Etiket: Baykal:

  • Deniz Baykal Yangın Bölgesinde

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) eski Genel Başkanı ve Antalya Milletvekili Deniz Baykal, Kumluca’da yangın bölgesinde incelemelerde bulundu, vatandaşları dinledi.

    CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal, 24 Haziran Cuma günü Kumluca ilçesine bağlı Erentepe Mahallesi’nde meydana gelen orman yangınından zarar gören vatandaşları ziyaret etti. Baykal’ı ilçeye gelişinde CHP Kumluca İlçe Başkanı Kemal Bilal Öner ve partililer karşıladı. Baykal’a CHP Eski Antalya Milletvekili Tuncay Ercenk de eşlik etti. Baykal ve beraberindekiler Toptaş Mahallesini ziyaret etti ve daha sonra Erentpe Mahallesi’ne geçerek burada mahalle halkıyla sohbet etti. Baykal mahalle halkından yangınla ilgili bilgi aldı. Vatandaşlar, yangının enerji nakil hatlarından çıkmış olmasına rağmen, yangınının çıkış sebebinin vatandaşlar üzerine yıkılmaya çalışıldığını öne sürerek şikayet etti.

    Yangının çıktığı yerde sera olmadığını belirten Baykal, “Devletin yetkili kurumları, kurulları var. Elektrik Mühendisleri Odası var. Hakimi var, savcısı var. Öyle yangın seradan çıktı demekle olmuyor. Yangının çıkış sebebi incelenmeli ve suçlular adalet önünde hesap vermeli. Öyle oldu demekle olmaz. Hem yangının çıktığı alanda sera yok. Söylenilenin bir dayanağı olmalıdır. Bu enerji nakil hatları eskimiş. Bu hatlar direkler 40 yıllık direkler ve hatlardır. Benim enerji bakanlığım döneminde yapılan hizmetler yenilenmemiş aynı şekilde duruyor. Artık bu enerji nakil hatları yeni teknolojiye göre yenilenmelidir. Direk araları 66 metredir. 49 metreyi geçemez. Hat fincan aralıkları 60 santimden aşağı olamaz. Artık bu işler mühendislik hesaplarına göre yeniden yapılanmalıdır. Yazık bu vatandaşa, aynı noktadan tam 4 defa yangın çıkmış. Bu kadar olmaz” dedi.

  • Psikolog Baykal: “Terör, İnsanların Güven Duygusunu Tehdit Ediyor”

    Acıbadem Ankara Hastanesi Uzman Psikologu Mithat Bülent Baykal, terörün insanların güven duygusunu tehdit ettiğini söyledi.

    Acıbadem Ankara Hastanesi Uzman Psikologu Baykal, İstanbul’da yaşanan patlama sonrasında terör olaylarının insan psikolojisini nasıl etkilediğini yorumladı. Baykal, kişilerin toplumlarda dengeli bir şekilde yaşantılarını sürdürürken “güven duygularına” bir tehdit ile karşılaşıncaya kadar kendilerini güvenlikte hissetme duygusunun ne kadar önemli olduğunun farkına varamadıklarına dikkat çekerek, “Bu ortak bir güvenlik duygusu yaratan duygular kolektif bir toplumsal doku oluşturuyor.Teröre maruz kalındığında, bu doku bozuluyor.Aşırı kaygılar ve korkular başlıyor.Teröristlerin de istediği bu dokuyu bozmak” dedi.

