Etiket: Baykal:

  • Deniz Baykal: “Bana terörist diyenin alnını karışlarım”

    Maltepe’de konferans veren Eski CHP Genel Başkanı ve Antalya Milletvekili Deniz Baykal, “Anayasaya hayır dedim diye bana terörist diyecek olanın alnını karışlarım” dedi.

    Eski CHP Genel Başkanı ve Antalya Milletvekili Deniz Baykal, Maltepe’de ’hayır’ konferansı verdi. Maltepe Türkan Saylan Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen konferansı Maltepe Belediye Başkanı Ali Kılıç, milletvekilleri, belediye meclis üyeleri ile vatandaşlar izledi. Konferans öncesinde salonda İzmir Marşı çalınırken vatandaşlar hayır bayraklarıyla marşa eşlik etti. Deniz Baykal’ın salona gelmesiyle başlayan konferansta vatandaşlar dev Türk Bayrağı açtı. Egemenliğin milletin elinde olması gerektiğini söyleyen Deniz Baykal, “Başkanlık olmuş, parlamenter rejim olmuş, meclis hükümeti rejimi olmuş fark etmez ama egemenlik millette olacak. Amerika’da halk oyuyla seçilmiş başkanın istediğini yapabildiğini görüyor musunuz. Bakanlarını tayin edemiyor kongrenin onayı lazım. Büyükelçisini tayin edemiyor. Önemli makamlarına atamaya yapamıyor. Onayını almak lazım kimin milletin. Şimdi cumhurbaşkanı seçerken onun kuracağı hükümetine de güven oyu vermiş olacaksınız onun hükümetini de siz seçmiş olacakmışsınız. Böyle bir şey olabilir mi? Hükümetin kimlerden oluştuğunu bilmeyeceksin. Milletten şaştın mı pusulayı şaştın demektir. Siyasetin pusulası milleti göstermektedir. Millet bir kere seçecek sonra 5 yıl unutacak. Seçtiği adam istediğini yapacak. Ne yapacak 700 katrilyonluk bütçeyi istediği gibi harcayacak. Böyle bir şey olur mu?” dedi.

    “Bu anayasa tartışması milletin ihtiyacından kaynaklanan bir tartışma değildir” diyen Baykal, “Milletin böyle bir ihtiyacı olduğuna dair bir gözlem yoktur. Bu birilerinin ihtiyacından dolayıdır. Bu tabandan yukarıya bir arayış değildir. Yukarıdan aşağıya empoze edilmek istenen 24 kanaldan 24 saat naklen yayın yaparak cumhurbaşkanı başbakan nutkuyla Türkiye’ye dayatılmak istenen bir projedir. Hepiniz gibi ben de bu anayasaya hayır diyeceğim. Ben bu anayasaya hayır dedim diye bana terörist diyecek olanın da alnını karışlarım. Ülkenin birliğini bütünlüğünü tesis etmesi gereken bir Cumhurbaşkanının ülkenin yarısından fazlasını terörist imasıyla suçlaması yakışık alıyor mu. Bunu kesinlikle kabul etmiyorum. Bu cumhurbaşkanına da Türkiye’ye de yakışmaz” diye konuştu.

  • Baykal: “Mecliste evet oyu kullananlar sandıkta hayır atacak”

    CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal, anayasa değişikliği için mecliste ’evet’ oyu kullanan milletvekillerinin sandıkta ’hayır’ oyu atacağını iddia etti.

    Bursa Kent Meydanı’nda kalabalığa hitap eden Baykal, anayasa değişikliğinin mecliste yapılış aşamasını anlatarak, “Altında imza sahibi arkadaşlarımız var. Ben onalar dedim ki ‘Arkadaş sen niye böyle bir anayasa önerdin’ dedim. ‘Benim haberim yok ben boş kağıda imza attım’ dediler. Oy vermeniz istenen yasa bunu teklif ettiği söylenen kişilerin boş kağıda imza atarak sorumluluk yüklendiği bir anayasa. Olur mu böyle bir şey? Kendine güvenen biri projesini millete söyler. Millet tartışır. Milletvekilleri buna inanır ve gider imzayı atar. O oy verenler mecliste oy veremediler, ama mecliste ona hayır oyu veren milletvekillerinin, hem de en önde gelenlerinin önemli bir kısmı, 16 Nisanda sandıkta ‘hayır’ oyu verecek. Çünkü bu anayasanın yanlış olduğunu biliyorlar. Ama bunu ifade etmek kolay değil. Özellikle Adalet ve Kalkınma Partili arkadaşlarıma söylüyorum. Sakın ha bu işi parti olayı gibi görmeyin. İşe vatan, memleket, cumhuriyet olayı diye bakın ve ona göre davranın. Bu işin partisi falan olmaz“ dedi.

