Etiket: Baykal’dan

  • Baykal’dan Terör Açıklaması

    Cumhuriyet halk Partisi (CHP) Eski Genel Başkanı ve Antalya Milletvekili Deniz Baykal, iktidarın terör politikasını eleştirerek, “Türkiye’nin ulusal birliğinin, bütünlüğünün, kardeşliğinin mutlaka korunması lazım. Yanlış muhatap seçtiler şimdi bunun bedelini ağır şekilde ödüyorlar. Terör örgütünü muhatap alarak onu bölgede etkin ve güçlü hale getireceklerini ve bunun ağır sonuçlar getireceğini yıllarca söyledik. Ben mektup yazarak söyledim. Bu gelinen noktayı o mektupta yazmıştım” dedi.

    Baykal, CHP Antalya İl Başkanlığına seçilen Semih Esen ve yönetimine ziyaret gerçekleştirdi. Baykal, partililer ve İl Başkanı Semih Esen tarafından kapıda karşılandı.

    Toplantı salonuna geçen Baykal’a 67 yaşındaki heykeltıraş Yalçın Yeşilkaya tarafından hediye verildi. Baykal, hediyesini açmak isteyen Yeşilkaya’ya gülerek ’kendi hediyemi açabilirim’ cevabını verdi. Baykal’ın, açtığı hediye paketinden suni taştan kendisinin küçük heykeli çıktı. Hediyeye sevinen Baykal, sanatçı Yeşilkaya’ya teşekkür etti.

    Baykal, uzun süren yurt dışı görevinin ardından kongre sonucu göreve gelen Semih Esen ve yönetimine ziyaret ettiğini söyledi.

    Yeni yönetimle Antalya ve Türkiye genelinde CHP’nin başarısı için çalışacaklarını kaydeden Baykal, “Antalya siyaseti Türkiye’nin yakın ilgisi altındadır. Antalya’da başarıya doğru giden açılımı yeniden harekete geçirmek hepimizin ortak sorumluluğudur. Bu doğrultuda elimizden geleni yapacağız. Türkiye, bölgemiz, dünya sıkıntılı bir dönem geçiriyor. Bölgemiz ve Türkiye’nin içine girdiği bu sıkıntıyı zamanında öngörüp gereken önleyici çalışmaları, politikaları izlemekte yetersiz kaldık. Bu olumsuzluklar üzerimize doğru gelirken CHP olarak biz uyarılarımızı yaparken, bu gidişatın sonunun çok ağır olacağını ve izlenen politikanın atılan adımların bu sonuca doğru Türkiye’yi hızla sürükleyeceğini yıllardır anlattık. Şimdi eskiden seyrettiğimiz bir film şimdi yeniden sahneye konuluyor gibi bu filmi görüyoruz. Hiç şaşırmıyoruz. Bu tabloya birileri şaşırıyor. Bunu öngörüyorduk. ’Yapmayın bunlar yanlıştır. Bu yanlışların sonucu budur’ diyorduk. Ama anlatmayı başaramadık” dedi.

    “AĞIR TABLO OLUŞTU”

    Baykal konuşmasına şöyle devam etti: “Şimdi daha da sıkışmış, iktidarın Türkiye’nin yanlışlarıyla daha da ağırlaşmış bir tablo içinde şimdi Türkiye’yi selamate çıkarmaya çalışıyoruz. Buna ihtiyaç var. Bu doğrultuda CHP görev yapacaktır. O noktadan Türkiye’yi çekip, daha iyi bir noktaya taşımak için gereken öncülük görevini yapmaya devam edeceğiz. Çıkış yolu var. Türkiye dünyanın önemli bir tecrübesini arkasında bulunduran değerli, önemli bir ülkedir. Bunu geliştirmek, korumak öncelikle bizim, herkesin büyük sorumluluğudur. Çıkış yolu hiç şüphe duymuyorum Türkiye’nin temel politikalarındadır. Bu devleti kuran insanların üzerinde durdukları ilkeler bu içinde bulunduğumuz krizden çıkış içinde yol gösterici ilkelerdir. O ilkelere sarılmak zorundayız. Türkiye’de bir etnik, mezhepsel, inanca dayalı ayrıştırmayı, tartıştırmayı, çekiştirmeyi, kamplaştırmayı mutlaka noktalamak zorundayız. İnanç, etnik kimlik dayatmasını,sürtüşmesini artık Türkiye geride bırakmalıdır. Yola çıkarken bunu öngördüler, bu doğrultuda tedbir aldılar. Ama son 15 yılda bu konuda çok büyük yanlışlar yapıldı. Türkiye tekrar olumsuz çatışma ortamına çekildi. Çekilirken ’yapmayın, yanlıştır’ dedik, birilerinin işine geldiği için gözü kara şekilde yürüdüler. Gelinen noktada şimdi herkes ne kadar ağır bir tablo oluştuğunu görüyor.”

