Etiket: Başlaması

  • Başkan Hacısalihoğlu: “Trabzon-Sochi feribot seferlerinin yeniden başlaması konusunda girişimler yapılması gerekiyor”

    Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı M. Suat Hacısalihoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in son dönemlerde yaptığı görüşmelerin ardından hareketlenen Türkiye-Rusya ilişkilerinin geliştirilmesine Trabzon olarak ellerinden gelen katkıyı vereceklerini vurgulayarak, Trabzon-Sochi feribot seferlerinin yeniden başlaması konusunda girişimler yapılması gerektiğini belirtti.

    Rusya Federasyonu Trabzon Başkonsolosu Valery Tikhonov, Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası’nı ziyaret ederek Başkan M. Suat Hacısalihoğlu ve yönetim kurulu üyeleriyle görüştü. TTSO Başkanı M. Suat Hacısalihoğlu, Türkiye ve Rusya Cumhurbaşkanlarının görüşmelerinin ardından alınan kararlar sonucu çizilecek yol haritası uyarınca iki ülke ilişkilerinin geliştirilmesi için ellerinden gelen çabayı göstereceklerini vurgulayarak,

    “Öncelikle ulaşım olmalı ki ilişkiler gelişsin. Bu nedenle Trabzon-Sochi arasında feribot seferlerinin yeniden başlaması konusunda girişimler yapılmalı. Böylece işadamları gelip gider, mal ticareti yeniden canlanır. İki ülke bürokratlarının da yapılacak karşılıklı gezilerle işadamlarına güven verecek temaslarda bulunmalarını önemsiyoruz. Türk ve Rus işadamlarının resmi makamlar ve ticaret odaları öncülüğünde buluşacakları çeşitli organizasyonların da bir an önce başlatılması taraftarıyız. Bu konuda da girişimlerimiz bulunuyor. Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası’nın 250 sektörden yaklaşık 9 bin üyesi bulunuyor ve bunların 250’si ihracat yapıyor. Bölgemize en yakın olan Sochi’yi ön plana alarak iki ülke ilişkilerinin geliştirilmesi ve canlandırılması için elbirliğiyle çalışmalıyız” dedi.

    Rusya Federasyonu Trabzon Başkonsolosu Valery Tikhonov ise, iki ülke devlet başkanlarının ilişkilerin krizden önceki seviyeye getirilmesi konusunda talimatları bulunduğunu belirterek, “Bu konuda elbirliğiyle çalışmalıyız. Gemi seferlerinin başlaması önemli. Bu seferler hem turizm hem ticaret için kullanılmalı. Biz yapılacak çalışmalara elimizden gelen en yüksek desteği vermeye hazırız” diye konuştu.

    Görüşmenin sonunda Başkonsolos Tikhonov Başkan M. Suat Hacısalihoğlu’na el işçiliğiyle yapılmış bir tepsi hediye etti. Başkan Hacısalihoğlu ise konuğuna ziyaretinin anısına plaket takdim etti.

  • Dr. Pınar Tunçbilek Özmanevra: “Kekemelik tedavisinin erken dönemde başlaması önemlidir”

    Dünya popülasyonunun yaklaşık yüzde 1’inde görülen konuşma bozuklukları ve kekemelik hakkında açıklamalarda bulunan, Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr. Pınar Tunçbilek Özmanevra, “Kekemelik tedavisinin erken dönemde başlaması önemlidir” dedi.

    Dünya Sağlık Örgütü tarafından, kişinin söylemek istediği cümleleri söyleme sırasında oluşan istemsiz tekrarlamalar, sesteki uzatmalar ya da kesilmeler sonucu konuşmadaki ritmin bozulması olarak tanımlanan kekemeliğin genellikle 2-4 yaş arasında ve sıklıkla erkeklerde görüldüğünü söyleyen Dr. Suat Günsel Girne Üniversitesi Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Pınar Tunçbilek Özmanevra ,bu konuşma bozukluğunun okul öncesi çocukların yaklaşık yüzde 3-5’inde,genç erişkinlerin ise sadece yüzde 0,7-1’inde görüldüğünü ifade etti.

    “Ailede kekeme bireyler olduğunda diğer kuşaklarda da görülebilme ihtimali vardır”

    Kekemelik özellikle birden fazla kelimeli cümle kurmaya başlanılan dönemde aniden ortaya çıkabilineceğine dikkat çeken Dr. Pınar Tunçbilek Özmanevra,”Ailede kekeme bireyler olduğunda diğer kuşaklarda da görülebilme ihtimali vardır. Çocukluk döneminde başlayan kekemeliğin olası nedenleri arasında genetik yatkınlık, nörolojik hastalıklar, orta kulakta enfeksiyon ve sıvı birikmesi, kafa travması, çocuk istismarı gibi durumlar sayılabilir. Ergenlik ya da genç erişkinlik döneminde başlayan kekemelik durumlarında ise öncelikle santral sinir sistemi patolojilerini düşünmek gerektiğine ve ilgili tetkikleri yaptırmanın önemli “ dedi.

