Etiket: Başladılar

  • Hobi olarak başladılar, üniversiteli oldular

    Hobi olarak başladılar, üniversiteli oldular

    Palandöken Belediyesi, salgın sürecinde kültür merkezleri vasıtasıyla verdiği online ve yüz yüze eğitimle kursiyerlerin hayallerini gerçeğe dönüştürdü. Çok sayıda vatandaşa ekonomik anlamda güçlenebileceği meslekler kazandıran Palandöken Belediyesi, son olarak resim kursuna katılan 5 kursiyerin üniversiteli olmasını sağladı.

    Palandöken Belediyesi Efkan Ala Kültür Merkezi’nde açılan resim kursuna katılan kursiyerlerden 5’i, özel yetenek sınavlarında elde ettikleri başarıyla Atatürk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi ve Eğitim Fakültesi Resim Bölümü’nü dereceyle kazandılar.
    Palandöken Belediye Başkanı Muhammet Sunar, dereceyle üniversiteli olan kursiyerleri Efkan Ala Kültür Merkezi’nde ziyaret ederek tebrik etti. Recep Tayyip Erdoğan ve Efkan Ala Kültür Merkezleri’nde açmış oldukları kurslarda eğitim gören kursiyerlerin başarılarıyla gurur duyduğunu ifade eden Başkan Sunar, “Belediyemiz bünyesinde iki kültür merkezimiz bulunuyor. Recep Tayyip Erdoğan Kültür Merkezimiz ilçemizin doğusunda, Yunus Emre Mahallemizde faaliyetlerini sürdürüyor. Efkan Ala Kültür Merkezimiz ise ilçemizin batısında, Hüseyin Avni Ulaş Mahallemizde bu yıl faaliyete açtığımız kültür merkezi. Her iki kültür merkezimiz de tam kapasite hizmet veriyor. Salgın sürecinde yüz yüze eğitime ara verdik, online eğitimle devam ettirdiğimiz kurslarımız oldu süreçte. Şimdi normalleşme süreciyle burada kurslarımızı yeniden açtık. Resim kursuna devam eden arkadaşlarımız var. Resim kursumuzda yaklaşık 40 kursiyerimiz eğitim aldı. Kursiyerlerimizden 6’sı süreçteki gelişimleriyle üniversiteyi düşündüler ve özel yetenek sınavına katıldılar. 5’i dereceyle kazandı. 4 kursiyerimiz eğitim fakültesi Resim Öğretmenliği Bölümü, 1 kursiyerimiz de Güzel Sanatlar Fakültesini kazandı. Çok mutlu olduk. Kendilerini yürekten tebrik ediyor, üniversite hayatlarında da başarı diliyorum. Arkadaşlarımızın üniversite eğitimleri boyunca tüm imkanlarımızdan faydalanabileceğini de özellikle belirtmek istiyorum. Kendilerinin bir süreç sonra burada eğitim görecek olan kursiyerlerimize ağabeylik, ablalık etmelerini bekliyorum” dedi.

    “Kurslarımıza ev hanımlarının ilgisi yoğun oluyor”
    Kültür merkezlerinde eğitim gören kursiyerlerle bir gönül bağı oluşturduklarını ifade eden Başkan Sunar, bünyelerinde hizmet veren her iki kültür merkezinde de kursiyerlere ayrıcalıklı imkanlar sağladıklarına vurgu yaptı. Ev hanımlarının kurslara özel ilgisinin olduğunu aktaran Başkan Sunar, kurslara katılan ev hanımlarının çocukları için kreş hizmeti sağladıklarını da ifade ederek, “Kültür merkezlerimize ev hanımları yoğun ilgi gösteriyor. Nitekim üniversiteyi kazanan kursiyerlerimizden birisi ev hanımı. Kendisinin bir de çocuğu var. Çocuğunu kültür merkezimizde bulunan kreşe bırakarak eğitimini almaya devam ediyor. Diğer ev hanımlarının da çocuklarını rahatlıkla kreşe bırakarak kurslarımızdan faydalanabileceğini özellikle belirtmek isterim” diye konuştu