    “ULUSAL BİRİK VE BÜTÜNLÜK KORUNMALI”

    Bu noktaya gelinmesinde yanlış politikaların etkili olduğunu savunan Baykal, “Terör konusunda çok büyük yanlışlar yapılmıştır. ’Bize karışmayın biz terör örgütüyle ile ilişkimizi geliştireceğiz, dostluğumuzu değerlendireceğiz ve Türkiye’yi terörden kurtaracağız’ diye, ’anaların gözyaşını dindiriyoruz’ diye yıllarca bir politika izlediler. Bunun doğru sonuç vermeyeceğini, terör örgütünü muhatap alarak onu bölgede etkin ve güçlü hale getireceklerini ve bunun ağır sonuçlar getireceğini yıllarca söyledik. Ben mektup yazarak söyledim. Bu gelinen noktayı o mektupta yazmıştım. Buradan çıkmak için dağdaki terörü mahalleye indirdiler. Mahalleleri temizleyeceğiz diye şimdi pek çok açıdan acı, hiç kimsenin hak etmediği olumsuzluları insanlara yaşatmak zorunda kaldılar. Büyük bir sıkıntı yaşanıyor. Biran önce bunun sona ermesi lazım. Türkiye’nin ulusal birliğinin, bütünlüğünün, kardeşliğinin mutlaka korunması lazım. Yanlış muhatap seçtiler şimdi bunun bedelini ağır şekilde ödüyorlar” ifadelerine yer verdi.

    “CHP OLARAK KİMSEYE ÖZENMEYE İHTİYACIMIZ YOK”

    Türkiye’nin sorunları karşısında sağ duyulu, ülkenin gerçek çıkarlarını gözeten bir siyaset çizgisinde kararlılıkla yürünmesi gerektiğinin altını çizen Baykal, “Bizi kimseye özenmeye ihtiyacımızı yok. CHP’nin kimseyi örnek almasına ihtiyaç yok. CHP’nin ilkeleri fevkalade önemlidir. Önemini her geçen gün bütün dünya bunu yeni kavramaktadır. Ama biz o ilkelerden kopmayalım. O ilkelere biz sahip çıkalım ve önlemini biz anlatalım. Bu kararlılığı sergileyebilirsek, kendimize hak ettiğimiz önemi vermeyi başarabilirsek, kendi kedimizle uğraşmayı bırakıp, kendimizi, geçmişimizi ilkelerimizi suçlamayı bırakıp, onun bunun ilkelerine, politikalarına özenme yanlışına sürüklenmezsek, inancımızı, kendimize saygımızı yitirmezsek, ülkemize karşı görevimizi yapmamıza da yardımcı olur” dedi.

  • Baykal’dan Elçi’nin Ailesine Taziye Ziyareti

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) eski genel başkanı ve Antalya milletvekili Deniz Baykal, Diyarbakır’ın Sur ilçesinde çıkan çatışmada hayatını kaybeden Tahir Elçi’nin ailesine taziye ziyaretinde bulundu.

    CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal, beraberindekilerle birlikte Tahir Elçi’nin evine geldi. Yaklaşık 40 dakika içeride kalan Baykal, çıkışta basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Baykal, Tahir Elçi’nin hayatını kaybetmesinin, değerli bir hukukçunun, Diyarbakırlı bir aydının kaybı olmanın ötesinde bir anlam ve önem taşıdığını söyledi. Baykal, “Tahir Elçi, hukuka demokrasinin temel ilkelerine inançla sahip çıkan, şiddeti, terörü silahı siyasetin dışında tutmak gerektiğini düşünen ve bu anlayışıyla tutarlı bir çizgiyi yıllarca sürdürmüş bir insan. Bu ölümü bölgede sık sık rastlanan silahlı saldırılardan herhangi birisi diye değerlendirmek mümkün değil. Hepimizin bu konuyu gündemde tutmasının bir görev olduğu kanısındayım, bu duyguyla bu ziyareti yapıyorum. Bunu düşünelim bunu sorgulayalım. Birbirimizi anlamaya çalışalım şiddetsiz, terörsüz, silahsız bir siyaset ortamının artık kaçınılmaz olduğunu bu vesile ile bir kez daha değerlendirelim istiyorum” dedi.

    “ŞİDDETİN, TERÖRÜN ARTIK DAĞ BAŞINDAN MAHALLEYE İNDİĞİ BİR ORTAMDAYIZ”

    Yaşanan olayın niteliği hakkında bir hüküm vermenin, eldeki bilgilerle mümkün olmadığını ifade eden Baykal, şunları söyledi:

    “Benim bu konuda herhangi bir kanaat söylemem de mümkün değil. Ama bir şey biliyorum, Tahir Elçi silahlı bir saldırı sonucunda katledilmiştir. Bu planlı mıdır, kim planlamıştır, hangi amaçla bu yapılmıştır, Tahir Elçi’nin şiddetten hoşlanmayışı hangi tarafı rahatsız etti de bu oldu ya da onun duruşundan rahatsız olan birileri mi onu tasfiye etmeye yöneldi yoksa bütün bunların dışında oradaki çatışma ortamının şartları içinde mi ortaya çıktı bunları bilmek mümkün değil. Bunları hepimiz öğrenmek istiyoruz.”

    Sur’da yaşanan çatışmaları da değerlendiren Baykal, şöyle dedi:

    “Çok üzüntü verici bir manzara yaşıyoruz. Biz burada düşüncelerimizi ifade ederken biraz ötede zaman zaman çatışmaların yaşandığı bir tablo var. Bir an önce bundan kurtulmak zorundayız. Bu tablo 90’lı yıllardan beri zaman zaman ortaya çıkıyordu. Ama şimdi daha farklı bir durum var, şiddetin, terörün artık dağ başından mahalleye indiği bir ortamdayız.”

    Baykal, daha sonra Diyarbakır Barosu’nu ziyaret etmek üzere Tahir Elçi’nin evinden ayrıldı.

    Tahir Elçi, 28 Kasım 2015’te, Dört Ayaklı Minare’nin sütunlarından ikisinin tahrip edilmesinin ardından bölgede basın açıklamasında bulunmuş, açıklama sırasında çıkan çatışmada başından aldığı kurşunla hayatını kaybetmişti.

  • KTÜ Rektörü Baykal’dan DOKAP Başkanı Yüce’ye Ziyaret

    Karadeniz Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Baykal, Doğu Karadeniz Projesi Bölge Kalkınma İdaresi (DOKAP) Başkanı Ekrem Yüce’yi makamında ziyaret etti.

    Ziyarette KTÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Necati Tüysüz ve Rektör Danışmanı öğretim görevlisi Ali Haydar Doğu da yer aldı.

    DOKAP İdaresinin çalışmaları hakkında Başkan Yüce’den bilgi alan Rektör Baykal, DOKAP İdaresinin bölge için yapmış olduğu ciddi çalışmalar için teşekkür etti.

    DOKAP ve Karadeniz Teknik Üniversitesi’nin beraber yürüttüğü katı atık tesisleri için yer tespiti ve yenilenebilir enerji kaynakları çalışmalarının desteklenmesi gibi çalışmaların da değerlendirildiği ziyarette, KTÜ ve DOKAP olarak yürütülecek olan yeni çalışma ve projelerin neler olabileceği kapsamlı olarak değerlendirildi.

    Başkan Yüce, Rektör Baykal ve beraberindekilerin ziyaretinden duymuş olduğu memnuniyeti dile getirdi. Karadeniz Teknik Üniversitesi’nin bölgenin en önemli üniversitelerinden biri olduğunu vurgulayan Yüce, KTÜ ile olan işbirliğinin birçok alanda arttırılarak devam edeceğini belirtti.