Etiket: Başkanvekili

  • TBMM Başkanvekili Aydın siyaset akademisinin ilk dersini verdi

    TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın, bu yıl 17.’si gerçekleştirilen siyaset akademisinin açılış dersinde yaptığı konuşmada, “Siyasetin tek amacı millete hizmet etmektir” dedi.

    AK Parti Ar-Ge Başkanlığı tarafından ‘Büyük güç: Türkiye’ sloganıyla Belediye Konferans Salonunda düzenlenen siyaset akademisinin açılışı yapıldı. Siyaset akademisinin açılış programına TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın, Milletvekilleri Adnan Boynukara, İbrahim Halil Fırat, Salih Fırat, İl Başkanı Abdurrahman Dimez, Merkez İlçe Başkanı Mehmet Hanifi Erdem, Kadın Kolları Başkanı Perihan Gümüş, Gençlik Kolları Başkanı Oğuz Mutlu ve partililer katıldı.

    Açılış konuşmasını yapan AK Parti Ar-Ge Birim Başkanı Mustafa Alkayış, “Siyaset akademisi seçmenlerin partiyle bağını kuvvetlendirmek, siyasete yönelik toplumsal ilgiyi arttırmak, katılımcıların tarihi, siyasal tarih, ekonomi, dış politika gibi alanlarda bilgilendiriyor. Dersler teorik ve uygulamalı 4 ana başlık altında, yaklaşık 60 alt başlıkta toplanmıştır. Sekiz hafta boyunca katılımcılar, Türk siyasetine giriş, siyasal sistemler ve ideolojiler, siyasal strateji ve iletişim becerileri başlıklarına ek olarak deneyimli siyasetçiler birinci ağızdan deneyimlerini paylaşacak” dedi.

    AK Parti İl Başkanı Abdurrahman Dimez ise konuşmasında, “2008 yılında başlayan siyaset akademisi başladığı günden itibaren bu akademiye katılan kişi sayısı Türkiye genelinde 50 bini aşmıştır. Bu kişilerin 25 bini sertifika aldı. İlk başlarda sadece AK Partililere yönelik bir akademiydi ancak sonradan sadece AK Partiye değil toplumun tüm kesimine hitap eden bir forum haline geldi. Eğiten, siyaset düşünen insanları geleceğe hazırlayan, bir vizyon oluşturuyor. Adıyaman’da 200’ün üzerinde bir katılımcı var. Eğer sabırla 8 haftalık programa iştirak edilirse, çok faydalanılacağı kanaatindeyim” ifadelerini kullandı.

    Siyaset akademisin açılış dersini veren TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın, siyaset akademisinin AK parti ile başladığını ve AK Partinin siyaseti kurumsallaştırdığını söyledi.

    TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın, “Bizler siyaseti mevki makam için değil, bizler siyaseti birilerine rant içinde değil, biz siyaseti sadece ve sadece büyük millete hizmet için yapıyoruz. Siyasetin tek bir amacı vardı, millete hizmetkar olabilmektir. Bu anlamda tüm sorunları siyaset aracıyla çözmektir. Siyaset devlet yönetimidir. Devleti yönetirken, herkesin farklı bir bakış açısı vardır. Bütün siyasi partilerin ortak amacı halka hizmet etmektir. Halka hizmet etmenin aracı, yolu yönetimde olmaktan geçiyor” dedi.

    Ahmet Aydın konuşmasının devamında, “Tüzükte tüm partilerin amacı hizmet ama halk kimin hizmet edeceğine inanınca ona yetkiyi veriyor. Bu gün Türkiye’de 100 civarında parti var. Bu kadar çok parti var iken, bu partiler arasındaki fark nedir? Vatandaş neden AK Partiyi seçiyor. AK Partiyi diğerlerinden ayıran en önemli temel özelliği halka efendi değil, halka hizmetkar olmaktır. Halkın değerleriyle barışık bir şekilde, geçmişine sahip çıkarak, geleceğe büyük hedef vizyon çizmiştir. Diğerleri bir sonraki yıl için hedef koyamazken, AK Parti 2071’e kadar hedef koyuyor. AK Parti bu güne kadar dediğini yaptı. AK Parti dünyanın en büyük barajlarını, köprülerini, havaalanlarını yapıyor. AK Parti bin yıllık geçmişi içinde özümsemiş olan bir partidir. İnsanımızın bizden beklemiş olduğu tavırları özümseyen bir partidir. Eğer milletin beklediği duruşu gösteremezseniz, talepleri yerine getiremezseniz siyaseten yok olmaya mahkumsunuz” diye konuştu.

