Etiket: Batı

  • Prof. Dr. Gündüz: “Batı, Şiddet Ve Terörü İslam İle Bağdaştırıyor”

    İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şinasi Gündüz, “Şiddetin ve terörün hiçbir şekilde İslam’la uzaktan yakından alakası yok iken, Batı bunu direkt olarak İslam’la bağdaştırıyor” dedi.

    Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi ve Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi’nin ortaklaşa düzenlediği ‘İslamofobi: Batıda İslam ve Müslümanlar’ konulu konferansa konuşmacı olarak katılan Prof. Dr. Şinasi Gündüz, Batı’da ve Amerika’da İslam’a karşı bir hareketin yüzyıllardan beri var olduğuna dikkat çekerek, bu konuda yapılan çalışmaları ve yazılan kitapları anlattı.

    Prof. Dr. Gündüz, çalışmaların halen devam ettiğine dikkat çekerek, “En sonunda İslam ve Müslümanlar hakkında şu iddia ortaya atıldı. Biz ne yaparsak yapalım, Müslümanlar kesinlikle deforme olmuyorlar. En iyisi bunların Kur’an’la bağlarını keselim. Çünkü Kur’an’a harfiyen uydukları sürece baş etmemiz mümkün değil. O zaman Kur’an’ın yeni bir tefsirini çıkaralım’ gibisinden bir çalışma başlattılar. Kur’an-ı Kerim ‘Bir insanı öldüren insanlığı öldürmüş gibi olur’ diyor. Şiddetin ve terörün hiçbir şekilde İslam’la uzaktan yakından alakası yok iken, Batı bunu direkt olarak İslam’la bağdaştırıyor. Bizim çocukluğumuzda oynadığımız bir oyun vardı. Bir kelime söylerdik ve karşımızdaki o kelimeyle bağdaşık bir kelime söylerdi. Masa dediğimiz zaman karşımızdaki müdür derdi veya sandalye derdi. Şu anda da Batı’da böyle oldu. Terör dediğin zaman hemen karşılığında İslam diyorlar” diye konuştu.

    Konferansın sonunda Kahramanmaraş Valisi Mustafa Hakan Güvençer, Prof. Dr. Şinasi Gündüz’e bir buket çiçek takdim ederek teşekkür etti.

    Necip Fazıl Kısakürek Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen konferansa, KSÜ İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Zekeriya Pak, Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanı Dr. M.Fetih Yanardağ, Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanlığı Adnan Alagöz, Kütüphaneler Şube Müdürü Serdar Yakar ile vatandaşlar katıldı.

  • Iuc Başkanı Azizoğlu: “Batı, Kuzey, Doğu Emperyalizmi Türkiye’ye Karşı Güç Birliği Oluşturdu”

    Uluslararası Üniversiteler Konseyi (IUC) Kurucu Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Hikmet Azizoğlu, “Batı, kuzey ve doğu emperyalizmi Türkiye’ye karşı güç birliği oluşturdu” dedi.

    Azizoğlu, Türkmen Eli TV’de yayınlanan “Coğrafyamıza Akademik Bakış” programına bu hafta Iraklı akademisyen El-Mensuriye Üniversitesi Öğretim Görevlisi Azhar Derebi ile Irak Büyükelçiliği eski Kültür ve Eğitim Koordinatörü Yusuf Shibab’ı konuk etti. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin yüzyıla yaklaşan tarihinde hiçbir komşusunun içişlerine gerekçesi ne olursa olsun karışmadığını ve müdahale etmediğini belirten Azizoğlu, “Tam aksine demokratik, akademik, teknoloji ve diğer her alanda tüm kazanımlarından komşularının, bölgesinin ve İslam coğrafyasının yararlanmasına büyük önem göstermiştir. Aynı coğrafyayı kültürü, değerleri, kavramı ve inancı paylaştığımız Türkler, Kürtler, Araplar ve Farslılar birlikte binlerce yıldır yaşıyoruz. Yaşamaya devam edeceğiz. Bizim birleştirici unsurumuz belirttiğim ortak paydalarımızdır. Bizler bu ortak değerler etrafında birleşerek birlikte geleceğimizi inşa etmeye mecbur ve mahkumuz. Aksi takdirde günümüzde olduğu gibi tüm emperyalist güç odakları birleşerek bizleri kaoslarla, iç savaşlarla ve himayelerinde olan terör örgütleri ile etnik mezhepsel savaşlar çıkartarak himmetlerine muhtaç hale getirirler” dedi.

