Etiket: başsavcı

  • Başsavcı Kuş: “Yeni adliyeler ve hâkimlerle dava yükü azalmıyor”

    Bursa Cumhuriyet Başsavcısı Uğurhan Kuş, anlaşmazlıklarda uzlaştırma ve arabuluculuk uygulamasının çok önemli bir yükü ortadan kaldırdığına işaret ederek, “Hâkim sayısını arttırıyorsunuz, mahkeme sayısını arttırıyorsunuz, personel sayısını arttırıyorsunuz, ama işimiz hiç azalmıyor. Birçok meseleyi hâkim önüne gelmeden çözebilmek lazım” dedi.

    Uludağ Üniversitesi, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası ile Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Daire Başkanlığı ortaklığında düzenlenen Arabuluculuk Komisyonlarının Görev Yetki ve Sorumluluklarının Eğitim Programı’nın ilk oturumu gerçekleştirildi. Rektörlük binasında yapılan eğitim programında konuşan Cumhuriyet Başsavcısı Uğurhan Kuş, uzlaşma kültürünün Türkiye’de yüzyıllardır uygulandığını söyledi. Kendi görev yaptığı şehirlerde bu uygulamaya çok defa şahit olduğunu belirten Başsavcı Uğurhan Kuş, resmi olarak bu uygulamanın hayata geçirilmesinde biraz geç kalındığını vurguladı.

    Uzlaşma ve arabuluculuk kültürünün hukuki alt yapısının tamamlandığını ve en iyi şekilde uygulanacağına inandığını aktaran Uğurhan Kuş, “Bir yargı mensubu olarak söylüyorum ki, bu uygulamadan iki tane beklentimiz var. Birincisi iş yükümüz çok ağır ve fazla. Mahkemelerin sayısını arttırarak, yeni adliye binaları yaparak bugüne kadar bu sorunları çözemediğimizi gördük. Hâkim sayısını arttırıyorsunuz, mahkeme sayısını arttırıyorsunuz, personel sayısını arttırıyorsunuz, ama işimiz hiç azalmıyor. Nedense her sene zaten işimiz yüzde 10-15 üzerine koya koya ilerliyor. O zaman ne yapmak lazım? Birçok meseleyi, ihtilafı adliyeye gelmeden, hâkim, savcı önüne gelmeden çözebilmek lazım. Bugün bunu yapmaya çalışıyoruz. Hukuki alt yapısını oluşturmuş olduğumuz alanda da bunu çok başarılı bir şekilde uygulamaya başladık” dedi.

    Adliyeye gelen iş yükünü azalmanın en önemli kıstasının, insanların adliyeye gelmeden işlerini çözebilecek bir kurumu onlara sunmak olduğunun altını çizen Kuş, “Biz bu kurumu en sonunda vatandaşımızın hizmetine sunduk. Şuanda da başarılı bir şekilde uygulanıyor. Benim için ikinci önemli husus ise; gerek arabuluculuk gerekse de cezai suçlardaki uzlaştırma kurumunun toplumsal barışa uyguladığı faydadır, katkıdır. Yani suç işlemiş olan insanların mahkeme önünde sorunlarını çözmüş olsalar bile adliye önünde birbirlerine sarılıp ayrılmadıklarını hepimiz biliyoruz. Çünkü birisi davayı kazanıyor, birisi kaybediyor. Hâlbuki mahkemeye hiç düşmeden arabuluculukta anlaşan insanlar, ne kaybediyor, ne de kazanıyor. Kendi aralarında anlaşıp ayrılıyorlar. Hatta çok güzel görüntüler ortaya çıkıyor. Kardeşlikler, dostluklar ortaya çıkıyor. Bunun da toplumsal barışa katkısı bence azımsanamayacak derecede önemlidir. Bu yüzden arabuluculuk ve uzlaştırma kurumlarını çok önemsiyoruz. Bu kurumlar için adliyelerimizde özel ortamlar oluşturuyoruz ve özel personeller görevlendiriyoruz. Personelimizi eğitiyoruz, fiziki ortamlarımızı da buna göre ayarlıyoruz” diye konuştu.