  • TBMM Başkanvekili Aydın: “Demirtaş’ın açıklamaları akla ziyan bir açıklamadır”

    Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanvekili Ahmet Aydın, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın “Biz PKK’yı terör örgütü olarak tanımlamıyoruz” açıklamasına tepki göstererek, “PKK’nın terör örgütü olduğunu bütün dünya kabul ediyor. Akla ziyan bir açıklamadır” dedi.

    4 Eylül Sivas Kongresi’nin 97’nci yıl dönümü etkinliklerine katılmak üzere karayolu ile Sivas’a gelen TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın, Sivas Valisi Davut Gül’ü makamında ziyaret etti. Başkanvekili Aydın, günün anısına valilik şeref defterini imzaladı. Sivas’ın bir medeniyet, sanat ve kültür şehri olduğunu söyleyen Aydın, milli mücadelenin temelinin Sivas’ta atıldığını ifade etti.

    Bir basın mensubunun HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın Alman Süddeutsche Zeitung gazetesine yaptığı açıklamada “Biz PKK’yı terör örgütü olarak tanımlamıyoruz” ifadelerini hatırlatması üzerine Başkanvekili Aydın, “HDP’nin tavrını net bir şekilde görüyorsunuz. Zaman zaman meclisteki konuşmalarına yansıdığında kürsüdeki tavrımızı da net bir şekilde görmüşsünüzdür. PKK’nın terör örgütü olduğunu bütün dünya kabul etmiş durumda. Bir defa sırtını dağa yasladığını, PKK’ya, PYD’ye, YPG’ye yasladığını, siyaset yaparak değilde silahtan destek aldığını, milletin gücünden ziyade silahtan destek aldığını açıklaması akla ziyan bir açıklamadır. HDP’nin bir tavır ortaya koyması lazım. HDP’nin bir karar vermesi lazım, safını net bir şekilde ortaya koyması lazım. Ya siyaset diyecek, ya silah diyecek. Ya demokrasi diyecek, ya da terör diyecek. Eğer terör ve silah diyorsa o zaman siyaset yapmasının hiçbir anlamı yok. Siyasetle silah kesinlikle bir arada olmaz. Demokrasi ile terör bir arada olamaz” dedi.

    “PKK’ya terör örgütü dememenin kabul edilebilir bir tarafı yok”

    Siyasetin meşru yollardan demokratik kanallardan halkın talep ve beklentilerine cevap vermek için yapıldığını aktaran Aydın konuşmasını şu şekilde sürdürdü:

    “Siz sırtınızı silahlı bir terör örgütüne dayadığını söylüyorsanız ve o kadar insanı, bugün yaklaşık 50 bin insanın ölümüne sebep olan ve yine bu süre içerisinde Türkiye’nin maddi ve manevi anlamda ciddi kaybına yol açan böyle bir örgüte terör örgütü demeyeceksin de ne diyeceksiniz Allah aşkına. Bunun kabul edilebilir bir tarafı yok. Akla ziyan bir açıklamadır. HDP’nin artık bu saatten sonra kararını vermesi lazım. Siyasetse terörle arasına mesafe koyması lazım.”

  • TBMM Adalet Komisyonu Başkanvekili Hakkı Köylü:

    15 Temmuz hain darbe girişimi sonrasında uygulanan olağanüstü hal uygulamasının vatandaşa yönelik olmadığını, vatandaşlar üzerinden hiçbir şekilde kısıtlama getirmediğini vurgulayan Türkiye Büyük Millet Meclisi Adalet Komisyonu Başkanvekili Hakkı Köylü, OHAL’in uzatılmasının öngörülmesi halinde en fazla 1.5 ay uzatılabileceğini söyledi.

    Türkiye Büyük Millet Meclisi Adalet Komisyonu Başkanvekili Hakkı Köylü, AK Parti Kastamonu İl Başkanı Halil Uluay ve yönetim kurulu üyeleri ile birlikte CHP İl Başkanı Muzaffer Bıyıklı’yı ziyaret etti. Köylü, CHP’ye 15 Temmuz sürecinde demokrasi ve milli iradeye karşı gerçekleştirilmeye çalışılan darbe girişimi sonrasında sergiledikleri tavırdan dolayı teşekkür etti.