    Son 15 yılda iktidar ve halk birlikteliği ile varılan yüksek demokratik, ekonomik ve küresel diplomatik kazanımlara emperyalist güç odaklarının sinsice hazırladıkları kendilerine uşaklık derecesinde bağlı olan Türkiye’de kaos ve kargaşaya hizmet edecek taşeronların devreye sokulduğunu kaydeden Azizoğlu, “Örneğin 30 yıldır bizler İslami yapı diye bildiğimiz bir yapılanmanın aslında inançlarla hiçbir bağının olmadığını, ticari bağlarla emperyalizmin hizmetinde bir örgüt olduğunu görmüş olduk. Ya da 30 yıldır sözde etnik yapı altında var olduğunu iddia eden bir terör örgütünün aslında emperyalizmin yapılandırdığı bir taşeron örgüt olduğunu görüyoruz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin son yıllardaki her alanda başardığı yüksek kazanımlar ve İslam dünyasının umudu olan ülke konumuna gelmesi şer odaklarını ürküttü. Türkiye’nin halk iradesi ile seçilmiş ilk Cumhurbaşkanın insani ve vicdani ve küresel bir hak olan reaksiyonuyla küremizin yaklaşık dörtte birini oluşturan İslam aleminin Birleşmiş Milletler’de bir daimi temsilcisinin olmamasını eleştirip, İslam dünyasının mazlum halkların sesi olma gayretine emperyalist güç odakları birleşerek Türkiye’yi yerel ve bölgesel ateş çemberine itecek karanlık projeler, planlar üretmeye başladılar” diye konuştu.

  • Afrika Uzmanı Yıldırım, Cumhurbaşkanı’nın Batı Afrika Ziyaretini Değerlendirdi

    KAFKASSAM Afrika Çalışmaları Uzmanı Huriye Yıldırım, “Türkiye Cumhuriyeti uzun yıllar boyunca etkin olarak var olamadığı Afrika’da son dönemde yeni girişimler yaparak, kıtadaki önemli dış aktörlerden biri olmayı amaçlamaktadır”dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Batı Afrika ziyareti sonrası değerlendirmede bulunan Yıldırım, Afrika kıtasının, sahip olduğu ekonomik ve jeopolitik önemi hasebiyle uzun yıllardır birçok ülkenin dış politika gündeminde büyük harflerle vurgulanmasına karşın, Türk dış politikasında daha henüz yer almaya başladığına dikkat çekti.

    “Türkiye Cumhuriyeti uzun yıllar boyunca etkin olarak var olamadığı Afrika’da son dönemde yeni girişimler yaparak, kıtadaki önemli dış aktörlerden biri olmayı amaçlamaktadır” diyen Yıldırım, şunları kaydetti:

    “AK Parti Hükümeti döneminde sayısı 39’a kadar yükseltilen büyükelçiliklerin haricinde Afrika ülkeleriyle ilişkileri geliştirmek adına birçok siyasi, toplumsal ve ekonomik girişim de mevcuttur. Bu amaçlar çerçevesinde son birkaç yılda Türkiye Cumhuriyeti tarafından Afrika’nın değişik bölgelerindeki ülkelere üst düzey ziyaretler düzenlenmektedir. Hatırlayacağımız üzere geçtiğimiz yıl Recep Tayyip Erdoğan Doğu Afrika ülkelerine üst düzey bir seyahat gerçekleştirmişti. Bu yıl ise 29 Şubat-3 Mart tarihleri arasında ECOWAS üyesi 4 Batı Afrika ülkesi Fildişi Sahili, Gana, Gine ve Nijerya’ya kapsamlı bir ziyaret gerçekleştirdi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a Batı Afrika Turunda eşi Emine Erdoğan, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Çevre ve Şehircilik Bakanı Fatma Güldemet Sarı, Ekonomi Bakanı Mustafa Elitaş, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Millî Savunma Bakanı İsmet Yılmaz ve 150 civarında iş adamının da bulunduğu bir heyet eşlik etmiştir. Türk heyetinin Batı Afrika’daki ilk durağı Fildişi Sahili olmuş ve burada iki ülke arasında 9 önemli anlaşmaya imza atılmıştır. Abidjan’daki temasları boyunca Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan iki ülke arasındaki yaklaşık 390 milyon dolar olan ticaret hacminin 2020’de 1 milyar dolara yükseltilmesinin amaçlandığını ifade etmiştir. Ardından Türkiye’nin Sahraaltı Afrika’da 4. Büyük ticari ortağı olan Gana’ya geçen Erdoğan ve heyeti, burada da önemli ikili anlaşmalara imza atmıştır. Türk heyetinin üçüncü durağı ise yaklaşık 1 milyar 145 milyon dolar ikili ticaret hacmine sahip olduğumu Nijerya olmuştur. Nijerya’da yine önemli temaslarda bulunulmasının ardından son olarak Gine’nin başkenti Konakri’ye geçilerek Batı Afrika turu sonlandırılmıştır.”

