Etiket: Bayındır

  • Bayındır polisi ceza yerine kask dağıttı

    İzmir’in Bayındır ilçesinde polis, uygulama noktalarında durdurdukları motosiklet sürücülerine ceza yerine kask dağıttı.

    Bayındır Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme ve Tescil Büro Amirliği’ne bağlı ekipler, ilçe genelindeki uygulama noktalarında motosiklet sürücülerini durdurarak kask hediye etti. Yaklaşık 1 yıldan bu yana motosikletlerde kask kullanımını artırmak, trafik kazalarının önüne geçmek ve meydana gelen kazalarda can güvenliğini artırmak amaçlı çeşitli faaliyetlerde bulunan Bayındır Polisi, kural tanımayan sürücülere göz açtırmıyor. İlçe genelindeki çeşitli noktalarda uygulamalar yapan ekipler, trafik güvenliğini tehlikeye sokan sürücülere cezai işlem uygularken bir yandan sürücüleri bilgilendirmek amaçlı broşür dağıtıyor. Polisin sürdürdüğü uygulamalar özellikle son 1 aydan bu yana meyvesini vermeye başladı. Bayındır’da neredeyse kasksız sürücü kalmadı.

    Motosikletlerde kask kullanımını artırmayı hedefleyen Bayındır Polisi, 1 ay boyunca Belediye İlan Bürosu’ndan motosiklet sürücülerine yönelik uyarı ilanları yaptırdı. Son olarak önceki gün Hükümet Önü Caddesi’nde uygulama yapan polis, motosiklet sürücülerini durdurarak kask hediye etti. Motosiklet sürücüleri kasklarını Bayındır Emniyet Müdür Vekili Hüseyin Özpınar ve Trafik Denetleme Büro Amiri Mehmet Sarılı’nın elinden aldı. Polisin kask hediyesi karşısında şaşkınlığını gizleyemeyen sürücüler ise uygulamadan son derece memnun olduklarını ifade etti.

    “Hedefimiz en az trafik kazası, sıfır can kaybı”

    Bayındır’ın daha huzurlu ve daha yaşanabilir bir kent olması için uygulamaların aralıksız bir şekilde sürdürüleceğini söyleyen Bayındır Emniyet Müdür Vekili Hüseyin Özpınar, konuyla ilgili yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

    “Her yıl trafik kazalarında yüzlerce vatandaşımızı kaybediyoruz. Özellikle motosiklet kazalarında yaşanan can kayıpları maalesef daha çok gençlerimizden oluşuyor. Ölümlü motosiklet kazalarının büyük bir kısmında ise sürücülerin kasksız olduğu gözleniyor. Bizler Bayındır’da kazaların en alt seviyeye indirilmesi ve meydana gelen kazalarda hiçbir şekilde can kaybı yaşanmaması için, sürücülerimizi bilgilendirmeye yönelik çeşitli uygulamalar yapıyoruz. Uygulamalar kapsamında son olarak ilçe merkezinde motosiklet sürücülerine kask hediye ettik. Uzun zamandır yaptığımız çalışmaların neticesini almaya başladık. Bayındır’da kask kullanımını en üst seviyeye taşıdık. Çalışmalarımız bunlarla sınırlı değil. Bayındır halkının huzuru ve güvenliği için önümüzdeki günlerde farklı projelerle yeni çalışmalar başlatacağız”

  • Prof. Dr. Bayındır: “Katılım bankaları sağlam bir zeminde çalışmıyorlar”

    Anadolu Öğrenci Birliği tarafından organize edilen Düşünce Akademisi seminerlerinde bu hafta ‘İslam ve Bankacılık’ konuşuldu.

    Kayseri İlim Hikmet Vakfı Konferans Salonunda gerçekleştirilen konferansın konuşmacısı İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi, İslam İktisadı ve Finansı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Servet Bayındır oldu.

    İslama göre meşru olmayan işlemlerin yapıldığı faizle çalışan bankaların yerini dolduracak alternatif kurumlara ihtiyaç duyulduğu için, faizsiz finans kurumlarının, özel veya kamu katılım bankalarının kurulduğunu ifade eden Bayındır, bu kurumların 2005 yılındaki bankacılık yasasına göre faaliyet yürüttüğünü, bu bankalarda vadeli hesap yerine katılım hesabı kullanıldığını, teoride parasını kendisinin çalıştırması mümkün olmayanların ve paralarını da faize bulaştırmak istemeyenlerin, mudaraba/emek sermaye ortaklığı yöntemiyle paralarını kar-zarar sözleşmesiyle, katılım bankalarına yatırdıklarını, bundan maksadında emek sermaye ortaklığını kurmak olduğunu belirtti.