    “ ASILSIZ HABERLER, ENDİŞEYİ STRESİ VE SIKINTI VEREN ANILARI SU YÜZÜNE ÇIKARTIYOR”

    “İnsanlar böyle bir olaya maruz kaldıklarında ön görülememezlik, belirsizlik ve olayların kendilerinin kontrolü dışında yaşandığı algısı yaşarlar” diyen Baykal şunları kaydetti:

    “Terör olasılığına fiziksel olarak ne kadar uzak veya yakın olduğuna bakılmaksızın çoğu kişi sürekli bir anksiyete ve korku yaşamaya başlıyor. Bu kaygıyı, medyada gördüğümüz “aşırı derecede sevimsiz ayrıntılar” ve sürekli olaya maruz bırakmalar da arttırmakta. Nedir bu sevimsiz ayrıntılar ve maruz bırakmalar. Örneğin Ankara’da bir terör olayı meydana geliyor. Ayrıntılar,tüm detaylar defalarca ve günlerce televizyon ve sosyal medyada yansıtılıyor.Yayın yasakları da sadece ayrıntıların kısa bir süre için gösterilmemesine yol açıyor.Fakat internette müthiş görüntüler ortada gezmeye devam edebiliyor.Dahası, bazen olumsuz asparagas haberler insanlarda ki endişeyi,stres seviyelerini daha da yukarılara çekmekte.Bir şekilde beynimiz hipnotize olmuş gibi tekrar tekrar terör olaylarının istem dışı gelen sıkıntı veren anılarını yaşıyor ve bir şekilde beynimizi esir alıyor.

    Peki,anladık da bu olumsuz düşünceler bizde nelere yol açıyor? Sürekli devam eden ve aklımızı çoğu zaman o olaylarla meşgul eden psikolojik sıkıntılar ve konsantrasyon zorlukları; bazı kişilerde görülen olaylarla ilgili sıkıntı veren düşler; stresli terör olaylarını çağrıştıran iç ve dış uyarıcılara karşı verilen fizyolojik tepkiler; o olaylarla ilgili olumsuz duyguları ve düşünceleri tetikleyen anımsatıcılar olan insanlar,yerler,konuşmalar,etkinlikler,nesneler ve durumlardan kaçınma veya buralardan uzak durma çabalarıdır. “

    Bu tür olaylardan sonra gördüğümüz olayları “genelleştirme” ve ”abartma” eğilimleri toplumun işleyişini ve yaşam sistemlerini bozduğunu vurgulayan Baykal, şunları dedi:

    “Ankara’daki acımasız terör eyleminden kısa bir süre sonra olayın gerçekleştiği yer olan Kızılay’a gittiğimde, her zaman görmeye alıştığım o kalabalığın yüzde onunu bile görememiştim.Herkes her an aynı olaylara muhatap olacaklarmış gibi birçok toplu yaşam ve alış veriş merkezlerine adım atmıyorlardı. Teröre kurban verme yüzdesi,trafik kazalarına kurban verme yüzdesinin çok çok altında olsa bile, terör toplumsal dokuda büyük bir delik açtığı için insanlar kaçınma davranışları gösteriyorlardı. Bu davranış biçimimizin ve şiddetinin aynı seviyede gitmesine yol açan durumlardan biri de medya kanalıyla duyduğumuz başka terör olaylarıdır.Brüksel’de havaalanı ve metroda yaşanan terör olayları,bizim terörle ilgili yatışmaya başlayan kaygı ve stres belleklerimizi tekrar eski yüksek seviyesine çekmekte ve toplumun işleyişine darbe vurmaktadır.

    Gazete,dergi,internet ve televizyon kanallarında klişe halinde “korkmamamız gerektiği” “yaşamımıza kaygı duymadan aynı şekilde devam etmemiz gerektiği” ile ilgili bilgiler sürekli dolaşmakta. Korkma! Demekle olmuyor.Öyle olsaydı depresyondaki bir arkadaşımıza,boşver,takma hiçbir şeyi dediğimiz zaman düşüncelerini hemen değiştirip, depresyondan çıkması gerekirdi. İşler bu şekilde yürümüyor.”