    Olağanüstü hal döneminin uzatılıp uzatılmayacağı ile ilgili soruyu yanıtlayan TBMM Adalet Komisyonu Başkanvekili Hakkı Köylü, şimdiden bir şey söylemenin doğru olmayacağını söyledi. 3 ayın çok uzun bir süre olmadığını dile getiren Köylü, “Geçen 3 aylık OHAL süresince yapılacak olan işler yapılabilirse sürenin uzatılmayacağını düşünüyorum. Uzatılması öngörülürse en fazla 1,5 ay uzatılabilir. Fransa’da meydana gelen patlama sonrasında ilan edilen OHAL 1 seneden beri devam ediyor. Başka ülkelerde sorun olamayan OHAL bizim ülkemizde ilan edilince neden ilan edildi şeklinde tenkitler yapılıyor. Bu eleştiriyi kabul etmek imkânsız. Zaten Türkiye’de ilan edilen OHAL vatandaşlarımızın yaşam tarzlarına ya da yaşam biçimlerine müdahale değildir. Vatandaşlarımızın kişisel hak ve özgürlüklerine hiçbir müdahale yok. OHAL’i devlet kendi içindeki parazitleri temizlemek için sadece kendisine uyguladı. Mevcut OHAL kanunun uygulansaydı eğer durum daha farklı olurdu. OHAL kanununda hükümetin kullandığı tek yetki sadece Kanun Hükmünde Kararname çıkartmaktır” diye konuştu.

    “Son pişmanlık, etkin pişmanlık değildir”

    Cumhuriyet Başsavcılıkları tarafından Türkiye genelinde yapılan soruşturmalar kapsamında FETÖ üyesi binlerce kişinin gözaltına alındığını, sorgulandığını ve tutuklandığını kaydeden Köylü şöyle konuştu:

    “Soruşturmalar kapsamında gözaltına alınan FETÖ mensubu hainler bir den itirafçı olmaya başladılar. Amaçları Etkin Pişmanlık Yasası’ndan yararlanmak. Örgüt üyeleri soruşturma kapsamında örgüt hakkında ciddi bilgiler verirse ve herhangi bir suç işlemediyse örgüt üyeliği suçundan ceza almazlar. Bu noktada yargılananlar hem darbe suçundan ceza alacaklar hem de örgüt üyeliği suçundan ceza alacaklar. Bunu bilen çok sayıda kişi Etkin Pişmanlık Yasası’ndan yararlanma noktasına gidiyor. Bu yasadaki amaç kişiyi değil örgütü çökertmektir. Ancak kişinin Etkin Pişmanlık Yasası’ndan yararlanıp yararlanmayacağı takdiri davaya bakan hakimlere aittir. Suç işleyip ya da örgüte yardım ve yataklık edenin son aşamada göstereceği pişmanlığın da işe yaramayacağını herkesin bilmesi gerekiyor.”

    Memurlara müjde

    Özellikle memurların izin haklarının kaldırılması sonrasında hem turizm sektörünün yaşadığı mağduriyet hem de tatil için ödenen paraların iade edilmemesi sonrasında yaşanan kargaşanın Kurban Bayramı’nda yaşanmayacağını söyleyen TBMM Adalet Komisyonu Başkanvekili Hakkı Köylü, “15 Temmuz hain darbe girişimi özellikle turizm sektörünü derinden yaraladı. Tatil planları yapan memurların planları alt üst oldu. Kurban Bayramı gelmeden memurların izin iptallerinin kaldırılacağını düşünüyorum. Bunun için kış mevsimini beklemek gerekmiyor. Ancak burada iki türlü sorun ortaya çıkıyor. Binlerce memuru aynı anda tatile göndermek gibi bir durum olamaz. Görevden almalar nedeniyle bazı kamu kurumlarında memur sayılarında ciddi azalmalar oldu. Bu nedenle devlet çarkının kademelerinde işleyiş yönünden bu sene bir takım sıkıntılar olabilir” şeklinde konuştu.