    Katılım Bankalarının topladığı para ile, rutin bankacılık hizmetlerinin yanı sıra, kendisinin bizzat ticaret yapması veya ekipman kiralama yapması veyahut da senem ile çiftçiye destek vermesi vs. yatırım alanlarında kullanarak ve çalıştırabilecek insanlarla ortaklıklar kurarak, sermaye emek ortaklığını gerçekleştirmelerinin beklendiğini belirten Prof. Bayındır, bu teorik alanlara maalesef çok az riayet edildiğini, insanların zihnindeki şüpheleri giderecek sağlam bir zeminde çalışmadıkları sürece insanların rağbetini sağlamanın mümkün olmadığını ifade etti.

    2005’de çıkan Bankacılık Kanununun tamamen faizli bankacılığa yönelik bir kanun olduğunu, sadece katılım hesabı ve katılım bankası ayrıcalığının ismen belirtildiğini ifade eden Bayındır, yaptıkları ve yapması gerektiği yatırım işlemlerinin hiçbirinin belirtilmediğini, toplumun talepleri ve baskılarıyla bu katılım bankalarının sağlam bir zemine taşınmalarının gerektiğini sözlerine ekledi.

  • Bayındır kanalizasyon hattına kavuştu

    Nazilli’ye bağlı Bayındır Mahalle Muhtarı Yüksel Güzel, mahallenin kanalizasyon sorununu çözen Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’na teşekkür etti.

    Aydın Büyükşehir Belediyesi, 17 ilçede yaptığı hizmetlerle de adından sıkça söz ettirmeye devam ediyor. Başkan Özlem Çerçioğlu’nun “Yatırım Yılı” ilan ettiği 2017 yılında il genelinde önemli hizmetlere imza atan Büyükşehir Belediyesi, Nazilli’nin Bayındır Mahallesi’nde kanalizasyon alt yapı çalışmasını tamamladı. Büyükşehire bağlı ekiplerin üst yapı çalışmaları kapsamında yol düzenleme ve taş döşeme çalışmalarına devam ettiği öğrenildi.

    Aydın Büyükşehir Belediyesi’nin talep ve isteklerini hiçbir zaman geri çevirmediğini söyleyen Bayındır Mahalle Muhtarı Yüksel Güzel, başkan Özlem Çerçioğlu’na teşekkür etti. Güzel, “Büyükşehir ile büyük hizmetlere kavuştuk. Mahallemizde gözle görülür değişiklikler yaşanmaya başladı. Bu zamana kadar Özlem başkanımızdan ne istediysek yaptı, yıllardır çözülemeyen sorunlar çözüldü. Allah ondan razı olsun. Özlem hanıma ve ekibine çok teşekkür ediyoruz” dedi.

    Aydın Büyükşehir Belediyesi Nazilli Koordinatörü İsmet Müren ise, Bayındır Mahallesi’nde devam eden çalışmaları yerinde takip etti. Muhtar Yüksel Güzel ile birlikte Bayındır Mahallesi’nde incelemelerde bulunan Müren, “Başkanımız Özlem Çerçioğlu’nun talimatları doğrultusunda kar kış demeden tüm ekiplerimiz çalışmalarına devam ediyor. Muhtarlarımızla sürekli istişare halindeyiz. Çalışmaları bizzat yerinde takip ediyor ve muhtarlarımızın taleplerini başkan Özlem Çerioğlu’na iletiyoruz” şeklinde konuştu.

  • Başkan Özdemir’den Bayındır Devlet Hastanesinde mobbing iddiası

    Sağlık Sen İzmir 2 Nolu Şube Başkanı Ekrem Özdemir, Bayındır Devlet Hastanesi’ndeki çalışanların yönetimsel baskı ve zafiyetler nedeniyle mutsuz olduğunu öne sürdü.

    Hastanede kadrolu 105 personelin bulunduğunu belirten Başkan Özdemir, “Bayındır Devlet Hastanesinde toplam 105 kadrolu personel çalışmaktadır. 50 yataklı küçük bir hastane olmasına rağmen yönetimsel baskı, mobbing, iş bilmezlik ve zaafiyetler nedeniyle hastanede çalışanların bir çoğu mutsuz durumdadır” dedi.