    Kekemelik tedavisi

    Kekemeliğin, uzman desteği alınmaması durumunda kişilerde konuşma konusunda endişe ve kaçınma gibi davranışların geliştirilmesine, alay konusu olma ihtimali nedeniyle konuşma anksiyetesi ve sosyal fobi gelişmesine sebep olabileceğine işaret eden Dr. Pınar Tunçbilek Özmanevra, tedavi için öncelikle konuşma bozukluğunun tam tespiti ve sonrasında olası nedenlerin araştırılmasının önemli olduğunu belirtti. Kekemelik tedavisinde, tespit edilen bazı nedenler için ilaç tedavileri verilebilirken, konuşma terapisinin genellikle en büyük alanı kapsamakta olduğunu kaydeden Dr. Pınar Tunçbilek Özmanevra, tedavinin erken dönemde başlanmasının önemini vurguladı.

    Dr. Pınar Tunçbilek Özmanevra açıklamasının devamında şunları kaydetti: “Aile öyküsü olan kız hastalarda çoğunlukla ergenlik döneminde kendiliğinden tam düzelme görülmektedir. Düzelme durumu kekemelik derecesi ile alakalı değildir. Kekemelik görülen erkek çocuklarının ortalama yüzde 75’inin, kız çocuklarının ise ortalama yüzde 90’ının kekelemelerinin ergenlik döneminde durduğu görülmektedir.

    Kekemelik hakkında yanlış bilinenler

    Toplumumuzda kekemelik hakkında yerleşmiş olan bazı kanılar üzerinde de durmak ve bazı düzeltmeler yapmak gerektiğini belirten Dr. Pınar Tunçbilek Özmanevra, “Örneğin; kekeme olan bireyler, akıcı konuşan bireylere göre daha az ya da daha çok zeki değildirler. Kekemelikle zeka seviyesi arasında bir bağlantı yoktur. Kekeme bireylerde konuşma hızında problem olmasına karşın düşünme hızlarında bir yavaşlama yoktur. Çocukluk dönemi istismarı dışında sinirlilik, stres ve endişe kekemeliğe sebep olmaz. Akıcı konuşan her insan gibi kekemeler de tüm kişilik özelliklerini gösterebilirler. Çocuklar taklit ederek, yanlış nefes tekniği ya da davranış bozukluğu sonucu kekeme olmazlar.

    Uzman tavsiyesi

    Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr. Pınar Tunçbilek Özmanevra Kekeme olan bireylere şu tavsiyelerde bulundu: Çocuklara “Sakin ol”, “Bir ara ver istersen”, “Heyecanlanmana gerek yok”, “Rahatla” gibi telkinlerde bulunmak yardımcı olmaktan öteye konuşmasının kötüye gitmesine sebep olabilir. Dinlerken mutlaka sabırla, ilgiyle ve göz teması kurarak dinlemeli, kelimeleri onlar adına tamamlamak istesek de bunu kesinlikle yapmamalıyız. Dinlerken endişeli görünmemek önemlidir, nasıl söylediğinden ziyade söylenene önem vermeli ve sabırla cümlesini bitirmesine izin verilmelidir.”

  • MHP Grup Başkan Vekili Usta: “FETÖ’nün siyasi ayağı ile mücadelenin başlaması lazım”

    Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Grup Başkan Vekili Erhan Usta, FETÖ’nün siyasi ayağı ile mücadelenin başlaması gerektiğini söyledi.

    Bafra Bengü Güreşleri’nde açıklamalarda bulunan MHP Grup Başkan Vekili Erhan Usta, “FETÖ ile mücadeleyi sonuna kadar destekliyoruz. Türkiye’de çok adaletsizlikler oluyor. Çaycıyla, çorbacıya uğraşıyoruz, onları içeri atıyoruz, işinden ediyoruz, hiç siyasi yok. Her tarafa girmiş de bu siyaset kurumuna girmemiş mi? Belediyelerde, il başkanlıklarında hiç mi FETÖ’cü yok. Niye bunlarla mücadele edilmiyor? Bizim yapmaya çalıştığımız bu. O mücadelenin başlaması lazım. Ben o mücadelenin başlaması için bir irade koymaya çalışıyorum, hükümeti harekete geçirmeye çalışıyorum” şeklinde konuştu.

  • Alpullu Şeker Fabrikası’nın Tekrar Üretime Başlaması Vaadi

    KIRKLARELİ (İHA) – Kırklareli’nin Babaeski ilçesine bağlı Büyükmandıra Belde Belediye Başkanı Sertaç Balyemez, Alpullu Şeker Fabrikası’nın bacasını tüttürmeye söz verdiğini açıkladı.

    Sertaç Balyemez, Büyükmandıra Belediyesi Tüzel Kişisi adayı olarak 21 Mayıs 2016 tarihinde gerçekleşecek Alpullu Pancar Ekicileri Kooparatifi 63’üncü Olağan Genel Kurul Toplantısı öncesinde Yönetim Kurulu Başkanlığı’na adaylığını açıkladı.