    En başarılı rejimlerin parlamenter rejimler olduğunu dile getiren Baykal, “Bana o zamanki başbakan mektup yazdı. Dedi ki ‘Biz bu sorunu çözmek için biz müzakere süreci açmak istiyoruz. Muhalefet olarak gel bu işi birlikte yapalım’ dedi. Ben dedim ki ‘Benim böyle bir işe katılmam mümkün değil. Size de hiç tavsiye etmem. Bu yola girerseniz bu milletin başına felaket açarsınız.’ 2016’da yaşananlar o felaketti işte. Türkiye’nin Güneydoğusunda hür yaşayacak diye 300 bin vatandaşımız evlerinden oldu. Aylarca sokağa çıkma yasağı ilan edildi” diye konuştu.

    İktidarın geçtiğimiz zaman içinde birçok yanlışa imza attığını savunan Baykal, “15 Temmuz’da darbe neden oldu biliyor musunuz? Bu 2010’daki referandum olmasaydı. Türkiye böyle bir darbeyle karşı karşıya kalmazdı. Bizi darbeye götüren yolun taşları o referandumla döşendi. Bunu o zaman fark edip söyleyen CHP idi. Bu referandumun bedeli ondan çok daha büyük olacaktır. İnşallah çıkmayacak ama çıkarsa bunun bedeli 2010’dakinden kat kat fazla olacak” şeklinde konuştu.

  • CHP’li Baykal Manisa mitinginde konuştu

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Antalya Milletvekili Deniz Baykal, Manisa’da düzenlenen mitingde konuştu.

    CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal, Manisa’da miting düzenledi. 15 Temmuz Demokrasi Meydanında düzenlenen mitingde Baykal’a İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, CHP Manisa Milletvekili Tur Yıldız Biçer, CHP Manisa Milletvekili Mazlum Nurlu, CHP Manisa İl Başkanı Halil Tokul, eski milletvekilleri ve çok sayıda vatandaş katıldı.

    CHP’li Baykal, 16 Nisan’da gerçekleştirilecek Anayasa referandumu için vatandaşlardan ’Hayır’ oyu istedi. Orhan Gencebay’ın ’Hatasız kul olmaz’ şarkısını hatırlatan Baykal, “İnsan; beşer, şaşar, herkes hata yapabilir. ’Hatasız kul olmaz’ demiş Orhan Baba. Doğru söylemiş. Böyle bu işler hata olur. Küçük hatadır. Büyük hatadır. Hata olduğu zaman ne olacak. Anayasalar, yetki sahiplerinin hata yapması ihtimaline karşı tedbir tanzim eder. O hata yaparsa şuradan döner. Frensiz araba bizim Anayasa. Anayasa yapılmış, gaza basacaksın ama fren yok. Fren de yok stepne de yok arabanın. Allah muhafaza lastik patladı mı bitti. Kenarda duracaksın. Anayasalar aslında bir hukuk metni değildir. Anayasalar bir medeniyet tercihidir. Anayasalarda sen medeniyet anlayışını ne olmak istediğini söylersin. Bizim 1921 Anayasasındaki milletin egemenliği bizi birden uçurdu. Birden biz o lafla, sonra o lafa göre örgütlenmeyle, kurumlaşmayla, Atatürk’ün attığı adımlarla birden Türkiye dünya liginde oynayan bir ülke haline geldi. 1920’lerden beri herkes hayranlıkla baktı. Bu Anayasa çıkarsa biz artık dünya liginden bölgesel lige düşeceğiz. Mahalli lige, yerel lige. Dünyada bir dünya ligi var. Ciddi büyük ülkeler yani hukuku sağlam ülkeler, insan hakları güvencede olan ülkeler, iş başındakinin dediğim dedik, çaldığım düdük diyemediği ülkeler, vatandaşın hukukun korunduğu ülkeler, özgürlüklerin istediği ülkeler, ifade özgürlüğünün olduğu ülkeler, örgütlenme özgürlüğünün olduğu ülkeler, haysiyetine şerefine sahip başı dik insanların güvence içinde devletten korkmadan yaşayabildiği ülkeler, onlar birinci lig. Dünya ligi. Biz onların içindeydik. Şimdi bu çıkarsa biz Ortadoğu mahalli ligine düşeriz” dedi.

