istisnai, güçlü birkaç lider dışında, hiçbir hükumet Türkiye’de iş üretemedi, istikrar getiremedi. Tersine krizlerle boğuştuk, haklarımız gasp edildi ve bunlar şimdiki sistem sayesinde oldu. Demek ki şimdiki kadar güçlü bir lider olmadığında da, halkın tercihlerinin bürokrasiye ezdirilmemesi için daha iyi bir sisteme ihtiyacımız var. Ben halkımızın, özellikle de kadınlarımızın, gerçekçiliği, yeniliğe açık oluşları ve vatanseverlikleriyle tarihe geçecek bu dönemecimizde halkın iradesinden ve demokrasiden yana duruşlarını güçlü şekilde göstereceklerine inanıyorum” dedi.

    Kadın ve Demokrasi Derneği Genel Başkanı Sare Aydın Yılmaz da KADEM’in çalışmaları hakkında bilgiler aktardı. Yılmaz, Türkiye’nin çok önemli bir dönemden geçtiğini ifade ederek, “Türkiye bugün önemli bir kavşağa gelmiş durumda, siyasetteki vesayete, toplumdaki düşmanlığa, ekonomide gerilemeye, hukukta adaletsizliğe ve uluslararası kamuoyunda itibarsızlığa neden olan, darbelerden, muhtıralardan çok çekmiş bir millet evladı ve bir kadın olarak söylemeliyim ki, Türkiye’nin yapısal sorunlarının çözümü artık sadece bir tercih meselesi olmaktan çok uzaktır. Huzur ve güven dolu yarınlar için, demokratik toplumların bir gereği olan sivil anayasayı gönülden destekliyoruz” diye konuştu.

    Daha sonra, protokol üyeleri hep birlikte KADEM Tekirdağ Şubesinin açılış kurdelesini keserek açılışı gerçekleştirdi.

  • Bayraktar: “Biberde kalıntı iddiaları tamamen asılsız”

    Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, biberde, domateste, salatalıkta kalıntı iddialarının tamamen asılsız olduğunu bildirerek, “Hiçbir bilimsel veriye dayanmadan, sadece biberin kırılıp kırılmamasıyla ilgili haberler, hem ülke ekonomimize hem gecesini gündüzüne katarak, yağmur, çamur, kar, kış demeden üretim yapan çiftçimize zarar vermekten başka işe yaramıyor” dedi.

    Bayraktar, yaptığı açıklamada, bazı televizyon kanallarında biberde raf ömrünün uzatılması amacıyla kimyasal kullanıldığı iddialarının yer aldığı ve biberin bükülerek kırılıp kırılmamasına bakılarak kalıntı olduğu yönünde haberler yapıldığını vurguladı.

    “Çok beklediği için zor kırılan ve esnekleşen biberler”

    Aslında çok beklediği için zor kırılan ve esnekleşen biberlerin kimyasal kalıntı taşıdığı için ihraçtan geri dönen ürünler olduğu ve iç piyasada tüketildiği iddialarının hiçbir bilimsel temele dayanmadığını belirten Bayraktar, şunları kaydetti:

    “Odalarımızdan alınan bilgilere göre, örtü altında yapılan üretimde, hastalık ve zararlılarla yapılan mücadele, Gıda Tarım Hayvancılık İl ve İlçe Müdürlüklerinde görev yapan konu uzmanı mühendislerle, yine aynı konuda görevli tarım danışmanları tarafından yapılan teşhislere dayanarak, Bakanlık tarafından ruhsatlandırılarak tavsiye edilmiş ilaçlarla ve talimatlara uygun dozlar kullanılarak yapılmaktadır. Kullanılan ilaçlarda ilaç etiketi üzerinde yazılı son ilaçlama tarihi ile hasat arasındaki süreye uyulmaktadır. Ürün, ilaç kalıntısı kalmaması için zamanından önce kesinlikle hasat edilmemektedir. Taze Meyve ve Sebzelerde Hasat Öncesi Pestisit Denetim Programı Uygulama Talimatı gereğince; hasat öncesi kalıtı denetimleri yapılıyor; kalıntı tespit edilmesi halinde üreticiye idari para cezası, hasat geciktirme veya imha işlemleri uygulanıyor. Bitki koruma ilacı kullanılan ürünler hasat edildikten sonra, piyasaya sürülmeden önce numuneleri alınmaktadır. Gerekli kalıntı analizleri yapılmaktadır. Bu kalıntı analizleri yapılmadan, bu analizlerden temiz çıkmadan ürünler pazara sürülemez. Biberlerin kırılıp kırılmadığına bakılarak yapılan değerlendirme, tamamen bilimsellikten uzak ve analiz sonuçlarına, bilgi ve belgeye dayanmayan açıklamalardır. Yapılan haberler, halkı yanlış yönlendirmektedir. Kamuoyunu yanıltmakta, üreticilerimizin ürettiği kaliteli ürünleri karalamakta, piyasada biberin üretici fiyatını ve pazar değerini düşürmektedir. Bu gibi haberler, ihracat bağlantısı yapıp, karını katlamak için yurt içindeki üretici fiyatını düşürmek isteyenlerin manipülasyonu gibi görünmektedir.”

    “İmha parası alınıyor”

    TZOB Genel Başkanı Bayraktar, iç piyasaya sürülecek ya da ihraç edilecek herhangi bir üründe kalıntı çıkması halinde, bu ürünlerin imha edildiğini bildirerek, “Kalıntı nedeniyle ihraçtan dönen ürünlerin iç piyasaya sürülmesi mümkün değildir. Hatta imha işlemi için de tır başına para alınmaktadır” dedi.

    Bayraktar, tüketicilerin hiçbir kuşkuya kapılmadan biberinden domatesine, salatalığına her türlü sebze ve meyveyi rahatlıkla tüketebileceğini bildirdi.