    Programda konuşan UÜ Rektörü Prof. Dr. Yusuf Ulcay ise yargının üzerindeki ağır iş yükünü azaltmak adına alternatif hukuki çözüm yöntemlerinin kullanılmasının büyük önem taşıdığına vurgu yaptı. İngiltere’de uyuşmazlıkların yüzde 98’inin mahkemelere intikal etmeden arabuluculuk yöntemi ile çözüldüğüne işaret eden Rektör Prof. Dr. Yusuf Ulcay, “Uludağ Üniversitesi olarak ilklerin şehri olan Bursa’da tahkim ve arabuluculuk alanındaki çalışmalarımıza çok öncesinde başlamıştık. 2014 yılında ülkemizin ilk Tahkim Ve Arabuluculuk Merkezi’ni Bursa Ticaret Ve Sanayi Odamız ile hayata geçirerek Türkiye’ye örnek olduk. Bu alanda şimdiye dek önemli faaliyetler gerçekleştirdik ve gerçekleştirmeye de devam ediyoruz.Toplumsal uzlaşıyı sağlayan önemli bir sosyal sorumluluk projemiz olan arabuluculuk konusunda ileri arabuluculuk eğitimlerini sürdürüyoruz. Bu çalışmalar sayesinde Bursa’mız geçtiğimiz yıl arabuluculuk yöntemi ile en çok anlaşma sağlanan ikinci şehir olma başarısını gösterdi. Tahkimin ülkemizde gelişmesine katkıda bulunmak amacıyla Avrupa Tahkim Hakemleri Kurumu ile iş birliği protokolü imzaladık. Uludağ Üniversitesi olarak dünyada ilk defa İngilizce dışında bir dilde, Türkçe olarak tahkim eğitimleri düzenledik. Uludağ Üniversitemizin de katkılarıyla arabulucu, bilirkişi, tahkim hakemlerinin yetiştirildiği ilk merkez olan Bursa, ileri arabuluculuk eğitimlerini veren şehirlerin de başında yer almaktadır” şeklinde konuştu.

    Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Daire Başkanı Hakan Öztatar da program kapsamında yapılacak çalışmalar hakkında bilgi verdi. Türkiye genelinde bir aydır bu eğitimleri düzenlemeye devam ettiklerini belirten Öztatar, arabuluculuk kavramının insanların hayatına ciddi anlamda girdiğini söyledi.

    Açılış konuşmalarının ardından düzenlenen oturumda yer alan konuşmacılar, katılımcılara arabuluculuk komisyonlarının görev yetki ve sorumlulukları hakkında detaylı bilgiler verdi.

  • Başsavcı Köklü: “Kadın, dünyadaki tüm insanların var olma sebebidir”

    Silifke Cumhuriyet Başsavcılığınca 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla adliyede görevli kadın hakim, savcı ve personel ile cezaevinde kadın hükümlülere ve tutuklulara yönelik bir dizi etkinlik düzenlendi.

    Etkinlik kapsamında Silifke Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Köklü tarafından gül dağıtımı yapıldı. Burada konuşan Başsavcı Köklü, “Başta annelerimiz olmak üzere tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyorum. Kadın, dünyadaki tüm insanların var olma sebebidir. Kadın bir evlat, bir eş, bir kardeş ama her şeyden önce bir annedir, dolayısıyla kutsal bir varlıktır. Ceza infaz kurumumuzda bulunan kadın hükümlü ve tutuklularımızın da toplumumuzda olduğu gibi bizler için önemi büyüktür. Çünkü kadın her yerde Kadındır. Bu felsefeden yola çıkarak ceza infaz kurumumuzda kalmakta olan kadınlarımızın pozitif ayrımcılık ilkesi de gözetilmek suretiyle her türlü ihtiyaçları özenle ele alınmaktadır. Bu kapsamda Mersin İl Sağlık Müdürlüğü ile koordineli olarak kadınlara yönelik kanserde erken tanı, kendi kendine muayene ve sağlık tarama hizmeti gerçekleştirilecektir. Etkinliğimizin temel amacı da kadının toplumdaki önemi ve değerinin hissettirilmesidir” dedi.

    Konuşmalardan sonra kadınlara çiçek dağıtıldı. Ardından ise kadınlar kanser tarama aracında taramadan geçti. Program müzik eşliğinde yapılan eğlencenin ardından sona erdi.