    “YAPILMASI GEREKEN İNSANLARIN GÜÇSÜZ ÇARESİZ OLMADIKLARINI GÖSTERMEK”

    Ne yapılması konusunda ise Baykal şu değerlendirmeyi yaptı:

    ” Kısa dönemde yapmamız gereken; terör olaylarından sonra yaşanabilecek hem bireysel, hem de toplumsal kaygı ve streslerin “doğal” ve “normal” olduğunu topluma anlatmak, bilinçlendirmek yani duygularının ve düşüncelerinin farkına vardırmak. Bu tür duyguları yaşadıkları için insanların kendilerini suçlamamalarını; yetersiz, güçsüz veya çaresiz görmemelerini; değersizlik duyguları yaşamamalarını; korkmanın ve kaygılanmanın normal olduğunu anlatmak iyi bir yaklaşımdır. Ayrıca belirsizlik,öngörülemezlik ve olayların kontrolünün elinde olmama duygularının yukarıda bahsettiğim kaygıları yaratabileceğinden de haberdar etmek de olabilir.

    İnsanlara tedbirli olmalarının normal olduğunu belirtmenin; zaman içinde kaygılarının azalacağını, olaylarla ilgili daha gerçekçi hissedecek ve düşüneceklerini anlatmanın ve güvence vermenin de iyi bir yöntem olduğunu düşünmekteyim.Ayrıca medya vasıtasıyla kulaktan kulağa yayılan “felaketleştirilmiş”, “abartılmış” veya “yanlış aktarılan” aşırı korku ve endişe yaratabilecek durumların farkına varmalarını sağlayacak girişimler de yararlı olacaktır.”

  • Ahmet Tekin Baykal Özgecan’ın Katilinin Öldürülmesi Olayında Tutuklandı

    Adana F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda Özgecan Aslan’ın katili Suphi Altındöken’in öldürülmesi, babası Necmettin Altındöken’in de yaralanması olayı ile ilgili olarak adliyeye sevk edilen 6 şüpheliden biri olan Aydınlı Ahmet Tekin Baykal da tutuklandı.

    Olayda, katil zanlısı Gültekin A.’nın olayda kullandığı silahı, infaz koruma memuru Hacı Ahmet Ö.’nün yardımıyla, kendisiyle aynı odada kalan hükümlü Hüsamettin B.’nin eşi olan Gamze B. aracılığıyla temin ettiği ortaya çıkmıştı. Olayın ardından yapılan inceleme ve soruşturmada, katil zanlısı Gültekin A. ile birlikte ona yardım ettiği tespit edilen Aydın’ın yakından tanıdığı Ahmet Tekin Baykal, Ferhat Y., Hüsamettin B., İnfaz ve Koruma Memuru Hacı Ahmet Ö. ve Gamze B. gözaltına alınarak adliyeye sevk edilmişti.

    Zanlılar, çıkarıldıkları nöbetçi mahkeme tarafından tutuklandı.

    11 nisan günü kendi adına açılmış sosyal paylaşım sitesi hesabından yakınları aracılığı ile cezaevinde çekilmiş fotoğrafını paylaşıp altına da “Değerli büyüğümüz Ahmet Tekin Baykal tüm dostlarına ve sevenlerine selam eder” paylaşımını yaptırmıştı. Baykal’ın hesabından 28 mart’ta yapılan paylaşımda ise ‘Başkanlık’ sistemini benimseyip desteklediği açıklanmıştı.

  • Kılıçdaroğlu Ve Baykal Cenazede Buluştu

    CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce’nin babasının cenazesi, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile Deniz Baykal’ı aynı safta buluşturdu.

    Milletvekili Muharrem İnce’nin Yalova’da yaşayan babası 76 yaşındaki Şerif İnce, dün Ankara’da vefat etti. Bir süredir kanser tedavisi gören Şerif İnce, Yalova’nın Elmalı köyünde öğle namazının ardından son yolculuğuna uğurlandı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile son günlerde parti yönetimine yönelik eleştirilerinden dolayı araları açık olan Antalya Milletvekili Deniz Baykal ve Muharrem İnce, cenazeyi hep birlikte köy meydanına getirdi. Cenazeye Mustafa Sarıgül, çok sayıda siyasetçi ve binlerce vatandaş katıldı. Baykal ve Kılıçdaroğlu, babasını kaybeden Muharrem İnce’yi teselli etti. Cemaat camiye sığmayınca cenaze namazı köy meydanında kılındı.