    Hobi olarak başladılar, üniversiteli oldular
    Hobi olarak başladıkları kurslarda kaydettikleri gelişimle biranda kendilerini yetenek sınavında bulduklarını anlatan kursiyerler, eğitmen hocalarına ve sağlanan imkanlardan dolayı Palandöken Belediye Başkanı Muhammet Sunar’a teşekkürlerini ifade ettiler. Kursta gösterdikleri başarı ile üniversite kapısını aralayan Burçak İlbeyi (hemşire), Başkan Sunar’ın kara kalemle yaptıkları portresini hocaları Oğuzhan Taşcuoğlu ile birlikte hediye ettiler.
    Erzurum‘da pandemi hastanesi olarak hizmet veren Mareşal Çakmak Hastanesinde görevli hemşire Burçak İlbeyi (25), salgın sürecinde yaşanan stresi atmak için resim kursuna katıldığını ifade ederek, pandemi süresinin kahramanları sağlık çalışanları için çizdiği tabloyu paylaştı. İlbey, “Palandöken Belediyesi’nin kültür merkezinde sağladığı imkandan haberdar olur olmaz pandemi sürecinin stresini de atmak için kursa katılmaya karar verdim. Burada yoğun tempoda yaptığımız çalışmalar neticesinde ciddi gelişim kaydettim. Üniversite sınavına katıldım ve dereceyle kazanma başarısı gösterdim. Süreçte bizlere imkan sağlayan Palandöken Belediyle Başkanımız Muhammet Sunar’a ve hocamız Oğuzhan Taşçıoğlu’na teşekkür ediyoruz” diye konuştu

    Ev hanımı üniversiteli oldu
    Belediyenin birçok kursuna katılan evli ve 1 çocuk annesi Necla Gök Küçük de, üniversiteyi dereceyle kazanan kursiyerlerden oldu. Hayatın öğrenme yolculuğu olduğunu ifade eden Küçük, “Kültür merkezinde açılan çok sayıda kursa katılım sağladım. Hayat öğrenme yolculuğu. Bende hep öğrenmenin peşinde oldum. Son olarak resim kursuna da katılma kararı aldım. Burada yoğun bir çalışma içerisine girdim. Kendimi geliştirdim ve üniversiteli olabilmek için açılan yetenek sınavına katıldım. Dereceyle sınavı kazandım. Palandöken Belediye Başkanımız Muhammet Sunar’a, hocamız Oğuzhan Taşçıoğlu’na ve Kültür Merkezi personeline teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

  • Önce arazileri sattılar, sonra eyleme başladılar

    Aydın’ın Efeler ilçesine bağlı Kızılcaköy Mahallesi’nde yapılması planlanan jeotermal enerji santralinin (JES) kurulmaması için vatandaşlar eylem başlattı. Jeotermal enerji santralinin kurulacağı arazilerin, aralarında köy muhtarının da bulunduğu vatandaşlar tarafından satıldığı ortaya çıktı.

    Edinilen bilgiye göre; özel bir firma Aydın’ın Efeler ilçesine bağlı Kızılcaköy Mahallesi yakınlarında jeotermal enerji santrali kurmak için bir süre önce çalışma başlattı. Firma kuyu açıp jeotermal santrali kurmak istediği arazileri başta köyün muhtarı olmak üzere çeşitli kişilerden satın aldı. Bunun üzerine Kızılcaköy Mahallesi’nin bazı sakinleri, yakınlarına kurulması planlanan ve tarım arazileri ile doğaya zarar vereceğini ileri sürdükleri jeotermal santralinin kurulmasını engellemek için köy meydanına çadır kurup eylem başlattı. Çeşitli çevre derneklerinin de destek verdiği eyleme otobüsle köye gelen İstanbul Avcılar Çevre Kültürünü Geliştirme ve Eğitimi Afet Yardım Derneği (AVÇEDER) üyeleri de destek verdi.

    Jeotermal enerjinin çevreye ve tarım arazilerine zarar verdiğini ileri süren mahalle sakinleri bölgeye santralin kurulmasını istemediklerini belirterek, ‘Jeotermal Enerji Santraline Hayır’ eylemi yaptı.

    Kadınlardan daha çok destek alan eylemde konuşan Gülten Şimşek, “Biz arazilerimizi ekip biçmek istiyoruz. Jeotermal enerji havamızı ve toprağımızı olumsuz etkiliyor. Jeotermal enerji santralini istemiyoruz” diyerek santralin kurulacağı araziyi muhtar ve köylüler satmış olsa da yetkililerin buna izin vermemesini istedi.