    “2010 referandumu yüzünden kalkışma oldu”

    2010 yılında yapılan referandum nedeniyle 15 Temmuz darbe girişiminin yaşandığını ileri süren Baykal, “2010 yılında da bir referandum vardı. O referandumun konusu 2 madde etrafında oluştu. Başka 22 madde daha var ama onların bir önemi yok. Onlar zaten bizim kabul edeceğimiz millete taşımamıza gerek yok mecliste hallederiz dediğimiz maddelerdi. ’Olmaz. Benim kaleme ve kağıda, renkli ışıltılı kağıda sarmam lazım. Şekere bulamam lazım. Onun için ben o maddeleri yaptırtmam. Millet yapmış olsun. Millete götüreyim. Onun içine de acı ilacı. Zehiri yerleştireyim’ diye düşündü. O acı ilaç; bir Anayasa Mahkemesinin yapısı değiştiriyordu. İki, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurumunu o zamanki ismiyle değiştiriyordu. Biz ’Yapmayın. Dokunmayın bu milletin hakimine. Hakim kendi kendisini seçsin. Sen karışma’ dedik. ’Yok böyle yapacağız’ dedi koydu. Cumhuriyet Halk Partisi olarak biz ’Hayır’ kampanyası götürdük. Millet ’Evet’ dedi o referandumda. Milletimizin çıkaracağı ders var. Bakın o referandumda ’Evet’ verildi. O referandumun sonunda bu meydanın adı Demokrasi Meydanı’na döndü. Çünkü darbe oldu. Kalkışma oldu. Ayaklanma oldu. Eğer o Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurumunu, Anayasa Mahkemesini o cemaate teslim etmeselerdi bu iktidar, ’Cenazelerinizi mezardan kaldırın. Götürün. Oy versin’ diyenler, o zamanki Cumhurbaşkanı, Başbakan el birliği ile ’Evet’ diyin diye yönlendirenler başarılı olmasaydı millet ’Hayır’ deseydi inançla söylüyorum ne ayaklanma olabilirdi ne de darbe olabilirdi” diye konuştu.

    “Kime dilekçe veriyorsun?”

    ’Evet’ kampanyasını eleştiren Baykal, “Şimdi bir kampanya yapıyorlar. Rektör çıkıyor diyor ki; ’Ben evet oyu vereceğim’ Rektör bey sana soran mı var. Nerden çıktı. ’Evet’ dersin ’Hayır’ dersin ne bu telaş? Ne bu acele? Neyin peşindesin sen? Kaymakam çıkıyor. Diyor ki ’Ben evet vereceğim’ Kaymakam bey bak senin kaymakam olduğun ilçede ’Hayır’ diyecekler var. ’Evet’ diyecekler var. Sen kaymakamsın. ’Evet’ verebilirsin. Ama ne konuşuyorsun. Ne demek istiyorsun? Kime dilekçe veriyorsun? Kime müracaat yapıyorsun? Valilik dilekçesi mi bu ’Evet’ demek kaymakam için. Rektör için ’Evet’ diyeceğini peşin peşin ilan etmek ’Beni YÖK Başkanı yap. Beni YÖK’e al’ demek mi? Bir de savcı çıktı benim memleketten Antalya’dan. O da ’Evet’ diyecekmiş Bir sen eksiktin savcı bey. Savcısı, kaymakamı, rektörü ’Evet’ diyor. Cumhurbaşkanı ’Evet’ diyor. Başbakanı ’Evet’ diyor. Bütün devlet teşkilatı bürokrasi ’Evet’ diyor. Devlet ’Evet’ diyor. Millet de ’Hayır’ diyor” dedi.