    “Terörist başı iade edilmezse ABD hakkındaki düşüncelerimiz değişir”

    ABD Büyükelçiliği Siyasi İşler Müsteşarı Justin Friedman’ın TBMM Adalet Komisyonu ziyaretini değerlendiren Köylü, Fetullah Gülen’in iade edilmesi konusunda net tavır ortaya koyduklarını söyledi. Justin Friedman’a terörist başı Fetullah Gülen’in ülkelerinde olduğunu, kesinlikle iade edilmesi gerektiğini, iade edilmeyip başka bir ülkeye kaçması durumunda sorumluluğun ABD yönetiminde olduğunu belirttiklerini kaydeden Köylü şu ifadelere yer verdi:

    “Bu hain, Amerika gibi bir ülkeden başka bir ülkeye Amerikan yönetiminin bilgisi dışında kaçması imkânsızdır. Böylesi bir durumda bizim Amerika hakkındaki düşüncelerimiz de değişecektir. Eğer Gülen iade edilmez ve başka bir ülkeye kaçarsa Türk vatandaşları bu darbenin arkasında ABD’nin olduğunu düşünür. ABD’nin Türkiye’deki imajı bozulur. İlişkiler sıkıntıya girer. İade sürecinin en seri şekilde sonuçlandırılacağını düşünüyoruz. Çünkü kaçacağı konusunda şüpheler var. Belgeler ABD’ye ulaşana kadar 40 günlük bir geçici tutuklama olmalı. Eğer belgeler ulaşırsa bu asıl tutuklamaya dönüşür. Belgeler yeterli bulunmazsa da serbest kalır. Uluslararası anlaşmalarda süreç böyle tarif ediliyor.”

  • AK Parti Grup Başkanvekili Turan: “Çanakkale geçilmez ruhunu Türkiye geçilmez yaptık”

    İstanbul Yenikapı’da düzenlenen mitingin ardından, Çanakkale İskele meydanında demokrasi nöbeti devam etti. Burada bir konuşma yapan AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, 15 Temmuz’da milletin, ‘Çanakkale geçilmez’ ruhunu ‘Türkiye geçilmez’ yaptığını söyledi.

    Yenikapı mitingini dev ekrandan izleyen Çanakkaleliler, ardından demokrasi nöbetine devam etti. Çanakkale Valisi Hamza Erkal, AK Parti Grup Başkanvekili ve Çanakkale Milletvekili Bülent Turan, AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider, ilçe belediye başkanları, siyasi parti temsilcileri, STK’lar ve vatandaşların katıldığı demokrasi nöbeti, coşkulu bir şekilde başladı. Burada bir konuşma yapan AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, 18 Mart’ta nasıl ki milli egemenliğe kast eden, yan bakanlara bu topraklar ‘dur’ demişse, 15 Temmuzda da adeta Çanakkale geçilmez ruhunu Türkiye geçilmez yapıldığını söyledi. Turan, “Bizim için 18 Mart neyse, 19 Mayıs neyse, 23 Nisan, onun ötesindeki aziz günler neyse 15 Temmuz da farklı bir gün değildir. Bizim milli egemenliğimize demokrasimize devletimize kast edenlere ‘dur’ dediğimiz özel bir gündür. Allah bu millete öyle kötü günler yaşatmasın. Allah bize bir daha böyle riskli anlar yaşatmasın. Ancak yaşattığı zaman da daha büyük beraberliği, daha büyük birliği beraberliği hepimize göstersin. O gün, sözüm ona iç savaş çıkaracaklardı. Sözüm ona milleti yoracaklardı, böleceklerdi. Yormak bir tarafa bizi böldüler mi? Bölebildiler mi? Tam aksine siyasi polemik yapan, zaman zaman kavga ettiğimiz, sıkıntı yaşadığımız rakiplerimizle bile kucaklaştık, bir araya geldik. Mecliste tüm partiler ortak bildiriye imza attık. Meydanlarda miting yaptık. Bu meydanda CHP’siyle, MHP’siyle AK Partisiyle hep beraber buluştuk. Dosta düşmana Türkiye’nin gücünü, bu milletin gücünü her kese göstermiş olduk. Bölmek ne daha çok birleştik. Bölmek ne daha çok bir araya geldik. Birbirimizi anladık. İnşallah bundan sonra yani 15 Temmuzdan sonra Türkiye’de siyasette bambaşka olacak. Türkiye de yatırım da eğitimde, ulaşımda sağlıkta, hangi alanda olursa olsun, çok daha beraberlik içerisinde, çok daha birbirimizi anlayarak çok daha yarınları planlayarak bambaşka bir altın sayfayı beraber açacağız inşallah. O miting dünyaya örnek bir mitingdi. O miting Türkiye’ye örnek bir mitingdi. Cumhuriyetimizin geride kalan 100 yılından sonra bambaşka bir tabloyla karşı karşıyayız. Siyasi polemiklerimiz bir tarafa, demokrasi hepimizindir. Siyasi kavgamız bir tarafa sandık hepimizdir. Siyasi polemik yaparız ancak ‘mesele vatansa bayraksa asla yan bakmayız, asla bir arada olmaktan çekinmeyiz’ dedik, bugün hepimiz bir araya geldik” dedi.