    Muhtarın araziyi sattıktan sonra kendi içlerine katılmadığını ileri süren 83 yaşındaki Yüksel Yaşar ise, arazi satmanın yanlış olduğunu belirterek başta köylerinin muhtarı olmak üzere arazilerini satanlara tepki gösterdi.

    Eyleme destek vermek üzere İstanbul Avcılar’dan Kızılcaköy’e gelen Avcılar Çevre Derneği Başkanı Kadriye Maraşlı, yapılmaması için eylem yaptıkları jeotermal enerji santralinin kurulacağı alanın bizzat köy muhtarı tarafından satıldığını Aydın’a geldikten sonra öğrendiğini belirtti.

    Köylü kadınlar eyleme destek vermek üzere köylerine gelen çevreci kadınlara kendi evlerinde yaptıkları yemekleri ikram ederek teşekkür ettiler. Eylemin jeotermal santralini kuracak olan firmanın bölgeyi terk edene kadar devam edeceği belirtildi.

  • Üzerlerine gelen aracı görünce koşmaya başladılar

    Bodrum’da meydana gelen trafik kazasında yol kenarında bekleyen 2 kişi son anda aracın altında kalmaktan kurtuldu. O anlar ise güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı.

    Gümbet Mahallesi’nde meydana gelen trafik kazasından Bodrum istikametinden gelen yolcu otobüsü yol kenarında duran bir otomobile çarptı. Otomobil savrularak bir peyzaj dükkanın bahçesine girdi. O sırada dükkan önünde bekleyen 2 kişi ise savrulan otomobilin çapmasından saniyelerle kurtuldu.

    Otomobilin üzerlerine geldiğini gören 2 vatandaş hızlı bir şekilde koşmaya başladı. Canlarını zor kurtaran 2 kişi olaydan yara almadan kurtuldu.

  • (Özel) Göçten vazgeçip hayvancılığa başladılar

    Orman köylüsünü kalkındırmak amacıyla yürütülen Orman ve Köy İlişkileri (ORKÖY) Genel Müdürlüğü projeleri kapsamında süt koyunları ve süt sığırları desteği alan Manisa’daki orman köylülerinin bazıları şehir merkezine göç etmekten vazgeçti, bazıları da göç ettikten sonra köyüne geri dönerek hayvancılığa başladı.

    Orman köylüsünü kalkındırmak amacıyla yürütülen ORKÖY projeleri kapsamında, İzmir Orman Bölge Müdürlüğüne bağlı Akhisar Orman İşletme Müdürlüğü, Manisa’daki orman köylülerine süt koyunları ve süt sığırları desteğinde bulundu. Özellikle tütüncülüğün hakim olduğu Gölmarmara ilçesine bağlı Taşkuyucak ve Çamköy’deki köylülerin bazıları şehir merkezine göç etmekten vazgeçti, bazıları da göç ettikten sonra köyüne geri dönerek hayvancılığa başladı. Köylülerin yeni hayali, hayvanlarını çoğaltarak üretime geçmek.

    “Hayallerimiz gerçek oldu”

    İki buçuk yıldır evli olan Halil Esen, ORKÖY ile özellikle gençlerin göçten vazgeçtiğini ve üretim yapmaya başladıklarını söyledi. Esen, “Biz de genelde tarla işiyle uğraşıyorduk. Şimdi süt sığırcılığına başladık. Gençlerin göç etmemesi için bu tip desteklerin verilmesi çok iyi oldu” dedi.

    İbrahim Akyüz de göçten vazgeçen köylülerin arasında yer alıyor. Tütüncülüğü bırakıp Manisa’nın Salihli ilçesine göç etmeye karar veren üç çocuk sahibi Akyüz, gelen destekle köyünde kalarak süt koyunculuğuna başladı. Akyüz, “Şehre taşınacaktık ama ORKÖY desteği ile 30 koyun 1 koç aldık ve köyümüzde kalmaya, hayvancılıkla uğraşmaya karar verdik. Desteği alınca çok sevindik. Şehre göç edince zorlanacağımızı biliyorduk. Bu iş olunca çok sevindik. Hayallerimiz gerçek oldu” şeklinde konuştu.