    Gine’nin Batı Afrika’da kıtanın en hızlı gelişen ülkeleri yer aldığını vurgulayan Yıldırım, “Burada uzun yıllardır süren iç savaşlar, askeri darbeler ve salgı hastalıklara rağmen sahip olunan yeraltı ve yerüstü kaynaklarıyla önemli potansiyel barındıran ülkeler birçok küresel aktörün ilgisini çekmektedir. Eski sömürgeci ülkelerin yanı sıra son dönemde gelişmekte olan Çin, Hindistan gibi bazı Asya ülkeleri de son dönemde buradaki varlıklarını arttırmaktadır” diye konuştu.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan ve heyetinin ziyaretlerini gerçekleştirdiği 4 Batı Afrika ülkesi incelendiği zaman birtakım benzer özelliklerin göze çarptığını vurgulayan Yıldırım, “Öncelikle bu ülkeler altın, elmas, petrol, doğal gaz gibi önemli yeraltı kaynaklarıyla kakao, kahve, palmiye gibi değerli tarımsal ihracat ürünlerine sahiptir. Nijerya topraklarında petrolün bulunmasının ardından uluslararası piyasada birtakım aktörlerin ilgisini çekmiş ve endüstriyel anlamda kayda değer gelişmeler yaşamıştır. Sadece Çin ile 2015 yılında 23,5 milyar dolarlık ticaret hacmine sahip Nijerya Türk yatırımcılar için de önemli fırsatlar barındırmaktadır. Gine, Gana ve Fildişi Sahilleri de benzer şekilde sahip oldukları hammadde ve pazar olanakları ile Türk ekonomisi için yeni fırsat kapıları aralayabilir. Bu kapsamda Recep Tayyip Erdoğan heyetindeki 150’ye yakın iş adamı bu seyahate dahil edilmiş ve bu ülkelerle ticaretin geliştirilmesi adına önemli anlaşmalara imza atılmıştır” şeklinde konuştu.

    “Ticari ve ekonomik anlamda büyük önem taşıyan Batı Afrika seyahatinin perde arkasındaki bir diğer önemi ise bu ülkelerde uzun zamandır var olan paralel yapıya hükümet eliyle bir alternatif oluşturulmasıdır” ifadesini kullanan Yıldırım, şöyle devam etti:

    “Son dönemde hükümet ile paralel yapı arasında yaşanan kritik gelişmelerin ardından, buradaki paralel yapı tarafından desteklenen girişimciler yerine hükümetin teşvik ettiği girişimcilerin varlığı önemsenmektedir. Zira yıllardır din, eğitim ve insani yardım gibi unsurlarla Afrika’da bulunan paralel yapı temsilcileri çoğu zaman sahip oldukları kişisel ve örgütsel bağlarla burada birtakım siyasi ve ekonomik çıkarlar elde etmişlerdir. Örneğin paralel yapı örgütlenmesi tarafından “Türk Okulu” adıyla açılan eğitim kurumlarına kayıt ücretleri çok yüksek tutulurken, burs verilen çoğu öğrencinin ülkenin ileri gelen isimlerinin çocukları olması dikkat çekmiştir. Bu yapının faaliyetleri çoğu zaman Afrika ülkelerinin büyükelçileri ve diğer dışişleri temsilcileri tarafından şiddetle eleştirilmiştir. Bugün gelinen noktada Türk hükümeti, Afrika hükümeti temsilcilerinin desteği ile burada çeşitli ideolojik amaçlar güden paralel yapıyı bertaraf edecek girişimler hedeflemektedir.”