    Kılıçdaroğlu ve Baykal göz göze gelmemeye dikkat çekti.

  • CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal:

    CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal, Doğu’daki halkın artık terör konusunda bilinçlendiğini belirterek, “Doğu halkı bunu gördü, ‘Terör yandaşlığı yapan partilerden de bana fayda yok’ dedi. ‘Beni koruyacak bir devlete ihtiyacım var’ dedi. Şu anda Doğu da halk artık isyan ediyor. Daha önce kendilerini koruduklarını zanneden terör örgütünü şimdi ise artık yavaş yavaş dışladılar” dedi.

    Bucak’ta partisinin ilçe örgütünü de ziyaret eden CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal’ı, Burdur İl Başkanı Barış Ayten ve İlçe Başkanı Aziz Yıldız ile çok sayıda partili karşıladı. Partililere hitap eden Baykal, “Türkiye, şu anki durumu ile kuruluşundan buyana en acı günlerinden birini yaşıyor. Cumhuriyet tarihinden buyana bir çok şey yaşadık ama şu günlerimiz en acı günlerimizden birisi. Şimdi bunlar, Lozan’ı hedef aldılar. Türkiye’yi eski dönemlerdeki gibi geliştirmemek, büyümesini engellemek, hep önüne taş koymak istiyorlar. Teröristleri önce sınıra getirdiniz, sonra dağa çıkarttınız, şimdi işe şehirde evlerin içene kadar girmesine izin verdiniz. Yazık değil mi doğudaki vatandaşlarımıza, yazık değil mi onca ölen kardeşlerimize, şehitlerimize” dedi.

    2015 seçimlerinde vatandaşın koalisyon ve birleşme istediğini, birlik ve beraberliği görmek istediğini savunan Baykal, “Eğer bu olsaydı Türkiye bambaşka bir ülke olurduk. Ama şimdi terör aldı başını gidiyor. Doğu’daki vatandaşlarımızın hepsi de kendi vatanlarından göç etmek zorunda kaldılar” diye konuştu.

    “DOĞU’DAKİ HALK ARTIK ANLADI”

    Doğu’daki halkın artık terör konusunda bilinçlendiğini ve daha sağlıklı kararlar verdiğini dile getiren CHP’li Baykal, “Sevindiğim bir nokta var, oda şu; Doğu’daki halk anladı ki; terörün bana faydası yok. Artık terör bana da silah doğrulttu. Bana beni koruyacak devlete ihtiyacım var. İşte kardeşlerim, Doğu halkı bunu gördü, ‘Terör yandaşlığı yapan partilerden de bana fayda yok’ dedi. ‘Beni koruyacak bir devlete ihtiyacım var’ dedi. Şu anda Doğu da halk artık isyan ediyor. Daha önce kendilerini koruduklarını zanneden terör örgütünü şimdi ise artık yavaş yavaş dışladılar. Onlara lanet etmeye başladılar. Doğudan kaçan halk nereye gitti, Kandil’e mi, Kobani’ye mi, Süleymaniye’ye mi gittiler, Erbile mi gittiler, Kuzey Irak’a mı gittiler? – Hayır, Türkiye’ye gittiler. Daha güvenlikli Türkiye’yi tercih ettiler. Yani, bizleri tercih ettiler, işte bu çok önemli bir olaydır. Bizim daha güçlü olmamız lazım. İşte, bunun içinde sizlere ihtiyacımız var” ifadelerini kullandı.

    BUCAK SALEBİ İÇTİ

    Akşam yemeğini Bucak’ta yiyen Baykal’a, yemek sonrasında Bucak Salebi ikram edildi. Bucak’ın meşhur salebini çok beğendiğini söyleyen Baykal, “Çok beğendim, gerçekten çok güzelmiş. Daha önce başka yerlerde de ikram edilmişti ama bunun tadı başkaymış. Artık Burdur’umuza ve Bucak’ımıza daha çok gelmeye çalışırım” dedi. Baykal, daha sonra ilçeden ayrıldı.