    Başkan Adayı Sertaç Balyemez, yönetim kurulu üye adayları ve denetim kurulu adayları Babaeski’de bir araya geldi. Ülkenin zor bir süreçten geçtiğini, acı haberlerin alındığını ve ateşin Havsa Necati’ye düştüğünü ifade eden Sertaç Balyemez, “Uzman Çavuş Engin Şahin şehit olmuştur. Ailesine, kendisine Allah’tan rahmet gani gani rahmet diliyor, ailesine bölgemize, milletimize başsağlığı diliyorum. Terörü huzurunuzda lanetliyorum” diye konuştu.

    Türkiye’nin ilk şeker üreten fabrikası için burada olduklarını söyleyen Balyemez, “1926 yılında kurulan Türkiye’nin ikinci şeker fabrikası yalnız ilk şeker üreten fabrikası Alpullu Şeker Fabrikası’nın çalışması için buradayız. Alpullu Şeker Fabrikası’nın şimdiki durumu üç yıldır çalışmaması çiftçilerimizi, bölge halkımızı ekonomik yönden önemli ölçüde yıpratmıştır” dedi.

    “SİYASİ OTORİTELERİN TAMAMI ALPULLU ŞEKER FABRİKASI’NIN ÇALIŞMASIYLA İLGİLİ YOĞUN ÇALIŞMA VE TALEPLERİ VAR”

    Alpullu Şeker Fabrikası’nın çalışması için yoğun çaba harcandığını söyleyen Balyemez, “Sizden aldığımız bu güçle, sizden aldığımız düşünceyle bu yola çıktık. Halkımızın çiftçimizin siyasi otoritelerin tamamı Alpullu Şeker Fabrikası’nın çalışmasıyla ilgili yoğun çalışma ve talepleri var. Bugün itibariyle Edirne’de, Kırklareli’nde ve bölgemizin birçok yerinde şeker pancarı üretecek çiftçilerimiz çok zor koşullarda fabrikaya teslim etmektedir. Bizim çiftçimiz çalışkan emekçi çiftçimiz ekeceği pancardan maksimum verim almak ister. Bizler sistemi büyüttüğümüz için daha çok çalışan olacak. Onlar yeni çalışanlara tecrübeleriyle güç verecekler. Hiçbir personelin konumu yeri ve çalışma şartları üzücü bir yönde değiştirilmeyecektir. Bölgemizi ülkemizin her kademesinde Alpullu Şeker Fabrikası’nın çalışması için yoğun bir kamuoyu oluşmuş durumda. Bizzat sadece kooperatif olarak çiftçilerimizin önünü açıp sözcüsü olmalıyız” dedi.

    “ALPULLU ŞEKER FABRİKASI’NIN BACASINI TÜTTÜRMEYE SÖZ VERİYORUM”

    63’üncü Olağan Genel Kurul toplantısının 21 Mayıs Cumartesi Günü Alpullu’da yapılacağını hatırlatan Balyemez, “Bugün itibariyle sizlerden aldığımız güç ile Alpullu Şeker Fabrikası’nın bacasını tüttürmeye söz veriyorum. Önemli olan şeker fabrikasının bir kere çalışması, bacanın tütmesi orada pancar işlenip şeker üretilmesidir. Zaten ondan sonra karamsar tablo ortadan kalkacak. El birliğiyle alım merkezlerini tekrardan canlandırıp tekrardan çiftçilerimize hizmet verecek, gelir düzeyini arttıracak çalışmalar yapacağız. Kooperatifçiliğin temel unsuru zaten çiftçilerimizin birim miktardan alacakları geliri arttırmak” ifadelerini kullandı.

  • Av Yasağının Başlaması Balık Fiyatlarını Düşürdü

    Denizlerde av yasağının başlaması ile birlikte balık fiyatlarının düşmesi vatandaşı sevindirdi.

    Özellikle hamsi, istavrit ve sardalya gibi balıkların fiyatlarının düşmesi satışları artırdı. Bandırma’da hamsi 15 liradan 10 liraya, istavrit 15 liradan 10 liraya, gümüş 15 liradan 10 liraya düştü. Yıllardır balıkçılık yapan Cem Tecimen, “Avlanma yasağı diye halkımızı yanlış bilgilendiriyorlar. Aslında avlanma yasağı büyük gırgırlara var. Metrajlı olduğu için küçük kayıklarımıza, amatör balıkçılarımıza ve kıyı balıkçılarımıza avlanma yasağı yok. Dolayısıyla balık daha bol çıkıyor. Gırgırlara avlanma yasağı başladığında balıklar yavrulama dönemine giriyor. Yazın büyük gırgırlara avlanma yasağı olduğu için balık fiyatları daha da düşüyor. Çünkü balık daha bol geliyor. Olta balıkçıları olta balığı getiriyor, dip ağ balıkçıları dip ağ balıkları getiriyor. Dolayısıyla balıklar daha canlı oluyor. Balık fiyatları havaların ısınmasıyla düştü. Fiyatlar çok uygun. Halkımızı balık almaya davet ediyoruz” dedi.

    Hale balık almaya gelen Solmaz Tosun ise, ’’Balık fiyatları çok ucuz. Bol bol balık yiyeceğiz” dedi.