  • Başsavcı Yavuz’dan kurum müdürlerine çağrı:

    Muğla’da yürütülen terör örgütü FETÖ/PDY ve 15 Temmuz darbe girişimi yargılamaları hakkında bilgi veren Muğla Cumhuriyet Başsavcısı İlyas Yavuz, şu ana kadar FETÖ/PDY ve darbeden açılan dava sayısının 630 olduğunu söyledi.

    Terör örgütlerine karşı 630 ayrı dava açıldı

    Denetimli Serbestlik Müdürlüğü Koruma Kurulu toplantısında konuşan Başsavcı Yavuz, FETÖ/PDY ve diğer terör örgütleri ile hukuki mücadelenin sonuna kadar devem edeceğinin altını çizdi. Bugüne kadar 3 bin 246 soruşturma dosyasında işlem yapıldığını belirten Başsavcı Yavuz, “Şu anda Bin 980 şüpheli hakkında soruşturma devam ediyor. Bin 266 şüpheli hakkında da yargılamalar sürüyor. FETÖ/PDY ve darbeden açtığımız dava sayısı 630. Terör örgütlerine karşı 630 ayrı dava açmışız. Şu ana kadar bizim mahkemelerimiz 184 davada karar verdi. Adaletli ve şeffaf bir şekilde doğruyu bularak çalışıyoruz. İnanmadığımız hiçbir şeyin altına imza atmıyoruz. Allah korusun, bu terör örgütlerine karşı en ufak bir taviz verildiğinde ülkemizin başına ne haller geliyor” dedi.

    Kurum Müdürlerine çağrı

    Başsavcı Yavuz, kurumların içinde FETÖ’cü olduğundan şüphelenilen kişiler varsa bu kişilerin belgelerle kanıtlanması gerektiğini ve kurum müdürlerinin terör örgütleri konusunda yargıya ve kolluk kuvvetlerine yardımcı olmaları gerektiğini belirterek, “Bir olacağız. Bütün kurumlarımızdan yardım bekliyoruz. Kurum amirleri, müdürleri biraz daha taşın altına elini sokacak. Terörle mücadelede kolluk kuvvetlerimize ve adliyemize yardımcı olmalılar. Darbeye ilişkin, o dönemin Aksaz Deniz Üs Komutanı N.A ve Marmaris Merkez Komutanı A.K hakkında mahkemelerimiz müebbet hapis kararlarını verdi. Muğla adliyemizde 15 Temmuz sürecinden sonraki darbe davalarında iki dosyamız karara bağlandı. Bizim dosyamız Türkiye’de karar verilenden bir tanesi. Darbeyle, FETÖ terör örgütü ile mücadelemiz devam ediyor. Kurum amirlerimizden, müdürlerimizden istediğimiz şu. Elinizdeki bilgiyi, belgeleri bizimle paylaşın” dedi.

  • Başsavcı İnanç: “Uyuşturucunun kökünü kazıyacağız”

    İnegöl Cumhuriyet Başsavcısı Zekeriya Alper İnanç, el birliği ile uyuşturucunun kökünü kazıyacaklarını söyledi.

    Başsavcısı İnanç, uyuşturucu ile mücadele konusunda yapılan çalışmaları kamuoyu ile paylaştı. Vatandaşların da desteğini beklediklerini ifade eden İnanç, 2017 yılında 323 kullanıcı hakkında işlem yapıldığını, bunların birçoğunun tedavi ile tekrar topluma kazandırıldığını kaydetti. İnanç, “Uyuşturucu ve uyarıcı maddelerin kullanımı son dönemde ülkemizde artış göstermektedir. Uyuşturucu kullanan kitleyi artırmak adına çocuklarımız da, suç örgütlerinin hedefi halindedir. Özellikle çocuklarımız arasında extazy, bonzai, flakka gibi sentetik uyuşturucu maddelerin kullanımı artmıştır. Uyuşturucu maddeler, kullanan kişiye psikolojik ve fizyolojik açıdan birçok zarar vermekte, hatta kullanan kişilerin ölümüne dahi sebep olabilmektedir” dedi.