    “Artık göç etmek zorunda değilim”

    Çamköy’de yaşayan Dilek Kartal ise para kazanmak için Manisa’nın Selendi ilçesine giderek bir tekstil firmasında işe başladı. Kardeşi Hasan Kartal da, günü birlik işlerde çalışmaya başladı. Dilek Kartal, ORKÖY kapsamında 30 koyun ve 1 koç desteği gelince kardeşi ile köyüne dönerek hayvancılığa başladı. Kartal, “Hayalimiz bu işi geliştirmek ve üretime geçmek. Başkasının işinde çalışmak zor. Haftalık 250 lira kazanıyordum. Burada kendi işini yapmak daha kolay. Artık göç etmek zorunda değilim. Kendi işimi yaptığım için mutluyum” diye konuştu.

    “Gelir, tütüne göre daha iyi”

    Tütüncülükle uğraşan Ufuk Kırbaş, ORKÖY kapsamında aldığı 2 süt sığırıyla hayvancılığa başladı. Annesi Yazgülü Kırbaş ile yaşayan Ufuk Kırbaş, “ORKÖY kredisi çıkınca hayvancılığa başladık. Orman ve Su İşleri Bakanlığına böyle bir proje başlattıkları için teşekkür ediyoruz. Hayalim hayvanları çoğaltıp üretime geçmek” dedi.

    Tütün işini henüz tam olarak bırakmasa da hayvancılığa adım attığını belirten Yıldıray Bayındır, “2 tane daha önceden hayvanım vardı. 2 tanesini kendi gücümle aldım. 2 hayvanı da ORKÖY’den gelen destekle aldık. Şimdi hayvancılık yapıyoruz. Gelirimiz tütüne göre daha iyi. Aylık alır gibi süt parası alıyoruz. İnek başına 25 litre süt geliyor. Bunun 6 litresini ineğimiz Yıldız’ın buzağısına veriyoruz, 19 litresini ise sütçüye veriyoruz. Hayvancılık; tütün, buğday ve arpa işinden daha iyi. Hayalimiz hayvanları çoğaltmak. Çocuklarımı da hayvancılığa yönlendiriyorum” ifadelerini kullandı.

    Talep çok

    Proje hakkında bilgi veren Orman Mühendisi Remzi Çelebi, şunları kaydetti:

    “Orman ve Su İşleri Bakanlığı olarak orman köylülerine ORKÖY kapsamında çeşitli krediler veriliyor. Yöremizde de gelir seviyesi düşük köylülerimizin talepleri çok oluyor. Her yıl kırsalda yaşayan köylüleri destekleyip hem ülke hayvancılığını geliştirmek, hem de köylülerin ekonomik durumunu iyileştirmek amaçlanıyor. Bu şekilde köyden kente göç de azalıyor. Göçten vazgeçen köylülerimiz, şehirdeki gelirlerinden daha fazla gelire sahip oluyor.”

  • Bileziklerini satıp, organik solucan gübresi üretimine başladılar

    Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesinde 2 ev hanımı, bileziklerini satarak kurdukları solucan çiftliğinde 4 milyondan fazla solucanla ayda 4 ton organik solucan gübresi üretmeye başladı.

    Tesisteki solucanlar için tıpkı birer çocuk büyütür gibi özenle mama hazırladıklarını kaydeden girişimci kadınlar, eşlerinin de büyük desteği sayesinde kendilerine ‘Elinizin hamuruyla bu işe karışmayın’ diyenleri de utandırdı.

    Elbistan’da Aslı Nur Emiroğlu ve Emine Korelioğlu isimli 2 ev hanımı, yaklaşık 18 ay önce bileziklerini satarak organik solucan gübresi çiftliği kurmak için kolları sıvadı. İlçeye bağlı Çatova Mahallesi’nde bir besi ahırı kiralayan Emiroğlu ve Korelioğlu, eşlerinin de desteğini alarak 100 bin solucanla 700 metrekarelik alanda Martil Organik Solucan Gübresi adıyla bir üretim tesisi kurdu. Aradan geçen 1,5 yıl içerisinde tesisteki solucan sayısı sürekli artarak 4 milyonu aştı. 4 milyondan fazla solucanın aylık olarak ürettiği 4 ton organik gübre ise, bölge çiftçisinin tarlasında ve bahçesinde kullanması için paketlenerek satılıyor.