    Batı Afrika turunun dikkat çeken bir diğer özelliğinin ise Türk Savunma Sanayi için yeni fırsatların oluşturulmaya çalışılması olduğuna dikkat çeken Yıldırım, “Son yıllarda hükümet tarafından savunma sanayinin geliştirilmesi için birçok girişim gerçekleştirilmiştir. Uluslararası piyasada henüz hedeflediği yere varmaya uzak olan Türk Savunma Sanayi için, Savunma Sanayisi gelişmiş ülkeler tarafından henüz kapatılmamış gelişmekte olan ülkelerin pazarları büyük önem arz etmektedir. Bu kapsamda güvenlik açısından zaafları bulunan Batı Afrika ülkeleriyle savunma alanında güçlü ilişkiler geliştirilmesi Türkiye için büyük kazanımdır. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan savunma ve güvenlik alanındaki hedefleri kapsamında, seyahati boyunca Türkiye gibi terör tehdidiyle mücadele elen Batı Afrika ülkeleriyle işbirliğine açık olduklarını defalarca vurgulamıştır” değerlendirmesini yaptı. Yıldırım şunları dedi:

    “Cumhurbaşkanı Erdoğan ve heyeti tarafından gerçekleştirilen Batı Afrika seyahati Afrika ile siyasi, askeri, ekonomik ve sosyo-kültürel açıdan ilişkilerin geliştirilmesi adına önemli unsurlar barındırmaktadır. Bilhassa 2019’da gerçekleştirilmesi planlanan Türkiye-Afrika Ortaklık Zirvesi hazırlığı için de önemli bir adım olan bu ziyaretler serisinin önümüzdeki süreçte devam ettirilmesi Türk dış politikası açısından hayati öneme sahiptir. Böyle geliştirilmesi amaçlanan Türkiye-Afrika ilişkileri sadece büyükelçilik açılmasından ibaret olmaktan kurtulup, siyasi ve sosyo-ekonomik açıdan büyük gelişmelerin yaşanmasına olanak verecektir.”

  • Batı Akdeniz İhracatı 14 Ay Sonra Yüz Güldürdü

    Batı Akdeniz ihracatı bir yılı aşkın bir sürenin ardından, yükseldi. Geçen yıl Ocak ayında başlayan düşüş, bu yıl Şubat ayında sona erdi.

    Antalya, Burdur ve Isparta illerinden Şubat ayında yüzde 8.5 artışla 113 milyon 771 bin 312 dolar ihracat gerçekleştirildi. Şubat ayında ihracatın bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla artmasında maden, kimya, ağaç-orman, su ürünleri-hayvansal mamuller, hububat-bakliyat-yağlı tohum sektörleri etkili oldu. Rusya’nın ambargosu nedeniyle zor günler geçiren yaş meyve sektöründe Almanya, Ukrayna, Romanya ve Beyaz Rusya öne çıkan yeni ülkeler oldu.

    Batı Akdeniz İhrcaatçılar Birliği (BAİB) Başkanı Mustafa Satıcı Şubat ayında Almanya’ya yüzde 109 artışla 9 milyon 626 bin 349 dolar, Ukrayna’ya yüzde 402 artışla 11 milyon 67 bin 499 dolar, Romanya’ya yüzde 79 artışla 5 milyon 986 bin 812 dolar, İran’a yüzde 169 artışla 6 milyon 678 bin 766 dolar, Beyaz Rusya’ya yüzde 424 artışla 4 milyon 751 bin 274 dolar, Irak’a da yüzde 49 artışla 3 milyon 723 bin 751 dolar ihracat gerçekleştirildiğini açıkladı.