    “Sağlık personeli yaşanan sıkıntılar nedeniyle severek yaptığı mesleklerinden soğumakta, işe giderken adımları geriye yönelik atmaktadır” diyen Özdemir, açıklamasına şöyle devam etti: “Hastanenin her köşesinde idareden kaynaklı bir çok personel baskıcı uygulamalar nedeniyle canından bezdirilmiştir. Yapılan keyfiyet ve iş bilmezlik nedeniyle bir çok personele tutanaklar tutulmuş, kişiye özgü ayrımcılıklar nedeniyle iş barışı bozulmuştur. Çalışan personeller o kadar bunalmış durumdadır ki, kurum içi atamayla çalışanların yüzde 15’inden fazlası tayin istemek zorunda kalmıştır. Hastanede hakkında bir çok şikayet tarafımıza ve ilgili kurumlara iletilmiş, küçücük hastanede bir çok soruşturma yapılmıştır”

    İdarecilerin çalışanlara ‘Ben yaptım oldu’ mantığıyla hareket ettiğini öne süren Özdemir, “Azıcık hakkını arayana yıldırma politikası yapan yönetim bu kişilere sürekli baskı uygulayarak personeli kazanma yöntemi yerine, mobbingi seçerek çalışanları püskürtmüşlerdir. Hastane yönetimi sorunlara duyarsız bir o kadar iş bilmemektedir. İşin bilinmeme ya da yanlış yapılmasının faturasını daima personele kesmektedir. Çalışan sağlıkçılar sorunlarını ilgili birimleriyle çözemediklerinde hastane başhekimi arabuluculuk yapmamakta, sorunların daha da büyümesine sebep olmaktadır. Hastanenin yetkili sendikası olarak yönetimle yaptığımız defalarca görüşmelerde sorunları bildirmemize rağmen kayıtsız kalınması, sorunların çözümü için her hangi bir adım atılmaması yaşanan sıkıntıları daha da büyümesine denen olmaktadır. Bizler sendika olarak arabuluculuk görevi ve personelin sıkıntılarını yansıtmak ve ortak paydada buluşmak için bu görevimizin başındayken, gelinen noktada keyfi davranışlar biz sendika takmayız anlayışı hastane idaresi tarafından hakim olmuştur” dedi.

    Diyalog yolu kapalı

    Sendika şube yönetimi olarak yaptıkları ziyaretlerde olumlu, makul öneri talep ve isteklerin dinlenmediğini iddia eden Başkan Özdemir, “Her zaman kendilerini haklı görmeleri, üyelerimize sürekli olarak baskı ve yıldırma politikalarının izlenmesi bu basın açıklamasının yapılmasına zemin hazırlamıştır. Defalarca diyalog yönetimi seçilmesine rağmen, umursamaz tavırları karşısında üyelerimizin sorunlarına karşılıksız kalması nedeniyle hastane idaresi 50 yataklı bir hastaneyi bile yönetememe sorunu olduğunun göstergesidir. Hastanede artık diyalog yolu artık kapanmıştır. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın dediği gibi, makamı güçlü kılmaktır aslolan, makamdan güç almak değil, makamdan güç alarak yürümeyi düşünüyorsan, geldiğin gibi bu millet seni göndermesini de bilir” şeklinde konuştu.

    Konuya ilişkin açıklama yapan Bayındır Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Ali Turan ise iddiaları reddetti. Turan, hastanelerdeki sağlık çalışanlarına her hangi bir baskı yapılmadığını söyledi. Sağlık Sen 2 Nolu Şube Başkanı Özdemir’in açıklamalarına katılmadığını belirten Turan, “Hastanemiz özellikle son yıllarda önemli çalışmalara imza atmıştır. Açıklamada belirtildiği gibi çalışanlar üzerinde mobbing veya her hangi bir baskı söz konusu değildir” dedi.

  • TÜROB Başkanı Bayındır, “İstanbul’da oda geliri kaybı 1 milyar euro”

    TÜROB Başkanı Timur Bayındır, 2015-2017 yıllarının ilk yarı rakamları göz önüne alındığında, sadece İstanbul’un oda gelirleri kaybının 1 milyar euroyu bulduğunu belirtti.

    Araştırma şirketi STR Global’in Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB) için hazırladığı ‘Haziran 2017 Ülke Performans Raporu’ açıklandı. Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB) Başkanı Timur Bayındır Türkiye’deki otel doluluk oranlarını yorumladı. Bayındır, Türkiye’de konaklama sektöründe geçen yılın üzerinde doluluklar oluşmasına rağmen gelirlerin hala istenen düzeyde olmadığının altını çizdi.

    İstanbul’un 2017 yılı Haziran ayında en büyük gelir kaybını yaşayan Avrupa destinasyonu olduğunun üzerinde duran TÜROB Başkanı Timur Bayındır, 2015-2017 yıllarının ilk yarı rakamları göz önüne alındığında, sadece İstanbul’un oda gelirleri kaybının 1 milyar euro’yu bulduğunu belirtti. Bayındır, “Güvenlik sorununda düzelme olmasına rağmen, doluluk artışının aksine gelirlerde pozitif etki yok. Asıl sorun bütçe-destinasyon imajının oluşturduğu stres. Güvenlik ve risk meselesi İstanbul’un pazar fiyatlamasında adeta koz haline geldi” dedi.