    Eşlerine destek olmak ve ev ekonomilerine katkı sunmak için bileziklerini satarak yola çıktıklarını kaydeden Aslı Nur Emiroğlu, İHA muhabirine yaptığı açıklamada şunları söyledi:

    “Yaklaşık 18 ay önce arkadaşım Emine Korelioğlu ile bir araya gelerek eşlerimize nasıl yardımcı olabileceğimizi konuştuk. Yaptığımız araştırma sonucunda solucan çiftliği kurmaya karar verdik. Bu konuda yaptığımız araştırmada solucan gübresi uygulamasının hiç yapılmadığını fark ettik. Ardından bu işi yapmaya karar verdik. Eşlerimizin de desteğiyle bu işe başladık. Biz bu işe başlarken kolumuzdaki bilezikleri sattık. Kendi çabalarımız ve eşlerimizin desteğiyle bu işe girdik. Başlangıçta 100 bin olan solucan sayımız şuanda 4 milyonu artmış durumda. Sürekli de artıyor.”

    Solucanların yetiştirilmesi ve organik gübre üretiminin aşamalarını da anlatan Emiroğlu, “Solucanlar çok verimli canlılardır. Uygun ortamda, uygun nem ve sıcaklıkta yemi de düzenli verildiğinde yılda 16 kata kadar çoğalabilmektedir. Solucanların beslenmesini ise, yüzde 70’i hayvan gübresi yüzde 30’u da bitkisel atıklardan elde ettiğimiz bu karışımla yapıyoruz. Bu karışımı, 2 ay fermante ettikten sonra solucanlara vereceğimiz yemi elde ediyoruz. Verdiğimiz bu doğal yemi yiyen solucanlar daha kaliteli bir atık sunuyor. Ve bu atık organik solucan gübresinin ta kendisi. Solucanlar yataklarda besleniyor. 2 tane yer yatağımız var. 8 tane de kasamızda 4 milyonu aşkın solucan var. Solucanlar, bu yatakların 20 santim altında bulunuyor. Solucanların mamasını hazırlıyoruz. Onlar birer çocuk gibi. Acıktıkça gidip mamalarını, yataklarının üzerine yerleştiriyoruz. Tesisimizde aylık 4 ton gübre elde ediyoruz. Tamamen organik olan solucan gübresi, uygulandığı bitkilerde ciddi oranda verim artışı sağlar” ifadelerini kullandı.

    Emine Korelioğlu ise bu işe başlarken çevrelerinden ‘Elinizin hamuru ile bu işe karışmayın’ diyenlerin olduğunu hatırlattı.

    Kadınların her işi başaracağını en güzel şekilde ispatladıklarını vurgulayan Korelioğlu, “Türkiye’nin 4. büyük ovası olan Elbistan bölgesinde yaşıyoruz. Bölgemizdeki arazilerde yoğun olarak kimyasal gübre kullanılıyor. Kimyasal gübrenin, hem ürüne hem de sağlımıza olan zararlarını saymakla bitiremeyiz. Bizim amacımız, daha verimli, daha ucuz ve sağlıklı gübre kullanılmasını tüm çiftçilerimize aşılamak ve ülke genelinde kimyasal gübre kullanımına son vermektir. Bu sayede daha çok ve daha sağlıklı ürün elde ederek en başta bölgemiz ve daha sonra da tüm Türkiye’de sağlıklı bir yaşama kavuşabiliriz. Solucan gübresi, geçtiğimiz şubat ayında yayımlanan yönetmelikle organik gübre olarak kabul edildi. Ülke olarak geç kalmış sayılabiliriz ama bu bizim için sorun değil. Zararın neresinden dönersek kardır. Tüm çiftçilerimizin, organik tarımın faydalarını görmeleri için de elimizden geleni yapacağız. Başlarda çevremizden yoğun tepkiler aldık. ‘Siz yapamazsınız’, ‘Elinizin hamuruyla bu işe karışmayın’ dediler. Onlara buradan sesleniyoruz: Biz kadınız. Her işi başarırız ve başaracağız” şeklinde konuştu.