    YAŞ SEBZE MEYVEDE 62 MİLYON DOLARA YAKLAŞTI

    Geride kalan 2 ayın sonunda ise Batı Akdeniz’den 213 milyon 853 bin 504 dolar tutarında ihracat yapıldığını hatırlatan Satıcı, bu dönemde yaş meyve sebze sektörü 61 milyon 768 bin 148 dolar ihracat gerçekleştirdiğini kaydetti. Maden sektörünün ihracatının ise 46 milyon 274 bin 100 dolar olduğunu söyleyen Satıcı, “Kimya sektörü 21 milyon 318 bin 551 dolar, ağaç orman sektörü 18 milyon 598 bin 820 dolar, hububat-bakliyat-yağlı tohum sektörü 17 milyon 221 bin 135 dolar ihracatla Şubat ayında yaşanan ihracat artışına katkı sağladı. Yaş meyve sebze sektörü Rusya’nın uyguladığı ambargo nedeniyle ihracat rakamlarında geçen yılın aynı dönemine göre kayıp yaşadı” diye konuştu.

    OCAK VE ŞUBAT’TA RUSYA İHRACATINDA YÜZDE 77.41’LİK DÜŞÜŞ

    Batı Akdeniz bölgesinden iki aylık dönemde ihracat gerçekleştirilen ülkelere bakıldığında Çin’in, yüzde 22.44 artış ve 23 milyon 161 bin 235 dolar ihracat rakamı ile ilk sırada yer aldığı bilgisini paylaşan Mustafa Satıcı şöyle devam etti:

    “Listenin ikinci sırasında son dönemde ihracat artışı ile dikkat çeken Almanya yer aldı ve bu ülkeye yüzde 72.02 artışla 18 milyon 861 bin 776 dolar ihracat yapıldı. Yaşadığı siyasi istikrarsızlıkları geride bırakan Ukrayna da ihracatın yeniden artışa geçtiği bir diğer ülke oldu. Ukrayna’ya yüzde 168.26 artışla 17 milyon 255 bin 601 dolar ihracat gerçekleştirildi. Dördüncü sırada yer alan Rusya’ya 10 milyon 403 bin 95 dolar ihracat yapıldı ve bu ülkeye yapılan ihracat yüzde 77.41 oranında düştü. Romanya’ya ise yüzde 35 artışla 10 milyon 77 bin 14 dolar ihracat yapıldı. Bölge ihracatının yükselişe geçtiği bir diğer ülke de Beyaz Rusya oldu. Bu ülkeye yüzde 164 artışla 6 milyon 340 bin 628 dolar ihracat yapıldı. İsrail’e gerçekleştirilen ihracat da yüzde 114 oranında artarak 3 milyon 203 bin 437 dolara yükseldi.”

  • Batı Dünyasında Artan İslamofobi’ye Karşı Kısa Film Yarışması

    Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in hayatından yola çıkılarak çekilen Merhamet ve Adalet temalı Çekmeköy Belediyesi Uluslararası Kısa Film Yarışması dünya basınında yoğun ilgi gördü. Amerika Birleşik Devletleri, Meksika, İspanya gibi birçok ülkenin basın kuruluşları yarışmayla ilgili bilgi verdi. Yarışma, batı dünyasında artan İslamofobi algısını yok etmeyi hedefliyor.

    Çekmeköy Belediyesi tarafından düzenlenen ve Cumhurbaşkanlığı himayesinde gerçekleştirilecek olan ’Merhamet ve Adalet’ temalı Çekmeköy Belediyesi Uluslararası Kısa Film Yarışması dünya basınında yoğun ilgi gördü. Batı dünyasında son günlerde artan İslamofobi’ye karşı Çekmeköy Belediyesinin düzenlediği kısa film yarışması yanlış algıları ortadan kaldırmayı hedefliyor.

    Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in hayatından yola çıkılarak çekilen kısa film yarışması özellikle Amerika Birleşik Devletleri, Brezilya, Meksika, Arjantin, İspanya gibi ülkelerin önde gelen basın kuruluşlarında yer aldı.

    Yarışma, Brezilya’nın The Sao Paulo Times gazetesi, Venezuela’nın El Mundo gazetesi, Meksika GQ başta olmak üzere çok sayıda mecradaki yerini aldı.

    Haberlerde yarışma hakkında bilgi verilirken, Çekmeköy Belediye Başkanı Ahmet Poyraz’ın da yarışmaya tüm dünya ülkelerinden vatandaşların katılabileceği sözleri paylaşıldı.