    Rapora göre, Türkiye genelinde konaklama sektöründe doluluk oranları geçen yılın üzerine çıkmasına rağmen düşen fiyatlar nedeniyle konaklama sektöründe elde edilen gelirler hala Avrupa’nın en son sırasında yer alıyor. Özellikle İstanbul, Haziran 2017’de, en büyük gelir kaybı yaşayan Avrupa destinasyonu oldu. İstanbul, Antalya ve Ankara’da STR sistemine dahil otellerin verilerinin ortalamasına göre, Türkiye’nin Haziran 2017 otel dolulukları, 2016 yılının aynı dönemine yüzde 0.1 artarak yüzde 44.6 olarak kaydedildi. Türkiye, Haziran 2017’de oda başı gelirlerde 31 euro ile Avrupa ülkeleri arasında son sırada yer aldı. Ocak-Haziran dönemine kapyayan yılın ilk yarısında ise Türkiye genelinde doluluklar geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 50.8’den yüzde 53.3’e yükselirken, oda başı gelirler 39.4 eurodan 32.7 euroya geriledi.

    Avrupa’nın en düşük fiyatı İstanbul’da

    Turizmde içinde bulunduğu sıkıntıyı aşmaya çalışan İstanbul’da ise Haziran 2016’da yüzde 39.9 olan doluluk oranı, Haziran 2017’de yüzde 8.5 artarak, yüzde 43.2 olarak ölçüldü. ADR (Average Daily Rate) olarak adlandırılan ortalama günlük satılan oda bedeli 71.1 euro olarak, 2016’ya göre yüzde 17.5 düşüş gösterdi. Haziran 2016’da bu rakam 86.2 olmuştu. Toplam oda sayısı üzerinden odabaşı elde edilen gelirlerde ise geçen yıla oranla yüzde 10.5 düşüş yaşandı ve 30.7 euro olarak ölçüldü. Haziran 2016’da bu rakam 34.3 euro olmuştu. İstanbul, Haziran 2017’de, ADR’sindeki yüzde 17.5 düşüş ile en büyük gelir kaybı yaşayan Avrupa destinasyonu oldu. Ocak-Haziran 2017 döneminde ise doluluk oranı, geçen yılın aynı dönemindeki yüzde 49.2’den yüzde 53.3’e yükseldi. Ortalama günlük satılan oda bedeli 96.2 eurodan 72.3 euroya, oda başı elde edilen gelir 47.3 eurodan 38.5 euroya geriledi.

    “Koz olarak kullanılıyor”

    Dolulukları yorumlayan TÜROB Başkanı Timur Bayındır, geçen yıl aynı dönemde güvenlik sorununa ilişkin ciddi bir kaygı ortamı hakimken, bu yıl sakinleşme olmasına rağmen doluluk artışının aksine gelirlerde pozitif etkinin söz konusu olmadığını söyledi. Bayındır, “STR’nin doluluk oranları dikkate alındığında, TÜROB olarak yaptığımız hesaplamada, 2015-2017 dönemindeki ilk yarı rakamlarına göre sadece İstanbul’da oda gelirleri kaybı yaklaşık 1 milyar euroyu buluyor. Bu rakama yüksek sezon olarak adlandırdığımız ikinci yarı dahil değil. Onu da dahil ettiğimizde rakam katlanacaktır” dedi. “Turistlerin gelmesi ve doluluk oranı meselesi dışında, asıl sorun bütçe-destinasyon imajının oluşturduğu strestir. Güvenlik ve risk meselesi özellikle İstanbul’un pazar fiyatlamasında adeta bir koz haline gelmiştir” diyen Bayındır, özellikle Antalya’da geçen yıla göre gelir anlamında toparlanma görüldüğünü belirterek, “Doluluk oranlarında önemli bir değişim olmaması ve gelirin artması hizmete açık otel sayısı ve yerli turistin etkisi olarak yorumlanabilir” açıklamalarında bulundu.

    Antalya yükseldi

    Antalya’da Haziran 2017 otel dolulukları bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 0.3 artarak yüzde 55.3 oldu. Haziran 2016’da bu oran yüzde 55.2 oldu. Ortalama günlük satılan oda bedeli 101.2 euro olarak, Haziran 2016’ya göre yüzde 19.2 artış gösterdi. Haziran 2016’da bu rakam 84.9 euro olmuştu. Toplam oda sayısı üzerinden oda başı elde edilen gelirlerde ise geçen yıla oranla yüzde 19.6 artış yaşandı ve 56 euro olarak ölçüldü. Haziran 2016’da bu rakam 46.8 euro olmuştu. İlk 6 ayda ise doluluk oranı, geçen yılın aynı dönemindeki yüzde 50.7’den yüzde 54.1’e yükselirken; ortalama günlük satılan oda bedeli 64.8 eurodan 59.9 euroya, oda başı elde edilen gelir 32.8 eurodan 32.4 euroya geriledi.