    “’Evet’ çıkarsa ortalık karışır”

    Baykal sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Korku yaratmaya çalışıyorlar. ’Hayır çıkarsa ortalık karışır. Kargaşa olur’ falan. Ben tam tersini söylüyorum. ’Evet’ çıkarsa ortalık karışır. Niye karışır biliyor musunuz? 7 bin tane kanun çıkacak. Kanun, mevzuat değişikliği, tüzük değişikliği. Allak bullak olacak Türkiye. Kimse yarınından emin olamayacak. ’Evet’ çıkarsa herkesin fark etmediği Cumhurbaşkanına verilen yetkilerden birisi eyalet kurma yetkisi. Eyalet kurma yetkisi bu Anayasayla Cumhurbaşkanına veriliyor. Cumhurbaşkanı diyor ki; ’Ya 18 maddeyi değiştiriyoruz’ 18 madde değil. 18 madde üzerinden 60-70 tane sadece 16. maddede, torba maddede değiştiriyoruz. 56 tane maddeyi sadece torba 16. Anayasa maddesi değiştiriyor. Onların bir kısmı önemsiz. Ama içlerinde çok önemli gizlenmiş maddeler var. 16 maddedeki bir hüküm diyor ki; ’Bugün yürürlükte olan Anayasamızın 123. maddesinin 3. cümlesine ve Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle sözü eklenmiştir’ O sözü eklediğin zaman 123 madde şu hale geliyor: ’Eyalet kurma yetkisi sadece meclisin tekelinde olmaktan çıkıyor. Cumhurbaşkanının yetkisi içine de giriyor’ Cumhurbaşkanını eline ’Evet’ diyenler bir anahtar verecek. Eyalet anahtarı. Kullanır kullanmaz onu bilemem. ’Kullanırım’ diyordu eskiden. Şimdi ’Kullanmam’ diyor. Anayasa çıkarsa günün birinde kullanır mı kullanmaz mı ben bilmem. Hayır kullanmaz diyecek bir Anayasayı beraber değiştirmek için yola çıktığı insanlardan birisi varsa çıksın söylesin de bilelim.”

    “’Evet’ çıkarsa devlet memurları sözleşmeli personel olacak”

    16 Nisan’da yapılacak referandumda ’Evet’ çıkması durumda pek çok memurun sözleşmeli personele dönüşeceğini savunan Baykal, “’Evet’ çıkarsa devlet memurlarının önemli bir kısmı sözleşmeli personele dönüşecektir. Sözleşmeli personel olacaksınız. Zannetmeyin ki ’Ben devlet memuru oldum. 15 yıl da çalıştım. İşte şu yaşa geldiğimde bilmem 20 yıl daha çalıştığımda emeklilik hakkım var’ Yok kardeşim. Her şey yeniden düzenlenir hale gelecek. İşçilerle ilgili olarak. Kıdem tazminatlarınız var ya. Sık sık birilerinin ağzının suyunu akıtan. ’Ya bunu şurada kullansak. Burada kullansak’ dedikleri ama meclis var. Medya var. Sendika var. Vatandaş var. Korkup geri çekildikleri yapamadıkları bir konu var ya kıdem tazminatı konusu. Bir gece uyanıverceksiniz ki yeni bir kararname. Noldu kıdem tazminatı. Varlık fonuna gitti. Bunlar ’Êvet’in yol açacağı kargaşalar. Siyasi bir depremi beraberinde getiriyor. Genel başkan olamıyordun. Deniz Baykal’ın da katkısıyla genel başkandın. Milletvekili olamıyordun. Deniz Baykal’ın da katkısıyla senin milletvekili olmanın önünü açtı bu millet. Bu Anayasa, bu devlet. Arkasından Başbakan oldun. Cumhurbaşkanı oldun. Elini çek milletin üzerinden” diye konuştu.