    “Bu şehrin belediye başkanı da burada hemşehrilerine selam vermeliydi”

    Demokrasi nöbetlerine katılmayan Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan’ı da eleştiren AK Parti Grup Başkanvekili Turan, “Ben bu Çanakkale’nin bir evladı olarak, bu şehrin vekili olarak, AK Partinin grup başkanvekili olarak, CHP Genel Başkanı sayın Kılıçdaroğlu’na, MHP Genel Başkanı -ki ilk bizi arayıp devletimizin yanındayım diyen- sayın Bahçeli’ye ve tabi ki AK Partimizin Genel Başkanı Başbakanımıza, Cumhurbaşkanımıza teşekkür etmek istiyorum. Şu tabloya bakınız, vekilimiz burada, STK’larımız burada. Komutanlarımız, Valimiz, İl Müdürlerimiz, Belediye Başkanlarımız, siyasi partilerimiz, hepimiz burada. Ancak kim kızarsa kızsın, şunu söylemek hakkım diye söylüyorum; Bu akşam bu şehrin belediye başkanını burada görmek isterdim. Bu şehrin Belediye başkanı, nasıl ki HDP’nin toplantısına katılıyorsa, bu şehrin aziz vatandaşlarına hemşehrilerine bir selam verme borcu vardır. Bu şehrin, parti gözetmeksizin, bürokrat gözetmeksizin herkes buradaysa, 24 gün selam vermemiş olabilir. İşi olabilir, mazereti olabilir. Ama son toplantımıza, kendi Genel Başkanın gösterdiği nezaketi göstererek, buraya katılmasını beklerdim bir Çanakkaleli olarak. Siyasi polemikler bir yana, ama bir daha söylüyorum. HDP’nin -ki, diğer terör örgütleriyle arasına mesafe koyamayan partinin- toplantısına katılacaksın, valinin olduğu, vekilin olduğu, komutanın olduğu, STK’nın olduğu her kesin olduğu buraya katılmayacaksın. Binlerce kere yazıklar olsun diyorum. CHP İl başkanını burada beklerdim, buna hakkımız var. 25. Dönem milletvekilimizi burada beklerdim, buna hakkımız var. Bir daha diyorum, barış ağızda olmaz, yürekte olur. Demokrasi ağızda olmaz, kalpte olur. Vatan millet, bayrak sevgisi şiirde olmaza, akılda olur, izanda olur. CHP’nin İstanbul mitingine gururla gittik. MHP’nin buradaki mitingine gururla katıldım. Bundan keyif alıyoruz. Ben grup başkanvekiliyim. İmza attım. Perşembe günü, sadece İzmir’de CHP’nin mitingi var diye meclisi kapattık. Çünkü darbe hepimize karşıdır. Darbe bu millete karşıdır. Bunun partisi olmaz. Bu darbenin ekonomik kaybın, siyasi kaybın partisi olmaz” diye konuştu.

    “Bürokraside size ‘Üf’ diyen karşısında beni bulur”

    Çanakkale Valisi Hamza Erkal’da 24 gün boyunca demokrasi nöbetlerine katılan vatandaşlara teşekkür etti. Vali Erkal, “Burada oluşumuzun tek sebebi bu vatana sahip çıkmak için. Ve bu meydana biz, Türkiye Cumhuriyetinin özgür bir memleket olduğunun mührünü buraya çaktık. Sayenizde çaktık. 24 gün buradan ayrılmadan bu mührü her gece buraya çaktınız. O yüzden ben demiştim ya, bu meydan demokrasi akademisi meydanı. İşte bugün mezun oldunuz. Fakat Cumhurbaşkanımız çarşambaya kadar süre verdi. Biz bugün mezun olduk. Ama 3 gün de bu mezuniyet törenlerimiz devam edecek. Eğleneceğiz, geleceğiz yine bu meydanda olacağız. Ta ki yeter denene kadar. 3 gün törendeyiz, mezuniyet törenindeyiz. En kalbi duygularla selamlıyorum sizi. Siz bu memleketin gerçek sahipleriniz ve sizin hizmetkarınız olan bütün bürokrasi adına söz veriyorum ki, bundan sonra o kurumlara geldiğinizde, yürüttüğünüz en ufak işte size ‘üf’ bile denilse, karşılarında beni bulacaklar. Çünkü sizler bu memleketin gerçek sahiplerisiniz, biz de sizin hizmetkarınızız” dedi.