    30 yıla kadar hapis

    Başsavcı İnanç, “Suçla mücadele açısından uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak imali, ticareti veya kullanımı ceza kanunları uyarınca suç olarak kabul edilmiştir. Özellikle uyuşturucu maddelerin imal ve ticaretine 10 yıl ila 30 yıl arasında ciddi hapis cezaları ön görülmektedir. Anne babalardan, öğretmenlerden, muhtarlarımızdan destek istiyoruz. Okul çevrelerinde, evlerinin civarında, metruk binalarda şüpheli kişi veya olaylarla karşılaştıklarında bu durumu acilen bize bildirsinler” dedi.

    Uyuşturucu madde kullananlara ilk etapta hapis cezasının verilmediğini ifade eden Başsavcı İnanç, “Maksadımız uyuşturucu madde bağımlısının tedavi edilmesi ve ıslah edilerek topluma yeniden kazandırılmasıdır. Uyuşturucu madde kullanan kişiler kendi rızalarıyla başsavcılığımıza, emniyete, jandarmaya ya da devlet hastanesine başvursunlar, onların tedavi süreçlerini başlatalım” diye konuştu.

    Tedavi süreçlerinin takibi için İnegöl Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün çalışma yürütmekte olduğunu bildiren İnanç, “İnegöl Denetimli Serbestlik Müdürlüğümüz yükümlülerin takibini yapmakta, yükümlülerle iletişim kurmakta, diğer kamu kurum ve kuruluşlarıyla seminer çalışmaları, müdahale programları düzenlemektedir. Bunun yanında uyuşturucu madde kullananlar hakkında tedavi işlemleri İnegöl Devlet Hastanesi Psikiyatri Polikliniği’ne bağlı olarak kurulan AMATEM bürosunda yapılmaktadır” şeklinde konuştu.

    Bu yıl Denetimli Serbestlik Müdürlüğü bünyesinde 323 kişinin uyuşturucu madde kullanmaktan takibinin yapıldığını aktaran İnanç, uyuşturucu madde kullananların yüzde 10’unu çocukların oluşturduğunu, tedavi uygulanan kullanıcıların büyük kısmının tedavilerinin olumlu sonuç verdiğini, bunların tekrar topluma kazandırıldığını kaydetti.

    Uyuşturucu ticareti yapanlara göz açtırılmadığının altını çizen İnanç, “Güvenlik güçlerimiz ticaret yaptığı şüphesiyle 175 kişiyi yakaladı. Bunlardan 41’i tutuklandı. Ayrıca uyuşturucu ticaretinden infazı olan 33 kişide yakalanarak tutuklandı. Yapılan operasyonlarda 8 kilo 500 gram esrar, 370 adet extazy, 180 gram bonzai, 100 gram metanfetamin, 60 adet hint keneveri ele geçirildi” diye konuştu.

  • Başsavcı kazası davasında kamyon şoförüne 12 yıl hapis

    Denizli Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Alper ve makam şoförü Muzaffer Akşehirli’nin öldüğü trafik kazası davasında tutuklu yargılanan kamyon şoförü Uğur Tufan, 12 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

    Denizli’de 10 Mayıs’ta meydana gelen kazada, Denizli Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Alper’in (48) içinde bulunduğu, makam şoförü Muzaffer Akşehirli yönetimindeki 20 AB 548 plakalı otomobil, Denizli D Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna giderken, Hacıeyüplü mevkiinde Uğur Tufan (53) yönetimindeki 64 DL 821 plakalı hafriyat yüklü kamyonla çarpıştı. Kazada Başsavcı Mustafa Alper ile makam şoförü Muzaffer Akşehirli vefat ederken, koruma polisi Ramazan Uğur ise yaralandı.

    Kazanın ardından Denizli Cumhuriyet Savcılığı tarafından yürütülen hazırlık soruşturması tamamlandı. Kamyon şoförü Uğur Tufan ve kamyonun sahibi Zeki Akyol ile şantiye şefi İbrahim Yağız ve şirketin şantiyelerinin sorumlusu Ali Ünlüer hakkında ’taksirle birden fazla kişinin ölümüne sebep’ olmak suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın sonunda mahkeme heyeti tutuklu sanık Uğur Tufan’ı 12 yıl hapis cezasına mahkum etti. Tutuksuz yargılanan diğer üç sanığın ise beraatlerine karar verildi.