    Baykal mitingin ardından Manisalıları selamlayarak kentten ayrıldı.

  • Baykal: “Bu yanlış bir politikadır”

    Eski Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal, Türkiye ile Hollanda arasında yaşanan olaylara değinerek, “Sen külhanbeylik yapacaksın diye bunlar olur mu? Bundan dolayı Türkiye büyük bedel ödüyor. Türkiye’nin sözü yerde kalıyor. Ülkenin itibarı kalmıyor. Bu yanlış bir politikadır” dedi.

    Eski CHP Genel Başkanı CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal, referandum süreci hakkında toplantılara katılmak için geldiği Samsun’da önce İstiklal Caddesi esnafını gezerek, vatandaşlarla sohbet etti. Baykal, sonrasında vatandaşlara hitap edeceği düğün salonuna giderek 16 Nisan referandumu hakkında konuşma gerçekleştirdi.

    “Nusaybin’i kurtarmak için 74 şehit verdik, değer mi?”

    Barış süreci sonrasında yaşanan olayların ardından Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde meydana gelen şehit olayları hakkında konuşan ve sürecin yanlış değerlendirildiğini söyleyen CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal, “15 yılda çok büyük yanlışlar yapıldı. PKK ile ilişkilerini iyi kurabildin mi? Bana mektup yazdı. ‘Birlikte bir çözüm süreci başlatalım’ diye. ‘Çok tehlikeli bir yola girersin, çok yanlış olur, Türkiye’nin başını felakete sokarsın, benim destek vermem söz konusu bile değil ama sen de bunu yapma’ dedim. Yaptı. Ne oldu? Bunlar 2008-2009’da olan işler. Türkiye PKK’yı muhatap aldı. Mücadele edeceği yerde müzakere yaptı. Oslo’da anlaşma yaptı. O anlaşmayı yapmak için Türkiye’nin Güneydoğu’sunu teslim etti, askere talimat verdi. Askere ‘silah doğrultmayın’ dedi. Onlar silah, cephane her şeyi orada yerleştirdiler. Tünelleri, köprüleri kazdılar. Mayınları yerleştirdiler. Orayı bir savunma mekanı haline getirdiler. 6 yıldır bir isyan çıkarma planı yaptılar. Ama orada yaşayan yerli insanlar onlara (teröristlere) kesinlikle yüz vermedi. Onları oradan çıkartmak için yüzlerce şehit verdik. Vermeye de devam ediyoruz. Sadece Nusaybin’i onların elinden alabilmek için 74 evladımızı şehit verdik orada. Sadece Nusaybin’i kurtarmak için. Değer mi? Bu hata değil mi bu büyük bir yanlış değil mi?” dedi.

    2010 seçimlerinin 15 Temmuz’a etkisi olduğunu iddia eden Deniz Baykal, “2010 referandumunda ‘evet’i aldılar. Sonra HSYK FETÖ’nün eline geçti. O zamanlar beraberlerdi. Onlarda önce devleti, sonra yargıyı, güvenlik güçlerini ve sonra da 15 Temmuz’da darbe oldu. Eğer, 2010 referandumunda bu millet, ‘hayır’ demiş olsaydı 15 Temmuz 2016’da o darbe olamazdı. Darbenin yolunu açan o referandum oldu” diye konuştu.

    “Sen külhanbeylik yapacaksın diye bunlar olur mu?”

    Türkiye’nin ve AK Partili siyasetçilerin Hollanda ile yaşanan olaylar için yaptığı davranışları ve sözleri eleştiren ve yeni iddialarda bulunan Baykal sözlerini şöyle tamamladı:

    “’Yurt dışında bizleri konuşturmayanlara savaş açacağız’ diye bir laf söylediler. Hepimizin canı sıkıldı. Bakanlarımız sınır dışı ediliyor. Dışişleri bakanımızın uçağının inmesine izin verilmiyor. Türkiye’ye karşı çok ağır bir muamele yapılıyor. İşi araştırınca işaretin daha önceden bize verildiğini görüyoruz. ‘Bu iş cumartesi günü oluyor. Çarşamba günü seçim var. Seçimde Türkiye’yi istismar etmek isteyen ırkçı bir parti var. ‘Aman siz onların ağzına malzeme vermeyin. Siz şu seçimden sonra gelin’ demişler. Başbakan bunu söyledi. Şimdi arkadaş adamlara 3 gün sonra gitsen ne olacak. Orada hır çıkartıp, husumet, düşmanlık oluşturup oy toplayacağını mı zannediyorsun. Sen oy toplayacağım diye bu işi yapıyorsun, onun bedelini vatandaş ödüyor. Hollanda’da 465 bin Türk var. İşlerinde huzursuz oluyorlar. Vatandaşlarımız orada kendini tedirgin hissediyor. Hedef gösteriyorsun oradaki insanları. Ve Türkiye’ye gelecek olan milyonluk turist kafileleri birbiri ardına iptal ediyorlar gezileri. Antalya’daki otellerdeki rezervasyonların yarısı iptal edilmiş durumda. Sen külhanbeylik yapacaksın diye bunlar olur mu? Bundan dolayı Türkiye büyük bedel ödüyor. Türkiye’nin sözü yerde kalıyor. Ülkenin itibarı kalmıyor. Bu yanlış bir politikadır.”

    Toplantıya, ayrıca CHP Samsun Milletvekilleri Kemal Zeybek, Hayati Tekin, CHP İl Başkanı Tufan Akçagöz ve çok sayıda partili katıldı.

  • Deniz Baykal Denizli’de partilileriyle bir araya geldi

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Antalya Milletvekili Deniz Baykal, partisinin düzenlediği program kapsamında Denizli’deki partililerle bir araya geldi.

    CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal, partisi tarafından düzenlediği ‘Denizli Hayır Diyor’ programında partililerle bir araya geldi. Denizli EGS Kültür ve Kongre Merkezinde düzenlenen programa CHP Denizli Milletvekili Deniz Baykal, CHP Denizli Milletvekilleri Melike Basmacı ve Kazım Arslan, CHP İl Başkanı Haşim Teoman Sancar ve partililer katıldı. Program saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasıyla başladı. İl Başkanı Teoman Sancar, açılış konuşması gerçekleştirdikten sonra kürsüye Deniz Baykal çıktı. Baykal, anayasa referandumuyla ilgili, “Bu anayasayı savunan bir tek saygın profesör görmedim. Bir tane ciddi hukukçuyu görmedim. Adalet ve Kalkınma Partisi içinde hukuku bilen, adalet bakanlığını yapmış, meclis başkanlığı yapmış elbette değerli insanlar var. Ama onlar da biliyorlar ki, bu iş yanlıştır” dedi.

    Terörle mücadele edilmesi gerektiğini belirten Baykal, “2017 yılındaki gerçekler kanıtlamıştı ki, terörle müzakere edilmez, mücadele edilir. Terör konusu ayrı, Kürt konusu ayrıdır. Kürt vatandaşlarımız var, onların üzüntülerini, onların ihtiyaçlarını karşılamak boynumuzun borcu. Onları PKK’ya teslim etmek kadar yanlış bir şey olamaz. Onları PKK ile yorumlamak kadar yanlış bir şey olamaz. PKK ile mücadele, Kürt halkıyla kucaklaşma olacak. Bu politikayı yürütemedik. 2017 yılına girildi, şimdi ne yapılacağı bilinmez bir halde” diye konuştu.

    Yapılacak yeni anayasa referandumuyla Cumhurbaşkanına verilen kararname yetkisinin kanun sayılacağını ileri süren Baykal, “Bu anayasa geçerse, emekli yasasına tabi devletin hangi kadrosu olursa olsun, memur olarak çalışan herkesin ‘devlet memurluğu’ statüsü kısa süre sonra ortadan kalkacaktır. Onun yerine ‘sözleşmeli personel’ statüsü alacak” iddiasında bulundu.

    Yeni anayasanın oylanacağı referandum oylamasının geçmesi halinde eyalet sisteminin geleceğini ileri süren Baykal, bunun Türkiye’de kamu tüzel kişilik olan dört kurumun yanına beşincisinin ekleneceğini öne sürdü.