    Konuşmaların ardından Çanakkale Müftüsü İbrahim Öcüt, katılımcılara dua ettirdi. Demokrasi nöbeti, sabaha kadar devam edecek.

  • TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın:

    TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın, Fetullahçı Terör Örgütü’nün en ağır şekilde cezalandırılacağını belirterek, “Kurda merhamet etmek, kuzuya ihanettir, kuzuya zulümdür” dedi.

    TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın, Adıyaman Milletvekili Adnan Boynukara ile birlikte Hükümet Meydanı’na gelerek halkı selamladı. Burada kalabalığa hitap eden Aydın, Fetullahçı Terör Örgütü’nün elebaşı ve onun işbirlikçilerine acımayacaklarını vurguladı.

    Fetullahçı Terör Örgütü’nün en ağır şekilde cezalandırılacağını kaydeden Ahmet Aydın, “O terörist başını da, onun iş birlikçilerini de ifşa ederek en ağır şekilde cezalandıracağız. Kurda merhamet etmek, kuzuya ihanettir, kuzuya zulümdür. Bu fitneye kim kalkışmışsa, millete kim namluyu uzatmışsa onu affetmeyeceğiz. Ancak adaletle, hukuk içerisinde bunları yaparak zulmetmeyeceğiz” dedi.

    “Yakalarından tutup en ağır cezaya çarptıracağız inşallah”

    Aydın, Fetullahçı Terör Örgütü’nün hiçbir ahlaki ve inanç değerinin olmadığını vurgulayarak, “Onlar hiçbir değer tanımadılar, hiçbir sınır tanımadılar, hiçbir ahlaki kural bilmediler, hiçbir imanı inancı dikkate almadılar. Bunlar topuyla tüfeğiyle namluyu millete uzattılar. Bu milletin evi olan TBMM’yi bombaladılar, Cumhurun evi olan Külliyeyi bombaladılar. Bunların içinde kim varsa affetmeyeceğiz, yakalarından tutup en ağır cezaya çarptıracağız inşallah. Bizler namluyu bize uzatanlara ne gerekiyorsa yapacağız. Bizler hep beraber olduğumuz müddetçe, yürekler toplu vurduğu müddetçe ne onların tankı ne de topu bizlere etki etmeyecektir” diye konuştu.

    “Bu millete helal olsun bir destan yazdı”

    Halkın 21 gün boyunca meydanları boş bırakmadığını ve bunun bir sebebinin olduğunu aktaran Aydın, “21 gün boyunca bu meydanları doldurmamızın bir sebebi var. Bizler iman ettik, bizler ülkemize, milletimize, bayrağımıza sahip çıkmak gerektiğini, bunun için içimizdeki fitneyi bir tarafa atarak, o sefillere, o gafillere, o çürümüşlere karşı yek vücut olarak burada buluşuyorsak bunun sebebi var. Elhamdülillah iman ettik, içimizdeki bu çürümüşleri, bu tümörleri temizlemediğimiz müddetçe bizlere rahat uyku yok. Kimsenin camını çerçevesini aşağı indirmedik, kimseye kurşun sıkmadık, kimseye zarar vermedik. Demokratik tepkimizi en uygun şekilde yerine getirdik. Hak arama neymiş bunu bütün dünyaya gösterdik. Bu millete helal olsun bir destan yazdı. Tarihin akışını tersine döndürdünüz, dünyada millet olmanın ne demek olduğunu, vatana nasıl sahip çıkıldığını tüm dünyaya gösterdiniz. Allah sizden razı olsun” ifadelerini kullandı.

    Aydın, Pazar günü 81 ilde aynı saatte meydanların hınca hınç dolacağını ve saat 17.00’de Adıyaman tarihinin en büyük mitinginin yapılacağını söyledi.